Bursa Arena E'Gazete
2026-02-03 19:00:37

İktidar Olmanın Mihneti..

ALİ KAYBAL

03 Şubat 2026, 19:00

Hz. Ömer ‘in Oğlu Abdullah, babasının yanına geliyor.

‘Babacığım üç bayramdır üzerime yeni elbise alamıyorum bari bu bayram yeni elbise giymiş olayım’ diyor.

Hz. Ömer, oğlu Abdullah’a dönerek, ‘İyi de oğlum bu nasıl olacak?’ diyor.

Oğlu Abdullah babasına, ‘Bana bir mektup yaz Babacığım, Beyt-ül mal’den önceden para çekeyim. (Avans olarak) yani 15 gün sonra alacağım maaşımı, 15 gün önce alayım’ diyor.

Hz. Ömer oğluna; ‘E tamam git söyle görevliye versin ’ diyor.

Oğul Abdullah ise, ‘Baba inanmaz ki şimdi, elimde bir vesika olmalı. Sen bana evrak yaz, bir şey yaz ki götüreyim adamın (Maliye memuru) da bana maaşımı (avans olarak) versin’ diyor.

Hz. Ömer ’Tamam ‘ diyor. Ve ‘Oğlum Abdullah’a 15 gün alacağı maaşının bir kısmının veya tümünün verilmesine’ diyerek bir yazı yazıp veriyor. Hz. Ömer mektuba mührü basıyor, ‘Git bunu adamıma ver’ diyor.

Oğul Abdullah, Heyecan ve büyük sevinçle, Hazineden sorumlu, şimdiki maliyeciye mektubu uzatıyor.

Memur, Abdullah’a dönerek, ‘Belgede eksiklik var’ diyor.

Abdullah, ‘Hayır, ne eksiği?’ diyerek ekliyor, ’Babamın imzası ve mührü var. Daha ne istiyorsun?’

Memur ise sakin bir şekilde, ‘Hayır, hayır burada ifade eksikliği var. Sen bu mektubu al Halife Hz. Ömer’e götür, ‘ifade eksikliği var’ de ve mektubu yeniden yazmasını söyle’ diyor.

‘Başka ne yazacakmış ki?’ diyor.

Memur, ’Baban, bu adam 15 gün daha yaşayacak desin, altına da imza atsın, mührü bassın, ben senin paranı hemen vereyim’ diyor.

Oğul Abdullah kâğıdı memurun elinden alıyor ardından ağlıyor ‘Vallahi doğru söyledin’ diyor.

‘Babamın ne adamları var, Allah’a Hamd-u senalar olsun.

Devletimiz sizin sayenizde asla ve kata zevale uğramaz. Asla bizim sırtımız yere gelmez senin gibi adamlar olduğu müddetçe’ diyor. Geliyor Hz. Ömer’e,

Abdullah, ’Alamadım Baba, evrak eksikmiş ama önemli değil’ diyor.

Hz. Ömer, ‘Neden önemli değil, sözümüz yere mi düştü? Ne münasebet!’ diyor.

Hz. Ömer, ’Ne oldu yahu, anlat hele’ diyerek ısrarcı oluyor. Abdullah, başından geçenleri tek tek anlatıyor.

Hz. Ömer elindeki kamçıyı kaldırarak, ‘Hele bir verseydi? ‘Verseydi de, o zaman Ömer’i görseydi. Ben de biliyorum vermeyeceğini’ diyor…

Çünkü Beytülmal’da tüyü bitmemiş yetimlerin hakkı var.

Onlarla helalleşip bedelini ödemek öyle kolay değil.

Ve tarihin tozlu sayfaları ibretlik sahnelerle dolu.

Bu ümmetin malına,

Devletin Beytülmal’ına el uzatanlar Allah’a başkaldırmış demektir.

Çok değil dünü hatırlayın.

Merhum Necmettin Erbakan’ın ölümün hatırlayın.

Bu insan hayatı boyunca hep İslam adına hareket eder bilinmiştir.

Kendisine inananlardan ve arkasından gelenlerden de bir hayli dünyalık almıştır.

Ancak ölümünden sonra ortalık karışmış.

Kardeşler arasında miras kavgası başlamış.

Zeynep Erbakan, 2012 yılında kardeşleri Fatih Erbakan, Elif Erbakan Altınöz ve eşi Mehmet Altınöz hakkında, babasından miras kalan malları kaçırdıkları, kendisine mirastan düşen payı vermedikleri gerekçesiyle dava açıyor.

Taraflar, 2013 yılında aralarında yaptıkları ‘miras paylaşımı’ protokolüyle anlaşmaya varınca şikâyet geri çekiliyor ve dosya kapanıyor.

Üstüne kondukları bu ümmetten alınan yardımlar.

Kişi öldükten sonra evladın da olsa davanı gütmüyor. Onların aradığı dünyalık mal.

Şimdi de bir başka cenaha bakalım.

MHP’nin lideri merhum Alpaslan Türkeş de, Türk-İslam senteziyle gençlerin harçlıklarından toplanan paraları kendi uhdesine alıyor. Hedef “Turan” a gitmek.

Ancak ölüm her şeyi değiştiriyor.

Burada da Miras paylaşımı için bir kavga başlıyor. Hatta 13 yıldır paylaşılamayan milyonlarca liralık servetinin peşine Hazine de düşüyor. Ölümünün ardından İngiltere'de trilyonluk hesapları çıkan Türkeş'in adına kayıtlı araziler, evler, yazlıklar ve altınların paylaşımına ilişkin dosya karar için Ankara 3. Sulh Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmişti.

Sonuç yine ümmetin malına el uzanıyor. Ve Ümmetin malını kendi malları gibi kullanıyorlar.

Gelelim günümüze!

Kulislerde Bilal Erdoğan’ın siyasi mirası devralacağı konuşulmaya başlamış.

Tarih bir tekerrüre daha hazırlanacak demek ki.

Eğer geçmişten ders almazsanız,

Kendi payınıza bir olur çıkarmazsanız,

Tarih tekrar edip gidecek.

Ve son perde Bilal Erdoğan ile bitecek gibi de değil..

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.