Bursa Arena E'Gazete
2026-01-11 10:25:21

Mükemmellik Nedir?

ALİ KAYBAL

11 Ocak 2026, 10:25

Lügatlere baktığınız zaman kısaca mükemmeli şöyle tarif eder;

“Hiçbir eksiği, kusuru bulunmayan, çok yetkin.”

Kavram farklı bilim dallarında farklı anlamlar taşımaktadır.

Matematik, fizik, kimya, etik, estetik, varlık felsefesi ve din biliminde sıklıkla kullanılmaktadır.

Mükemmelliğin özüne inmek isterseniz, Felsefi açıdan mükemmellik, genellikle tamamlanmışlığı ve ideale erilmiş bir durumu ifade eder.

Platon'un idealar dünyası, mükemmelliğin zamansız ve mekânsız bir formunu temsil ederken, Aristoteles mükemmelliği potansiyelin gerçekleşimi olarak tanımlar.

Bu bilim dallarında bu tarife uyarak yapılan her iş mükemmel midir?

Ya da her insan mükemmel olabilir mi?

Ya da mükemmellik değişim gösterir mi, gösterirse neye göre?..

Yapılan iş her yerde aynı görünür, aynı bilinir.

Aslında bu kişiye ve işin özelliğine göre değişir.

Birisini armut sevmesi birisini elma sevmesi gibi.

Konuma ve duruma göre değişir.

Adam paralıdır kendini mükemmel görür.

Adamın cebinde bir kuruş olmaz kendini yetersiz görür.

Eskiler bunu şöyle tarif ederler.

Zengin evin hastası fakir evin yosması tez duyulur.

Mükemmellik zamana ve mekâna göre de değişebilir.

İstanbul Şahan toplarıyla fethedilirken mükemmel bir silahtı.

Ama şimdi özelliğini yitirdi yerine akıllı ve insansız silahlar türedi.

İşin yapılışı farklı mahallerdeki insanların duygu ve düşüncelerine göre değişir.

İsterseniz gelin anlayabileceğimiz türden bir örnek verelim ve artık mükemmelliği siz tanımlayın.

Ünlü Alman sanatçısı Johann Sebastian Bach bir salonda konser vereceği zaman insanlar en yüksek ücreti ödeyip onu dinlemeye gidiyor. Konser bittiği zaman ayağa kalkıp deli gibi alkışlıyor.

Ama aynı Bach akşamın karanlığında bir köprünün altında başına çektiği bir pelerinin altında keman çalıyor. İnsanlar önünden geçerken birkaç kuruş atıp geçiyor. Çalınan kemanı da dinleyen üç beş kişi ya var ya yok.

Başka bir örnek ile de bu konuyu teyit edelim isterseniz.

Profesörün birisi sınıfa girer ve öğrencilere şu soruyu sorar ;

Pislik nedir?

Herkes bir şeyler söyler.

Kirli olan,

Pislik olan,

Bozuk olan,

Fena kokan,

İşe yaramayan gibi cevaplar verir.

Profesör hiçbir cevaptan tatmin olmaz.

Ve öğrencilerine döner ve şöyle seslenir;

Bir şey ait olduğu yerde değilse o pisliktir

Bir genç kızın omuzunda aşağı dökülen saçları okşamak herkesin içinden geçer.

Ama aynı saçları yemek yediği tabağın içinde gördüğü zaman o artık bir pisliktir.

Bir çocuk bir meyve yerken onu yere düşürdüğünde alıp tekrar yemek ister.

Ancak anneler hemen müdahale eder: O artık pislendi.

Herkesin uymak zorunda olduğu kanunlar vardır.

Bu kanunlara uymayan, bunların dışına çıkanlara verdiğimiz bir tek ad var.

“Pislik“

Demek ki usul ve esastan ayrıldığı zaman konulacak yafta pisliktir.

Netice itibariyle Johann Sebastian Bach salona ait bir sanatçı.

Güzel kızın saçlarının omuzundan aşağıya sallanması gibi onun da muhteşem bir salonda olması gerekir. Köprü altına indirdiğiniz zaman orada artık basit bir kemancı olarak görülüyor.

Yani pislik.

Olması gereken yerde değil.

O zaman mükemmellik;

Olması gereken yerde olmaktır.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.