Bursa Arena E'Gazete
2026-03-23 10:15:50

Baharı Beklerken

AYTAÇ YILDIZ BOZKURT

23 Mart 2026, 10:15

Kış geldi geliyor derken geçiyor bile. En kolay harcanan şey zaman. Darası yok, ne kadar harcadığınızı da tartamıyorsunuz. Ne kadar acımasızsa o kadar da şefkatli.

Kendini bin bir nazla gizleyip arada gülümseyen güneş göz kırpmış bahar dallarına. Nasıl da coşku ile karşılık vermişler ebedi dostlarına. Ardından muzipçe serpeleyen karda üşümüş yaprakları yerlerde içimi acıtıyor. Aldanmaktan daha acı aldatılmak. Birinde sen suçlusun ikincisinde iki kere…

Doğanın eşsiz ritmi ve döngüsü içinde geçiyor günler. Bir hafta başı, bir bakıyoruz hafta sonu. “Zaman hızlandı” diyor ayet. Bilimin sınırları zorlayan yenilikleri insan denilen varlığı duygu dünyasından soyutlayarak ele geçirdi. Gerçek mi kurgu mu bilemediğimiz her olay bizi zehirlemeye devam edecek. İnanmak noktasında sorgulamayı rafa kaldırırsak vay halimize.

Bitki ve hayvan dünyasında irade Rabbin elindeyken, insana akıl denilen bir nimet bağışlanmış ve irade ellerine teslim edilmiş. “İster kullan ister kullanma ama sonuç da bedelini sen ödeyeceksin!” denilmiş. Eşsiz bir bağış. Sorgulamadan bir hap gibi yutalım diye önümüze konmuş yanılgılara razı olmamalıyız. Güneşe aldanan bahar dalı ne kadar masumsa bilgiyi reddeden insan da o kadar suçludur.

Geçmişin sınırlı erişimine rağmen bilgiyi önceleyen insanoğlu yeniye hep açtı. Sunulanı iştahla kabul etti. Aklın sınırlarını zorlayan her keşiften sonra “Daha ne olabilir ki?” noktasında dehşete düşürecek uygulamalar peş peşe geldi. “Evreka!” ile başlayan ve devamında elektrik, telefon, televizyon, hala tartışılsa da uzaya gitmek, varlığı kurgu sayılan ama Hiroşima’yı yerle bir eden atomu parçalamak, bebeklerin serüvenini anne karnında belgelemek, her bir hücremizin resmini çizmek, gündelik işlerimizi halleden makineler… Daha neler neler… Derken robotlar ve ardından yapay zekâ…

İnsanlığın bu gelişimine elbette Tanrı izin veriyor, veriyor da ne için kullandığımızı sorgulamayacak mı sanıyoruz?

Çocuk kanı içen vampirler, Uzak Doğu’da çocuk genelevlerinde on iki yaşını görememiş erkek ve kız çocukları, yoksul ülkelerin gün yüzü görmemiş halkı, Gazze’nin destansı direnişi, İsrail ve ABD ‘nin kahpe faşist düzeninde mahvolmaya giden insanlık da biraz önce anlattıklarımızla aynı zamanı eliyorlar.

Tarihin imbiğinden geçen onca milletlerin içinde tüm hatalarına rağmen tek bir insanlık suçu işlememiş asil milletimle gurur duyarken, binlerce insanın mahvolduğu yüzyıl savaşlarını güncellemek isteyen zalimlere dur demek iradesi bizzat kendi milletlerinin elindedir. Direniş gösterene hayranlık, insanlığın içinde var olan özgür iradesini kullanma hakkının uyanışıdır umarım.

Dünya dönüyor, mevsimler geçiyor, zaman eskiyor, tarih eskimiyor. Ne acıdır ki tekerrürden ibaret olduğu için hep aynı.

Bahar yeni doğuşlara gebe. Şimdilerde bahçemdeki kupkuru ağaçlar yeşillendi. Güneşle oynaştıkça mutlulukla görevlerini yapıyorlar. Arada yağan yağmur müjdeleri oluyor, karınları doyuyor. Börtü böcek de kış uykusundan uyandı.

Bayramı kutlarken dindaşlarımızın, intikamcıların vahşi, edepsiz, haksız bombaları altında darmadağın edildiklerine şahitlik ediyoruz. “Barış iyidir” diye kuru naralar atmaktan ve hainleri kınamaktan başka elimizden bir şey gelmiyor. Çaresiz miyiz, çaresizi mi oynuyoruz, bilmiyorum artık? Bildiğim tek şey bir merkezin, milletlere musallat ettiği boyunlarına ip bağlanmış yöneticileri bir güzel otardığı.

Bahar geldi dostlarım, neyleyelim ki o bahar coşkusunu silip süpüren mutsuzlukla birlikte. Umudunu yitirmek günah elbette ama ilahi adaleti de yaşarken görmek istek ve duası da baki.

Papatyalara, peygamber çiçeklerine, bahar dallarına tanıklık edemeyecek masum yavrular, yan yana gömülmüş 160 tane melek, asrın değil sadece tarihin en “KARA BAHARI” nın simgeleridir. Benim için, insanlığını yitirmiş tüm yöneticiler toprak olduğunda gerçek bayram olacak. Hüznümü toprağa gömerek, baharın gelişini coşku ile kutlayacağım.

Selam ve saygılarımla…

(Fotoğraf: Artfull Living)

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.