Bursa Arena E'Gazete
2026-04-24 15:45:48

Allah ile olmak? -3-

ÖZKAN GÜNAL

24 Nisan 2026, 15:45

Ali İmran suresi 191. Ayeti kerimede,

Onlar, Allah'ı ayaktayken, otururken ve yan üstü yatarken anarlar ve göklerle yeryüzünün yaratılışını düşünürler de Rabbimiz derler, bunları boş yere yaratmadın, noksan sıfatlardan arısın sen, koru bizi ateşin azabından.

derken, Araf suresi 205. Ayeti kerimede,

Sabah akşam demeden, kendi içinden, korkarak ve yalvararak, alçak sesle Rabbini zikret, gafillerden olma.

diyor. Bu beyanlarda zaman var mı? Yok! Adet var mı, mekân var mı? Yok! Allah’ı ve kulluğun, zamana, adete, mekâna ve şekle kayıtlayan anlayışla yapılanın, Allah’a kulluk olması, Allah’ın istediği kulluğa aykırı mı değil mi? Allah böyle bir şey istemiyorken, Allah’a kulluk adı altında, kim çıkarttı bu kayıt ve mekân zorunluluğunu ve buna kulluk dedi? İşte karanlık dediğimiz şey budur! Allah’ın isteğinin dışında, Allah’ın tarif ettiği, işaret ettiği şekilde olmayıp insanların kendilerince türetmiş oldukları ve Allah’a ulaştırmayan her türlü inanç sisteminde yer alıyor olmak, karanlığın içerisinde zan ve vehimler üzerine, görmeden yaşıyor olmaktır. O karanlığı aydınlatacak olan şey nurdur yani ledün ilmidir. Cehaletten kaynaklanan idrak karanlığını Kemâlattan gelen Allah’ın nuru aydınlatabilir ancak. Nur ise Allah tarafından Kur’an’ı Kerimde, “Ledün İlmi” olarak zikrediliyor. Ledün İlmi ve bu ilmin Mürit Mürşit, usta çırak ilişkisi üzerine tahsil edilişi var karşımızda. Gerçek nedir, hakikati görmek dediğimiz şey nedir, neyi görecek? O ilim bize neyi görülür kılacak? Ledün ilmi, mürit mürşit ilişkisiyle tahsil edilen bir ilimdir ve insanın görmez gözünü görür, işitmez kulağını işitir, fikretmez kalbini fikreder hale getirir yani idrakindeki kandili yakar, enfüste afakta tevhit üzerine gerçeği görülür kılar. Mevlid kandili yandı, Mevlid Kandilinin ışığında Regaip Kandil’ine geldik, Regaip Kandil’inin ışığında da miraca geldik. O ışık yandı ama onu yanık tutmakla mesulüz. Onu söndürmek veya yanık tutmak bizim elimizde.

Neyi görmek, neyi işitmek ve neyi fikretmek sorularının cevabına bakmak lazım. Herhalde Allah, sureti görmek, bir sesi işitmek, kendi ihtiyaçlarımızı, eşyanın en iyisine en güzeline sahip olmak adına fikretmekten bahsetmiyor olsa gerek! Eğer öyle olsaydı İslam olmaya davet ettikleri zaten ses işitiyordu, suret görüyordu ve günlük yaşamlarını, kendi inançlarını fikrediyorlardı. Hatta, namaz kılıyor, oruç tutuyor, Kâbe’yi tavaf ediyorlardı. Allah’ın bahsettiği hangi görmeklik, işitmeklik, fikretmeklik ki bizi oraya davet ediyor ve ledün ilmi de bunu sağlıyor? Hangi karanlıktı o? İdraklerdeki cehalet karanlığı. Cehalet karanlığında, göz bakıyorken kişinin görmeyişi geçerli, bir eşya ve suretin görülmeyişi değil. Göz bakıyorken görmeyiş, kulak duyuyorken işitmeyişten bahsediyor Allah. “Onların gözü var görmez, kulağı var işitmez, kalbi var fikretmez” dediği ayeti kerimede. Neyi görmek ve neyi işitmek? Şimdi dönüyoruz başa. En öz tanımıyla Ledün İlmi, Allah’ın Kendisini bildiği ilim demiştik. Allah Kendisini, Kendisinde bilirken, Kendisini de Kendisinde görür. Kendisinde Kendisini bilirken Kendisinde Kendisini işitir. Görmek, Allah’ın Kendisine ait, görülmek de Allah’a ait, Allah’tan gayrı ikinci bir şey var mı ki görünen olsun. Allah’tan başka bir şeyin görünmesi Allah’ın Zatının tekliğine aykırıdır. Allah işitiyor dedik, işitme kime ait? Kendisine! İşitilen ne? Yine Kendisi, Allah’tan ayrı ikinci bir varlık var mı ki gayrısı işitilmiş olsun. Allah’ın Kendini bilmekliği ve Kendi bilinmekliği! Allah’ın Kendi bilinirliğini, âlemleri yaratarak zahire getirmiş olması gerçeği! Burayı anlamaya çalışalım.

Sitemizden en iyi şekilde faydalanmanız için çerezler kullanılmaktadır.