Soyut ve somut kavramlarını, nasıl algıladığımızı netleştirelim. Bu kavramlar bıçakla kesilir gibi ayrılamaz. Birbirine sürekli akarken soyutlaşarak bilinmeze ulaşır. Sadece bildiğimizle sınırlı olsaydı sanatın sihrinden bahsedemezdik. Gözümüzün gördüğü ne varsa beyinde algılanır ki beynimizin çalışması da soyuttur. Yani anlama işi de soyut ve kişinin bilinç seviyesine göre değişmektedir.

Soyut düşünmek, varoluşun ta kendisidir. Nereden geldik, niye geldik, nereye gidiyoruz soruları hepimizin kafasında döner durur. Soyut bir yaşamın bilincinde değilsek de onu yaşarız. Mesela aşk, tanrı, sevgi kavramları soyuttur ve dışında kalamayız!

Resim yapmak ve yapılanı hissetmek insanı olgunlaştıran bir araçtır. Herkesin bildiği bir şekli, bilinen şekilde yapmak, benzetmek sadece var olanı kopyalamaktır. Yapana ve izleyene bir yenilenme katmaz. Hatta bir fikri izleyene dikte eder! Ya da izleyene ‘bu böyle değildir’ deme hakkını oluşturur.

                                         (Motosikletli)

Resmin yapısı da soyuttur, çizilen bir elmayı yiyemeyiz. Ama elma bildiğimiz bir şekil olduğundan ‘somut resim’ ayırımını yaparız. Genellikle soyut resimden anlamadığımızı sanırız. Resim, anlamaktan çok hissedilmesi gereken bir canlı gibidir. Soyut bir yaşamın içinde olduğunun bilincine varmayan kişi soyut resim yapamaz, soyut resmi de sevemez. Hatta soyut yapmanın, bilinen şeyden daha zor olduğunu da fark edemez. Bu bilinçten yapılmayan soyut resimlerde, rast gelişler fark edilmez ve bizi içine çekemez.

Bilinen bir şeyin resminden bilinmeyen şeyleri algılamak, hayal gücümüzü geliştirir. Hayalin bir güç olduğunu hatırlatalım. Bu yolculuk soyutlama ile başlar ve soyuta ulaşır. Bir motosikletli görüntüyü ne kadar benzetirsem o kadar da sınırlamış olurum. Onun hareketini, hissini, çevresi ile bütünlüğünü algılama yolunu kapatırım.

Soyut çalışmada anda olmak ve yok olmak deneylenir. Sonsuz olasılıklar açıldığında, yapılan şey tüm oluşumla beraberdir, bütündür. Hiçbir şey kesin değil her şey mümkündür. Evrensel şifreler resimlerde de geçerlidir. Bu hissi yakalamak için o resme gözümüzle değil gönlümüzle bakarız. Hiçbir şey düşünmeden bakarız. Sözsüz bir müzik gibi bizi alıp götürüyorsa, o anın tadına varırız. Bizdeki enerji değişimine izin veririz. Aklımızla sınırlanan bizi, bedenimizi gevşetiriz. O halde iken her şeye teşekkür ederiz!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.