İttifaklar, kim kiminle olmalı nasıl olmalı her şey tartışıldı günlerce konuşuldu! Bir konu müstesna seçmen kimi vekil görmek istiyor?Kimsenin fikri sorulmadı! Seçmenin fikrinin ne önemi var ama değil mi? 

Seçmenler aday adayları ile ilgili olarak “bu olursa kazanamayız ben de o olursa oyumu vermeyeceğim” demiş olsalar da hiçbir şey değişmedi. 

Türkiye’de demokrasi mi? Demokratur mu? Yoksa liderler sultası mı hakim?

Sağcısı solcusu ileri sağcısı ileri solcusu milletvekili adaylarını yüksek seçim kuruluna sundular!

Vatandaşın seçmesi için, liderlerin seçtiği yani onayladığı isimler vatandaşa seçmeleri için dayatıldı!

Tam bize göre demokrasi!

Aday belirlemede kriter olarak öne sürülen para, akraba, hemşeri, benim damat vs dedikodularını bir yana bırakalım.

Anketlerde binde iki, binde dört hatta yüzde kırk elli farketmez hemen tamamı vatandaşa sormadan, ilinizde bölgenizde kim vekiliniz olsun demeden, “bizim seçtiklerimizi seçeceksiniz!” Demek sureti ile vatandaşın karşısına çıktılar! 

Tam demokrasi(!) dedikleri kifayetsiz görülenlerin seçimi olsa gerek…

Şimdi vatandaşlar olarak hangi partili olursak olalım Allah aşkına oy vermeyi düşündüğünüz partinizin, vekil seçmeniz için önünüze çıkardığı kaç adaya gönül rahatlığı ile oy vereceksiniz?

Beyler sözü uzatmaya gerek yok! “Tencere dibin kara seninki benden kara” sözü tam da burada anlam kazanıyor değil mi?

Sonra çıkacaksınız ve milletin gözünün içine baka baka ileri demokrasi vadedeceksiniz pes doğrusu!

İşin aslı demokrasi diye bir şey yok! Onu biliyoruz. Onların demokrasi dedikleri şeyin Ortadoğu’da kan gözyaşı ve soygun olduğunu yaşayarak gördük. Batıda ise, “çoğunluğun azınlığa tahakkümü” olduğunu görüyoruz!

Demokrasi, bürokrasi her neyse bir kenara bırakacak olursak!

Vatandaş kimi mecliste görmek istiyorsa onu meclise gönderme hakkına sahip olmalı değil mi? Böyle bir hakkı tarif etmek ya da dile getirmek için demokrasi falan demeye gerek var mı?

İş siyasi partiler kanunundan başlıyor! Gömleğin ilk düğmesi yanlış iliklenince gerisinin düzgün iliklenmesi mümkün olmuyor!

İşe partilerin genel başkanlarının seçilmesinden başlamalı. Partilerde genel başkan değiştirmenin bir kuralı var mı? Yok! Binde iki binde üç oranlarla ifade edilen parti başkanlarını bile kendileri bırakmadıkları, kaset operasyonu ile karşılaşmadıkları ileri derecede sağlık sorunları veya dünyalarını değiştirmedikleri sürece yerinden edemezsiniz! Seçimlerde başarısız olmuşlar, yok haklarında yolsuzluk, usulsüzlük iddiaları arşa yükselsin farketmez! Asla koltuklarından kalkmazlar onları değiştiremezsiniz!

Peki böyle bir sonuç zincirleme olarak neyi getirir?

Tabiki yağcılık, liyakatsizlik, genel başkanın gözüne girme say say bitmez!

Bu durum bütün partilerde böyle midir istisnası var mıdır? İnşallah vardır! 

Aslında partilerin seçmenleri dışında kalan parti görevlileri bu durumdan her kademede faydalandıkları için durumdan razıdırlar! Çünkü onlar da kendi altlarına bu şekilde tahakküm edebilmekteler! 

İstisnalar kaideyi bozmaz! Bu durumun istisnası varsa olanları tebrik ederiz. 

İkinci sorum oy kullanacak vatandaşlaradır. Sevgili seçmen vatandaşlarımız hiçbir partiyi ayırt etmeden soruyorum, size kalsa partinizin listesindeki vekil adaylarından kaç tanesine oyunuzu gönül rahatlığı ile verirsiniz? Falan olursa oy vermeyeceğim diyordunuz ya buyurun söz sırası sizde, oyunuzu vermeyip cevabınızı verin bakalım!

Bu durumdan biz vatandaşlar da sorumluyuz, partimizin önümüze koyduğunu seçmek zorunda bırakıldığımız adaylara “parti taassubu ile oy vermemiz değil midir?” 

Demokrasi çağrısı imiş!

Yok ileri demokrasi imiş

Yerseniz!

Yahu önce siz partinizde demokrasi uygulayın, sonra ileri demokrasi iddiasında bulunun!

Yok efendim yok! Alan razı satan razı herkes partisinin adeta “gökten indi dercesine(!)” yaptığı herşeyin arkasında durmayı sadakat, davaya(!) bağlılık olduğu inancını koruduğu sürece, parti başkanlarının terör örgütleri yandaşları ile ya da emperyalist egemen bazı devletlerle gizli açık destek arayışına girmiş olmaları farketmez! Yeter ki kendi partileri iktidara gelsin, bu uğurda  “her yol mübah” görülmeye devam edildiği sürece kendi partilerinin hatalarının dile getirilmesinden rahatsız olunduğu sürece bu durum devam edip gidecektir! Hem de güçlenerek, normalleşerek!

Ne diyelim!

“Nasılsanız, neye layıksanız öyle idare edilirsiniz”

Oyunuzu değil “bitinizi” vermek istemeyeceğiniz partinizin adayına oy vermeye haydin sandıklara! Ve muzaffer edası ile bir sonraki seçime kadar evinize huzur içinde dönebilirsiniz (!)..

Yaşasın Demokrasimiz! İyi ki varsın! Olmasan ne yapardık? Nereden anlayabilirdik liderlerimiz kimin milletvekili olmasını istiyor? Nasıl seçerdik onların seçtiğini? 

İyi ki varsın “bize göre demokrasi”

Hülasa seçilmişlerin seçimi hayırlı olsun!

Neyse ki,

Bu seçimler bazı parti ve siyasetçileri siyasi tarihin çöplüğüne atacaktır. Bu bakımdan çok hayırlı sonuçları da olacaktır!

Ha unutmadan bana çok haklısın demek yetmez!

Vesselam

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.