Türk Lirası’nın dünya piyasalarındaki hemen hemen tüm paralar karşısında değer kaybettiği görülüyor. Bu da sorunun Dolar’dan değil, TL’nin değer kaybetmesinden kaynaklandığı gerçeğini ortaya koyuyor.

Bu satırlar yazılırken Dolar yine yükselişe geçmişti. Hiç kuşkusuz Dolar’daki her yükseliş, paramızın değerinin de düşmesine neden oluyor.

Türk Lirası’ndaki düşüş ise dolardaki küresel güçlenmeden çok Türkiye ekonomisindeki temel sorunlarla seçim öncesi ve sonrası süren siyasi belirsizliklerden kaynaklanıyor. TL’deki değersizleşmenin nedenleri özetle şu şekilde sıralanabilir:

1.Ekonomi yönetimine duyulan güvensizlik ve belirsizlikler
2.Yüksek enflasyon, artan borçlar ve cari açık
3.Merkez Bankası’nın faiz kararlarının sorgulanması
4.Reel faizlerdeki düşüş ve ABD’de para politikasındaki normalleşme
5.Ticaret savaşları, ABD yaptırımları ve yatırımcının riskli bulduğu gelişen ülkelerden çıkması.

Dolar kurundaki hızlı yükselişten daha fazla etkilenmemek için hükümetin sunduğu çözüm yollarından biri de yuan ile ticaret yapmak oldu. Ancak rakamlar Türk Lirası’nın sadece dolar ya da Avro’ya karşı değil Çin’in para birimi yuan da dahil olmak üzere pek çok para birimine karşı değersizleştiğini gösteriyor. Son bir yılda TL dolara karşı yüzde 44 gerilerken, yuana karşı düşüş yüzde 42 oldu.

Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’nin 100 günlük icraat programında dış piyasada Çin’e yönelerek Yuan üzerinden tahvil ihracı yapılacağı belirtilmişti. Bunun ekonomide bir çözüm yolu olarak gösterilmesi ne kadar doğru bir adım olduğunu ilerleyen zamanda göreceğiz.

Ancak, ekonomistler, bunun bir çözüm yolu olmadığını söylüyor. Bu konuda alınan kararlara ve bunun sonuçlarının neler olabileceği konusundaki tahminlere bakalım:

İhracatta öncelikli ülke olarak belirlenen Çin ile yerli para üzerinden ticaret yapılacak. Turizm Bakanlığı’nın hazırladığı eylem planına göre ise Çinli turistler Türkiye’deki alışverişlerini Yuan üzerinden yapabilecek.

Bu önlemler sorunu çözmede ne kadar etkili olabilir?

Rakamlara göre Türkiye Çin’den net ithalatçı konumunda. Geçen yıl Çin’den 23.3 milyar dolarlık ithalat yapılırken, ihracat 2.9 milyar dolarda kaldı. Bu da Türkiye’nin Çin’e, 23.3 milyar dolara karşılık gelen Yuan kadar ödeme yapması anlamına geliyor.

Net ithalat 20.4 milyar dolar olduğuna göre buna denk gelen Yuan miktarının TL satışıyla karşılanması gerekiyor. Diğer yandan borçlanmanın Yuan üzerinden olması, Türkiye’nin elinde yeterli Yuan yoksa TL satarak yuan alması anlamına geliyor.

Çinli turistler Türkiye’nin ithalat rakamı ve borçlanma rakamının toplamını karşılamadığı sürede Türkiye TL satıp Yuan almak zorunda. Bu da piyasada çoğalan TL’nin değerini düşürürken Yuanın değerini daha da artıracak bir formül olarak karşımıza çıkıyor.

Son veriler de şöyle:

1 Çin Yuanı 0.7440 TL’ye karşılık geliyor. Geçen yıl bu rakam 0.5243 TL idi. Buna göre Yuanın değeri TL karşısında son bir yılda 21.9 kuruş arttı. Aynı dönemde dolar/TL’deki artış 1.55 lira oldu.

Yuan, Ağustos 2013’te 0.3334 TL, 0.1729 TL seviyesindeydi. Öyle ki Yuanın değeri son beş yılda yüzde 123, 10 yılda yüzde 330 arttı. Diğer para birimlerine karşı da durum farklı değil.

TL son bir yılda Brezilya Realine karşı yüzde 22, Rus Rublesine karşı yüzde 36.2, Meksika Pezosuna karşı yüzde 38.8, Hint Rupisine karşı yüzde 33.8, Japon yenine karşı yüzde 43.8, Güney Kore Wonuna karşı yüzde 31, İsviçre Frangına karşı yüzde 41, İngiliz Pounduna karşı yüzde 43.5, Avro’ya karşı yüzde 41.5 düşmüş görünüyor.

Son söz:

Ekonomimizdeki durum ve gidiş yönü belli olduğuna göre bunu hangi önlemlerle durdurabiliriz, bu konuda kafa yormamız gerekiyor. Sorunları hep dışarıya bağlamanın yanlışlığından da dönelim. Alınması gereken önlemler ve tedavi yöntemleri bellidir. Daha önceki yanlışlarda ısrar etme, kötüye giden ekonomimizi daha da derinden etkileyebilir.

.

necdetbuluz@gmail.com

www.facebook.com/necdet.buluz

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.