Bugün "10 OCAK ÇALIŞAN GAZETECİLER GÜNÜ.."

Geçen yıl ki kutlamamızda, "Gazetecilik, gece gündüz demeden 7 / 24 mesai verilen zor mesleklerden birisidir. Bu bağlamda sürekli özveri ve aktivite gerektirir. Gazeteciler, toplumun olay ve düşünce bazında tüm detayları gören gözleri, işiten kulakları ve konuşan dilleridir. Devletin yasama, yürütme ve yargı erklerinin yanında yer almayı başaran “4. Kuvvet”idirler. Yine demokrasinin de en etkili iletişim unsurlarıdır. Gazetecilerin haber vererek kamuoyunu bilgilendirmek yönünde; tarafsız, objektif, yasalara, özel hayata ve birey haklarına saygı çerçevesinde görev yapmaları esastır." demiştim. Bu cümlelerimi bu yıl da yineliyorum.

BURSA ARENA Gazetesi de, başarıyla 3. yılına girdiği 2019 itibariyle aynı esaslara uymaya azami özeni göstermiş, bundan sonra da aynı titizliğini tabii ki sürdürecektir. Çeşitli siyasi görüşlere sahip yazar, şair ve sanatçılarıyla birlikte hem kendi aralarında hem de yayınlarında “objektif bakış ve hakkaniyet”ten hiçbir zaman ayrılmamıştır. Farklı görüşleriyle bu birlikteliği, bir "siyasal, sosyal ve kültürel zenginlik" olarak görmüş; ülke insanlarımızın da farklı görüşlerine rağmen birlikte ve uyum içerisinde, “sevgiyle” ve “kardeşçe” yaşayabileceklerini göstermeye çalışmıştır.  

Bu arada birşeyler "emek vermekle" oluyor, "işin ağır yükünü çeken arkadaşlarının çabasını paylaşmakla oluyor""manevi destek vermekle" bazen de "tahammül direnciyle ve hoşgörü yeteneğiyle" oluyor.. Fakat herşeyden önce birlikte "ilkeli duruşla", "dürüst ve namuslu oluşla", yapılan işte "kalite seviyesiyle", "iş ve sonuç odaklı olmakla" ve herşeyin ötesinde "adam gibi adam olmakla" oluyor..

Bu yönden kuruluşumuzdan itibaren ve müteakiben katılanlarla birlikte, halen arslanlar gibi, bizlerle omuz omuza vermekten bir sıkıntı duymayan, feragatle ve sabırla gittiğimiz yoldan yorulmayan, bir grup "Arkadaş" ve "Gönül Dostu"yuz.. Bu noktada aklıma geldiği için yazayım; kadromuzdaki arkadaşlarımızın (hangi görüşten olursa olsun) müşterek noktalarından birisinin de, "GÖNÜL ADAMI" diye tabir edilen yüce bir meziyet olduğunu yaşayarak izliyorum. Her biriyle birlikte çalışmaya başlarken dikkat ettiğim üzere, "insan gönlüne ne kadar kucaklayıcı oldukları"nı gördüğüm noktasından hareketle; yanılmadığımı anlıyor ve böyle bir grup arkadaşlığıyla iftihar ediyorum.. Bugüne kadar ilkelerimizden taviz vermediğimiz gibi ilk günkü azim ve şevkle de birlikteliğimizi sürdürüyoruz. Yolda yorulanlara ya da kişisel beklentilerini bulamayıp da ayrılan birkaç arkadaşımıza da daima "müteşekkiriz" ve "Allah işlerini rast getirsin" diyoruz.

Herkes kendi görüşlerinde yazmakla birlikte saygılı olduk ve ancak BURSA ARENA'yı istisnasız hiç bir siyasi görüşün payandası da yapmadık; haber yayınlarımızda dahi objektif ve tarafsız olmaya sürekli gayret ettik. Yine hiç bir siyasi ya da sosyal grubun "sadece kendilerinin adamı olmak"yönündeki sponsorluk, bağış, şartlı reklam vb tekliflerini de kabul etmedik.. Gazetemiz üzerinden bir marjinal davranışın ve kişisel menfaatin adamı da olmadık. Olmak isteyenlere de "dur yapma" dedik, uyardık ve inadında ısrar edene de üzülerek "güle güle".... Hülasa o erdemli duruşumuzdan hiç bir şartta taviz vermedik. 

Peki iyi mi yaptık ? Bence "evet" iyi yaptık.. Paralar gelir, harcanır, gider; zaman da yaşanır, akar gider, her ikisi de yokluğunda birer değerdirler, o kadar.. Esas olan; bireysel menfaatlere dayalı bir sürü güdülemesinde kaybolmuş "cüce insanlar" olmak değil, gelecek nesle olumlu örnek bir şekilde "yüce insanlar" olabilmek için duruş gösterilmesidir.  Ve bence "evet" iyi yaptık.. 

Belki maddi manevi sıkıntılı süreçlerimiz oldu, fakat "ilkeli olmak" gibi bir erdemin azim ve direnciyle her birini de aştık.. Ve şimdi önümüz açık, keza gelecekten de güzel umutlarımız var. 

Bu yola çıkarken şahsıma fikir babalığı yapan, cesaret veren bir kaç isimden birisi de Sevgili Ağbeyimiz "Ziya Güney" Başkan idi.. Geçtiğimiz yılın en önemli acısı O'nun aramızdan ayrılışı oldu.. Tedavi gördüğü amansız hastalığı nedeniyle hakk'ın rahmetine kavuştu ve 09 Kasım 2018 günü ebedi dünyasına uğurladık. Üzerimizde nasihatleri çoktur; mekanı cennet olsun..

Bunca hasbıhalden sonra gelelim 10 OCAK ÇALIŞAN GAZETECİLER GÜNÜ'müze;

Ülkemiz basın çalışanlarının sigortalılık, izin hakkı, ihbar ve kıdem tazminatı ile özellikle özgürce çalışmalarını güvenceye alan Basın İş Yasasının 58. yılındayız. Yine söylüyorum ki, bu yasa günümüzde her ne kadar layıkınca uygulanamıyor olsa da, meslekdaşlarımızın yasal haklarının tezahürü anlamında bir ilk adım ve kutlanmaya, unutulmamaya değerdir.

Tüm Kalem Arkadaşlarımın ve Basın Mensuplarımızın 10 OCAK Çalışan Gazeteciler Günü'nü candan kutlar; daha özgür, daha mutlu bir meslek hayatı sürmelerini dilerim.

Sağlıcakla kalın..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
H. Taşdemir 1 hafta önce

Sevgili Atila Ağbeyimiz. Çok teşekkür ederim. Bizler hep birlikte önce insan ve bu necip Milletin mensubu olmanın toplumsal sorumluluğunu duyuyor ve elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Güzel şeyler oluyorsa bu öncelikle sizler sayesindedir. Daha güzel yarınlara hep birlikte inşAllah. Selam ve saygılar sunarım, ellerinizden öperim.

Avatar
ATİLA ALTINOK 1 hafta önce

Hüsamettin Kardeş !
Makalen de senin gibi içten ve duygusal...İyi ki seni tanımışım. Ve iyi ki bu güzide toplulukta bir nokta da olsa varım. Ne mutlu bana.. Nice başarılara hep birlikte imza atmak üzere..TEBRİKLER......!