Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

Öfkenin Değil, Yüreğin Zaferi

Yazının Giriş Tarihi: 09.09.2026 00:12
Yazının Güncellenme Tarihi: 09.09.2026 00:12

9 Eylül 1922 sabahı İzmir'in taşları süvari nallarının altında uğulduyordu. Üç yıllık işgalin ağırlığını taşıyan şehir, o sabah nihayet nefes aldı. Ağustosun sonunda Afyon önlerinde başlayan Büyük Taarruz, Dumlupınar'da düşmanın belini kırmış, "Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz" emriyle bir ordu batıya akmıştı. Yürüyüş Kordon'da, mavi suların kıyısında son buldu. Ölmek üzere olan bir millet, kendi küllerinden doğdu.

Asıl büyük an, top seslerinin dindiği yerde yaşandı. Anlatılanlara göre komutanın geçeceği yola bir Yunan bayrağı serilmişti. Ezsin, geçsin, öcünü alsın diye. İşgal günlerinde bizim sancağımız da yerlerde sürünmüştü; şimdi sıra dönmüş gibiydi. Herkes o intikam adımını bekliyordu. O ise durdu. Eğildi, bayrağı yerden kaldırttı ve yalnızca şunu söyledi: bir milletin namusu ayaklar altında çiğnenmez.

Bir insanın kendini en zor tuttuğu an, tam da her şeye gücünün yettiği andır. Ezebilecekken ezmemek, alçaltabilecekken elini geri çekmek kolay değildir. Kazanmanın verdiği sarhoşluk içimizdeki en ilkel sesi yükseltir: al hıncını, göster gücünü. O sabah bir komutan, koca bir ordunun gözü önünde önce o sesi susturdu. Karşıdaki orduyu yenmek askerin işidir; insanın kendi öfkesini yenmesi bambaşka bir cesaret ister.

Ruhbilim bunu yıllardır tekrarlar: aşağılayan, aşağıladığına bağlanır. Nefret en çok taşıyanı yorar, intikam alanı da tutsak eder. Birini ayağının altında tutarak kurulan gurur çürüktür, çünkü ayakta kalmak için sürekli o ezilmişliğe muhtaçtır. Merhametle kazanılan onur ise kimseye borçlu değildir. O gün İzmir'de bir millet, gururunu düşmanın alçalışına değil kendi yüksekliğine dayadı. Belki bu yüzden o zafer bir asırdır yüzümüzü kızartmadı, başımızı hep dik tuttu.

Aynı yürek daha önce Çanakkale'de sınanmıştı. 1915'te o topraklarda dünyanın yarısını geri çeviren asker, düşmanına kin beslemek yerine onu anlamayı seçti. Yıllar geçti; 1934'te, evlatlarını Gelibolu'da toprağa veren Anzak analarına Mustafa Kemal şu sözü gönderdi: evlatlarınız artık bizim de evlatlarımızdır, bağrımızda huzur içinde yatıyorlar. Daha dün süngüsüyle karşılaştığın askerin anasının gözyaşını silmek, ancak düşmanını bile bir insan olarak görebilen bir yürekten çıkar.

Bir kuşağın seçtiği tavır, torunlarının ruhuna sessizce işler. Kin biriktiren milletler nesiller boyu o kinin bekçiliğini yapar. Bize onur kaldı. 9 Eylül yalnızca bir liman şehrinin kurtuluşu değil, bir milletin en öfkeli olabileceği anda insan kalmayı başarabilmesinin adıdır. Dedelerimiz vatanlarını canları pahasına sevdiler, ama o sevgiyi hiçbir zaman bir başkasına duyulan kinle bulaştırmadılar. İçlerindeki ateş yakmak için değildi; ısıtmak, korumak, yol göstermek içindi.

Galibin nasıl davrandığı, yenilenin hafızasına kazınır. Ezilerek yenilen bir halk içine kapanır ve öcünü bekler; onuruna dokunulmadan yenilen bir halk ise bir gün başını kaldırdığında o merhameti hatırlar. İzmir'de yerden kaldırılan bayrak yalnızca bir sancak değildi, iki milletin gelecekte kuracağı barışın da ilk taşıydı. Kazanan taraf kininin değil aklının sesini dinlediğinde, tarih ona sadece bir zafer değil, kalıcı bir saygınlık da yazar. Kılıçla alınan bir gün geri alınabilir, ama bir yüreğe bırakılan iz kalıcıdır. Belki de dedelerimizin bize öğrettiği en ince ders buydu: asıl büyüklük düşmanı yerde bırakma gücünde değil, onu kaldıracak kadar yükseklerde durabilmektedir.

Bugün o Kordon'da yürüyenlerin ayağının altında çiğnenmemiş bir bayrağın hatırası vardır. O hatıra şunu fısıldar: sen, güçlüyken bile merhametli kalabilen bir milletin torunusun. Öfkeni başkalarına teslim etme. Gerçek özgürlük, düşmanına bile haksızlık etmeyecek kadar büyük olabilmektir. Bir millet, ancak böyle bir yürekle kazandığı zafere gönül rahatlığıyla sahip çıkabilir.

Ne mutlu, o bayrağı yerden kaldıran ellerin torunu olanlara.

Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
Yükleniyor..
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.