1985 yılında Uludağ Üniversitesi Ekonometri Bölümü’nde Doktora Yeterlilik sınavını 2 karşıt 3 evet oyu ile başarmış ve artık tez aşamasına gelmiştim. 1986 yılında bilgisayar kursları denemesiyle istifa edip ticarete soyundum. Tezimi de yazamamış oldum.

2005 yılında çıkarılan öğrenci affı ile ilgili ben de kaydımı yeniledim.

Büyük oğlum Hamid Erinç İstanbul Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği Fakültesi’nde araştırma görevlisi olarak doktora yapıyordu. “Baba bir konu belirle YSA (Yapay Sinir Ağları) ile sana bir program yazayım. Ülkeye de bir katkın olsun” dedi. Ben de bu yazının başlığını konu olarak seçtim.

Türk Ekonomisindeki İstenmeyen Kriz ve Büyüme Dönemlerini Tespit..

Kullanılacak dataları (veri) belirledim. Geri kalanı o program olarak 2007 yılında yazdı ve 1994 ile 2001 yıllarındaki ekonomik krizleri buldu. Tezim 180 sayfa olarak tamamdı. Danışmanımdan hoşlanmadığım için tezimi sunmadım. Eğer hazırlanan program uygulamaya girmiş olsa idi, bu günkü krizleri de çok isabetli olarak önceden tespit eder idi.

Bu program bizlerdeki bilgisayarlarda çalışmıyor. Yaklaşık 3 defa 100 bin iterasyon yapması gerekiyor. Erinç yaklaşık 5 gün üniversite laboratuvarından çıkmadan kalmıştı. Aşağıda tezimin ilk sayfası ve çıkan sonuç grafikleri gösterilmiştir. Gafiklerden çıkan sonuçlar açıklanmıştır.

Konu: Yapay Sinir Ağları ile Türk Ekonomisindeki İstenmeyen Kriz ve Büyüme Dönemlerini Tespit

Amaç ve Yöntem: Türkiye'nin ekonomik yapısındaki istenmeyen krizleri tahmin etmek. Doğasında var olan hastalıklar nedeniyle hangi dönemlerde krize girme ihtimali var. Kurulu sistemi uyaracak bir model kurulabilir mi? düşüncesiyle hareket edilmiş ve buna en uygun modelin YSA olacağı belirlenmiştir.

Modelin başarılı olabilmesi için verilerin elde edilmelerindeki hataların çok düşük olması gerekmektedir. YSA’ların başarısı verilerin hatasız olmasına bağlıdır. Bu nedenledir ki “Milli Gelir” gibi tespit edilen veriler yerine “ithalat, ihracat ve TÜFE” gibi ölçülmüş değerler veri olarak alınmıştır. Aşağıdaki grafiklerde de görüleceği gibi Mlli Gelirin TÜFE ile ters orantılı olması milli gelirin hareketini de oransal olarak temsil etmesi nedeniyle TÜFE girdi olarak alınmıştır. Bu nedenledir ki kurulan model başarılı olmuştur.

Sonuç: İnsanın sinir sisteminin etkilere karşı gösterdiği tepki gibi YSA’lar da girilen verileri seçilen öğrenme yöntemi ile genelleme yaparak sadece çıktı üretmektedir. Bundan dolayı YSA’lar noktasal tahminde çok yüksek açıklayıcı güce sahip olmasa bile, uzun dönem tahminlerin de başarıları çok yüksektir.

Yapılan 3 uygulama da bunu göstermiştir.

Birinci tahminde 1923-1988 arasındaki ithalat-ihracat ve 1938-1988 arasındaki TÜFE değerleri sisteme girilmiş 1988-1995 arası ithalat tahmin edilmiştir. Yapılan tahmin ile gerçekleşen ithalat grafiklerindeki oransal eğilimler aynıdır. 1994 yılındaki kriz grafikte görülmektedir.

İkinci tahminde 1923-1988 arasındaki ithalat-ihracat ve 1938-1988 arasındaki TÜFE değerleri sisteme girilmiş 1998-2006 arası ithalat tahmin edilmiştir. Yapılan tahmin ile gerçekleşen ithalat grafiklerindeki oransal eğiliimler aynıdır. 2001 yılındaki kriz grafikte görülmektedir.

Üçüncü tahminde 1923-1990 arasındaki ithalat-ihracat ve 1938-1990 arasındaki TÜFE değerleri sisteme girilmiş 1990-2006 arası ithalat tahmin edilmiştir. Yapılan tahmin ile gerçekleşen ithalat grafiklerindeki oransal eğilimler aynıdır. Burada da 1994 ve 2001 yılındaki krizler her iki grafikte görülmektedir.

SONUÇ:

Eğer TÜFE yükselmiş ithalat azalmış ise ekonomi krizdedir ve döviz yetersizliği nedeni ile kriz başlamıştır.

Şu anki ithalat düşüklüğü uygulanan politikanın başarısı değil ekonomik krizin sonucudur.

Neticede de tüfe artış oranında milli gelir azalmıştır.

Dış borç alma zorlaşmış, dışarının güveni azalmıştır.

Çare güven artırıcı tedbirlerdir.

IMF’ye göre ekonomide kaynak kıtlığı varsa devalüasyonla cari ödemeleri azaltacaksın, ücretleri düşürerek iç talebi kısacaksın; böylece enflasyonu düşüreceksin.

Hükümet IMF’ye gitmeden devalüasyonu kendisi yaptı. Bu büyük hata idi. Cari ödemeler yap-işlet-devret modelinde dövizle olduğu için ters tepti. Daha büyük krizlerin kapısını açtı.

Bugünkü gerçek enflasyon, kurlar ve top yekûn ekonomik krize, biraz da bu sonuçlar bağlamında bakalım.

Ne dersiniz?..

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Okuyucu-İTÜ 1 ay önce

Sayın meslekdaşım, ben de öğretim görevlisiyim. IMF memuru gibi yazmışsınız. İlle de IMF'ye danışmak zorunda mıyız.