Almanya'da gençlerden "Z kuşağı ayağa kalkıyor" sloganıyla eylem çağrısı!
Almanya'da "Z kuşağı ayağa kalkıyor" sloganıyla 31 Ekim'de 21 kent için yapılan eylem çağrısı polisi teyakkuza geçirdi. Güvenlik kurumları Fransa'dakine benzeri şiddet eylemlerinden endişe ediyor.
Almanya'da polis, 31 Ekim'de ülke genelinde düzenlenecek "Z kuşağı protesto eylemleri" için geniş kapsamlı güvenlik önlemleri hazırlıklarına başladı.
Güvenlik kurumları, "Z kuşağı ayağa kalkıyor" sloganıyla 21 kent için yapılan eylem çağrısını ve bu insiyatifin arkasında kimlerin yer aldığını mercek altına aldıklarını duyurdu.
Profesyonelce hazırlanmış internet sitesi üzerinde organize olan gençler "Geleceğimiz bizim elimizde" başlıklı metinde 31 Ekim'de 21 kentte saat 14.00'da bir araya gelineceğini duyurdu.
Çağrıda ne deniyor?
Eylemlerin yapılacağı kentler Berlin, Frankfurt am Main, Hamburg, Münih, Köln, Düsseldorf, Stuttgart, Hannover, Nürnberg, Leipzig, Bielefeld, Dortmund, Dresden, Bremen Karlsruhe, Essen Freiburg, Mainz, Magdeburg, Bonn, Erfurt olarak sıralandı.
Alman güvenlik güçleri diğer Avrupa başkentlerinde yaşanan şiddet eylemlerine benzer olaylar yaşanmaması için şimdiden güvenlik önlemleri için planlar hazırlamaya başladı. /// Fotoğraf: Yves Herman / REUTERS
İnternet sitesinde yer alan metinde "Z kuşağına katıl" çağrısı "Biz gençler artık dikkate alınmadan geleceğimiz hakkında kararlar verilmesini oturup izlemek istemiyoruz. 31 Ekim'de, Z Kuşağı olarak Almanya'nın dört bir yanında sokaklara çıkacağız ve sizleri de bize destek olmaya davet ediyoruz" ifadeleri ile yapılıyor.
Fransa, Belçika ve İspanya'da gençlerin çoktan protesto eylemleri için sokaklara çıktıklarına işaret edilen metinde "Bu hareket Almanya'ya da sıçradı" deniliyor.
Gençler ne talep ediyor?
İnsiyatif tarafından yayımlanan "Z kuşağı iş başında" başlıklı ve "pozisyon belgesi" adını taşıyan metinde, protesto eylemleriyle ne hedeflendiğine açıklık getiriliyor, talepler sıralanıyor.
"Geleceğimizle ilgili kararlar alınırken söz sahibi olmak istiyoruz" denilen metinde, eğitim, kültür, sağlık alanlarında alınan tasarruf tedbirlerine tepki olarak sokağa çıkılacağına vurgu yapılıyor, artan gelir adaletsizliğine ve hayat pahalılığına dikkat çekiliyor.
"Tasarruf önlemlerinin gençlerin omuzlarına ağır yük bindirdiği, buna karşın büyük şirketlerin karlarını arttırmaya devam ettikleri, savunma sanayisine yatırım yapıldığı" kaydediliyor.
Zorunlu askerlik yoklaması için "Hiçbir zaman karar verme sürecine dahil olmadığımız savaşlar için eğitilmemiz isteniyor" denilen metinde "İklim değişikliği en çok bizim kuşağımızı vuruyor. Ancak gerçek iklim tedbirleri sürekli erteleniyor" ifadeleri yer alıyor.
Metinde, bir siyasi parti adına hareket edilmediği de vurgulanıyor.
"Biz gençler ihmal ediliyor ve yok sayılıyoruz. Artık bunu değiştirmek istiyoruz" ve "Bizsiz bir gelecek olmaz" sözlerinin yer aldığı metinde "Kökeni, ten rengi, dini, cinsel yönelimi veya siyasi görüşü ne olursa olsun, tüm insanları savunuyoruz. Birbirimize düşman edilmeye izin vermek yerine, insanları bir araya getirmek istiyoruz" deniliyor.
"Her türlü şiddete karşıyız"
İnternet sitesinde "deklarasyon" adı altında yayımlanan bir diğer metinde de "barışçıl ve partiler üstü bir girişim" vurgusu yapılıyor, şiddetin her türlüsüne karşı olunduğu da şu ifadelerle aktarılıyor:
"Protestomuz herhangi bir istisna olmaksızın barışçıldır. İnsanlara veya eşyalara yönelik şiddet, savunduğumuz her şeye aykırıdır. Ancak barışçıl bir şekilde birlikte bir şeyler başarabiliriz."
Bununla birlikte "Kendimizi koruyacağız" denilen bölümde"Barışçıl olmak, her şeyi kabul etmek anlamına gelmez. Ne sindirilmeyi, ne tehdit edilmeyi, ne de saldırıyı kabul etmeyeceğiz. Başkalarına böyle şeyler olduğunda da gözlerimizi başka yöne çevirmeyeceğiz. Tehdit veya saldırı olursa, mesafeye, gerginliği azaltmaya ve dayanışmaya güvenerek etkilenenleri güvenli bir yere ulaştıracağız" denildi.
Fransa'da barışçıl protesto gösterileri, bazı kentlerde yüzleri maskeli göstericilerin kamu binalarını ateşe vermeleri nedeniyle şiddet eylemlerine evrilmişti. /// Fotoğraf: Mattia David Rinaldi/IPA/ZUMA/picture alliance
Metinde "herkese açık olduklarını" belirten organizatörler "Herkese açık olmak demek her şeye açık olmak demek değil" diyerek aşırılık yanlısı gruplara, Anayasaya aykırı sembollere, ırkçılığa ve nefrete dayalı söylemlere müsamaha gösterilmeyeceğini, "Protestomuzu bu amaçla kötüye kullanmak isteyen herkes, toplanma alanından uzaklaştırılacaktır" ifadeleri ile aktarılıyor.
Alman güvenlik güçleri endişeli
İnsiyatifi başlatanlar arasında yer alan Akram Selo da Alman basınına yaptığı açıklamada "her türlü şiddette karşı olduklarını" vurgulayarak "barışçıl gösteriler düzenlemeyi hedefliyoruz" dedi.
Ancak güvenlik güçleri Fransa ve diğer Avrupa kentlerindeki eylemler sırasında yaşanan şiddet eylemlerine benzer olaylar yaşanmasından endişeli.
Berlin polis sözcüsü Florian Nath, eylemleri düzenleyenlerin mercek altına alındığını, gençlerin protesto gösterilerini kendi çıkarları için istismar etmek isteyenlere izin verilmeyeceğini duyurdu.
Nath, "Bunların meşru öğrenci protestoları olup olmadığını ya da kimlerin sadece kendi çıkarları için Cadılar Bayramı atmosferinden yararlanmak istediğini yakından inceleyeceğiz" dedi.
"Şiddete müsamaha gösterilmeyecek"
Hessen eyaleti İçişleri Bakanı Roman Poseck de 31 Ekim için yapılan eylem çağrısının sol çevreler tarafından kendi amaçları doğrultusunda kullanılmaya çalışılacağı görüşünde.
Poseck, "Polisimiz sahada güçlü biçimde hazır bulunacak ve kararlı davranacak. Kişilere ya da mallara yönelik hiçbir şiddete müsamaha göstermeyecek" dedi.
Berlin'deki Polis Sendikası (GdP) yetkilisi Stephan Weh, güvenlik yetkililerinin şimdiden hazırlık yaptığı gösterinin "büyük çaplı" olacağına işaret ediyor.
Weh, "Yetkililer olası senaryolar üzerinde çalışıyor. Fransa'dan gelen görüntüler bizi ciddi biçimde kaygılandırıyor. Ayrıca Cadılar Bayramı gecesinden söz ediyoruz, o gece sokaklarımızda havai fişek kullanılması zaten alışıldık bir durum" diye konuştu.
dpa, DW/ DA, JD