Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Zafer Partisi

bursaarena.com.tr - Zafer Partisi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Zafer Partisi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Prof. Dr. Ümit Özdağ: “Yanlış bir iş yapılıyor biz de bu yanlış iş karşısında Türk milletini uyarmaya devam edeceğiz” Haber

Prof. Dr. Ümit Özdağ: “Yanlış bir iş yapılıyor biz de bu yanlış iş karşısında Türk milletini uyarmaya devam edeceğiz”

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, eşit özlük hakları talebiyle Güvenpark’ta eylem yapan gazilere destek ziyaretinde bulundu. Bu ziyareti vesilesiyle bir basın açıklaması yapan Prof. Dr. Ümit Özdağ: “Terör örgütü PKK’nın yapmış olduğu saldırıları, tek tek, değişik zaman dilimlerinde gerçekleştirmiş olduğu cinayet ve toplu katliamları gündeme getirdim. Bu çerçevede çıkarılacak PKK affı y asasının ne kadar yanlış olduğunu, Ağustos'un Türk milletinin zafer ayı olduğunu, PKK'nın Türk ordusu ve Türk güvenlik güçleri tarafından iki kez kesin ve ağır mağlubiyete uğratıldığını, hâl böyleyken PKK'ya böyle bir tavizin asla verilmemesi gerektiğini ifade ettim. Bu arada siyasi partilere ve sizlerin de tanıdığı, bildiği bazı siyasetçilerimize bu yasaya hayır demeleri için çağrıda bulundum.” Dedi. Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Genel Başkanı Erdem Çerçioğlu ile de bir araya gelerek görüşmede bulunan Özdağ’ın açıklamaları şöyle devam ediyor; “Ayrıca cumartesi günü saat 13.30'da bütün vatandaşlarımızı da burada sizlere destek olmaya davet ettim. Türk bayrağını alıp bütün Türk vatandaşları cumartesi günü burada gazilerinin yanında durmalıdır. Çünkü toprağı toprak yapan, o toprak için dökülen kandır. Ve siz bu kanı döken insanlarsınız. Türk milletinin de bugün sizin yanınızda olarak şükran duygularını bir kez daha ifade etmesi gerekir. Buraya binlerce kişi, siz direnişe başladığınız andan itibaren gelerek desteklerini gösterdiler. Bun u bir kez daha güçlü bir şekilde ve PKK'ya böyle bir özel af getirilirken bunun mutlaka gerçekleştirilmesi gerektiğine inanıyorum. Öte yandan biliyorsunuz, üç kişi bir araya gelip bir akşam yemeğinde bir soygun eyleminden bahsetseler, o kişilerle ilgili eylem gerçekleştirmeseler de organize suç örgütü kurmaktan dava açılır ve mahkûm olurlar. Şimdi bize diyorlar ki suça karışmamış PKK'lılar var. Yani üç kişi soygun yapmak için fikir alışverişinde bulunduğunda örgütlü suç oluyor, Türkiye'yi bölmek için 30 yıldan beri saldırılar düzenleyen bir terör örgütüne üye oluyorsunuz ama siz suça karışmamış oluyorsunuz. Nasıl oluyor bu? Efendim, tetik çekmediler. Efendim, bomba atmadılar. Peki, erzak da mı taşımadılar, silah ve cephane de mi getirmediler? Yaralanan PKK'lı teröristleri de mi taşımadılar, tedavi ettirmediler mi? Eylemlerine mi katılmadılar? Yani Türk milletiyle alay ediliyor. Keza, bu terör örgüt ünün elebaşları Türkiye'ye belirli bir süre giremeyeceklermiş. İyi de bu arada kırmızı bültenle aranmaları kaldırılmıyor mu? Dünyanın değişik ülkelerinde artık dolaşabilir hâle gelmeyecekler mi? Bu, onların suçlu olmaktan çıkarılması ve affedilmesi anlamına gelmiyor mu? Şu anda hapishanede yatan, mesela Parmaksız Zeki adlı teröristle Cemil Bayık veya Murat Karayılan arasında ne fark var? Özetle bu kabul edilebilir değildir, doğru da değildir. Üstelik bunun ilk adım olduğunu DEM Partililer söylüyorlar ve diyorlar ki bundan sonra Kürtçe eğitim ve Kürtçenin kamu hizmetinde kullanılması, yani ikinci resmî dil olması. Bunun için anayasa değişikliğine ihtiyaç var. Peki, yapmadınız diyelim, ne olacak? Terör tekrar başlayacak, değil mi? Bu arada siz de bunları serbest bırakmış olacaksınız. Özetle bu kabul edilebilir değildir, doğru bir iş yapılmıyor. Nasıl birinci açılım süreci doğru değilse sonuçlarını ağır bir şekilde jandarma, polis özel harekât ve diğer güvenlik güçlerindeki kardeşlerimiz 700 küsur şehit vererek ödedilerse, şimdi yine yanlış bir iş yapılıyor. Biz de bu yanlış iş karşısında Türk milletini uyarmaya devam edeceğiz. Onun için sizleri bugün tekrar ziyarete geldim. Bütün siyasi partileri, mensup milletvekillerini, partileri ne karar alırlarsa alsınlar, çocuklarına ve torunlarına, 'Ben o gün Cumhuriyet'i korudum, savundum, şehitlerin ve gazilerin uğruna mücadele ettiği Türkiye'yi muhafaza için üzerime düşeni yaptım.' diyecekleri bir davranış içerisinde bulunmaya davet ettik ve edeceğiz.”

Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Yunanistan'a alınmadı Haber

Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Yunanistan'a alınmadı

Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve Sivil Toplum ile İlişkiler Başkanı Av. Özcan Pehlivanoğlu, Batı Trakya Türklerinin unutulmaz lideri Dr. Sadık Ahmet'in vefatının 31. yıl dönümü dolayısıyla düzenlenecek anma programına katılmak üzere gitmek istediği Yunanistan'a girişine izin verilmedi. EDİRNE (İGFA) - İpsala Sınır Kapısı'nda Yunan makamlarınca geri çevrilen Pehlivanoğlu, Türkiye tarafında yaptığı açıklamada kararı sert sözlerle eleştirdi. Türk milletinin, Türkiye Cumhuriyeti'nin, Türk dünyasının ve Batı Trakya Türklerinin hak ve hukukunu her şart altında savunmaya devam edeceklerini belirten Pehlivanoğlu, "Bana kamu düzenini bozacağım gerekçesiyle giriş izni verilmedi. Bize yapılan bu muamele, insan haklarına ve Avrupa Birliği hukukuna aykırıdır. Bunu göğsümüzde taşıyacağımız bir madalya olarak görüyoruz." ifadelerini kullandı. Pehlivanoğlu, Yunanistan'ın Batı Trakya Türklerine yönelik politikalarını eleştirmeyi sürdüreceğini belirterek, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı'nın yaşanan olayla ilgili gerekli diplomatik girişimlerde bulunmasını beklediğini söyledi. Zafer Partisi'nden Yazılı Açıklama Konuya ilişkin Zafer Partisi tarafından yapılan yazılı açıklamada, Pehlivanoğlu'nun Dr. Sadık Ahmet'i anmak üzere Gümülcine'ye giderken Yunan makamlarınca hukuksuz şekilde geri çevrildiği öne sürüldü. Açıklamada, Heybeliada Ruhban Okulu'nun statüsüne ilişkin demokratik tepkisini dile getiren bir Türk siyasetçisinin Yunanistan'a alınmamasının, Atina yönetiminin demokrasi, ifade özgürlüğü ve azınlık hakları konusundaki yaklaşımının yeni bir göstergesi olduğu savunuldu. Parti açıklamasında ayrıca, "Batı Trakya Türklerinin haklı mücadelesini sahiplenenleri susturabileceğini düşünen Yunan makamları bilmelidir ki; ne Dr. Sadık Ahmet'i ne de Batı Trakya'daki soydaşlarımızı yalnız bırakacağız." denildi. Zafer Partisi, yaşanan olayı kınayarak Dışişleri Bakanlığı'nı, vatandaşının haklarının korunması için gerekli diplomatik girişimlerde bulunmaya davet etti.

Zafer Partili Babaözü: Seçim 2028’e kalmaz! Haber

Zafer Partili Babaözü: Seçim 2028’e kalmaz!

Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Nihat Babaözü, Keşan ziyaretinde yaptığı açıklamalarda Türkiye’nin siyasi gündemine ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Anayasa tartışmalarından CHP’deki gelişmelere, erken seçim senaryolarından dış müdahale iddialarına kadar birçok konuda dikkat çeken açıklamalar yapan Babaözü, “2028 seçim tarihi Türk milletiyle dalga geçmektir” dedi. Erdoğan DEMİR / EDİRNE (İGFA) - Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Nihat Babaözü, Keşan ziyareti kapsamında İGFA Edirne Temsilcisi Erdoğan Demir’e yaptığı açıklamalarda Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasi süreci sert sözlerle değerlendirdi. Türkiye’de ciddi bir yönetim karmaşası yaşandığını öne süren Babaözü, “At izinin it izine karıştığı bir dönemdeyiz. Kimin nereden yönlendirildiği belli olmayan politikalarla ülke yönetiliyor” dedi. Yeni anayasa tartışmalarına da değinen Babaözü, iktidar cephesinden gelen farklı açıklamaların belirsizliği artırdığını savundu. Türk milletinin kaderinin yabancı odaklar tarafından belirlenmemesi gerektiğini ifade eden Babaözü, dış müdahalelere karşı toplumsal direncin önemine vurgu yaparak, “Direnç gösterildiğinde bazı planların hayata geçirilemediğini görüyoruz” diye konuştu. Siyasetin yönünü halkın belirlemesi gerektiğini söyleyen Babaözü, vatandaşların daha fazla söz sahibi olması gerektiğini belirterek, “Türkiye’nin nasıl yönetileceğine tepeden belirlenen isimler değil, millet karar vermelidir” ifadelerini kullandı. CHP’de yaşanan gelişmelerin de sıradan bir iç tartışma olmadığını iddia eden Babaözü, “CHP üzerinde birileri tepiniyor. Çok büyük pazarlıkların döndüğünü düşünüyorum. Ya bölmeye ya da şekillendirmeye çalışıyorlar” dedi. Erken seçim tartışmalarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Zafer Partisi Genel Başkan Yardımcısı Nihat Babaözü, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum’un işaret ettiği 2028 seçim tarihinin gerçekçi olmadığını savunarak, “2028 seçim tarihi Türk milletiyle dalga geçmektir. Seçim en geç 2026 Kasım ya da 2027 Mart ayında yapılmak zorunda kalacaktır” ifadelerini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.