Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yükseköğretim

bursaarena.com.tr - Yükseköğretim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yükseköğretim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa uygulamalı eğitimin üssü oluyor... 120 bin öğrenci iş hayatıyla buluşacak Haber

Bursa uygulamalı eğitimin üssü oluyor... 120 bin öğrenci iş hayatıyla buluşacak

Üniversite-sanayi iş birliğinde yeni bir dönemin kapılarını aralayan Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) ile Yükseköğretim Kurulu (YÖK), Bursa’yı uygulamanın pilot merkezlerinden biri yaparak öğrencilerin eğitim dönemlerini doğrudan işletmelerde geçirmesini sağlayacak kritik iş birliği protokolünü hayata geçirdi. BURSA (İGFA) - BTSO ve YÖK ortaklığında imzalanan protokolle, işletmelerde mesleki eğitimin yaygınlaştırılması ve yükseköğretim programlarının doğrudan sanayinin ihtiyaçlarına göre güncellenmesi hedefleniyor. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’ın ev sahipliğinde düzenlenen imza törenine; YÖK Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, Bursa Milletvekilleri Osman Mesten ve Mustafa Yavuz'un yanı sıra kent protokolü, üniversite rektörleri, akademisyenler ve iş dünyası temsilcileri katıldı. “GENÇLERİMİZİ TEORİK EĞİTİMLE SINIRLAMAYALIM” Toplantının açılışında konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, küresel rekabette üstünlüğü belirleyen temel unsurun yüksek teknoloji ve güçlü üretim kapasitesinin ötesinde, bu sistemleri sevk ve idare edecek nitelikli insan kaynağı olduğunu söyledi. Eğitimi ekonomik kalkınmanın, üretimin ve rekabet gücünün tam merkezinde gördüklerini belirten Burkay, “Fabrikayı kurabilir, teknolojiyi ithal edebilir ve üretim kapasitenizi katlayabilirsiniz. Ancak o teknolojiyi geliştirecek ve üretimi geleceğe taşıyacak yetişmiş insan kaynağınız yoksa, yapılan yatırımları kalıcı başarılara dönüştüremezsiniz. Gençlerimizin sadece iyi bir teorik eğitim alması yetmiyor; öğrencilik yıllarında üretim ortamını tanımalarını, iş kültürünü öğrenmelerini ve mesleklerini reel sektörün kalbinde deneyimlemelerini hedefliyoruz.” dedi. İşletmede Mesleki Eğitim Modeli ile üniversite ve iş hayatı arasındaki mesafeyi tamamen kaldırdıklarını vurgulayan İbrahim Burkay, yeni nesil fabrikalara eski dünyanın yetkinlikleriyle insan kaynağı yetiştirilemeyeceğinin altını çizdi. Burkay, “Söz konusu modelle öğrencilerimizi mezuniyet sonrasında iş hayatına hazırlamak yerine, eğitimleri devam ederken iş dünyasının bir parçası haline getiriyoruz. Makine değişiyorsa eğitim de değişecek, teknoloji değişiyorsa beceriler de dönüşecek. TÜİK verilerine göre 15-24 yaş grubundaki gençlerimizin yaklaşık yüzde 23’ü ne eğitimde ne de istihdamda yer alıyor. Bir tarafta iş gücü piyasasına kazandırmamız gereken gençlerimiz, diğer tarafta bu kaynağa ihtiyaç duyan işletmelerimiz var. Doğru beceriyi, doğru eğitimle ve doğru iş fırsatıyla buluşturmak en temel önceliğimizdir.” ifadelerini kullandı. "GUHEM LİSEMİZİ 15 EYLÜL'DE AÇIYORUZ" BTSO olarak insan kaynağının gelişimini bütüncül bir anlayışla ele aldıklarını hatırlatan Başkan Burkay, BUTGEM, Bursa Model Fabrika, MESYEB, BUTEKOM ve Yeni Nesil Araçlar Mükemmeliyet Merkezi gibi projelerle üretimin ihtiyaç duyduğu yetkinlikleri şehre kazandırdıklarını söyledi. GUHEM’in ardından eğitim yatırımlarına bir yenisini daha eklediklerini duyuran Burkay, “GUHEM Havacılık ve Uzay Teknolojileri Lisemizi 15 Eylül’de gerçekleştireceğimiz açılış töreniyle ilk öğrencileriyle buluşturuyoruz. YÖK ile imzaladığımız bu protokol ise tüm bu altyapıyı yükseköğretim sistemimizle buluşturan stratejik bir halkadır. Bursa’nın sanayi tecrübesi ile üniversitelerimizin akademik birikimini buluşturan bu vizyoner yaklaşımı için YÖK Başkanımız Sayın Prof. Dr. Erol Özvar’a ve tüm paydaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum.” diye konuştu. “UZATILMIŞ STAJ DEĞİL, ÇALIŞMA HAYATIYLA BÜTÜNLEŞEN BİR MODEL” Yükseköğretim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Erol Özvar ise uzun yıllardır sürdürülen klasik staj uygulamalarının, öğrencilerin mesleki gelişimini destekleme ve sektörlerin beklentilerini karşılama bakımından artık yeterli olmadığını söyledi. Özvar, “Bu nedenle staj uygulamasını kısa süreli ve sınırlı bir deneyim olmaktan çıkararak eğitim sürecinin bütünleyici bir unsuruna dönüştürüyoruz.” dedi. Yeni uygulamanın “uzatılmış staj” olmadığının altını çizen Özvar, işletmede geçirilen dönemin kredilendirileceğini, ölçme ve değerlendirmeye tabi tutulacağını ve akademik olarak düzenli biçimde izleneceğini belirtti. Özvar, yeni model sayesinde öğrencilerin henüz üniversitedeyken üretim disiplinini, iş sağlığı ve güvenliği kültürünü ve çalışma hayatının işleyişini öğrenme fırsatı bulacağını, işletmelerin de gelecekte istihdam edebilecekleri gençleri mezuniyetlerinden önce yakından tanıyacağını ifade etti. EĞİTİM İLE İŞ GÜCÜ PİYASASI ARASINDAKİ BAĞ GÜÇLENDİRİLECEK Prof. Dr. Özvar, yeni yükseköğretim yaklaşımının temel ayaklarından birinin üniversiteler ile sektörler arasındaki ilişkinin yeniden kurulması olduğunu belirtti. “Üniversite-sektör iş birliğini bir tercihten ziyade sistemin işleyişi bakımından yapısal bir gereklilik olarak değerlendiriyoruz.” diyen Özvar, eğitim sistemi ile iş gücü piyasası arasındaki bağın zayıflamasının hem mezunların istihdama katılmasını güçleştirdiğini hem de sektörlerin nitelikli insan kaynağına erişimini zorlaştırdığını söyledi. Özvar, temel hedeflerini, “Yükseköğretim sistemimizin yetiştirdiği insan kaynağı ile sektörlerin ihtiyaç duyduğu beceriler arasında güçlü, kalıcı ve sürdürülebilir bir uyum oluşturmak” sözleriyle açıkladı. Özvar, “Sektör temsilcilerinin programların müfredatlarının güncellenmesi konusunda iş birliğini önemsiyoruz. Bursa Uludağ Üniversitesi bünyesindeki 15 MYO’dan önce 5’inin, ardından 10’unun program müfredatlarının belirlenmesinde sizi iş birliğine davet ediyorum.” dedi. Bursa Valisi Erol Ayyıldız da konuşmasında, protokolün karşılıklı ihtiyaçların birbirini tamamlamasına ve gençlerin geleceğe daha donanımlı ve hazırlıklı hâle gelmesine katkı sağlayacağını ifade etti. Ayyıldız, yükseköğretim ile sanayi iş birliğinin güçlendirilmesinin son derece önemli olduğunu vurguladı ve protokolün hayırlı olmasını diledi. Bursa Uludağ Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Feridun Yılmaz da üniversitenin meslek yüksekokulları ve öğrencileri açısından güçlü bir konumda bulunduğunu belirterek, “Güçlü firmaları bulunan bir ilde, güçlü meslek yüksekokullarının ve öğrencilerin bulunduğu bir üniversite olarak pilot iller içerisinde bu modeli en iyi şekilde ve layıkıyla uygulayan üniversitelerden biri olmak istiyoruz.” dedi. Bursa Uludağ Üniversitesinin fiilen sanayiyle iş birliği içinde olan bir üniversite olduğunu vurgulayan Yılmaz, Yükseköğretim Kurulunun belirlediği çerçeve kapsamında 60 programla uygulamaya başlayacaklarını söyledi. 120 BİN ÖĞRENCİ İŞ HAYATIYLA BULUŞACAK İşletmede mesleki eğitim modeli ilk olarak Konya, Gaziantep, İstanbul, Bursa, Kocaeli, İzmir ve Ankara olmak üzere Türkiye’nin üretim ve sanayi kapasitesi yüksek 7 pilot ilinde uygulanacak. Pilot uygulamayla klasik, kısa süreli staj modelinin yerine öğrencilerin bir veya iki dönem boyunca doğrudan işletmelerde eğitim aldığı yeni bir sisteme geçiliyor. İlk aşamada yaklaşık 120 bin öğrencinin eğitim gördüğü 185 mesleki ön lisans programı uygulama kapsamına alınacak. Yeni sistemde meslek yüksekokullarında 3+1 ve 2+2, lisans programlarında ise 7+1 ve 6+2 modelleri uygulanacak. Böylece öğrenciler yalnızca mezuniyet öncesinde birkaç haftalık staj yapmak yerine eğitimlerinin bir bölümünü doğrudan çalışma hayatının içinde geçirecek. Uygulama yalnızca üniversiteler ve işletmeler arasında yürütülmeyecek. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı, meslek kuruluşları ve sektör temsilcileri de sürece katılacak. Yükseköğretim Kurulu ile BTSO arasında imzalanan protokolle Bursa’daki yükseköğretim programları ile sanayinin ihtiyaçları arasındaki bağın daha da güçlendirilmesi hedefleniyor. Sanayinin değişen ihtiyaçlarına göre mevcut eğitim programları güncellenecek, ihtiyaç duyulan alanlarda yeni programlar açılabilecek ve ders içerikleri sektör temsilcilerinin katkısıyla zenginleştirilecek. İşletmede mesleki eğitimin koordinasyonu için sektör temsilcileri, öğretim elemanları ve insan kaynakları uzmanlarının yer aldığı ortak çalışma grupları kurulacak. İşletmelerde öğrencilere rehberlik edecek eğitici personel de hizmet içi eğitimlerle desteklenecek. İş birliği kapsamında sektörün ihtiyaç duyduğu Ar-Ge çalışmalarının üniversitelerin bilimsel kapasitesiyle birlikte yürütülmesi de amaçlanıyor.

Öğrenci affı çıktı.. YÖK'ten açıklama geldi! 4 aylık süre tanındı Haber

Öğrenci affı çıktı.. YÖK'ten açıklama geldi! 4 aylık süre tanındı

YÖK Başkanı Erol Özvar, bugün Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7592 sayılı Kanun kapsamında yükseköğretimde kapsamlı bir öğrenci affı düzenlemesinin hayata geçirildiğini açıklarken, düzenlemeyle belirlenen şartları taşıyan öğrencilere üniversiteye dönüş yolu açıldığını ve başvurular için 4 aylık süre tanındığını duyurdu. ANKARA (İGFA) - Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, 7592 sayılı Kanun ile yükseköğretimde yeni bir öğrenci affı düzenlemesinin yürürlüğe girdiğini duyurdu. Özvar’ın açıklamasına göre düzenleme, hazırlık ve intibak eğitimleri de dahil olmak üzere ön lisans, lisans ve lisansüstü düzeylerde yükseköğretim kurumlarıyla ilişiği kesilen öğrencileri kapsıyor. Bunun yanı sıra bir yükseköğretim programını kazanarak kayıt hakkı elde ettiği halde çeşitli nedenlerle kayıt yaptıramayan gençlere de belirlenen şartlar çerçevesinde yeniden yükseköğretime dönme imkanı sağlanıyor. BAŞVURULAR İÇİN 4 AY SÜRE Düzenlemeden yararlanma hakkı bulunan öğrencilerin, kanunda belirtilen şartları taşımaları halinde dört ay içerisinde ilgili yükseköğretim kurumlarına başvurmaları gerekiyor. Başvuruları kabul edilen öğrenciler, 2026-2027 akademik yılında eğitimlerine yeniden başlayabilecek. “HİÇBİR GENCİMİZİN HAYALİNİN YARIM KALMASINI İSTEMİYORUZ” YÖK Başkanı Özvar, öğrenci affının yalnızca akademik hayata dönüş imkanı sunmadığını, eğitim yolculuğu çeşitli nedenlerle yarıda kalan gençlerin hedeflerine yeniden ulaşabilmesi açısından da önemli olduğunu belirtti. Özvar, paylaşımında, “Eğitim yolculuğu beklenmedik sebeplerle kesintiye uğrayabilir; ancak hiçbir gencimizin hayalinin yarım kalmasını istemiyoruz” dedi. Düzenlemeden yararlanacak öğrencileri yeniden üniversitelerde görmekten mutluluk duyacaklarını belirten YÖK Başkanı Erol Özvar, yeni öğrenci affının hayırlı olmasını diledi.

TBMM'de öğrenci affı teklifinde ilk 13 madde kabul edildi Haber

TBMM'de öğrenci affı teklifinde ilk 13 madde kabul edildi

TBMM Genel Kurulu'nda görüşülen yükseköğretime ilişkin kanun teklifinin ilk 13 maddesi kabul edildi. Teklifte öğrenci affından öğretim üyelerinin çalışma süresine, vakıf üniversitelerine yönelik yaptırımlardan akademik sahteciliğe kadar birçok önemli düzenleme yer aldı. Yabancı uyruklu uzmanlık öğrencilerinin döner sermayeden pay almasını engelleyen madde ise tekliften çıkarıldı. ANKARA (İGFA) - TBMM Genel Kurulu'nda görüşmeleri süren, öğrenci affı ve yükseköğretim sistemine ilişkin düzenlemeleri içeren kanun teklifinin ilk 13 maddesi kabul edildi. Kabul edilen düzenlemeye göre, azami öğrenim süresini dolduran son sınıf öğrencilerine intörnlük dönemi hariç başarısız oldukları dersler için iki ek sınav veya tekrar hakkı tanınacak. Uygulamalı eğitim ya da intörnlük eğitimini tamamlayamayan öğrencilere ise eğitimlerini tamamlama imkânı sağlanacak. Teklifle, emeklilik yaş haddine ulaşan öğretim üyeleri, ihtiyaç duyulan bölüm ve programlarda YÖK kararıyla 75 yaşını geçmemek üzere ikişer yıllık sözleşmelerle görev yapabilecek. Türk Cumhuriyetleri ve akraba topluluklarındaki üniversitelerden davet alan akademisyenlere ise belirli şartlarla üç yıla kadar aylıklı izin verilebilecek. Akademik etik ihlallerine yönelik yaptırımlar da ağırlaştırıldı. Başkalarına ücretli veya ücretsiz tez, makale, kitap ya da proje hazırlatarak akademik unvan veya diploma alanların unvanları geri alınacak ve üniversite öğretim mesleğinden çıkarılacak. Bu çalışmaları hazırlayan veya aracılık eden kişiler hakkında ise yüksek tutarlı adli para cezaları uygulanacak. TBMM'nin resmi internet sitesinde yer alan habere göre teklif kapsamında disiplin soruşturmalarında ifade ve savunma süreçleri yeniden düzenlenirken, savunma hakkının kapsamı ve usulleri Anayasa Mahkemesi kararları doğrultusunda yeniden şekillendirildi. Vakıf üniversitelerine yönelik idari yaptırımlar da kanunla netleştirildi. Eğitim faaliyetlerini sürdüremeyecek duruma gelen vakıf üniversitelerinin faaliyet izinleri kaldırılabilecek, öğrencileri ise garantör ya da uygun görülen devlet üniversitelerine devredilecek. Ayrıca yükseköğretim kurumlarının ortak teknoloji transfer ofisleri kurabilmesine, yurt dışında kampüs ve akademik birimler açabilmesine yönelik düzenlemeler de teklif kapsamında kabul edildi. Genel Kurul görüşmeleri sırasında AK Parti'nin önergesiyle, yabancı uyruklu kontenjanında uzmanlık eğitimi görenlerin döner sermaye gelirinden pay alamayacağına ilişkin madde teklif metninden çıkarıldı. Kanun teklifinin kalan maddelerinin görüşmelerine bugün de TBMM Genel Kurulu'nda devam edilecek.

Üniversite için resmi tercih süreci başladı Haber

Üniversite için resmi tercih süreci başladı

Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) resmi tercih süreci başladı. Adaylar, 29 Temmuz-10 Ağustos 2026 tarihleri arasında üniversite ve bölüm tercihlerini yaparak geleceklerine yön verecek. İSTANBUL (İGFA) - Tercih sürecinde doğru stratejinin en az sınav başarısı kadar önemli olduğuna dikkat çeken Uzman Psikolojik Danışman Özgür Akoğlan, “YKS tercihlerinde doğru bir liste oluşturmak, sadece yüksek puan alan yerleri dizmekten çok daha fazlasıdır. Doğru bir stratejiyle başarı sıranızı en verimli şekilde kullanabilirsiniz. Puana değil, başarı sırasına bakmalısınız.” dedi. Üsküdar Üniversitesi Eğitim Kurumları ve Rehberlik Hizmetleri Yöneticisi Uzman Psikolojik Danışman Özgür Akoğlan, adaylara "nokta atışı tercih" için tüyolar verdi. YKS tercihlerinin 29 Temmuz-10 Ağustos 2026 tarihleri arasında ÖSYM'nin Aday İşlemleri Sistemi (AİS) üzerinden elektronik ortamda gerçekleştirildiğini hatırlatan Özgür Akoğlan, “Adaylar tercihlerini ais.osym.gov.tr web sitesine T.C. Kimlik Numaraları ve şifreleriyle girerek veya cep telefonlarına indirebilecekleri ÖSYM AİS mobil uygulaması üzerinden yapabilirler. Ayrıca e-Devlet kapısı üzerinden de AİS sistemine doğrudan giriş yapılabilmektedir. Okullardan veya dilekçeyle fiziki olarak tercih teslimi yapılmaz; işlemler tamamen dijital ortamda tamamlanıp onaylanır.” dedi. "Doğru tercih sadece yüksek puanlı bölümleri sıralamak değildir" Akoğlan, doğru tercih stratejisinin bilinçli planlamayla oluşturulması gerektiğini ifade ederek, “YKS tercihlerinde doğru bir liste oluşturmak, sadece yüksek puan alan yerleri dizmekten çok daha fazlasıdır. Doğru bir stratejiyle başarı sıranızı en verimli şekilde kullanabilirsiniz. İlk olarak puana değil, başarı sırasına bakmalısınız. ÖSYM sınavlarında soruların zorluğu her yıl değiştiği için puanlar dalgalanır, ancak başarı sıralamaları çok daha kararlı bir göstergedir. Listenizi hazırlarken sadece başarı sıralamanızı baz almalısınız.” diye konuştu. "Tercih listenizi üç gruba ayırın" Başarılı bir tercih listesinde risk, hedef ve güvenlik dengesi kurulması gerektiğini belirten Özgür Akoğlan, adaylara şu önerilerde bulundu: “İkinci adımda tercihinizi üç ana gruba ayırmalısınız. İlk 3-5 tercihinizi başarı sıranızın yaklaşık %5 veya %30 yukarısından seçerek hayal ve risk grubu olarak belirleyebilirsiniz. Orta kısımdaki 10-12 tercihi kendi sıranıza çok yakın olan ideal hedeflerinize ayırmalısınız. Son 4-6 tercihi ise risk almamak için sıralamanızın %30 ile %50 kadar altına inen güvenlik grubundan seçmelisiniz.” "Listeyi sıralarken sadece isteğinizi esas alın" ÖSYM'nin yerleştirme sisteminin çalışma mantığının doğru anlaşılması gerektiğini dile getiren Özgür Akoğlan, “Listenizi oluştururken sıralama aralığını mantıklı tutmalı, ancak maddeleri dizerken tamamen kendi istek sıranızı ön planda tutmalısınız. ÖSYM sisteminin listenizi yukarıdan aşağıya doğru taradığını ve girebildiğiniz ilk yere yerleştirdiğini unutmayın. Başarı sırası daha düşük olsa bile daha çok istediğiniz bir bölümü, daha az istediğiniz bir bölümün üstüne yazmalısınız.” şeklinde konuştu. "Özel koşulları mutlaka okuyun" Tercih kılavuzunda yer alan özel koşulların gözden kaçırılmaması gerektiğini vurgulayan Özgür Akoğlan, “Bölüm ve üniversite araştırması yaparken tercih kılavuzundaki özel koşullar maddelerini mutlaka okumalısınız. Yaş sınırı, sağlık raporu, kampüs konumu veya hazırlık sınıfı gibi detaylar burada yer alır. Ayrıca bölümün akademik kadrosunu, akreditasyonunu, staj imkanlarını, şehir yapısını ve barınma koşullarını araştırmalısınız.” dedi. "Baraj sıralamalarını kontrol edin" Bazı programlarda başarı sıralaması barajı bulunduğunu hatırlatan Özgür Akoğlan, "Tıp, hukuk, mühendislik, mimarlık, öğretmenlik, diş hekimliği ve eczacılık gibi bölümlerdeki baraj sıralamalarını kontrol etmeniz gerekir." ifadesinde bulundu. "Gitmeyi düşünmediğiniz bölümü yazmayın" Tercih listesine sadece gerçekten okunmak istenen programların yazılması gerektiğini belirten Özgür Akoğlan, “En önemlisi de kesinlikle okumayı düşünmediğiniz bir yeri listenize eklememelisiniz; kazandığınız takdirde gitmeseniz bile bir sonraki yıl Ortaöğretim Başarı Puanınız yarı yarıya düşecektir.” şeklinde sözlerini tamamladı. Tercih Günleri 10 Ağustos'a kadar sürecek Akoğlan, Üsküdar Üniversitesi olarak tercih günleri kapsamında adaylara ücretsiz tercih danışmanlığı hizmeti sunduklarını, uzman akademisyenler ve psikolojik danışmanlar eşliğinde gerçekleştirilecek görüşmelerde adaylara bölüm seçimi, kariyer planlaması ve tercih stratejileri konusunda birebir destek verdiklerini söyledi. Akoğlan, tercih yapacak adayları yerleşkelerde kurulan tercih merkezlerine davet etti.

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ), Türkiye’nin en iyi 18 üniversitesi arasında yer aldı Haber

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ), Türkiye’nin en iyi 18 üniversitesi arasında yer aldı

Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ), Uluslararası üniversite değerlendirme kurumu UNIRANKS tarafından açıklanan en başarılı üniversiteler listesinde Türkiye'nin en iyi 18. üniversitesi seçilerek büyük bir başarıya imza attı. Bursa'nın yarım asırlık bu köklü yükseköğretim kurumu, elde ettiği dereceyle akademik kalitesini ulusal ve uluslararası düzeyde bir kez daha tescilledi. BURSA (İGFA) - UNIRANKS verilerine göre hazırlanan listede ilk sıralarda yer alan Bursa Uludağ Üniversitesi, özellikle son dönemde nitelikli yayınlar, sanayi iş birlikleri ve Ar-Ge odaklı projeleriyle adından söz ettiriyor. Elde edilen 18.'lik derecesi, üniversitenin bölgedeki lider rolünü pekiştirirken gelecek vizyonu için de güçlü bir zemin hazırlıyor. BUÜ Rektörü Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, kazanılan bu başarıya dair yaptığı açıklamalarda üniversitenin akademik yükseliş ivmesine ve stratejik hedeflerine dikkat çekti. "ÖNCELİKLİ HEDEFİMİZ DÜNYADA İLK 1000" Rektör Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, UNIRANKS listesindeki konumun tüm akademik ve idari kadronun ortak emeği olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullandı: "Bursa Uludağ Üniversitesi olarak yarım asırlık köklü geçmişimizle, ülkemizin 23 Araştırma Üniversitesi'nden biri olmanın sorumluluğunu taşıyoruz. Yakaladığımız müthiş yükseliş ivmesi ve geliştirdiğimiz Büyük Veri Ofisi gibi projelerle artık akademik performansımızı çok daha şeffaf ve ölçülebilir bir şekilde takip ediyoruz. UNIRANKS listesinde Türkiye'nin en iyi 18. üniversitesi olmak bizim için gurur verici bir motivasyon kaynağıdır. Ancak vizyonumuz bununla sınırlı değil; ulusal ligde zirveye oynarken, dünya sıralamasında da öncelikli olarak ilk 1000 içerisine girmeyi arzu ediyoruz. Tüm çalışmalarımızı da bu hedef odağında yürütüyoruz." PROJELER VE GELECEK VİZYONU Üniversitenin gelecek stratejilerinden bahseden Rektör Yılmaz, bilimsel üretkenliği teşvik eden Başarılı Akademisyenlerin Rektör ile Buluşması gibi etkinliklerle araştırmacıları sürekli desteklediklerini belirtti. Yılmaz; “Gelecek döneme yönelik projelerimizi üç temel başlık altında özetleyebiliriz. Bunların ilki nitelikli araştırma vizyonumuzdur. Bu vizyon doğrultusunda bilimsel makale ve yayınlarda Q1 kalitesindeki araştırma sayımızı artırmak istiyoruz. İkinci projemiz kamu-sanayi entegrasyonudur. Burada da Bursa ekonomisine ve sanayisine doğrudan katkı sunan patent ile faydalı model tescillerimizi hızlandırmayı arzuluyoruz. Son projemiz de dijitalleşme ve şeffaflıktır. Bu vizyon doğrultusunda ise SciVal programı destekli yeni nesil akademik izleme sistemleriyle bölümlerin gelişimini anlık verilerle optimize etmeye çalışıyoruz. Kurduğumuz Büyük Veri Ofisi ile bu alanda da önemli mesafeler kat ettik” şeklinde konuştu. Bursa'nın ve Türkiye'nin geleceğini inşa edecek donanımlı gençler yetiştirmeye devam edeceklerini ifade eden Prof. Dr. Ferudun Yılmaz, bu başarıda emeği geçen tüm akademisyenlere, öğrencilere ve paydaşlara teşekkürlerini iletti. REKTÖRDEN ADAY ÖĞRENCİLERE ÇAĞRI Aday öğrencilerin üniversite tercihlerini 29 Temmuz - 10 Ağustos 2026 tarihleri arasında gerçekleştirebileceğine işaret eden Rektör Yılmaz; "Türkiye'nin en başarılı ilk 20 üniversitesi arasında yer alan bir Araştırma Üniversitesi olarak, evlatlarımıza sadece bir diploma değil; dünya standartlarında bir vizyon, güçlü bir sanayi iş birliği ağı ve nitelikli bir gelecek vaat ediyoruz. Ailelerimizin içi rahat olsun; Bursa Uludağ Üniversitesi, gençlerin hayallerini gerçeğe dönüştürecek akademik donanıma, kampüs olanaklarına ve köklü bir kültüre sahiptir. Geleceğini sağlam temeller üzerine inşa etmek isteyen tüm adaylarımızı üniversitemizin birer ferdi olmaya davet ediyorum" dedi.

YÖK Başkanı Özvar'dan yurt dışında eğitim uyarısı: Üniversitenin tanınırlığını mutlaka kontrol edin Haber

YÖK Başkanı Özvar'dan yurt dışında eğitim uyarısı: Üniversitenin tanınırlığını mutlaka kontrol edin

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, yurt dışında eğitim planlayan öğrencilere önemli uyarılarda bulundu. Özvar, tercih edilecek üniversitenin YÖK tarafından tanınıp tanınmadığının mutlaka kontrol edilmesi gerektiğini belirterek, tanınmayan kurumlardan alınan diplomalara denklik verilemeyeceğini hatırlattı. ANKARA (İGFA) - Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, sosyal medya hesabından paylaştığı videolu mesajla yurt dışında üniversite eğitimi almayı planlayan öğrencilere önemli uyarılarda bulundu. Özvar, gençlerin gelecekleri için önemli bir karar aşamasında olduklarını belirterek, yurt dışında tercih edecekleri yükseköğretim kurumunun YÖK tarafından tanınıp tanınmadığını mutlaka kontrol etmeleri gerektiğini söyledi. Yanlış üniversite tercihinin ilerleyen süreçte ciddi mağduriyetlere yol açabileceğine dikkat çeken Özvar, "Geleceğiniz için attığınız bu önemli adımda herhangi bir mağduriyet yaşamamanız için tercih edeceğiniz üniversitenin Yükseköğretim Kurulumuz tarafından tanınıp tanınmadığını mutlaka kontrol ediniz." ifadelerini kullandı. ???? Yurt dışında eğitim hayali kuran sevgili gençler, Geleceğiniz için attığınız bu önemli adımda herhangi bir mağduriyet yaşamamanız için tercih edeceğiniz üniversitenin Yükseköğretim Kurulumuz tarafından tanınıp tanınmadığını mutlaka kontrol ediniz. Unutmayın, tanınmayan… pic.twitter.com/0XFNprqBZH — Erol Özvar (@erolozvar) July 24, 2026 YÖK Başkanı Özvar, tanınmayan yükseköğretim kurumlarından alınan diplomalara denklik verilmesinin mümkün olmadığını da vurgulayarak, öğrencilerin tercih sürecinde bu hususu göz önünde bulundurmalarını istedi. Özvar'ın uyarısı, yurt dışında eğitim almayı planlayan adayların tercih sürecinde YÖK'ün tanınırlık ve denklik kriterlerini dikkate almalarının önemini bir kez daha gündeme taşıdı.

Üniversite mezunlarında istihdam geriledi... En yüksek oran tıp mezunlarında, en yüksek kazanç pilotajda Haber

Üniversite mezunlarında istihdam geriledi... En yüksek oran tıp mezunlarında, en yüksek kazanç pilotajda

TÜİK'in 2025 yılı yükseköğretim istihdam göstergelerine göre, lisans mezunlarının kayıtlı istihdam oranı yüzde 73,9, ön lisans mezunlarının ise yüzde 65,7 oldu. En yüksek istihdam oranı lisans düzeyinde tıp, ön lisans düzeyinde ise polis meslek eğitiminde gerçekleşti. ANKARA (İGFA) - Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Yükseköğretim İstihdam Göstergeleri verilerini açıkladı. Verilere göre, üniversite mezunlarının kayıtlı istihdam oranlarında bir önceki yıla göre sınırlı düşüş yaşandı. Sağlık, mühendislik ve teknik alanlarda mezunların istihdam olanaklarının daha güçlü olduğunu; bazı sosyal bilim alanlarında ise eğitim ile istihdam arasındaki uyumun daha düşük kaldığını ortaya koydu. Buna göre, lisans mezunlarının kayıtlı istihdam oranı 2024 yılında yüzde 75,0 iken, 2025 yılında yüzde 73,9 olarak gerçekleşti. Ön lisans mezunlarında ise kayıtlı istihdam oranı yüzde 66,4'ten yüzde 65,7'ye geriledi. LİSANS MEZUNLARINDA ZİRVEDE TIP Lisans seviyesinde en yüksek kayıtlı istihdam oranına sahip bölüm yüzde 95,5 ile tıp oldu. Tıp bölümünü; Özel eğitim öğretmenliği (yüzde 90,8), Havacılık elektrik ve elektroniği (yüzde 89,9), Matematik mühendisliği (yüzde 89,8), Hemşirelik (yüzde 89,8) bölümleri takip etti. Eğitim ve öğretim alanları bazında değerlendirildiğinde ise en yüksek kayıtlı istihdam oranı sağlık ve refah alanında yüzde 84,5 olarak gerçekleşti. Bu alanı mühendislik, imalat ve inşaat (yüzde 82,1), bilişim ve iletişim teknolojileri (yüzde 76,7), eğitim (yüzde 75,4) ile iş, yönetim ve hukuk (yüzde 74,1) izledi. ÖN LİSANSTA EN YÜKSEK İSTİHDAM POLİS MESLEK EĞİTİMİNDE Ön lisans mezunları arasında en yüksek kayıtlı istihdam oranı yüzde 92,6 ile polis meslek eğitimi bölümünde görüldü. En yüksek istihdam oranına sahip diğer ön lisans bölümleri ise şöyle sıralandı: Elektrik enerjisi üretim, iletim ve dağıtımı (yüzde 87,4), Uçak teknolojisi (yüzde 84,8), Kontrol ve otomasyon teknolojisi (yüzde 83,9), Elektrik (yüzde 83,7). Alan bazında ise ön lisans mezunlarında en yüksek kayıtlı istihdam oranı mühendislik, imalat ve inşaat alanında yüzde 76,3 oldu. İLK İŞ BULMA SÜRESİ 14,2 AYA GERİLEDİ TÜİK verilerine göre, lisans mezunlarının ortalama ilk iş bulma süresi 2024 yılında 14,4 ay iken, 2025 yılında 14,2 aya düştü. Ön lisans mezunlarında ise bu süre 16 aydan 15,8 aya geriledi. Lisans mezunları arasında ilk iş bulma süresinin en kısa olduğu bölüm 2,4 ay ile dil ve konuşma terapisi oldu. Bu bölümü; Tıp (3,9 ay), Özel eğitim öğretmenliği (4,4 ay), Eczacılık (4,6 ay), Ergoterapi (7,6 ay) izledi. Ön lisans mezunlarında ise en hızlı işe giren bölüm 3 ay ile polis meslek eğitimi oldu. EN YÜKSEK KAZANÇ PİLOTAJ MEZUNLARINDA Lisans mezunlarının kazanç durumlarına göre en yüksek aylık ortalama gelire sahip bölümler sırasıyla; Pilotaj, Matematik mühendisliği, Uzay mühendisliği, Uçak mühendisliği, Kontrol ve otomasyon mühendisliği oldu. Ön lisans mezunlarında ise en yüksek ortalama kazanç sağlayan bölümler; Uçak teknolojisi, Perakende satış ve mağaza yönetimi, Polis meslek eğitimi, Elektrik enerjisi üretim, iletim ve dağıtımı, Marka iletişimi olarak sıralandı. Ücretli çalışan lisans mezunlarının eğitim aldıkları alanla uyumlu bir meslek grubunda çalışma oranı 2025 yılında yüzde 56,7 oldu. Bu oran 2024 yılında yüzde 56,1 seviyesindeydi. Ön lisans mezunlarında ise alan uyumu oranı yüzde 50,8 olarak gerçekleşti. Lisans mezunlarında kendi alanında çalışma oranının en yüksek olduğu alan sağlık ve refah (yüzde 80,4) oldu. Bunu iş, yönetim ve hukuk (yüzde 79,6), eğitim (yüzde 64,8), mühendislik, imalat ve inşaat (yüzde 63,6) ile bilişim ve iletişim teknolojileri (yüzde 56,1) takip etti. En düşük alan uyumu ise lisans mezunlarında sosyal bilimler, gazetecilik ve enformasyon alanında yüzde 20,6 olarak kaydedildi. Ön lisans mezunlarında en yüksek alan uyumu iş, yönetim ve hukuk alanında yüzde 64,1 olurken, en düşük oran sosyal bilimler, gazetecilik ve enformasyon alanında yüzde 7,8 olarak gerçekleşti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.