Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yeşil Dönüşüm

bursaarena.com.tr - Yeşil Dönüşüm haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yeşil Dönüşüm haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Zeytin ihracatçıları darboğazda! Haber

Zeytin ihracatçıları darboğazda!

Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Finansmana Erişim Bilgilendirme Toplantısında, zeytin ve zeytinyağı ihracatçılarının ekonomik sıkıntıları masaya yatırıldı. İZMİR (İGFA) - Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği (EZZİB), ihracatçıların finansmana erişimini kolaylaştırmak ve güncel destek mekanizmaları hakkında sektörü bilgilendirmek amacıyla “Finansmana Erişim Bilgilendirme Toplantısı” düzenledi. Ege İhracatçı Birlikleri hizmet binasında gerçekleştirilen toplantıda; Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, Türk Eximbank ve Türk Ticaret Bankası temsilcileri, ihracatçılara sunulan kredi, sigorta ve finansman olanaklarını anlattı. Zeytin ve zeytinyağı sektörünün finansman ihtiyaçları ile çözüm bekleyen konuları da kurum temsilcilerine doğrudan aktarıldı. Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği Başkanı M. Emre Uygun’un açılış konuşmasıyla başlayan toplantıya; TCMB Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Burhan Mert Angılı, TCMB İzmir Bölge Müdürü Erol Seheroğlu, Türk Eximbank Ege ve Anadolu Bölge Müdürü Gülom Kudal, Ege Sigorta Pazarlama Müdürü Zeynep Aslıgül Nefesoğlu Kandiyeli, İzmir Şube Yönetmeni Yeliz Alışar, Türk Ticaret Bankası İzmir Merkez Şube Kurumsal Bankacılık Müdürü Bülent Keçeciler ve Portföy Yöneticisi Arzu Uludağ katıldı. Uygun: “Finansman mekanizmaları sektörün üretim takvimine uyum sağlamalı” Zeytin ve zeytinyağı sektörünün tamamen yerli girdilerle üretim yaptığını vurgulayan EZZİB Başkanı M. Emre Uygun, sektörün finansman ihtiyacının özellikle ham madde alım döneminde yoğunlaştığını söyledi. Uygun, “Zeytin ve zeytinyağı sektörümüz ithal girdiye bağımlı olmadan, yüzde 100 yerli kaynaklarla üretim ve ihracat gerçekleştiriyor. Eylül-ocak döneminde ham madde alımlarımız yoğunlaşıyor ve üreticilerimize peşin, Türk lirası üzerinden ödeme yapıyoruz. Bu nedenle finansman imkânlarının sektörümüzün dönemsel yapısını ve üretim takvimini dikkate alacak şekilde kurgulanması büyük önem taşıyor. Reeskont kredi limitlerinin ham madde alım dönemlerinde artırılması ve tahsis süreçlerinin hızlandırılması sektörümüzün rekabet gücüne önemli katkı sağlayacaktır.” dedi. Döviz dönüşüm desteğinde kademeli model önerisi Toplantıda, ihracat bedellerinin Türk lirasına dönüştürülmesini teşvik eden döviz dönüşüm desteği de ele alındı. Uygun, mevcut destek oranının yüzde 100 yerli girdiyle çalışan sektörler açısından yükseltilmesi gerektiğini belirterek, döviz dönüşüm desteğinin yüzde 7’ye çıkarılmasını talep etti. Başkan Uygun, ihracat gelirinin daha yüksek bölümünü Türk lirasına çeviren firmaların daha güçlü biçimde desteklenmesi gerektiğine işaret ederek şöyle devam etti: “Mevcut sistemde belirlenen asgari oranın üzerinde döviz bozduran firmalar için ilave bir teşvik oluşmuyor. İhracat bedelinin Türk lirasına dönüştürülen kısmı arttıkça destek oranının da kademeli biçimde yükseldiği bir modele geçilmesini öneriyoruz. Böyle bir uygulama, ihracatçıyı döviz gelirinin daha büyük bölümünü Türk lirasına çevirmeye teşvik ederken ülkemizin rezervlerine yüksek katkı sağlayan sektörleri de pozitif ayrıştıracaktır.” TCMB Bankacılık Genel Müdür Yardımcısı Burhan Mert Angılı ise sektör bazında farklı destek oranlarının uygulanmasının kamu politikası açısından güçlükler taşıdığını, buna karşın katma değer ve verimliliği dikkate alan daha hakkaniyetli bir mekanizma üzerinde çalışmaların sürdürüldüğünü ifade etti. Reeskont kredilerinin güncel koşulları paylaşıldı Toplantıda TCMB’nin günlük reeskont kredi limitinin 5 milyar TL’ye yükseltildiği, firma başına günlük kullanım limitinin 60 milyon TL, KOBİ dışı firmalar için toplam üst limitin ise minimum 2,5 milyar TL olduğu bilgisi paylaşıldı. Reeskont kredilerinde uygulanan yüzde 19,32’lik faiz oranının mevcut piyasa koşullarında ihracatçılar açısından avantajlı bir finansman imkânı sunduğu belirtildi. Türk lirası reeskont kredisi kullanan firmalara yönelik döviz alım kısıtlamasında esneklik sağlandığı, firmaların belirli mevzuat kriterleri dahilinde ciro ve aktif büyüklüklerine oranla döviz pozisyonu tutabildiği aktarıldı. Aynı gruba bağlı şirketlerin reeskont bakiyeleri kapsamında günlük kullanım limitlerini grup içerisinde daha esnek şekilde değerlendirebildikleri de bildirildi. Eximbank’tan ihracatçılara yeni sigorta ve teminat olanakları Türk Eximbank temsilcileri, ihracatçıların yurt dışındaki iştirakleri, depoları veya üçüncü ülkeler üzerinden gerçekleştirdikleri transit ticaret işlemlerinin belirli koşullar altında alacak sigortası kapsamına alınabildiğini açıkladı. Toplantıda ayrıca belirli sevkiyat hacmine sahip firmaların sigortalanacak alıcılarını seçmesine imkân tanıyan “Ciro Poliçesi” uygulaması hakkında bilgi verildi. Eximbank alacak sigortası poliçelerinin ve sigortalı alacakların doğrudan kredi teminatı olarak kabul edilmesini öngören yeni modelin ise önümüzdeki dönemde uygulamaya alınmasının planlandığı belirtildi. Modelin, ihracatçıların teminat mektubu komisyonlarından kaynaklanan maliyetlerini azaltması bekleniyor. Yeşil dönüşüm yatırımlarına 8,5 yıla varan finansman Dünya Bankası kaynaklı Yeşil İhracat Kredisi’nin gıda ile zeytin ve zeytinyağı sektörlerini de kapsadığı belirtilirken kredinin Euribor artı yüzde 3,50 faiz oranı ve 8,5 yıla varan vadelerle sunulduğu aktarıldı. Finansmanın yalnızca güneş ve rüzgâr enerjisi yatırımlarında değil; ticari ve pazarlama amaçlı elektrikli araç, elektrikli forklift, enerji verimliliği ve su tasarrufu projelerinde de kullanılabildiği ifade edildi. Kasım 2023 sonrasında gerçekleştirilen uygun nitelikteki yatırımlar için geriye dönük finansman sağlanabildiği bilgisi paylaşıldı. Toplantı, EZZİB Başkanı M. Emre Uygun’un moderatörlüğündeki soru-cevap bölümüyle sona erdi. İhracatçılar, finansmana erişimde karşılaştıkları sorunları ve çözüm önerilerini TCMB, Türk Eximbank ve Türk Ticaret Bankası temsilcilerine doğrudan iletme fırsatı buldu.

VakıfBank'tan 300 milyon dolarlık enerji ve dönüşüm finansmanı hamlesi Haber

VakıfBank'tan 300 milyon dolarlık enerji ve dönüşüm finansmanı hamlesi

VakıfBank, Asya Altyapı Yatırım Bankası (AIIB) iş birliğiyle sağlanan 300 milyon dolarlık kaynakla Enerji ve Dönüşüm Finansmanı Programı'nı hayata geçirdi. Program kapsamında deprem bölgesinin yeniden inşası ile KOBİ'lerin yeşil dönüşüm yatırımlarına uzun vadeli finansman desteği sağlanacak. İSTANBUL (İGFA) - VakıfBank, Asya Altyapı Yatırım Bankası (AIIB) ile gerçekleştirdiği ilk iş birliği kapsamında temin edilen 300 milyon dolarlık kaynakla Enerji ve Dönüşüm Finansmanı Programı'nı başlattı. Program, deprem bölgesindeki yeniden inşa çalışmalarının yanı sıra KOBİ'lerin enerji verimliliği ve yeşil dönüşüm yatırımlarına uzun vadeli finansman sağlamayı hedefliyor. Programın ilk bölümünde, 6 Şubat depremlerinden etkilenen 11 ilde yürütülen yeniden inşa faaliyetlerine destek verilecek. Sosyal konut, okul, hastane ve klinik yapımını üstlenen firmaların işletme sermayesi ile makine ve ekipman yatırımları finanse edilecek. Risk grubu bazında 10 milyon dolara kadar kredi imkânı sunulacak. İkinci aşamada ise KOBİ'lerin enerji dönüşümünü hızlandıracak yatırımlar desteklenecek. Enerji verimliliği, yenilenebilir enerji, sanayide karbon emisyonunun azaltılması ve temiz ulaşım alanlarında uygun koşullu kredi paketleri devreye alınacak. Güneş ve rüzgâr enerjisi projeleri, batarya depolama sistemleri, elektrikli araç şarj altyapıları ve elektrikli ticari araç yatırımları da program kapsamındaki desteklerden yararlanabilecek. VakıfBank Genel Müdürü Osman Arslan, finansmanı Türkiye'nin kalkınma hedeflerine katkı sunan stratejik bir araç olarak gördüklerini belirterek, AIIB'den sağlanan 300 milyon dolarlık kaynağın uluslararası finans kuruluşlarının bankaya duyduğu güveni gösterdiğini söyledi. Arslan, programla hem deprem bölgesinin yeniden ayağa kalkmasına katkı sağlamayı hem de KOBİ'lerin yeşil dönüşüm yatırımlarını destekleyerek rekabet güçlerini artırmayı hedeflediklerini ifade etti. AIIB Finansal Kuruluşlar ve Fonlama Genel Direktörü Gregory Liu ise finansmanın, Türkiye'nin toparlanma sürecine destek verirken iklim dönüşümünü de merkeze aldığını belirterek, iş birliğinin yeniden yapılanma çalışmalarını hızlandıracağını ve KOBİ'lerin iklim dönüşümüne katkısını güçlendireceğini vurguladı. VakıfBank, Enerji ve Dönüşüm Finansmanı Programı'nın Orta Vadeli Program, 12. Kalkınma Planı ve Türkiye'nin 2053 Net Sıfır Emisyon hedefleri doğrultusunda sürdürülebilir üretim, yeşil dönüşüm ve ekonomik kalkınmaya katkı sağlamasını amaçlıyor.

Plajlarda sigara yasağı yarın başlıyor Haber

Plajlarda sigara yasağı yarın başlıyor

Antalya, deniz ekosistemini korumak ve halk sağlığını güvenceye almak adına devrim niteliğinde bir çevre hamlesi başlattı. Küresel iklim diplomasisinin kalbinin atacağı COP31 zirvesine ev sahipliği yapacak olan Antalya, sürdürülebilir çevre politikalarında dünyaya örnek olacak öncü bir karara imza attı. Antalya Valiliği tarafından hayata geçirilen Mavi Akdeniz İnisiyatifi çerçevesinde, kumsallarda biriken ve deniz ekosistemine telafisi imkansız zararlar veren izmarit kirliliğinin önüne geçilmesi amacıyla sahil şeritlerinde tütün mamullerinin tüketimi yasaklanıyor. Çocukları pasif içicilikten korumayı ve ailelere temiz bir sahil şeridi sunmayı hedefleyen bu yeşil dönüşüm, ilk etapta kentin göz bebeği konumundaki Lara, Belek, Çamyuva ve Beach Park plajlarında eş zamanlı olarak yürürlüğe girecek. MAKRO PLANIN İLK HALKASI: HEDEF 2040’TA SIFIR TÜTÜN Antalya sahillerinde uygulamaya konulan bu kısıtlama, aslında yerel bir kararın ötesinde, Türkiye genelinde tütünle mücadelede yeni bir dönemin kapısını aralıyor. Sağlık Bakanlığı tarafından ilgili paydaşların katılımıyla son aşamaya getirilen yeni yasa taslağı, kapalı ve açık alan ayrımını ortadan kaldırarak dumansız hava sahasını tüm kamusal alanlara yaymayı amaçlıyor. Onedio'nun aktardığına göre, yasa taslağının uzun vadeli ve en dikkat çekici stratejik hedefi ise 1 Ocak 2040 tarihi itibarıyla Türkiye genelinde tütün ürünlerinin satışını tamamen yasaklamak. Bu radikal vizyona ulaşılana kadar geçecek geçiş sürecinde ise sigara kullanımı hayatın neredeyse tüm alanlarında marjinalize edilecek. Tamamen Yasaklanan Alanlar: Çocuk oyun parkları, ibadethaneler, her kademedeki eğitim kurumları, spor tesisleri ve halk plajları tütün ürünlerine tamamen kapatılan "kırmızı hatlar" olarak tescillenecek. Mesafe Şartı: Hastane ve üniversite yerleşkelerinde sigara içme alanları, binalardan en az 20 metre uzaklıkta konuşlandırılacak. Sahil Kabinleri: Plajlarda tütün tüketmek isteyenler için kurulacak özel izole sigara kabinlerinin arasında en az 200 metre mesafe bırakılması zorunlu olacak. Türkiye'nin güney sahillerinde başlattığı bu ekolojik temizlik hareketi, dünya genelinde lüks destinasyonların uyguladığı çevre politikalarıyla da tam bir uyum gösteriyor. Bugün mikroplastik ve izmarit kirliliğine karşı küresel ligde pek çok gelişmiş ülke benzer sert önlemleri devreye almış durumda: Fransa & İspanya: Fransa genelinde sahil şeritlerindeki tütün yasaklarının kapsamı her geçen gün genişletilirken, İspanya'da yüzlerce plaj "dumansız statü" ile korunuyor. İtalya & Belçika: Yerel yönetimler, kıyı şeritlerinde tütün kullanım alanlarını asgari seviyeye indiren mevzuatları onayladı. Avustralya: Çocukların yoğunlukta olduğu okyanus sahillerinde dumansız plaj kuralları uzun yıllardır katı cezai yaptırımlarla başarıyla sürdürülüyor.

3. Uludağ Çevre Forumu yoğun ilgi gördü Haber

3. Uludağ Çevre Forumu yoğun ilgi gördü

BURSA (İGFA) - Burkasan’ın çevre, geri dönüşüm ve döngüsel ekonomi alanındaki çalışmalarını temsil ettiği forum, kamu temsilcilerini, iş dünyasını, akademiyi ve sektör paydaşlarını aynı platformda buluşturdu. Etkinlikte üretimde sürdürülebilirlik, geri dönüştürülmüş ham madde kullanımı, atık yönetimi, yeşil dönüşüm politikaları ve döngüsel ekonomi başlıkları ele alındı. Kılıç, mevcut kaynak kullanım modelinin uzun vadede sürdürülebilir olmadığını belirterek Türkiye’nin geri dönüşüm kapasitesinin ekonomik değere dönüşmesi için güçlü toplama ağlarına, etkin regülasyonlara ve sanayiyle entegre bir geri dönüşüm modeline ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. BURSA’NIN YEŞİL DÖNÜŞÜMÜ İÇİN PLANLI BÜYÜME VURGUSU Vedat Kılıç, forumda yaptığı konuşmada Bursa’nın plansız büyüme, trafik, çevre kirliliği ve üretim alanlarının sınırlanması gibi temel sorunlarla karşı karşıya kaldığını belirtti. Şehir planlamasının yalnızca estetik bir konu olmadığını vurgulayan Kılıç, bu sürecin yaşam kalitesi, üretim gücü ve çevresel sürdürülebilirlik açısından kritik önem taşıdığını söyledi. Kılıç, Bursa’nın anayasası niteliğinde olacak 1/100 binlik çevre planının hazırlanması gerektiğini belirterek, organize sanayi alanlarına yönelik ihtiyacın doğru planlama ile karşılanması gerektiğini ifade etti. Üniversiteler, akademik odalar, yerel yönetimler ve iş dünyasının ortak bir vizyon etrafında buluşması halinde Bursa’nın önündeki birçok engelin aşılabileceğini dile getirdi. GERİ DÖNÜŞÜM EKONOMİK SİSTEMİN GÜÇLÜ BİR PARÇASI OLMALI Vedat Kılıç, geri dönüşümün artık yalnızca çevresel bir sorumluluk olarak değil, sanayinin rekabet gücünü, kaynak güvenliğini ve ihracat kapasitesini doğrudan etkileyen stratejik bir alan olarak ele alınması gerektiğini vurguladı. Forumda geri dönüştürülmüş ham madde kullanımının artırılması, atıkların ekonomiye yeniden kazandırılması ve geri dönüşüm sektörünün sürdürülebilir şekilde büyümesi gerektiği değerlendirildi. Kılıç, üretim süreçlerinde geri dönüştürülmüş içerik kullanımının yaygınlaşmasının hem çevresel fayda sağlayacağını hem de Türkiye sanayisinin yeşil dönüşüm hedeflerine katkı sunacağını belirtti. BURKASAN, DÖNGÜSEL EKONOMİYE KATKI SUNMAYI SÜRDÜRÜYOR Burkasan, geri dönüşüm ve atık yönetimi alanındaki faaliyetleriyle döngüsel ekonominin gelişmesine katkı sunmaya devam ediyor. Şirket, kaynakların verimli kullanılması, atıkların ekonomiye yeniden kazandırılması ve sürdürülebilir üretim süreçlerinin desteklenmesi amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. 3.Uludağ Çevre Forumu, Burkasan’ın çevre odaklı vizyonunu paylaşması ve sektör paydaşlarıyla ortak hedefler doğrultusunda bir araya gelmesi açısından önemli bir platform oldu. Vedat Kılıç’ın forumda verdiği mesajlar, Bursa’nın yeşil dönüşüm sürecinde daha planlı, daha güçlü ve daha sürdürülebilir bir yapıya kavuşması gerektiğini ortaya koydu.

3. Uludağ Çevre Forumu Bursa Business School’da başladı Haber

3. Uludağ Çevre Forumu Bursa Business School’da başladı

BURSA (İGFA) - İlki 2024 yılında düzenlenen ve kısa sürede alanında referans etkinliklerden biri haline gelen Uludağ Çevre Forumu bu yıl da yoğun katılımla yapılıyor. Bursa Business School Uludağ Kampüsü’nde “Kaynaktan Değere Bugünden Geleceğe” temasıyla düzenlenen forumda iki gün boyunca 7 ayrı oturum düzenlenecek. Türkiye'nin küresel iklim politikalarındaki vizyonunu taçlandıracağı COP31’e doğru giderken atılacak stratejik adımların değerlendirildiği forumda entegre atık yönetimi ve Ulusal Depozito Sistemi, üretimde zorunlu geri dönüştürülmüş madde kullanımı, otomotiv sektöründe sürdürülebilirlik, ulusal su politikaları ve sanayide yeşil dönüşüm gibi başlıklarda alanında uzman isimler konuşmacı olarak yer alıyor. Açılışta konuşan BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, sürdürülebilirlik gibi uzun soluklu ve çok boyutlu bir alanda başarının tek seferlik çalışmalarla değil, ortak akılla, istikrarlı iş birlikleriyle ve aynı hedef etrafında buluşan kurumların gayretiyle mümkün olduğunu söyledi. Bu anlamda AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi’nin emekleriyle üçüncü kez hayata geçirilen forumun, kaynak verimliliği, çevre duyarlılığı, yeşil dönüşüm ve insan odaklı kalkınma hedefleri bakımından önem bir kazanım olduğunu belirten Burkay, iklim değişikliği, çevresel riskler, kaynakların etkin kullanımı, enerji güvenliği ve sürdürülebilir üretim; küresel rekabetin ana gündemleri arasında yer aldığını vurguladı. Burkay, yeşil dönüşüm sürecinde kamu politikalarıyla özel sektör uygulamalarının aynı istikamette ilerlemesinin büyük önem taşıdığını söyledi. Bu noktada son dönemde hayata geçirilen desteklerin iş dünyası olarak çok değerli bulduklarını ifade eden İbrahim Burkay, “Bursa iş dünyası olarak, bu destekler için Bakanlığımıza, KOSGEB’e, TÜBİTAK’a ve sürece katkı sunan tüm kurumlarımıza teşekkür ediyoruz. Bununla birlikte sahadan aldığımız geri bildirimler, önümüzdeki dönemde desteklerin daha fazla firmaya ulaşması, başvuru süreçlerinin sadeleşmesi, finansmana erişimin güçlendirilmesi ve özellikle KOBİ’lerimizin teknik danışmanlık kapasitesinin artırılması yönündeki ihtiyacın devam ettiğini göstermektedir. Karbon ayak izi ölçümü, enerji verimliliği yatırımları, temiz üretim teknolojileri, yeşil finansman, dijitalleşme ve mevzuata uyum başlıklarında sağlanacak her yeni destek; firmalarımızın rekabet gücüne, ihracat kapasitesine ve sürdürülebilir üretim anlayışına doğrudan katkı sağlayacaktır.” ifadelerini kullandı. BTSO olarak bizler de Bakanlığın ortaya koyduğu vizyonu; Bursa’nın üretim gücü, girişimcilik kabiliyeti ve yatırım kapasitesiyle desteklediklerini vurgulayan Burkay, şöyle devam etti: “Bugün Bursa’da, yüksek teknolojili üretimden lojistiğe, enerji verimliliğinden yalın üretime kadar geniş bir alanda güçlü bir dönüşüm altyapısı oluşturduk. Ülkemizin yüksek teknolojili ilk organize sanayi bölgesi TEKNOSAB, sanayimizin yeni nesil üretim vizyonunu temsil ederken; Lojistik Teknopark projemiz, kentimizin üretim ve ihracat kapasitesini daha verimli bir yapıya kavuşturmayı hedeflemektedir. Enerji Verimliliği Merkezimiz ve Bursa Model Fabrikamız ise firmalarımıza sahada ölçülebilir kazanımlar sağlayan iki önemli uygulama merkezimizdir. Bu merkezlerimizle işletmelerimizin kaynak kullanımını iyileştirmesine, üretim süreçlerini daha verimli hale getirmesine ve yeşil dönüşüm hedeflerine daha güçlü hazırlanmasına katkı sunuyoruz. Kısacası Bursa iş dünyası olarak bizler, sürdürülebilirliği yalnızca konuşulan bir hedef olarak değil; üretimin, yatırımın, ihracatın ve kurumsal kapasitenin her aşamasına yansıyan somut bir çalışma alanı olarak görüyoruz.” diye konuştu. İŞ DÜNYASI OLARAK ÖNEMLİ BİR EŞİKTEYİZ Bugün iş dünyası olarak çok önemli bir eşikte olduklarını ifade eden Başkan Burkay geçmişte rekabetin temel göstergelerinin üretim kapasitesi, maliyet avantajı, hız ve kalite olduğunu ancak bugün bunların yanına karbon ayak izi, enerji verimliliği, kaynak kullanımı, atık yönetimi, yeşil finansmana erişim ve sürdürülebilir tedarik zincirlerinin eklendiğini kaydetti. Sürdürülebilirlik anlayışının en güçlü karşılık bulduğu alanların başında şehirlerin geldiğini belirten Başkan Burkay, “Sürdürülebilirlik, şehirlerin planlanmasında, ulaşım altyapısında, afetlere hazırlığında, çevre kalitesinde ve sosyal yaşam alanlarında da kendini göstermelidir. Bir şehri geleceğe hazırlamak, aslında o şehirde yaşayan insanın hayatını, güvenliğini, sağlığını ve refahını öncelemek demektir. Dolayısıyla Bursa gibi kadim bir kenti ‘su akar yolunu bulur’ anlayışıyla kaderine terk edemeyiz. Çünkü Bursa, plansızlığa mahkûm edilecek kadar değersiz bir şehir değildir.” dedi. Bursa’nın en son kapsamlı çevre düzeni planının 1998 yılında yapıldığını hatırlatan Başkan Burkay, 30 yıl önceki bir akılla bugünün Bursa’sını yönetmeye çalışmanın Bursa’ya yapılan büyük bir haksızlık olduğunu dile getirdi. Başkan Burkay, “Bu plansızlık; sadece estetik bir kayıp değildir; her gün boğuştuğumuz trafik, çevre kirliliği ve kentin kapasite geliştirme sorunlarını da beraberinde getiren bir düğümdür. Bu nedenle Bursa’mızın anayasası niteliğinde olan 1/100 binlik çevre planında şehir içinde sıkışıp kalmış, apartmanlarla iç içe imalat yapan üretim ve ihracat kapasitesi sınırlanmış 8 bin 500 firmamızın varlığını da ayrıca değerlendirmek durumundayız. Organize bir akılla hareket ettiğimizde, akademik odalarımızın ve üniversitelerimizin vizyonu ile iş dünyamızın dinamizmini birleştirdiğimizde, inanıyorum ki her engeli aşarız. Bursa'nın gerçek değeri, ancak bu planlı büyüme ve ortak akıl koordinasyonuyla ortaya çıkacaktır. Bu düşüncelerle forumda emeği geçen Konseyimize, destek veren sponsorlarımıza ve tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum.” dedi. ULUDAĞ ÇEVRE FORUMU ÖNEMLİ BİR PLATFORM HALİNE GELDİ BTSO AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç, Uludağ Çevre Forumu’nun üçüncüsünü gerçekleştirmekten büyük mutluluk duyduklarını belirterek, daha önce yapılan iki forumun başarıyla tamamlandığını ve etkinliğin artık Bursa iş dünyasının yanı sıra Türkiye genelinde de takip edilen önemli bir platform haline geldiğini söyledi. Forumun güçlü içerik, yüksek katılım ve sektörler arası iş birliğiyle öne çıktığını ifade eden Kılıç, “Uludağ Çevre Forumu’nun ülkemize, Bursa’ya ve iş dünyamıza yakışan, ulusal ölçekte takip edilen önemli bir platform haline geldiğine inanıyoruz.” dedi. Forumun hayata geçirilmesine destek veren BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’a da teşekkür eden Kılıç, iklim krizinin artık yalnızca çevresel bir sorun olmadığını, aynı zamanda ekonomik rekabetten üretim modellerine kadar birçok alanı etkilediğini vurguladı. Bursa Vali Yardımcısı Salih Altun, geri dönüşüm ve sürdürülebilirliğin insanlık tarihi kadar eski ve önemli bir konu olduğunu söyledi. Doğanın milyonlarca yıldır kendi döngüsü içerisinde kusursuz bir geri dönüşüm sistemi kurduğunu belirten Altun, milyarlarca insanın bu dünyadan ayrıldığını, doğanun bunu muhteşem şekilde geri dönüştürdüğünü vurgulayarak, "Doğanın teknolojisi bir kaosun önüne geçiyor.” dedi. İnsanlığın bugün hâlâ doğadaki bu kusursuz dönüşümü nasıl sağlayacağını tartıştığını belirten Altun, “Dünyada geri dönüşüm konusunda ortak bir konsensüs sağlandı. Artık üretmek ne kadar önemliyse atık dönüşümü de o kadar önemli. BTSO öncülüğünde gerçekleştirilen bu forum ve COP31 zirvesi gibi organizasyonlar, bu sorunun çözümü için ortak çaba gösteriyor.” diye konuştu. Açılış konuşmalarının 3. Uludağ Çevre Forumu’na katkı veren sponsorlara plaketleri takdim edildi. Forumun açılış oturumu ise COP 31’e Doğru Türkiye başlığı ile gerçekleştirildi. AB Uyum ve Yeşil Mutabakat Konseyi Başkanı Vedat Kılıç’ın moderatörlüğünde yapılan oturumda BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı İklim Değişikliği Başkan Yardımcısı Mehrali Ecer konuşmacı olarak yer aldı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.