Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yeniden İnşa

bursaarena.com.tr - Yeniden İnşa haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yeniden İnşa haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sel felaketinin tahrip ettiği Çin-Nepal sınırındaki limandan eser yok Haber

Sel felaketinin tahrip ettiği Çin-Nepal sınırındaki limandan eser yok

Sel felaketinin tahrip ettiği Çin-Nepal sınırında, bir zamanlar hareketli olan limandan eser yok. Çin'in Tibet Özerk Bölgesi, Şigatse şehrinde, 26 Ağustos'ta meydana gelen toprak kaymasının ardından Gyirong Limanı'ndaki afet bölgesinde arama ve kurtarma çalışmaları yürütülüyor. Reuters'e konuşan yetkililer, arama ekiplerinin bölgeyi yedi alana ayırdığını ve aramaları dört alanda tamamladığını belirtti.Nepal'de 2015'te meydana gelen depremin alternatif bir geçiş yolunu kullanılamaz hale getirmesinin ardından liman hayati önem kazanmıştı. Diplomatlar, kayıp yabancılar arasında Kailash Dağı'na giden Hindu hacıların da bulunduğunu söylüyor. Parlak turuncu kıyafetler giymiş yaklaşık 20 Çinli kurtarma görevlisi, Pazar günü, tsunami benzeri bir toprak kaymasının Çin'in Nepal ile olan ana sınır geçişini yıkmasından bu yana kayıp olan yüzlerce kişiyi bulmak için ekskavatörler, kürekler ve yer altı radarı dedektörleri kullandı.Çin'in Tibet bölgesi ile Nepal'i ayıran Gyirong sınır kapısı, 26 Ağustos'ta sınırın Nepal tarafında bir buzulun çökmesiyle yaşanan yıkımın korkunç bir sembolü haline geldi. Reuters ve diğer haber ajansları, Çin Dışişleri Bakanlığı tarafından yabancı medya için düzenlenen ilk gezi kapsamında, dar bir nehir geçidinde bulunan kara sınır kapısını ziyaret etti.Olay yerinden gelen video ve fotoğraflarda, felaketten önce sınırda bulunan beş katlı Çin gümrük binasından hiçbir iz kalmadığı görüldü. Heyelandan önce görülebilen tek yapı, yakındaki bir su kulesi tesisinin bir bölümüydü. İşçiler, bir zamanlar yaklaşık 20 metre yüksekliğindeki sınır kapısının bulunduğu yere Çin bayrağı dikmişlerdi. "Tehlikeli Bölge, Hızlı Geç" yazılı uyarı levhalarının arkasında, yaklaşık 20 kişiden oluşan üç grup kurtarma ve enkaz kaldırma işçisi, Pazar öğleden sonra küreklerle toprağı kazarken, birkaç kırmızı ekskavatör de hazır bekliyordu. Reuters'e konuşan yetkililer, kurtarma ekiplerinin arama alanını yedi bölgeye ayırdığını, bu bölgelerin dördünde aramaların tamamlandığını, üçünde ise çalışmaların devam ettiğini bildirdi.Heyelan, sınırın her iki tarafında 1.300'den fazla kişinin ölümüne yol açarken, 5.000'den fazla kişi de kayıp. Cumartesi günü, Nepal'deki acil durum ekipleri, bir hidroelektrik santraline bağlı tünelde bulunan Çinli bir işçiyi kurtardı. Cuma günü itibarıyla sınırın Çin tarafında 31 kişinin öldüğü doğrulanırken, 531 kişi hala kayıp olarak sınıflandırılıyordu. Çinli yetkililer, kayıp olanlar arasında 23 ülkeden 261 yabancının da bulunduğunu belirtti.Gyirong İlçesi ortalama 4.000 metreden fazla bir rakımda yer alırken, limanın kendisi yaklaşık 1.800 metrede, daha alçak bir konumda bulunmaktadır. Heyelan riski, kötü hava koşulları ve derin çamur, kurtarma ve iyileştirme çalışmalarını daha da zorlaştırmıştır. Gyirong'a giden tek kara yolu geçen Çarşamba sabahı yeniden açıldı ve bu da Çin'in kurtarma ve nihai yeniden inşa çalışmalarına yardımcı olmak için ağır ekipman getirmesine olanak sağladı. Devlet medyası, işçilerin geçici elektrik direkleri dikerek bölgeyi şebekeye yeniden bağlamak suretiyle elektriğe yeniden kavuşmasını gösteren görüntüler yayınladı. HİNDU HAC YERİ olan Nepal'de 2015 yılında meydana gelen depremin daha doğudaki alternatif bir sınır geçiş noktasını ciddi şekilde hasara uğratmasının ardından, Gyirong son on yılda Nepal ve Tibet arasındaki seyahat ve ticaret için ana sınır geçiş noktası haline geldi. Liman, geçen yılın Temmuz ayı ile Ocak ayı arasında, daha önceki bir buzul selinden dolayı kapatılmıştı. Elektrikli otomobiller de dahil olmak üzere Çin mallarının Nepal'e sevkiyat noktası olmasının yanı sıra, son yıllarda binlerce Hindu hacı için de bir geçiş noktası haline gelmişti. Birçok Hindu, Hindular ve Budistler tarafından kutsal kabul edilen Tibet'teki yüksek rakımlı bir yer olan Kailash Dağı'na gitmek için Nepal üzerinden seyahat eder. Hindular, buranın Lord Shiva ve eşi Parvati'nin ebedi evi olduğuna inanırlar. Pekin'deki diplomatların belirttiğine göre, Tibet'te hala kayıp olan yabancı uyrukluların çoğu Hindistan'da geniş aileleri olan hacılardı. Kayıplar arasında 49 Hint vatandaşı bulunuyor.

TTB’den 17 Ağustos’un 27. yılında çağrı Haber

TTB’den 17 Ağustos’un 27. yılında çağrı

Türk Tabipleri Birliği, 17 Ağustos 1999 Marmara Depremi’nin 27’nci yıl dönümünde yayımladığı açıklamada, depremlerin afete dönüşmesinde yanlış planlama, denetimsiz yapılaşma ve kamusal sorumlulukların yerine getirilmemesinin belirleyici olduğunu vurguladı. TTB, özellikle sağlık kuruluşlarının afetlere dayanıklı hale getirilmesi ve afet yönetiminin toplumun katılımıyla yürütülmesi çağrısında bulundu. ANKARA (İGFA) - Türk Tabipleri Birliği (TTB), 17 Ağustos 1999 Gölcük Depremi’nin 27’nci yıl dönümünde açıklama yayımladı. Açıklamada, depremde hayatını kaybedenler anılırken, aradan geçen 27 yıla rağmen Türkiye’nin deprem riskine karşı yeterince hazırlıklı olmadığı belirtildi. TTB’nin açıklamasında, Meclis Araştırma Komisyonu’nun 2010 tarihli raporuna göre 17 Ağustos Depremi’nde 18 bin 373 kişinin yaşamını yitirdiği, 48 bin 901 kişinin yaralandığı ve 5 bin 840 kişinin kayıp kabul edildiği hatırlatıldı. Depremden yaklaşık 16 milyon kişinin doğrudan veya dolaylı etkilendiği ifade edildi. “DEPREMLER DOĞAL, YIKIM ÖNLENEBİLİR” Depremlerin “afet” ya da “asrın felaketi” şeklinde tanımlanmasının sorunun temelini gözden kaçırdığı savunulan açıklamada, depremlerin doğal olaylar olduğu, onları afete dönüştüren nedenlerin ise toplumsal, siyasal ve yönetsel süreçlerle ilişkili olduğu belirtildi. TTB, deprem tehlikesinin bilindiği Türkiye’de bilimsel uyarıların dikkate alınmaması, yanlış planlama ve uygulamalarda ısrar edilmesi ile yaşamın rant odaklı yaklaşımlara feda edilmesinin yıkımın boyutunu artırdığını ifade etti. Açıklamada, “Deprem coğrafyasında yaşıyoruz ve depremde kentler yıkılmamalı” denilirken, sağlık hizmeti veren kurum ve kuruluşların da afetlerde ayakta kalmasının zorunlu olduğu vurgulandı. “SAĞLIK KURUMLARI DA YIKILMAMALI” TTB, 6 Şubat 2023 depremlerinin ardından sağlık hizmetlerinde yaşanan aksamalara da dikkat çekti. Deprem bölgesinde hastaneler, aile sağlığı merkezleri ve diğer sağlık kuruluşlarının yanı sıra kamusal hizmet altyapısının da önemli ölçüde zarar gördüğü belirtildi. Açıklamada, sağlık hizmetlerinin uzun süre çadır ve konteynerlerde sürdürülmek zorunda kaldığı; birinci basamak sağlık hizmetleri, koruyucu sağlık hizmetleri, gebe ve bebek izlemleri, aşılama, kronik hastalık takibi, ruh sağlığı ve sosyal hizmetlerde ciddi aksamalar yaşandığı kaydedildi. TTB, afet sonrası yeniden inşa sürecinde de hızlı inşaat ve rant yerine toplum yararının esas alınması gerektiğini belirterek, altyapısı, ulaşımı, temiz suyu, kanalizasyonu, okulu ve sağlık merkezleri eksik yerleşimlerin yeni halk sağlığı sorunları oluşturduğunu savundu. “İMAR AFLARI RİSKİ AZALTMADI, BÜYÜTTÜ” Açıklamada, imar afları ve benzeri düzenlemelerle riskli ve denetimsiz yapı stokunun tasfiye edilmek yerine fiilen meşrulaştırıldığı öne sürüldü. 6 Şubat depremlerinin, 17 Ağustos 1999’dan çıkarılmayan derslerin ağır sonuçlarını yeniden gösterdiği belirtilen açıklamada, son 30 yılda çok sayıda kanun, yönetmelik ve plan hazırlanmasına rağmen deprem riskinin yeterince azaltılamadığı ifade edildi. TTB, İstanbul başta olmak üzere Türkiye’nin olası depremlere hazırlanması gerektiğini vurgulayarak, afet yönetiminin toplumun katılımından uzak biçimde yürütülmemesi gerektiğinin altını çizdi. “UNUTMAMAK, HESAP SORMAK VE DEĞİŞTİRMEKTİR” TTB açıklamasında, 17 Ağustos’un yıldönümünü yalnızca bir anma günü olarak görmediklerini belirterek, “Hafıza yalnızca anma değil; hesap sorma, kamusal sorumluluğu hatırlatma ve değiştirme iradesidir” mesajı verildi. Türk Tabipleri Birliği; merkezi ve yerel yönetimler ile sorumlu kurumları afetlerle ilgili yasa, yönetmelik, plan ve yeniden inşa süreçlerini toplumla birlikte hazırlamaya ve alınan kararların eksiksiz uygulanmasını sağlamaya çağırdı. Üniversiteler, meslek örgütleri, sendikalar, gönüllü kuruluşlar ve toplumun afet yönetiminde eşit söz sahibi olması gerektiğini belirten TTB, bilimsel, demokratik ve kamusal bir afet yönetimi anlayışının hayata geçirilmesini istedi. Açıklama, “Bir sonraki depremi de aynı acılarla konuşmamak için afet hafızasını mağduriyetin değil, kamusal sorumluluğun ve toplumsal mücadelenin zemini haline getirmek zorundayız” mesajıyla sona erdi.

VakıfBank'tan 300 milyon dolarlık enerji ve dönüşüm finansmanı hamlesi Haber

VakıfBank'tan 300 milyon dolarlık enerji ve dönüşüm finansmanı hamlesi

VakıfBank, Asya Altyapı Yatırım Bankası (AIIB) iş birliğiyle sağlanan 300 milyon dolarlık kaynakla Enerji ve Dönüşüm Finansmanı Programı'nı hayata geçirdi. Program kapsamında deprem bölgesinin yeniden inşası ile KOBİ'lerin yeşil dönüşüm yatırımlarına uzun vadeli finansman desteği sağlanacak. İSTANBUL (İGFA) - VakıfBank, Asya Altyapı Yatırım Bankası (AIIB) ile gerçekleştirdiği ilk iş birliği kapsamında temin edilen 300 milyon dolarlık kaynakla Enerji ve Dönüşüm Finansmanı Programı'nı başlattı. Program, deprem bölgesindeki yeniden inşa çalışmalarının yanı sıra KOBİ'lerin enerji verimliliği ve yeşil dönüşüm yatırımlarına uzun vadeli finansman sağlamayı hedefliyor. Programın ilk bölümünde, 6 Şubat depremlerinden etkilenen 11 ilde yürütülen yeniden inşa faaliyetlerine destek verilecek. Sosyal konut, okul, hastane ve klinik yapımını üstlenen firmaların işletme sermayesi ile makine ve ekipman yatırımları finanse edilecek. Risk grubu bazında 10 milyon dolara kadar kredi imkânı sunulacak. İkinci aşamada ise KOBİ'lerin enerji dönüşümünü hızlandıracak yatırımlar desteklenecek. Enerji verimliliği, yenilenebilir enerji, sanayide karbon emisyonunun azaltılması ve temiz ulaşım alanlarında uygun koşullu kredi paketleri devreye alınacak. Güneş ve rüzgâr enerjisi projeleri, batarya depolama sistemleri, elektrikli araç şarj altyapıları ve elektrikli ticari araç yatırımları da program kapsamındaki desteklerden yararlanabilecek. VakıfBank Genel Müdürü Osman Arslan, finansmanı Türkiye'nin kalkınma hedeflerine katkı sunan stratejik bir araç olarak gördüklerini belirterek, AIIB'den sağlanan 300 milyon dolarlık kaynağın uluslararası finans kuruluşlarının bankaya duyduğu güveni gösterdiğini söyledi. Arslan, programla hem deprem bölgesinin yeniden ayağa kalkmasına katkı sağlamayı hem de KOBİ'lerin yeşil dönüşüm yatırımlarını destekleyerek rekabet güçlerini artırmayı hedeflediklerini ifade etti. AIIB Finansal Kuruluşlar ve Fonlama Genel Direktörü Gregory Liu ise finansmanın, Türkiye'nin toparlanma sürecine destek verirken iklim dönüşümünü de merkeze aldığını belirterek, iş birliğinin yeniden yapılanma çalışmalarını hızlandıracağını ve KOBİ'lerin iklim dönüşümüne katkısını güçlendireceğini vurguladı. VakıfBank, Enerji ve Dönüşüm Finansmanı Programı'nın Orta Vadeli Program, 12. Kalkınma Planı ve Türkiye'nin 2053 Net Sıfır Emisyon hedefleri doğrultusunda sürdürülebilir üretim, yeşil dönüşüm ve ekonomik kalkınmaya katkı sağlamasını amaçlıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.