Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yatırım

bursaarena.com.tr - Yatırım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yatırım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bursa'yı dünyaya bağlayacak dev yatırım... TEKNOSAB Lojistik Parkı.. Haber

Bursa'yı dünyaya bağlayacak dev yatırım... TEKNOSAB Lojistik Parkı..

TEKNOSAB'da 210 milyon dolarlık Lojistik Park projesinin temeli, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'ın katılımıyla atıldı. Hepsiburada ve Hepsijet ile kiralama protokolü imzalanan Bursa'daki merkezin ilk etabının 2027'nin son çeyreğinde açılması planlanıyor. Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) öncülüğünde Türkiye’nin yüksek teknolojili üretim merkezi olarak hayata geçirilen TEKNOSAB’da, kentin üretim ve ticaret altyapısını yeni bir seviyeye taşıyacak Lojistik Park projesinin temeli atıldı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın katılımıyla gerçekleştirilen törende; eski İçişleri Bakanı ve AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala, Bursa Valisi Erol Ayyıldız, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, milletvekilleri, yerel yönetim temsilcileri ve iş dünyası bir araya geldi. Tören öncesinde TEKNOSAB’da incelemelerde bulunan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, bölgenin özellikle yer altı altyapısının kendisini etkilediğini belirterek, TEKNOSAB’ı “yeni nesil bir OSB” ve “Türkiye Yüzyılı’nın OSB’si” olarak tanımladı. “BURSA’YA ÖNCÜ OLMAK YAKIŞIR” TEKNOSAB’ın fiber optik altyapıdan enerji sistemlerine kadar bütünleşik biçimde planlandığını belirten Yılmaz, bölgenin ortak akıl ve ortak finansman anlayışıyla hayata geçirilmesinin önemine dikkati çekti. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’ın şahsında projede emeği geçenleri tebrik eden Yılmaz, TEKNOSAB’ın dijital ve yeşil dönüşüm hedefleriyle örtüştüğünü söyledi. Bursa’nın Türkiye’de sanayinin öncü şehirlerinden biri olduğunu vurgulayan Yılmaz, “Bursa’ya öncü olmak yakışır, lider olmak yakışır, örnek olmak yakışır.” değerlendirmesinde bulundu. Bursa’nın yaklaşık 20 milyar dolarlık ihracat düzeyiyle Türkiye’nin en büyük ihracatçı şehirleri arasında yer aldığını dile getiren Yılmaz, TEKNOSAB’ın bu güçlü üretim altyapısının geleceğe dönük vizyonunu oluşturduğunu kaydetti. TEKNOSAB’da 30 civarında firmanın üretime başladığını, bu firmaların yatırımlarının 60 milyar liraya, istihdamın ise 7 bin 500 kişiye ulaştığını aktaran Yılmaz, 2026 yılı sonuna kadar üretimdeki firma sayısının 42’ye, toplam yatırımın 100 milyar liraya, istihdamın ise 9 bine çıkmasının öngörüldüğünü söyledi. “LOJİSTİK PARK REKABET GÜCÜ KAZANDIRACAK” Lojistiğin günümüzde rekabet gücünün en kritik unsurlarından biri haline geldiğini belirten Cevdet Yılmaz, TEKNOSAB içinde böyle bir merkezin kurulmasının son derece kıymetli olduğunu ifade etti. Lojistik Park’ın demiryolu, otoyolu ve liman bağlantılarıyla sanayi ürünlerinin pazarlara daha hızlı ve daha düşük maliyetle ulaştırılmasına katkı sağlayacağını kaydeden Yılmaz, projenin Türkiye’nin üretim merkezlerini limanlara bağlama hedefleriyle de örtüştüğünü söyledi. Yılmaz, daha temel atma aşamasında önemli şirketlerin projede yer almak istemesinin yatırımın potansiyelini ortaya koyduğunu belirterek, Lojistik Park’ın zaman içinde çok güçlü bir lojistik merkez haline geleceğini ifade etti. Eski İçişleri Bakanı ve AK Parti Genel Başkan Vekili Efkan Ala da Bursa iş dünyasının alınan kararları hızla uygulamaya geçiren güçlü bir yapıya sahip olduğunu söyledi. Dünyada ülkeler kadar şehirlerin de yoğun bir rekabet içinde bulunduğunu belirten Ala, Bursa’nın üretim, ihracat ve ticaret kapasitesiyle Türkiye’nin en önemli ekonomik merkezlerinden biri olduğunu ifade etti. BTSO’nun hayata geçirdiği projelere değinen Ala, BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ve yönetimini ortaya koydukları vizyoner çalışmalar dolayısıyla tebrik etti. Geleceğin ekonomisinde vizyon sahibi şehirlerin öne çıkacağını dile getiren Ala, “Vizyon olmadan bugünkü dünyada hak ettiğimiz yeri almamızın imkanı yoktur. Vizyoner projeleri sonuna kadar destekleriz. İhtiyacımız olan geleceğe ilişkin bir söz, vizyon, proje ve programdır.” ifadelerini kullandı. “BURSA’NIN EKONOMİ TARİHİNDE İZ BIRAKACAK” BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ise Bursa’nın ekonomi tarihinde iz bırakacak büyük bir projenin daha hayata geçtiğini söyledi. Bursa’nın yüzyıllardır üretim, ticaret ve girişimciliğin merkezinde yer aldığını belirten Burkay, küresel ekonomide üretimin, ticaret yollarının, teknolojinin ve sermayenin yön değiştirdiği bir dönemde şehirlerin kendi geleceklerini bugünden planlaması gerektiğini ifade etti. BTSO olarak 2013 yılından bu yana 60’ı aşkın projeyi hayata geçirdiklerini kaydeden İbrahim Burkay, TEKNOSAB’ın da Bursa sanayisinin yüksek teknoloji, ölçek ekonomisi ve ihracat odaklı üretime geçişinin temel projelerinden biri olduğunu söyledi. TEKNOSAB’da yenilenebilir enerji kaynaklarından fiber optik iletişim altyapısına, su ve doğal gaz hatlarından yer altı beton galeri sistemine kadar tüm altyapının kesintisiz, güvenli ve sürdürülebilir üretim anlayışıyla kurgulandığını belirten Burkay, bölgenin şimdi çok daha kapsamlı bir ekosistemle tamamlandığını anlattı. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Burkay, TEKNOSAB’ın genişleme alanı içinde KOBİ OSB, Gıda OSB, Organize Ticaret Bölgeleri, Serbest Bölge, Teknopark, Defence HUB, Data Center gibi projelerle üretim, ticaret, teknoloji ve lojistiği aynı merkezde buluşturan yeni bir kalkınma modeli oluşturduklarını söyledi. TEKNOSAB Lojistik Park’ın da bu vizyonun en stratejik halkalarından biri olduğunu vurgulayan Burkay, projenin Bursa’da üretilen katma değerin dünya pazarlarına daha hızlı ve daha düşük maliyetle ulaştırılmasında önemli rol üstleneceğini kaydetti. Burkay, projenin finansmanında da farklı bir model uyguladıklarına işaret ederek, Girişim Sermayesi Yatırım Fonu aracılığıyla küçük esnaftan KOBİ’lere, sanayicilerden büyük işletmelere kadar yaklaşık 650 yatırımcıyı aynı projenin ortağı haline getirdiklerini bildirdi. Fonun ilk yılında Türk lirası bazında yüzde 126, dolar bazında yüzde 86 değer artışı sağladığını ifade eden Burkay, asıl önemli olanın Bursa’daki farklı kesimlerin kentin geleceğine birlikte yatırım yapması olduğunu söyledi. TEKNOSAB’dan GUHEM’e, Bursa Business School’dan BUTEKOM ve Model Fabrika’ya kadar birçok projeyle Bursa’nın geleceğine yatırım yaptıklarını belirten Burkay, “Bursa Büyürse Türkiye Büyür” anlayışıyla çalışmalarını sürdüreceklerini kaydetti. “YENİ BİR DÖNEMİN KAPISINI ARALIYORUZ” Bursa Valisi Erol Ayyıldız da TEKNOSAB Lojistik Park’ın Bursa’nın üretim gücünü Türkiye’nin gelecek vizyonuyla buluşturan önemli bir yatırım olduğunu söyledi. Bursa’nın üretim kültürünü geleceğe taşımanın artık daha nitelikli, daha hızlı, daha teknolojik ve sürdürülebilir üretimden geçtiğine işaret eden Ayyıldız, projenin otoyol, demiryolu ve liman bağlantılarıyla Bursa’nın üretim gücünü küresel tedarik zincirlerine daha güçlü biçimde bağlayacağını ifade etti. Ayyıldız, projenin yüzlerce yatırımcıyı aynı hedef etrafında buluşturan yapısına da dikkati çekerek, yatırımın hayata geçirilmesinde emeği bulunan BTSO’ya, Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay’a, TEKNOSAB yönetimine ve yatırımcılara teşekkür etti. Yaklaşık 210 milyon dolarlık yatırım büyüklüğüne sahip TEKNOSAB Lojistik Park, yeni nesil lojistiğin ihtiyaç duyduğu çok sayıda fonksiyonu tek merkezde buluşturuyor. Projede gümrük sahası, antrepolar, soğuk hava depoları ve akıllı depolama sistemlerinin yanı sıra 262 bin 600 metrekareyi aşan kiralanabilir alan yer alacak. Tesiste 300’ün üzerinde yükleme rampası ile 2 bin TIR kapasiteli park alanı oluşturulacak. Kurulacak 12 megavatlık güneş enerjisi sistemi ile tesisin enerji ihtiyacının önemli bölümünün yenilenebilir kaynaklardan karşılanması hedefleniyor. Gemlik ve Bandırma limanlarına, demiryolu ve otoyol bağlantılarına yakın konumuyla Lojistik Park’ın Bursa sanayisinin lojistik maliyetlerini azaltması ve ihracat operasyonlarının hızını artırması amaçlanıyor. Projenin ilk etabının 2027 yılının son çeyreğinde hizmete açılması planlanıyor. TEMEL ATILMADAN İLK KİRALAMA ANLAŞMASI YAPILDI TEKNOSAB Lojistik Park, daha temeli atılmadan önemli bir ticari anlaşmaya da imza attı. Tören kapsamında Türkiye’nin önde gelen e-ticaret ve lojistik şirketlerinden Hepsiburada ve HepsiJET ile kiralama protokolü imzalandı. Anlaşmayla birlikte projenin henüz inşaat aşamasına geçmeden önemli bir kapasitesinin ticari kullanıma yönelik değerlendirilmesi sağlandı. Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da anlaşmaya dikkati çekerek, güçlü şirketlerin daha temel atma aşamasında projeyi tercih etmesinin Lojistik Park’ın sahip olduğu potansiyeli gösterdiğini ifade etti. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ise uluslararası kuruluşlarla görüşmelerin sürdüğünü belirterek, Hepsiburada ve HepsiJET ile atılan ilk adımın yeni anlaşmalarla devam edeceğini bildirdi.

Ayasofya’nın altında 9 kilometreye kadar uzanıyor: 'Güvenli olan kısımları ziyarete açılabilir' Haber

Ayasofya’nın altında 9 kilometreye kadar uzanıyor: 'Güvenli olan kısımları ziyarete açılabilir'

Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ayasofya’nın altında yaklaşık 9 kilometreye kadar uzandığı belirtilen yer altı geçitleri ve tünel sisteminin erişilebilen bölümlerinde temizlik ve restorasyon çalışmalarının sürdüğünü açıkladı. Ersoy, çalışmaların ardından güvenli kısımların ziyarete açılmasının değerlendirilebileceğini söyledi. Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nde yürütülen restorasyon çalışmalarına ilişkin bilgi verdi. Ersoy, yapının altında yaklaşık 9 kilometreye kadar uzandığından söz edilen yer altı geçitleri ve tünel sisteminin erişilebilen bölümlerinde temizlik ve restorasyon çalışmalarının devam ettiğini bildirdi. Milliyet'te yer alan habere göre Ersoy, çalışmalar tamamlandıktan sonra uygun ve güvenli bölümlerin ziyarete açılmasının değerlendirilebileceğini belirtti. Ayasofya’nın altındaki tünellerde restorasyon sürüyor Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası’nda düzenlenen toplantının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Ersoy, Ayasofya’nın altındaki yer altı geçitleri ve tünel sistemine ilişkin şu ifadeleri kullandı: “Yaklaşık 9 kilometreye kadar uzanan bölümlerden söz ediliyor. Ancak belli bir noktadan sonra çökmeler ve geçişi engelleyen alanlar var. Biz şu anda erişilebilen bölümlerde temizlik ve restorasyon çalışmalarını sürdürüyoruz. Çalışmalar tamamlandıktan sonra uygun ve güvenli olan kısımların ziyarete açılmasını değerlendirebiliriz.” Ana kubbede güçlendirme ve mozaik konservasyonu Ayasofya restorasyonunda devam eden çalışmaları da anlatan Ersoy, Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı restorasyon, konservasyon ve güçlendirme çalışmalarının yürütüldüğünü belirtti. Ersoy, çalışmalar hakkında şunları söyledi: “Yapının gelecek nesillere güvenle aktarılması amacıyla Cumhuriyet tarihinin en kapsamlı restorasyon, konservasyon ve güçlendirme çalışmalarını yürütüyoruz. Ayasofya’nın bütüncül projeleri tamamlandı; türbeler, Sıbyan Mektebi, Muvakkithane ve galeri katındaki restorasyonlar bitirildi. Kuzeydoğu minaresinin statik güçlendirmesi de tamamlandı. Bugün çalışmaların en önemli aşaması olan ana kubbede yapısal güçlendirme ve mozaik konservasyonu devam ediyor. Doğu yarım kubbede de taşıyıcı sistemin güçlendirilmesiyle birlikte mozaik, kalem işi ve mermer yüzeylerin konservasyonuna yönelik yeni aşamaya geçiliyor.” Deprem bölgesindeki yatırımlar 34 milyar liraya ulaşacak Bakan Ersoy, toplantıda 6 Şubat depremlerinden etkilenen 11 ilde yürütülen çalışmalara ilişkin de bilgi verdi. Bakanlığa tahsisli yapıların restorasyon proje ve uygulamalarında bugüne kadar 12 milyar 265 milyon lirayı aşan kaynak kullanıldığını açıklayan Ersoy, şu ifadeleri kullandı: “Bakanlığımıza tahsisli yapıların restorasyon proje ve uygulamaları için bugüne kadar toplam 12 milyar 265 milyonu aşan kaynak kullandık. Deprem bölgesindeki 11 ilimizde yer alan taşınmaza yönelik 79 işi tamamladık. 17 işte çalışmalarımız devam ediyor.” 2027’de 110 işin daha tamamlanması planlanıyor Restorasyon ve ihya programındaki toplam iş yükünün yarısından fazlasının tamamlandığını belirten Ersoy, 2026 sonuna kadar 58, 2027’de ise 110 işin daha tamamlanmasının planlandığını kaydetti. Ersoy, deprem bölgesinde bugüne kadar 24 milyar liralık çalışma gerçekleştirildiğini, devam eden projelerin tamamlanmasıyla toplam yatırım tutarının 34 milyar liraya ulaşacağını bildirdi.

2 boğaz köprüsü ve bazı otoyollar için 30 yıllık özelleştirme kararı Haber

2 boğaz köprüsü ve bazı otoyollar için 30 yıllık özelleştirme kararı

15 Temmuz Şehitler ve Fatih Sultan Mehmet köprüleriyle sekiz otoyol ve beş çevre otoyolu veya kesimi, mülkiyet devri olmadan 30 yıllığına özelleştirilebilecek. İşlemlerin 2031 sonuna kadar tamamlanması öngörülüyor. İstanbul Boğazı'ndaki 15 Temmuz Şehitler ve Fatih Sultan Mehmet köprüleri ile Karayolları Genel Müdürlüğü'nün (KGM) işlettiği bazı otoyolların 30 yıllığına özelleştirilmesine karar verildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla 5 Eylül Cumartesi günü Resmi Gazete'de yayımlanan 11750 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı, üç otoyolu doğrudan özelleştirme kapsam ve programına alırken 2003 ve 2010 yıllarında alınan kararlarda yer alan köprü ve otoyolları da yeni özelleştirme düzenlemesine dahil etti. Buna göre özelleştirme sözleşmesinin süresi 30 yıl olacak. Varlıkların mülkiyeti devredilmeyecek ancak işletme hakkının verilmesi, kiralama, gelir ortaklığı ve sınırlı ayni hakların kurulması gibi yöntemler kullanılabilecek. Üç otoyol daha özelleştirme programına alındı Yeni kararla KGM'nin sorumluluğundaki şu yollar özelleştirme kapsam ve programına alındı: Niğde-Pozantı OtoyoluGaziantep Çevre OtoyoluBursa Çevre Otoyolu'nun Çağlayan Kavşağı-Yenişehir Kavşağı arasındaki bölümü Bu yolların bağlantı yolları ile üzerlerinde bulunan bakım ve işletme tesisleri, hizmet tesisleri, ücret toplama merkezleri, yük aktarma merkezleri ve diğer mal ve hizmet üretim birimleri de kapsama dahil edildi. Kararın ikinci maddesiyle, Özelleştirme Yüksek Kurulunun 24 Şubat 2003 tarihli kararıyla özelleştirme kapsamına, 15 Ekim 2010 tarihli kararıyla da özelleştirme kapsam ve programına alınan otoyol ve köprülerin de aynı hükümler doğrultusunda özelleştirilmesine karar verildi. Hangi köprü ve otoyollar özelleştirme kapsamında? 2003 ve 2010 tarihli kararlarla yeni Cumhurbaşkanı Kararı birlikte değerlendirildiğinde özelleştirme kapsamındaki varlıkların tam listesi şöyle: Edirne-İstanbul-Ankara OtoyoluNiğde-Pozantı OtoyoluPozantı-Tarsus-Mersin OtoyoluTarsus-Adana-Gaziantep OtoyoluToprakkale-İskenderun OtoyoluGaziantep-Şanlıurfa Otoyoluİzmir-Çeşme Otoyoluİzmir-Aydın OtoyoluAnkara Çevre Otoyoluİzmir Çevre OtoyoluFatih Sultan Mehmet Köprüsü Çevre OtoyoluGaziantep Çevre OtoyoluBursa Çevre Otoyolu'nun Çağlayan Kavşağı-Yenişehir Kavşağı arasındaki bölümü15 Temmuz Şehitler KöprüsüFatih Sultan Mehmet Köprüsü 15 Temmuz Şehitler Köprüsü, 2010 tarihli Özelleştirme Yüksek Kurulu kararında o dönemki adı olan "Boğaziçi Köprüsü" şeklinde yer alıyor. Listedeki otoyol, çevre otoyolu ve köprülerin bağlantı yolları ile üzerlerindeki hizmet, bakım ve işletme tesisleri, ücret toplama merkezleri ve diğer varlıklar da özelleştirmenin kapsamına giriyor. Yavuz Sultan Selim, Osmangazi ve 1915 Çanakkale köprüleri ile Avrasya Tüneli ise kararda yer almıyor. Mülkiyet devredilmeyecek Cumhurbaşkanı Kararı'nda, özelleştirmenin "mülkiyet devri yöntemi hariç olmak üzere" gerçekleştirileceği açıkça belirtildi. Buna göre köprü ve otoyolların mülkiyeti devlette kalacak. Özelleştirme için şu yöntemlerden biri veya birkaçı birlikte uygulanabilecek: İşletme hakkının verilmesiKiralamaMülkiyetin gayri ayni hakların tesisiGelir ortaklığı modeliİşin gereğine uygun diğer hukuki tasarruflar Özelleştirme kapsamındaki varlıkların tek paket halinde devredilmesi zorunlu olmayacak. Köprü ve otoyollar bir bütün halinde veya ayrı ayrı oluşturulacak gruplar üzerinden özelleştirilebilecek. Kararda özelleştirme sözleşmesinin süresi 30 yıl olarak belirlenirken işlemlerin 31 Aralık 2031'e kadar tamamlanmasına karar verildi. Ancak kararın yayımlanmasıyla köprü ve otoyollar doğrudan özel bir şirkete devredilmiş olmadı. Kararda ihale takvimi, varlıkların nasıl gruplandırılacağı, tahmini özelleştirme bedeli, başvurabilecek şirketlerin taşıması gereken şartlar ve olası işletmeciye ilişkin herhangi bir bilgi bulunmuyor. Devir tamamlanana kadar işletme KGM'de kalacak Özelleştirme işlemleri tamamlanıncaya kadar otoyol, çevre yolu, köprü ve bağlantı yollarıyla bunların üzerindeki tesislerin bakım, onarım ve işletimi KGM tarafından sürdürülecek. Özelleştirme sonrasında varlıkları devralacak işletmecilerin bakım, onarım, işletim ve diğer yükümlülüklerini de KGM belirleyecek. Özel işletmecilerin bu yükümlülüklere uyup uymadığına ilişkin denetim ve kontroller yine KGM tarafından yapılacak. Kararda özel işletmecinin yapması gereken yatırımların tutarı, bakım standartları, yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde uygulanacak yaptırımlar ve geçiş ücretlerinin belirlenmesinde kullanılacak formül açıklanmadı. Bu konuların ihale şartnamesi ve özelleştirme sözleşmesi aşamasında belirlenmesi bekleniyor. Özelleştirme İdaresi: Satış değil, işletme hakkı devri Hazine ve Maliye Bakanlığı'na bağlı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı, kararın ardından yaptığı açıklamada teknik, hukuki ve mali hazırlık çalışmalarının ilgili kurumlarla koordinasyon içinde sürdürüldüğünü bildirdi. Açıklamada, değerlendirilen modelin kamu varlıklarının satışını değil, mülkiyet devlette kalacak şekilde işletme hakkının belirli bir süre için devredilmesini esas aldığı belirtildi. İdare, çalışmayla hizmet kalitesinin yükseltilmesinin, bakım ve yatırımların hızlandırılmasının ve işletme verimliliğinin artırılmasının amaçlandığını savundu. Ücretsiz otoyolların ücretli hale getirilmesi, geçiş ücretlerine ilave zam yapılması veya çalışanların mevcut haklarını kaybetmesi yönünde alınmış bir karar bulunmadığını açıklayan İdare, özelleştirme sürecinin rekabet ve hesap verebilirlik ilkeleri doğrultusunda yürütüleceğini belirtti. Bununla birlikte ücretsiz yolların gelecekte de ücretsiz kalacağına, ücret artış yöntemine ve çalışanların statüsüne ilişkin ayrıntılar Cumhurbaşkanı Kararı'nda yer almadı. 600 milyon dolarlık gelir tartışması Yeni Parti Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, devletin işlettiği iki Boğaz köprüsü ve otoyolların 2025'te 600 milyon dolar kâr elde ettiğini, bu tutarın 30 yılda 18 milyar dolara ulaşacağını savunarak karara tepki gösterdi. Özelleştirme İdaresi ise 600 milyon doların kâr değil gelir olduğunu belirterek bu hesabın yanıltıcı olduğunu açıkladı. İdareye göre söz konusu gelirin yaklaşık 300 milyon doları bakım, onarım ve yatırım harcamalarına ayrılıyor. Personel, işletme, yenileme ve finansman giderlerinin de hesaba katılması gerektiğini belirten İdare, 600 milyon doların doğrudan 30 ile çarpılarak toplam kâr veya kamu zararı hesabı yapılmasının teknik ve mali açıdan geçerli olmadığını savundu. 2012'deki ihale iptal edilmişti Türkiye, aynı köprü ve otoyolların büyük bölümünü daha önce de özelleştirmeye çalışmıştı. 2010 tarihli kararla Edirne-İstanbul-Ankara, Pozantı-Tarsus-Mersin, Tarsus-Adana-Gaziantep, Toprakkale-İskenderun, Gaziantep-Şanlıurfa, İzmir-Çeşme ve İzmir-Aydın otoyolları; Ankara ve İzmir çevre otoyolları ile Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprüleri tek paket halinde özelleştirme programına alınmıştı. Bu varlıkların 25 yıllık işletme hakkı için Aralık 2012'de düzenlenen ihalede en yüksek teklif, Koç Holding-UEM Group Berhad-Gözde Girişim Sermayesi ortaklığından gelmişti. Ortak girişim grubu 5 milyar 720 milyon dolarlık teklif vermişti. Ancak dönemin başbakanı Erdoğan'ın teklifin beklenenden düşük kaldığını açıklamasının ardından ihale, Özelleştirme Yüksek Kurulu tarafından Şubat 2013'te iptal edildi. Erdoğan, 7 milyar doların altındaki bir değerlemenin "vatana ihanet" anlamına geleceğini söylemişti. Yeni kararda önceki girişimden farklı olarak sözleşme süresi 25 yıldan 30 yıla çıkarıldı. Varlıkların tek paket halinde devredilmesi zorunluluğu kaldırılarak ayrı gruplar oluşturulmasına izin verildi; Niğde-Pozantı Otoyolu, Gaziantep Çevre Otoyolu ve Bursa Çevre Otoyolu'nun bir bölümü de kapsama eklendi.

Kore çipleri Suudi Arabistan’a yöneliyor: Haber

Kore çipleri Suudi Arabistan’a yöneliyor:

Yapay zekâ yarışında rekabet artık yalnızca en gelişmiş modeli geliştirmekle sınırlı değil. Çipler, veri merkezleri ve enerji kapasitesi bu yarışın yeni belirleyicileri haline gelirken Suudi Arabistan, sahip olduğu enerji kaynakları ve hızla büyüyen dijital altyapısıyla küresel yapay zekâ ve yarı iletken şirketlerinin dikkatini çekiyor. Bilgi işlem çiplerine yönelik talebin artmasıyla birlikte yarı iletken sektörü enerji, veri merkezleri ve dijital altyapıyla kesişiyor. Böylece teknolojik gücün yeni haritası, yalnızca çip üreten ülkelerin değil, bu çiplerin ihtiyaç duyduğu bilgi işlem kapasitesini barındırabilecek ülkelerin de önem kazandığı yeni bir döneme işaret ediyor. Bu yarışta Suudi Arabistan, enerji imkânları, veri merkezlerindeki hızlı genişleme ve egemen yapay zekâ ekosistemi kurma hedefi sayesinde Asyalı çip ve yapay zekâ şirketleri için giderek daha önemli bir merkez haline geliyor. Güney Kore ise çipler, yapay zekâ ve bunlara bağlı altyapı alanlarındaki kamu harcamalarını artırarak değer zincirinin merkezindeki konumunu güçlendirmeye çalışıyor. Koreli yapay zekâ çipi şirketi Rebellions’ın Riyad’ı bölgesel merkezi olarak seçmesi, çipleri üretenlerle onları çalıştıracak kapasiteye sahip ülkeler arasındaki bu yeni kesişimi somutlaştırıyor. Şirketin Üst Yöneticisi (CEO) Sunghyun Park, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan’ı şirket için cazip bir merkez haline getiren üç temel unsur bulunduğunu söyledi. Bunların yüksek enerji kapasitesi, yapay zekâ altyapısının geliştirilmesine yönelik kararlılık ve egemen yapay zekâ alanındaki büyük hedefler olduğunu belirtti. Park, bu faktörlerin bir araya gelmesinin Riyad’ı Rebellions’ın yapay zekâ çipleri alanındaki faaliyetlerini geliştirmesi için uygun bir merkez haline getirdiğini ifade etti. Koreli şirketin bu adımı, Suudi Arabistan’ın veri merkezleri ve yapay zekâ projelerine yönelik yatırımların artmasıyla birlikte yükselen bilgi işlem talebini karşılayacak kapasitesini genişletmeye çalıştığı bir dönemde atıldı. 2027’de 596,92 milyar dolar bütçe Güney Kore bu hafta, 2027 yılı için tarihinin en büyük hükümet bütçesini önerdi. Toplam 821 trilyon won (596,92 milyar dolar) tutarındaki bütçe, mevcut yıla göre yüzde 12,8 artış öngörüyor ve ülke tarihindeki en yüksek yıllık artışa işaret ediyor. Bütçedeki harcamaların önemli bir bölümünün yapay zekâ, yarı iletkenler ve bunlarla bağlantılı altyapıya yönlendirilmesi planlanıyor. Seul yönetimi, ekonomisinin en önemli itici güçlerinden biri olan yarı iletken sektöründeki konumunu korumak için kamu harcamalarını artırmaya hazırlanıyor. Bu adım, yapay zekâ uygulamalarında kullanılan çiplere yönelik küresel talebin hızla yükseldiği bir dönemde atılıyor. Bütçe tasarısında, yeni nesil yarı iletken altyapısını desteklemek amacıyla su sistemleri, elektrik şebekeleri ve lojistik hizmetlerini kapsayan sanayi altyapısı için 21,3 trilyon won ayrılması öngörülüyor. Ayrıca çip sektörüne yönelik özel bütçeye 2,6 trilyon won tahsis edilmesi planlanıyor. Güney Kore, yapay zekâ sistemlerinde kullanılan yüksek bant genişlikli bellek çiplerine (HBM) yönelik küresel talepteki artıştan da yararlanıyor. Bu talep, Samsung Electronics ve SK Hynix’in güçlü kârlar açıklamasında önemli rol oynuyor. Egemen yapay zekâ Riyad ile Seul’ü birbirine bağlıyor Park’a göre yapay zekânın egemenlik boyutu, ülkelerin hangi teknolojileri kullanacağına ilişkin kararlarında giderek daha önemli bir unsur haline geliyor. Özellikle bazı veri ve uygulamaların hassas sektörlerle bağlantılı olması, yerel olarak yönetilen yapay zekâ teknolojilerine duyulan ihtiyacı artırıyor. Park, bu ihtiyacın diğer unsurların yanı sıra ulusal güvenlikle de bağlantılı olduğunu belirtti. Nükleer enerji programları veya silah sistemleri gibi hassas bilgilerin, devletlerin yapay zekânın nasıl kullanılacağını kontrol edebilmesini, sınırlarını belirleyebilmesini ve sistemleri tamamen ülke içinde çalıştırabilmesini gerektirdiğini söyledi. Koreli yapay zekâ çipi şirketi Rebellions»ın Üst Yöneticisi (CEO) Sunghyun Park (Şarku’l Avsat) Bu durum, yapay zekâ pazarındaki temel eğilimlerden birini de yansıtıyor. Hükümetler ve şirketler artık yalnızca gelişmiş modellere erişmeye değil, verilerin nerede depolandığına, modellerin nerede çalıştırıldığına ve bu sistemlerin dayandığı altyapının kimin mülkiyetinde olduğuna da odaklanıyor. Aramco ve Humain çip tedarik zincirinde Rebellions’ın Suudi Arabistan’la halihazırda yatırım ilişkisi bulunuyor. Park, Aramco’nun yaklaşık iki yıl önce şirkete yatırım yaptığını, Rebellions’ın ise yapay zekâ altyapı teknolojilerine ilişkin tedarik zincirlerinin güçlendirilmesi konusunda Humain ile görüşmelerini sürdürdüğünü söyledi. Park, Humain’in Suudi Arabistan’da ve küresel ölçekte yapay zekâ alanında faaliyet gösteren en önemli kuruluşlardan biri haline geldiğini belirterek, şirketle iş birliğinin bölgedeki yapay zekâ sektörü üzerinde olumlu bir etki yaratabileceğini ifade etti. Bu gelişmeler, Suudi Arabistan’ın veri merkezleri başta olmak üzere dijital altyapısını genişlettiği bir dönemde yaşanıyor. Bu durum, çip ve bilgi işlem alanında faaliyet gösteren şirketler için yalnızca bileşen satışıyla sınırlı olmayan, doğrudan yapay zekâ ekosisteminin kurulmasına katılmayı mümkün kılan potansiyel bir bölgesel pazar oluşturuyor. Rekabet çip hızından işletme maliyetine kayıyor Rebellions, yapay zekâ çipi pazarındaki rekabetin yalnızca bir çipin saniyede daha fazla sayıda token işleme kapasitesiyle belirlenmeyeceği görüşünde. Park, şirketin daha düşük ekonomik maliyetle daha yüksek yapay zekâ performansı sağlayan teknolojiler geliştirmeye odaklandığını söyledi. Müşteriler açısından önemli ölçütün yalnızca saniyede işlenebilen token sayısı olmadığını belirten Park, asıl önemli göstergelerden birinin token başına maliyet olduğunu ifade etti. Şirketin modeli, kaynaklarını eğitim ve çıkarım süreçleri arasında eşit biçimde dağıtmak yerine büyük ölçüde çıkarım (inference) operasyonlarına odaklanıyor. Park, çıkarım işlemlerinin giderek standartlaşan bir hizmete dönüştüğünü belirterek, şirketlerin ve kullanıcıların arka planda hangi teknolojinin kullanıldığından bağımsız olarak uygun maliyetle iyi sonuçlar elde etmeye daha fazla önem vereceğini söyledi. Enerji, yapay zekâ denkleminin bir parçası haline geliyor Veri merkezlerinin enerji tüketiminin artmasıyla birlikte elektrik maliyeti ve çiplerin enerji verimliliği, yapay zekâ kullanımının genişletilmesindeki ekonomik hesabın önemli unsurları haline geliyor. Riyad ile Seul’ün hesapları da bu noktada farklı açılardan kesişiyor. Güney Kore, değer zincirindeki konumunu korumak amacıyla çiplere, elektrik şebekelerine ve gerekli sanayi altyapısına yatırım yaparken Suudi Arabistan, yaklaşan bilgi işlem dalgasını karşılamak için enerji, altyapı ve veri merkezleri sağlamaya çalışıyor. Böylece yapay zekâ yarışındaki rekabet yalnızca modeller ve yazılımlar etrafında şekillenmiyor. Yarış aynı zamanda çipleri kimin ürettiği, veri merkezlerine kimin sahip olduğu, enerjiyi kimin sağlayabildiği ve tüm bunları en düşük maliyetle kimin sunabildiği soruları etrafında yeniden tanımlanıyor.

Dünyanın en büyük 3. Showroom’u Bursa’da açıldı Haber

Dünyanın en büyük 3. Showroom’u Bursa’da açıldı

Gweike Lazer'in dünya genelindeki 3. büyük showroom’u Türkiye'deki yetkili distribütörü Lothbrog Makine tarafından Bursa’da açıldı. Fiber lazer kesim teknolojilerinde dünyanın en gelişmiş profesyonel çözümlerini Türkiye’de sanayicilerle buluşturan Gweike Lazer’in Türkiye’deki tek yetkili distribütörü Lothbrog Makine’nin İzmir Yolu Başköy mevkiindeki showroomu düzenlenen törenle hizmete açıldı. Toplam 5 bin metrekarelik bir yerleşke ile hayata geçirilen showroom kendi alanında dünyanın üçüncü büyük showoomu olma özelliğine sahip bulunuyor. Gweike Lazer Satış Müdürü Lynette Lyu, Firma Temsilcisi Yın. Chuanping, Lothbrog Makine Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Akıncıoğlu, Lothbrog Makine çalışanları, yerel yönetim temsilcileri, sivil toplum kuruluşları ve meslek örgütlerinin yöneticileri ile kalabalık davetli topluluğunun katılımıyla açılan showroom, örnek yapılanmasıyla sektöre hareket kazandırdı. Lothbrog Makine’den Türkiye’de ilk Törende açılış konuşmasını yapan Lothbrog Makine Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Akıncıoğlu, Gweike markasının dünya genelindeki üçüncü büyük fiber lazer showroomunu Bursa’da Lothbrog Makine bünyesinde 5 bin metrekarelik bir yerleşke ile hayata geçiriyor olmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi. Kurulduğu günden bu yana temel amaçlarının yalnızca makine tedarik eden bir firma olmanın yanı sıra, Türk sanayisinin üretim gücüne, teknolojisine ve geleceğine değer katan stratejik bir çözüm ortağı olmak olduğunu vurgulayan Akıncıoğlu, “Kaliteyi, inovasyonu ve özellikle satış sonrası güveni her zaman işimizin merkezinde tuttuk. Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz bu tesis, bizim için yalnızca fiziksel bir büyüme değildir. Burası, en yeni teknolojileri sanayicilerimizle buluşturacağımız, teknik servis ve uygulama altyapımızı daha da güçlendireceğimiz ve müşterilerimizin ihtiyaçlarına hızlı ve yerinde çözümler sunacağımız, sanayicilerimizin teknolojiyi yalnızca görmekle kalmayıp, bizzat deneyimleyerek doğru yatırımları planlayabilecekleri yaşayan bir teknoloji üssü olacaktır” diye konuştu. Makinelerinin metalin bulunduğu her alanda, evlerde kullanılan bir çatalın üretiminden cephedeki tanka, otomotivden savunma sanayisine, makine imalatından ağır sanayiye ve inşaata kadar çok geniş bir kullanım alanı sunduğuna işaret eden Akıncıoğlu, yeni tesislerinde ayrıca Türkiye’de henüz sınırlı sayıda bulunan 40 kW gücündeki fiber lazer makinelerine de yer verdiklerini ifade etti. Yeni yatırımlarla büyüme hedefi Bugüne kadar sanayicilerle buluşturdukları 2 bine yakın makinenin üzerine, yeni yatırımlarıyla güçlerini ve kapasitelerini eklediklerini belirten Akıncıoğlu, “Yeni yatırımımızın gücünü ve kapasitesini ekleyerek yolumuza daha güçlü devam edeceğiz. Bu büyümeyi yalnızca yerleşkeler ile değil istihdamla da destekleyeceğiz. Halihazırda 100’ün üzerinde beyaz yaka ve mühendise sağladığımız istihdamı, bu yatırımla birlikte önümüzdeki yıl yüzde 15- yüzde 20 seviyelerinde artırmayı hedefliyoruz. Özellikle satış sonrası hizmetlerimizi daha da güçlendirmek amacıyla, mevcut elektrik elektronik ve makine mühendislerimize yeni mühendis arkadaşlarımızı dahil edeceğiz. Çünkü biz biliyoruz ki bir makine yatırımı satışla bitmez. Asıl değer, o makinenin yıllar boyunca kesintisiz, verimli ve güvenilir şekilde çalışmasını sağlayabilmektir” dedi. Yeni tesisin sektöre, Bursa’ya ve Lothbrog ailesine hayırlı, uğurlu ve bereketli olmasını dileyen Lothbrog Makine Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Akıncıoğlu sözlerini şöyle tamamladı: “Bu değerli yatırımın hayata geçmesinde emeği bulunan tüm çalışma arkadaşlarıma, bize güvenen kıymetli müşterilerimize ve güçlü iş ortaklarımıza-finans kuruluşlarımıza teşekkür ediyorum. Ülkemizin üretim gücüne ve rekabetçiliğine katkı sağlamak için yatırımlarımıza ve katma değer üretmeye hız kesmeden devam edeceğiz. Yeni tesisimizin sektörümüze, sanayimize, Bursa’mıza ve Lothbrog ailesine hayırlı, uğurlu ve bereketli olmasını diliyorum.” Gweike Lazer’den Lothbrog Makine’ye övgü Gweike Lazer Firma Temsilcisi Yın. Chuanpingl de konuşmasında, Lothbrog Makine’nin derin tecrübesi, profesyonel hizmet anlayışı ile Türkiye pazarında sağlam yer edindiklerine işaret ederek, Lothbrog Makine ile bundan sonra da Türkiye pazarında başarıdan başarıya koşacaklarına inandıklarını dile getirdi. Gweike Lazer Satış Müdürü Lynette Lyu ise Lothbrog Makine ile 2019 yılından itibaren birlikte ilerlediklerini söyledi. Lyu yeni showroomun yeni başlangıçları ve yeni gelecekleri de beraberinde getirmesini diledi. Akıncıoğlu’nun açılış konuşmasının ardından protokol konuşmalarına geçildi. Açılışı Nilüfer Belediye Başkanı Şadi Özdemir’in adına tebrik eden Nilüfer Belediye Başkan Vekili Salih Güleç de “Böylesine anlamlı ve güzel bir showroomun Nilüfer’de olması sevindirici. Ekonominin zor günlerinde yatırım yapan Lütfi Bey’i tebrik ediyoruz. Bu işyerinin açılmasında emeği bulunanları tebrik ediyor, bol kazançlar diliyorum” diye konuştu. Bir başarı hikâyesi Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Başkan Yardımcısı Cüneyt Şener konuşmasında, bir başarı hikâyesine tanıklık ettiklerinin altını çizdi. Lothbrog Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Akıncıoğlu’nun ekibiyle birlikte başarılı işlere imza attığına dikkat çeken Şener, katma değeri yüksek teknolojik ürünleri Türkiye’yle tanıştırmasından dolayı Akıncıoğlu’nu tebrik etti. Şener, Lothbrog Makine’nin başarılı distribütörlük çalışmalarını üretimle de taçlandırması dileğinde bulundu. Lothbrog Makine’nin yeni yatırımının sadece kendi büyümesine değil, Bursa’nın güçlü sanayi ekosistemine de önemli katkı sağlayacağına dikkat çeken GESİAD Başkanı Tolga Papatya ise, showroom açılışı vesilesiyle üretime, teknolojiye, girişimciliğe ve Bursa sanayisinin geleceğine duyulan güveni birlikte kutladıklarını ifade etti. İnovasyona dayalı büyüme Üretim tesislerinde her geçen gün daha fazla tercih edilen fiber lazer kesim teknolojilerinde dünyanın gelişmiş çözümlerini Türk sanayicisiyle buluşturan Lothbrog Makine’nin yeni showroomunun hizmete girmesini gönülden kutladığını belirten BALKANTÜRKSİAD Yönetim Kurulu Başkanı İskender İskenderoğlu da BALKANTÜRKSİAD olarak iş dünyasının teknolojiye, inovasyona, üretime ve ihracata dayalı büyümesini her zaman desteklerini vurguladı. Elektrik Mühendisleri Odası Bursa Şubesi Başkanı Burak Özgen ise showroom açılışını sektörde istihdam oluşturulmasına vesile olması açısından değerli bulduklarını söyledi. Özgen, Lothbrog Makine’ye çalışmalarında başarılar diledi. Bursa İzmir Karayolu Ticaret ve Sanayi İş İnsanları Derneği (BİZSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Levent Bilek de yatırım için bölgelerini seçtiklerinden dolayı Lothbrog Makine Yönetim Kurulu Başkanı Lütfi Akıncıoğlu’na teşekkür etti. KalDer Bursa Şubesi Genel Sekreteri Aykan Kurkur da konuşmasında Lothbrog Makine ile 3 yıl önce tanıştıklarını, firmanın 3 yıllık süreçte yüksek teknolojiyi Bursa’ya getirdiğini görmekten mutluluk duyduklarını vurguladı. Kurkur, showroomun Bursa ve ülke için hayırlara vesile olmasını diledi. Konuşmaların ardında protokol mensupları ve konukların katılımıyla showroom’un açılış kurdelesi kesildi ve tesis gezildi.

Tutuklu avukat Ece Güner siyaseti de danışmanlığı da bıraktı! Haber

Tutuklu avukat Ece Güner siyaseti de danışmanlığı da bıraktı!

Avukat Ece Güner, kamuoyuyla paylaştığı uzun açıklamada siyasi görevlerinden çekilme kararı aldığını duyurdu. Güner, İBB Başkan Danışmanlığı ile Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi’ndeki koordinatörlük görevlerinden affını isteyerek istifa ettiğini belirtti. AHBAP soruşturması kapsamında tutuklu bulunan hukukçu Ece Güner, sosyal medya hesabından yazılı bir açıklama yaptı. Güner, Fransa’da geçen çocukluk yıllarından başlayarak kariyerine, hukuk alanındaki çalışmalarına ve Türkiye’ye katkı sunma hedefiyle yürüttüğü mesleki yolculuğuna değindi. Uluslararası hukuk alanında edindiği deneyimlerle ülkeye yatırım ve kalkınma katkısı sağlamayı amaçladığını söyleyen Güner, 1996 yılında kurduğu hukuk bürosunu büyüterek Türkiye’nin önde gelen uluslararası hukuk bürolarından biri hâline getirdiğini ifade etti. “ASLA KAMUYA İŞ YAPMADIM, KAMUDAN İŞ ALMADIM” Açıklamasında özel sektörle çalıştığını ve kamu ile ticari ilişki yürütmediğini vurgulayan Güner, yıllar boyunca yoğun tempoyla çalışarak büyük bir emek verdiğini, çok sayıda akademik çalışma ve hukuk kitabı kaleme aldığını söyledi. Türkiye’ye yatırım çekmeye katkı sağladığını belirten Güner, bu süreçte ciddi bedeller ödediğini dile getirdi. HALUK LEVENT/AHBAP DOSYASIYLA İLGİLİ DEĞERLENDİRME Güner, hakkında gündeme gelen Haluk Levent/AHBAP dosyasıyla ilgili olarak ise “Yüzde 1000 masum” olduğunu savunarak, yaşadığı sürecin kendisini çok yorduğunu ifade etti. Açıklamasında, söz konusu süreçte mağdur edildiğini öne sürdü ve bu konuda daha önce ayrıntılı yazdığını belirtti. “SİYASETİ BIRAKIYORUM” Son dönemde yaşadıkları nedeniyle önemli bir karar aldığını belirten Av. Ece Güner, “Bu aşamada siyaseti bırakma kararı aldım” ifadelerini kullanarak, aktif siyasi görevlerinden çekildiğini duyurdu. Ailesinin de bu süreçten olumsuz etkilendiğini söyleyen Güner, kamuoyuna teşekkür ederek adalet için dua ettiğini kaydetti.

Volkswagen'de tarihi deprem: 50 bin kişi işten çıkarılıyor Haber

Volkswagen'de tarihi deprem: 50 bin kişi işten çıkarılıyor

Küresel otomotiv devi Volkswagen, dünya genelinde 50 bin ek personelin işine son verilmesini ve araç portföyünün yarı yarıya küçültülmesini içeren radikal revizyon planını resmen onayladı. Masadaki kriz derinleşirken işten çıkarmaların 100 bine ulaşabileceği iddia ediliyor. Küresel otomotiv sektörünün kalbinde taşlar yerinden oynuyor. Almanya merkezli üretici Volkswagen, artan küresel rekabet ve pazar kayıpları karşısında şirketin geleceğini baştan yazacak en sert kemer sıkma paketini devreye aldı. Şirketin Denetleme Kurulu, yönetim tarafından sunulan ve 50 bin ek istihdam azaltımını içeren "Gelecek Planı" paketine oy birliğiyle onay verdi. Karar, otomotiv tarihindeki en büyük kurumsal daralma operasyonlarından birinin resmi başlangıcı oldu. Araç portföyü yüzde 50 silinecek: 2035 hedefi Onaylanan radikal paket yalnızca iş gücünü değil, markanın vitrindeki modellerini de doğrudan hedef alıyor. Şirketin endüstriyel ayak izini küçültme kararı kapsamında, mevcut araç portföyünün 2035 yılına kadar yüzde 50 daraltılması planlanıyor. Birçok ikonik modelin üretimden kalkacağına işaret eden bu hamleyle ilgili konuşan Volkswagen Üst Yöneticisi (CEO) Oliver Blume, kararın gelecek için güçlü bir sinyal olduğunu belirterek; ikonik markaları güçlendirmek adına önümüzdeki yıllarda yüz milyarlarca avro yatırım yapılacağını savundu. 650 bin çalışanın yüzde 8'i: Fatura 100 bine mi çıkacak? Duyurulan 50 bin kişilik yeni tensikat dalgası, dev şirketin dünya genelindeki yaklaşık 650 bin çalışanının yüzde 8’ine denk geliyor. Ancak perde arkasındaki iddialar çok daha sarsıcı bir tablo çiziyor: Alman Basını İddiası: Kulislerde dolaşan bilgilere göre, daha önceki tedbirlerle birleştiğinde toplam istihdam kaybının 100 bin kişiyi bulabileceği öne sürülüyor. Şirket yönetimi bu iddialar karşısında henüz resmi bir yorum yapmadı. Asya Pazarında Sert Çöküş: Grubun bu kararı almasındaki en kritik etken, Çin pazarındaki ani kan kaybı oldu. Volkswagen, bölgedeki satış kayıpları nedeniyle yılın ilk yarısında vergi sonrası kârında yüzde 30'luk sert düşüş yaşamıştı. Masadaki gizli tehdit: Porsche ve Piech aileleri rest çekti Denetleme kurulundan çıkan oy birliği, dev şirketin eşiğine geldiği devasa bir iç krizi son anda dondurdu. Şirketin kontrolünü elinde tutan Porsche ve Piëch aileleri ile yönetim kurulunun, planın reddedilmesi durumunda olağanüstü genel kurul kartını masaya sürdüğü ortaya çıktı. Yönetim içindeki bu gizli restleşmenin ardından onaylanan stratejiyle birlikte, otomotiv devinde kartlar yeniden dağıtılıyor.

İzmir'de temiz Körfez için dev yatırım Haber

İzmir'de temiz Körfez için dev yatırım

İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü, Çiğli İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi’ni 976 milyon TL’lik iki yeni yatırımla güçlendiriyor. Artan atık su yüküne karşı tesisin ön arıtma kapasitesi artırılırken, arıtma çamurunun işlenme kapasitesi de iki katına çıkarılacak. İZMİR (İGFA) - İzmir Büyükşehir Belediyesi İZSU Genel Müdürlüğü, İzmir Körfezi’nin temizliği açısından büyük önem taşıyan Çiğli İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi’ndeki yatırımlarını sürdürüyor. Günlük 820 bin metreküp atık su arıtma kapasitesine sahip tesiste, 4. Faz’ın tamamlanarak devreye alınması ve mevcut üç fazda bakım ve onarım çalışmalarının yapılmasının ardından modernizasyonda yeni bir döneme geçildi. Tesis, 976 milyon TL’lik iki yeni yatırımla daha da güçlendiriliyor. Atık suyun tesise ilk ulaştığı bölüm, artan nüfusun getirdiği yüke göre büyütülürken, arıtma çamurunun susuzlaştırma kapasitesi iki katına çıkarılıyor. Fazın devreye alınmasının ardından İzmir Körfezi’nde yaşanan iyileşmeye dikkat çeken İZSU Genel Müdürü Gürkan Erdoğan, “Körfez’den periyodik olarak aldığımız numuneler ve yaptığımız ölçümlerde bu iyileşmeyi görebiliyoruz. Çalışmaların aksamadan devam etmesi için tesisteki modernizasyonu sürdürüyoruz. Yaklaşık 1 milyar liralık iki yatırımla Çiğli İleri Biyolojik Atıksu Arıtma Tesisi’nin arıtma zincirinin iki önemli noktası aynı anda güçlendiriliyor. Arıtma sonrası ortaya çıkan çamurun işlenme kapasitesini iki katına çıkaracağız. Modernizasyon çalışmalarının önemli ayaklarından biri de tesisin giriş bölümünde gerçekleştiriliyor. Nüfusun artmasıyla birlikte Çiğli Arıtma Tesisi’ne ulaşan atık su miktarı da yıllar içinde yükseldi. Tesisin artan yükü daha güvenli ve verimli şekilde karşılayabilmesi için yeni kum tutucu ve ızgara sistemleri kuruyoruz. Bu sistem sayesinde kanalizasyonla tesise ulaşan atık suyun içindeki kağıt ve plastik gibi katı maddeler ile kum ve yağ gibi malzemeler, arıtma işleminin başında ayrılacak. Böylece sonraki arıtma aşamalarının yükü azaltılırken tesisin artan atık su miktarını karşılama kapasitesi de artırılacak. Yeni kum tutucu ünitesi saniyede 24 metreküp atık suyu karşılayabilecek kapasitede olacak. Mevcut saniyede 16 metreküp kapasiteli ızgara sistemine de saniyede 8 metreküplük yeni bir bölüm eklenecek ve toplam kapasite saniyede 24 metreküpe çıkarılacak” dedi. İLK YATIRIM 657 MİLYON TL 657 milyon TL tutarındaki proje kapsamında yeni kum tutucu ve ızgara sistemlerinin yanı sıra bunlara bağlı iletim hatları ve çıkış kanalları yapılacak. Tesisin ihtiyaç duyduğu mekanik ve elektrik sistemleri kurulacak, yol ve çevre düzenlemeleri de proje kapsamında ele alınacak. Çalışmanın iki yıl içerisinde tamamlanması planlanıyor. İZSU’nun tesiste yürüttüğü ikinci büyük yatırım, arıtma işlemi sonucunda ortaya çıkan çamurun yönetimini güçlendirecek. 319 milyon TL’lik yatırımla tesisin günlük 800 ton olan çamur susuzlaştırma kapasitesi 1600 tona çıkarılacak. Böylece tesisin bu alandaki kapasitesi yüzde 100 artırılacak. Çalışma kapsamında 9 yeni santrifüj dekantör kurulacak. Arıtma çamurunun içindeki suyun ayrıştırılmasını sağlayan bu ekipmanların yanı sıra gerekli pompalar, otomatik hazırlama üniteleri ve çamurun taşınmasını sağlayacak sistemler de tesise kazandırılacak. Elektrik ve otomasyon altyapısı da yenilenecek. Böylece arıtma sürecinin sonunda ortaya çıkan çamurun daha yüksek kapasitede ve daha etkin şekilde yönetilmesi sağlanacak. İkinci yatırımın yıl sonunda tamamlanması planlanıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.