Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yatırım

bursaarena.com.tr - Yatırım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yatırım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türk iş insanı kredi çekmeden 200 tane sıfır kilometre otobüs satın aldı Haber

Türk iş insanı kredi çekmeden 200 tane sıfır kilometre otobüs satın aldı

Türkiye'de seyahat sektörü zor günlerden geçiyor. İş kapasitesinin düşmesi ve maliyetlerin artmasıyla iflas ve konkordato ilan eden firma sayısı artarken, bazı iş insanları da kredi çekmeden büyük yatırımlara imza atıyor. Ekonomik belirsizliklerin ve küresel çalkantıların gölgesinde pek çok şirketin frene bastığı, yatırımlarını ertelediği bir dönemde, Türkiye ekonomisinin çarklarını döndüren asıl gücün "cesur yatırımcılar" olduğu bir kez daha kanıtlandı. Kriz dönemlerinde kabuğuna çekilmek yerine geleceğe yatırım yapan, istihdamı koruyan ve büyümeyi tetikleyen vizyoner markalar, sadece kendi geleceklerini değil, ülkenin ekonomik direncini de inşa ediyor. İşte bu cesur adımların en somut ve devasa örneği, taşımacılık sektörünün yarım asırlık çınarı Altur Turizm’den geldi. Merhaba Gazetesi'nin haberine göre, Altur Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Abdurrahim Albayrak, piyasadaki tüm ekonomik daralma söylentilerine inat, tek bir kuruş kredi bile kullanmadan tam 200 adet sıfır kilometre lüks ulaşım aracını ve otobüsü filosuna katarak gövde gösterisi yaptı. KREDİ KULLANMADAN NAKİT ALIM: 200 ARAÇLIK YATIRIMIN HİKAYESİ Sektörde taşları yerinden oynatan bu dev operasyon, dünyanın en prestijli otomotiv devleriyle yapılan üç büyük anlaşmanın eseri. Üstelik Albayrak’ın "Allah herkese böyle kredi kullanmadan, öz kaynakla alım yapmayı nasip etsin" sözleriyle duyurduğu bu paket, şirketin finansal gücünü de ortaya koyuyor. Sektöre umut veren yatırımlarının dağılımı ise şu şekilde: 150 Adet Volkswagen Crafter: Kurumsal taşımacılığın konfor ve güvenlik çıtasını zirveye taşıyan 150 adet yeni nesil mekik araç, şehir içi operasyonlar için yola çıktı. 30 Adet MAN ve NEOPLAN Otobüs: Yolcu taşımacılığının premium ligini temsil eden 20 adet MAN Lion’s Coach ve 10 adet NEOPLAN Tourliner lüks otobüs filodaki yerini aldı. 20 Adet Mercedes-Benz Tourismo 15: Hoşdere Tesisleri'nde Altur’a özel donanımlarla (MirrorCam ve 360 derece kamera sistemleri) üretilen 20 dev otobüs, emniyetli sürüş için anahtar teslim aldı. "DÜNYADA MAN, AHİRETTE İMAN" DİYEREK BAŞLAYAN 50 YILLIK HİKAYE Bugün günde tam 600 bin kişiyi işine, okuluna ve sevdiklerine ulaştıran dev bir imparatorluğun temelleri, aslında 1976 yılında tek bir minibüsle atılmıştı. Törende geçmiş günleri yad eden Abdurrahim Albayrak, başarının tesadüf olmadığını şu samimi sözlerle özetledi: "50 yıl önce tek bir arabayla başladık. Çok sıkıntılar çektik. İlk otobüsümle günde 360 kilometre yol yapıyor, üç vardiya servis çekiyordum. O dönem 'Dünyada MAN, ahirette iman' dedik ve bu markayla kaderimiz birleşti. Bugün sadece filomuzdaki MAN otobüs sayısı 120'yi buldu. Kurulduğumuz günden beri tek önceliğimiz insan taşımaktı, bugün de aynı vizyonla devleşiyoruz." SEKTÖRDE BİR DEVRİM: ŞOFÖRLERE "UYKUSUZLUK ENGELLEYİCİ" AKILLI SAAT Altur Turizm’in bu 200 araçlık yatırımı sadece demir-çelikten ibaret değil; teknoloji ve can güvenliği de bu yatırımın merkezinde yer alıyor. Albayrak, taşımacılık sektöründe adeta bir milat olacak yeni projelerini ilk kez açıkladı: Akıllı Saat Uygulaması. Şirketin bilgi işlem ekibi tarafından özel olarak geliştirilen bu sistem sayesinde, direksiyon başındaki her şoförün kolunda özel bir akıllı saat olacak. Yolda seyir halindeyken şoförün nabzından veya hareketlerinden yorgunluk ya da uyku belirtisi algılandığı an, kolundaki saat ani bir titreşim ve uyarıyla şoförü uyandıracak. Bu hamle, taşınan 600 bin insanın can güvenliğine verilen değerin en teknolojik kanıtı olarak kayıtlara geçti.

Hyundai Türkiye'de batarya fabrikası kuruyor Haber

Hyundai Türkiye'de batarya fabrikası kuruyor

Hyundai Motor Türkiye, İzmit'teki üretim tesislerinde elektrikli araç hamlesini büyütüyor. Toplam 715 milyon euro yatırım kapsamında kurulacak yeni batarya fabrikasıyla ilk etapta 300'den fazla kişiye istihdam sağlanacak. Ağustos ayında seri üretime başlayacak IONIQ 3 modeli de bu yatırımla desteklenecek. KOCAELİ (İGFA) - Hyundai Motor Türkiye, elektrikli araç üretimine yönelik yatırımlarına bir yenisini ekledi. Şirket, Ağustos ayında seri üretimine başlayacağı IONIQ 3 projesini desteklemek amacıyla yeni bir batarya fabrikası kuracağını açıkladı. Toplam 715 milyon euro tutarındaki yatırımın 55 milyon euroluk bölümü batarya fabrikasına ayrılırken, tesisin Hyundai Mobis iş birliğiyle faaliyet göstereceği belirtildi. Fabrikada batarya hücreleri ileri otomasyon sistemleriyle birleştirilerek elektrikli araç üretimine hazır hale getirilecek. Yeni yatırım kapsamında ilk aşamada 300'den fazla kişiye istihdam sağlanması planlanırken, Türkiye'nin elektrikli araç teknolojilerindeki bilgi birikiminin artırılması ve sektöre nitelikli insan kaynağı kazandırılması da hedefleniyor. Yatırımla ilgili değerlendirmelerde bulunan Murat Berkel, İzmit fabrikasının Hyundai'nin yurt dışındaki ilk üretim tesisi olduğunu hatırlatarak, 1997 yılından bu yana 3,3 milyon araç üretildiğini söyledi. Berkel, yeni batarya yatırımının hem Türkiye hem de Türk otomotiv sanayisi açısından büyük önem taşıdığını belirterek, yatırımın markanın Türkiye'deki büyüme hedeflerine önemli katkı sağlayacağını ifade etti. YILDA 40 BİNİN ÜZERİNDE ÜRETİM HEDEFİ Yatırımın son aşamaya geldiği belirtilirken, bu yıl içerisinde 27 bin, 2027 yılında ise 40 binin üzerinde üretim yapılması öngörülüyor. Batarya üretiminde kullanılacak NMC hücrelerinin Macaristan'dan, kısa menzilli araçlarda kullanılacak LFP bataryaların ise Çin'den tedarik edileceği açıklandı. Toplam 30 bin metrekarelik alanda kurulan batarya fabrikasında 27 robot görev yapacak. Üretim sürecinde yüksek otomasyon teknolojileri kullanılacak ve batarya paketleme işlemleri büyük ölçüde insan müdahalesi olmadan gerçekleştirilecek. IONIQ 3 EYLÜLDE SATIŞTA Bu arada Hyundai'nin Türkiye'de üreteceği ikinci yerli elektrikli model olacak IONIQ 3, Ağustos ayında üretim bandından inmeye başlayacak. Modelin Eylül ayında Türkiye pazarında iki farklı batarya ve güç seçeneğiyle satışa sunulması planlanıyor. Şirket, yeni batarya yatırımıyla yalnızca IONIQ 3 üretimini desteklemeyi değil, gelecekte üretilecek elektrikli ve hibrit araç modelleri için de güçlü bir altyapı oluşturmayı ve yerli yan sanayinin gelişimine katkı sağlamayı hedefliyor.

Google, SpaceX’e kiracı oldu: Aylık 920 milyon dolar ödeyecek Haber

Google, SpaceX’e kiracı oldu: Aylık 920 milyon dolar ödeyecek

ABD’li teknoloji devleri Google ve SpaceX dev bir anlaşmaya imza attı. Google, SpaceX’in bilgi işlem altyapısını kullanmak için aylık 920 milyon dolar ödeyecek. Anlaşma kapsamında kullanılacak altyapı, yapay zeka modellerinin eğitimi ve çalıştırılması için kullanılacak. Google, yapay zeka alanındaki büyümesini desteklemek amacıyla SpaceX ile dikkat çekici bir anlaşma yaptı. Şirket belgelerine göre Google, Ekim 2026 ile Haziran 2029 tarihleri arasında SpaceX'in büyük ölçekli bilgi işlem altyapısına erişim için aylık yaklaşık 920 milyon dolar ödeme gerçekleştirecek. Anlaşma kapsamında yaklaşık 110 bin adet GPU, işlemci, bellek modülü ve yapay zeka modellerinin eğitimi ile çalıştırılması için gerekli diğer altyapı bileşenleri kullanılacak. Anlaşmanın ölçeği, SpaceX'in daha önce yapay zeka şirketi Anthropic ile yaptığı dev sözleşmeyi hatırlatıyor. O anlaşmada Claude'un geliştiricisi Anthropic, Colossus 1 veri merkezindeki tüm boş kapasiteyi aylık yaklaşık 1,25 milyar dolar karşılığında kiralamıştı. Yeniçağ'ın haberinde aktarılan SpaceX verilerine göre Google'ın mevcut anlaşması, kullanılan kaynak miktarı açısından Anthropic sözleşmesinin yaklaşık yarısı büyüklüğünde. İlk bakışta anlaşma şaşırtıcı görünüyor. Çünkü Google, dünyadaki en büyük yapay zeka altyapılarından birine sahip şirketlerden biri olarak her yıl kendi veri merkezlerine milyarlarca dolar yatırım yapıyor. Ancak şirket yetkilileri, Gemini Enterprise platformu ve diğer yapay zeka tabanlı hizmetlere yönelik beklenmedik derecede yüksek talep nedeniyle mevcut kapasitenin yetersiz kaldığını belirtti. Sözleşmede dikkat çeken bir diğer detay ise erken fesih maddesi oldu. Taraflar, 31 Aralık 2026 tarihinden sonra 90 gün önceden bildirimde bulunarak anlaşmadan çekilebilecek. Ayrıca SpaceX'in 2026 sonbaharına kadar taahhüt edilen hesaplama kapasitesini sağlayamaması durumunda Google, anlaşmayı iptal etme veya aylık ödemelerde indirim talep etme hakkına sahip olacak.

UBER'in 'sürücüsüz araç girişimi' NURO'ya yaptığı yatırım 500 milyon dolara yakın Haber

UBER'in 'sürücüsüz araç girişimi' NURO'ya yaptığı yatırım 500 milyon dolara yakın

Konuyla ilgili doğrudan bilgi sahibi iki kaynağın Reuters'e verdiği bilgiye göre, araç çağırma şirketi UBER, sürücüsüz araç girişimi NURO'ya yaklaşık yarım milyar dolar yatırım yaptı. Şirket, bu büyük yatırımın ticari robot taksi geliştirme alanındaki boyutunu detaylandırdı. Yıllarca süren başarısız girişimlerin ardından, robotaksi sektörü, Tesla (TSLA.O) gibi şirketlerin öncülüğünde geliştirme, test ve erken ticari kullanıma geçiş süreçlerini yeniden hızlandırıyor. Uber, kendisini gelişmekte olan sektör için bir platform olarak konumlandırıyor ve Çinli teknoloji devi Baidu (9888.HK) dahil olmak üzere birçok otonom araç şirketiyle ortaklık kurdu. ABD merkezli elektrikli araç üreticisi Rivian (RIVN.O), İngiliz girişim şirketi Wayve ile de iş birliği yapıyor. Bazı ABD şehirlerinde Waymo ile de çalışıyor. Uber'in taahhütlerinden biri, Nuro ve elektrikli araç şirketi Lucid (LCID.O) ile üçlü bir ortaklık kurmaktır. 35.000 robot taksiyi hizmete sokmak.. Lucid'in Gravity SUV'larını ve yakında piyasaya sürülecek orta boy araçlarını, Nuro'nun teknolojisini ve Uber'in platformunu kullanarak.Uber'in Nuro'ya olan mali taahhüdünün boyutu ve ayrıntıları daha önce bildirilmemişti ve firmaları birbirine bağlayan mali bağların tam kapsamını ortaya koyuyor. Uber daha önce Lucid'e 500 milyon dolar yatırım yaptığını ve Nuro'ya da yüz milyonlarca dolarlık yatırım yapmayı planladığını, bu kapsamda Silikon Vadisi girişiminin değerini 6 milyar dolar olarak belirleyen 203 milyon dolarlık bir inansman turuna katıldığını açıklamıştı. İsimlerinin açıklanmasını istemeyen kaynaklara göre, Uber daha sonra Nuro'ya ilk fonlamasından önemli ölçüde daha büyük, açıklanmayan bir ek yatırım yaptı. Uber ayrıca, Nuro belirli geliştirme ve ticari kilometre taşlarına ulaştığında ek fon sağlamayı da kabul etmişti, ancak şartları açıklamadı. Bu taahhütlerin toplamı yaklaşık 500 milyon dolara ulaşıyor. Reuters'e konuşan kaynaklardan biri, ilk birkaç kilometre taşına zamanında ulaşıldığını ve bunun da Uber'den bazı fonların serbest bırakılmasını tetiklediğini söyledi. Kaynak, kalan paranın, bu yılın sonlarına doğru yapılması planlanan sürücüsüz testler, bu yıl sonuna kadar sürücüsüz araçlarda yolcu taşınması ve gelecek yıl hizmetin artırılması gibi hedeflere bağlı olduğunu söyledi. Uber ve Nuro konuyla ilgili yorum yapmaktan kaçındı. Nuro için bu finansman, teknolojisini ticari ölçekte kanıtlamak için yaptığı çalışmalarda hayati önem taşıyor. Şirket başlangıçta küçük teslimat robotları üretiyordu, ardından 2024 yılında otonom sürüş yazılımını otomobil üreticilerine ve mobilite şirketlerine lisanslamaya yöneldi. Şirket şu anda güvenlik sürücüleriyle testler yapıyor ve hizmetin bu yılın sonlarına doğru San Francisco Körfez Bölgesi'nde faaliyete geçmesi bekleniyor. Şirket Nisan ayında Kaliforniya'dan test yapma izni aldı. Bazı bölgelerde güvenlik sürücüsü olmadan, yerçekimiyle çalışan otonom araçların, Mayıs ayından itibaren yolcu taşıma izni aldığı bildirildi. Sürücülerle yapılan testlerde Nuro, Nvidia (NVDA.O) dahil olmak üzere yatırımcılar tarafından da desteklenmektedir . San Francisco'dan Abhirup Roy'un haberi; Peter Henderson ve Chizu Nomiyama tarafından düzenlendi. REUTERS (San Francisko) - UBER (Uber.N)

Çinli markaların Türkiye yükselişi sürüyor... Rekabetin anahtarı artık fiyat değil Haber

Çinli markaların Türkiye yükselişi sürüyor... Rekabetin anahtarı artık fiyat değil

Çinli otomotiv markalarının Türkiye pazarındaki yükselişi dikkat çekiyor. Sektör temsilcilerine göre yeni dönemde başarı; düşük fiyatla değil, teknoloji, yatırım, servis ağı ve kaliteyle mümkün olacak. İSTANBUL (İGFA) - Türkiye otomotiv pazarında son yılların en dikkat çekici gelişmelerinden biri Çinli markaların yükselişi oldu. 2021 yılında binek otomobil pazarından yalnızca yüzde 1,5 pay alan Çinli üreticiler, 2025 itibarıyla yüzde 8,2 seviyesine ulaştı. Sektör temsilcilerinden LenaCars ve Sarjagel.com Genel Müdürü Selçuk Nazik, Çinli markaların Türkiye’deki konumunu vergi yükü, elektrikli araç rekabeti ve tüketici tercihleri açısından değerlendirdi. Türkiye’de otomobil ithalat maliyetlerinin önemli ölçüde arttığını belirten Nazik, araçların fabrika çıkış fiyatlarına nakliye, sigorta, gümrük vergileri, ek mali yükümlülükler, ÖTV ve KDV'nin eklenmesiyle fiyatların katlandığını söyledi. “Bir aracın Çin’deki fabrika çıkış fiyatı ile Türkiye’deki satış fiyatı arasında artık 3,5 ila 4 katlık bir çarpan oluşuyor” diyen Nazik, 15-20 bin dolar seviyesindeki kompakt bir SUV’un Türkiye’de 2,5-3 milyon TL bandına ulaşabildiğini ifade etti. Bu maliyet yapısında en büyük payın üretici ya da distribütör kârından çok vergilerden kaynaklandığını vurguladı. REKABETİN KURALLARI DEĞİŞTİ Nazik’e göre yeni düzenlemeler Çinli markaların rekabet şansını ortadan kaldırmıyor ancak rekabetin şeklini değiştiriyor. Artık yalnızca fiyat avantajıyla pazarda kalmanın mümkün olmadığını belirten Nazik, donanım, teknoloji, hibrit çözümler, güçlü servis yapılanması ve yatırım kapasitesine sahip markaların Türkiye’de büyüme fırsatı yakalayabileceğini söyledi. “Türkiye artık Çinli markalar için bir fiyat pazarı değil, strateji ve yatırım pazarı” diyen Nazik, özellikle servis ağı ve satış sonrası hizmetlerde yeterli altyapıya sahip olmayan markaların pazarda kalmakta zorlanacağını ifade etti. TOGG REKABETİ YENİ BOYUTA TAŞIDI Elektrikli araç pazarında Togg’un önemli bir referans noktası haline geldiğini belirten Nazik, Çinli üreticilerin artık yalnızca Avrupalı markalarla değil, yerli üreticiyle de rekabet ettiğini söyledi. Nazik, “Çinli markalar büyümek istiyorsa fiyat dışında teknoloji, yazılım, kalite, servis erişimi ve ikinci el değeriyle de öne çıkmak zorunda” değerlendirmesinde bulundu. Çinli markaların ikinci el performansının tüketici açısından önemli bir kriter haline geldiğini belirten Nazik, birçok Çinli üreticinin modellerini kısa aralıklarla yenilemesinin ikinci el değerlerinin korunmasını zorlaştırdığını söyledi. Günümüzde tüketicilerin yalnızca liste fiyatına bakmadığını ifade eden Nazik, satın alma kararlarında garanti koşulları, servis ağı, yazılım kalitesi, yedek parça bulunabilirliği ve ikinci el değerinin de belirleyici rol oynadığını kaydetti. Nazik, Avrupalı, Japon ve Koreli üreticilerin güçlü servis ağları, yedek parça erişimi ve ikinci el avantajları sayesinde pazardaki konumlarını koruduğunu belirterek, birçok markanın liste fiyatları üzerinden yaptığı yüksek oranlı indirimlerin de tüketici lehine önemli fırsatlar sunduğunu sözlerine ekledi.

BTSO’nun ticaret heyetine Etiyopyalı firmalardan büyük ilgi Haber

BTSO’nun ticaret heyetine Etiyopyalı firmalardan büyük ilgi

BURSA (İGFA) - Türkiye’nin ihracata dayalı kalkınma hedefleri doğrultusunda örnek projelere imza atan BTSO, Türkiye’den Etiyopya’ya gerçekleştirilen en geniş kapsamlı ticaret heyeti faaliyetini düzenledi. Ticaret Bakanlığı destekleriyle Etiyopya’nın başkenti Addis Ababa’da gerçekleştirilen B2B organizasyonuna iki gün boyunca 2 bini aşkın Etiyopyalı firma katıldı. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, Bursalı firmaların ihracat potansiyellerini güçlendirmenin ve nitelikli alıcılarla buluşmalarını sağlamanın öncelikli görevleri arasında yer aldığını söyledi. Bu kapsamda Ticaret Bakanlığı destekleriyle yürüttükleri UR-GE projeleriyle önemli başarılara imza attıklarını ifade eden Burkay, şunları söyledi: “Bu projelerimizde Afrika ülkelerine özel bir önem veriyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde başlatılan Afrika açılım stratejisi kapsamında Bursa iş dünyası olarak Afrika ülkelerinde ortak iş ve yatırım forumları, toplantılar ve fuarlar gerçekleştiriyor, ikili iş birliği alanlarını genişletiyoruz. Bugüne kadar Cezayir’den Gana’ya, Nijerya’dan Fas ve Libya’ya kadar pek çok Afrika ülkesinde iş birliklerine imza attık. Etiyopya’ya ise bugüne kadar düzenlenen en büyük ticaret heyetlerinden birini organize ettik.” “2030 HEDEFLERİMİZE KARARLILIKLA İLERLİYORUZ” Küresel ticarette trendlerin değiştiği bir süreçten geçildiğini kaydeden Burkay, Bursa’nın farklı sektörlerdeki üretim yeteneğiyle Afrika ülkelerine güçlü bir ortaklık sunduğunu söyledi. Burkay, “130 milyonu aşkın nüfusuyla Etiyopya ile iş birliğinin bizim için ayrı bir yeri var. Bu ülke ihracatçılarımız için önemli fırsatlar barındırıyor. BTSO’nun gücü ve vizyonuyla bundan sonra da Türkiye’nin ihracat hedeflerine yön veren öncü çalışmalara imza atmaya ve 2030 hedeflerimize kararlı adımlarla yürümeye devam edeceğiz.” dedi. Burkay, ayrıca Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat’a, etkinliği ziyaret eden İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya’ya, Addis Ababa Büyükelçisi Berk Baran’a ve Ticaret Müşaviri Taha Alperen Salar’a destekleri için teşekkür etti. Ticaret Bakanlığı İhracat Genel Müdürü Mehmet Ali Kılıçkaya da programa davetleri için BTSO’ya teşekkür ederek organizasyonun çok güçlü olduğunu söyledi. Genel Müdür Kılıçkaya, “Türkiye’den çok güçlü bir katılım oldu. Bursa’mızın bebek çocuk giyiminden inşaat sektörüne, kimyadan mobilyaya bütün UR-GE’lerin olduğu güçlü bir karmayla çok güçlü bir çıkarma yapıldı. Etiyopya önemli bir ülke. 130 milyonu aşkın nüfusuyla Afrika’nın önemli giriş noktalarından biri. Ülkemizin de bu coğrafyada rekabet avantajı var. Birçok sektörde lider ülkeyiz.” ifadelerini kullandı. Kılıçkaya, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Afrika politikalarının sahadaki karşılığını gördüklerini söyledi. UR-GE projelerinin Ticaret Bakanlığı’nın önemli desteklerinden biri olduğunu belirten Kılıçkaya, BTSO’nun UR-GE çalışmalarını en etkili kullanan iş birliği kuruluşlarından biri olduğunu ifade ederek şu bilgileri verdi: “Bugüne kadar BTSO 48 UR-GE projesi hayata geçirmiş, 17’si aktif olarak devam ediyor. Pazar araştırması, fuar destekleri, tanıtım destekleri ve e-ihracat destekleriyle BTSO ve Bursalı ihracatçılarımıza katkı sunmaya devam ediyoruz. Firmalarımız için altyapı oluşturmak ve destek vermek devlet olarak bizim görevimiz. Girişimcilerimiz çok cesaretli. Afrika pazarında güçlü bir şekilde varız, var olmaya da devam edeceğiz.” FİRMALARDAN ORGANİZASYONA TAM NOT Heyete katılan firma temsilcileri de Etiyopya pazarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. BEKSİAD Başkanı Mehmet Bayezit, bebek ve çocuk konfeksiyonu sektörünün üretim kalitesini dünyanın farklı coğrafyalarına taşımak için çalıştıklarını belirterek, Etiyopya organizasyonunun bu hedef açısından önemli olduğunu söyledi. Bayezit, Ticaret Bakanlığı ve BTSO’ya destekleri için teşekkür etti. ASKON Bursa Şube Başkanı ve BTSO Meclis Üyesi Emre Yıldız da Etiyopya’nın hedef pazarlar arasında yer aldığını belirterek, “Gönül köprülerimizin olduğu bir coğrafyadayız. İş fırsatlarını değerlendirebilecek güçteyiz. Bu organizasyonun ülke ihracatına katkı sağlayacağına inanıyoruz.” ifadelerini kullandı. İMSİAD Başkanı ve BTSO Meclis Üyesi Şeref Demir ise Etiyopya’nın inşaat sektörü açısından büyüyen bir pazar olduğunu belirterek, “Konut imalatı ve yapı malzemeleri konusunda ciddi bir talep olduğunu yerinde gördük. Görüşmeler oldukça verimli geçti.” dedi. BTSO üyelerinden Ömer Annaç, organizasyon kapsamında çok yoğun görüşmeler gerçekleştirdiklerini belirterek, “Beklentimizin üzerinde bir program oldu. Afrika pazarına ürün satabilir miyiz diye endişelerimiz vardı ancak düşündüğümüzden çok daha iyi geçti. BTSO Yönetim Kurulu Başkanı Sayın İbrahim Burkay’ın liderlik ettiği UR-GE projeleri firmamızın bakış açısını değiştirdi. Bursa ile sınırlı kalmadık, dünyaya açıldık. Bu projelerin devam etmesini diliyoruz.” dedi. Mobilya sektörü temsilcilerinden Defne Sabahyıldızı ise ilk kez bir UR-GE projesiyle yurt dışındaki bir etkinliğe katıldıklarını belirterek, “Yeni bir markayız. Bu kadar kısa sürede yurt dışına açılacağımızı düşünmüyorduk. BTSO sayesinde ikinci yılımız dolmadan Etiyopya’dayız. Çok yoğun bir ilgiyle karşılaştık. Gelen talepler dolayısıyla çok mutlu ve gururluyuz.” ifadelerini kullandı. Asansör sektöründe faaliyet gösteren BTSO Meclis Üyesi Osman Arslan, Etiyopya’yı önceden araştırdıklarını ve ciddi bir potansiyel gördüklerini belirtti. Görüşmelerin çok yoğun geçtiğini kaydeden Arslan, “Birçok firmadan ofislerine davet aldık. Hepsini planlayıp ziyaret edeceğiz. Bu pazarı değerlendirmek adına tekrar seyahat etmeyi düşünüyoruz.” dedi. BTSO Meclis Üyesi ve Mobilya UR-GE katılımcısı Sevgi Saygın ise beş farklı sektörün aynı organizasyonda yer almasının önemli bir zenginlik oluşturduğunu belirterek, “Etiyopya genç nüfusu ve büyüme potansiyeliyle gelecekte parlayan yıldızlardan biri olacak gibi görünüyor. Gelecek adına umut verici bir pazar.” dedi. Ev tekstili sektörü temsilcilerinden Mehmet Şah Baylan ise Etiyopya’nın 130 milyonluk genç nüfusuyla büyük bir pazar olduğunu belirterek, “İlk etapta ticaret kadar bu pazarı tanımak ve doğru partnerler bulmak da önemli. Afrika pazarına ilk gelişimiz. BTSO sayesinde burayı tanıma fırsatı bulduk.” dedi. BTSO 25. Meslek Komitesi Başkan Yardımcısı Uğur Yıldırım da Etiyopya’nın Afrika pazarında stratejik bir role sahip olduğunu ifade ederek, “Burada yaptığımız görüşmeleri bir tohum olarak görüyoruz. Yeni bir pazar ancak Türk ürünlerine karşı ciddi bir talep var. Bu talebi karşılayabilecek güçteyiz.” diye konuştu. Patentli ısı cam üretimi gerçekleştiren Selma Özsabuncu da organizasyona yoğun ilgi olduğunu belirterek, “Etiyopya’da böyle bir potansiyel olduğunu düşünerek gelmemiştim. İnşaat sektörü ve teknoloji alanında ciddi ihtiyaçlar var. Türk ürünlerinin kaliteli olduğundan özellikle bahsediyorlar.” ifadelerini kullandı. Ev tekstili sektörü temsilcilerinden Mithat Özdemir ise organizasyonun beklentilerinin çok üzerinde geçtiğini belirterek, “Müşteriler ürünlere yoğun ilgi gösteriyor. Uzun vadeli düşünüldüğünde burada çok iyi işler yapılacağını düşünüyorum. Afrika’nın Türk milletine olan teveccühü de çok önemli.” dedi. BTSO Meclis Üyesi Muzaffer Loyan ise Etiyopya’da beklediklerinden çok daha sıcak karşılandıklarını ifade ederek, “Nakliye konusunda Cibuti üzerinden kolay ürün gönderimi yapılabildiğini öğrendik. Sektörlerimize karşı ciddi bir ilgi var. BTSO’nun UR-GE projeleri gerçekten çok başarılı ilerliyor.” değerlendirmesinde bulundu. Bebek ve çocuk konfeksiyonu temsilcilerinden Ömer Yıldız ise Etiyopya’nın büyük ve bakir bir pazar olduğuna dikkat çekerek, “Üretim gücümüz ve tasarım kabiliyetimiz çok ileri noktada. Belki kısa vadede değil ama önümüzdeki süreçte tüm sektörlerimiz burada önemli işler yapacaktır.” dedi. Serkan Kral da Etiyopya pazarının beklentilerinin üzerinde bir katılım gösterdiğini belirterek, “Türk ürünlerini kaliteli buluyorlar. Çin’e göre daha iyi bir algımız var. Bu pazarda güçlü olacağımızı düşünüyorum.” ifadelerini kullandı. Colorex firmasından Murat Doğan ise organizasyonun çok verimli geçtiğini belirterek, “Potansiyel müşteriler doğrudan geliyor. Bugün kartvizitlerim bitti, burada yeniden kartvizit bastırmak zorunda kaldık. Avrupa odaklı ihracatımızın yanında Etiyopya’dan da doğrudan sonuç alabileceğimizi düşünüyorum.” dedi. Öte yandan etkinliğe katılan bebek ve çocuk konfeksiyonu üreticileri, organizasyon sonunda sergiledikleri çocuk kıyafetlerini Türkiye Diyanet Vakfı aracılığıyla Etiyopya’daki yetimhanelere bağışladı.

Bekar kardeşe 146 ülkeye vizesiz seyahat hakkı Haber

Bekar kardeşe 146 ülkeye vizesiz seyahat hakkı

İSTANBUL (İGFA) - 146 ülkeye vizesiz seyahat imkanı sunan Karayip vatandaşlık programları içerisindeki Antigua and Barbuda, sunduğu aile kapsamı bakımından dikkat çeken ülkelerden biri olarak öne çıkıyor. Programın en dikkat çekici yönlerinden biri, birçok ülkede mümkün olmayan şekilde, belirli şartları taşıyan bekar kardeşlerin de başvuru kapsamına dahil edilebilmesi. Yabancı yatırım alanında çalışan Avukat Özge Özmen Korkut, minimum 230 bin dolar bağış ya da minimum 300 bin dolar emlak yatırımı ile elde edilen Antigua and Barbuda pasaportu hakkında şu bilgileri verdi: EVLENMEMİŞ BEKAR KARDEŞ “Pek çok yatırım programında yalnızca eş ve çocuklar değerlendirme kapsamına alınırken, Antigua and Barbuda vatandaşlık programı aile yapısına daha geniş bir perspektiften yaklaşabiliyor. Özellikle evlenmemiş kardeşlerin de dosyaya eklenebilmesi, programı benzerlerinden ayıran önemli unsurlardan biri haline getiriyor. Bu durum özellikle; aile bağlarını koruyarak hareket etmek isteyen yatırımcılar, ⁠kardeşine uzun vadeli uluslararası hareketlilik sağlamak isteyen aileler açısından ciddi avantaj oluşturuyor. BİRÇOK ÜLKE AĞIR ŞARTLAR GETİRİYOR Karayip vatandaşlık programlarında aile kapsamı her ülkeye göre değişiklik gösterirken, bazı ülkelerde kardeş kabulü tamamen kaldırılmış durumda. Bazı programlarda ise yalnızca küçük yaştaki kardeşler kabul edilirken, bazı ülkeler ağır finansal bağımlılık şartları arayabiliyor. Bu nedenle Antigua and Barbuda’nın daha esnek yaklaşımı, özellikle geniş aile yapısına sahip başvuranlar açısından dikkat çekici bulunuyor. TEK KRİTER BEKARLIK DEĞİL Ancak her dosya bireysel olarak incelenir ve yalnızca “bekar olmak” kriteri tek başına yeterli görülmeyebilir. Başvurularda medeni durum geçmişi, finansal yapı, aile ilişkileri ve resmi uygunluk kriterleri detaylı şekilde değerlendirilebiliyor. Bu arada, anne ve baba da programa dahil edilebiliyor. Bu zaten neredeyse tüm programlarda var. PROFESYONEL HUKUKİ DANIŞMANLIK ALIN Yatırım yoluyla vatandaşlık süreçlerinde en önemli noktalardan biri güncel mevzuat takibidir. Program şartlarının dönemsel olarak değişebilir ve başvuruların mutlaka profesyonel hukuki danışmanlık eşliğinde yürütülmesi gerekir. Özellikle son dönemde yatırımcılar yalnızca ikinci pasaport değil; aile bütünlüğünü koruyacak, uzun vadeli yaşam planlamasına katkı sağlayacak çözümler aradığı görülüyor. Bu nedenle aile kapsamı geniş olan vatandaşlık programlarının önümüzdeki dönemde daha da fazla ilgi görmesi bekleniyor.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.