Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yaşam Kalitesi

bursaarena.com.tr - Yaşam Kalitesi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yaşam Kalitesi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yaz sıcakları lenfödem belirtilerini artırabiliyor Haber

Yaz sıcakları lenfödem belirtilerini artırabiliyor

Türk Kanser Derneği Sağlık Direktörü Ezgi Polat, yaz sıcaklarının kanser tedavisi sonrası gelişebilen lenfödem belirtilerini artırabileceği uyarısında bulundu. Polat, erken farkındalığın ve doğru önlemlerin yaşam kalitesi için kritik olduğunu belirtti. İSTANBUL (İGFA) - Türk Kanser Derneği Sağlık Direktörü Ezgi Polat, yaz aylarında artan sıcaklıkların özellikle kanser tedavisi sonrasında gelişebilen lenfödem belirtilerini artırabileceği uyarısında bulundu. Polat, erken farkındalık ve doğru önlemlerin yaşam kalitesinin korunmasında önemli rol oynadığını belirtti. Yaz mevsiminde yükselen hava sıcaklıklarının, kanser tedavisi sonrası lenfödem gelişen bireylerde kol ve bacaklarda şişlik, ağırlık hissi, gerginlik ve hareket kısıtlılığı gibi belirtilerin daha belirgin hale gelmesine neden olabileceğini ifade eden Polat, bu şikâyetlerin yalnızca mevsimsel değişiklik olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. Lenf sisteminin bağışıklık sisteminin önemli bir parçası olduğunu belirten Polat, lenf damarları veya lenf bezlerinin zarar görmesi halinde dokular arasında biriken sıvının yeterince taşınamadığını ve bunun lenfödeme yol açtığını kaydetti. Lenfödemin özellikle meme kanseri, jinekolojik kanserler, prostat kanseri ve melanom tedavileri sonrasında görülebildiğini aktaran Polat, lenf bezlerinin alınması veya radyoterapi uygulanmasının riski artıran başlıca nedenler arasında yer aldığını dile getirdi. YAZ AYLARINDA ŞİKÂYETLER ARTABİLİYOR Sıcak havalarda damarların genişlediğini ve dokulara daha fazla sıvı geçtiğini belirten Polat, sağlıklı bir lenf sisteminin bu yükü dengeleyebildiğini ancak lenf sistemi hasar gören kişilerde sıvı birikiminin arttığını ifade etti. Bu nedenle yaz aylarında birçok hastanın kol veya bacaklarında daha fazla şişlik hissettiğini belirten Polat, uzun yolculuklar, hareketsizlik, aşırı sıcak hava ve yoğun güneş maruziyetinin de mevcut şikâyetleri artırabildiğini söyledi. Lenfödemin her zaman tamamen önlenemese de belirtilerinin kontrol altına alınabileceğini vurgulayan Polat, yeterli su tüketimi, düzenli hareket, uzun süre aynı pozisyonda kalmama ve aşırı sıcak ortamlardan kaçınmanın önemine dikkat çekti. Sağlık profesyonelleri tarafından önerilen kompresyon ürünlerinin düzenli kullanımının belirtilerin yönetiminde etkili olduğunu belirten Polat, etkilenen kol veya bacakla ağır yük taşınmaması, yüklerin dengeli dağıtılması ve ani zorlanmalardan kaçınılmasının da şişliklerin artmasını önlemeye yardımcı olacağını ifade etti. Lenfödem yönetiminde cilt sağlığının da önemli olduğunu belirten Polat, küçük enfeksiyonların dahi şikâyetleri artırabileceğini söyledi. Yaz aylarında cilt bakımının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Polat, olası yaralanmalara karşı dikkatli olunması ve hijyen kurallarına özen gösterilmesinin önem taşıdığını kaydetti. 1964 yılından bu yana kanserle mücadele alanında faaliyet gösteren Türk Kanser Derneği'nin farkındalık çalışmalarını sürdürdüğünü belirten Polat, kanser tedavisi gören bireylerin lenfödem belirtilerini erken dönemde tanımasının büyük önem taşıdığını ifade etti. Polat, "Yaz sıcaklarının getirdiği şişliği yalnızca mevsimsel bir değişiklik olarak değerlendirmemek gerekir. Bazen vücudumuz bize sessizce önemli sinyaller veriyor olabilir. Bu belirtileri doğru okumak ve gerektiğinde uzman desteğine başvurmak, yaşam kalitesinin korunmasına katkı sağlayacaktır." dedi.

Bel Ağrısında Erken Tanı, Tedavi Başarısını Artırıyor... Haber

Bel Ağrısında Erken Tanı, Tedavi Başarısını Artırıyor...

Günümüzde bilgisayar başında uzun saatler çalışma, duruş bozukluğu, hareketsizlik ve aşırı kilo gibi nedenlerle görülme sıklığı artan bel ağrıları, erken dönemde tedavi edilmezse ameliyata varan sonuçlar doğurabiliyor. Omurganın vücudu taşıyan önemli bir yapı olduğunu belirten Özel Sağlık Hastanesi Beyin ve Sinir Cerrahisi Uzmanı Op. Dr. Serkan Zengin, bel ağrılarının ciddiye alınması gerektiğini belirterek uzman hekime başvurulmasının önemine dikkat çekti. Her hastanın yaşı, boyu, beslenme alışkanlıkları sıvı tüketimi ve genetik yatkınlıklarının bel ağrısı konusunda belirleyici olduğunu vurgulayan Zengin, “Bel ve omurga tedavisinde erken tanı hastalığın tedavi başarısı açısından çok önemlidir. Biz öncelikle hastayı muayene ederek ön tanı koyuyoruz. Tedaviyi ise kişiye özel olarak planlıyoruz. Tedavi şekli hastanın yaşı, cinsiyeti, fıtığının derecesi, şekli, kronik rahatsızlıkları ve genetik yapısına göre değişkenlik gösterebilir. İnsanlar genellikle ameliyat olmaktan çekiniyor. Oysa, erken dönemde yapılan müdahaleyle çoğunlukla ameliyata gerek kalmadan iyileşme sağlanabiliyor” diye konuştu. ERKEN TANI ÖNEMLİ Hastaları yapılan muayene sonrasında medikal tedavi, fizik tedavi veya cerrahi tedaviye yönlendirdiklerini dile getiren Op. Dr. Serkan Zengin, “Hastalarımıza çok büyük oranda medikal tedavi, fizik tedavisi veya algolojik yöntemler dediğimiz ağrı tedavisi uyguluyoruz. Sanılanın aksine filmlerde fıtık görülse dahi ameliyata gerek kalmadan tedavi gerçekleştirmek mümkün. Fakat bu her hastada aynı sonucu vermeyebilir. Orta yaşlı, kilolu bir hastada fayda sağlarken daha genç bir hastada faydalı olmayabilir. Bu tedaviler doğru bireylerde ve erken dönemde başarılı olmaktadır” ifadelerini kullandı. ÖNCELİĞİMİZ AMELİYATSIZ TEDAVİ Uygun hastalarda ameliyatsız olarak yapılan tedavilerin başarılı sonuçlar verdiğinin altını çizen Op. Dr. Zengin, “Algolojik yönetimler olarak adlandırabileceğimiz Nokta Atışı tedavisi, Radyofrekans Ablasyon ve Nükleoplasti gibi yöntemlerle hastanın omurları arasına girerek basıncı azaltıyoruz. Uyguladığımız ilaç veya buharlaştırma tedavileri ile birlikte sinirleri rahatlatarak ağrıyı giderebiliyoruz. Bu yöntemle hastalar bir kaç saat içinde taburcu oluyor ve günlük yaşantısına hatta işine dönebiliyor. Eğer tüm bu müdahalelere rağmen belli bir süre içinde olumlu sonuç alamazsak o zaman cerrahi müdahale yapıyoruz” dedi. SAĞLIKLI OMURGA İÇİN HAYAT TARZINIZI DEĞİŞTİRİN Bel ve omurga sağlığı için hayat tarzının da değiştirilmesi gerektiğini hatırlatan Op. Dr. Serkan Zengin, şöyle devam etti: “Öncelikle omurga ve ona bağlı olan kas sistemini güçlendirmek için düzenli yürüyüş öneriyoruz. Haftada 3 gün, 45 dakika ila 1 saat arasında kesintisiz tempolu yürüyüş çok faydalıdır. Ayrıca yüzme, reformer pilates ve yoga da faydalı sporlar arasındadır. Ağırlık kaldırmak yerine kişinin kendi ağırlığından faydalanacağı sporları yapması daha doğru olur. Erkeklere göre ortalama 5 yıl daha uzun yaşayan kadınların ideal kilo ve kas yapısına sahip olmaları yaşam kalitesi için önem taşır. Örneğin 1 metre 75 cm. boyu olan bir kişinin kilosu da en fazla 75 kilo civarında olmalıdır. Bir diğer önemli konu ise dengeli beslenme ve günlük en az 2 litre su tüketilmesidir. Magnezyum ve D vitamini kullanılması da vücut sağlığı açısından gereklidir. Yetişkinlerde 7 saat kaliteli uyku da bel sağlığı için önemlidir. Bu nedenle yastık ve yatak kalitesinin de iyi olmasına dikkat edilmeli. Eğer bilgisayar başında oturarak çalışıyorsanız mutlaka 45 dakikada bir ayağa kalkıp tur atın. Sabah kalktığınızda ise boyun ve bel kaslarınızı çalıştıracak basit esnetme hareketleri yapabilirsiniz”

Kalp yetersizliğinde erken tanı yaşam kalitesini etkiliyor Haber

Kalp yetersizliğinde erken tanı yaşam kalitesini etkiliyor

İSTANBUL (İGFA) - Her yıl Mayıs ayının ikinci haftası düzenlenen “Kalp Yetersizliği Farkındalık Haftası” kapsamında uzmanlar, hastalığın erken tanısının ve tedaviye uyumun yaşam kalitesi ve sağkalım açısından önemine dikkat çekti. Kalp yetersizliği, kalbin vücuda yeterli kan ve oksijen pompalayamaması sonucu ortaya çıkan ciddi bir sağlık sorunu. Nefes darlığı, hızlı kilo artışı, halsizlik ve bacaklarda şişlik gibi belirtilerle kendini gösterebiliyor. HFSA 2025 raporuna göre yalnızca ABD’de yaşam boyu kalp yetersizliği riski yüzde 24’e yükseldi. Türkiye’de ise TRends-HF çalışmasına göre 2022 yılı itibarıyla kalp yetersizliği görülme sıklığı yüzde 2,1 ve yıllık 1000 kişiden 3-6’sında yeni vakalar ortaya çıkıyor. Avrasya Kalp Yetersizliği Derneği Başkanı Prof. Dr. Ahmet Temizhan, hastalığın günlük yaşamı ciddi şekilde etkilediğini belirterek, “Yaşlanmanın doğal sonucu sanılan nefes darlığı ve bacak şişlikleri kalp yetersizliğinin habercisi olabilir. Erken tanı, düzenli takip ve kılavuzlara uygun tedavi yaşam kalitesini artırıyor” dedi. AstraZeneca Türkiye Ülke Başkanı Dr. Münevver Gönenç, kronik hastalıklarla mücadelede toplum bilinçlenmesinin önemine değinerek, “Erken tanı, doğru bilgiye erişim ve hekim-hasta iletişimi başarıyı artırıyor” ifadelerini kullandı. Roche Diagnostik Türkiye Genel Müdürü Nazlı Sahafi ise erken ve doğru tanının hem hastalar hem de sağlık sistemi için kritik olduğunu belirterek, entegre ve veri odaklı yaklaşımın önemine dikkat çekti. Uzmanlar, farkındalığın artırılması, risk altındaki kişilerin erken dönemde tespit edilmesi ve hastaların tedavi süreçlerini sürdürülebilir şekilde yönetmesinin, kalp yetersizliği yönetiminde başarı için hayati olduğunu vurguladı.

3. Uludağ Çevre Forumu yoğun ilgi gördü Haber

3. Uludağ Çevre Forumu yoğun ilgi gördü

BURSA (İGFA) - Burkasan’ın çevre, geri dönüşüm ve döngüsel ekonomi alanındaki çalışmalarını temsil ettiği forum, kamu temsilcilerini, iş dünyasını, akademiyi ve sektör paydaşlarını aynı platformda buluşturdu. Etkinlikte üretimde sürdürülebilirlik, geri dönüştürülmüş ham madde kullanımı, atık yönetimi, yeşil dönüşüm politikaları ve döngüsel ekonomi başlıkları ele alındı. Kılıç, mevcut kaynak kullanım modelinin uzun vadede sürdürülebilir olmadığını belirterek Türkiye’nin geri dönüşüm kapasitesinin ekonomik değere dönüşmesi için güçlü toplama ağlarına, etkin regülasyonlara ve sanayiyle entegre bir geri dönüşüm modeline ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. BURSA’NIN YEŞİL DÖNÜŞÜMÜ İÇİN PLANLI BÜYÜME VURGUSU Vedat Kılıç, forumda yaptığı konuşmada Bursa’nın plansız büyüme, trafik, çevre kirliliği ve üretim alanlarının sınırlanması gibi temel sorunlarla karşı karşıya kaldığını belirtti. Şehir planlamasının yalnızca estetik bir konu olmadığını vurgulayan Kılıç, bu sürecin yaşam kalitesi, üretim gücü ve çevresel sürdürülebilirlik açısından kritik önem taşıdığını söyledi. Kılıç, Bursa’nın anayasası niteliğinde olacak 1/100 binlik çevre planının hazırlanması gerektiğini belirterek, organize sanayi alanlarına yönelik ihtiyacın doğru planlama ile karşılanması gerektiğini ifade etti. Üniversiteler, akademik odalar, yerel yönetimler ve iş dünyasının ortak bir vizyon etrafında buluşması halinde Bursa’nın önündeki birçok engelin aşılabileceğini dile getirdi. GERİ DÖNÜŞÜM EKONOMİK SİSTEMİN GÜÇLÜ BİR PARÇASI OLMALI Vedat Kılıç, geri dönüşümün artık yalnızca çevresel bir sorumluluk olarak değil, sanayinin rekabet gücünü, kaynak güvenliğini ve ihracat kapasitesini doğrudan etkileyen stratejik bir alan olarak ele alınması gerektiğini vurguladı. Forumda geri dönüştürülmüş ham madde kullanımının artırılması, atıkların ekonomiye yeniden kazandırılması ve geri dönüşüm sektörünün sürdürülebilir şekilde büyümesi gerektiği değerlendirildi. Kılıç, üretim süreçlerinde geri dönüştürülmüş içerik kullanımının yaygınlaşmasının hem çevresel fayda sağlayacağını hem de Türkiye sanayisinin yeşil dönüşüm hedeflerine katkı sunacağını belirtti. BURKASAN, DÖNGÜSEL EKONOMİYE KATKI SUNMAYI SÜRDÜRÜYOR Burkasan, geri dönüşüm ve atık yönetimi alanındaki faaliyetleriyle döngüsel ekonominin gelişmesine katkı sunmaya devam ediyor. Şirket, kaynakların verimli kullanılması, atıkların ekonomiye yeniden kazandırılması ve sürdürülebilir üretim süreçlerinin desteklenmesi amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. 3.Uludağ Çevre Forumu, Burkasan’ın çevre odaklı vizyonunu paylaşması ve sektör paydaşlarıyla ortak hedefler doğrultusunda bir araya gelmesi açısından önemli bir platform oldu. Vedat Kılıç’ın forumda verdiği mesajlar, Bursa’nın yeşil dönüşüm sürecinde daha planlı, daha güçlü ve daha sürdürülebilir bir yapıya kavuşması gerektiğini ortaya koydu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.