Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yargıtay

bursaarena.com.tr - Yargıtay haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yargıtay haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yargıtay'dan tüm kiracıları ilgilendiren yeni karar Haber

Yargıtay'dan tüm kiracıları ilgilendiren yeni karar

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi tarafların hukuki nitelendirmesinin hâkimi bağlamayacağını belirterek emsal bir karara imza attı. Kiracının tebliğ öncesi yaptığı fazla ödemenin iadesi talebini "istirdat" sayıp reddeden yerel mahkeme kararı, nedensiz zenginleşme kapsamında incelenmesi gerektiğini belirtti. Polatlı 2. Sulh Hukuk Mahkemesi, davacının talebini “istirdat davası” olarak nitelendirdi. Mahkeme, istirdat davasının ancak kesinleşmiş bir icra takibi kapsamında ve cebri icra tehdidi altında yapılan ödemeler için açılabileceği görüşüne vardı. Kiracının son ödemeyi ödeme emri henüz tebliğ edilmeden ve takip kesinleşmeden yaptığı gerekçesiyle dava reddedildi. Öte yandan mahkeme dava değeri 9 bin 822 lira olmasına karşın davalı lehine 18 bin lira vekalet ücretine karar verdi. YARGITAY: TALEBİN ADI MAHKEMEYİ BAĞLAMAZ Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına temyiz istemini inceleme altına alan Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 5 Mayıs 2026 tarihli kararında ilk derece mahkemesinin yaklaşımını hukuka aykırı buldu. Daire, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26 ve 33. maddelerine vurgu yaparak, hakimin tarafların talep sonucuyla bağlı olduğunu fakat olayların hukuki nitelendirmesini ve uygulanacak hukuk kurallarını kendisinin belirlemek zorunda olduğuna dikkat çekti. Yargıtay’a göre burada söz konusu olan, kesinleşmiş bir icra takibi kapsamında cebri icra tehdidi altında ödenen paranın geri alınması değil. Uyuşmazlık, kira ilişkisi kapsamında hukuki bir sebep olmaksızın fazla tahsil edildiği iddia edilen kira bedellerinin iadesine ilişkin. Bu sebeple kiracının talebini “istirdat” olarak isimlendirilmesi mahkemeyi bağlamıyor. YARGITAY’DAN FAZLA KİRA ÖDEMESİ İÇİN EMSAL KARAR Yargıtay, söz konusu talebin İcra ve İflas Kanunu’nun 72. maddesinde gerçekleştirilen istirdat davası kapsamında değil, nedensiz yere zenginleşme ve fazla ödemenin iadesine dayalı genel hükümlere tabi bir alacak davası olarak değerlendirilmesi gerektiğine hükmetti. Daire, ilk derece mahkemesinin davanın esasını incelemesi, tarafların delillerini değerlendirmesi ve sonucuna göre karar vermesi gerektiğini ifade etti. Yargıtay, sadece istirdat davasının şartlarının oluşmadığı nedeniyle davanın reddedilmesini ise usul ve yasaya aykırı buldu. VEKALET ÜCRETİNE DE RET Yargıtay kararında dikkat çeken bir diğer nokta ise vekalet ücretine ilişkin oldu. Dava değerinin 9 bin 822 lira olmasına karşın davalı lehine 18 bin lira vekalet ücreti verilmesinin, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne aykırı olduğu ifade edildi. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına temyiz istemini kabul ederek Polatlı 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin kararını sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozdu. Kararın bir örneği Adalet Bakanlığı’na gönderilirken dosya da ilk derece mahkemesine gönderildi. Yargıtay’ın kararı, 19 Ağustos 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı.

12. Yargı Paketi için Meclis’te yoğun mesai başlıyor Haber

12. Yargı Paketi için Meclis’te yoğun mesai başlıyor

TBMM Genel Kurulu, 14 Temmuz’da başlayacak haftalık çalışmalarında kamuoyunda “12. Yargı Paketi” olarak bilinen kanun teklifini ele alacak. Düzenleme; yargı süreçlerinden bilirkişilik uygulamalarına, dolandırıcılıkla mücadeleden faiz hükümlerine kadar birçok alanda değişiklik öngörüyor. ANKARA (İGFA) - Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM), yeni haftada yoğun bir gündemle çalışmalarını sürdürecek. Genel Kurul’un ilk gündem maddeleri arasında, “Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi” yer alacak. 12. YARGI PAKETİ’NDE DİKKAT ÇEKEN DÜZENLEMELER Teklif kapsamında, Danıştay’daki daire sayısının 10’a düşürülmesine ilişkin düzenlemenin uygulama süresinin 4 yıl daha uzatılması öngörülüyor. İdare mahkemelerinde tek hakimle çözümlenecek davaların kapsamı genişletilirken, hakimlik ve savcılık mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözülebilecek konularda gereksiz bilirkişi başvurusu yapılması halinde uyarma cezası uygulanması düzenleniyor. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) uygulamasında da değişiklik yapılması planlanıyor. Buna göre işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlilerinin görevi nedeniyle işlediği ve Anayasa’nın 17’nci maddesi kapsamında kötü muamele olarak değerlendirilebilecek bazı suçlarda HAGB hükümleri uygulanmayacak. Türk Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu kapsamında faiz ödenmesi gereken ancak oranı sözleşmeyle belirlenmeyen durumlarda uygulanacak faiz oranına ilişkin de yeni bir düzenleme getirilecek. Yargıtay ceza dairelerinin belirli kararlarına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısına Ceza Genel Kurulu’na itiraz yetkisi verilmesi, hukuk yargılamalarında ise duruşmalar arasındaki sürenin 3 ayı aşmaması yönünde düzenleme yapılması öngörülüyor. “IBAN MAĞDURLARI” İÇİN YENİ DÜZENLEME Teklifte kamuoyunda “IBAN mağdurları” olarak bilinen dolandırıcılık olaylarına ilişkin de düzenleme yer alıyor. Buna göre, banka hesap bilgilerini veya ödeme araçlarını haksız menfaat sağlamak amacıyla başkalarının kullanımına sunan kişilerin, dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık suçlarına iştirak kapsamında alacağı cezanın belirli şartlarda yarı oranında indirilmesi öngörülüyor. TBMM’DE 15 TEMMUZ ANMA PROGRAMI Öte yandan TBMM’de, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü’nün 10’uncu yılı kapsamında çeşitli anma programları düzenlenecek. Programlar, 15 Temmuz Çarşamba günü TBMM Camisi’nde şehitler ve hayatını kaybeden gaziler için okutulacak Mevlid-i Şerif ile başlayacak. Ardından TBMM 15 Temmuz Şehitler Anıtı ile Ana Bina Şeref Holü Anı Taşı’na karanfil bırakılacak. TBMM Şeref Holü’nde ise “15 Temmuz Milli İradenin Zaferi Dijital Gösterim Sergisi”, “15 Temmuz’un 10’uncu Yılı Anısına Sanata Teşvik ve Sanatla Yaşam Sergisi” ile “15 Temmuz Manşetleri Gazetecilik Atölyesi Sergisi” açılacak. Meclis Tören Salonu’ndaki anma töreninde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un katılımcılara hitap etmesi bekleniyor. KOMİSYONLARIN GÜNDEMİ DE YOĞUN Bu arada TBMM'nin resmi internet sitesinde yer alan habere göre TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, en düşük emekli aylığının artırılmasına yönelik düzenlemeleri içeren kanun teklifini görüşecek. Milli Eğitim, Kültür, Gençlik ve Spor Komisyonu ise öğrenci affı ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri kapsayan kanun teklifini ele alacak. Meclis Araştırma Komisyonları da çocukların dijital ortamlarda karşılaştığı riskler, okullarda yaşanan olaylar ve çözüm önerileri başlıklarında çalışmalarını sürdürecek. Dışişleri Komisyonu Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Alt Komisyonu da gündemindeki konular için toplanacak.

Rahip Brunson dosyası: Neden 6 yıldır Yargıtay'da bekliyor? Haber

Rahip Brunson dosyası: Neden 6 yıldır Yargıtay'da bekliyor?

Trump'ın açıklamasıyla yeniden gündeme gelen Rahip Andrew Brunson'a 3 yıllık hapis cezasına ilişkin dosya altı yıldır Yargıtay'da bekliyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın yeniden gündeme getirdiği Rahip Andrew Brunson davasında, 2018'de verilen mahkumiyet kararının üzerinden yaklaşık altı yıl geçmesine rağmen dosya Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nde hâlâ sonuçlanmadı. ABD Başkanı Donald Trump'ın Ankara'daki NATO Zirvesi kapsamında Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la görüşmesi öncesi yaptığı açıklama ile Brunson davası yeniden gündeme geldi. Trump, gazetecilerin sorularını yanıtlarken "Rahip Brunson'ı hatırlıyorsunuzdur. 3 yıl 1 ay hapse çarptırılmıştı. Evanjelik bir kahramandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı aradım, serbest bıraktı. Hiçbir şey ödemedim" ifadelerini kullandı. Türkiye'ya eşiyle birlikte 1993 yılında yerleşen Brunson, 2016 yılında İzmir'deki Diriliş Kilisesi'nde rahip olarak görev yaparken "FETÖ ve PKK adına suç işlemek" ve "casusluk" suçlamalarıyla tutuklanmıştı. Brunson, soruşturma ve yargılama süreci boyunca amacının yalnızca dinî faaliyet yürütmek olduğunu, herhangi bir siyasi ya da örgütsel faaliyet içinde bulunmadığını savunmuştu. ABD ve Türkiye arasında yaşanan Brunson gerilimi Washington yönetiminin, rahip Brunson'ın serbest bırakılmaması nedeniyle Ankara'ya yönelik ekonomik yaptırımlar devreye koyması, Türk Lirası'nın Dolar karşısında tarihi değer kaybı yaşamasına neden olmuştu. Ayrıca dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Adalet Bakanı Abdulhamit Gül yaptırım listesine alındı. Erdoğan da o dönemde gelen baskılar üzerine "Bu fakir bu görevde olduğu sürece o teröristi alamazsınız" demiş, 2017'deki bir konuşmasında da Fethullah Gülen ile takas teklifinde bulunarak "Diyorlar ki, papazı bize verin. Bir papaz da sizde var. Siz onu bize verin biz de onu yapalım yargıda gereğini size verelim" ifadelerini kullanmıştı. Bu süreçte Temmuz 2018'te Rahip Brunson ev hapsine alındı. İki ülke arasında gerilime neden olan tutuklamaya ilişkin daha sonra ABD Başkanı Trump da devreye girdi ve Brunson hakkındaki yargılama süreci 12 Ekim 2018'de sonlandırıldı. Rahip Brunson, hakkında hüküm verildikten ve ev hapsi kaldırıldıktan sonra ABD'ye dönüşünde Beyaz Saray'da ABD Başkanı Donald Trump ile... Fotoğraf: picture-alliance/abaca/O. Douliery Trump'ın yeniden gündeme getirdiği Rahip Andrew Brunson davası aslında hâlâ resmi olarak kapanmış değil. Türkiye'deki yargı süreci devam ediyor. Rahiple ilgili 2018'de verilen mahkumiyet kararının üzerinden yaklaşık altı yıl geçmesine rağmen dosya Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nde hâlâ sonuçlanmadı. Dosya neden hâlâ Yargıtay'da? İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi, 12 Ekim 2018'de dosyayla ilgili hükmünü açıkladı. Mahkeme, 35 yıla kadar hapsi istenen Brunson'ı "silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme" suçundan 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına çarptırdı. Casusluk suçlaması yönünden ise hüküm kurulmadı. Mahkeme aynı duruşmada Brunson hakkındaki ev hapsi ve yurt dışına çıkış yasağını kaldırdı. Brunson, kararın ardından Türkiye'den ayrılarak ABD'ye döndü. Brunson ülkesine dönüşünde de Başkan Trump tarafından Beyaz Saray'da kabul edildi. Karara hem Brunson'ın avukatları hem de Cumhuriyet savcısı itiraz etti. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi, 9 Ocak 2020'de ilk derece mahkemesinin kararını hukuka uygun buldu. Bunun üzerine dosya temyiz incelemesi için Yargıtay'a gönderildi. Dosya yaklaşık altı yıldır Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nde bulunuyor. Daire henüz nihai kararını açıklamadı. AYM: Ev hapsi hukuka uygundu Brunson, tutuklama ve adli kontrol tedbirleri nedeniyle Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruda da bulundu. AYM, tutuklamaya ilişkin şikâyeti süre aşımı nedeniyle reddetti. Mahkeme, ev hapsi ve yurt dışına çıkış yasağına ilişkin hak ihlali iddialarını da açıkça dayanaktan yoksun bularak kabul edilemez olduğuna karar verdi. Rahip Brunson soruşturma ve yöneltilen suçlamalar 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin ardından yürütülen FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Brunson hakkında soruşturma başlattı. Brunson, 9 Aralık 2016'da gözaltına alındı ve aynı gün "silahlı terör örgütü üyeliği" suçlamasıyla tutuklandı. Mahkeme, tutuklama kararında suçun niteliği, mevcut delil durumu, delillerin henüz toplanmamış olması, kaçma şüphesi ve öngörülen ceza miktarını gerekçe gösterdi. Soruşturma sürecinde Brunson'a yöneltilen suçlamalar zamanla genişletildi. Rahip Brunson Ekim 2018'te Türkiye'den ayrılırken... Fotoğraf: Getty Images/AFP/B. Kilic 2017 yılında hakkında; devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askerî casusluk amacıyla temin etmek, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs, TBMM'yi ortadan kaldırmaya teşebbüs ve hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs suçlarından da işlem yapıldı. Ancak hazırlanan iddianamede Brunson'ın esas olarak "örgüte üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme" ve "siyasal ve askerî casusluk" suçlarından cezalandırılması istendi. İddianamede hangi deliller yer aldı? Savcılık iddianamesi açık ve gizli tanık anlatımları, HTS kayıtları, telefon mesajları ve dijital materyallere dayandırıldı. Savcılık, Brunson'ın Gülen cemaatinin Ege yapılanmasıyla bağlantılı kişilerle görüştüğünü, PKK/YPG ile bağlantılı olduğu ileri sürülen kişilerle temas kurduğunu ve kilise faaliyetlerini örgütsel amaçlarla kullandığını iddia etti. Casusluk suçlamasında ise bazı telefon kayıtları ve Brunson'ın başka bir kişiyle bağlantısına ilişkin dijital veriler delil olarak gösterildi. 16 Nisan 2018'de başlayan yargılamada Brunson suçlamaları kabul etmedi. Brunson; Gülen cemaati yöneticilerini tanımadığını, PKK ile bağlantısının bulunmadığını, kilisesinde siyasi faaliyet yürütülmediğini, mesajlaşmalarının yanlış yorumlandığını ve gizli tanık ifadelerinin gerçeği yansıtmadığını savundu. Ayrıca casusluk suçlamasına dayanak gösterilen kişilerle herhangi bir bağlantısının olmadığını söyledi. Brunson davasından tanıklar ne anlattı? Mahkemede dinlenen açık ve gizli tanıklar, Brunson'ın Gülen cemaati ve PKK bağlantılı kişilerle temas kurduğunu ileri sürdü. Tanıklar, kilisede örgüt propagandası yapıldığı, bazı kişilerle kapalı toplantılar gerçekleştirildiği ve Brunson'ın bazı örgütsel faaliyetlere destek verdiği iddialarında bulundu. Brunson ise bu anlatımların gerçeği yansıtmadığını savundu. DW Türkçe

Yeni parti için tarih verildi Haber

Yeni parti için tarih verildi

Kamuoyunda Özgür Özel cephesinin 21 Temmuz'dan sonra yaklaşık 100 milletvekiliyle yeni bir siyasi oluşum başlatabileceği iddia edildi. CHP Genel Başkanlığı görevinden mahkeme kararıyla uzaklaştırılan Özgür Özel'in hukukçu kurmayı Gül Çiftçi Odatv'ye özel açıklamalarda bulundu. Kamuoyunda gündeme gelen; Yargıtay'dan 'mutlak butlana itiraz' süreciyle ilgili olumsuz karar çıkması durumunda 21 Temmuz'dan sonra yaklaşık 100 milletvekiliyle yeni bir siyasi oluşum başlatılacağı yönündeki iddiaları yalanlayan mahkeme kararıyla CHP Genel Başkan Yardımcılığından uzaklaştırılan Gül Çiftçi, "Hayır, bu konuda yapılan açıklamalar bizim bilgimiz dahilinde yapılmadı. Bu yönde belirlenmiş bir tarihimiz bulunmuyor" dedi. "23-24 VEKİL DIŞINDA TÜM VEKİLLER ÖZGÜR ÖZEL'İN YANINDA" CHP'nin TBMM'de görev yapan milletvekilleriyle ilgili de konuşan Çiftçi, "Yaklaşık 20'yi aşkın milletvekili butlandan yana yer alıyor. Bunun dışında Gürsel Erol, Engin Altay ve Ali Öztunç gibi 3-4 milletvekili ise net bir pozisyon almış değil. Onları ne Özgür Özel'in ne de mutlak butlan sürecini destekleyen tarafın içinde değerlendiremeyiz. Geriye kalan milletvekillerinin tamamı ise Genel Başkanımız Sayın Özgür Özel'in yanında" diye konuştu. Çiftçi, Yargıtay'da devam eden itiraz sürecine ilişkin ise, "Dosya Yargıtay'a gitti ama inceleme aşamasına geçilmedi henüz. O yüzden ne aşamada kısmıyla ilgili size yanlış bilgi vermek istemem ama şu anda bir ilerleme yok" ifadelerini kullandı. NE OLMUŞTU CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, Yargıtay'ın kurultay sürecine ilişkin vereceği kararın belirleyici olacağını belirterek, olumsuz bir karar çıkması halinde 21 Temmuz'dan sonra yaklaşık 100 milletvekiliyle yeni bir siyasi oluşum başlatacaklarını söyledi. Orçun Ak / Odatv

Türk içecek devine 50 milyon dolarlık tazminat Haber

Türk içecek devine 50 milyon dolarlık tazminat

"MEYSU" markasının kullanım hakları üzerinden yaşanan anlaşmazlık yeni bir boyuta taşındı. Meysu Gıda ve ana ortağı Gülsan Gıda'ya gönderilen ihtarnamede toplam 50 milyon 262 bin dolarlık alacak ve tazminat talep edilirken, şirket yönetimi söz konusu rakamın gerçeği yansıtmadığını belirterek iddialara karşı hukuki mücadele başlatacaklarını açıkladı. Türkiye'nin önde gelen içecek üreticilerinden Meysu Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. (MEYSU), marka kullanım haklarına ilişkin devam eden anlaşmazlık kapsamında önemli bir gelişmeyi Kamuyu Aydınlatma Platformu'na (KAP) bildirdi. Karar'ın haber bilgilerine göre MEYSU Gıda tarafından yapılan özel durum açıklamasında, marka haklarına ilişkin devam eden ihtilafta karşı taraf olan Y.Ö. hissedarı olduğu Meyepa Marketing Pazarlama A.Ş. ve aile yakını D.Ö. tarafından şirkete bir ihtarname gönderildiği belirtildi. Gönderilen ihtarnamede yer alan alacak ve tazminat talebinin toplamda 50 milyon 262 bin 62 dolar gibi astronomik bir seviyede olduğu ifade edildi. ŞİRKETTEN 'DAVALAR LEHİMİZE SONUÇLANDI' VURGUSU MEYSU yönetimi, Meyepa tarafından geçmişte açılan birçok davanın kendi lehlerine sonuçlandığının altını çizdi. Şu anda yalnızca bir davanın Yargıtay’da temyiz aşamasında olduğunu belirten şirket, bu dosya için gereken 33 milyon TL'lik teminat mektubunun ana ortak Gülsan A.Ş. tarafından icra dairesine sunulduğunu ve bu sayede yatırımcıların her türlü maddi riskten korunduğunu vurguladı. "HAKSIZ İHTARNAME" TEPKİSİ Şirket yönetimi konuya ilişkin şu ifadeleri kullandı: "Toplamda 500.000 USD'yi geçmeyen alacak taleplerini sanki dava konusu etmiş ve lehlerine karar verilmiş gibi afaki hesaplamalar yaparak Şirketimize haksız ihtarname çekilmesi kabul edilemezdir. Kötü niyetli olarak ileri sürülen bu tutar, son bilançomuzdaki aktif toplamın yüzde 10'undan fazla olduğu için mevzuat gereği bu özel durum açıklaması yapılmıştır." MEYSU Gıda, şirket itibarına ve yatırımcı güvenine zarar veren bu girişime karşı sadece savunmada kalmayacak. Hukuki adımlarını hızlandıran şirket ihtarnameye yasal süresi içinde resmi ve sert bir yanıt verecek. SUÇ DUYURUSUNDA BULUNACAKLAR Şirketin haklı itibarını zedeleyen ve yatırımcılar üzerinde bilgi kirliliği yaratan kişiler hakkında Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunacak. Oluşabilecek tüm zararlar için ayrıca maddi tazminat davaları açılacak.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.