Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Yapay Zeka

bursaarena.com.tr - Yapay Zeka haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yapay Zeka haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yapay zekâ, ajanların ötesine geçerek kapsamlı bir inovasyon ekosistemine dönüşüyor Haber

Yapay zekâ, ajanların ötesine geçerek kapsamlı bir inovasyon ekosistemine dönüşüyor

Şarku’l Avsat’a konuşan Google’ın Ortadoğu ve Kuzey Afrika Bölgesi Genel Müdürü: "Yetenekleri çekmek ve yerel kapasiteleri geliştirmenin, 2030 yılına kadar başarının anahtarı olduğu"nu söyledi. Google, Ortadoğu ve Kuzey Afrika’yı yapay zekâ kullanımında küresel olarak en üst sıralardaki bölgeler arasında değerlendirirken, Gemini uygulamasının dünya genelinde aylık bir milyar aktif kullanıcıyı aştığına, Arapçanın ise platformda en çok kullanılan ilk dört dilden biri olduğuna dikkat çekti. Ancak şirketler içindeki tablo daha karmaşık bir görünüm sergiliyor. Bugün pek çok kurumun yapay zekâ alanında deneme veya pilot projeleri bulunurken; sınırlı test aşamasından büyük ölçekli operasyonel kullanıma geçiş süreci, başta veri ve yönetişim olmak üzere çeşitli zorluklarla karşı karşıya kalmaya devam ediyor. Bireysel benimseme hızı ile kurumsal uygulama zorlukları arasındaki bu tezat, bölgeyi 2030 yılına yaklaşırken farklı bir sınavla karşı karşıya bırakıyor. Google’ın Ortadoğu ve Kuzey Afrika Bölgesi Genel Müdürü Anthony Nakache, Şarku’l Avsat’a verdiği özel röportajda bu durumu açıklayarak, önümüzdeki dönemin başarısının yalnızca kullanıcı sayısı veya altyapı harcamalarının hacmiyle ölçülmeyeceğini; bölgenin, dışarıda geliştirilen çözümleri adapte etmekle yetinmek yerine yerli teknolojiler geliştirip bunları küresel pazarlara ihraç etme kapasitesiyle belirleneceğini ifade etti. Üretim testi Google’da 18 yıl, bölgede ise yaklaşık dört buçuk yıl geçiren Nakache, Ortadoğu’nun yapay zekâ küresel haritasında artık kilit bir oyuncu haline geldiğini düşünüyor. Bunu; hükümetlerin vizyonu, ulusal stratejiler, altyapı yatırımları ile birlikte becerilerin geliştirilmesi, politikaların oluşturulması, bilimsel araştırmaların ve girişimlerin desteklenmesi gibi birçok faktörün bir araya gelmesine bağlıyor. Google’ın Ortadoğu ve Kuzey Afrika Bölgesi Genel Müdürü Anthony Nakache (Google) Nakache, bu çabaların sonuçlarının özellikle tüketiciler nezdinde kullanım düzeyinde açıkça görüldüğünü belirtiyor. Zira bölge, yapay zekâ potansiyeline yönelik yüksek iyimserlik seviyeleriyle birlikte Gemini’ın kullanımında küresel olarak en üst sıralarda yer alan pazarlar arasında bulunuyor. Ancak bir sonraki aşamaya geçiş; Nakache’ye göre, kurumlar içinde ticari kullanımın daha fazla yaygınlaşmasını ve birden fazla görevi yerine getirebilen, daha karmaşık sorunlarla başa çıkabilen ‘ajan tabanlı yapay zekâ’ (Agentic AI) dahil olmak üzere daha gelişmiş sistemlerin benimsenmesini gerektiriyor. Özellikle sistemlerin bilgi sunmaktan eylem gerçekleştirmeye geçtiği bu süreçte ‘güven’ unsurunu dönüşümün merkezine koyan Nakache, küresel teknolojilerin yanı sıra yerel bağlama uyum sağlayan çözümler geliştirmenin önemine dikkat çekiyor. Teknolojinin ötesinde bir etki Nakache, şirketin teknolojinin değerini doğrudan sunduğu hizmetlerin ötesinde nasıl ölçtüğünü açıklamak için Google ürünlerinin Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki (BAE) ekonomik etkisini örnek gösteriyor. Google’ın talebiyle bağımsız bir danışmanlık şirketi tarafından hazırlanan araştırmaya göre, şirketin ürün yelpazesinin iki ülkedeki ekonomik etkisinin 2024 yılında yaklaşık 14,2 milyar dolar olduğu tahmin edildi. Bu ürünler arasında; YouTube, Haritalar, Arama, reklam hizmetleri, bulut bilişim ve Android gibi değişen derecelerde yapay zekâya dayanan servisler yer alıyor. Veriler ve yönetişim, şirketlerin yapay zekâ çözümlerini sınırlı denemelerden geniş çaplı uygulamaya geçirmelerinin önündeki en önemli engelleri oluşturuyor. (Adobe) Nakache bu değeri; bireylerin ve şirketlerin söz konusu araçları arama yapma, karar alma, beceri edinme, müşterilere ulaşma, verimlilik ve güvenliği artırma amacıyla kullanmalarına bağlıyor. Ayrıca Android, bulut bilişim ekosistemleri ve YouTube içerik üreticiliğinin yarattığı istihdam olanaklarına dikkat çeken Nakache, teknolojik liderliğin yalnızca model ve altyapı geliştirmekle sınırlı olmadığını, ölçülebilir ekonomik ve toplumsal etkiyi de kapsadığını vurguluyor. Neden bazı şirketler bu süreçte zorlanıyor? Kurumsal düzeyde Nakache, altyapı veya araç eksikliğinin yapay zekâ kullanımını yaygınlaştırmanın önündeki tek engel olduğunu düşünmüyor; ancak gelecekteki talebi karşılamak adına daha fazla kapasiteye ihtiyaç duyulacağını öngörüyor. Onun ifadesine göre en acil sorun, pilot projelerden tam uygulamaya geçişte yatıyor. Yapay zekâyı şu ya da bu şekilde test etmeyen bir kurumla neredeyse hiç karşılaşmadığını belirten Nakache, buna rağmen teknolojinin henüz günlük operasyonların temel bir parçası haline gelmediğini söyleyerek iki ana engelin altını çiziyor. İlk engel verilerle ilgili; modern modellerin daha az yapılandırılmış verileri işleme yeteneği gelişmiş olsa bile kurumların, verilerin niteliğini, doğruluğunu, güncelliğini ve karar alma süreçlerinde sistemlerin bu verilere nasıl dayandığını anlaması gerekiyor. İkinci engel ise yönetişim; özellikle ajan tabanlı sistemlerin aldığı kararlardaki sorumluluğun belirlenmesi öne çıkıyor. Nakache, birlikte çalıştıkları şirketlerden yalnızca sınırlı sayıda olanının bu konuda net bir çerçeve oluşturmayı başardığını, bu durumun da sınırlı test ortamlarından müşterilere hizmet veren daha geniş kapsamlı uygulamalara geçişi karmaşıklaştırdığını ifade ediyor. Gerçek kullanımdaki zorluklar Veri ve yönetişim kurumlar için iki ana zorluğu oluştururken, tüketiciler ise araçları etkili bir şekilde kullanmayı öğrenmekle ilgili farklı bir güçlükle karşı karşıya kalıyor. Nakache, sistemlere verilen yetersiz veya belirsiz komutlar (prompts) nedeniyle birçok kullanıcının halen arzuladığı sonuçları almakta zorlandığını açıklıyor. İş süreçlerini otomatikleştirebilen ajan tabanlı platformların ortaya çıkmasıyla birlikte bu zorluk daha da artıyor; zira kullanıcının artık yalnızca soru sormayı değil, iş akışlarını nasıl tasarlayacağını da anlaması gerekiyor. Google, pratik becerilere ve yerel kapasitenin geliştirilmesine odaklanan 15 milyon dolarlık bir girişimle yarım milyon kişiyi eğitmeyi hedefliyor. (Shutterstock) Nakache’ye göre Google bu nedenle yapay zekâyı her zaman ayrı bir araç olarak sunmak yerine, bireylerin ve şirketlerin halihazırda kullandığı ürünlerin içine entegre etmeye çalışıyor. Nakache, reklam verenin kreatif materyalleri ve iş hedeflerini sisteme sunmasıyla kampanyaların Google ürünleri genelinde dağıtımını otomatik olarak üstlenen ‘Performance Max’ reklam aracını buna örnek gösteriyor. Nakache’nin aktardığına göre şirket, bu aracı kullananlarda küresel çapta satışların yüzde 14 ila 20 arasında arttığını bölgede de gözlemledi. Beceri açığı Nakache, dijital beceri açığının yeni bir konu olmadığını, ancak gelişmiş kabiliyetleri ve kullanımına bağlı risklerin yanı sıra geleneksel dijital bilginin ötesine geçen becerilere duyulan ihtiyaç nedeniyle yapay zekâ ile birlikte daha büyük bir önem kazandığını düşünüyor. Google, 2018 yılında başlatılan ‘Maharat min Google’ programından bu yana bölgede üç milyondan fazla kişiye dijital beceri eğitimi verdiğini belirtiyor. Şirket ayrıca, hükümet kurumları, üniversiteler ve iş kuluçka merkezlerinin de aralarında bulunduğu yerel ortaklarla iş birliği içinde, Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da yarım milyon kişiyi eğitmek amacıyla ‘MENA AI Opportunity Initiative’ kapsamında 15 milyon dolar tahsis etti. Ancak Nakache, başarının yalnızca eğitilen kişi sayısı veya verilen sertifikalarla değerlendirilmemesi, katılımcıların öğrendiklerini pratik olarak uygulama kapasitelerini de kapsaması gerektiğinin altını çiziyor. Bu doğrultuda söz konusu girişim; öğrencileri, kamu çalışanlarını ve girişimcileri içeren çeşitli kesimleri hedefliyor. Bölgedeki yapay zekâ kullanım oranlarının yüksek olmasına rağmen Nakache, bazı ülkelerin küresel yetenekleri çekmeyi başarmasına karşın en büyük açığın halen teknolojileri inşa etme ve bunları kurumlar içine entegre etme noktasında ihtiyaç duyulan yetkinliklerde yattığını değerlendiriyor. Araştırma davranışındaki değişim Yapay zekânın etkisi, Google’ın en eski ve en büyük ürünlerinden biri olan arama motoruna da uzanıyor. Nakache, günlük aramaların yüzde 15’inin şirketin daha önce karşılaşmadığı sorgulardan oluştuğunu, bunun da kullanıcı davranışlarındaki sürekli değişimi yansıttığını belirtiyor. Ortadoğu ve Kuzey Afrika bölgesi, Gemini kullanımında dünya çapında en üst sıralarda yer alıyor. (Reuters) Yapay zekânın arama deneyimine entegre edilmesiyle birlikte, şirketin verilerine göre AI Overviews özelliğinin aylık aktif kullanıcı sayısı yaklaşık 2,5 milyara ulaşırken, AI Mode hizmetinde ise bu sayı bir milyar seviyesinde gerçekleşti. Sorguların yapısı da değişim gösteriyor. Zira AI Mode üzerinden yöneltilen sorular geleneksel aramaya kıyasla ortalama yaklaşık üç kat daha uzun olurken, her altı sorgudan biri metin sınırlarını aşarak görsel veya diğer etkileşim biçimlerine dönüşüyor. Dijital dolandırıcılıkla mücadele Nakache, siber dolandırıcılığın bu teknolojinin ortaya çıkışından önceye dayanmasına rağmen yapay zekânın dijital tehdit tablosunu değiştirdiğini kabul ederken, şirketin yapay zekâyı kötü niyetli faaliyetlere karşı ana savunma araçlarından biri olarak da kullandığını vurguluyor. Sunduğu verilere göre şirketin teknolojileri, geçen yıl yaklaşık sekiz milyar zararlı reklamın ve kötü niyetli aktörlerle bağlantılı yaklaşık 25 milyon hesabın engellenmesine veya kaldırılmasına yardımcı oldu. Google, yapay zekâ ile üretilen içeriklerle mücadele etmek amacıyla Time dergisi tarafından 2026’nın en iyi buluşları arasında gösterilen ‘SynthID’ teknolojisini geliştirdi. Bu teknoloji, kalitesini etkilemeden yapay zekâ tarafından oluşturulan metin, görsel, video ve ses içeriklerine gözle görülmeyen dijital filigranlar yerleştirilmesine olanak tanıyor. Anthony Nakache, bölgenin 2030 yılına kadar elde edeceği başarının, teknolojileri sadece kullanmakla değil, yerel teknolojiler geliştirip bunları dünya çapında ihraç etme kabiliyetiyle ölçüleceğini düşünüyor. (Adobe) Şirket verilerine göre bu teknoloji; 180 milyardan fazla görsel ve videoyu işaretlemenin yanı sıra 240 bin yıla eşdeğer ses içeriğinde kullanıldı. İçerik doğrulama araçları günlük yaklaşık bir milyon talebi işlerken, teknolojinin kullanımı OpenAI, Nvidia ve Apple’ın da aralarında bulunduğu şirketleri kapsayacak şekilde genişletildi. Söz konusu araçlar, teknolojiyi destekleyen içeriklerdeki dijital filigranların varlığını doğrulamaya yardımcı oluyor; ancak bu durum yapay zekâ ile üretilen tüm materyallerin tespit edilebileceği anlamına gelmiyor. Nakache; dolandırıcılık ve yapay içeriklerle mücadelenin tek bir şirket tarafından yürütülemeyeceğini, hükümetlerin, düzenleyici kurumların, akademik çevrelerin ve özel sektörün iş birliğini gerektirdiğini vurguluyor. 2030 testi 2030 yılına yaklaşırken Nakache, bölgenin yapay zekâdaki başarısının yalnızca kullanım oranları ve yatırımlarla ölçülmeyeceğini; kendine özgü teknolojiler geliştirme ve küresel pazarlara ulaşma kapasitesiyle belirleneceğini düşünüyor. Yeteneklerin bölgeye çekilmesini tüketimden üretime geçişin en önemli unsurlarından biri olarak gören Nakache; Suudi Arabistan, BAE ve Katar’ın halihazırda Arapça dil modelleri geliştirmek üzere çalıştığını, ancak bunun başarılabileceklerin sadece bir başlangıcını temsil ettiğini belirtiyor. Bölge sınırları dışında da Arapça konuşan nüfusun yaygın olmasının yerel olarak geliştirilen çözümler için daha geniş bir pazar sunduğunu ifade eden Nakache, altyapı, politikalar, yatırımlar ve yetkinliklerin bir araya gelmesinin küresel ölçekte teknolojilerin geliştirilmesini destekleyebileceğini dile getiriyor. Ona göre 2030’a gelindiğinde asıl sınav; bölgenin başkaları tarafından geliştirilen çözümleri kullanmakla veya bunları kendi ihtiyaçlarına uyarlamakla yetinmeyip, kendi pazarlarından doğan ve dünya genelindeki kullanıcılara ulaşan teknolojiler üretmesinde yatıyor.

TÜSİAD heyeti Çin’de yapay zekâ ve teknoloji iş birliklerini görüştü Haber

TÜSİAD heyeti Çin’de yapay zekâ ve teknoloji iş birliklerini görüştü

TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ozan Diren başkanlığındaki heyet, 31 Ekim-6 Kasım’da Shanghai, Hangzhou ve Shenzhen’de temaslarda bulundu. Görüşmelerde yapay zekâ, robotik, ileri üretim ve yeşil dönüşüm alanlarında Türkiye-Çin iş birliği ve yatırım fırsatları ele alındı. TÜSİAD heyeti, Çin’in teknoloji ve inovasyon ekosistemini incelemek ve iki ülke arasındaki ekonomik ilişkileri değerlendirmek üzere Çin Halk Cumhuriyeti’ni ziyaret etti. Heyet, Çin Uluslararası Ticareti Geliştirme Konseyi (CCPIT) temsilcileriyle bir araya gelirken teknoloji ve Ar-Ge merkezlerinde de incelemelerde bulundu. Shanghai’da CCPIT Shanghai Başkan Yardımcısı ve Çin Uluslararası Ticaret Odası Shanghai Başkanı Yang Dong Sheng ile yapılan görüşmede, ticaret ve yatırım ilişkilerinin daha dengeli ve yüksek katma değerli hâle getirilmesi değerlendirildi. Hangzhou’daki görüşmede ise ekonomik ilişkiler, karşılıklı yatırımlar ve teknoloji alanındaki iş birlikleri gündeme geldi. Heyet; Shanghai’da AgiBot ve Ant International’ı, Hangzhou’da Alibaba Cloud, Unitree ve Hikvision’ı, Shenzhen’de Tencent, ZTE, iFLYTEK, UBTech Robotics ve DJI’ı ziyaret etti. Ayrıca Huawei’nin Shenzhen’deki genel merkezi ile Dongguan’daki Ar-Ge merkezinde incelemelerde bulundu. Görüşmelerde yapay zekâ, robotik, bulut bilişim, otomasyon, dijital finans, telekomünikasyon altyapıları ve drone teknolojilerinin kullanım alanları ele alındı. TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ozan Diren, Çin’de yapay zekâ ve robotik teknolojilerinin farklı sektörlerde hızla uygulamaya geçirildiğini yerinde gözlemlediklerini belirtti. Diren, edinilen birikimi Türkiye sanayisinin dijital dönüşümüne yönelik somut adımlara dönüştürmeyi hedeflediklerini söyledi. Türkiye-Çin ekonomik ilişkilerinin kalıcı ve dengeli bir zemine oturmasının önemine işaret eden Diren, Çinli şirketlerin Türkiye’de Ar-Ge, inovasyon ve yüksek teknoloji üretimi gibi katma değerli alanlara yatırım yapmasını ve iki ülke şirketleri arasında yapay zekâ, robotik ve akıllı üretim alanlarında ortaklıklar kurulmasını öncelikleri arasında saydı. Orta Koridor’un güçlendirilmesi ve tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesinin de iş birliğinin stratejik unsurları olduğunu kaydetti.

Küresel Gazeteciler Konseyi'nden Fatih Terim'e "Küresel Spor Ödülü" Haber

Küresel Gazeteciler Konseyi'nden Fatih Terim'e "Küresel Spor Ödülü"

Küresel Gazeteciler Konseyi (KGK) geleneksel Küresel Medya Buluşması’nın 6’ncısı, Türkiye ile birlikte 32 ülkeden yaklaşık 350 gazetecinin katılımıyla 6-10 Kasım 2026 tarihleri arasında Alanya’da gerçekleştirilecek. 88 ülke ve Türkiye’nin 81 ilinde temsilcileri bulunan Küresel Gazeteciler Konseyi (KGK), ulusal ve uluslararası medya dünyasını bir araya getiren dev bir organizasyona daha imza atacak. Konsey bünyesinde bulunan Yaygın, Yerel, Dış ve Dijital Medya meclislerinin üyeleri, il temsilcileri ve ülke temsilcilerinin de katılacağı Alanya’daki dev organizasyon, meclis toplantıları, atölye çalışmaları, medya çalıştayları ve şiddetle mücadele sempozyumundan sonra son gün düzenlenecek olan küresel başarı ödülleri töreni ile sona erecek. ÖNEMLİ KONUKLAR 6. Küresel Buluşma kapsamında yapılacak Küresel Başarı Ödülleri törenine her yıl olduğu gibi yerli ve yabancı siyaset ve devlet insanları, spor, bilim, sanat ve kültür insanları ile medya mensuplarından oluşan önemli onur konukları katılacak. İlki geçen yıl İsmail Gaspıralı Akademisi Vakfı ile ortaklaşa verilen İsmail Gaspıralı Hizmet Ödülü, törene katılımı halinde Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’a takdim edilecek. DİPLOMASİ ÖDÜLÜ OSMANİ’YE Bu yıl Küresel Diplomasi Ödülü ülkesi adına ve Türkiye ile ilişkiler açısından yaptığı başarılı çalışmalara izafeten Kosova’nın önceki devlet başkanı Türk dostu Vjosa Osmani’ye takdim edilecek. Küresel Dostluk Ödülü ise Kosova Başbakan Yardımcısı Türk kökenli Fikrim Damka’ya sunulacak. SPOR ÖDÜLÜ FATİH TERİM’E Bu yıl Küresel Spor Ödülü uluslararası alanda elde ettiği başarılarla ülkemizi ve tüm Türk toplumlarını gururlandıran, Türk futbolunun “imparator”u Fatih Terim’e takdim edilecek. Ünlü futbol adamı Terim, 9 Kasım akşamı Lonicera World Otel’de yapılacak törene katılarak ödülünü alacak. DİĞER ÖDÜLLER Küresel Gazetecilik Ödülü, İsrail’in Gazze’deki soykırımını gündemde tutan yayıncılığıyla önemli bir işlevi yerine getiren Gazzete’nin yayıncısı Hayrunnisa Çiçek’e, Küresel Marka Ödülü, uluslararası uçuş ağıyla bölgeselden globala yükselen havayolu şirketi Corendon adına Yıldıray Karaer’e, Küresel İnovasyon Ödülü, Sabiha Gökçen Havalimanı’nda başlattığı kapsül otelciliği Avrupa’da Litvanya ve Estonya ile Asya’da Malezya’ya taşıyan Keepler firması adına Ömer Alaeddinoğlu’na, Küresel Medya Ödülü TRT AVAZ adına Yücel Kılıçkaya’ya, Küresel Sanat Ödülü uluslararası alanda tanınan Kırgız sanatçı Roza Amanova’ya, Küresel Bilim Ödülü uluslararası başarıyla bilinen Kazak bilim insanı Sultanhan Zhussip’e, Merhum Gazeteci Veli Altınkaya Özel Ödülü duayen gazeteci yazar Yavuz Donat’a ve meslekte 50 yılını dolduran kıdemli gazetecilere de meslek onur ödülleri takdim edilecek. MEDYA ÇALIŞTAYI Bu yıl "Tarih, Doğa, Medya, Diyalog" temasıyla Eftelia Marin Resort Otel’de yapılacak buluşma, önemli çalıştay ve sempozyum etkinliklerine de ev sahipliği yapacak. Programa göre, 6 Kasım’da konukların gelmeye başlamasından sonra 7 Kasım Cumartesi günü konuklar için Alanya gezisi düzenlenecek. Alanya’nın tarihi ve turistik potansiyelinin tanıtılacağı şehir gezisi, İskele’de Kızılkule önünde son bulacak. 8 Kasım’da ise medya konulu çalıştay yapılacak. KGK Danışma Kurulu Başkanı Prof. Dr. Levent Eraslan’ın koordine ettiği Medya Çalıştayı’nda, yapay zeka, dijital dönüşüm, sosyal medya, SEO uygulamaları, mesleki formasyon ile evrensel gazetecilik ve medya hukuku konularında sunumlar ve konuşmalar yapılacak. ŞİDDET SEMPEZYOMU 9 Kasım Pazartesi günü ise Şiddetle Mücadele Vakfı (HEGEM) işbirliğiyle düzenlecek sempozyumda, “Şiddet Önleme Modeli Olarak Sosyal Arabuluculuk ve Şiddetin Medya Kullanımı” konusunda bildiriler ve sunumlar gerçekleştirilecek. Aynı anda sosyal arabuluculuk projesinin tanıtımı ve sosyal arabuluculuk şubelerinin toplu açılışı da yapılacak. Aynı akşam yapılacak ödül töreni ve gala yemeği ile buluşma sona erecek. DİM: ORTAK SES VERECEĞİZ Buluşma öncesinde bir açılama yapan KGK Genel Başkanı Mehmet Ali Dim, Türk medyası için tarihi bir buluşmaya daha imza atmaktan onur duyduklarını belirterek şu görüşlere yer verdi: “6’ncı Küresel Medya Buluşmamızda 32 ülkeden 350’ye yakın gazeteciyi Alanya’da ağırlıyoruz. Amacımız sadece mesleki gündem değil, insanlığın ortak derdi olan şiddete karşı medyanın sorumluluğunu da konuşmak. Çalıştayda mesleğin sorunlarını, sempozyumda şiddetle mücadeleyi, ödül töreninde ise başarıyı ve dayanışmayı öne çıkaracağız. Ortak deklarasyon ile Alanya’dan dünyaya sesleneceğiz. Basın özgürlüğünün, doğru haberciliğin ve barışın yanındayız; şiddetin, nefretin ve dezenformasyonun karşısındayız diyeceğiz.”

Türk Dünyası Diyalog Forumu'nda 114 konuşmacı bir araya geldi Haber

Türk Dünyası Diyalog Forumu'nda 114 konuşmacı bir araya geldi

Türk Devletleri Teşkilatı’nın 13. Zirvesi kapsamında Ankara’da düzenlenen “Türk Dünyası Diyalog Forumu”, 30-31 Ekim tarihlerinde gerçekleştirildi. “Fikirden Diyaloğa, İleri” temasıyla düzenlenen forumda Türk dünyasının geleceği, stratejik iş birliği, enerji güvenliği, medya, diplomasi, yapay zekâ ve ortak kültürel değerler ele alındı. Türkiye'nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) 13. Zirvesi kapsamında düzenlenen Türk Dünyası Diyalog Forumu, Ankara’da gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından 30-31 Ekim 2026 tarihlerinde düzenlenen forum, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran’ın açılış konuşmalarıyla başladı. “Fikirden Diyaloğa, İleri” temasıyla gerçekleştirilen organizasyonda Türk Devletleri Teşkilatı üye ve gözlemci ülkelerinin yanı sıra dünyanın farklı ülkelerinden siyasetçiler, üst düzey bürokratlar, akademisyenler, medya temsilcileri ve düşünce kuruluşlarının temsilcileri bir araya geldi. TÜRK DÜNYASININ GELECEĞİ MASAYA YATIRILDI Forum kapsamında düzenlenen panel ve yuvarlak masa toplantılarında Türk dünyasının ortak geleceğine ilişkin çok sayıda başlık değerlendirildi. Türk dünyasında medya ve iletişim, diplomaside kadınların temsili, parlamenter diplomasi, küresel düzende Türk dünyasının stratejik öncelikleri ve enerji güvenliği öne çıkan konular arasında yer aldı. Ayrıca stratejik iletişim, dezenformasyonla mücadele, yapay zekânın iletişim alanında ortaya çıkardığı fırsat ve sınamalar, Orta Koridor üzerinden ekonomik iş birliği ve ortak üretim ekosistemi de oturumlarda ele alındı. Türk savunma sanayisinin geleceği, çok kutuplu dünya düzeninde Türk dünyasının konumu, ortak bilgi ve düşünce ekosisteminin oluşturulması ile kalkınma vizyonu da forumun gündeminde yer aldı. Forumun katılımcıları arasında Türkiye Cumhuriyeti Son Başbakanı ve TDT Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım, Millî İstihbarat Teşkilatı Başkanı Prof. Dr. İbrahim Kalın, TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Fuat Oktay ve eski Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da yer aldı. Programa ayrıca eski Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı ve SESRIC Genel Direktörü Zehra Zümrüt Selçuk, AK Parti Bursa Milletvekili Osman Mesten, MHP Grup Başkanvekili Filiz Kılıç, Anadolu Ajansı Genel Müdürü Serdar Karagöz, TİKA Başkanı Abdullah Eren ve YTB Başkanı Abdulhadi Turus katıldı. Türk dünyasından çok sayıda milletvekili, bakan yardımcısı, büyükelçi, medya yöneticisi ve akademisyen de forumun oturumlarında görüşlerini paylaştı. KÜLTÜR, DİL VE ORTAK KİMLİK DE ELE ALINDI Forumda yalnızca siyasi ve ekonomik iş birlikleri değil, Türk dünyasının ortak kültürel mirası ve toplumsal değerleri de gündeme taşındı. İsmail Gaspıralı’nın düşünce mirası çerçevesinde dil, kültür ve hafıza, diaspora aracılığıyla küresel ağlar, ortak kimlik inşası, aile ve toplumun Türk dünyasının geleceğindeki rolü ile gelenekten geleceğe kültür ve sanat konuları değerlendirildi. TÜRKSOY Genel Sekreteri Sultan Raev başta olmak üzere Türk devletlerinden çok sayıda üst düzey temsilcinin yer aldığı program, kültür-sanat etkinlikleri ve sergilerle de zenginleştirildi. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen forumda, iki gün boyunca gerçekleştirilen panel ve yuvarlak masa toplantılarında TDT üye ve gözlemci ülkeleri ile farklı ülkelerden toplam 114 konuşmacı yer aldı.

Çin, yetişkin bir ineği kaldırabilen 4 metrelik robotunu tanıttı Haber

Çin, yetişkin bir ineği kaldırabilen 4 metrelik robotunu tanıttı

Çinli bir girişim, 500 kilogramlık yükleri taşıyabildiğini iddia ettiği 4 metre boyundaki robotunu tanıttı. Pekin merkezli NeodraDynamics, yapay zeka destekli Neo1 insansı robotunun, rakiplerinin ürettiği insan boyutundaki robotların fiziksel sınırlarını aşacak şekilde tasarlandığını belirtiyor. NeodraDynamics'in kurucusu Yang Tao, "Robotlar sadece insan formunu taklit etmekle kalmamalı, insanların fiziksel sınırlarını aşarak eşi benzeri görülmemiş işlevsel yetenekler de sergilemeli" diyor. 1,2 ton ağırlığındaki dev robot, standart elektrik motorları yerine hidrolik aktüatörler kullanarak kuvvetini muazzam derecede artırıyor ve bu sayede, toplamda küçük bir araba veya yetişkin bir ineğe eşdeğer yükü iki koluyla taşıyabiliyor. Tao, "Hidrolik-elektrik karışımı temel teknolojimiz, robotların güç ve dayanıklılık gibi esas sorunlarını çözerek bedenlenmiş zekanın endüstriyel uygulamalarda gerçekten yer edinmesini ve endüstriyel dönüşümü desteklemesini sağlıyor" ifadelerini kullanıyor. NeodraDynamics'in Neo1 insansı robotunun elinin yakın çekimi (NeodraDynamics) Bu ay düzenlenen 2026 Çin Uluslararası Endüstri Fuarı'nda tanıtılan Neo1, zorlu ortamlarda ağır montaj, madencilik veya afet bölgelerinde enkaz kaldırma gibi endüstriyel işleri yapmak üzere tasarlandı. NeodraDynamics, parmak ucu hassasiyeti 0,01 milimetre olan robotun, iğneye iplik geçirme gibi yüksek hassasiyet gerektiren görevleri yerine getirebildiğini iddia ediyor. Şirket, internet sitesinde "süper insansı robot" diye nitelediği cihazın, bünyesindeki yapay zeka sayesinde "nihayetinde ailelere hizmet edebileceğini" belirtiyor. NeodraDynamics, robotun sahip olduğunu iddia ettiği yetenekleri henüz göstermedi; fuarda sergilenen model yalnızca sınırlı kol ve bacak hareketleri yapıyordu. Çin'in martta onaylanan son 5 yıllık planı, yapay zeka destekli robotları ulusal ekonomi stratejisinin merkezine yerleştirdi. Çin Ulusal İstatistik Bürosu'nun son verilerine göre süper güç, halihazırda 2 milyondan fazla endüstriyel robot kullanıyor. Uluslararası Robotik Federasyonu'nun geçen ay yayımladığı ayrı bir rapora göre, fabrikalarda yeni devreye alınan robotların yüzde 59'u Çin'e ait. Ülke ayrıca tüm insansı robot üreticilerinin yarısından fazlasına ev sahipliği yapıyor. Uluslararası Robotik Federasyonu Başkanı Jane Heffner, "Çin'in endüstriyel sistemini modernize etme başarısı, 10 yıl önce başlatılan ulusal robotik stratejisine dayanıyor" diyor. Çin'in 2026-2030 dönemini kapsayan 15. Beş Yıllık Planı kapsamında başlatılan son güncelleme, yapay zeka araştırmalarını fiziksel uygulamalara yoğunlaştırmayı ve robotları ekonomik büyümenin başlıca itici gücü haline getirmeyi amaçlıyor.

Merkez Bankası’ndan yapay zekâ atağı Haber

Merkez Bankası’ndan yapay zekâ atağı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Elektronik Veri Dağıtım Sistemi’ndeki (EVDS) verilere yapay zekâ araçları üzerinden erişim sağlayan EVDS-MCP hizmetini devreye aldı. Yeni uygulamayla ekonomi ve finans verilerine erişim kanalları genişletildi. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), ekonomi ve finans verilerine erişimi kolaylaştırmak amacıyla EVDS-MCP hizmetini kullanıma sundu. Yeni sistem sayesinde kullanıcılar, EVDS verilerine yapay zekâ araçları üzerinden erişebilecek. EVDS 3 İLE YENİ DÖNEM TCMB, 1993 yılından bu yana ekonomi ve finans piyasalarına ilişkin verileri kamuoyuyla paylaşan Elektronik Veri Dağıtım Sistemi’ni (EVDS), açık veri platformu olarak işletiyor. Platform, verilerin doğru, zamanında ve kolay erişilebilir biçimde sunulmasını, veri okuryazarlığının geliştirilmesini ve veriye dayalı karar alma kültürünün desteklenmesini amaçlıyor. Ocak 2026’da devreye alınan EVDS 3 platformuyla birlikte veri erişim seçenekleri genişletilirken, EVDS-MCP aracılığıyla yapay zekâ araçları da sisteme dahil edildi. YAPAY ZEKÂ ÇIKTILARI İÇİN SORUMLULUK UYARISI Merkez Bankası, yeni hizmet kapsamında sorumluluğunun EVDS verilerinin yapay zekâ araçlarıyla uyumlu biçimde sunulmasıyla sınırlı olduğunu bildirdi. TCMB, kullanıcıların EVDS-MCP ile birlikte kullandıkları yapay zekâ araçlarından ve bu araçların ürettiği çıktılardan sorumlu olmayacağını vurguladı. Hizmetin kullanımına ilişkin güncellenen şartlar ve kullanım kılavuzu, EVDS 3 platformu üzerinden incelenebilecek.

Siber güvenlikte yapay zeka tehdidi: "Çok daha kötüye gidecek" Haber

Siber güvenlikte yapay zeka tehdidi: "Çok daha kötüye gidecek"

Siber güvenlik uzmanları, PHP programlama diliyle ilgili krizin bir süre daha devam edebileceğini ve bunun gelecekte yaşanacakların sadece bir işareti olduğunu söylüyor. Yapay zeka destekli siber saldırılarla ilgili panik devam ederken bir uzman, siber güvenliğimize yönelik tehditlerin "düzelmeden önce çok daha kötüye gideceği" uyarısında bulundu. Yapay zekanın siber güvenliğimiz üzerindeki olası etkisine dair süregelen endişeler, bir dizi tehdidin ardından bu hafta tam anlamıyla paniğe dönüştü. Bunların en çarpıcı olanı, internetin yaklaşık yüzde 70’inde kullanılan PHP programa dilinde, hackerların internet sitelerini ele geçirmesine olanak tanıyabilecek tehlikeli bir güvenlik açığı tespit edilmesiyle yaşanan krizdi. Siber güvenlik uzmanları, her internet sitesinin güncellenmesini gerektiren bu sorunları hızla gidermeye çalıştı. Ancak güncellemelerin çetrefilli olmasının yanı sıra karışık veya ihmal edilmiş olabilecek internet sitelerinin değiştirilmesinin gerekmesi nedeniyle bu tehdit bir süre daha devam edebilir. Alman dijital endüstri birliği Bitkom'un güvenlik başkanı Felix Kuhlenkamp, birçok büyük operatörün güncellemeleri çoktan tamamladığını ancak karmaşık bilgi teknolojisi sistemleri ve daha küçük kuruluşlar için bu sürecin uzayabileceğini söylüyor. Kuhlenkamp, "PHP kullanarak bir internet sitesi işletseler de siteyi pek yakından takip etmiyor olabilirler" diyor. Eğer internet sitesi, güvenlik güncellemesi bulunmayan eski bir PHP sürümünü kullanıyorsa tüm sistemin güncellenmesi gerekir. Diğerleri ise PHP'yle ilgili sorunların siber güvenliğin içinde bulunduğu tehlikeye dair sadece bir işaret olduğunu öne sürerek modellerin daha güçlü ve yaygın hale gelmesiyle çok daha fazla tehdidin ortaya çıkacağı uyarısını paylaştı. Anthropic'in bilgi güvenliği sorumlusu Jason Clinton, "Birkaç ay içinde bir güvenlik açığı tsunamisi geliyor ve kritik altyapıyı düzeltmek için yeterli zaman olmayacak" diyor. Clinton, Siemens'in ürettiği sistemlerdeki belirli bir güvenlik açığıyla ilgili ABD Ulusal Güvenlik Ajansı'nın (NSA) yayımladığı bildirime dikkat çekiyor. Bu bildirimde yazılımların güncel tutulması gibi olağan tavsiyelerin yanı sıra kritik cihazların internete bağlanmadığından emin olunması uyarısı da yapılıyordu. Clinton, bu tür bir "ağ izolasyonuna şu anda ihtiyaç duyulduğunu" belirtiyor. Clinton, X'te "Son 4 günde durum ne kadar kötüye gitmiş olursa olsun, düzelmeden önce çok daha kötüye gidecek" diye yazdı. Güvenlikten sorumlu yöneticiler, hiçbir krizi ihmal etmeyin: Lütfen hemen yönetim kurullarınıza gidin ve yardım isteyin. Yapay zeka için değil, temel ihtiyaçlar için. Londra Üniversitesi City St George's Siber Güvenlik Enstitüsü Direktörü Raj Rajarajan ise saldırıların artmasıyla birlikte şirketlerin, bel bağladıkları ve yükselen tehdide karşı korumaları gereken sistemleri bile tam olarak anlayamayabileceği uyarısında bulunuyor. Rajarajan, "Tehdit istihbaratı yazılımlarının tehditleri yakalamak için birden fazla yapay zeka ajanı barındırması nedeniyle yapay zeka çağında bu tür saldırıları daha sık göreceğiz. Bunlar arka planda çalışacak ve bir arka kapı tespit ettikleri sistemlere sızacak" ifadelerini kullanıyor. İşin zor kısmı, eski teknolojileri korumak olacak çünkü birçok kuruluş kendi bünyesindeki tüm teknolojileri bilmeyebilir. Bilseler bile bu eski teknolojilerin getirdiği zorlukları çözebilecek yetkinliğe sahip çalışanları olmayabilir. Yapay zeka dönüşümünün gerçekleşme hızı endişe verici ve bu tür güvenlik açıklarının ortaya çıkıp siber suçluların eline geçmesini önlemek için güçlü koruma önlemlerine ihtiyacımız var. Independent Türkçe, independent.co.uk/tech / Andrew Griffin

Dünyada panik büyüyor, Türkiye de alarma geçti. İnternetin Kara Ekim'iyle ilgili neler biliniyor? Haber

Dünyada panik büyüyor, Türkiye de alarma geçti. İnternetin Kara Ekim'iyle ilgili neler biliniyor?

Dünya genelinde internet altyapısında kullanılan PHP yazılımındaki güvenlik açıkları nedeniyle Türkiye dahil birçok ülke alarma geçti. Peki nedir bu PHP? Korsanlar nasıl zararlar verebilir? Dün gece dünya çapında büyük bir siber güvenlik alarmı yaşandı. İnternet sitelerinin neredeyse yüzde 70'inde kullanılan PHP (Hypertext Preprocessor - Hiper Metin Önişlemcisi) programlama dilindeki iki kritik güvenlik açığı, çeşitli yapay zeka modelleri tarafından tespit edildi. Panik öyle büyüktü ki, siber güvenlik tarihinde gelmiş geçmiş en sıkıntılı 48 saat olarak gösterildi, hatta "Kara Ekim" olarak nitelendirildi. Önlem olarak Avrupa'da çok sayıda kamu kurumunun internet sitesi erişime kapatıldı. ABD, Avrupa Birliği, İngiltere, Japonya ve Avustralya'daki siber güvenlik kurumları, internet sitesi yöneticilerine sistemlerini acilen güncelleme çağrısında bulundu. MİLYONLARCA SİBER SALDIRI GİRİŞİMİ Bulut hizmetleri firması Cloudflare, açığın ortaya çıkmasının ardından sitelere yönelik milyonlarca siber saldırı girişiminde bulunulduğunu açıkladı. Dün geç saatlerde X platformunda yaptığı bir paylaşımda, "Kamuoyuna duyurulmadan önceki 10 saat içinde, ağ genelinde bu durumdan yararlanmaya yönelik binlerce girişim gördük." diyen Cloudflare CEO'su Matthew Prince, "Bu sayı, duyurudan sonraki 45 dakika içinde on binlere, 2 saat içinde yüz binlere ve şu anda ise milyonlara ulaştı." ifadelerini kullandı. iStockPhoto Güvenlik açıkları nedeniyle Fransa, Hollanda, Almanya, Finlandiya ve Belçika'nın da aralarında bulunduğu ülkelerde çok sayıda kamu kurumu internet sitelerini önlem amacıyla geçici olarak kapattı. Türkiye'de de Siber Güvenlik Başkanlığı, dünya genelinde internet sitelerindeki kritik güvenlik açığına yönelik ulusal ölçekte uyarı yayımladı ve önleyici güvenlik çalışmalarını devreye aldı. Başkanlıktan yapılan açıklamada, "PHP2Shell" olarak adlandırılan güvenlik zafiyetlerinin yüksek risk taşıdığı belirtildi. iStockPhoto PHP NEDİR? 1990'ların başında geliştirilen bilgisayar programlama dili PHP, dünya genelindeki internet sitelerinin yaklaşık yüzde 70'inin çalışmasını sağlıyor. Güvenlik firması Wiz Research'e göre PHP adeta web'in omurgası konumunda. İlk çıktığı dönemlerden açılımı “Personal Home Page” (Kişisel Ana Sayfa) olan PHP'nin adı, dil zamanla büyüyüp geliştikçe "Hypertext Preprocessor" (Hiper Metin Önişlemcisi) olarak değiştirildi. PHP, WordPress, Drupal, Joomla ve Magento gibi popüler içerik yönetim ve web tasarım platformlarının temelini oluşturuyor. Bu da, sistemde açık bulunması halinde bilgisayar korsanlarının, çevrim içi mağazalardan kamu hizmetlerine kadar pek çok siteye sızabileceği anlamına geliyor. Ne var ki PHP'nin yüzde 70 gibi yüksek kullanım yaygınlığı, internet sitelerinin yüzde 70'inin de dün saldırıya uğradığı veya tamamının aynı ölçüde savunmasız olduğu anlamına gelmiyor.

Küresel ticarette büyüme beklentisi Haber

Küresel ticarette büyüme beklentisi

Dünya Ticaret Örgütü’nün küresel mal ticaretinde 2026 yılı büyüme beklentisini yüzde 3,9’a yükseltmesi, şirketlerin değişen ticaret koşullarına hazırlığını gündeme taşıdı. Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ), 8 Ekim 2026’da yayımladığı Küresel Ticaret Görünümü ve İstatistikleri raporunda, küresel mal ticareti hacminin bu yıl yüzde 3,9 büyümesini beklediğini açıkladı. Mart ayında yüzde 1,9 olarak öngörülen büyüme tahmini yukarı yönlü güncellenirken, raporda büyümenin bölgeler ve sektörler arasında eşit dağılmadığına işaret edildi. Yapay zekâ bağlantılı yatırımlar ticareti desteklerken, Orta Doğu’daki çatışmalar ve tedarik zincirlerindeki değişim uluslararası ticaretin yönünü etkilemeye devam ediyor. Küresel ticaretteki gelişmeleri değerlendiren Prestige Diplomatique Başkanı Sepehr Haddad, Türk şirketlerinin yeni pazarlara erişiminde ürün ve fiyat rekabetinin yanında pazar bilgisi ve güçlü iş ilişkilerinin de önem taşıdığını belirtti. “YENİ PAZARA GİRİŞ, ALICI BULMAKLA TAMAMLANMIYOR” Şirketlerin yurt dışına açılma süreçlerinde hedef ülkenin ticari yapısını bütün yönleriyle değerlendirmesi gerektiğini ifade eden Haddad, “Yeni bir pazara giriş, alıcı bulmakla tamamlanmıyor. O ülkede kararların nasıl alındığını, iş ilişkilerinin nasıl kurulduğunu ve yerel ortakların beklentilerini anlamak gerekiyor. Şirketlerin ürünlerini tanıtmak için gösterdiği hazırlığı, pazarı ve muhataplarını tanımak için de göstermesi önemli” dedi. Farklı ülkelerde aynı iş geliştirme yöntemlerinin aynı sonucu vermeyebileceğini vurgulayan Haddad, yerel iş kültürünün müzakere süreçlerinden iletişim biçimine kadar birçok aşamada etkili olduğunu söyledi. Haddad, hedef pazardaki iş dünyası kuruluşları, ticaret odaları ve diplomatik temsilciliklerin ticari birimleriyle kurulacak temasların şirketlerin hazırlık süreçlerine katkı sunabileceğini belirtti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.