Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Washington

bursaarena.com.tr - Washington haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Washington haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BM haftasında Türkiye-ABD ilişkileri masaya yatırıldı Haber

BM haftasında Türkiye-ABD ilişkileri masaya yatırıldı

New York’ta düzenlenen panelde güvenlik, diplomasi ve stratejik ortaklık başlıkları öne çıktı. Cumhurbaşkanlığı, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu haftasında New York’ta “100. Yıla Girerken Türkiye-ABD İlişkileri” başlıklı bir panel düzenledi. Panele, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç, Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkanvekili Çağrı Erhan, ABD’nin eski Ankara Büyükelçisi James Jeffrey ve ABD’nin eski Bakü Büyükelçisi Matthew Bryza konuşmacı olarak katıldı. Paneli SETA Washington Koordinatörü Kadir Üstün yönetti. KILIÇ: “NATO İLİŞKİMİZİN ÖNEMLİ BİR PARÇASI” Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç, Türk-Amerikan ilişkilerinin güvenlik boyutlu tarihsel derinliğine dikkat çekerek, NATO’nun ilişkilerin önemli bir parçası olduğunu söyledi. Kılıç, 2010’lardan itibaren ilişkilerde yaşanan dönemi “stratejik bir dönüşüm süreci” olarak tanımladı. Türkiye’nin dış politikada tavrını ortaya koymaktan çekinmeyen güçlü bir bölgesel aktör olduğunun altını çizen Kılıç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kararlı liderliğine vurgu yaptı. Türkiye’nin Suriye, Irak ve Azerbaycan başta olmak üzere kriz bölgelerinde güvenlik temelli adımlar attığını belirten Kılıç, Rusya-Ukrayna savaşı ve İran-İsrail gerilimi gibi başlıklarda da Ankara’nın barışçıl çözümler için sorumluluk aldığını ifade etti. Kılıç ayrıca, Avrupa’da Türkiye’ye yönelik önyargılı yaklaşımlara değinerek, uluslararası politikada daha fazla çaba ve anlayış gerektiğini söyledi. ERHAN: İLİŞKİLERİN KÖKLERİ OSMANLI DÖNEMİNE UZANIYOR Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkanvekili Çağrı Erhan ise Türk-Amerikan ilişkilerini tarihsel perspektifle değerlendirdi. Erhan, ilişkilerin 1830’lara kadar uzandığını, deniz ticareti ve limanların kullanımı gibi unsurların başlangıçta belirleyici olduğunu anlattı. Osmanlı donanmasının inşasında ABD donanmasının rolüne dikkat çeken Erhan, ABD’nin I. Dünya Savaşı’na girmesine rağmen Osmanlı’ya savaş ilan etmemesinin dikkat çekici bir tarihsel detay olduğunu söyledi. JEFFREY: “AYNI DÜNYADA VARLIK GÖSTERİYORUZ” ABD’nin eski Ankara Büyükelçisi James Jeffrey, Türkiye ile ABD’nin çok sayıda ortak değer ve çıkarı bulunduğunu belirterek, “Aynı dünyada varlık gösteriyoruz” dedi. Jeffrey, iki ülkenin sadece NATO değil, Dünya Bankası ve OECD gibi platformlarda da birlikte hareket ettiğini hatırlattı. Türkiye’nin coğrafi ve stratejik konumunun önemine işaret eden Jeffrey, Ankara ile Washington arasındaki koordinasyonun birçok kriz döneminde belirleyici olduğunu ifade etti. ABD’nin eski Bakü Büyükelçisi Matthew Bryza ise Türkiye’nin ABD açısından “hayal edilebilecek en stratejik konuma sahip ülke” olduğunu söyledi. ABD’de Türkiye’ye ilişkin tarihsel bilginin yetersiz olduğunu savunan Bryza, iki ülkenin zihinsel haritalarını güncellemesi gerektiğini belirtti. Bryza, Türkiye’nin savunma sanayisi nedeniyle yeniden yaptırımlarla karşı karşıya kalmasını “absürt bir durum” olarak nitelendirdi. Ayrıca ABD-İran gerilimine değinerek Washington’un bölgeden tamamen kopamayacağını ifade etti. 100. YILA ÖZEL FOTOĞRAF SERGİSİ Panelin düzenlendiği salonun girişinde, Türkiye-ABD diplomatik ilişkilerinin 100. yılı anısına İletişim Başkanlığı tarafından fotoğraf sergisi açıldı. Sergide iki ülke arasındaki liderler düzeyi temaslardan ve ziyaretlerden yaklaşık 30 özel fotoğraf yer aldı. Katılımcılar, sergiye yoğun ilgi gösterdi. https://youtu.be/5a22DiH5ZO4

ABD, “11 Eylül”ü anıyor... Ülkenin ve dünyanın çehresini değiştiren saldırılar Haber

ABD, “11 Eylül”ü anıyor... Ülkenin ve dünyanın çehresini değiştiren saldırılar

Saldırıların 25. yıl dönümünde, “gizli kayıtlar” tartışması sürüyor. Amerikalılar bugün, El Kaide örgütünün 11 Eylül saldırılarının 25. yıl dönümünü anıyor. Örgüt, iki yolcu uçağını New York’taki Dünya Ticaret Merkezi’ne, bir diğerini Washington’daki Savunma Bakanlığı’na yönlendirmiş, dördüncü uçak ise Pensilvanya’da düşürülmüştü. Saldırılarda yaklaşık 3 bin kişi hayatını kaybetti. ABD’nin ve dünyanın çehresini değiştiren bu olayların yıl dönümü, Afganistan, Irak, Suriye, Yemen, Somali ve Nijerya gibi ülkelerin, o tarihten beri El Kaide, DEAŞ ve diğer terör örgütlerine karşı yürütülen ABD ve uluslararası savaşlarda hayatını kaybeden yüz binlerce, hatta muhtemelen daha fazla kişinin kesin sayısını hâlâ ortaya koyamadığı bir dönemde gerçekleşiyor. Amerikan basınının “kıyamet günü” olarak nitelendirdiği 11 Eylül saldırılarının üzerinden çeyrek asır geçmesine rağmen, henüz yayımlanmadığı öne sürülen “gizli kayıtlar” konusunda tartışmalar sürüyor. Zira saldırılar, ABD’nin güvenlik anlayışını ve Amerikalıların ve diğer toplumların günlük yaşamını geniş ölçekte yeniden şekillendirdi. Bu değişim, havalimanlarındaki güvenlik uygulamalarından dış politikaya, yerel toplumların dönüşümünden Arap Baharı ve son Ortadoğu işgal ve çatışmalarının başlatılmasına kadar etkisini gösterdi.

Tahran Hürmüz Boğazı'ndaki kontrolünde kararlı ve ısrarcı Haber

Tahran Hürmüz Boğazı'ndaki kontrolünde kararlı ve ısrarcı

ABD ile İran arasındaki çatışma, deniz ve ekonomik baskıların yeni bir aşamaya taşınmasıyla hızla tırmanırken, Washington gerektiği sürece İran limanlarına yönelik ablukayı sürdürmeye hazır olduğunu vurguluyor. Tahran ise Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünde ısrar ediyor. ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, ABD Donanması'nın İran limanlarına uygulanan ablukayı "belirsiz bir süre boyunca" sürdürebilecek kapasiteye sahip olduğunu söyledi. Hegseth, operasyonların kesintisiz devam etmesini sağlamak amacıyla gemilerin rotasyona tabi tutulabileceğini ve yeni birliklerin bölgeye konuşlandırılabileceğini belirtti. ABD Enerji Bakanı Chris Wright ise ABD'nin İran'a yönelik ablukasının ülke ekonomisini boğduğunu ve bölgedeki nüfuzunun giderek zayıflamasına yol açtığını ifade etti. Buna karşılık, İran Silahlı Kuvvetleri Merkez Komutanlığı Sözcüsü İbrahim Zülfikari, "ABD'nin Hürmüz Boğazı'ndan gemilerin normal şekilde geçiş yaptığına ilişkin dayanaksız iddiaları (...) yalnızca bir yalandan ibarettir" dedi. Bu gelişmeler, ABD Başkan Yardımcısı J.D. Vance'in, savaş sırasında petrol ve benzin fiyatlarının Amerikalılar için düşük tutulmasının Washington'ın öncelikli hedefi olduğunu açıklamasıyla aynı döneme denk geldi. Vance, İran'ın nükleer silaha sahip olmasını engellemenin ise ikinci öncelik olduğunu belirtti.

Guardian: Trump tek kişilik bir kitle imha silahıdır Haber

Guardian: Trump tek kişilik bir kitle imha silahıdır

Guardian gazetesinin kıdemli dış politika analisti Simon Tisdall, ABD Başkanı Donald Trump'ı hedef alan bir değerlendirme yazısında, Trump'ı küresel krizlerin tırmanmasının başlıca sorumlusu olarak nitelendirdi ve İran'la savaşın Washington için yüksek maliyetli bir çıkmaza dönüştüğünü ifade etti. Tisdall'a göre bu savaş, ABD'nin ilan ettiği hedefleri gerçekleştiremediği gibi, küresel ekonomi, bölgesel güvenlik ve ABD'nin uluslararası konumuna da ciddi zarar verdi. Tisdall, yazısının başında, İran'a yönelik saldırıların yeniden başlamasının ardından Trump'ın çıkış yolu bulunmayan bir savaşın içine sürüklendiğini belirtiyor. Ona göre ABD'nin İran'ın altyapısına yönelik saldırıları, bu ülkenin egemenliğini zayıflatmak bir yana, direncini daha da güçlendirdi. Yazının bir bölümünde, "Trump'ın narsisizmi, İran değil, dünyanın en büyük düşmanıdır" ifadelerine yer veriliyor. Yazar ayrıca Trump'ı "tek kişilik bir kitle imha silahı" olarak tanımlıyor ve bunun gerekçesi olarak, Trump'ın kişisel kararlarının uluslararası krizlerin tırmanmasındaki temel etken olduğunu öne sürüyor. Tisdall daha sonra Trump'ın diğer küresel krizlerdeki tutumunu da eleştiriyor. Yazıda, ABD Başkanı'nın Kongre, Washington'un müttefikleri ya da kamuoyuyla istişare etmeden İran'la savaşa girdiği ve uzun vadeli herhangi bir stratejiye sahip olmadığı belirtiliyor. Tisdall'a göre Trump, İsrail'in iyimser değerlendirmelerine dayanarak İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatmadan önce teslim olacağını düşündü, ancak Tahran'ın karşılık vermesi karşısında şaşkına döndü. Guardian, yazının devamında, ABD saldırılarının sürmesinin yalnızca İran'ın nükleer krizini çözememekle kalmadığını, aynı zamanda çatışmaların yayılmasına, petrol fiyatlarının yükselmesine, küresel piyasalardaki endişelerin artmasına ve ABD'nin uluslararası itibarının zedelenmesine yol açtığını savunuyor. Yazara göre, ateşlenen her füze, Washington'un küresel nüfuzundan bir parçayı daha azaltıyor. Tisdall ayrıca, savaşın sürdürülmesine yönelik muhalefetin ABD içinde giderek arttığını ve Kongre'nin Trump'tan ya savaşı durdurmasını ya da askeri operasyonların devamı için resmî yetki almasını istediğini belirtiyor. Ancak yazıya göre Trump bu çağrılara yanıt vermedi. Tisdall değerlendirmesini "Trump bilmecesini çözme sorumluluğu, onu iktidara getiren Amerikan halkına aittir." ifadeleriyle tamamladı. Yazara göre Trump, ABD'yi yeniden "büyük" yapmak bir yana, ülkeyi daha küçük, daha yalnız, daha kutuplaşmış ve uluslararası alanda daha az etkili hâle getirdi.

ABD’den Suriye Kararı: Trump, Terör Listesi Statüsünün İptali için Süreci Başlattı Haber

ABD’den Suriye Kararı: Trump, Terör Listesi Statüsünün İptali için Süreci Başlattı

ABD Başkanı Donald Trump, Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed El-Şara’ya gönderdiği mektupta, Suriye’nin “terörü destekleyen ülkeler listesi”nden çıkarılması için gerekli yasal sürecin başlatıldığını ve konunun Kongre’ye iletildiğini bildirdi. Şam (SANA)– Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed El-Şara, ABD Başkanı Donald Trump’tan bir mektup aldı. Başkan Trump mektubunda, Suriye’nin “terörü destekleyen ülkeler listesi”nden çıkarılmasına yönelik yasal süreçleri başlatma kararını Kongre’ye ilettiğini bildirdi. Başkan Trump mektubunda, yasal prosedür gereği Kongre’nin kararı nihai hale getirmek için 45 günlük bir inceleme süreci yürüteceğini belirtti. Trump, bu adımın Suriye’nin yeniden inşasının önündeki engelleri kaldırma hedefi doğrultusunda atıldığını ifade etti. ABD’li şirketlerin Suriye’de yatırım yapmaya hazır olduğunu vurgulayan Trump, bu yatırımların Suriye’yi geçmişten daha müreffeh bir hale getirmesini umut ettiğini belirtti. Trump ayrıca, kararın Suriye halkı üzerindeki olumlu etkilerini ve iki ülke arasındaki ortaklığın derinleşmesini sabırsızlıkla beklediğini dile getirdi. Cumhurbaşanı El-Şara, 8 Temmuz’da Türkiye’nin başkenti Ankara’da düzenlenen NATO Zirvesi kapsamında ABD Başkanı Trump ile bir araya gelmişti. Görüşmede, Suriye-ABD ilişkilerinin geliştirilmesi yolları ve bölgesel gelişmeler ele alınmıştı. Washington yönetimi, devrik rejimin politikaları nedeniyle 1979 yılında Suriye’yi “terörü destekleyen ülkeler listesi”ne almıştı.

ABD'de yaşayan Türk gencinden 2 aydır haber alınamıyor Haber

ABD'de yaşayan Türk gencinden 2 aydır haber alınamıyor

Eğitim amacıyla yaklaşık üç yıl önce ABD'ye gelen Burak Ünal'dan iki aydır haber alınamıyor. Oğlundan gelecek bir telefonu umutla bekleyen anne Gülhane Ünal, yaşadığı çaresizliği ABDPOST New York Temsilcisi Özlem Özgüt Yörekli'ye anlatarak Amerika'daki Türk toplumundan yardım istedi. ABDPOST.COM ABD (İGFA) - Yaklaşık üç yıl önce eğitim amacıyla Amerika Birleşik Devletleri'ne gelen Burak Ünal'dan iki aydır haber alınamıyor. Washington eyaletinin Seattle kentinde yaşayan gençten uzun süredir haber alamayan ailesinin endişesi her geçen gün büyüyor. Muğla'nın Datça ilçesinde yaşayan anne Gülhane Ünal, yaşadığı çaresizliği ABDPOST New York Temsilcisi Özlem Özgüt Yörekli'ye anlatarak Amerika'daki Türk toplumundan yardım istedi. Eğitim İçin Gitti, Okulu Bırakıp Çalışmaya Başladı ABDPOST'un edindiği bilgilere göre Burak Ünal, yaklaşık üç yıl önce eğitim amacıyla Seattle'a gitti. İlk iki yıl eğitimine devam eden genç, yaklaşık bir yıl önce okulunu bırakarak geçimini sağlayabilmek için bir markette çalışmaya başladı. Ancak bir süre sonra işini kaybetti. Ailesinin aktardığına göre işini kaybetmesinin ardından psikolojik olarak zor bir süreç yaşamaya başladı ve çevresiyle iletişimini giderek azalttı. "Bana Ulaşamazsan Ev Sahibimi Ara" Demişti Anne Gülhane Ünal, oğlunun bir süre önce kendisine, uzun süre ulaşamaması halinde Texas'ta yaşayan ev sahibinin telefon numarasını verdiğini anlattı. O dönemde yaklaşık 15 gün boyunca Burak Ünal'dan haber alamayan anne, son çare olarak ev sahibine ulaştı. Ev sahibinin girişimiyle Burak Ünal'ın aileyle yeniden iletişim kurduğu öğrenildi. Ancak aynı yöntem bu kez sonuç vermedi. Anne Ünal, yaklaşık iki aydır oğluna ulaşamadığını, ev sahibinin de artık Burak Ünal'dan haber alamadığını söyledi. Anne Ünal, oğlunun psikolojik olarak zor bir dönemden geçtiği, kimseyle görüşmek istemediği ve giderek içine kapandığı yönündeki bilgileri de Texas'taki ev sahibinden öğrendiğini belirtti. Ev sahibinin aileye aktardığına göre Burak Ünal son dönemde telefonlara cevap vermiyor, kimseyle iletişim kurmak istemiyor ve kendisini eve kapatıyordu. Telefonu Tamamen Kapandı Anne Gülhane Ünal, oğlunun daha önce aramalarına zaman zaman cevap verdiğini, en azından telefonunun çaldığını ancak son iki aydır telefonunun tamamen kapalı olduğunu söyledi. "Eskiden ulaşamasam bile telefonu çalardı. Şimdi ise telefon tamamen kapalı. İki aydır hiçbir şekilde sesini duyamıyorum." diyen anne, oğlunun bulunduğu yer ve sağlık durumuyla ilgili hiçbir bilgiye ulaşamadıklarını ifade etti. "Umarım Hâlâ Auburn'dadır" Anne Ünal, oğlunun öğrencilik döneminde Washington eyaletinin Auburn kentinde kaldığını belirterek, hâlâ aynı şehirde olmasını umut ettiğini söyledi. "Keşke hâlâ orada olsa..." diyen anne, oğlunun Auburn'da olabileceği ihtimalini koruduklarını ancak şu an tam olarak nerede bulunduğunu bilmediklerini ifade etti. Amerika'da Hiçbir Yakını Yok Ailenin verdiği bilgiye göre Burak Ünal'ın Amerika'da herhangi bir akrabası ya da yakını bulunmuyor. Seattle'da yaşamını tek başına sürdüren genç, okulunu bıraktıktan sonra bir süre çalıştı ancak daha sonra işsiz kaldı. Ailesi, yaşadığı ekonomik ve psikolojik sıkıntıların ardından oğullarının tamamen içine kapandığını düşünüyor. Anne Gülhane Ünal'dan Çağrı İki aydır oğlundan haber alamayan Gülhane Ünal, Amerika'da yaşayan Türk toplumuna seslenerek yardım istedi. "Tek isteğim oğlumun iyi olduğunu öğrenebilmek. Sesini duymak istiyorum. Onu gören, kendisiyle konuşan ya da nerede olduğunu bilen biri varsa lütfen bizimle iletişime geçsin." ABDPOST'tan Çağrı ABDPOST ailesi, başta Washington eyaleti olmak üzere Seattle, Auburn ve çevresinde yaşayan vatandaşlardan, Burak Ünal'ı gören, kendisinden haber alan ya da bulunduğu yere ilişkin en küçük bir bilgiye sahip olanların kendileriyle iletişime geçmelerini rica etti. Paylaşılacak en küçük bilgi veya ipucu bile genç bir vatandaşımızın bulunmasına ve iki aydır evladından haber bekleyen bir annenin yaşadığı belirsizliğin sona ermesine katkı sağlayabilir.

İsviçre'de başlayan ABD-İran görüşmelerinde son durum ne? Haber

İsviçre'de başlayan ABD-İran görüşmelerinde son durum ne?

ABD ile İran arasındaki savaşı sona erdirecek uzun vadeli bir barış anlaşmasının ayrıntılarına ilişkin görüşmeler İsviçre'de başladı. 21 Haziran Pazar günü başlayan görüşmelerde Pakistan ve Katar arabuluculuk yapıyor. Anlaşmanın ayrıntılarına ilişkin görüşmelerde kısa sürede görüş ayrılıkları ortaya çıktı. Görüşmeleri "tarihi" olarak nitelendiren ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, şimdiden büyük ilerleme kaydedildiğini ve bunun gelecekteki ilişkileri dönüştürebileceğini söyledi. Vance, İran'ı nükleer silah geliştirme hedeflerinden vazgeçmesi için bir kez daha uyardı. İran devlet televizyonu, görüşmelerde Tahran'ın Lübnan'daki müttefiki Hizbullah ile İsrail arasındaki çatışmanın sonlandırılması ve dondurulmuş İran fonları ele alınacağını duyurmuştu. Vance ise "nükleer mesele" olarak adlandırdığı konunun yanı sıra Lübnan'da ateşkes konusunda da ilerleme kaydetmeyi umduğunu söylemişti. ABD heyetinde Vance'ın yanı sıra Trump'ın daması Jareed Kushner ve özel temsilci Steve Witkoff yer alıyor. Görüşmelerin başlamasının ardından Başkan Donald Trump, sosyal medyada yaptığı açıklamada, İran'ın "Lübnan'daki yüksek maaşlı VEKİLLERİNİN sorun çıkarmasını derhal durdurması gerektiğini" söyledi. Aksi halde "tıpkı geçen hafta yaptığımız gibi İran'a yine çok sert bir darbe indireceğiz, hatta daha da sert!!!" ifadesini kullandı. İran'ın baş müzakerecisi Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ise ABD'yi açıklamalarında dikkatli olmaya çağırdı ve silahlı kuvvetlerinin yanıt vermeye hazır olduğunu söyledi. ABD ve İranlı yetkililer, savaşı sona erdirmek üzere 17 Haziran'da bir ön anlaşma imzaladı. Anlaşma, 60 gün içinde nihai bir anlaşmaya varma taahhüdünün yanı sıra, Lübnan da dahil olmak üzere "tüm cephelerde" çatışmaların sona erdirilmesini ve Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılmasını içeriyor. ABD-İran anlaşmasında neler var? Ancak Lübnan'da İsrail ile İran destekli Hizbullah arasında yaşanan yeni çatışmalar üzerine İran, Cumartesi günü bu deniz yolunu kapattığını duyurdu. Deniz seyir verileri ise gemilerin buradan geçmeye devam ettiğini gösteriyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu da 21 Haziran'da yaptığı açıklamada, "Lübnan'ın güneyindeki güvenlik bölgesinde gerekli olduğu sürece kalmaya devam edeceğiz… ve hiçbir şey bu durumu değiştirmeyecek" dedi. Kaynak,AFP via Getty Images /// İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ile İran'In müzakere heyetinde yer alıyor.İran Hürmüz Boğazı'nı kapattığını açıkladı İran ordusu, İsrail'in güney Lübnan'a yönelik saldırıları nedeniyle dün Hürmüz Boğazı'nı yeniden kapattığını açıkladı. ABD ile İran arasında doğrudan görüşmelerin bugün İsviçre'de başlaması planlanıyor. ABD boğazda trafik akışının devam ettiğini savundu. İran ise 20 Haziran'da Lübnan'da İsrail'in gerçekleştirdiği ve savaşı sona erdirmek için Tahran ile ABD arasında yapılan anlaşmayı ihlal eden saldırılara yanıt olarak boğazın kapatıldığını belirtti. Görüşmelere ABD ve İranlı yetkililerin yanı sıra Pakistan Başbakanı Şehbaz Şerif ve ülkenin silahlı kuvvetleri komutanı Mareşal Asim Münir de katılacak. Uçağa binmeden önce basın mensuplarına konuşan Vance, İsrail ile Hizbullah arasındaki çatışmalar ve İsrail'in güney Lübnan'a düzenlediği hava saldırıları hakkında sorulan bir soruya "Aslında orada durum düzeliyor ve olaylar biraz yatışıyor" diye yanıtı verdi. "İsrail ve Lübnan'ın her ikisinin de güvenli ve emniyetli olmasını sağlamak için bu konuyu sürekli olarak yönetmemiz gerekecek." dedi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ülkesinin "karşı tarafın taahhütlerini yerine getirmesini talep edeceğini" söyledi. Bu haftanın başlarında ABD ve İran liderleri, Lübnan da dahil olmak üzere savaşı sona erdirmeyi amaçlayan ve derhal yürürlüğe giren bir ön anlaşma imzaladılar. Anlaşma, önümüzdeki 60 gün içinde nihai bir anlaşmaya varmak üzere müzakerelerin sürdürülmesi taahhüdünü de içeriyor. Kaynak,Getty Images /// Kargo gemileri, 20 Haziran 2026 tarihinde Umman'ın Muskat kentindeki Sultan Kabus Limanı açıklarındaİsrail'in Lübnan'a saldırıları devam etti İran ordusu, İsrail'in Lübnan'ın güneyine yönelik devam eden saldırılarına yanıt olarak Hürmüz Boğazı'nı yeniden kapattı. İran Devrim Muhafızları da gemilerin Hürmüz Boğazı'na yaklaşmamaları, aksi halde güvenliklerinin tehlikede olacağı uyarısında bulundu. Devlet televizyonunda, 20 Haziran Cumartesi günü İsrail'in saldırılarının Tahran'ın ABD ile yaptığı barış anlaşmasının ihlâli olduğunu belirten bir açıklama yayımlandı. İran, İsrail'in saldırılarının devam etmesi halinde ek önlemlerin alınacağını belirtti. Lübnan'daki çatışmaların sürmesi nedeniyle Washington ve Tahran arasında 19 Haziran Cuma günü İsviçre'de yapılması planlanan görüşme süresiz ertelenmişti. Ancak ateşkesten saatler sonra İsrail, Hizbullah'ın saldırılarına yanıt verdiğini söyleyerek, Lübnan'ın güneyini yeniden vurdu. Hizbullah, saldırılara karşılık verme hakkını saklı tuttuğunu söylüyor. Lübnanlı yetkililer İsrail'in son saldırılarında en az 15 kişinin öldüğünü açıkladı. Kaynak, Ramiz Dallah/ Anadolu/ Getty Images /// İsrail, 20 Haziran'da Lübnan'ın Nebatiye bölgesine saldırı düzenledi'Karşılık verme hakkımız saklı' 20 Haziran Cumartesi günü bir İsrailli askeri yetkili, gece boyunca Lübnan'ın güneyindeki İsrail güçlerine karşı "50'den fazla roket fırlatıldığını" iddia ederek, Hizbullah'a yeni saldırılar düzenlediklerini açıkladı. Hizbullah, saldırıları üstlenen ya da yalanlayan bir açıklama yapmadı. Lübnan resmi basını İsrail'in yaklaşık 20 noktaya hava saldırıları düzenlendiğini bildirdi; ülkenin sivil savunma kurumu da Lübnan'ın güneyindeki Nebatiye bölgesinde 16 kişinin öldüğünü açıkladı. Lübnanlı milletvekili ve Hizbullah temsilcisi Hasan Fadlallah, Cumartesi günü yaptığı açıklamada İsrail'in ateşkese uyması gerektiğini söyledi. Aksi takdirde karşılık verileceği uyarısında bulundu. İsrail'den de Hizbullah'ı ateşkese uyması konusunda uyaran açıklamalar geldi. 18 Haziran'da İsrail ordusu dört askerinin öldüğünü duyurmuştu. Aynı gün İsrail'in Lübnan'ın güneyinde düzenlediği hava saldırılarında 18 kişinin hayatını kaybettiği açıklanmıştı. 18 Haziran'daki saldırıların ardından Washington-Tahran görüşmesi süresiz olarak ertelenmişti. Beyaz Saray Perşembe günü geç saatlerde Vance'in İsviçre'de yapılması planlanan görüşmelere gitmeyeceğini duyurmuştu. Lübnan sağlık bakanlığı, ABD-İsrail'in İran'a saldırılarının başlamasından bu yana Lübnan'da 3.900'den fazla kişinin hayatını kaybettiğini belirtiyor. İsrail yetkilileri ise aynı dönemde en az 30 askerin ve dört sivilin hayatını kaybettiğini söylüyor. Kaynak, Reuters /// ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, 19 Haziran Cuma günü İsviçre'de yapılması planlanan görüşmeler için seyahatini Perşembe günü geç saatlerde iptal etti.'İsrail'e sempati duyan bir tek Trump kaldı' ABD Başkan Yardımcısı JD Vance 18 Haziaran'da İsrail'i açıkça eleştirdi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun ABD-İran anlaşmasına öfke duyduğuna dair haberleri değerlendiren Vance, İsrail kabinesinden Trump ve anlaşmaya yönelik eleştirilerin kendisini rahatsız ettiğini söyledi ve ekledi: "Onlara şunu söylemek isterim ki Donald Trump günümüzde tüm dünyada İsrail ulusuna sempatiyle yaklaşan tek devlet başkanıdır. "İsrail için problem Donald Trump değil. İsrail'de en büyük sorunlarının ABD başkanı olduğunu düşünenlerin uykularından uyanıp ülkelerinin içinde bulunduğu durumun gerçekliğini kavraması gerekir." Kaynak, Morteza Nikoubazl/NurPhoto / Getty Images /// Tahran sokaklarında ABD Donanması'na karşı resimler yer alıyor. Vance daha önce de New York Times'a yaptığı açıklamada İsrailli ultra milliyetçilere "ulusal güvenlik sorunlarınızdan insanları öldürerek çıkamazsınız" diye seslenmişti. ABD Başkanı Donald Trump da bu hafta İsrail'i, Lübnan'da Hizbullah'a saldırırken orantısız güç kullanarak sivillerin ölümüne yol açmakla eleştirmişti. Trump'tan İsrail'e Lübnan eleştirisi: 'Her seferinde bir binayı havaya uçurmak zorunda değilsiniz' BBC'nin ABD Dışişleri Bakanlığı muhabiri Tom Bateman'a göre Trump böylece, İsrail'i kendisinden önceki tüm ABD başkanlarından daha fazla eleştirmiş oldu. Bateman'a göre Trump bu açıklamalarıyla İran ve Körfez ülkelerine, anlaşmaya sadık olduğu ve Lübnan'da ateşkes için çaba harcadığı mesajını da iletmek istiyor. BBC News Türkçe

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.