Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Visa

bursaarena.com.tr - Visa haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Visa haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tour de France da şampiyonlar belli oldu Haber

Tour de France da şampiyonlar belli oldu

Türkiye tarihinde amatör bisiklet yarışları arasında en fazla bisiklet tutkununu bir araya getiren Visa | Maximiles Black L’Étape Türkiye by Tour de France’ın startı, Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak tarafından verildi. İDünyanın en prestijli spor organizasyonlarından Tour de France’ın resmi serisi L’Étape Türkiye by Tour de France, üçüncü kez İstanbul’da gerçekleştirildi. Ümraniye Anadolu Millet Bahçesi’nden verilen startla başlayan Visa | Maximiles Black L’Étape Türkiye by Tour de France, dünyanın farklı ülkelerinden bisikletçileri İstanbul’un iki kıtasını birleştiren eşsiz parkurda buluşturdu. 23 ülkeden 1822 sporcunun katıldığı organizasyonda 97,6 kilometrelik uzun parkurda erkeklerde Ömer Cumhur Boyraz, kadınlarda Gökçe Demirsoy; 41,3 kilometrelik kısa parkurda ise erkeklerde Recep Ünalan, kadınlarda Aylin Yüce şampiyonluğa ulaştı. İstanbul’un doğal güzellikleri, tarihi dokusu ve Boğaz manzarası eşliğinde gerçekleştirilen yarış, katılımcılara Fatih Sultan Mehmet Köprüsü üzerinden Asya’dan Avrupa’ya uzanan kıtalararası bir bisiklet deneyimi sundu. Uzun ve kısa parkurların yanı sıra 31,40 kilometrelik Kıtalararası Deneyim Parkuru da bisiklet tutkunlarını İstanbul’un eşsiz coğrafyasında bir araya getirdi. L’Étape Türkiye by Tour de France 2026’nın startı; Gençlik ve Spor Bakanı Dr. Osman Aşkın Bak, İstanbul Vali Yardımcısı Esengül Korkmaz Çiçekli, Tour de France Genel Direktörü Ömer Kafkas ve milli bisikletçi Ahmet Örken’in katılımıyla verildi. TOUR DE FRANCE RUHU İSTANBUL’UN İKİ KITASINDA YAŞANDI Türkiye İş Bankası’nın kredi kartı markası Maximiles Black ile Visa’nın isim sponsorluğunda, Amaury Sport Organisation (A.S.O.) ve 78 Event tarafından düzenlenen L’Étape Türkiye by Tour de France, Tour de France’ın küresel marka değerini İstanbul’un benzersiz coğrafyasıyla buluşturdu. Dünyada iki kıtayı birleştiren tek L’Étape organizasyonu olma özelliğini taşıyan yarış, amatör bisikletçilere profesyonel bisiklet dünyasının atmosferini deneyimleme fırsatı sundu. Maximiles Black ve iş ortağı Visa’nın isim sponsorluğunu üstlendiği L’Étape Türkiye ile ülkemizde bisiklet kültürünün yaygınlaşmasına, hareketli yaşamın teşvik edilmesine ve çevresel sürdürülebilirliğe katkı sunmayı hedeflendi. VİSA | MAXİMİLES BLACK L’ÉTAPE TÜRKİYE 2026’DA ŞAMPİYONLAR BELLİ OLDU Uzun parkurda erkeklerde Ömer Cumhur Boyraz, 02:35:31 derecesiyle finiş çizgisini ilk sırada geçti. Kadınlarda ise Gökçe Demirsoy, 02:57:03 derecesiyle şampiyonluğa ulaştı. Kısa parkurda erkeklerde Recep Ünalan, 01:03:09 derecesiyle birinciliği elde ederken, kadınlarda Aylin Yüce, 01:07:34 derecesiyle günün kazananı oldu. Uzun Parkur Erkekler – 97,6 km Ömer Cumhur Boyraz- Boyraz Cycling Academy 02:35:31Martin Stefanov- Blue Rocks-02:35:32Peter Dashev- Ferdi- 02:35:32 Uzun Parkur Kadınlar – 97,6 km Gökçe Demirsoy- Ferdi- 02:57:03Züleyha Dikbaş- BikePedia Racing Team- 03:01:33Şeniz Pamuk- Team ISS Academy- 03:02:56 Kısa Parkur Erkekler – 41,3 km Recep Ünalan- Team ISS Academy- 01:03:09Cengiz Güner- BikePedia Racing Team- 01:03:09Murat Uslu- Büyükçekmece Bisiklet Kulübü- 01:03:09 Kısa Parkur Kadınlar – 41,3 km Aylin Yüce- Büyükçekmece Bisiklet Kulübü- 01:07:34Zale Karakaş- Team ISS Academy- 01:16:10Özger Sınar- Ferdi- 01:17:46 İSTANBUL YOLLARINDA TOUR DE FRANCE MAYOLARI SAHİPLERİNİ BULDU L’Étape Türkiye by Tour de France’da Tour de France’ın ikonik mayoları da sahiplerini buldu. Genel klasman liderlerine verilen Sarı Mayo, sprint klasmanında öne çıkan sporculara verilen Yeşil Mayo, tırmanış performansının liderlerine takdim edilen Benekli Mayo ve 25 yaş altı sporcuların mücadelesini simgeleyen Beyaz Mayo, yarışın farklı klasmanlarında başarı gösteren bisikletçilere verildi. Sarı Mayo – Erkekler: Ömer Cumhur Boyraz Sarı Mayo – Kadınlar: Gökçe Demirsoy Yeşil Mayo – Erkekler: Erkan Güngör Yeşil Mayo – Kadınlar: Gökçe Demirsoy Benekli Mayo – Erkekler: Petar Dashev Benekli Mayo – Kadınlar: Şeniz Pamuk Beyaz Mayo – Erkekler: Lev Kocherov Beyaz Mayo – Kadınlar: Fatemeh Yousefi Yarışın ardından düzenlenen ödül töreninde; İstanbul Vali Yardımcısı Ünal Kılıçarslan, Ümraniye Belediye Başkan Yardımcısı Ayşe Yanık, İstanbul Gençlik ve Spor İl Müdürü Seyda Dursun, Türkiye Bisiklet Federasyonu Başkan Vekili Fikret Hayali, Türkiye Bisiklet Federasyonu As Başkanı Metin Cengiz, Türkiye Bisiklet Federasyonu Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Kenan Güler, Ümit Bisiklet Mosso Yönetim Kurulu Başkanı Ümit Özgül, Škoda Türkiye Genel Müdürü Zafer Başar, CarrefourSA Kurumsal İletişim Direktörü Melis Karatay ve Tour de France şampiyonu Chris Froome tarafından kategorilerinde dereceye giren sporculara ödülleri takdim edildi.

Hollanda altın rezervlerinin bir bölümünü neden Londra'ya taşıdı? Haber

Hollanda altın rezervlerinin bir bölümünü neden Londra'ya taşıdı?

Hollanda Merkez Bankası (DNB), altın rezervlerinin yaklaşık 86 tonunu ABD ve Kanada'dan Londra'ya aktardı. Toplam 612,4 ton altın rezervine sahip Hollanda, bunun yaklaşık 313 tonunu ABD'nin New York kenti ile Kanada'nın başkenti Ottawa'da tutuyordu. DNB, Mart–Ağustos ayları arasında bu rezervlerin dörtte birine denk gelen 86 tonunu Londra'ya taşıdı. Bankaya göre bu adımın nedeni, "artan jeopolitik huzursuzluk karşısında Hollanda'nın krizlere karşı hazırlığını güçlendirmek". Kararın Trump'la ilgisi var mı? Hollanda'nın bu kararı, ABD ile Avrupa arasındaki ilişkilerin Donald Trump'ın ikinci başkanlık döneminde ciddi biçimde gerildiği bir dönemde alınması nedeniyle bazı soru işaretlerini de beraberinde getirdi. DNB yönetimi, Mart 2025'te düzenlenen yıllık değerlendirme toplantısında "Avrupa'nın ABD'ye olan bağımlılığının azaltılması gerektiğini" vurgulamıştı. Özellikle kredi kartı piyasasında etkin olan Visa ve MasterCard'a işaret eden banka yönetimi, Trump'ın bu şirketleri Avrupa'ya baskı aracı olarak kullanmasının ihtimal dışı olmadığını belirtmişti. Trump yönetimiyle ilgili ekonomik tartışmaların yoğunlaştığı dönemde Hollanda'nın rezervlerinin önemli bir bölümünü New York'tan Londra'ya kaydırması, bazı ekonomik ve siyasi çevrelerde "Avrupa'nın ABD'nin siyasi ve ekonomik istikrarına yönelik endişelerinin arttığı" yorumlarına yol açtı. Ancak Hollanda Merkez Bankası, kararın ABD'ye yönelik belirli bir tehdit algısından kaynaklanmadığını vurguluyor. DNB'nin resmi açıklamasında, karara ilişkin olarak Donald Trump ya da ABD yönetimine dair doğrudan bir gerekçe gösterilmedi. Hollanda'da yayımlanan De Telegraaf gazetesi, DNB yetkililerinin ABD'den gelebilecek ticari yaptırım tehdidi de dahil olmak üzere küresel belirsizliklere dikkat çektiğini aktardı. Banka sözcüsü, "Sadece ABD'den değil, geniş kapsamlı jeopolitik belirsizliklerden endişe duyuyoruz" dedi. DNB'ye göre Hollanda'nın kararı, Trump yönetimine duyulan güvenle ilgili değil, "en kötü senaryoya hazırlık" amacı taşıyor. Altının farklı ülkelerde tutulması, uzun süredir uygulanan "risk dağıtma" stratejisinin bir parçası olarak görülüyor. Londra neden tercih edildi? Hollandalı yetkililere göre altının ABD ve Kanada'dan Londra'ya taşınmasının temel nedeni, altının nerede daha güvenli olduğundan çok, kriz anında nerede daha hızlı kullanılabileceğiyle ilgili. DNB, "jeopolitik riskler arttıkça stratejik rezervlerin farklı coğrafyalara dağıtılması ve gerektiğinde hızlı biçimde kullanılabilir durumda tutulması" gerektiğini belirtiyor. Londra, dünyanın en önemli fiziksel altın ticareti merkezlerinden biri olarak kabul ediliyor. İngiltere Merkez Bankası'nın kasalarında tutulan ve uluslararası piyasa standartlarını karşılayan altın, gerektiğinde diğer altınlara kıyasla daha hızlı alınıp satılabiliyor. DNB, New York ve Ottawa'daki altının ise "daha az doğrudan kullanılabilir" olduğunu belirtiyor. Bu nedenle yapılan değişiklik, Hollanda'nın toplam altın miktarını azaltmıyor, altının kriz anında "kullanılabilirliğini" artırıyor. DNB Başkanı Olaf Sleijpen, operasyonun gerekçesini "Altını hiçbir zaman kullanmak zorunda kalmayacağımızı varsayıyoruz. Ancak dayanıklılığımızı ve hazırlığımızı güçlendirmemiz gerekiyor" sözleriyle açıkladı. Hollanda medyası; kararın Türkiye, Çin, Polonya ve Hindistan gibi büyük merkez bankalarının son dönemde fiziki altın pozisyonlarını güçlendirdiği bir döneme denk geldiğine dikkat çekiyor. Hollanda'nın altını artık nerede? Hollanda'nın toplam 612,4 ton altın rezervinin 2025 yılı sonundaki değeri 72,2 milyar euro olarak hesaplanıyordu. Son operasyon öncesi rezervlerin yüzde 31,3'ü New York'ta, yüzde 19,7'si Ottawa'da, yüzde 18,1'i Londra'da ve yüzde 30,8'i Zeist kentindeki DNB kasalarında tutuluyordu. Yeni dağılıma göre altın rezervlerinin yüzde 32,1'i Londra'da bulunuyor. New York ve Ottawa'daki rezervlerin oranı ise yüzde 18,5'e geriledi. Böylece Londra, Hollanda'nın altın rezervlerinin tutulduğu en büyük merkez haline geldi. DNB, bu dağılımın daha dengeli olduğunu belirtiyor. Altının tamamı Atlantik üzerinden taşınmadı Operasyonun önemli bir ayrıntısı da taşınma yöntemi. Yaklaşık 59 ton altın New York'ta satıldı ve karşılığı Londra'da yeniden satın alındı. Böylece tüm külçeleri fiziksel olarak Atlantik üzerinden taşımak yerine, New York'taki altın elden çıkarılıp Londra'da uluslararası piyasa standartlarına uygun altın alındı. Bunun yanı sıra 27 tondan fazla altın fiziksel olarak ABD ve Kanada'dan Hollanda'daki Zeist kasalarına getirildi. Aynı miktarda uluslararası standartlara uygun altın da Zeist'ten Londra'ya gönderildi. DNB, bu yöntemin altın külçelerinin yeniden eritilmesi ihtiyacını ortadan kaldırdığını ve operasyonun maliyetini ile risklerini azalttığını belirtiyor. Ekonomi çevrelerine göre merkez bankaları son yıllarda altın rezervlerini stratejik bir güvenlik unsuru olarak yeniden öne çıkardı. Altının herhangi bir ülkenin para birimine veya hükümetine bağlı olmaması, özellikle jeopolitik krizlerde önemli bir avantaj olarak görülüyor. DNB'ye göre Hollanda da altını "nihai güven çıpası" olarak değerlendiriyor. Bu nedenle Londra'nın tercih edilmesi, olası krizlere karşı rezervlerin coğrafi olarak yeniden dengelenmesi anlamına geliyor. Hollanda Merkez Bankası, altını kullanmayı beklemediğini vurguluyor. Ancak savaş, finansal kriz, ticaret çatışmaları veya başka bir büyük jeopolitik şok durumunda rezervlerin hızlı biçimde kullanılabilmesini istiyor. DNB'nin 86 tonluk altın transferi, yalnızca bir kasa değişikliği değil, Avrupa'nın giderek daha belirsiz hale gelen jeopolitik ortamda "en kötü senaryoya" hazırlanmasının sembolik bir işareti olarak değerlendiriliyor. Altınla ilgili bu tür kararlar Hollanda'da yeni değil. 1990'larda Berlin Duvarı'nın yıkılmasının ardından ABD–Avrupa ilişkilerine dair endişeler nedeniyle Hollanda Merkez Bankası, New York'taki altın rezervlerinin bir bölümünü Avustralya'ya taşımıştı. DNB, 2014 yılında da 122,5 ton altını New York'tan Hollanda'ya getirmişti. Almanya da geçmişte altınlarının bir bölümünü New York'tan ülkeye geri taşıdı. Bundesbank, 2013'te başlayan program kapsamında 300 ton altını Frankfurt'a getirdi. Ancak Almanya'nın altın rezervlerinin önemli bölümü hala New York'ta bulunuyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.