Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Üretim

bursaarena.com.tr - Üretim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Üretim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Arı zehri toplanmasına ilişkin yönetmelik yürürlükte! Haber

Arı zehri toplanmasına ilişkin yönetmelik yürürlükte!

Tarım ve Orman Bakanlığı, bal arılarından arı zehri üretimine ilişkin usul ve esasları belirleyen yönetmeliği Resmî Gazete'de yayımladı. Düzenlemeyle arı zehri toplama faaliyetleri sertifika, sözleşmeli üretim, hijyen ve denetim şartlarına bağlandı. ANKARA (İGFA) - Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından hazırlanan "Arı Zehrinin Toplanmasına İlişkin Yönetmelik", bugünkü Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yönetmelikle, bal arılarından elde edilen ham arı zehrinin teknik kurallara uygun, izlenebilir ve denetimli şekilde üretilmesine yönelik kapsamlı düzenlemeler hayata geçirildi. Yeni düzenlemeye göre, arı zehri yalnızca Bakanlıktan izin alan işletmeler aracılığıyla ve sözleşmeli üretim modeli kapsamında toplanabilecek. Arı zehri toplayacak üreticilerin, Arıcılık Kayıt Sistemi'ne (AKS) kayıtlı olmaları ve Bakanlık tarafından verilen Arı Zehri Toplama Sertifikasına sahip bulunmaları zorunlu olacak. EĞİTİM VE SERTİFİKA ŞARTI GETİRİLDİ Yönetmelikle arı zehri toplamak isteyen üreticilere en az iki gün sürecek uygulamalı eğitim verilmesi öngörüldü. Eğitimlerde iş sağlığı ve güvenliği ile ilk yardım konularına da yer verilecek. Eğitimi başarıyla tamamlayan üreticilere Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından sertifika düzenlenecek. Arı zehrinin, arılara zarar vermeyecek özellikte elektrikli toplama aparatlarıyla elde edilmesi zorunlu olacak. Aynı kovandan 7 günden daha kısa aralıklarla arı zehri toplanamayacak, toplama aparatı ise kovanda 15 ila 20 dakikadan fazla tutulamayacak. Toplanan arı zehri, hava ve nem geçirmeyen amber renkli şişelerde muhafaza edilecek ve eksi 18 derecede soğuk zincir şartlarında saklanacak. KORUYUCU EKİPMAN ZORUNLU OLACAK Yönetmelik kapsamında arı zehri toplayan kişilerin maske, koruyucu gözlük, cerrahi eldiven, bone ve önlük gibi kişisel koruyucu ekipman kullanması zorunlu hale getirildi. Arılıklarda olası alerjik reaksiyonlara karşı gerekli ilaç ve temiz su bulundurulması da şart koşuldu. Arı sağlığını korumak amacıyla sistemik etkili ve kalıntı bırakabilecek ilaçların kullanımına kısıtlama getirildi. Arı zehrine herhangi bir katkı maddesi eklenmesi de yasaklandı. Ayrıca arı zehri üretiminde, Türkiye'ye özgü arı ırkı ve ekotiplerinin kullanılması teşvik edildi. GIDA SANAYİİNDE KULLANILAMAYACAK Yönetmelikte dikkat çeken düzenlemelerden biri de elde edilen ham arı zehrinin gıda sanayiinde kullanılamayacağı hükmü oldu. Arı zehri üretimi, yalnızca Bakanlık kayıtlarına alınmış ve ilgili mevzuata uygun faaliyet gösteren işletmelerde gerçekleştirilebilecek. Tarım ve Orman Bakanlığı, gerekli gördüğü durumlarda üreticiler ve işletmeler üzerinde denetim yapabilecek. Yönetmelik hükümlerine aykırı hareket edenler hakkında ise 5996 sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu kapsamında idari yaptırım uygulanacak. Söz konusu yönetmeliğinin detaylarına ulaşmak için tıklayabilirsiniz

Alman Sanayisinde Tedarik Alarmı: Kriz mi, Türkiye İçin Yeni Fırsat mı? Haber

Alman Sanayisinde Tedarik Alarmı: Kriz mi, Türkiye İçin Yeni Fırsat mı?

Almanya sanayisinde tedarik zinciri kaynaklı sorunlar yeniden gündemin üst sıralarına yükseldi. Almanya’nın önde gelen ekonomi araştırma kuruluşlarından ifo Enstitüsü’nün son verilerine göre, imalat sanayisinde malzeme ve ara ürün tedarikinde sorun yaşayan şirketlerin oranı yılın ilk aylarına göre belirgin şekilde arttı. Uzmanlara göre bu tablo, pandemi döneminde yaşanan tedarik zinciri kırılmalarının ardından küresel üretim sistemlerinin hâlâ tam anlamıyla istikrara kavuşamadığını ortaya koyuyor. Alman Sanayisinde Baskılar Artıyor Son yıllarda enerji maliyetlerindeki yükseliş, Çin kaynaklı rekabet baskısı, nitelikli iş gücü eksikliği ve küresel jeopolitik gerilimlerle mücadele eden Alman sanayisi, şimdi de yeniden büyüyen tedarik sorunlarıyla karşı karşıya. Özellikle kimya, plastik, makine ve otomotiv sektörlerinde faaliyet gösteren şirketler, kritik girdilere erişimde yaşanan gecikmelerin üretim planlarını olumsuz etkilediğini bildiriyor. Sektör temsilcileri, küresel ticaret rotalarında yaşanan belirsizliklerin ve artan jeopolitik risklerin tedarik sürelerini uzattığına dikkat çekiyor. Avrupa’nın Üretim Merkezi Alarm Veriyor Almanya yalnızca Avrupa’nın en büyük ekonomisi değil, aynı zamanda kıtanın üretim ve ihracat merkezi konumunda bulunuyor. Bu nedenle Alman sanayisinde yaşanan her gelişme, Avrupa genelindeki tedarik zincirlerini ve üretim ağlarını da doğrudan etkiliyor. Özellikle otomotiv, makine, elektronik ve kimya sektörlerinde faaliyet gösteren binlerce şirket, Alman sanayisinin üretim ritmine bağlı olarak çalışıyor. Uzmanlar, tedarik sorunlarının kalıcı hale gelmesi durumunda Avrupa’daki üretim maliyetlerinin daha da yükselebileceği ve teslim sürelerinde yeni gecikmeler yaşanabileceği görüşünde. Türkiye İçin Yeni Bir Fırsat Penceresi Açılabilir Almanya’da yaşanan gelişmeler yalnızca riskleri değil, Türkiye açısından yeni fırsatları da gündeme getiriyor. Son yıllarda Avrupa şirketlerinin tedarik zincirlerini çeşitlendirme ve üretimi daha yakın coğrafyalara taşıma eğilimi dikkat çekiyor. “Nearshoring” olarak adlandırılan bu yaklaşım kapsamında Türkiye; güçlü sanayi altyapısı, üretim kabiliyeti, lojistik avantajları ve Avrupa pazarına yakınlığı sayesinde öne çıkan ülkeler arasında yer alıyor. Özellikle otomotiv yan sanayi, makine, kimya, elektronik ve plastik sektörlerinde faaliyet gösteren Türk üreticiler, Alman şirketlerinin alternatif tedarikçi arayışlarından fayda sağlayabilecek potansiyele sahip bulunuyor. Asıl Soru: Türk Sanayisi Hazır mı? Almanya’da yaşanan tedarik sorunları, Türkiye açısından önemli fırsatlar yaratabilecek olsa da uzmanlara göre asıl belirleyici unsur Türk şirketlerinin bu talebe ne ölçüde cevap verebileceği olacak. Kalite standartları, sürdürülebilirlik kriterleri, dijitalleşme yatırımları ve Ar-Ge kapasitesi, önümüzdeki dönemde Avrupa ile iş yapan şirketler için her zamankinden daha kritik hale gelecek. Küresel tedarik zincirlerinde yaşanan her kırılma yeni riskler doğururken, aynı zamanda yeni oyuncular için kapılar açıyor. Bugün Almanya sanayisinde yaşanan gelişmeler, Türk sanayicileri açısından da önemli bir soruyu gündeme getiriyor: Avrupa’nın tedarik zincirlerinde oluşan yeni boşlukları doldurmaya ne kadar hazırız? Turkishtimedergi

Çin bütün insansı robotlara kimlik numarası getiriyor Haber

Çin bütün insansı robotlara kimlik numarası getiriyor

Bu düzenleme 100'den fazla Çinli insansı robot üreticisini kapsarken, halihazırda hizmet veren 28 bin robota dijital kimlik numarası atandı. Çin devlet televizyonu CCTV'ye göre Asya ülkesi, insansı robotlarını yaşam döngüleri boyunca daha iyi takip edebilmek amacıyla bu araçların hepsine eşsiz dijital kimlik numaraları getirmeyi planlıyor. Çin sektörde hızlı bir büyüme hedeflerken bu program, yetkililerin insansı robot ürünlerini üretim aşamasından nihai geri dönüşümlerine kadar güvenlik riskleri açısından izlemesini sağlamak üzere tasarlandı. Çinli yetkililer ayrıca insansı robotların nasıl yönetilmesi gerektiği ve bu eşsiz kimlik numaralarının nasıl takip edilebileceğine dair yeni yönergeler yayımladı. Bu benzersiz insansı robot kimlikleri 4 bölümden oluşuyor. Bunlar arasında sınır ötesi sevkıyatları takip etmeye yarayan iki basamaklı bir kod ve robotu üreten Çinli firmayı tanımlayan 4 basamaklı bir kod da yer alıyor. Yeni yönergeye göre 6 basamaklı bir ürün kodu insansı robotun türünü belirlerken, 17 basamaklı seri numarası ise her bir robotu birbirinden ayıracak. Bu girişim halihazırda 100'den fazla Çinli üreticiyi kapsarken, 200 farklı modelden 28 binden fazla insansı robota dijital kimlik atandı. Bütün bu programı, Çin Sanayi ve Bilgi Teknolojileri Bakanlığı bünyesindeki Çin İnsansı Robotik ve Bedenlenmiş Zeka Standardizasyonu (HEIS) yürütüyor. Uzmanlara göre Çin'de insansı robotlar halihazırda çoğunlukla üniversiteler, araştırma laboratuvarları ve imalat sektöründe kullanılsa da ülke, yaşlı bakımı ve ev temizliği gibi ticari uygulamalar için geniş çaplı kullanıma sunmaya da hazırlanıyor. Ülke ayrıca donanım tedarik zincirini hızla yerelleştirerek ABD menşeli Nvidia çiplerine bağımlılığını azaltıyor. Yerel haberlere göre ülkede halihazırda kullanılan insansı robotlar tamamen otonom olmaktan uzak ve genellikle çeşitli görevleri yerine getirmek için gereken hassasiyet ve el becerisinden yoksun. Bu robotlar çoğunlukla farklı sektörlerde sahaya özgü denemeler yapmak için kullanılıyor ancak uzmanlar, bu görevlerde bile robotların sınırlı el becerisi nedeniyle insanlara kıyasla sadece kısmen verimli olduklarını belirtiyor. GigaAI, Unitree ve Agibot gibi şirketler, önemli donanım yenilikleriyle pazara öncülük ediyor. Örneğin GigaAI, Çin'in ev işlerini yerine getirmek üzere geliştirilen ilk genel amaçlı insansı robotunu kısa süre önce tanıtmıştı. GigaAI'ın SeeLight S1 robotu, Hubei İnsansı Robot İnovasyon Merkezi ve Hubei İnsansı Robotik Endüstri Birliği'yle işbirliği içinde üretildi. SCMP'nin haberine göre robotun 2027'nin ilk yarısında test edilmek üzere Vuhan'daki ailelere ücretsiz verilmesi planlanıyor. Robotik şirketi, iki kollu ve tekerlekli insansı robotun sebze doğrama, yumurta kızartma ve çamaşır makinesini doldurma gibi çeşitli ev işlerini yaptığını gösteren bir videoyu WeChat'te yayımladı. Independent Türkçe, independent.co.uk/tech

Sıcak altında çilek nöbeti: Kadın çiftçilerimiz üretimden vazgeçmiyor Haber

Sıcak altında çilek nöbeti: Kadın çiftçilerimiz üretimden vazgeçmiyor

Çanakkale’nin Akçakoyun Köyü’nde çilek üretimi yapan kadın çiftçiler, günün ilk ışıklarıyla birlikte tarlanın yolunu tutuyor. 55 yaşındaki Güler Özkaya, sıcak hava nedeniyle çalışma saatlerini erkene çektiklerini belirterek, “Serinde iş daha güzel yürüyor” diyor. Çileklerin sıcak havada hızlı olgunlaştığını anlatan Özkaya, ürünlerin kararmaması için gün aşırı toplama yaptıklarını söyledi. Kadın çiftçiler, yoğun sıcak altında emeklerinin karşılığını almanın her geçen yıl daha da zorlaştığını ifade etti. Üretim için yıllardır emek veriyorlar TRT'den Serhan Sevin'in özel haberine göre, 75 yaşındaki Zeliha Ceylan ise çocuk yaşlardan beri çiftçilik yaptığını anlattı. Yıllarca tütün üretimiyle uğraştıklarını söyleyen Ceylan, bölgede son 15 yıldır çilek üretiminin yaygınlaştığını belirtti. “Çiftçilik olmasa millet ne ile idare olacak?” diyen Ceylan, üretimin hem köyü hem de şehirleri ayakta tuttuğunu ifade etti. Haftada iki kez yapılan hasadın Kasım ayına kadar sürdüğünü anlatan Ceylan, ilerleyen yaşına rağmen üretimden kopamadığını söyledi. Tatilsiz geçen üretim hayatı Kadın çiftçiler için mesai yalnızca tarlada bitmiyor. Sabah erken saatlerde başlayan üretim mesaisi, ev işleriyle birlikte gün boyu devam ediyor. Zeliha Ceylan, “Evde de yemek, bulaşık, çamaşır var. Tabii zorlanıyorsun” sözleriyle günlük yaşamlarını anlatıyor. Bayramlar dışında tatil yapamadıklarını belirten kadın üreticiler, çiftçiliğin büyük emek isteyen bir meslek olduğunu dile getirdi. Gençler çiftçilikten uzaklaşıyor Akçakoyun Köyü’nde üretimin devam etmesi için gençlerin tarıma yönelmesi gerektiğini söyleyen kadın çiftçiler, yeni neslin çiftçilik yapmak istemediğini belirtti. Zeliha Ceylan, “Gençler kolay iş istiyor, hazır para olsun istiyor” diyerek üretimde yaşanan kuşak sorununa dikkat çekti. Güler Özkaya ise çiftçiliğin yalnızca köylü için değil şehirde yaşayan insanlar için de hayati önemde olduğunu söyledi. “Üretim olmasa Türkiye kalkınamaz” diyen kadın çiftçiler, tüm üreticilerin Çiftçiler Günü’nü kutladı.

3. Uludağ Çevre Forumu yoğun ilgi gördü Haber

3. Uludağ Çevre Forumu yoğun ilgi gördü

BURSA (İGFA) - Burkasan’ın çevre, geri dönüşüm ve döngüsel ekonomi alanındaki çalışmalarını temsil ettiği forum, kamu temsilcilerini, iş dünyasını, akademiyi ve sektör paydaşlarını aynı platformda buluşturdu. Etkinlikte üretimde sürdürülebilirlik, geri dönüştürülmüş ham madde kullanımı, atık yönetimi, yeşil dönüşüm politikaları ve döngüsel ekonomi başlıkları ele alındı. Kılıç, mevcut kaynak kullanım modelinin uzun vadede sürdürülebilir olmadığını belirterek Türkiye’nin geri dönüşüm kapasitesinin ekonomik değere dönüşmesi için güçlü toplama ağlarına, etkin regülasyonlara ve sanayiyle entegre bir geri dönüşüm modeline ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. BURSA’NIN YEŞİL DÖNÜŞÜMÜ İÇİN PLANLI BÜYÜME VURGUSU Vedat Kılıç, forumda yaptığı konuşmada Bursa’nın plansız büyüme, trafik, çevre kirliliği ve üretim alanlarının sınırlanması gibi temel sorunlarla karşı karşıya kaldığını belirtti. Şehir planlamasının yalnızca estetik bir konu olmadığını vurgulayan Kılıç, bu sürecin yaşam kalitesi, üretim gücü ve çevresel sürdürülebilirlik açısından kritik önem taşıdığını söyledi. Kılıç, Bursa’nın anayasası niteliğinde olacak 1/100 binlik çevre planının hazırlanması gerektiğini belirterek, organize sanayi alanlarına yönelik ihtiyacın doğru planlama ile karşılanması gerektiğini ifade etti. Üniversiteler, akademik odalar, yerel yönetimler ve iş dünyasının ortak bir vizyon etrafında buluşması halinde Bursa’nın önündeki birçok engelin aşılabileceğini dile getirdi. GERİ DÖNÜŞÜM EKONOMİK SİSTEMİN GÜÇLÜ BİR PARÇASI OLMALI Vedat Kılıç, geri dönüşümün artık yalnızca çevresel bir sorumluluk olarak değil, sanayinin rekabet gücünü, kaynak güvenliğini ve ihracat kapasitesini doğrudan etkileyen stratejik bir alan olarak ele alınması gerektiğini vurguladı. Forumda geri dönüştürülmüş ham madde kullanımının artırılması, atıkların ekonomiye yeniden kazandırılması ve geri dönüşüm sektörünün sürdürülebilir şekilde büyümesi gerektiği değerlendirildi. Kılıç, üretim süreçlerinde geri dönüştürülmüş içerik kullanımının yaygınlaşmasının hem çevresel fayda sağlayacağını hem de Türkiye sanayisinin yeşil dönüşüm hedeflerine katkı sunacağını belirtti. BURKASAN, DÖNGÜSEL EKONOMİYE KATKI SUNMAYI SÜRDÜRÜYOR Burkasan, geri dönüşüm ve atık yönetimi alanındaki faaliyetleriyle döngüsel ekonominin gelişmesine katkı sunmaya devam ediyor. Şirket, kaynakların verimli kullanılması, atıkların ekonomiye yeniden kazandırılması ve sürdürülebilir üretim süreçlerinin desteklenmesi amacıyla çalışmalarını sürdürüyor. 3.Uludağ Çevre Forumu, Burkasan’ın çevre odaklı vizyonunu paylaşması ve sektör paydaşlarıyla ortak hedefler doğrultusunda bir araya gelmesi açısından önemli bir platform oldu. Vedat Kılıç’ın forumda verdiği mesajlar, Bursa’nın yeşil dönüşüm sürecinde daha planlı, daha güçlü ve daha sürdürülebilir bir yapıya kavuşması gerektiğini ortaya koydu.

Seracılık, Marmara Bölgesi'nde de yaygınlaşıyor Haber

Seracılık, Marmara Bölgesi'nde de yaygınlaşıyor

KOCAELİ (İGFA) - Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın öncülüğünde tarımın kesintisiz sürmesi ve üreticilerin gelir düzeyinin artırılması amacıyla birçok destek projesi hayata geçiriliyor. Gübreden tohuma, meyve fidanından küçük ve büyükbaş hayvana kadar çok sayıda tarımsal destekle üreticilerin yanında olan Büyükşehir Belediyesi, bu kapsamda modern sera desteğini de sürdürüyor. SERACILIK YAYGINLAŞTIRILIYOR Büyükşehir Belediyesi tarafından Kocaeli genelinde yürütülen “Seracılığı Geliştirme Projesi” kapsamında her yıl olduğu gibi bu yıl da çiftçilere yüzde 50 hibeli anahtar teslim modern sera kurulumu desteği sağlanacak. Projeyle Kocaeli’de seracılığın yaygınlaştırılması ve çiftçilerin pazar değeri yüksek ürünler yetiştirerek gelirlerini artırması hedefleniyor. MODERN SERACILIĞA GEÇİŞ SAĞLANACAK Büyükşehir Belediyesi tarafından sıfırdan kurulup üreticilere teslim edilecek seralar 2 bloklu, 16 metre eninde, 32 metre boyunda ve toplam 512 metrekare alandan oluşacak. Modern seracılığa uygun özelliklerle hazırlanacak seralar sayesinde üreticiler daha kullanışlı ve bakımı kolay sera sistemlerine kavuşacak. Çiftçiler, havalandırması uygun olmayan eski sistem seralar yerine modern, havalandırması güçlü ve bakımı kolay de-monte galvaniz profilli yüksek tünel sera sistemine sahip olacak. Kurulan seralar; kar, dolu, fırtına ve yağmur gibi zorlayıcı hava koşullarına karşı dayanıklılığı artırarak üretime katkı sağlayacak. Aynı zamanda geniş alanda üretim yapılmasına da imkân sunacak. Modern sera naylonları 36 aylık kullanım ömrüne sahip olacak. UV+ IR(LD)+EVA katkılı yapısıyla don riskini azaltan sera naylonları, hastalık ve zararlıları minimum seviyede tutarak ilaçlama ihtiyacını azaltacak. Böylece daha sağlıklı ve pazar değeri yüksek ürünlerin yetiştirilmesi sağlanacak. SON BAŞVURU TARİHİ 22 MAYIS Büyükşehir Belediyesi’nin yüzde 50 hibeli modern sera desteğinden yararlanmak isteyen üreticiler, 2026 yılı Çiftçi Kayıt Sistemi (ÇKS) belgeleriyle birlikte 22 Mayıs Cuma günü mesai bitimine kadar Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanlığı Tarımsal Hizmetler Şube Müdürlüğü’ne başvuruda bulunabilecek. Büyükşehir tarafından kurulacak modern seralar, belirlenen tarihlerde üreticilere hazır şekilde teslim edilecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.