Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ukrayna Savaşı

bursaarena.com.tr - Ukrayna Savaşı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ukrayna Savaşı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ABD heyeti, Fransa'nın eleştirilerini protesto ederek BM Güvenlik Konseyi toplantısını terk etti Haber

ABD heyeti, Fransa'nın eleştirilerini protesto ederek BM Güvenlik Konseyi toplantısını terk etti

ABD heyeti, pazartesi günü Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi toplantısında Fransa'nın Daimî Temsilcisi konuşmaya başladığı sırada salonu terk etti. Washington'un bu adımı, Fransa'nın daha önce ABD'yi insan hakları oylaması nedeniyle Kuzey Kore ve Rusya ile aynı safta gösteren açıklamalarına tepki olarak attığı belirtildi. ABD'nin BM Daimî Temsilci Yardımcısı Dan Negrea, "Konsey üyelerinden biri ahlaki üstünlük taslıyor ve bugün hâlâ tartıştığımız Ukrayna savaşı ya da barış ve güvenlikle doğrudan ilgili olmayan insan hakları gibi konularda herkese ders vermeye çalışıyor. Bu nedenle Fransa'nın konuşması sırasında toplantıyı terk ettik" dedi. Negrea, Paris'in tutumunu "ikiyüzlü" olarak nitelendirerek, ABD'nin Güvenlik Konseyi'nin daimi üyeleri arasındaki karşılıklı saygı nedeniyle bugüne kadar bu tavra "hoşgörü" gösterdiğini söyledi. Bir Güvenlik Konseyi toplantısının protesto amacıyla terk edilmesi ise oldukça nadir görülen bir durum olarak değerlendiriliyor. ABD, cuma günü BM Genel Kurulu'nda Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk'ün görev süresinin uzatılmasına ilişkin oylamada "hayır" oyu kullanan 10 ülkeden biri olmuştu. Washington bu oylamada Kuzey Kore, Rusya, Nikaragua ve Mali ile aynı safta yer almıştı. Bunun üzerine Fransa'nın BM Daimî Temsilciliği, X platformunda İngilizce yayımladığı mesajda, "ABD bir zamanlar insan hakları konusunda örnek alınan bir ülkeydi. Artık öyle değil. Bugün Kuzey Kore, Nikaragua, Mali ve Rusya ile aynı safta yalnız kalmış durumda ve dünya artık onu dinlemiyor" ifadelerini kullanmıştı. ABD'li diplomat Negrea, "Özgürlüğünü tehdit eden her çatışmada bu üye devletin yanında yer aldık. Bugün de kendilerine ABD'nin hâlâ özgürlüğün küresel modeli olduğunu hatırlatmak istiyorum. Bu nedenle, siyasallaşmış söyleminden vazgeçmediği, kibirli ve saygısız üslubunu sürdürdüğü ve sorumluluklarına yakışır şekilde davranmadığı sürece Fransa'nın konuşmalarını dinleme ayrıcalığını kendisine tanımayacağız" ifadelerini kullandı. Fransa'nın BM Daimî Temsilcisi Jérôme Bonnafont ise, "Bu yıl ABD'nin bağımsızlığının 250. yıl dönümünü kutluyoruz ve Fransa'nın bu süreçte oynadığı rolü herkes biliyor" diyerek yanıt verdi. Bonnafont, Fransa'nın gerek Güvenlik Konseyi'nde gerekse Genel Kurul'da Birleşmiş Milletler'in kurumsal bağımsızlığını ve etkinliğini, BM Şartı, insan hakları ve barış ilkeleri doğrultusunda korumak için çalışmaya devam ettiğini vurguladı. Daha sonra açıklama yapan bir Fransız diplomatik kaynak ise, "Fransa'nın tutumu nettir. Avrupa Birliği'nin tüm üyeleri ve BM üyesi ülkelerin ezici çoğunluğu gibi biz de İnsan Hakları Yüksek Komiseri'nin yeniden atanmasını destekledik. Bu durum ABD ile yakın diyalog yürütmemize engel değildir. Bir oylamadaki görüş ayrılığı, ikili ilişkilerimizin niteliğini ya da birlikte çalışma kapasitemizi zedelemez" değerlendirmesinde bulundu.

NATO Zirvesi neden önemli, Ankara'da hangi kararlar alınabilir? Haber

NATO Zirvesi neden önemli, Ankara'da hangi kararlar alınabilir?

Yarın Ankara'da başlayacak ve iki gün sürecek NATO Zirvesi, gerek ittifakın ABD yönetiminin yaklaşımı nedeniyle içinden geçtiği zorlu dönem gerekse uluslararası konjonktür nedeniyle önem düzeyi en yüksek toplantılardan biri olarak görülüyor. Uluslararası jeopolitik şartların geldiği nokta itibarıyla NATO müttefikleri belirleyici nitelikte kararlar alabilir. Bu durum, hem NATO hem de ittifakın görev alanına giren coğrafya açısından geçerli. Zirve, özellikle ABD'de Ocak 2025'te başlayan ikinci Donald Trump döneminde NATO içi tartışma ve gerginliklerin hiç eksik olmadığı ve eskisine oranla çok daha yoğun yaşandığı bir dönemde yapılacak. ABD'nin Avrupa'daki uzun vadeli rolüne ilişkin belirsizlik tamamen giderilebilmiş değil. Bu belirsizlik de NATO'nun ihtilaf potansiyeli yüksek bir ittifak görünümünün sürmesine neden oluyor. Avrupa, İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana kendisini en fazla tehdit altında hissettiği dönemlerden birinden geçiyor. Avrupa-Atlantik güvenlik mimarisi de bir süredir ciddi sınamalarla karşı karşıya. Rusya'nın Şubat 2022'de başlattığı Ukrayna savaşı, Çin'in stratejik rakip olarak yükselişinin sürmesi, Orta Doğu'da ABD-İsrail/İran savaşının iyice derinleştirdiği istikrarsızlık bunlardan öne çıkanlar. NATO'nun görev alanına giren coğrafi bölgelerde sorunlu alanların sayısının aynı anda bu kadar artıp çoğu noktada kesişmesi, örneğine çok rastlanan bir durum değil. NATO, böyle bir ortamda üyeleri arasındaki farklı perspektifleri uyumlu hale getirme ve stratejik yönü konusunda belirleyici kararlar alma aşamasında. Tüm bu tablo dikkate alındığında Ankara Zirvesi, NATO açısından bir siyasi stres testi niteliğinde olacak. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 2 Temmuz'da yaptığı açıklamada, "İnsanlık tarihinin belki en başarılı güvenlik ittifaklarından birinin bu tarihi dönemeçte, eşikte, bu kadar belirsizliğin olduğu bir dönemde bir araya geliyor olması bence tarihte görülen NATO tarihinin en büyük zirvesi olacak" dedi. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler de 18 Haziran'daki NATO Savunma Bakanları Toplantısı sonrası yaptığı açıklamada, Ankara Zirvesi'ni yalnızca bir liderler toplantısı olarak görmediklerinin altını çizmişti: "Bu zirvenin, NATO'nun değişen güvenlik ortamına uyum sağlama kararlılığını ortaya koyacağı ve geleceğe yönelik stratejik yöneliminin şekilleneceği önemli bir dönüm noktası olacağını değerlendiriyoruz." Bazı diplomatlar Atlantik'in iki yakasında yaşanan sorun ve gerginlikler dikkate alındığında, Trump'ın zirveye katılacak olmasını bile başlı başına bir başarı olarak değerlendiriyor. Bununla birlikte Ankara Zirvesi'nin potansiyel sonuçları dikkate alındığında, Trump'ın katılımının ikinci planda kaldığını düşünenler çoğunlukta. Kaynak, EPA/Shutterstock // NATO Zirvesi geçen yıl 24-25 Haziran'da Hollanda'nın Lahey kentinde yapılmıştıZirveden ne tür sonuçlar çıkabilir? NATO çevrelerinde yapılan değerlendirmeler, zirvenin birçok açıdan ittifaktaki dengeler ile güç dağılımını ve bunlara bağlı olarak özellikle Avrupa güvenlik mimarisini değiştireceği yönünde. İttifak içi güven ortamının zedelendiği bir dönemde NATO'nun taahhütlerini somut sonuçlara dönüştürüp dönüştüremeyeceğini ortaya koyacak olan zirvenin yaratacağı olası değişikliklerden öne çıkanları şu şekilde sıralamak mümkün: Avrupa'daki konvansiyonel güvenliğin ağırlıklı olarak ABD tarafından değil Avrupalı müttefikler tarafından sağlanmasına yönelik adımlar hızlanacak."NATO'da daha güçlü bir Avrupa" yaklaşımının ana ayağını oluşturduğu "NATO 3.0" konsepti hayata geçirilecek. NATO, tek müttefikin kapasitesine bağlı olmakla yetinmeyen, çağın şartlarına uygun askeri kabiliyet ve yeteneklere sahip, yük ve sorumluluk paylaşımının eskisinden farklı bir eksene oturtulacağı sert çizgide bir ittifak haline gelecek.Avrupalı müttefiklerin konvansiyonel savunmada hangi düzeyde ve hangi unsurlarla birincil sorumluluğu üstleneceği netleşecek.NATO'nun askeri komuta yapısında önemli değişiklikler olacak. Avrupa ülkeleri yakın gelecekte NATO'nun üç müşterek kuvvet komutanlığının komutasını devralacak.Nükleer şemsiye müttefiklerin güvenliğinin en üst garantisi olmayı sürdürecek. Nükleer caydırıcılıkta ana rol ABD'de olmaya devam edecek.NATO'nun doğu ve güney kanadına verilen önem artacak.NATO'nun, tehditlere her yönden bakan 360 derecelik güvenlik perspektifi pekiştirilecek.NATO'nun geçen yılki Lahey Zirvesi'nde savunma harcamalarının artırılmasına yönelik taahhütlerin sahaya konuşlandırılabilir yeteneklere dönüştürülme süreci hızlanacak.Savunma sanayisi, bu sektörün üretim kapasitesinin artırılması, altyapısının güçlendirilmesi, bu alanda yenilikçi yaklaşımların devreye sokulması ve ortak tedarik genel savunma stratejilerinin temel unsurlarından ve NATO'nun önceliklerinden biri haline gelecek.Savunma alanında yüksek görünürlüğü olan öncü nitelikte çok sayıda projeye start verilecek.Ukrayna'ya askeri desteğin uzun soluklu olduğu teyit edilip yüksek düzeyde mali kaynak taahhüdünde bulunulacak. Kaynak, Reuters // NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Ankara'daki zirve öncesi geçen hafta Beyaz Saray'da ABD Başkanı Donald Trump ile görüşmüştüBirlik görüntüsü önemli Üst düzey bir NATO diplomatına göre tüm bu sonuçların hayata geçirilebilmesi için "her şeyden önce zirvenin kazasız belasız bitirilmesi ve mutlu bir aile tablosu çizilebilmesi" gerekiyor. Ankara'da kamuoyuna yansıyan anlaşmazlıklardan kaçınmak ve müttefiklerin birliğini sergilemek, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin de öncelikli hedefleri arasında yer alıyor. Mark Rutte, Ankara Zirvesi'ni gerçekten önemli gören isimler arasında. Rutte, 25 Haziran'da Atlantik Konseyi'nde yaptığı açıklamada, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in taahhütlerden değil onların uygulanmasından korktuğunu söyledi. Rutte, 2025'teki Lahey Zirvesi'nde verilen taahhütlerin yerine getirileceği yerin Ankara Zirvesi olduğu görüşünde. Ortak savunma hamlelerinin son dönemde gündemin en üst sıralarına yükseldiği Avrupa Birliği'nden (AB) zirveye bakış da dikkat çekici. AB Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, geçen hafta medyaya yaptığı açıklamada Ankara Zirvesi'ni önemli bulduklarını vurgulayarak, "Her zirve için tarihi denir ancak bu kez gerçekten öyle" demişti. BBC / Güven Özalp- Brüksel

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.