Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tutuklama

bursaarena.com.tr - Tutuklama haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tutuklama haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Belediye Başkanları tutuklandı! Eyüpsultan ve Ataşehir'de seçim tarihi belli oldu Haber

Belediye Başkanları tutuklandı! Eyüpsultan ve Ataşehir'de seçim tarihi belli oldu

Eyüpsultan Belediye Başkanı Mithat Bülent Özmen ile Ataşehir Belediye Başkan Vekili Murat Güneş, yürütülen soruşturmalar kapsamında tutuklandı. İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırılan iki isim için belediye meclisleri 10 Ekim’de başkan vekilini seçmek üzere toplanacak. İstanbul’da iki belediyeye ilişkin yürütülen soruşturmalarda tutuklama kararı çıktı. İstanbul Valiliği, Eyüpsultan Belediye Başkanı Mithat Bülent Özmen ile Ataşehir Belediye Başkan Vekili Murat Güneş’in tutuklandığını ve görevden uzaklaştırıldığını açıkladı. EYÜPSULTAN BELEDİYE BAŞKANI ÖZMEN TUTUKLANDI Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma, rüşvet alma ve kamu kurum ve kuruluşlarının ihalesine fesat karıştırma” suçları kapsamında yürütülen soruşturma kapsamında Eyüpsultan Belediye Başkanı Mithat Bülent Özmen, 5 Ekim tarihli hakimlik kararıyla tutuklandı. Özmen, İçişleri Bakanlığının 6 Ekim tarihli kararıyla görevden uzaklaştırıldı. 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 45. maddesi kapsamında Eyüpsultan Belediye Meclisi, 10 Ekim Cumartesi günü saat 14.00’te belediye başkan vekilini seçmek üzere toplanacak. ATAŞEHİR BELEDİYE BAŞKAN VEKİLİ GÜNEŞ DE TUTUKLANDI İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma ve rüşvet almak” suçları kapsamında yürütülen soruşturmada ise Ataşehir Belediye Başkan Vekili Murat Güneş tutuklandı. İstanbul Anadolu 6. Sulh Ceza Hakimliğinin 5 Ekim tarihli kararıyla tutuklanan Güneş de İçişleri Bakanlığının 6 Ekim tarihli kararıyla görevden uzaklaştırıldı. Ataşehir Belediye Meclisi ise yeni başkan vekilini belirlemek üzere 10 Ekim Cumartesi günü saat 10.00’da toplanacak.

Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında 38 şüpheli gözaltına alındı ve tutuklandı Haber

Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasında 38 şüpheli gözaltına alındı ve tutuklandı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Muhsin Yazıcıoğlu ve beraberindekilerin bulunduğu helikopterin düşmesine ilişkin yürütülen soruşturmada 47 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Gözaltına alınan 38 şüphelinin tamamı tutuklandı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, merhum BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ve arkadaşlarının bulunduğu helikopterin düşmesi olayına ilişkin soruşturmada yeni bir operasyon gerçekleştirildiğini açıkladı. Başsavcılık koordinesinde, MİT ve Ankara Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen çalışmalarda, FETÖ faaliyetleri kapsamında “tasarlayarak kasten adam öldürme” suçuna iştirak ettikleri ve maddi gerçeğin ortaya çıkmasını engellemek amacıyla çeşitli suçlar işledikleri değerlendirilen 47 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi. Ankara merkezli 16 ilde 45 adrese düzenlenen operasyonlarda 33 şüpheli 25 Eylül'de gözaltına alınırken, 5 şüpheli daha soruşturma kapsamında yakalandı. Hakkında gözaltı kararı bulunan 10 şüphelinin ise cezaevinde olduğu belirlendi. Toplam 38 şüpheli, işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. Şüphelilerden 36'sı tutuklama, 2'si ise adli kontrol talebiyle Sulh Ceza Hakimliğine gönderildi. Hakimlik, 36 şüphelinin tamamının tutuklanmasına, diğer 2 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verdi. Başsavcılık, soruşturmanın çok yönlü ve titizlikle sürdürüldüğünü duyurdu.

Komedyen Deniz Göktaş tahliye edildi: 'Hayalim, Sinem Dedetaş ve Mehmet Pehlivan'la İstanbul'a dönmekti' Haber

Komedyen Deniz Göktaş tahliye edildi: 'Hayalim, Sinem Dedetaş ve Mehmet Pehlivan'la İstanbul'a dönmekti'

Çağlayan Adliyesi'nde ilk kez hakim karşısına çıkan tutuklu komedyen Deniz Göktaş için tahliye kararı verildi. Göktaş akşam saat 21.45 civarında Karatepe Ceza İnfaz kurumundan tahliye edildi. Deniz Göktaş tahliyenin ardından "Aileme, arkadaşlarıma kavuştuğum için çok mutluyum" dedi. Aynı cezaevinde tutuklu bulunan Sinem Dedetaş ve Mehmet Pehlivan'la birlikte tahliye olmayı hayal ettiğini söyleyen Göktaş, Oğuz Uğur'un da Karatepe'de tutuklu bulunduğunu hatırlattı. "Hayalim Sinem Dedetaş ve Mehmet Pehlivan'la tek bir araçta İstanbul'a dönmekti" diyen Göktaş ekledi: "Türkiye'de birçok başka cezaevlerinde binlerce insan var. Benim gibi tutuklu yargılanan ya da fikirlerinden dolayı mahkum olan. O yüzden tabii ki dışarıda olmak çok güzel, çok özledim, ama içerisi dışarısı çok fark etmiyor. Umarım hep beraber özgürlüğümüze kavuşacağımız bir hal gelir". Mahkemede mütalaasını açıklayan savcılık Göktaş'ın hakkındaki suçlamalardan ceza almasını isteyerek tahliyesini talep etti. Duruşmaya verilen ara sonrası mahkeme 88 gündür tutuklu olan Göktaş'ın tahliyesine karar verdi. Göktaş'a "cumhurbaşkanına hakaret" suçundan 11 ay 20 gün, "dini değerleri aşağılama" suçundan ise 7 ay 15 gün hapis cezası verildi. Deniz Göktaş için "suçu ve suçluyu övme" suçundan, yurt dışına çıkış yasağıyla beraat kararı verildi. Göktaş 28 Ağustos'ta tahliye edilmiş ancak cezaevinden çıkamadan gösterisinde Daltonlar suç örgütüyle ilgili kullandığı ifadeler nedeniyle "suçu ve suçluyu övme" suçlamasıyla yeniden tutuklanmıştı. Mahkeme kararında, Göktaş'ın "tutuklukta geçirdiği süre göz önüne alındığında tutuklamanın amacını gerçekleştirmiş olması dikkate alınarak" tahliyesine karar verildiği belirtildi. 28 Eylül'deki duruşmada Deniz Göktaş, gösterisindeki ifadelerinin arkasında olduğunu söyledi. Suçlamaya konu olan dört ifadesi başına 22 gün hapis yattığını söyleyen Göktaş, gözaltı sürecinde "emrivaki şekilde" Kemal Kılıçdaroğlu ile görüştürüldüğünü de kaydetti. "Ters kelepçe yetmezmiş gibi bir de Kemal Kılıçdaroğlu ile görüştürüldüm" dedi. Gösterisindeki ifadeleri nedeniyle 29 Haziran'da hakkında soruşturma başlatılan Göktaş, yurtdışı tatili dönüşünde 2 Temmuz'da havalimanında gözaltına alınmış ve 3 Temmuz'da tutuklanmıştı. "Ölü Deniz" isimli gösterisindeki sözleri nedeniyle tutuklanan Deniz Göktaş hakkında dokuz yıl sekiz aya kadar hapis cezası isteniyordu. 32 yaşındaki Göktaş, kendisinin "kuyu tipi" olarak adlandırdığı Tekirdağ Karatepe Cezaevi'nde güneş görmeyen bir hücrede tutuluyordu. 28 Ağustos'ta komedyen hakkında "halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme" ve "cumhurbaşkanına hakaret" suçlamalarından tahliye kararı verilmiş ancak cezaevinden çıkmadan "suçu ve suçluyu övmek" suçlamasıyla yeniden tutuklanmıştı. Göktaş'ın hangi şakaları iddianameye girdi? Savunmasında neler söyledi? Türkiye'ye kendi isteğiyle döndüğünü belirten Göktaş, gözaltına alınma süreci için "Bütün polis memurları bana, 'Salak mısın Deniz, neden döndün? Sendeki imkan bizde olsa dönmezdik' dedi. Bu kadar bıkmış olmalarına üzüldüm" diye konuştu. Hem kelepçeye hem görüntüye rızası olmadığını söylediğini anlatan Göktaş "Zorla yaptılar. Ters kelepçeyle, başım öne eğilerek çıkarıldım. Hepsinde başımı kaldırdım, gülümsedim. O yüzden uzak ve arkadan görüntü aldılar" dedi. Kaynak,Yasin AKGUL / AFP via Getty Images ///// 32 yaşındaki Deniz Göktaş 3 Temmuz'da tutuklandı. Göktaş, gözaltı sürecinde uyuşturucu testine tabi tutulduğunu da belirtti ve 88 gündür sonuç gelmediğini vurguladı. Gösteriden 23 gün sonra videoyu YouTube'a yüklediğini belirten Göktaş, beklediğinden büyük ilgi gördüğünü anlattı. Göktaş "Sosyal medya gündemini troller belirliyor ve hoşlarına gitmeyen bir şey gündem olduğununda saldırarak kendi lehlerine çevirmeye çalışıyorlar. Trol ekibinden gördüğüm ilk paylaşım Şamil Tayyar isimli trolldendi" dedi. 'Kılıçdaroğlu ile görüşmeyi üç kez reddettim' Savunmasında CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı görüşmeye de değinen Göktaş, şöyle devam etti: "Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşmek istiyor musun?' diye 3 kez soruldu, net bir şekilde görüşmek istemediğimi söyledim. Emrivaki şekilde Kemal Kılıçdaroğlu ile görüştürdüler. Ters kelepçe yetmezmiş gibi bir de Kemal Kılıçdaroğlu ile görüştürüldüm. Bir tek o 'Neden Türkiye'ye döndün' demedi." Göktaş, "'Diktatör' bir hakaret değil, siyasi betimlemedir. Başka bir komedyen 'demokrat' diyebilir ve benden daha çok güldürebilir" ve şöyle devam etti: "Bir şakadan rahatsız olursanız verebileceğiniz cezalar bellidir, gülmemek, gösteriye gitmemek ve aynı serlikte eleştirmektir. Komedyenler yalnız insanlar, onları korumak savcılığın görevi." Deniz Göktaş'a tahliye kararı verilen suçlardan tekrar tutuklama Kaynak,Instagram / @denizgoktasx ///// Deniz Göktaş son dönemin önde gelen komedyenlerinden biri olarak gösteriliyorİddianamede neler vardı? İddianamede Göktaş'ın "Ölü Deniz" adlı gösterisinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında kullandığı bazı ifadelerin eleştiri sınırlarını aştığı ve Cumhurbaşkanı'nın şeref ve saygınlığını zedelediği öne sürülüyordu. Savcılık ayrıca gösteride yer alan bazı bölümlerin, İslam dininin mensuplarını ve dini pratikleri konu alan ifadeler nedeniyle toplumun bir kesimini diğer kesimine karşı kin ve düşmanlığa tahrik ettiği görüşünü dile getiriyordu. Bu bölümde özellikle oruç tutan canlı bombalar ve Kur'an konulu şakalar ile Göktaş'ın dalgıçlarla ilgili sözlerinin haşema giyen kadınlarla ilgili olduğu çıkarımı yer alıyordu. Bir diğer suçlama ise kamuoyunda "Daltonlar" olarak bilinen suç örgütüne ilişkin stand-up bölümüne dayanıyordu. Daltonlar: 'Yeni nesil' bir suç örgütünün anatomisi Savcılık, bu bölümdeki ifadelerin suç örgütünün faaliyetlerini övücü ve meşrulaştırıcı nitelik taşıdığını savunarak "suçu ve suçluyu övme" suçunun oluştuğunu ileri sürüyordu. İddianamede, gösteriyle ilgili 500'den fazla CİMER başvurusu ve çok sayıda şikâyet dilekçesi verildiği belirtildi. Söz konusu ifadelerin kamu düzeni açısından "açık ve yakın tehlike" oluşturduğu değerlendirmesi de yer aldı.

Kaşif Kozinoğlu soruşturması: Kurtlar Vadisi senaristleri ifadeye çağrıldı Haber

Kaşif Kozinoğlu soruşturması: Kurtlar Vadisi senaristleri ifadeye çağrıldı

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında, Kurtlar Vadisi senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan "bilgi sahibi sıfatıyla" ifadeye çağırıldı. “Kurtlar Vadisi Pusu” dizisinin bazı bölümlerini incelemeye alan Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, dizideki bazı sahnelerin zamanlaması ve içeriği ile Kozinoğlu’nun ölümü arasında benzerlikler bulduğu belirtildi. Kozinoğlu'nun, dizinin 136'ncı bölümündeki "Kazım Kaşifoğlu” isimli karakterin ölümle tehdit edildiği sahnelerin yayınlanmasından iki gün sonra hayatını kaybettiği kaydedildi. Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklu bulunduğu sırada 2011 yılında Silivri Cezaevi’nde hayatını kaybeden eski Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevinde ölümüne ilişkin yeniden soruşturma başlatıldı, soruşturma kapsamında gazeteci Selahattin Günday ve bir acil tıp teknisyeni (ATT) hakkında tutuklama kararı verildi. Ayrıca Kozinoğlu'nun mezarının da açılarak kemik, toprak ve diğer örneklerin; cezaevi kamera görüntüleri, 112 kayıtları ve hastane belgeleriyle birlikte incelenmesi kararlaştırıldı. Soruşturma kapsamında son gelişme Kurtlar Vadisi dizisinin senaristlerinin "bilgi sahibi sıfatıyla" ifadeye çağırılması oldu. 15 yıl sonra açılan eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu’nun mezarında yumuşak doku bulundu Dikkat çeken 136'ncı bölüm Savcılığın dikkatini çeken bölümlerden biri, “Kurtlar Vadisi Pusu”nun 10 Kasım 2011’de yayımlanan 136’ncı bölümü oldu. Söz konusu bölümde “Kazım Kaşifoğlu” isimli karakterin bir hücrede tutulduğu ve daha sonra ölümle tehdit edildiği sahneler yer aldı. Kaşif Kozinoğlu ise bu bölümün yayımlanmasından iki gün sonra, 12 Kasım 2011’de Silivri Ceza İnfaz Kurumu’nda hayatını kaybetti.

Kaşif Kozinoğlu'nun mezarı açıldı. Gözaltındaki 3 kişi tutuklandı Haber

Kaşif Kozinoğlu'nun mezarı açıldı. Gözaltındaki 3 kişi tutuklandı

Ergenekon soruşturmasında tutukluyken cezaevinde yaşamını yitiren Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmada 3 kişi tutuklandı. Öte yandan Kozinoğlu'nun feth-i kabir işlemi yapıldı. 2011 yılında Ergenekon soruşturması kapsamında tutuklu bulunduğu sırada Silivri'deki cezaevinde yaşamını yitiren eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturma sürüyor. Dosyada dün yeni gelişmeler yaşandı. Kozinoğlu'nun kesin ölüm sebebinin ve ölümünde üçüncü kişilerin müdahalesi bulunup bulunmadığının belirlenmesi amacıyla feth-i kabir işlemi yapıldı. Öte yandan ikinci dalga operasyonda gözaltına alınan 3 kişi tutuklandı. İKİ OPERASYON YAPILDI Kozinoğlu'nun şüpheli ölümüne ilişkin ilk operasyon 7 Eylül Pazartesi günü yapılmıştı ve cezaevinde görev yapan 11 kişi hakkında gözaltı kararı verilmişti. Şüphelilerden 10'u gözaltına alınırken, birinin yurt dışında firari olduğu bildirilmişti. İlk operasyonda gözaltına alınan 10 şüpheliden o dönemde jandarma er olarak görev yapan şüpheli tutuklandı. 7 şüpheli hakkında da adli kontrol kararı verilmişti. İKİNCİ DALGA OPERASYONDA 3 KİŞİ TUTUKLANDI İkinci dalga operasyon ise 10 Eylül Perşembe günü gerçekleştirildi. Operasyonda biri kameraman, biri muhabir ve sağlık çalışanlarının da aralarında olduğu 9 şüpheli gözaltına alınmıştı. İstanbul İl Jandarma Komutanlığı'ndaki ifade işlemleri tamamlanan şüpheliler, 12 Eylül'de Silivri Adliyesi'ne sevk edildi. 3 şüpheli tutuklama talebiyle, 6 şüpheli adli kontrol talebiyle Sulh Ceza hakimliğine sevk edildi. Gece yarısı aralarında bir muhabirin de olduğu 3 şüpheli tutuklandı. FARKLI BİR İLAÇ VERİLDİ Mİ? Kozinoğlu'nun mezarında dün feth-i kabir işlemi yapıldı. Kozinoğlu'nun mezarı üç adli tıp uzmanı, bir kimyager ve bir otopsi teknikerinden oluşan heyet gözetiminde açıldı. Eski MİT görevlisinin kabrinden kemik, toprak ve diğer tıbbi örnekler alındı. Uzmanlar, cezaevinde farklı bir ilaç verilip verilmediğini araştıracak. NTV Muhabiri Osman Terkan, canlı yayında şu bilgileri verdi: "- Takipsizlik kararı 15 yıl sonra kaldırıldı. O gün cezaevinde neler oldu? Bununla ilgili şimdiye dek iki dalga halinde operasyon düzenlendi. İlk dalga operasyonda Kozinoğlu'nun kaldığı cezaevindeki gardiyanlar hakkında gözaltı kararı verildi. Bu kişilerden biri firari, o kişinin Kozinoğlu koğuşta acil butonuna bastığında radyonun sesini sonuna kadar açtığı ve duyulmasını engellediği yönünde iddialar vardı. - Hastaneye gidiş süreciyle ilgili iddialar vardı... İkinci dalga operasyonda da ambulans, cezaevinde görevli sağlık çalışanları, bir gazeteci ve kameraman 9 kişi hakkında gözaltı kararı verilmişti. Tüm bu belirsizlikler 15 yıl sonra raftan indirilen bu dosya dahilinde ortaya çıkarılmaya çalışılacak. - Feth-i kabir işleminde alınan doku örnekleri üzerinde toksikolojik araştırma yapılacak."

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.