Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Türkiye

bursaarena.com.tr - Türkiye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türkiye haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Avrupa Parlamentosu'dan küstah Kıbrıs Harekatı kararı: Tepkiler çığ gibi Haber

Avrupa Parlamentosu'dan küstah Kıbrıs Harekatı kararı: Tepkiler çığ gibi

Avrupa Parlamentosu'nun, TSK'ya yönelik 1974'te kadın ve kız çocuklarına yönelik cinsel şiddet uygulandığı iftirasını tanıyan kararına bir tepki de İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez'den geldi. Çömez, alınan küstah kararı soru önergesi ile TBMM gündemine taşıdıklarını belirtti. Avrupa Parlamentosu, Türkiye'nin Kıbrıs'taki Türklerin can güvenliğini sağlamak amacıyla 1974 yılında düzenlendiği Barış Harekatı için "1974 müdahalesinin Kıbrıslı kadınlar ve kız çocukları üzerindeki etkileri" başlıklı skandal bir karara imza attı. Avrupa Parlamentosu (AP), 8 Temmuz 2026'da Yunan milletvekili Eleonora Meleti'nin raportörlüğündeki "1974 müdahalesinin Kıbrıslı kadınlar ve kız çocukları üzerindeki etkileri" başlıklı tartışmalı kararı 575 kabul, 33 ret ve 43 çekimser oyla kabul etti. Kararla birlikte Türkiye'nin adadaki varlığı ve garantörlük anlaşmasına dayananan 1974 yılındaki Barış Harekatı uluslararası hukuktan koparıldı. AP'nin tartışmalı kararına siyasilerden tepkiler de peş peşe geldi. Karara Türkiye'den tepkiler çığ gibi büyürken, sert bir tepki de İYİ Parti'den geldi. İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez, "Son derece ağır bir ön yargı ile hazırlanmış ve kurgulanmış bu raporu şiddetle reddediyoruz. Türkiye’nin, Avrupa Parlamentosu’nun aldığı bu kararı kınamakla kalmayıp, güçlü ve kararlı 'karşı bir hamle yapması' gerektiğine inanıyoruz. Konuyu bir soru önergesi ile TBMM gündemine taşıdık." dedi. Çömez'in, Yeniçağ'da yer alan açıklamaları şu şekilde; Avrupa Parlamentosu’nun; geçen ay kabul ettiği raporda Türkiye aleyhine çok ağır eleştiriler yer alırken, 8 Temmuz 2026’da Strazburg’da yapılan genel kurul oylamasında yeni bir karar daha kabul edildi. Kararda özetle; 1974’teki Kıbrıs Barış Harekâtı "Türk işgali" olarak nitelendiriliyor. Türk askerinin adadaki varlığı "devam eden bir işgal" olarak değerlendiriliyor. Ada sakinlerinin zorla yerlerinden göç ettirildikleri, bu nedenle psikolojik travma yaşadıkları ve uzun vadeli sosyoekonomik zararlar gördükleri vurgulanıyor. Ve tüm bunlar için tazminat talep ediliyor.

Rahip Brunson dosyası: Neden 6 yıldır Yargıtay'da bekliyor? Haber

Rahip Brunson dosyası: Neden 6 yıldır Yargıtay'da bekliyor?

Trump'ın açıklamasıyla yeniden gündeme gelen Rahip Andrew Brunson'a 3 yıllık hapis cezasına ilişkin dosya altı yıldır Yargıtay'da bekliyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın yeniden gündeme getirdiği Rahip Andrew Brunson davasında, 2018'de verilen mahkumiyet kararının üzerinden yaklaşık altı yıl geçmesine rağmen dosya Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nde hâlâ sonuçlanmadı. ABD Başkanı Donald Trump'ın Ankara'daki NATO Zirvesi kapsamında Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la görüşmesi öncesi yaptığı açıklama ile Brunson davası yeniden gündeme geldi. Trump, gazetecilerin sorularını yanıtlarken "Rahip Brunson'ı hatırlıyorsunuzdur. 3 yıl 1 ay hapse çarptırılmıştı. Evanjelik bir kahramandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı aradım, serbest bıraktı. Hiçbir şey ödemedim" ifadelerini kullandı. Türkiye'ya eşiyle birlikte 1993 yılında yerleşen Brunson, 2016 yılında İzmir'deki Diriliş Kilisesi'nde rahip olarak görev yaparken "FETÖ ve PKK adına suç işlemek" ve "casusluk" suçlamalarıyla tutuklanmıştı. Brunson, soruşturma ve yargılama süreci boyunca amacının yalnızca dinî faaliyet yürütmek olduğunu, herhangi bir siyasi ya da örgütsel faaliyet içinde bulunmadığını savunmuştu. ABD ve Türkiye arasında yaşanan Brunson gerilimi Washington yönetiminin, rahip Brunson'ın serbest bırakılmaması nedeniyle Ankara'ya yönelik ekonomik yaptırımlar devreye koyması, Türk Lirası'nın Dolar karşısında tarihi değer kaybı yaşamasına neden olmuştu. Ayrıca dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Adalet Bakanı Abdulhamit Gül yaptırım listesine alındı. Erdoğan da o dönemde gelen baskılar üzerine "Bu fakir bu görevde olduğu sürece o teröristi alamazsınız" demiş, 2017'deki bir konuşmasında da Fethullah Gülen ile takas teklifinde bulunarak "Diyorlar ki, papazı bize verin. Bir papaz da sizde var. Siz onu bize verin biz de onu yapalım yargıda gereğini size verelim" ifadelerini kullanmıştı. Bu süreçte Temmuz 2018'te Rahip Brunson ev hapsine alındı. İki ülke arasında gerilime neden olan tutuklamaya ilişkin daha sonra ABD Başkanı Trump da devreye girdi ve Brunson hakkındaki yargılama süreci 12 Ekim 2018'de sonlandırıldı. Rahip Brunson, hakkında hüküm verildikten ve ev hapsi kaldırıldıktan sonra ABD'ye dönüşünde Beyaz Saray'da ABD Başkanı Donald Trump ile... Fotoğraf: picture-alliance/abaca/O. Douliery Trump'ın yeniden gündeme getirdiği Rahip Andrew Brunson davası aslında hâlâ resmi olarak kapanmış değil. Türkiye'deki yargı süreci devam ediyor. Rahiple ilgili 2018'de verilen mahkumiyet kararının üzerinden yaklaşık altı yıl geçmesine rağmen dosya Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nde hâlâ sonuçlanmadı. Dosya neden hâlâ Yargıtay'da? İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi, 12 Ekim 2018'de dosyayla ilgili hükmünü açıkladı. Mahkeme, 35 yıla kadar hapsi istenen Brunson'ı "silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme" suçundan 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına çarptırdı. Casusluk suçlaması yönünden ise hüküm kurulmadı. Mahkeme aynı duruşmada Brunson hakkındaki ev hapsi ve yurt dışına çıkış yasağını kaldırdı. Brunson, kararın ardından Türkiye'den ayrılarak ABD'ye döndü. Brunson ülkesine dönüşünde de Başkan Trump tarafından Beyaz Saray'da kabul edildi. Karara hem Brunson'ın avukatları hem de Cumhuriyet savcısı itiraz etti. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi, 9 Ocak 2020'de ilk derece mahkemesinin kararını hukuka uygun buldu. Bunun üzerine dosya temyiz incelemesi için Yargıtay'a gönderildi. Dosya yaklaşık altı yıldır Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nde bulunuyor. Daire henüz nihai kararını açıklamadı. AYM: Ev hapsi hukuka uygundu Brunson, tutuklama ve adli kontrol tedbirleri nedeniyle Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruda da bulundu. AYM, tutuklamaya ilişkin şikâyeti süre aşımı nedeniyle reddetti. Mahkeme, ev hapsi ve yurt dışına çıkış yasağına ilişkin hak ihlali iddialarını da açıkça dayanaktan yoksun bularak kabul edilemez olduğuna karar verdi. Rahip Brunson soruşturma ve yöneltilen suçlamalar 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin ardından yürütülen FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Brunson hakkında soruşturma başlattı. Brunson, 9 Aralık 2016'da gözaltına alındı ve aynı gün "silahlı terör örgütü üyeliği" suçlamasıyla tutuklandı. Mahkeme, tutuklama kararında suçun niteliği, mevcut delil durumu, delillerin henüz toplanmamış olması, kaçma şüphesi ve öngörülen ceza miktarını gerekçe gösterdi. Soruşturma sürecinde Brunson'a yöneltilen suçlamalar zamanla genişletildi. Rahip Brunson Ekim 2018'te Türkiye'den ayrılırken... Fotoğraf: Getty Images/AFP/B. Kilic 2017 yılında hakkında; devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askerî casusluk amacıyla temin etmek, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs, TBMM'yi ortadan kaldırmaya teşebbüs ve hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs suçlarından da işlem yapıldı. Ancak hazırlanan iddianamede Brunson'ın esas olarak "örgüte üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme" ve "siyasal ve askerî casusluk" suçlarından cezalandırılması istendi. İddianamede hangi deliller yer aldı? Savcılık iddianamesi açık ve gizli tanık anlatımları, HTS kayıtları, telefon mesajları ve dijital materyallere dayandırıldı. Savcılık, Brunson'ın Gülen cemaatinin Ege yapılanmasıyla bağlantılı kişilerle görüştüğünü, PKK/YPG ile bağlantılı olduğu ileri sürülen kişilerle temas kurduğunu ve kilise faaliyetlerini örgütsel amaçlarla kullandığını iddia etti. Casusluk suçlamasında ise bazı telefon kayıtları ve Brunson'ın başka bir kişiyle bağlantısına ilişkin dijital veriler delil olarak gösterildi. 16 Nisan 2018'de başlayan yargılamada Brunson suçlamaları kabul etmedi. Brunson; Gülen cemaati yöneticilerini tanımadığını, PKK ile bağlantısının bulunmadığını, kilisesinde siyasi faaliyet yürütülmediğini, mesajlaşmalarının yanlış yorumlandığını ve gizli tanık ifadelerinin gerçeği yansıtmadığını savundu. Ayrıca casusluk suçlamasına dayanak gösterilen kişilerle herhangi bir bağlantısının olmadığını söyledi. Brunson davasından tanıklar ne anlattı? Mahkemede dinlenen açık ve gizli tanıklar, Brunson'ın Gülen cemaati ve PKK bağlantılı kişilerle temas kurduğunu ileri sürdü. Tanıklar, kilisede örgüt propagandası yapıldığı, bazı kişilerle kapalı toplantılar gerçekleştirildiği ve Brunson'ın bazı örgütsel faaliyetlere destek verdiği iddialarında bulundu. Brunson ise bu anlatımların gerçeği yansıtmadığını savundu. DW Türkçe

Türkiye nüfus büyüklüğünde dünyada 18. sırada... Türkiye'de yaşam dünya ortalamasının üzerinde Haber

Türkiye nüfus büyüklüğünde dünyada 18. sırada... Türkiye'de yaşam dünya ortalamasının üzerinde

TÜİK, 11 Temmuz Dünya Nüfus Günü dolayısıyla Birleşmiş Milletler'in 2025 yılı nüfus tahminlerine ilişkin verileri yayımladı. Verilere göre Türkiye, 86 milyon 92 bin 168 kişilik nüfusuyla 194 ülke arasında 18'inci sırada yer aldı. ANKARA (İGFA) - Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından 1989 yılında, dünya nüfusunun 5 milyara ulaştığı 11 Temmuz 1987 tarihi "Dünya Nüfus Günü" olarak kabul edilmişti. Her yıl bu kapsamda nüfus ve kalkınma konularına ilişkin farkındalık çalışmaları yürütülüyor. DÜNYA NÜFUSU 8,23 MİLYAR Birleşmiş Milletler tahminlerine göre 2025 yıl ortasında dünya nüfusu 8 milyar 231 milyon 613 bin 70 kişiye ulaştı. En fazla nüfusa sahip ülkeler sırasıyla; Hindistan 1 milyar 463 milyon 865 bin 525 kişi, Çin 1 milyar 416 milyon 96 bin 94 kişi ve ABD 347 milyon 275 bin 808 kişi oldu. Bu üç ülke dünya nüfusunun yüzde 39,2'sini oluşturdu. Türkiye ise 86 milyon 92 bin 168 kişilik nüfusuyla dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 1'ine sahip olarak 18'inci sırada yer aldı. TÜRKİYE'NİN ÇOCUK NÜFUS ORANI DÜNYA ORTALAMASININ ALTINDA Birleşmiş Milletler verilerine göre 2025 yılında dünya genelinde çocuk nüfusun (0-17 yaş) toplam nüfus içindeki oranı yüzde 29,3 olarak hesaplandı. Çocuk nüfus oranının en yüksek olduğu ülkeler olarak Orta Afrika Cumhuriyeti yüzde 56,2, Nijer yüzde 53,3, Somali yüzde 53,0 oldu. Çocuk nüfusu oranı en düşük kaldığı ülkeler ise yüzde 12,9 ile Güney Kore, yüzde 14,0 ile Japonya, yüzde 14,4 Singapur oldu. Türkiye'de çocuk nüfus oranı yüzde 24,8 ile dünya ortalamasının altında kalırken, Avrupa Birliği ülkelerinin tamamından daha yüksek seviyede gerçekleşti. GENÇ NÜFUS ORANI DA DÜNYA ORTALAMASININ GERİSİNDE 15-24 yaş grubundaki genç nüfusun toplam nüfus içindeki oranı dünya genelinde yüzde 15,6 oldu. Türkiye'de bu oran yüzde 14,8 olarak hesaplandı. Böylece Türkiye dünya ortalamasının altında kalırken, AB ülkelerinin tamamından daha yüksek genç nüfus oranına sahip oldu. Genç nüfus oranının en yüksek olduğu ülke yüzde 23,3 ile Güney Sudan olurken, en düşük oran yüzde 8,8 ile Monako'da görüldü. TÜRKİYE'DE YAŞLI NÜFUS ORANI DÜNYA ORTALAMASININ ÜZERİNDE 65 yaş ve üzerindeki nüfusun toplam nüfus içindeki payı dünya genelinde yüzde 10,4 olarak hesaplandı. Türkiye'de yaşlı nüfus oranı yüzde 11,1 ile dünya ortalamasının üzerine çıktı. Ancak bu oran Avrupa Birliği ülkelerinin tamamının gerisinde kaldı. Yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu ülke yüzde 36 ile Monako olurken, Japonya yüzde 30 ile ikinci sırada yer aldı. Bu arada 2025 yılı tahminlerine göre dünya genelinde toplam doğurganlık hızı kadın başına 2,24 çocuk olarak hesaplandı. Türkiye'de ise bu oran 1,42 çocuk olarak gerçekleşti. En yüksek doğurganlık hızına sahip ülke kadın başına 5,94 çocuk ile Çad olurken, en düşük oran 0,75 çocuk ile Güney Kore'de görüldü. AB ülkeleri arasında en yüksek doğurganlık hızı 1,74 çocuk ile Bulgaristan'da kaydedildi. TÜRKİYE'DE YAŞAM SÜRESİ DÜNYA ORTALAMASININ ÜZERİNDE Birleşmiş Milletler tahminlerine göre 2025 yılında dünya genelinde doğuşta beklenen yaşam süresi toplamda 73,5 yıl olurken; erkeklerde bu süre 70,9 yıl, kadınlarda ise 76,2 yıl olarak hesaplandı. Türkiye'de ise erkeklerde doğuşta beklenen yaşam süresi 75,5 yıl, kadınlarda ise 80,7 yıl olarak tahmin edildi. Her iki gösterge de dünya ortalamasının üzerinde gerçekleşti. Erkeklerde en uzun yaşam süresi 84,7 yıl ile Monako'da, kadınlarda ise 88,7 yıl ile yine Monako'da kaydedildi. TÜRKİYE, AVRUPA'YA GÖRE DAHA GENÇ BİR NÜFUSA SAHİP TÜİK verileri, Türkiye'nin çocuk ve genç nüfus oranlarının Avrupa Birliği ülkelerinden yüksek, yaşlı nüfus oranının ise AB ortalamasının altında olduğunu ortaya koydu. Buna karşın doğurganlık hızının dünya ortalamasının altına gerilemesi ve yaşlı nüfus oranının dünya ortalamasını aşması, Türkiye'de demografik dönüşümün hız kazandığını gösteren önemli göstergeler arasında yer aldı.

İkili görüşme öncesi iki liderden ortak basın toplantısı; Trump, F-35'ler için yeşil ışık yaktı; Erdoğan, "Sözümüzü aldık" dedi Haber

İkili görüşme öncesi iki liderden ortak basın toplantısı; Trump, F-35'ler için yeşil ışık yaktı; Erdoğan, "Sözümüzü aldık" dedi

ABD Başkanı Donald Trump, 36. NATO Zirvesi için geldiği Ankara'da ikili görüşme öncesi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile basın toplantısı düzenliyor. ABD Başkanı Trump basın toplantısında Türkiye'ye F-35 savaş uçaklarının satışına ilişkin soruyu yanıtlarken "Herkes neden bunu yapmayalım ki diyor" ifadelerini kullanırken Cumhurbaşkanı Erdoğan da "Biz 5 uçağın da sözünü aldık" ifadelerini kullandı. ABD Başkanı aynı zamanda Türkiye'ye uygulanan CAATSA yaptırımlarının kaldırılacağını duyurdu. ABD Başkanı Donald Trump, 36. NATO Zirvesi’ne katılmak üzere Ankara’ya geldi. Trump, Ankara Havalimanı'nda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından resmi törenle karşılandı. ABD Başkanı Donald Trump ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, havalimanındaki karşılama töreninin ardından Beştepe'ye geçti. Trump, Beştepe'de törenle karşılandı. ABD Başkanı Donald Trump, Beştepe'de düzenlenen basın toplantısında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yaptığı açıklamada, "Kendilerine hoş geldiniz diyorum. Bu ziyaretin ne kadar önemli olduğunu özellikle ifade etmek istiyorum. NATO Zirvesi'nin bugün Ankara'da yapılıyor olması ve tüm liderlerin şu anda ülkemizde bir araya gelmesi, yarın değerli dostum Trump ile olması bizlere ayrı bir güç katacaktır" dedi. Trump yaptığı açıklamada, "Çokça basına da yansıdı, çok yakın arkadaş, dostuz. Havalimanına iner inmez adımın konulduğu bina ile karşılaşmak çok güzel. Havalimanı çok güzel bütün yollar yeni. Başından beri iyi ilişkimiz var. Çok özel bir ilişki aramızdaki. Türkiye'nin çok güçlü lideri var. Güçlü askeri gücü var. Çok güçlü bir ülke. Bu ilişkimizden dolayı her şey iyi gidiyor. Cumhurbaşkanı'na çok saygım var. Büyük ihtimalle İran'dan da bahsedeceğiz. Ordusunu büyük ölçüde yok ettik. Nükleer silahları olamayacak. Aranızda olmak büyük bir onur. Çok güzel görüşmemiz oldu. Güzel akşam yemeği yedik ve birçok da iş yaptık" ifadelerini kullandı. F-35 sorusuna "Neden olmasın" yanıtı ABD Başkanı Trump, F35 savaş uçaklarının Türkiye'ye satışısı konusundaki soruya "Bu bizim vereceğimiz karar. Çok iyi ilişkimiz var. Herkes neden bunu yapmayalım ki diyor. Çoğu ülkeden de sadık aynı zamanda Türkiye. Üzerine düşündüğümüz konu. Dünyanın en iyi uçağı F35 ve bunu düşüneceğiz." dedi. "Erdoğan olmasa NATO'ya gelmezdim" Trump, "Bir ilişkinin neden özel olduğunu bilemezsiniz bazıları yanında olmalı bazıları olmamalı. Bazı şeyleri çok çetin adamlarla yürütürsünüz ya da aciz insanlar olur onlarla geçinemezsiniz. Rahip olayımız vardı, uzun hapis cezasına çarptırılmıştı. Cumhurbaşkanı'nı aradım ve anında onu serbest bıraktı. Hristiyan toplumu kendisini unutmayacak. O zaman anlamıştım aramızdaki kimyanın ne kadar iyi olduğunu. Kimyamın iyi olmadığı olanlar da var onlarla da bir şekilde yürütüyoruz. NATO beni çok hayal kırıklığına uğrattı. Türkiye olmasaydı belki de katılmayabilirdim ancak dostumdan dolayı katılmam gerektiğine inandım. İran konusunda yardım istemiyordum. Biz trilyonlarca para harcadık Avrupa'yı korumak için. Belki de bize yardım etmek isterler demiştik. İngiltere savaş bittikten sonra size yardım edeceğiz demişti. Ben insanları test ediyordum" dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, F35 satışı konusunda "F-35 bizim için yeni bir konu değil. Biz 5 uçağın da sözünü aldık ve sayın Trump'ın bu konuda bize ayrıca sözü var ve bu zirvede yapacağımız görüşmede aldığımız sözü geleceğe yönelik olumlu şekilde test ettiğimizi biliyorum. Sayın Trump her zaman sözünün arkasındadır ve bu zirveden hayırlı bir karar çıkacağına inanıyorum." ifadelerini kullandı. ABD Başkanı Trump, Türkiye'nin satın aldığı S-400 Rus hava sistemlerine ilişkin soruya şu yanıtı verdi: "Benim hiçbir endişem yok. O çok daha güçlü bir ülke yarattı. Ne kadar güzel olduğunu görmüşsünüzdür. Türkiye ile ilişkimiz en iyi dönemde. İlk dönemimdekinden de daha iyi. Çok güçlü bir ordu kompleksinden bahsediyoruz. Gittiğim zaman göreceğiz, toplantılar yapacağız. Bir sürü lider ile dostane ilişkilerimiz var. Bazıları yeni ama çoğunu tanıyorum." "8 savaşı bitirdim sanırım 9'uncu da bitecek" ABD Başkanı, Ukrayna-Rusya savaşına ilişkin sorulan soruya "Devlet başkanı Putin ile görüştüm. Sayın Erdoğan'a da çok saygı duyar kendisi. Zelenski ile de görüştüm. Bence bir sonuca ulaşacağız. Ben 8 savaşı durdurdum bence 9'uncuya da ulaşacağız. Savaşlar umut kaybolduğunda kazanırsın. Bazen Putin bazen Zelenski ile çok iyi oluyorum bazen de tersi. En iyi bildiğim şey anlaşmalar. Ben hep anlaşmalar yaparım. ifadelerini kullandı. "Türkiye'ye yönelik yaptırımları kaldıracağız" ABD Başkanı Donald Trump, Türkiye'nin S-400 hava savunma sistemi sonrası uygulanan CAATSA yaptırımlarına ilişkin soruyu yanıtladı. Trump, "Yaptırımları iptal edeceğiz, tamam mı. Bunu yanıtlamakla vakit kaybedilmesini istemem. Bu yaptırımları kaldıracağız. Zamanı geldi. Biz dostlarımıza yaptırım uygulamak istemiyoruz. Ben dostumu yaptırımlarla boğmak istemiyorum Suriye'nin yeni lideri de ülkesini 1 senede toparladı. Ben de sayın cumhurbaşkanı ile onu onaylayanlardandım. Her şeyi bir araya getirdi, kolay iş değil" dedi. CAATSA, "ABD'nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Etme Yasası"nın İngilizce kısaltması. ABD Aralık 2020'de, Rusya'dan satın alınan S-400 hava savunma sistemi nedeniyle Türkiye'ye CAATSA kapsamında yaptırım uygulamaya başladı. ABD Kongresi, Türkiye'nin Rusya'dan S-400 satın almasının CAATSA'nın 231'inci maddesini ihlal edeceği ve yaptırımların gündeme gelmesi gerektiğini belirtmişti. ABD Başkanı Donald Trump ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ikili görüşmesi yaklaşık 1 saatin sonunda sona erdi. Görüşmenin ardından heyetler arası görüşmelere geçildi. Türkiye ve ABD heyetleri arasındaki görüşmeden fotoğraf paylaşıldı. 17 yıl sonra Ankara'ya ilk ziyaret Trump, 17 yıl sonra Ankara'ya ilk gelen ABD Başkanı oldu. Yaklaşık üç saat sürmesi beklenen temasların ardından Trump'ın yoğun güvenlik önlemleri altında konaklayacağı otele geçmesi planlanıyor. Trump'la birlikte ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Hazine Bakanı Scott Bessett ve Savunma Bakanı Pete Hegseth de Ankara Havalimanı'na geldi. Trump ve Erdoğan uçağın önündeki resmi karşılama töreninin ardından Ankara Havalimanı'nda bulunan konukevinde de poz verdi. ABD Başkanı Donald Trump ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, havalimanındaki karşılama töreninin ardından Beştepe'ye geçti. Trump, Beştepe'de törenle karşılandı. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen törende önce ABD Milli Marşı ardından İstiklal Marşı ve ABD Marşı okundu. Trump resmi törende askerleri Türkçe "Merhaba asker" sözleriyle karşıladı. T24

YÖK: Türkiye-Azerbaycan Üniversitesi Türk dünyasıyla akademik bağları güçlendirecek Haber

YÖK: Türkiye-Azerbaycan Üniversitesi Türk dünyasıyla akademik bağları güçlendirecek

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar, Türkiye-Azerbaycan Üniversitesi’ne (TAÜ) ilişkin değerlendirmelerde bulunarak üniversitenin Türk dünyasıyla akademik iş birliğini güçlendiren önemli bir proje olduğunu söyledi. ANKARA (İGFA) – YÖK Başkanı Erol Özvar, “çatı üniversite” modeliyle hayata geçirilen Türkiye-Azerbaycan Üniversitesi’nin yükseköğretimde önemli bir örnek teşkil ettiğini belirterek, bu yapının Türkiye ile Azerbaycan arasındaki sarsılmaz bağları akademik alanda daha da pekiştirdiğini ifade etti. “2030 VİZYONUYLA DAHA GÜÇLÜ BİR YAPI” Üniversitenin 2030 vizyonu doğrultusunda gelişmeye devam edeceğini belirten Özvar, yeni akademik programlar, artan öğrenci kapasitesi ve kurulacak yeni kampüs ile Türkiye-Azerbaycan Üniversitesi’nin daha güçlü bir yapıya kavuşacağını söyledi. TAÜ’nün iki ülkenin akademik birikimini ortak projelerde buluşturacağını vurgulayan Özvar, üniversitenin yalnızca Türkiye ve Azerbaycan için değil, Türk dünyası ve bölge ülkeleri için de önemli bir bilim ve araştırma merkezi olma yolunda ilerlediğini ifade etti. Başkan Özvar, Türkiye-Azerbaycan Üniversitesi’nin “gönül coğrafyasına değer üreten” bir yükseköğretim modeli olarak öne çıktığını belirterek, projenin akademik iş birliği açısından stratejik önem taşıdığını kaydetti. Yükseköğretimde "çatı üniversite" olarak hayata geçirdiğimiz en önemli örneklerden biri olan Türkiye-Azerbaycan Üniversitesini, Türk dünyasıyla olan sarsılmaz bağlarımızı akademik alanda daha da pekiştiren önemli bir kazanım olarak görüyoruz. 2030 vizyonumuz doğrultusunda… https://t.co/1yiKoVSfKm — Erol Özvar (@erolozvar) July 6, 2026

Bakan Çiftçi: NATO Zirvesi için tüm güvenlik tedbirleri tamamlandı Haber

Bakan Çiftçi: NATO Zirvesi için tüm güvenlik tedbirleri tamamlandı

İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, 36. NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi öncesinde Ankara’da alınan güvenlik tedbirlerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. ANKARA (İGFA) - İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, 7 Temmuz Salı günü başlayacak ve iki gün sürecek zirve öncesinde ilgili kurumlarla birlikte güvenlik hazırlıklarının detaylı şekilde gözden geçirildiğini belirtti. “TARİHÎ BİR DİPLOMASİ BAŞARISINA EV SAHİPLİĞİ YAPIYORUZ” Türkiye’nin böylesine önemli bir uluslararası zirveye ev sahipliği yapmasının “tarihî bir başarı” olduğunu ifade eden Çiftçi, bu başarının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü liderliği ve Türkiye’nin artan uluslararası itibarıyla doğrudan ilişkili olduğunu söyledi. Bakan Çiftçi, Türkiye’nin diplomasi ve barışı önceleyen yaklaşımı sayesinde dünya liderlerini aynı masa etrafında buluşturabildiğini kaydetti. Zirve süresince güvenliğin en üst düzeyde sağlanacağını vurgulayan Bakan Çiftçi, havalimanları, zirve alanları, konaklama noktaları ve ulaşım güzergâhları başta olmak üzere tüm alanlarda kapsamlı tedbirler alındığını açıkladı. Siber güvenlik ve olası toplumsal olay risklerinin de değerlendirme kapsamına alındığını belirten Bakan Çiftçi, Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma başta olmak üzere tüm ilgili kurumlarla tam koordinasyon içinde çalışıldığını ifade etti. Bakan Çiftçi, Türkiye’ye yakışan bir güvenlik düzeni için tüm ekiplerin görev başında olacağını söyledi. Ankara’da yarın başlayacak ve 2 gün sürecek olan 36. NATO Devlet ve Hükumet Başkanları Zirvesi öncesinde güvenlik hazırlıklarımızı ve alınan tedbirleri değerlendirdik. Böylesine çetin bir küresel ortamda ülkemizin devlet ve hükümet başkanlarını aynı masa etrafında… pic.twitter.com/jltloP16d9 — Mustafa ÇİFTÇİ (@mustafaciftcitr) July 6, 2026

Başdanışman Oktay Saral'dan Deniz Göktaş tepkisi: Kıytırık bir sözde komedyenin günlerce bu ülkenin gündemini işgal etmesi, Türkiye adına zuldür Haber

Başdanışman Oktay Saral'dan Deniz Göktaş tepkisi: Kıytırık bir sözde komedyenin günlerce bu ülkenin gündemini işgal etmesi, Türkiye adına zuldür

Tutuklanan komedyen Deniz Göktaş'ın şakalarına tepki gösteren Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, “Kıytırık bir sözde komedyenin günlerce bu ülkenin gündemini işgal etmesi, Türkiye adına zuldür. Bu milletin konuşacağı mesele; üç beş provokatif söz değil, Türkiye’nin yükselen vizyonu, bölgesel liderliği ve uluslararası arenadaki güçlü konumudur” dedi. Stand-up gösterisinde kullandığı ifadeler nedeniyle hakkında soruşturma başlatılan komedyen Deniz Göktaş, dün yurt dışı seyahatinden Türkiye’ye döndü. Göktaş, havalimanında pasaport kontrolü sırasında gözaltına alındı. Ters kelepçeli fotoğrafı gündem olan ve tepki çeken Göktaş, Çağlayan Adliyesi'nde ifade verdi. Göktaş, sevk edildiği hâkimlik tarafından tutuklandı. Göktaş, Çorlu Karatepe F Tipi Cezaevi'ne gönderildi. Göktaş'ın şakalarına tepki gösteren Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımında şöyle dedi: “Kıytırık bir sözde komedyenin günlerce bu ülkenin gündemini işgal etmesi, Türkiye adına zuldür. Bu milletin konuşacağı mesele; üç beş provokatif söz değil, Türkiye’nin yükselen vizyonu, bölgesel liderliği ve uluslararası arenadaki güçlü konumudur. Büyük devletler, kıytırık figürlerin değil; büyük hedeflerin peşinden yürür!” T24

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.