Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Türk-İş

bursaarena.com.tr - Türk-İş haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türk-İş haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TÜRK-İŞ: Ekim ayında açlık sınırı 38 bin, yoksulluk sınırı 123 bin 857 TL oldu Haber

TÜRK-İŞ: Ekim ayında açlık sınırı 38 bin, yoksulluk sınırı 123 bin 857 TL oldu

TÜRK-İŞ'in ekim araştırmasına göre dört kişilik bir ailenin açlık sınırı 38 bin 24 TL'ye, yoksulluk sınırı 123 bin 857 TL'ye yükseldi. Bekâr bir çalışanın aylık yaşama maliyeti 49 bin 124 TL oldu. Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu'nun (TÜRK-İŞ) ekim ayı araştırmasına göre Ankara'da yaşayan dört kişilik bir ailenin yalnızca gıda için yapması gereken aylık harcama 38 bin 24 TL'ye yükseldi. Gıda dışındaki zorunlu ihtiyaçlar da eklendiğinde yoksulluk sınırı 123 bin 857 TL'ye ulaştı. Bekâr bir çalışanın aylık yaşama maliyeti ise 49 bin 124 TL olarak hesaplandı. TÜRK-İŞ, çalışanların geçim koşullarını ve temel ihtiyaç fiyatlarındaki değişimin aile bütçesine etkisini izlemek amacıyla hazırladığı Ekim 2026 araştırmasını yayımladı. Araştırmada dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için gereken aylık gıda harcaması, yani açlık sınırı, 38 bin 24,03 TL olarak belirlendi. Gıdanın yanı sıra giyim, kira, elektrik, su, yakıt, ulaşım, eğitim ve sağlık gibi zorunlu harcamaları da kapsayan yoksulluk sınırı 123 bin 856,80 TL oldu. Bekâr bir çalışanın aylık yaşama maliyeti ise 49 bin 124,30 TL'ye çıktı. Bir yılda yoksulluk sınırına 31 bin lira eklendi Açlık sınırı eylülde 37 bin 800,93 TL'ydi. Ekimde bu tutar 223,10 TL arttı. Yoksulluk sınırı da bir ayda 726,80 TL yükselerek 123 bin 130 TL'den 123 bin 856,80 TL'ye çıktı. Geçen yılın ekim ayında açlık sınırı 28 bin 411,95 TL, yoksulluk sınırı 92 bin 547,07 TL düzeyindeydi. Buna göre bir yılda dört kişilik ailenin aylık gıda harcaması 9 bin 612,08 TL, toplam zorunlu harcaması ise 31 bin 309,73 TL arttı. TÜRK-İŞ'in hesaplamasında ekim ayı gıda harcaması yetişkin erkek için 11 bin 347,71 TL, yetişkin kadın için 9 bin 326,83 TL olarak belirlendi. Bu tutar 15-19 yaş grubundaki çocuk için 11 bin 216,46 TL, 4-6 yaş grubundaki çocuk için 6 bin 133,02 TL oldu. Mutfak enflasyonu aylık yüzde 0,59 TÜRK-İŞ'in "mutfak enflasyonu" olarak adlandırdığı, dört kişilik ailenin asgari gıda harcamasındaki artış ekimde bir önceki aya göre yüzde 0,59 oldu. Aylık artış eylülde yüzde 1,10 olarak hesaplanmıştı. Gıda harcamasındaki son 12 aylık artış yüzde 33,83'e ulaşırken, 12 aylık ortalamalara göre artış yüzde 39,26 oldu. Yılın ilk 10 ayındaki artış ise yüzde 26,14 olarak kaydedildi. TÜRK-İŞ Açlık Sınırı Endeksi ekimde 1428,12'ye yükseldi. Hangi gıdaların fiyatı değişti? TÜRK-İŞ'in çarşı, pazar ve marketlerden derlediği fiyatlara göre süt, peynir ve yoğurtta geçen aya kıyasla önemli bir değişiklik görülmedi. Dana kıyma ve kuşbaşı fiyatları bir miktar gerilerken kuzu etinde sınırlı artış yaşandı. Balık fiyatları aynı düzeyde kalırken, tavuk eti ve yumurta fiyatları ise yükseldi. Kuru fasulye, nohut ve yeşil mercimekte belirgin bir değişiklik saptanmadı. Kırmızı mercimeğin fiyatı bir miktar arttı. Ekmek fiyatı sabit kalırken pirinç, un ve bulgurda önemli bir değişiklik görülmedi. İrmikte sınırlı artış kaydedildi. Ayçiçek yağı, zeytinyağı ve margarin fiyatları geçen ayki düzeyini korudu. Tereyağı fiyatı bir miktar artarken siyah ve yeşil zeytinde sınırlı düşüş görüldü. Çay fiyatı sabit kalırken, bazı baharatlarla bal, reçel ve pekmezde artış yaşandı. Araştırmada meyve ve sebze fiyatları için 28 sebze ve 11 meyve olmak üzere 39 ürün incelendi. Ortalama meyve-sebze kilogram fiyatı 119,29 TL, meyvenin ortalama kilogram fiyatı ise 143,18 TL olarak hesaplandı. Sınırlar nasıl hesaplanıyor? TÜRK-İŞ, araştırmasını Ankara'da çalışanların alışveriş yaptığı market ve semt pazarlarından ayda iki veya üç kez topladığı fiyatlara dayandırıyor. Açlık sınırı hesaplanırken Hacettepe Üniversitesi'nden sağlanan, farklı yaş gruplarının beslenme ihtiyaçlarını esas alan bir gıda listesi kullanılıyor. Yoksulluk sınırı ise gıda harcamasından hareketle hesaplanıyor. TÜRK-İŞ, bu hesaplamada TÜİK'in 2003-2004 Hanehalkı Tüketim Harcamaları Anketi'ndeki yüzde 30,70'lik gıda harcaması payını esas alıyor. Konfederasyon, yoksulluk sınırının tek bir çalışanın alması gereken ücret olarak yorumlanmaması gerektiğini vurguluyor. Bu rakam, dört kişilik bir hanenin zorunlu ihtiyaçlarını karşılamak için gereken toplam harcama düzeyini gösteriyor. TÜRK-İŞ ayrıca araştırmadaki gıda fiyatı değişiminin genel tüketici fiyat endeksi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtiyor.

TÜED Uludağ Başkanı Kenan Pars: ‘Emekliye Verilmeyen, Fonlarda mı Buharlaştı?’ Haber

TÜED Uludağ Başkanı Kenan Pars: ‘Emekliye Verilmeyen, Fonlarda mı Buharlaştı?’

Fon krizinde buharlaşan milyarlarca lira kayıpla ilgili bir açıklamada bulunan TÜED Uludağ Başkanı Kenan Pars, “Galiba emeklilerden sakınan paralar, fonlarda buharlaşarak yok oldu!” dedi. TÜİK’e göre Tüketici Fiyat Endeksi eylülde aylık bazda yüzde 1,84 olurken, yıllık bazda yüzde 29,73 olarak kayıtlara geçti. Bağımsız Enflasyon Araştırma Grubu EN-AG’a göre ise enflasyon aylık yüzde 2,10 oranında arttı. Yıllık artış oranı ise yüzde 46,61 olarak hesaplandı. Enflasyonda tablonun, çok daha farklı olduğunu belirten Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Uludağ Şubesi Başkanı Kenan Pars, fon krizine atıfta bulunarak çarpıcı bir açıklama yaptı. ‘VİCDANLARA SIĞMAZ’ TÜRK-İŞ’in Eylül 2026 araştırmasına göre dört kişilik bir ailenin yoksulluk sınırının 123 bin 130 TL’ye, açlık sınırının da 37 bin 801 TL’ye yükseldiğini kaydeden Kenan Pars, “123 bin liralık yoksulluk sınırından söz ediyoruz. 37 bin 801 liralık açlık sınırından söz ediyoruz. Milyonlarca emekli, bu insani sınırların ve asgari ücretin altında 23 bin 552 liraya talim ediyor. Bu; insanlığa, vicdanlara sığar mı? Emekli, bu tablo karşısında nasıl ayakta kalacak? Bunu artık kimsenin görmezden gelme lüksü yok.” diye konuştu. ‘EMEKLİYE GELİNCE YOK!’ Gündemi sarsan ve milyarlarca liranın buharlaştığı fon krizini de hatırlatan Kenan Pars, “Milyonlarca emekli geçinebilmek için birkaç bin liralık artışı beklerken, ekonominin başka bir alanında yüz binlerce yatırımcıyı ilgilendiren bir fon krizi yaşanıyor. Kamuoyu doğal olarak soruyor: Kaynak ve öncelik meselesini nasıl açıklayacağız? Emekliye kaynak istediğimizde ‘Kaynak yok’ deniliyor. Peki bu fonlarda biriken milyarlarca liranın kaynağı ne? Yıllarını, emeğini ülkesi için feda eden emekliye bunu nasıl reva görürsünüz?” dedi. İĞNEDEN İPLİĞE ZAM Akaryakıtla birlikte ulaşım ve gıda olmak üzere pek çok alanda iğneden ipliğe zamlar yapıldığını da dile getiren Pars, “Emekli, önce dışarıda yemek yemeyi bıraktı. Sonra sosyal hayatından vazgeçti. Daha ucuz marketi aradı. İhtiyaçlarını erteledi. Kıyafetini erteledi. Evindeki ihtiyaçlarını erteledi. Şimdi ise temel gıda ile sağlık harcamaları arasında tercih yapmak zorunda bırakılmamalı. Emekli aylıkları yalnızca kâğıt üzerinde değil, gerçek hayatta da insan onuruna yakışır bir seviyeye çıkarılmalı. Emeklinin kaybolan alım gücü telafi edilmeli, en düşük emekli aylığı insan onuruna uygun bir seviyeye en azından asgari ücret seviyesine yükseltilmelidir. Emekliler, ekonomik hayatın unutulan kesimi olmaktan çıkarılmalıdır. Aksi halde emeklinin ahı, kimseye fayda getirmez. Canı fena halde yanan emekliden seçim günü kimse oy istemesin.” ifadelerini kullandı.

TÜED Uludağ Şube Başkanı Pars: "Milyonlarca emekli her sabah cüzdanındaki acı gerçekle uyanıyor" Haber

TÜED Uludağ Şube Başkanı Pars: "Milyonlarca emekli her sabah cüzdanındaki acı gerçekle uyanıyor"

Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Uludağ Şube Başkanı Kenan Pars, Temmuz ayı enflasyon verilerinin ardından yaptığı açıklamada, en düşük emekli aylığının açlık ve yoksulluk sınırının çok altında kaldığını belirterek, emeklilerin alım gücünün her geçen gün eridiğini söyledi. Pars, emeklilik sisteminde kapsamlı düzenleme yapılması çağrısında bulundu. BURSA (İGFA) - Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Uludağ Şube Başkanı Kenan Pars, temmuz ayı enflasyon verilerinin ardından emeklilerin ekonomik koşullarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. TÜİK'in Temmuz ayında aylık enflasyonu yüzde 1,78, yıllık enflasyonu ise yüzde 31,75 olarak açıkladığını hatırlatan Pars, Enflasyon Araştırma Grubu'nun (ENAG) ise aylık enflasyonu yüzde 3,07, yıllık enflasyonu yüzde 50,49 olarak hesapladığını belirtti. En düşük emekli aylığının 23 bin 552 lira olduğunu ifade eden Pars, TÜRK-İŞ'in temmuz ayı verilerine göre açlık sınırının 36 bin 940 lira, yoksulluk sınırının ise 120 bin 325 liraya yükseldiğine dikkat çekti. Pars, en düşük emekli aylığının açlık sınırının 13 bin 883 lira, yoksulluk sınırının ise yaklaşık 96 bin 773 lira altında kaldığını söyledi. "EMEKLİ EVE HAPSOLMUŞ DURUMDA" Enflasyon verilerinin vatandaşın günlük yaşamındaki tabloyu yansıtmadığını savunan Pars, maaşların daha hesaplara yattığı gün erimeye başladığını belirterek, artan faturalar ve temel ihtiyaç harcamaları nedeniyle emeklilerin ciddi geçim sıkıntısı yaşadığını ifade etti. Pars, "Milyonlarca emekli her sabah cüzdanındaki acı gerçekle uyanıyor. Ay sonunu getirebilmek için çocuklarından destek almak zorunda kalan emekliler var. Emekli adeta kelepçesiz şekilde eve mahkûm edilmiş durumda." değerlendirmesinde bulundu. EMEKLİLİK SİSTEMİ İÇİN DÜZENLEME ÇAĞRISI Emeklilere yapılan maaş artışlarının kısa sürede zamlarla eridiğini öne süren Pars, emeklilik mevzuatında kapsamlı değişiklik yapılması gerektiğini söyledi. 2000 yılı sonrası emekliler için intibak düzenlemesinin hayata geçirilmesini isteyen Pars, emekli aylıklarına seyyanen artış yapılması, maaşların belirlenmesinde genel enflasyonun yanı sıra emeklilerin harcama kalıplarını esas alan bir "emekli enflasyonu" hesaplamasının dikkate alınması gerektiğini dile getirdi. Pars ayrıca muayene katılım payı ve ilaç katkı payı gibi sağlık kesintilerinin kaldırılmasını, vergi iadesi karşılığı verilen ek ödeme oranlarının artırılmasını, aktif yaşlanma ve yaşlı dostu sosyal politikaların yaygınlaştırılmasını talep etti. TÜED olarak emeklilerin ekonomik ve sosyal haklarının geliştirilmesi amacıyla çalışmalarını sürdüreceklerini belirten Pars, talepler karşılanmadığı sürece emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntıların derinleşmeye devam edeceğini kaydetti.

TÜED Uludağ: Emeklilerin altınları çalınıyor! Haber

TÜED Uludağ: Emeklilerin altınları çalınıyor!

Haziran enflasyonuyla birlikte emekli maaşında yapılacak artışın zam değil fark ödemesi olduğunu vurgulayan TÜED Uludağ Şubesi Başkanı Kenan Pars, alım gücündeki düşüşe işaret ederek “Emeklinin parası, altınları çalınıyor” dedi. BURSA (İGFA) - Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) haziran enflasyonunu %0,99 olarak açıkladı. Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) ise %1,94 olarak duyurdu. SSK ve BAĞ-KUR emeklisi, temmuzda yüzde 17,76; memur ve memur emeklisi ise yüzde 13,52 zam alacak. Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Uludağ Şube Başkanı Kenan Pars, “Çarşı-pazardaki enflasyon yüzde 0,99 değil,10 katı fazlası. Sayın Cumhurbaşkanımız ve milletvekillerimiz, sesimizi duysun.” değerlendirmesini yaptı. ZAM DEĞİL FARK! Bu yıl da 'refah payı' uygulamasına gidilmediğine dikkati çeken TÜED Uludağ Şubesi Başkanı Kenan Pars, “Bu zam değil, enflasyon farkıdır. Daha zam oranı açıklanmadan köprü ve otoyol geçiş ücretleri artırıldı. Restoran ve kafeler, menülerini güncelledi. Emeklinin güç bela içtiği çaya, kahveye fahiş zamlar yapıldı. Enflasyon farkı, geçmiş 6 aya dönük kaybedilen satın alma gücünü telafi etmek için uygulanır. Son artışlarla yeni bir enflasyon farkı oluşmuştur. Bu fark, kök aylığa uygulandığı için yaklaşık 5 milyon emeklinin cebine giren para değişmeyecek. Milyonlarca emekli, temmuzda 20 bin lira almaya devam edecek.” diye konuştu. MAAŞTAN 10 ÇEYREK ALTIN ERİDİ Emeklilerin yaşadığı ekonomik kaybın en açık göstergesinin alım gücündeki çöküş olduğunu vurgulayan Kenan Pars, “2016’da emekli maaşımla yaklaşık 14 çeyrek altın alabiliyordum. Bugün ise 4 çeyrek altın ancak alabiliyorum. Şimdi buradan soruyorum: Emeklinin 10 çeyrek altınlık emeğini kim çaldı? Yıllarca çalışan, prim ödeyen, bu ülkeye değer katan insanların alın teri nasıl bu kadar değersiz hale geldi? Bu farklar; daha cebimize girmeden pazarda, markette, faturada eriyor. TÜRK-İŞ verilerine göre dört kişilik ailenin açlık sınırı 35 bin 759 TL'ye, yoksulluk sınırı 116 bin 478 TL'ye yükseldi. 20 bin TL’lik en düşük emekli maaşı; açlık sınırının 15 bin 759 TL, yoksulluk sınırının ise 96 bin 478 TL altında. Bu rakamlar, insani değil.” dedi. Emeklilerin torunlarına harçlık veremediği için kahrolduğunu da belirten Pars, “En düşük emekli aylığı, asgari ücrete eşitlenmeli. Kök maaş mağduriyeti sona erdirilmeli, refah payı verilmeli. Biz bu ülkenin yükü değil, temeliyiz. Bu maaşlar; sadece emekliye değil; esnafa, pazarcıya, ekonomiye can verir. Sadaka değil, yıllarca ödediğimiz emeğin karşılığını istiyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımıza ve milletvekillerine sesleniyorum: Emekliye enflasyon farkı ya da seyyanen zammı acil olarak talep ediyoruz. Ayakta duracak hali kalmayan emekliler için artık bıçak, kemiğe dayanmaktan öte kemiği paramparça etmiş durumda! Milyonlarca emekliyi açlığa mahkûm etmeyin.” ifadelerini kullandı.

TÜRK-İŞ Başkanı Atalay: Milyonlarca kişinin enflasyon karşısındaki kayıpları telafi edilmelidir Haber

TÜRK-İŞ Başkanı Atalay: Milyonlarca kişinin enflasyon karşısındaki kayıpları telafi edilmelidir

Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, Uluslararası Çalışma Örgütünün (ILO), İsviçre'nin Cenevre kentinde devam eden 114. Uluslararası Çalışma Konferansı'nda genel kurula Türkiye'deki çalışanları temsilen hitap etti. 'ENFLASYON KARŞISINDAKİ KAYIPLAR TELAFİ EDİLMELİ' Bu yılki genel kurulda çalışma hayatının sorunlarının yanında vicdanı, adalet duygusunu, barışı ve insanlığın ortak geleceğini de konuşacaklarını dile getiren Atalay, şunları söyledi: "Alım gücünü düşüren enflasyon, temel sorunların başında gelmektedir. İşçiler, memurlar, emekliler ve asgari ücretle çalışan milyonlarca kişinin enflasyon karşısındaki kayıpları telafi edilmelidir. Kayıt dışı çalışma hala milyonlarca işçiyi sosyal güvenlikten ve sendikal haklardan mahrum bırakmaktadır. Staj ve çıraklık mağdurlarının yaşadığı sorunlar hala çözüm beklemektedir. Taşeron çalışma sistemi çalışanların iş güvencesini ve sendikalaşma hakkını zayıflatmaya devam etmektedir. Uzun çalışma saatleri, iş kazaları ve meslek hastalıkları çalışma hayatının ağır sorunları arasında yer almaktadır. Bazı iş yerlerinde çalışanların sendikal örgütlenme nedeniyle baskıyla karşılaşması ve işten çıkarılma kaygısı yaşaması önemli sorunlardan biri olmayı sürdürmektedir. GREV VE TOPLU SÖZLEŞME VURGUSU Sendikal hakların etkin biçimde korunmasının demokratik çalışma hayatının temel şartı olduğunu vurgulayan Atalay, "Grev hakkı da dahil olmak üzere kamu çalışanlarının sendikal hakları ve 4688 sayılı Kanun ILO Sözleşmeleri ile uyumlu hale getirilmeli, toplu sözleşmelerini adil bir şekilde yapabilmelerinin önündeki engeller kaldırılmalıdır. Biz biliyoruz ki emeğin korunmadığı, gelir adaletinin sağlanmadığı ve sosyal devletin güçlendirilmediği bir yerde ne toplumsal barıştan ne de sürdürülebilir kalkınmadan söz edilebilir." dedi. İHA

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.