Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tümöd

bursaarena.com.tr - Tümöd haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tümöd haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Akademisyen- Yazar Suay Karaman’a “Cumhurbaşkanına hakaret” davası açıldı Haber

Akademisyen- Yazar Suay Karaman’a “Cumhurbaşkanına hakaret” davası açıldı

Açılan davaya 6 yıl önceki paylaşımı gerekçe gösterildi. Akademisyen, yazar, Tüm Öğretim Elemanları Derneği (TÜMÖD) Genel Sekreteri ve 1961 Anayasası ve Çağdaş Demokrasi Vakfı Başkanı Suay Karaman’a, sosyal medya paylaşımı gerekçe gösterilerek “Cumhurbaşkanına hakaret” iddiasıyla dava açıldı. Suay Karaman yaptığı açıklamada, davaya gerekçe gösterilen paylaşımı 11 yıl önce sosyal medya hesabından yaptığını, bu paylaşımı 6 yıl önce de tekrarladığını ve 6 yıl önce tekrar paylaşılan mesajın “Cumhurbaşkanına hakaret” davasına gerekçe yapıldığını söyledi. Suay Karaman, facebook isimli sosyal paylaşım sitesinde, Cumhurbaşkanının fotoğrafının yer aldığı ve üzerinde “Endonezya’dan dünyaya seslendi ‘Bizim tek derdimiz İslam, İslam, İslam’“ şeklinde yazı bulunan görseli paylaşarak şu yorumu yapmıştı: “Bizim de tek derdimiz İNSAN, İNSAN, İNSAN.. Ama hırsızlık yapmayan, Onuruyla yaşayan Vatanını satmayan.. Bizim diğer derdimiz VATAN, VATAN, VATAN.. Ama emperyalistlere satılmayan Sevr planları uygulanmayan Dostluk içinde yaşanan.." Bu paylaşımı nedeniyle Suay Karaman’ın, “Cumhurbaşkanına yönelik hakaret içerikli paylaşımda bulunmak suretiyle Cumhurbaşkanı’nın onur, şeref ve saygınlığına saldırıda bulunduğu ve Cumhurbaşkanı’nın toplum nezdindeki itibarını zedelediği, böylece Cumhurbaşkanına hakaret suçunu işlediği” gerekçesiyle Türk Ceza Kanunu’nun 299/1-2, 53/1 maddeleri uyarınca cezalandırılması istendi. Davanın ilk duruşmasının 18 Eylül 2026 Cuma günü saat 13:45’de Ankara Adliyesi 90. Asliye Ceza Mahkemesi’nde yapılacağı bildirildi.

Prof. Dr. Tolga Yarman TÜMÖD Genel Başkanlığı'na yeniden seçildi Haber

Prof. Dr. Tolga Yarman TÜMÖD Genel Başkanlığı'na yeniden seçildi

Tüm Öğretim Elemanları Derneği (TÜMÖD) 'ün 27.01.2026 tarihinde Ankara'da yapılan Olağan Genel Kurul Toplantısında Prof. Dr. Tolga YARMAN yeniden Genel Başkan seçildi. Toplantı sonrasında Prof Dr Tolga Yarman tarafından yapılan basın açıklamasında şu ifadelere yer verildi, "1975 yılında kurulan ve 12 Eylül 1980 darbesiyle kapatılan Tüm Öğretim Elemanları Derneği (TÜMÖD), 1986 yılında yeniden kurulmuştur. Uzun yıllardan beri üyeleri adına demokratik hak ve özgürlüklerin, Atatürk İlke ve Devrimlerinin korunması ve savunulması doğrultusunda kamuoyunu aydınlatıcı etkinliklerde bulunmaktadır. Üyelerinin her türlü hukuksal, mesleki, akademik ve özlük haklarını anayasal hak arama özgürlüğü kapsamında koruyan, bilimsel çalışmayı özendiren, üretilen bilimi ve bilgiyi yayan ve yükseköğretimi geliştirici çalışmalar yapan Tüm Öğretim Elemanları Derneği’nin 20. Genel Kurulu, 27 Ocak 2026 tarihinde Ankara’da toplanmıştır. Yapılan seçimler sonucunda TÜMÖD Yönetim Organları şöyle oluşmuştur: Yönetim Kurulu Genel Başkan : Prof. Dr. Tolga YARMAN​​ Gn. Bşk. Yrd. : Prof. Dr. Hülagü KAPLAN​​ Gn. Bşk. Yrd. : Prof. Dr. Duran BÜLBÜL Genel Sekreter : Öğr. Gör. Suay KARAMAN​​ Gn. Sek. Yrd. : Dr. Öğ. Üyesi Müge BAHÇECİ​​ Genel Sayman : Doç. Dr. Faruk GÜÇLÜ​​ Üye : Öğr. Gör. Ataman ÖZDEMİR​​​ Denetim Kurulu Başkan : Prof. Dr. Uğur Adnan SEVİL​​​ Üye : Doç. Dr. Abidin Müslüm BAYSAL Üye : Öğr. Gör. Mehmet ARSLANYİĞİT​​​ Danışma Kurulu Başkan : Prof. Dr. Recep AKDUR​​​ Üye : Prof. Dr. Ayhan ÖZKUL​​​​ Üye : Prof. Dr. Atilla BOZKURT​​​​ Üye : Prof. Dr. Çağatay KESKİNOK​​​ Üye : Prof. Dr. Şahin FİLİZ​​​ bursaarena.com.tr

TÜMÖD Genel Başkanı Prof. Dr. Tolga Yarman, "30 Ağustos: Bağımsızlık Cumhuriyet'in Temelidir!.." Haber

TÜMÖD Genel Başkanı Prof. Dr. Tolga Yarman, "30 Ağustos: Bağımsızlık Cumhuriyet'in Temelidir!.."

TÜMÖD (Tüm Öğretim Elemanları Derneği) Genel Başkanı Prof. Dr. Tolga Yarman, 30 Ağustos Zafer Bayramı nedeniyle bir basın açıklaması yaptı. "30 Ağustos 1922 tarihinde kazanılan Başkomutanlık Meydan Muharebesi Zaferi, Türk milletinin emperyalist (devlet olarak örgütlenmiş haydutlukların) işgal ve paylaşım planlarına verdiği ödünsüz bir yanıttır" diyen Prof. Dr. Yarman, "Yalnızca cephede kazanılmış bir askerî zafer değildir. Bir milletin kendi kaderini tayin etme iradesinin, ulusal egemenlik anlayışının ve bağımsız bir devlet kurma kararlılığının müjdesidir" şeklinde devam etti. Prof. Dr. Tolga Yarman'ın açıklamaları şöyle sürüyor; Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde yürütülen Kurtuluş Savaşı'nın temel amacı, Anadolu'yu herhangi bir büyük gücün himayesine sokmak değil, tersine tam bağımsız ve egemen bir Türkiye Cumhuriyeti Devleti kurmaktı. Bugün 30 Ağustos'u kutlarken sorulması gereken soru açıktır: Türkiye Cumhuriyeti Devleti, yüz yıl önce nasıl bir bağımsızlık anlayışıyla kuruldu, bugün bu anlayışa ne ölçüde sahibiz? Esas olarak bağımsızlık, yalnızca yabancı orduların sınırlarımızdan çıkarılması değildir. Ekonomik kararlarını dış bağımlılıkların belirlediği, bilim ve teknolojide yeterli üretim gücünü oluşturamayan, eğitimini ve üniversitelerini bilimsel özerklikten uzaklaştıran, hukuk devletini örseleyen bir ülkenin bağımsızlığını, yalnızca askerî gücüyle ölçmek mümkün değildir. Siyasî bağımsızlık; ekonomik, bilimsel, kültürel ve hukukî bağımsızlıkla birlikte anlam kazanır. Bugün Türkiye'nin çevresinde ve içinde yaşanan gelişmeler, bu gerçeği yeniden gündeme getirmektedir. Ortadoğu'nun yeniden şekillendirildiği, sınırların tartışmaya açıldığı, milyonlarca insanın acılar içinde yerlerinden yurtlarından edildiği ve bölge ülkelerinin etnik ve mezhepsel fay hatları üzerinden yeniden kalıplanmaya çalışıldığı bir dönemde Türkiye'nin kendi ulusal çıkarlarını açıkça ortaya koyması zorunludur. Türkiye'nin sınırları, üniter (bütüncül) devlet yapısı, yurttaşlık bağı ve demografik yapının sarmaşması, hiçbir dış projenin veya bölgesel güç mücadelesinin konusu yapılamaz. "Terörün sona ermesi", Türkiye'nin ortak ve haklı beklentisidir. "Toplumsal barış" da aynı şekilde vazgeçilmezdir. Ancak bu özlemler dış baskılarla kotarılmış konfeksiyon ürünler olmamalıdır. "Barış" ile "devletin temel niteliklerinden vazgeçmek" ögeleri, birbirine karıştırılmamalıdır. "Terörsüz Türkiye", terörün sona erdirilmesi anlamında herkesin ortak hedefidir. Ancak bu hedefin hangi siyasî ve hukukî sonuçlara bağlanacağı; kapalı kapılar ardında değil, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açık iradesiyle, Anayasa çerçevesinde ve Türk milletinin bilgisi ve onayıyla belirlenmelidir. Milli egemenlik, yalnızca sandıkta oy kullanmak değildir. Milli egemenlik; Türkiye'nin geleceğini ilgilendiren temel kararların, dışarıdan telkinlerle değil, milletin iradesiyle ve demokratik kurumlar aracılığıyla alınmasıdır. Bu nedenle TBMM'nin, Cumhuriyetin kurucu iradesini ve anayasal düzeni ilgilendiren her konuda tarihsel sorumluluğunun bilincinde olması gerekir. Türkiye'nin geleceği, dış odakların bölgesel hesaplarında kendisine biçilen rolle değil, kendi aklı ve kendi iradesiyle belirlenmelidir. Ülkemizin sorunlarının çözümünü emperyal güçlerin hazırladığı reçetelerde aramak, tarihimizden hiçbir şey öğrenmemek demek olur. Herkes bilmelidir ki, emperyalizmin kucağında milli kurtuluş savaşı olmaz! Türkiye Cumhuriyeti, emperyalizmin lütfuyla kurulmamıştır, tersine emperyalizme karşı verilmiş benzersiz bir bağımsızlık savaşıyla, kurulmuştur. Bu nedenlerle, 30 Ağustos, geçmişte kalmış bir zafer değildir. Bugün bize şunu haykırmaktadır: Bağımsızlık devredilemez. Milli egemenlik paylaşılamaz. Cumhuriyet pazarlık konusu yapılamaz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin geleceği, bizim öz irademizle belirlenir. Bilim insanları ve üniversiteler açısından bu sorumluluk daha da büyüktür. Çünkü Cumhuriyet'in geleceğini yalnızca siyaset değil; bunun yanı sıra, bilimsel düşünce, özgür üniversite, laik (akılcı) eğitim, liyakat (göreve yakışan birikim) ve eleştirel akıl belirleyecektir. TÜMÖD olarak; ülkemizin bağımsızlığını, Cumhuriyet'in temel niteliklerini, akılcı ve demokratik (özgürlükçü) hukuk devletini, üniversitelerin özerkliğini ve bilimin özgürlüğünü savunmayı yalnızca tarihsel bir görev değil, bugünün yurttaşlık sorumluluğu olarak görüyoruz. 30 Ağustos'un ruhu, teslimiyet değildir; direniştir. Boyun eğmek değildir; kendi geleceğine sahip çıkmaktır. Özellikle bugün ihtiyacımız olan tam bağımsız, anayasal olarak, laik (akılcı), demokratik (özgürlükçü), sosyal (dayanışmacı) bir hukuk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti'ne, sahip çıkmaktır. Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ü, O'nun Silah Arkadaşlarını, Kurtuluş Savaşı'nın bütün kahramanlarını, Şehitlerimizi, Gazilerimizi saygı, minnet ve şükranla anıyoruz. 30 Ağustos Zafer Bayramı kutlu olsun. Yaşasın tam bağımsız Türkiye!.. Yaşasın Cumhuriyet! TÜMÖD Yönetim Kurulu adına Prof. Dr. Tolga Yarman Genel Başkan

TÜMÖD Genel Başkanı Prof. Dr. Tolga Yarman: "Eğitim hakkı ve akademik süreklilik her koşulda korunmalıdır.." Haber

TÜMÖD Genel Başkanı Prof. Dr. Tolga Yarman: "Eğitim hakkı ve akademik süreklilik her koşulda korunmalıdır.."

TÜMÖD Tüm Öğretim Elemanları Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Tolga Yarman, İstanbul Bilgi Üniversitesi hakkında alınan faaliyet izninin kaldırılması kararının yürürlükten kaldırılması konusunda bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada, "Sürecin kısa süre içinde birbirini izleyen farklı idari kararlarla ilerlemesi; öğrenciler, öğretim elemanları ve idari çalışanlar bakımından ciddi belirsizlik ve kaygı yaratmıştır." diyen Prof Dr Yarman şöyle devam etti; "Tüm Öğretim Elemanları Derneği olarak vurgulamak isteriz ki; yükseköğretim kurumlarına ilişkin işlemler yalnızca idari tasarruflar olarak değil, eğitim hakkı, akademik süreklilik, bilimsel faaliyetler ve kurumsal güven bağlamında değerlendirilmelidir. Bu süreçten çıkarılması gereken temel sonuçlar şunlardır: * Öğrencilerin eğitim hakkı ve akademik süreklilik her koşulda korunmalıdır. * Öğretim elemanları ve çalışanların özlük, çalışma ve akademik hakları güvence altında tutulmalıdır. * Yükseköğretim alanını etkileyen kararlar öngörülebilir, şeffaf ve gerekçeli biçimde yürütülmelidir. * Üniversitelerin geleceğine ilişkin karar süreçlerinde akademik topluluğun görüşleri dikkate alınmalıdır. Karardan dönülmüş olması yaşanan belirsizliğin etkilerini ortadan kaldırmamaktadır. Bu nedenle sürecin gerekçeleri ve bundan sonraki işleyiş kamuoyu ile açık biçimde paylaşılmalıdır. Tüm yükseköğretim kurumlarında akademik özerklik, kurumsal istikrar ve eğitim hakkının korunmasının ortak sorumluluk olduğunu hatırlatıyoruz.." Bursa Arena

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.