Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tüi̇k

bursaarena.com.tr - Tüi̇k haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tüi̇k haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İhracat ve ithalat fiyatlarında çift haneli artış Haber

İhracat ve ithalat fiyatlarında çift haneli artış

TÜİK’in Haziran 2026 dış ticaret endekslerine göre ihracat birim değer endeksi yıllık bazda yüzde 12,6, ithalat birim değer endeksi ise yüzde 12,9 arttı. İhracat miktar endeksi yüzde 8,1, ithalat miktar endeksi yüzde 9 yükseldi. ANKARA (İGFA) - Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Haziran 2026 Dış Ticaret Endeksleri verilerini açıkladı. Verilere göre dış ticarette hem ihracat hem de ithalat birim değer ve miktar endekslerinde yıllık artış kaydedildi. İhracat birim değer endeksi, Haziran ayında geçen yılın aynı ayına göre yüzde 12,6 arttı. Endekste gıda, içecek ve tütünde yüzde 5,9, ham maddelerde yüzde 4,8, yakıtlarda yüzde 40,7 ve imalat sanayinde yüzde 11,6 artış görüldü. İhracat miktar endeksi de yıllık bazda yüzde 8,1 yükseldi. Gıda, içecek ve tütün grubunda yüzde 19,1, ham maddelerde yüzde 25,8 ve imalat sanayinde yüzde 9,7 artış gerçekleşirken, yakıt ihracatında miktar endeksi yüzde 29,6 geriledi. İTHALAT MİKTARINDA YÜZDE 9 ARTIŞ İthalat birim değer endeksi Haziran ayında yıllık bazda yüzde 12,9 arttı. Yakıtlarda yüzde 39,3, ham maddelerde yüzde 9,1 ve imalat sanayinde yüzde 6,6 artış kaydedildi. Gıda, içecek ve tütün grubunda ise endeks yüzde 3 geriledi. İthalat miktar endeksi ise yıllık bazda yüzde 9 arttı. Gıda, içecek ve tütünde yüzde 46,8, ham maddelerde yüzde 25,9 ve imalat sanayinde yüzde 13,9 artış görülürken, yakıt ithalatı miktar endeksi yüzde 7,5 azaldı. MEVSİM ETKİLERİNDEN ARINDIRILMIŞ İHRACAT GERİLEDİ Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış verilere göre ihracat miktar endeksi, Mayıs 2026’daki 147,5 seviyesinden yüzde 5,5 düşüşle 139,5’e geriledi. Aynı dönemde mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış ithalat miktar endeksi ise yüzde 8,3 artarak 116,3’ten 126,0’a yükseldi. DIŞ TİCARET HADDİ 90,1 OLDU İhracat birim değer endeksinin ithalat birim değer endeksine bölünmesiyle hesaplanan dış ticaret haddi, 2025 Haziran ayında 90,3 iken 2026 Haziran ayında 0,2 puan azalarak 90,1 oldu.

Yatırımcının kazandıranı mevduat faizi, kaybettireni altın oldu Haber

Yatırımcının kazandıranı mevduat faizi, kaybettireni altın oldu

TÜİK’in temmuz ayına ilişkin Finansal Yatırım Araçlarının Reel Getiri Oranları verilerine göre, aylık bazda en yüksek reel getiri mevduat faizinde gerçekleşti. Yıllık değerlendirmede ise külçe altın zirvede yer aldı. Temmuz ayında külçe altın, üç ve altı aylık değerlendirmelerde ise yatırımcısına en fazla kaybettiren araç oldu. ANKARA (İGFA) - Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Temmuz 2026 Finansal Yatırım Araçlarının Reel Getiri Oranları verilerini açıkladı. Verilere göre, aylık bazda en yüksek reel getiri mevduat faizinde (brüt) gerçekleşti. Mevduat faizi, yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ile indirgendiğinde yatırımcısına yüzde 1,55, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde ise yüzde 1,29 reel getiri sağladı. AYLIKTA ALTIN YATIRIMCISINI ÜZDÜ Temmuz ayında Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yatırım araçlarından DİBS yüzde 1,15, Amerikan Doları ise yüzde 0,23 oranında reel getiri sağladı. Buna karşılık Euro yüzde 0,62, BIST 100 endeksi yüzde 2,36 ve külçe altın yüzde 4,55 oranında yatırımcısına kaybettirdi. TÜFE ile indirgendiğinde ise DİBS yüzde 0,89 reel getiri sağlarken, Amerikan Doları yüzde 0,03, Euro yüzde 0,87, BIST 100 endeksi yüzde 2,61 ve külçe altın yüzde 4,79 oranında reel kayıp yaşattı. ÜÇ AYLIK DÖNEMDE DE MEVDUAT FAİZİ ÖNDE Üç aylık değerlendirmede de yatırımcısına en yüksek reel getiriyi mevduat faizi sağladı. Mevduat faizi, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 3,08, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 4,70 reel getiri sağladı. Aynı dönemde külçe altın, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 14,94, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 13,61 oranında reel kayıpla yatırımcısına en çok kaybettiren yatırım aracı oldu. ALTI AYDA DA MEVDUAT FAİZİ KAZANDIRDI Altı aylık değerlendirmede mevduat faizi, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 1,58, TÜFE ile indirgendiğinde yüzde 1,99 reel getiriyle ilk sırada yer aldı. Külçe altın ise aynı dönemde Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 20,55, TÜFE ile indirgendiğinde yüzde 20,22 oranında yatırımcısına kaybettirdi. YILLIKTA ZİRVE KÜLÇE ALTINDA Yıllık değerlendirmede ise tablo değişti. Külçe altın, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 11,37, TÜFE ile indirgendiğinde yüzde 8,05 oranında reel getiri sağlayarak yıllık bazda yatırımcısına en fazla kazandıran yatırım aracı oldu. Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde BIST 100 endeksi yüzde 5,88, DİBS yüzde 4,26 ve mevduat faizi yüzde 1,74 reel getiri sağladı. Aynı dönemde Amerikan Doları yüzde 8,43, Euro ise yüzde 10,49 oranında yatırımcısına reel kaybettirdi. TÜFE ile indirgendiğinde ise BIST 100 endeksi yüzde 2,73, DİBS yüzde 1,16 oranında reel getiri sağlarken; mevduat faizi yüzde 1,28, Amerikan Doları yüzde 11,16 ve Euro yüzde 13,15 oranında reel kayıp yaşattı.

TÜED Uludağ Şube Başkanı Pars: "Milyonlarca emekli her sabah cüzdanındaki acı gerçekle uyanıyor" Haber

TÜED Uludağ Şube Başkanı Pars: "Milyonlarca emekli her sabah cüzdanındaki acı gerçekle uyanıyor"

Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Uludağ Şube Başkanı Kenan Pars, Temmuz ayı enflasyon verilerinin ardından yaptığı açıklamada, en düşük emekli aylığının açlık ve yoksulluk sınırının çok altında kaldığını belirterek, emeklilerin alım gücünün her geçen gün eridiğini söyledi. Pars, emeklilik sisteminde kapsamlı düzenleme yapılması çağrısında bulundu. BURSA (İGFA) - Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Uludağ Şube Başkanı Kenan Pars, temmuz ayı enflasyon verilerinin ardından emeklilerin ekonomik koşullarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. TÜİK'in Temmuz ayında aylık enflasyonu yüzde 1,78, yıllık enflasyonu ise yüzde 31,75 olarak açıkladığını hatırlatan Pars, Enflasyon Araştırma Grubu'nun (ENAG) ise aylık enflasyonu yüzde 3,07, yıllık enflasyonu yüzde 50,49 olarak hesapladığını belirtti. En düşük emekli aylığının 23 bin 552 lira olduğunu ifade eden Pars, TÜRK-İŞ'in temmuz ayı verilerine göre açlık sınırının 36 bin 940 lira, yoksulluk sınırının ise 120 bin 325 liraya yükseldiğine dikkat çekti. Pars, en düşük emekli aylığının açlık sınırının 13 bin 883 lira, yoksulluk sınırının ise yaklaşık 96 bin 773 lira altında kaldığını söyledi. "EMEKLİ EVE HAPSOLMUŞ DURUMDA" Enflasyon verilerinin vatandaşın günlük yaşamındaki tabloyu yansıtmadığını savunan Pars, maaşların daha hesaplara yattığı gün erimeye başladığını belirterek, artan faturalar ve temel ihtiyaç harcamaları nedeniyle emeklilerin ciddi geçim sıkıntısı yaşadığını ifade etti. Pars, "Milyonlarca emekli her sabah cüzdanındaki acı gerçekle uyanıyor. Ay sonunu getirebilmek için çocuklarından destek almak zorunda kalan emekliler var. Emekli adeta kelepçesiz şekilde eve mahkûm edilmiş durumda." değerlendirmesinde bulundu. EMEKLİLİK SİSTEMİ İÇİN DÜZENLEME ÇAĞRISI Emeklilere yapılan maaş artışlarının kısa sürede zamlarla eridiğini öne süren Pars, emeklilik mevzuatında kapsamlı değişiklik yapılması gerektiğini söyledi. 2000 yılı sonrası emekliler için intibak düzenlemesinin hayata geçirilmesini isteyen Pars, emekli aylıklarına seyyanen artış yapılması, maaşların belirlenmesinde genel enflasyonun yanı sıra emeklilerin harcama kalıplarını esas alan bir "emekli enflasyonu" hesaplamasının dikkate alınması gerektiğini dile getirdi. Pars ayrıca muayene katılım payı ve ilaç katkı payı gibi sağlık kesintilerinin kaldırılmasını, vergi iadesi karşılığı verilen ek ödeme oranlarının artırılmasını, aktif yaşlanma ve yaşlı dostu sosyal politikaların yaygınlaştırılmasını talep etti. TÜED olarak emeklilerin ekonomik ve sosyal haklarının geliştirilmesi amacıyla çalışmalarını sürdüreceklerini belirten Pars, talepler karşılanmadığı sürece emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntıların derinleşmeye devam edeceğini kaydetti.

Enflasyonda ibre tersine döndü: İş dünyasının beklentisi değişti Haber

Enflasyonda ibre tersine döndü: İş dünyasının beklentisi değişti

Merkez Bankası tarafından açıklanan verilere göre iş dünyasının enflasyon beklentisinde ibre tersine döndü. İşte vatandaşın ve iş dünyasının enflasyon tahminleri... Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ve Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) iş birliğiyle hazırlanan 2026 yılı Temmuz ayı Sektörel Enflasyon Beklentileri raporu yayımlandı. Veriler, finansal sektör uzmanları, reel sektör temsilcileri ve vatandaşın önümüzdeki bir yıla dair enflasyon öngörülerindeki farklılıkları ve vatandaşın en çok zorlandığı harcama kalemlerini ortaya koydu. PİYASADA İBRE TERSİNE DÖNDÜ Piyasa Katılımcıları Anketi, İktisadi Yönelim Anketi ve Hanehalkı Beklenti Anketi sonuçlarının derlenmesiyle oluşturulan verilere göre, gelecek 12 ay sonrası için yıllık tüketici enflasyonu beklentilerinde değişimler yaşandı. Piyasa Katılımcılarına göre; bir önceki aya göre 0,14 puan artışla yüzde 23,95 seviyesine yükseldi. Reel sektörde bir önceki aya göre 0,60 puan azalışla yüzde 32,50 seviyesine geriledi. Geçtiğimiz ayda düşüş veren iş dünyası enflasyon tahminin bu ay artması dikkat çekti. VATANDAŞ DÜŞÜŞ BEKLİYOR Temmuz ayında Hanehalkı Beklenti Anketi, vatandaşın enflasyon algısına dair çarpıcı veriler sundu. Hanehalkının 12 ay sonrası enflasyon beklentisi yüzde 44,94'e gerilerken, gelecek bir yıllık dönemde enflasyonun düşeceğini bekleyenlerin oranı da artış gösterdi. Bu oran, bir önceki aya kıyasla 1,93 puan artarak yüzde 17,63 seviyesinde gerçekleşti. ZAM ŞAMPİYONLARI ALGISI DEĞİŞMEDİ: GIDA VE ENERJİ Anketin en dikkat çekici bölümlerinden biri de vatandaşın fiyat artışlarını en derinden hissettiği harcama kalemleri oldu. Hanehalkı, hem geride kalan bir yıl içinde fiyatı en çok artan hem de önümüzdeki 12 ay boyunca fiyatının en çok artmasını beklediği ürün ve hizmet grupları gıda, yakıt ve enerji oldu. Özellikle gıda fiyatlarındaki artışa yönelik hassasiyet devam ediyor. Gıdayı, fiyatı en çok artan ürün grupları arasında ilk sıraya koyan katılımcıların payı, bir önceki aya göre 0,4 puan daha artarak yüzde 39,7'ye ulaştı.

Üniversite mezunlarında istihdam geriledi... En yüksek oran tıp mezunlarında, en yüksek kazanç pilotajda Haber

Üniversite mezunlarında istihdam geriledi... En yüksek oran tıp mezunlarında, en yüksek kazanç pilotajda

TÜİK'in 2025 yılı yükseköğretim istihdam göstergelerine göre, lisans mezunlarının kayıtlı istihdam oranı yüzde 73,9, ön lisans mezunlarının ise yüzde 65,7 oldu. En yüksek istihdam oranı lisans düzeyinde tıp, ön lisans düzeyinde ise polis meslek eğitiminde gerçekleşti. ANKARA (İGFA) - Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı Yükseköğretim İstihdam Göstergeleri verilerini açıkladı. Verilere göre, üniversite mezunlarının kayıtlı istihdam oranlarında bir önceki yıla göre sınırlı düşüş yaşandı. Sağlık, mühendislik ve teknik alanlarda mezunların istihdam olanaklarının daha güçlü olduğunu; bazı sosyal bilim alanlarında ise eğitim ile istihdam arasındaki uyumun daha düşük kaldığını ortaya koydu. Buna göre, lisans mezunlarının kayıtlı istihdam oranı 2024 yılında yüzde 75,0 iken, 2025 yılında yüzde 73,9 olarak gerçekleşti. Ön lisans mezunlarında ise kayıtlı istihdam oranı yüzde 66,4'ten yüzde 65,7'ye geriledi. LİSANS MEZUNLARINDA ZİRVEDE TIP Lisans seviyesinde en yüksek kayıtlı istihdam oranına sahip bölüm yüzde 95,5 ile tıp oldu. Tıp bölümünü; Özel eğitim öğretmenliği (yüzde 90,8), Havacılık elektrik ve elektroniği (yüzde 89,9), Matematik mühendisliği (yüzde 89,8), Hemşirelik (yüzde 89,8) bölümleri takip etti. Eğitim ve öğretim alanları bazında değerlendirildiğinde ise en yüksek kayıtlı istihdam oranı sağlık ve refah alanında yüzde 84,5 olarak gerçekleşti. Bu alanı mühendislik, imalat ve inşaat (yüzde 82,1), bilişim ve iletişim teknolojileri (yüzde 76,7), eğitim (yüzde 75,4) ile iş, yönetim ve hukuk (yüzde 74,1) izledi. ÖN LİSANSTA EN YÜKSEK İSTİHDAM POLİS MESLEK EĞİTİMİNDE Ön lisans mezunları arasında en yüksek kayıtlı istihdam oranı yüzde 92,6 ile polis meslek eğitimi bölümünde görüldü. En yüksek istihdam oranına sahip diğer ön lisans bölümleri ise şöyle sıralandı: Elektrik enerjisi üretim, iletim ve dağıtımı (yüzde 87,4), Uçak teknolojisi (yüzde 84,8), Kontrol ve otomasyon teknolojisi (yüzde 83,9), Elektrik (yüzde 83,7). Alan bazında ise ön lisans mezunlarında en yüksek kayıtlı istihdam oranı mühendislik, imalat ve inşaat alanında yüzde 76,3 oldu. İLK İŞ BULMA SÜRESİ 14,2 AYA GERİLEDİ TÜİK verilerine göre, lisans mezunlarının ortalama ilk iş bulma süresi 2024 yılında 14,4 ay iken, 2025 yılında 14,2 aya düştü. Ön lisans mezunlarında ise bu süre 16 aydan 15,8 aya geriledi. Lisans mezunları arasında ilk iş bulma süresinin en kısa olduğu bölüm 2,4 ay ile dil ve konuşma terapisi oldu. Bu bölümü; Tıp (3,9 ay), Özel eğitim öğretmenliği (4,4 ay), Eczacılık (4,6 ay), Ergoterapi (7,6 ay) izledi. Ön lisans mezunlarında ise en hızlı işe giren bölüm 3 ay ile polis meslek eğitimi oldu. EN YÜKSEK KAZANÇ PİLOTAJ MEZUNLARINDA Lisans mezunlarının kazanç durumlarına göre en yüksek aylık ortalama gelire sahip bölümler sırasıyla; Pilotaj, Matematik mühendisliği, Uzay mühendisliği, Uçak mühendisliği, Kontrol ve otomasyon mühendisliği oldu. Ön lisans mezunlarında ise en yüksek ortalama kazanç sağlayan bölümler; Uçak teknolojisi, Perakende satış ve mağaza yönetimi, Polis meslek eğitimi, Elektrik enerjisi üretim, iletim ve dağıtımı, Marka iletişimi olarak sıralandı. Ücretli çalışan lisans mezunlarının eğitim aldıkları alanla uyumlu bir meslek grubunda çalışma oranı 2025 yılında yüzde 56,7 oldu. Bu oran 2024 yılında yüzde 56,1 seviyesindeydi. Ön lisans mezunlarında ise alan uyumu oranı yüzde 50,8 olarak gerçekleşti. Lisans mezunlarında kendi alanında çalışma oranının en yüksek olduğu alan sağlık ve refah (yüzde 80,4) oldu. Bunu iş, yönetim ve hukuk (yüzde 79,6), eğitim (yüzde 64,8), mühendislik, imalat ve inşaat (yüzde 63,6) ile bilişim ve iletişim teknolojileri (yüzde 56,1) takip etti. En düşük alan uyumu ise lisans mezunlarında sosyal bilimler, gazetecilik ve enformasyon alanında yüzde 20,6 olarak kaydedildi. Ön lisans mezunlarında en yüksek alan uyumu iş, yönetim ve hukuk alanında yüzde 64,1 olurken, en düşük oran sosyal bilimler, gazetecilik ve enformasyon alanında yüzde 7,8 olarak gerçekleşti.

Konut satışları yüzde 35,8 arttı... Yabancılara 2.015 konut satıldı Haber

Konut satışları yüzde 35,8 arttı... Yabancılara 2.015 konut satıldı

Türkiye genelinde konut satışları Haziran 2026'da geçen yılın aynı ayına göre yüzde 35,8 artarak 129 bin 979 oldu. İpotekli konut satışlarında ise yüzde 72,1'lik yükseliş yaşandı. İş yeri satışlarında da yıllık bazda artış kaydedildi. ANKARA (İGFA) - Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Haziran 2026 dönemine ilişkin Konut ve İş Yeri Satış İstatistiklerini açıkladı. Buna göre Türkiye genelinde konut satışları, Haziran ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 35,8 artarak 129 bin 979 olarak gerçekleşti. Konut satışlarında en yüksek payı ikinci el satışlar aldı. Haziranda ilk el konut satışları yüzde 23,1 artışla 43 bin 406, ikinci el konut satışları ise yüzde 12,5 artışla 86 bin 573 oldu. Toplam satışlar içinde ilk el konutların payı yüzde 33,4, ikinci el konutların payı ise yüzde 66,6 olarak gerçekleşti. İPOTEKLİ SATIŞLARDA GÜÇLÜ ARTIŞ Haziran ayında ipotekli konut satışları geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 72,1 artarak 25 bin 993 oldu. İpotekli satışların toplam konut satışları içindeki payı yüzde 20 olarak kaydedildi. Diğer konut satışları ise yüzde 7,1 artarak 103 bin 986 oldu ve toplam satışların yüzde 80'ini oluşturdu. YABANCILARA 2 BİN 15 KONUT SATILDI Yabancılara yapılan konut satışları Haziran ayında yıllık bazda yüzde 20,1 artarak 2 bin 15 oldu. Yabancılara yapılan satışların toplam konut satışları içindeki payı yüzde 1,6 olarak gerçekleşti. Ocak-Haziran döneminde ise yabancılara yapılan konut satışları geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 9,2 azalarak 9 bin 83 oldu. Haziran ayında yabancılara en fazla konut satışı 381 adetle Rusya Federasyonu vatandaşlarına, ardından 170'er adetle Ukrayna ve İran vatandaşlarına yapıldı. İŞ YERİ SATIŞLARINDA DA ARTIŞ TÜİK verilerine göre Haziran ayında Türkiye genelinde ilk el iş yeri satışları yüzde 30,8 artarak 5 bin 126, ikinci el iş yeri satışları ise yüzde 14,6 artarak 11 bin 439 oldu. İpotekli iş yeri satışları geçen yılın aynı ayına göre yüzde 86,7 artışla 745, diğer iş yeri satışları ise yüzde 17,2 artışla 15 bin 820 olarak gerçekleşti. Takvim etkilerinden arındırılmış verilere göre ilk el iş yeri satışları yıllık bazda yüzde 4,9 artarken, ikinci el iş yeri satışları yüzde 6,6 azaldı.

Türkiye nüfus büyüklüğünde dünyada 18. sırada... Türkiye'de yaşam dünya ortalamasının üzerinde Haber

Türkiye nüfus büyüklüğünde dünyada 18. sırada... Türkiye'de yaşam dünya ortalamasının üzerinde

TÜİK, 11 Temmuz Dünya Nüfus Günü dolayısıyla Birleşmiş Milletler'in 2025 yılı nüfus tahminlerine ilişkin verileri yayımladı. Verilere göre Türkiye, 86 milyon 92 bin 168 kişilik nüfusuyla 194 ülke arasında 18'inci sırada yer aldı. ANKARA (İGFA) - Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından 1989 yılında, dünya nüfusunun 5 milyara ulaştığı 11 Temmuz 1987 tarihi "Dünya Nüfus Günü" olarak kabul edilmişti. Her yıl bu kapsamda nüfus ve kalkınma konularına ilişkin farkındalık çalışmaları yürütülüyor. DÜNYA NÜFUSU 8,23 MİLYAR Birleşmiş Milletler tahminlerine göre 2025 yıl ortasında dünya nüfusu 8 milyar 231 milyon 613 bin 70 kişiye ulaştı. En fazla nüfusa sahip ülkeler sırasıyla; Hindistan 1 milyar 463 milyon 865 bin 525 kişi, Çin 1 milyar 416 milyon 96 bin 94 kişi ve ABD 347 milyon 275 bin 808 kişi oldu. Bu üç ülke dünya nüfusunun yüzde 39,2'sini oluşturdu. Türkiye ise 86 milyon 92 bin 168 kişilik nüfusuyla dünya nüfusunun yaklaşık yüzde 1'ine sahip olarak 18'inci sırada yer aldı. TÜRKİYE'NİN ÇOCUK NÜFUS ORANI DÜNYA ORTALAMASININ ALTINDA Birleşmiş Milletler verilerine göre 2025 yılında dünya genelinde çocuk nüfusun (0-17 yaş) toplam nüfus içindeki oranı yüzde 29,3 olarak hesaplandı. Çocuk nüfus oranının en yüksek olduğu ülkeler olarak Orta Afrika Cumhuriyeti yüzde 56,2, Nijer yüzde 53,3, Somali yüzde 53,0 oldu. Çocuk nüfusu oranı en düşük kaldığı ülkeler ise yüzde 12,9 ile Güney Kore, yüzde 14,0 ile Japonya, yüzde 14,4 Singapur oldu. Türkiye'de çocuk nüfus oranı yüzde 24,8 ile dünya ortalamasının altında kalırken, Avrupa Birliği ülkelerinin tamamından daha yüksek seviyede gerçekleşti. GENÇ NÜFUS ORANI DA DÜNYA ORTALAMASININ GERİSİNDE 15-24 yaş grubundaki genç nüfusun toplam nüfus içindeki oranı dünya genelinde yüzde 15,6 oldu. Türkiye'de bu oran yüzde 14,8 olarak hesaplandı. Böylece Türkiye dünya ortalamasının altında kalırken, AB ülkelerinin tamamından daha yüksek genç nüfus oranına sahip oldu. Genç nüfus oranının en yüksek olduğu ülke yüzde 23,3 ile Güney Sudan olurken, en düşük oran yüzde 8,8 ile Monako'da görüldü. TÜRKİYE'DE YAŞLI NÜFUS ORANI DÜNYA ORTALAMASININ ÜZERİNDE 65 yaş ve üzerindeki nüfusun toplam nüfus içindeki payı dünya genelinde yüzde 10,4 olarak hesaplandı. Türkiye'de yaşlı nüfus oranı yüzde 11,1 ile dünya ortalamasının üzerine çıktı. Ancak bu oran Avrupa Birliği ülkelerinin tamamının gerisinde kaldı. Yaşlı nüfus oranının en yüksek olduğu ülke yüzde 36 ile Monako olurken, Japonya yüzde 30 ile ikinci sırada yer aldı. Bu arada 2025 yılı tahminlerine göre dünya genelinde toplam doğurganlık hızı kadın başına 2,24 çocuk olarak hesaplandı. Türkiye'de ise bu oran 1,42 çocuk olarak gerçekleşti. En yüksek doğurganlık hızına sahip ülke kadın başına 5,94 çocuk ile Çad olurken, en düşük oran 0,75 çocuk ile Güney Kore'de görüldü. AB ülkeleri arasında en yüksek doğurganlık hızı 1,74 çocuk ile Bulgaristan'da kaydedildi. TÜRKİYE'DE YAŞAM SÜRESİ DÜNYA ORTALAMASININ ÜZERİNDE Birleşmiş Milletler tahminlerine göre 2025 yılında dünya genelinde doğuşta beklenen yaşam süresi toplamda 73,5 yıl olurken; erkeklerde bu süre 70,9 yıl, kadınlarda ise 76,2 yıl olarak hesaplandı. Türkiye'de ise erkeklerde doğuşta beklenen yaşam süresi 75,5 yıl, kadınlarda ise 80,7 yıl olarak tahmin edildi. Her iki gösterge de dünya ortalamasının üzerinde gerçekleşti. Erkeklerde en uzun yaşam süresi 84,7 yıl ile Monako'da, kadınlarda ise 88,7 yıl ile yine Monako'da kaydedildi. TÜRKİYE, AVRUPA'YA GÖRE DAHA GENÇ BİR NÜFUSA SAHİP TÜİK verileri, Türkiye'nin çocuk ve genç nüfus oranlarının Avrupa Birliği ülkelerinden yüksek, yaşlı nüfus oranının ise AB ortalamasının altında olduğunu ortaya koydu. Buna karşın doğurganlık hızının dünya ortalamasının altına gerilemesi ve yaşlı nüfus oranının dünya ortalamasını aşması, Türkiye'de demografik dönüşümün hız kazandığını gösteren önemli göstergeler arasında yer aldı.

En yüksek getiride zirveler değişti... Külçe altın yerini bıraktı Haber

En yüksek getiride zirveler değişti... Külçe altın yerini bıraktı

TÜİK'in Haziran 2026 dönemine ilişkin Finansal Yatırım Araçlarının Reel Getiri Oranları verilerine göre, aylık bazda yatırımcısına en yüksek reel kazancı Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) sağladı. Yıllık değerlendirmede ise zirvede BIST 100 endeksi yer aldı. ANKARA (İGFA) - Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Haziran 2026 dönemine ilişkin Finansal Yatırım Araçlarının Reel Getiri Oranları istatistiklerini yayımladı. Verilere göre, aylık bazda en yüksek reel getiri Devlet İç Borçlanma Senetleri'nde (DİBS) gerçekleşti. Yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ile indirgendiğinde DİBS yüzde 1,60, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde ise yüzde 2,42 oranında yatırımcısına reel getiri sağladı. Aylık değerlendirmede Yİ-ÜFE baz alındığında mevduat faizi (brüt) yüzde 1,36, Amerikan Doları ise yüzde 0,05 reel kazanç sağlarken; Euro yüzde 1,41, BIST 100 endeksi yüzde 3,13 ve külçe altın yüzde 7,39 oranında yatırımcısına kaybettirdi. TÜFE ile yapılan hesaplamada ise mevduat faizi yüzde 2,17, Amerikan Doları yüzde 0,85 reel getiri sağlarken; Euro yüzde 0,62, BIST 100 yüzde 2,36 ve külçe altın yüzde 6,64 oranında reel kayıp yaşattı. Üç aylık değerlendirmede yatırımcısına en yüksek reel getiriyi mevduat faizi (brüt) sağladı. Bu dönemde mevduat faizi Yİ-ÜFE'ye göre yüzde 1,22, TÜFE'ye göre ise yüzde 2,07 reel kazanç sundu. Aynı dönemde en fazla kaybettiren yatırım aracı ise külçe altın oldu. Altı aylık performansta ise BIST 100 endeksi öne çıktı. Endeks, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 8,70, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 7,16 oranında yatırımcısına en yüksek reel getiriyi sağladı. Aynı dönemde külçe altın, her iki endekse göre de en fazla reel kayıp yaşatan yatırım aracı olarak kayıtlara geçti. Yıllık değerlendirmede de BIST 100 endeksi liderliğini korudu. Endeks, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 17,93, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 14,34 oranında yatırımcısına en yüksek reel getiriyi sağladı. Yıllık bazda Yİ-ÜFE'ye göre külçe altın yüzde 16,14, DİBS yüzde 6,87 ve mevduat faizi yüzde 5,24 oranında reel kazanç sağlarken, Amerikan Doları yüzde 8,48, Euro ise yüzde 8,60 oranında yatırımcısına kaybettirdi. TÜFE bazlı hesaplamada ise külçe altın yüzde 12,60, DİBS yüzde 3,62 ve mevduat faizi yüzde 2,04 reel getiri sağlarken; Amerikan Doları yüzde 11,26, Euro ise yüzde 11,38 oranında reel kayıp yaşattı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.