Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Ticaret

bursaarena.com.tr - Ticaret haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ticaret haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TMSF, Maydonoz Döner'e bağlı 5 şirketi satışa çıkardı Haber

TMSF, Maydonoz Döner'e bağlı 5 şirketi satışa çıkardı

Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), Maydonoz Döner Grubu bünyesindeki beş şirketin tamamını satışa çıkarıyor. Kapalı teklif ve açık artırma yöntemlerinin birlikte uygulanacağı ihalede, grubun muhammen bedeli 1 milyar 950 milyon TL olarak belirlendi. Teklifler 23 Haziran'a kadar alınacak. TMSF tarafından yayımlanan ihale ilanına göre, Maydonoz Döner Grubu çatısı altında faaliyet gösteren beş şirketin yüzde 100 hissesi satışa sunuldu. Satış kapsamına Somca Gıda Dağıtım ve Pazarlama AŞ, Altı G Gıda Dağıtım ve Pazarlama AŞ, Enerca Gıda Yönetim Danışmanlığı AŞ, Sümer Entegre Et Sanayi ve Ticaret AŞ ile Deta Ambalaj Kağıt Plastik Temizlik Gıda İthalat İhracat AŞ dahil edildi. Muhammen bedel 1,95 milyar TL İhale ilanında, şirketlerin toplam satış bedeli için 1 milyar 950 milyon TL muhammen değer belirlendi. Yatırımcılar, söz konusu şirketlerin tamamını kapsayan hisse paketine teklif verebilecek. Satış, kapalı teklif isteme ve açık artırma yöntemlerinin birlikte uygulanmasıyla gerçekleştirilecek. İhaleye katılmak isteyen yatırımcıların 97 milyon 500 bin TL tutarında teminat yatırması gerekiyor. Teminat olarak nakit ödeme veya kesin ve süresiz banka teminat mektubu kabul edilecek. TMSF, belirtilen şartları yerine getirmeyen başvuruların değerlendirmeye alınmayacağını duyurdu. Şartname ücreti 150 bin TL İhaleye ilişkin detayları içeren şartnameyi satın almak isteyen yatırımcıların 150 bin TL ödeme yapması gerekiyor. Şartname, gerekli belgelerle başvuru yapılmasının ardından TMSF'nin İstanbul Şişli'deki merkezinden temin edilebilecek. TMSF, potansiyel yatırımcılar için veri inceleme ve tesis ziyaret süreci de planladı. Gizlilik taahhütnamesi imzalanması ve 250 bin TL ücret ödenmesi şartıyla yatırımcılar, 1-19 Haziran 2026 tarihleri arasında randevu alarak şirketlere ilişkin detaylı inceleme yapabilecek. Son teklif tarihi 23 Haziran İhaleye katılacak yatırımcıların kapalı teklif zarflarını 23 Haziran 2026 günü saat 16.30'a kadar TMSF'nin İstanbul'daki merkezine elden teslim etmeleri gerekiyor. Belirtilen tarih ve saatten sonra yapılacak başvurular kabul edilmeyecek. Açık artırma 24 Haziran’da Kapalı tekliflerin değerlendirilmesinin ardından açık artırma aşamasına geçilecek. İhale Komisyonu, teklif zarflarını 24 Haziran 2026 tarihinde saat 10.30'da yatırımcılar ve temsilcilerinin huzurunda açacak. Daha sonra en yüksek teklifin belirlenmesi için açık artırma gerçekleştirilecek. T24

HOMETEX Ev Tekstili Fuarı ziyaretçilerini ağırlamaya sürdürüyor Haber

HOMETEX Ev Tekstili Fuarı ziyaretçilerini ağırlamaya sürdürüyor

İSTANBUL (İGFA) - Ev tekstili sektörünün önemli buluşmalarından HOMETEX Ev Tekstili Fuarı, İstanbul Fuar Merkezi’nde sektör temsilcilerini ve alım heyetlerini bir araya getirmeyi sürdürüyor. İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası (BTSO) Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay ve Türkiye Ev Tekstili Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TETSİAD) Yönetim Kurulu Başkanı Murat Şahinler fuarı ziyaret ederek stantlarda incelemelerde bulundu. Fuar ziyaretinin ardından değerlendirmelerde bulunan Avdagiç, organizasyonun sektör adına gurur verici bir tablo ortaya koyduğunu söyledi. HOMETEX’in başarılı bir organizasyonla gerçekleştirildiğini belirten Avdagiç, fuarın düzenlenmesine katkı sağlayan TETSİAD’a, KFA Fuarcılık’a, Bursa Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı İbrahim Burkay’a ve emeği geçenlere teşekkür etti. 11 SALONUN TAMAMI DOLDU İstanbul Fuar Merkezi olarak fuarın en iyi şekilde gerçekleştirilmesi için tüm imkanları seferber ettiklerini vurgulayan İTO Yönetim Kurulu Başkanı Şekib Avdagiç, “Şu anda bölgemizin, hatta dünyanın en önemli ev tekstili fuarlarından biri İstanbul’da gerçekleştiriliyor. İstanbul Fuar Merkezi’ndeki 11 holün tamamı bu fuarda katılımcı firmalarla dolmuş durumda. Yaklaşık 600 firmamız burada yer alıyor.” ifadelerini kullandı. Avdagiç, zorlu ekonomik şartlara rağmen fuara ilginin güçlü olduğunu dile getirerek, ilk gün verilerinde ziyaretçi sayısının geçen yıllara göre yaklaşık yüzde 8 arttığını gözlemlediklerini kaydetti. Fuarın ihracata katkısına da işaret eden Avdagiç, şöyle konuştu: “Bizim için önemli olan yurt dışından daha fazla alım heyetinin gelmesi ve firmalarımızın daha fazla ihracat yapabilmesi. Fuarı gezdiğimizde tüm stantlarda memnuniyet olduğunu gördük. Bu memnuniyetin arkasında fuarın fiziki hazırlığı kadar organizasyon başarısı da var. Doğru alım heyetlerinin seçilmiş olması çok önemli. Buraya turistik amaçla değil, gerçek alıcıların gelmesi fuarın değerini artırıyor.” Avdagiç, fuarın gelecek yıllarda daha da büyüyeceğine inandıklarını belirterek, organizasyonun 700-750 firmanın katıldığı, uluslararası ziyaretçi ve alıcı sayısı daha da artan bir yapıya ulaşmasını temenni etti. BURKAY: “ÜRETİLENİ ALICILARLA BULUŞTURMAK ÇOK ÖNEMLİ” BTSO Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay da üretmenin kıymetli olduğunu ancak üretileni dünyadaki gerçek alıcılarla buluşturacak platformları oluşturmanın da büyük önem taşıdığını söyledi. Fuarcılığın bu açıdan ihracatın en stratejik alanlarından biri olduğunu belirten Burkay, İstanbul Fuar Merkezi’nin son yıllarda önemli bir dönüşüm yaşadığını ifade etti. İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç’in liderliğinde merkezin fiziki altyapısının güçlendiğini dile getiren Burkay, “Pandemi dönemi sonrasında Şekib Başkanımızın İstanbul Fuar Merkezi’ne yaptığı yatırımlar, uzun yıllardır ihtiyaç duyduğumuz fiziki altyapıyı bize sağladı. Türk üreticileri, ihracatçıları ve iş dünyası adına kendisine teşekkür ediyorum.” dedi. HOMETEX’in 33 yıldır düzenlenen köklü bir fuar olduğunu hatırlatan Burkay, son üç yılda katılımcılardan ve ziyaretçilerden memnuniyet verici geri dönüşler aldıklarını bildirdi. BTSO ve KFA Fuarcılık Yönetim Kurulu Başkanı İbrahim Burkay, HOMETEX’in sektörün ihracat hedefleri açısından önemli fırsatlar sunduğunu söyledi. Başkan Burkay, fuarın gelecek dönemde 750 firmaya ulaşabilecek potansiyele sahip olduğunu da sözlerine ekledi. TETSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Murat Şahinler ise HOMETEX’e verdiği destek dolayısıyla İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç’e teşekkür etti. Fuarın sektör açısından güçlü bir atmosferde devam ettiğini belirten Şahinler, “HOMETEX’e vermiş olduğu destekten dolayı Şekib Başkanımıza teşekkür ediyorum. Fuarımız çok güzel geçiyor.” dedi. HOMETEX Ev Tekstili Fuarı, ev tekstili sektöründeki üretici, ihracatçı, alıcı ve profesyonelleri İstanbul Fuar Merkezi’nde bir araya getirmeye devam ediyor. TETSİAD ev sahipliğinde, BTSO iştiraki KFA Fuarcılık organizasyonuyla düzenlenen fuar, 11 holde yaklaşık 200 bin metrekarelik alanda gerçekleştiriliyor. Fuarda, 600’e yakın firma ürünlerini ve yeni koleksiyonlarını sergiliyor. Fuar kapsamında yüzlerce yabancı firma temsilcisi yeni ticaret bağlantıları için HOMETEX’i ziyaret ederken, alım heyeti kapsamında da 45 ülkeden 250’ye yakın iş insanı Türk firmalarıyla iş görüşmeleri gerçekleştiriyor.

'Sınırları olmayan dostluk': Çin ve Rusya'yı birarada tutan ne? Haber

'Sınırları olmayan dostluk': Çin ve Rusya'yı birarada tutan ne?

Geçen eylül ayında Pekin'deki Tiananmen Meydanı'nda yürürken, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, organ nakillerinin insan ömrünü dramatik biçimde uzatabileceği ihtimali üzerine konuşuyordu. Putin'in tercümanının "İnsan organları sürekli olarak nakledilebilir. Ne kadar uzun yaşarsanız, o kadar gençleşirsiniz ve hatta ölümsüzlüğe ulaşabilirsiniz" dediği duyuldu. Şi'nin tercümanının ise "Bazıları bu yüzyılda insanların 150 yıla kadar yaşayabileceğini öngörüyor" diye karşılık verdiği duyuldu. Putin Çin'de: Rusya ve Çin liderleri ziyaretle dünyaya ne mesajlar veriyor? Kaynak, Kremlin Basın Ofisi/Anadolu/Getty Images) // Bu "açık mikrofon" anı, iki liderin ilişkisine dair nadir bir bakış sundu. Bu, birbirlerini en iyi arkadaşlar olarak tanımlayan ve toplamda 39 yıllık iktidarlarının ardından görevi bırakma belirtisi göstermeyen iki güçlü lider için uygun bir sohbetti. Diğer yandan oldukça yanlış anlaşılan ortaklıklarına dair de nadir bir bakış sundu. Bu doğal konuşma, son derece gizli bir ilişkilerinin nadir görülen anlarından biri. Putin bu hafta Pekin'e geri dönüyor; ziyaret, Rusya ile Çin arasında imzalanan İyi Komşuluk, Dostluk ve İşbirliği Anlaşması 25. yılına denk geliyor. ABD Başkanı Donald Trump geçen hafta Şi'yi ziyaret ettiğinde altın yemek takımlarıyla verilen ziyafetler ve antik bir tapınak gezisiyle karşılanmıştı. Putin'in öncesinde çok bilgi paylaşılan ziyareti ise çok daha sade görünüyor. Putin bu hafta Pekin'e geri dönüyor. Kremlin sözcüsü, Trump-Şi görüşmesi hakkında ilk elden bilgi duymayı umduklarını söyledi. Şi'nin, geçen hafta, normalde yabancı ziyaretçilere kapalı olan Zhongnanhai'de Trump ile yürürken, Putin'in Pekin'in siyasi merkezini daha önce ziyaret ettiğini şakayla karışık söyleyerek arkadaşının adını andığı bildirildi. Washington'daki bazı çevreler Trump'ın Pekin'i Moskova'dan uzaklaştırabileceğini ummuş olabilir ancak bu umutlar pek gerçekçi görünmüyor. Çin ve Rusya son yıllarda ilişkilerini "sınırları olmayan bir dostluk" olarak tanımladı. Peki bu neye dayanıyor ve bu yakınlık sürecek mi? Çin'in etkisi, Çin'in şartları Carnegie Rusya Avrasya Merkezi düşünce kuruluşunun direktörü Alexander Gabuev'e göre ilişki son derece dengesiz ve iki ülke arasında yapılacak anlaşmalar muhtemelen Çin'in şartlarına göre şekillenecek. "Rusya tamamen Çin'in etkisi altında ve Çin şartları belirleyebilir" diyor. Bu dinamik birçok alanda, özellikle ekonomide hissediliyor. Çin, Rusya'nın en büyük ticaret ortağı; Rusya ise Çin'in uluslararası ticaretinin yalnızca %4'ünü oluşturuyor. Çin, Rusya'ya diğer tüm ülkelerden daha fazla ihracat yapıyor ve ekonomisi Rusya'dan çok daha büyük. Batı yaptırımlarının yıllar içinde Moskova'yı giderek Pekin ile ticari ilişkilere yöneltmesiyle, ABD tarafından yaptırıma uğrayan ve İngiltere hükümetinin incelemesi sonrası Birleşik Krallık'ın 5G ağlarından çıkarılan teknoloji devi Huawei, Batılı şirketlerin yokluğundan yararlanarak Rusya'nın telekomünikasyon sektöründe kilit bir unsur haline geldi. Batı ile bağların giderek kopmasıyla Çin, ister teknolojik ister bilimsel ya da endüstriyel olsun, uzmanlık için ilk başvurulan adres haline geldi. Kaynak, EPA/Shutterstock // Moskova'nın savaş makinesi giderek daha fazla Çin bileşenine bağımlı hale geldi Rusya'nın 2022'de Ukrayna'yı geniş çaplı işgalinden bu yana Moskova'nın savaş makinesi Çin bileşenlerine giderek daha fazla bağımlı hale geldi. Bloomberg'in yakın tarihli bir raporu, Rusya'nın yaptırıma tabi teknolojisinin %90'dan fazlasını Çin'den ithal ettiğini, bunun da önceki yıla göre %10'luk bir artış olduğunu ortaya koydu. Rusya bu dengesizliğin risklerinin farkında. Rusya Uluslararası İlişkiler Konseyi düşünce kuruluşunun başkanı Dmitry Trenin'in "Kimseye boyun eğmeyiz" başlıklı son yorumunda Rusya'nın bir uydu devlet olmak istemediği açıkça belirtildi. Çin hakkında konuşurken, "İlişkilerimizde eşitliği korumamız ve Rusya'nın küçük ortak olamayacak bir büyük güç olduğunu hatırlamamız kesinlikle hayati önem taşıyor" dedi. ABD-İsrail saldırısı: İran'ın müttefikleri Rusya ve Çin nerede? Moskova için Pekin'e alternatif olabilecek seçenekler sınırlı; Çin, Rusya'nın hayatta kalması için gerekli talep ve pazar ölçeğini sunan bir alıcı. Çin ticaretini azaltırsa, Batı ile ilişkilerin bozulduğu bir ortamda bu durum Rusya'nın dış politika hedeflerini ciddi şekilde zorlaştırır. Ancak Moskova'nın büyük avantajı ve Pekin tarafından yönlendirilmesini engelleyen unsur, kendi zeminini koruyabilme kapasitesi. Kaynak, AFP/Getty Images // Putin ve Şi birbirlerini en iyi arkadaş olarak tanımladı Glasgow Üniversitesi'nde güvenlik çalışmaları alanında ders veren Marcin Kaczmarski'ye göre Çin, bu asimetrinin boyutunun farkında ve Rusya içinde ya da elitleri arasında tepkiye yol açabilecek bir durum yaratmak istemiyor. "Çin'in Rusya politikasını özetlersek, bunun temkinli bir özdenetim olduğunu söyleyebilirim. Çin, Rusya'ya baskı yapmıyor." Bu kısmen de mantıklı; Rusya daha küçük ortak olabilir ama gururlu bir ortak. Carnegie'den Gabuev, Çin'in Rusya üzerinde baskı kurmaya çalışması durumunda bunu "hemen kabul edecek türden bir ülke" olmadığını söylüyor. Örnek olarak Şi'nin 2023'te Moskova'ya yaptığı ziyareti veriyor. Bu ziyarette Çin liderinin Putin'i Ukrayna'da nükleer silah kullanmaması yönünde teşvik ettiği bildirildi. Ancak sadece birkaç gün sonra Rus tarafı Belçika'da değil Belarus'ta nükleer silah konuşlandıracaklarını açıkladı; bazıları bunu Moskova'nın dış baskıya direnmesi ve bağımsızlığını hatırlatması olarak değerlendirdi. Rusya'nın Ukrayna'daki uzun savaşı birçok açıdan yük olabilir ancak aynı zamanda Pekin için de bir varlık; zira Pekin, Tayvan'a olası müdahale seçeneklerini değerlendiriyor. Gabuev, "Rusya hâlâ satabildiği niş askeri ekipmanlar gibi teknolojiler ve Çin ekipmanlarını test etme konusunda önemli katkılar sunuyor" diyor. Rusya ayrıca Çin için stratejik açıdan önemli büyük enerji kaynaklarına sahip. Mayıs ayında düzenlediği basın toplantısında Putin, iki tarafın petrol ve gaz işbirliğinde "çok önemli bir adım" atmaya yakın olduğunu söyledi. Kaynak, Bloomberg/Getty Images // Rusya büyük bir petrol ihracatçısı. Muhtemelen, yıllarca süren duraklamanın ardından Rus enerji devi Gazprom ile Çin Ulusal Petrol Şirketi arasında ön anlaşması imzalandığı bildirilen Sibirya'nın Gücü 2 boru hattını kastediyordu. İnşa edilirse bu hat oyunun kurallarını değiştirecek ve Moğolistan üzerinden Çin'e yılda 50 milyar metreküp Rus gazı taşıyacak. Ve Çin açısından, Hürmüz Boğazı'ndaki kriz sürerken Rus enerjisine yaptığı yatırımın geri döndüğü görülüyor. Bu yalnızca fiyat meselesi değil; giderek çalkantılı hale gelen dünyada Çin'in enerji güvenliğini sağlamasıyla ilgili. Müttefik değil ortak Çin ve Rusya'nın görüş ayrılığı yaşadıkları anlarda, ilişkilerinin merkezindeki basit bir gerçek ortaya çıkıyor: Bu bir resmi ittifak değil, dolayısıyla taraflardan hiçbirinin diğerini takip etmesi gerekmiyor. Avustralya'nın Moskova Büyükelçiliği'nde eski diplomat Bobo Lo, bir askeri ittifakın katılığından ziyade bu stratejik esnekliğin ortaklığa dayanıklılık kazandırdığını söylüyor. "Bu bir ittifak değil, esnek bir stratejik ortaklık" diyor ve bunun defalarca çöküş tahminlerine rağmen sürdüğünü belirtiyor. Batılı analistler Çin-Rusya ortaklığını genellikle iki şekilde tasvir ediyor: Ya Batı'yı yenme isteğiyle birleşmiş bir "otoriterlik ekseni" ya da sürekli çöküşün eşiğinde olan kırılgan bir kardeşlik. Ancak bunların hiçbiri, farklılıklarına ve dengesizliklerine rağmen hayati çıkarları paylaşan iki komşu ülke arasında giderek vazgeçilmesi zor hale gelen bu ilişkinin gerçek niteliğini tam olarak yansıtmıyor. Lo ayrıca Batı ile ilişkiler iyileşse bile iki ülkenin anlaşmak için pek çok nedeninin olacağını söylüyor. Kaynak, Bloomberg/Getty Images // Rusya ve Çin 4.300 km'lik bir sınırı paylaşıyor Bunların başında, geçmişte cephesi olan 4.300 km'lik ortak sınır geliyor. Ayrıca ekonomileri birbirini tamamlıyor: Rusya petrol, gaz ve diğer ham maddelerin büyük bir ihracatçısı; Çin'in sanayi ekonomisi ise bunlar için büyük bir pazar sunuyor. Ayrıca ABD öncülüğündeki dünya düzenine karşı ortak duruşları da göz ardı edilemez. Batılı ülkeler insan hakları gibi farklı değerler temelinde yaptırım uygulayıp cezalandırırken, Rusya ve Çin birbirlerini eylemlerine göre yargılamıyor. Çin'in Sincan bölgesinde büyük ölçekli insan hakları ihlalleri iddiaları — Çin bunu reddediyor — ve Rus muhalefet lideri Aleksey Navalni'nin ölümü bazı Batılı ülkelerin bu ülkelerle ilişki kurma konusunda daha temkinli olmasına yol açtı ancak Moskova ve Pekin bu konuları önemsemiyor. Cezaevinde hayatını kaybeden Rus muhalif lider Aleksey Navalni kimdir? Gabuev, "Sincan, Navalni'nin zehirlenmesi ve benzeri konularda birbirlerini eleştirmiyorlar" diyor. "Birçok konuda BM'de yerel yönetimlere ilişkin meselelerde benzer düşüncelere sahipler… bu da organik, simbiyotik bir ilişki yaratıyor." Kaynak, Getty Images // Batı yaptırımlarının yıllar içindeki etkisi Moskova'yı giderek Pekin ile ticari ilişkilere yöneltti Gabuev ayrıca ülkeler arasında ilişkilerin iyileşmesine yönelik uzun bir geleneğin bulunduğunu ekliyor. "Daha pragmatik bir ilişkiye yönelik bu eğilim… Andropov, Çernenko, Gorbaçov, Yeltsin dönemlerine kadar uzanıyor. Ve bence Çinliler de aynılar." Bu yakınlığın sürüp sürmeyeceğine gelince, adının açıklanmasını istemeyen bir Çinli analist, iki ülkenin de ilişkilerini ayrılmaz bir ikili olarak sunmasının kısmen performatif olduğunu ve birlik ile istikrar görüntüsü vermeyi amaçladığını kabul ediyor. İnsan Hakları İzleme Örgütü'ne göre Çin, 'Uygur kültürünü yok etmek için' yüzlerce köyün ismini değiştirdi Gerçekte bu, zaman zaman ortaya çıkan çıkar farklılıklarını yumuşatmak için kullanılan faydalı bir siyasi araç. Her iki hükümet de "Batı hegemonyası" olarak gördüklerine karşı olsa da buna yaklaşımları farklı olabiliyor. Analiste göre Rusya, ABD'yi tamamen devre dışı bırakacak bir dünya düzeni kurmak istiyor; Çin ise daha temkinli ve pragmatik. Pekin'in ani kararlar almaktan kaçındığı ve uzun vadeli sonuçlar için sabır ve aşamalı kazanımları önceliklendirdiği düşünülüyor. Analist, Çin'in ABD'nin İran'daki eylemlerine tepkisini örnek gösterdi; Trump'ın ziyareti için hazırlıkları iptal etmeyerek Pekin'in ölçülü davrandığını söyledi. "Bu, Pekin'in tahrik etmemek ve kapıları kapatmamak yönündeki istekliliğini açıkça gösteriyor" dedi. Ona göre, Çin Rusya'nın yaklaşımından farklı biçimde, hâlâ Washington ile iletişimi açık tutmak ve gereksiz tahrikten kaçınmak istiyor. İnsani boyut Ortaklık genellikle jeopolitik ve güvenlik merceğinden ele alınıyor ancak iki toplum arasındaki bağların derinliği de önemli bir faktör. En üst düzeyde Putin ve Şi, aralarındaki benzersiz dostluğu yansıtmaya çalıştı. Bu, Putin'in Çin'e yaptığı 25. ziyaret ve Rus bürokratlar muhtemelen Çinli muhataplarıyla diğer ülkelerin yetkililerinden daha fazla etkileşim kuruyor. En üst düzeydeki siyasi yakınlığa rağmen, Çin'de görev yapmış eski bir Britanyalı diplomat olan Charles Parton, sıradan Çinliler ile Ruslar arasındaki doğal kültürel yakınlığa şüpheyle yaklaşıyor. "Çinliler Moskova'da okumak, yerleşmek ve daire satın almak ister mi? Hayır." Ona göre Ruslar tercih hakkına sahip olsalar, yatırımlarını Batı'da yapmayı ve örneğin Pekin yerine Paris, Londra ya da Kıbrıs'ta daire satın almayı seçerler. Kaynak,China News Service/VCG/Getty Images Çin ve Rusya son yıllarda ilişkilerini "sınırları olmayan bir dostluk" olarak tanımladı Ancak herkes aynı fikirde değil. Gabuev, halklar arasındaki temasın hızla arttığını, bunun kısmen Batı yaptırımları ve Avrupa'nın vize politikalarının sıkılaşmasının Rusları Çin'e yöneltmesiyle gerçekleştiğini söylüyor. Rusların Çin'e seyahati giderek kolaylaştı. Karşılıklı vizesiz rejim sayesinde Moskova'dan büyük Çin şehirlerine birkaç saat içinde günlük uçuşlarla ulaşılabiliyor. Ruslar giderek daha fazla Çin yapımı telefonları ve arabaları kullanıyor; bu durum özellikle Moskova'ya yönelik Batı yaptırımlarının ardından arttı. Gabuev, "Karşılıklı bağlantı, vizesiz seyahat ve ödeme ile ulaşım kolaylığı Çin'i eskisinden çok daha yakın hale getiriyor. Ve tüm değişim programları, burslar, ortak araştırma programları iki toplumu birbirine yaklaştırıyor" diyor. Kaynak,Sputnik/ Kremlin/ PA/Shutterstock // İkisi arasındaki bağlar derinleşiyor Moskova ile Pekin arasındaki ilişkide artan dengesizlik uzun vadeli bir zayıflık oluşturabilir ancak yakın vadede çöküş tahminleri gerçekçi görünmüyor. Farklılıklara rağmen Lo, "Çin-Rusya ortaklığı dayanıklılığını koruyor. Her iki taraf da, özellikle işbirliğinin devamına yönelik uygulanabilir alternatifler olmadığı için, bunun başarısız olamayacak kadar önemli olduğunu kabul ediyor" diyor. Ankur Shah- Editör / BBC Global Çin Birimi

Bursalı marketçiler denetime her zaman açık Haber

Bursalı marketçiler denetime her zaman açık

BURSA (İGFA) - Bursa Perakendeciler Derneği (PERDER), Üye İstişare Toplantılarına yenisini ekledi. Bursa Ticaret İl Müdürü İsmail Aslanlar’ın konuk olduğu organizasyon, yoğun katılımla gerçekleşti. Kent Boringer firması yöneticileri de yeni iş birliklerinin temelini attı. ‘HIZLI BİR DÖNÜŞÜM VAR’ Türkiye Perakendeciler Federasyonu Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Bursa PERDER Yönetim Kurulu Başkanı Haşim Kılıç, Üye İstişare Toplantısında yaptığı konuşmada, “Her sektör için olduğu gibi perakendede de değişim ve dönüşüm, hızlı şekilde gerçekleşiyor. Bu dönüşüm sürecinde atılım yapmak adına günlük ticari faaliyetlerimiz ile ilgili değerli bürokratları üyelerimiz ile bir araya getiriyoruz. Şehrimize çok kıymetli hizmetleri olan Ticaret İl Müdürümüz Sayın İsmail Aslanlar, denetimlerle ilgili çok önemli bilgiler paylaştı. Biz marketler olarak denetimlere her zaman açığız. Bizimle paylaşılan bilgilerin, rehber niteliğinde olduğunun farkındayız. Bu organizasyonumuzda birçok üyemizin tedarikçisi olan Soyyiğit Grup-Kent Boringer’in yöneticileriyle de yeni iş birliklerini masaya yatırdık. Bürokratlar ve tedarikçilerle üyelerimizi bir araya getirmeye devam edeceğiz.” diye konuştu. ‘KURALLI TİCARET KAZANDIRIR’ Bursa PERDER üyelerinin günlük ticaret akışında karşılaştıkları konular ile ilgili sorular yönelttiği Ticaret İl Müdürü İsmail Aslanlar da “Piyasa dengesini sağlamak, tüketicilerin hak ve menfaatini korumak, yasal ticareti desteklemek ve kurallara uyan esnafımızı da korumak adına çalışmalar yapıyoruz. Marketlerdeki denetim mekanizmasını da bu bakış açısıyla işletiyoruz. Ticaretin her alanında varız. Bu bağlamda Bursa PERDER ile gerekli bilgi paylaşımlarını yapıyoruz. Tek amacımız, ticaretin piyasa dengesini bozmayacak şekilde yapılmasını ve gelişmesini sağlamak. Sayın Haşim Kılıç’ın organize ettiği bilgilendirme toplantısı da bu anlamda çok isabetli oldu. Unutmayalım ki kurallı ticaretten herkes kazançlı çıkar.” dedi. Ticaret İl Müdürlüğü yetkilileri de Hal Kayıt Sistemi ile ilgili bilgilendirmede bulundu. YENİ İŞ BİRLİKLERİ YOLDA Etkinliği Bursa PERDER Üyesi Burvan Toptan ile üstlenen Kent Boringer firmasının Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Aydın Soyyiğit ise faaliyetleri hakkında bilgi verirken Bursa ile örnek iş birliklerinin olduğunu ve bunu önümüzdeki süreçte daha da geliştirmeyi arzu ettiklerini dile getirdi. Pazarlama Müdürü Ceren İnan da ticari işleyiş hakkında sunum yaptı. Sektörel yayın kuruluşu Ortak Alan’ın (ortakalan.org) Kurucu Genel Müdürü Babur Akyol ise platform hakkında sunum yaparken üye olunması durumunda önemli kazanımlar sağlanacağını anlattı.

Türk tekstilinin küresel rekabet yolculuğu UTİB’de ele alındı Haber

Türk tekstilinin küresel rekabet yolculuğu UTİB’de ele alındı

UTİB Başkanı İhsan İpeker, Première Vision CEO'su Florence Rousson ve Müdürü Gülperi Erkanlı'yı ağırladı. Görüşmede Türk tekstilinin küresel rekabet gücü, sürdürülebilirlik ve uluslararası fuar stratejileri ele alındı. BURSA (İGFA) - Uludağ Tekstil İhracatçıları Birliği (UTİB), Première Vision CEO’su Florence Rousson ve Première Vision İstanbul Müdürü Gülperi Erkanlı’yı Türkiye ziyareti kapsamında ağırladı. UTİB Yönetim Kurulu Başkanı İhsan İpeker’in ev sahipliğinde Uludağ İhracatçı Birlikleri’nde gerçekleştirilen görüşmede, Türk tekstil sektörünün uluslararası fuarlardaki konumu, küresel pazarlardaki rekabet gücü ve yeni dönem fuar stratejileri ele alındı. Toplantıda ayrıca Première Vision organizasyonlarının sektöre sunduğu fırsatlar, nitelikli alıcıya erişim, sürdürülebilirlik, inovasyon, teknoloji entegrasyonu ve Türk firmalarının küresel pazarlardaki görünürlüğünü artırmaya yönelik adımlar değerlendirildi. FUARLARIN ROLÜ YENİDEN TANIMLANIYOR Toplantıda, pandemi sonrası değişen ticaret alışkanlıkları, küresel ekonomik dalgalanmalar ve uluslararası seyahat dinamiklerinin fuar organizasyonlarına etkileri ele alındı. Yeni dönemde fuarların yalnızca sipariş alınan ticari platformlar olmaktan çıkarak; inovasyon, networking, sürdürülebilirlik, marka iletişimi ve stratejik iş birliklerinin geliştiği çok boyutlu merkezlere dönüştüğü vurgulandı. Première Vision yönetimi tarafından yapılan değerlendirmelerde özellikle “Smart Creation” yaklaşımı kapsamında sürdürülebilirlik, inovatif tekstil çözümleri ve ileri teknoloji uygulamalarının önümüzdeki dönemde fuarların en güçlü başlıkları arasında yer alacağı ifade edildi. Toplantıda değerlendirmelerde bulunan UTİB Yönetim Kurulu Başkanı İhsan İpeker, Première Vision fuarlarının Türk tekstil sektörü açısından stratejik bir öneme sahip olduğunu belirterek, “Firmalarımızın ürünlerini dünyaya tanıtabilmesi, yeni alıcılarla buluşabilmesi ve küresel pazarlardaki görünürlüğünü artırabilmesi açısından fuarlar büyük bir avantaj sunuyor. UTİB olarak bizler de uzun yıllardır Première Vision başta olmak üzere uluslararası fuar organizasyonlarında firmalarımızın daha güçlü şekilde yer almasına katkı sağlamaya çalışıyoruz. Çünkü tekstil sektörümüzün sahip olduğu üretim gücünü, kalite anlayışını, tasarım kabiliyetini ve yenilikçi yönünü dünya pazarlarına daha etkin şekilde anlatmamız gerekiyor” dedi. Uluslararası fuarlara katılım sağlayan firma sayısının artmasını önemsediklerini vurgulayan İpeker, “Küresel rekabette güçlü kalmanın yolu, doğru pazarlarda doğru alıcılarla buluşmaktan geçiyor. Bu nedenle firmalarımızın uluslararası fuarlara katılımını, yalnızca ticari bir faaliyet olarak değil; sektörümüzün marka değerini, ihracat kapasitesini ve rekabet gücünü artıran stratejik bir adım olarak görüyoruz. Önümüzdeki dönemde de firmalarımızın nitelikli alıcılarla buluşacağı, yeni iş birlikleri geliştireceği ve Türk tekstilinin gücünü dünyaya daha etkili şekilde göstereceği organizasyonları desteklemeyi sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı. PREMİÈRE VİSİON’DAN TÜRK TEKSTİLİNE GÜÇLÜ VURGU Première Vision CEO’su Florence Rousson ise Türk tekstil sektörünün Première Vision organizasyonlarındaki güçlü varlığına dikkat çekerek, Türkiye’nin fuarlarda önemli bir katılımcı profiline sahip olduğunu ifade etti. Rousson, “Başta Bursa’daki firmalar olmak üzere Türk firmalarının Première Vision Paris ve New York organizasyonlarına gösterdiği yüksek katılım, Türkiye tekstil sektörünün küresel pazarlardaki görünürlüğüne önemli katkı sağlıyor. Türk firmaları artık yalnızca üretim kapasitesiyle değil; kalite anlayışı, tasarım gücü, hızlı aksiyon alma kabiliyeti, esnek üretim modeli ve güvenilir tedarik yapısıyla da uluslararası alıcılar nezdinde güçlü bir konuma sahip. Bu yönüyle Türkiye’yi, Première Vision ekosistemi içinde önemli ve değerli bir paydaş olarak görüyoruz.” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.