Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tıbbi Müdahale

bursaarena.com.tr - Tıbbi Müdahale haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tıbbi Müdahale haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sağlık turizminde komplikasyon sigortası zorunluluğu durduruldu Haber

Sağlık turizminde komplikasyon sigortası zorunluluğu durduruldu

Sağlık turizmi alanında faaliyet gösteren klinik, hastane ve aracı kuruluşları yakından ilgilendiren gelişmede, komplikasyon sigortasını zorunlu kılan düzenleme hakkında yürütmenin durdurulmasına karar verildi. Ancak uzmanlara göre karar, sağlık kuruluşlarının diğer hukuki sorumluluklarını ortadan kaldırmıyor. Sağlık turizminde faaliyet gösteren kuruluşlar açısından önemli bir hukuki gelişme yaşandı. Son yönetmelikle getirilen komplikasyon sigortası zorunluluğuna karşı açılan davada, ilgili madde hakkında yürütmenin durdurulması kararı verildi. Kararla birlikte sağlık turizmi alanında faaliyet gösteren klinik, hastane ve aracı kuruluşlar açısından komplikasyon sigortası yaptırma zorunluluğu şimdilik ortadan kalktı. Ancak bu durum, sağlık hizmeti sunan kuruluşların hukuki sorumluluklarının sona erdiği anlamına gelmiyor. “ARTIK ZORUNLU DEĞİL AMA İSTEĞE BAĞLI YAPILABİLİR” İzmir Barosu Sağlık Hukuku Komisyonu Üyesi Avukat Özge Özmen Korkut, kararın yalnızca komplikasyon sigortası zorunluluğuna ilişkin olduğunu belirtti. Korkut, uygulamanın başlangıcında düşük teminatlı ve ihtiyacı karşılamayan sigortaların yapılmaya başlandığını ifade ederek, yürütmenin durdurulması kararının bu açıdan olumlu değerlendirilebileceğini söyledi. Korkut’a göre sağlık kuruluşları artık komplikasyon sigortasını zorunlu olarak yaptırmak durumunda değil, ancak isteyen kuruluşlar bu sigortayı yaptırabilecek. DÜZENLEME AMACINA ULAŞAMADI Komplikasyon sigortasının temel amacının, tıbbi müdahale sonrasında ortaya çıkabilecek istenmeyen durumlarda hastaların korunması ve oluşabilecek zararların sigorta yoluyla karşılanması olduğunu belirten Korkut, mevcut düzenlemenin bu hedefe tam olarak ulaşamadığını savundu. Sigortanın kapsamı, hangi durumlarda devreye gireceği ve teminatların nasıl belirleneceği konusunda yeterince açık düzenleme bulunmamasının uygulamada belirsizlik oluşturduğunu ifade eden Korkut, bu nedenle sigorta şirketleri açısından da sorunlar ortaya çıktığını söyledi. “DİĞER SORUMLULUKLAR DEVAM EDİYOR” Yürütmenin durdurulması kararının sağlık turizmi alanındaki diğer yükümlülükleri ortadan kaldırmadığını vurgulayan Korkut, klinik, hastane ve aracı kuruluşların mevzuattan kaynaklanan sorumluluklarının devam ettiğini belirtti. Sağlık turizminin yalnızca komplikasyon sigortasından ibaret olmadığını ifade eden Korkut, özellikle kişisel verilerin korunması, sözleşmeler, tercüme hizmetleri, hastanın aydınlatılması ve onam süreçlerinin doğru şekilde yürütülmesi gerektiğine dikkat çekti. Korkut, yabancı hastaların tıbbi işlemler ve olası komplikasyonlar konusunda kendi dillerinde, doğru ve anlaşılır biçimde bilgilendirilmesinin önemini vurguladı. Özellikle tercüme hizmetlerinde alanında yetkin kişilerle çalışılması gerektiğini belirten Korkut, aydınlatılmış onam formlarının da hastanın anlayabileceği şekilde hazırlanması gerektiğini söyledi. “HASTA HER ZAMAN DAVA AÇABİLİR” Korkut, komplikasyon sigortası zorunluluğunun durdurulmasının sağlık kuruluşlarının komplikasyonlar veya diğer sağlık hizmetleri süreçlerindeki tüm sorumluluklarını ortadan kaldırmadığının altını çizdi. Korkut, “Hasta, yaşadığı bir sorunla ilgili olarak her zaman dava açabilir ve hukuki yollara başvurabilir” değerlendirmesinde bulundu. Böylece yürütmenin durdurulması kararı, sağlık turizmi sektöründeki kuruluşların sigorta yükümlülüğüne ilişkin önemli bir değişiklik getirirken, hasta hakları ve sağlık hizmetinin sunumundan doğan diğer hukuki yükümlülükler açısından mevcut sorumlulukların devam ettiği vurgulanmış oldu.

Aort yırtılması nedir, neden olur? Haber

Aort yırtılması nedir, neden olur?

Türk Kardiyoloji Derneği'ne göre aort diseksiyonu olarak adlandırılan aort yırtılmasının toplumda görülme sıklığı yüz binde iki ila yüz binde dört kadar düşük. Ancak akut ve acil olarak tanımlanan oldukça riskli bir durum. BBC Türkçe'ye konuşan İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı'nda Doç. Dr. Ömer Faruk Baycan, riskli gruplar arasında, halihazırda aort anevrizması olarak bilinen aort genişlemesi olanlar, tansiyon hastaları ve hamileleri sayıyor. Aort hastalıkları gelişmesi riski ilerleyen yaşlarda artıyor. BBC Türkçe'ye konuşan Türk Kardiyoloji Derneği Genel Sekreteri Prof. Dr. Bülent Mutlu, "Tüm popülasyona baktığınız zaman mesela yüzde 1 oranında gözükürken, 65-70 yaş üstünde bu oran yüzde 10'lara çıkıyor" diyor. Bu yaş grubundaki erkeklerde aort anevrizmaları görülme sıklığının kadınlara göre dört kat fazla olduğunu aktarıyor. Bunlarla birlikte genetik, sigara kullanımı, stres, diyabet, sağlıksız beslenme ve durağan yaşam gibi etmenler de risk faktörleri arasında. Mutlu'nun "öngörmesi zor bir hastalık" olarak nitelendirdiği aort yırtılmalarının önceden tespiti için risk gruplarında düzenli taramalar yapılması gerekiyor. Doç Dr. Ömer Faruk Baycan, ailesinde böyle bir durum olan kişilerin kontrol edilmesini istediklerini belirterek "Bunu basit ultrasonografik yöntemlerle yapabiliyoruz" diyor. Sırrı Süreyya Önder kimdir?Sırrı Süreyya Önder 'tedaviye iyi yanıt veriyor'Sanat ve siyaset dünyasından Sırrı Süreyya Önder için geçmiş olsun mesajlarıAort nedir, neden önemli? Kalp vücuttan gelen kirli kanı temizleyen ve temiz kanı vücuda pompalayan hayati bir organ. Aort damarı, kalpten çıkan temiz kanı tüm vücuda taşıyan en büyük atar damar olmasıyla oldukça kritik bir öneme sahip. Kaynak,Getty Images Damarın içindeki tabakaların yırtılması buradan beslenen başta kalbin kendisi, beyin ve diğer iç organları riske atıyor. Aort damarı kalpten çıktığı andan itibaren ilk olarak kalbi besleyen dallara ayrılıyor. Koroner arterler adı verilen damarlardan sonra kolları ve beyni besleyen damarlar yukarı doğru çıkıyor. Aşağıya doğru karın bölgesinde, karaciğer, pankreasa ve diğer organlara ulaşıyor. Prof. Dr. Bülent Mutlu, "Aortu neredeyse bütün organlarımızın beslenmesini sağlayan ana bir yol gibi düşünebiliriz" diyor. 'Kalp damar cerrahisinin en büyük ameliyatı' Mutlu, bazı durumlarda yırtıkların tüm bu bölümlere yayılabildiğini bazı durumlarda da sadece damarın başlangıcını etkileyebildiğini belirtiyor. "Tüm bu arterlerdeki yırtık bölgelerinin tamiri, kalp damar cerrahisinin en büyük, ağır ve en uzun süren ameliyatıdır" diyor. Bazı nadir görülen durumlarda aortun tamamen yırtılıp vücut içine doğru patlayabildiğini aktarıyor. Bunun görülebilecek en ağır vakalardan biri olduğunu söylüyor. Tıbbi müdahale aorttan itibaren hangi bölgenin ya da bölgelerin yırtıldığına göre değişebiliyor. Prof. Dr. Bülent Mutlu, tümünde, aortun içinde ayrılan katmanın aslında geriye doğru tekrar yapışmasının ve yırtık bölgesinin tamirinin sağlanmasının amaçlandığını belirtiyor. "Fakat çok sayıda birkaç yerden yırtık varsa bunların tamiri bazen greftle bazen de o yırtıkların tamiriyle başarılı olabiliyor" diye ekliyor. Yırtığın hayati sonuçlar doğurabilmesinin iç organlara etkisinden kaynaklandığını belirten Mutlu, "Örneğin kalp ya da beyin beslenmesi bozulabiliyor, beyinde, kollarda ya da karında iskemi oluşturabiliyor. Böbrek damarlarımızı bile tıkayabiliyor" diyor. İskemi, dokulara yeterli miktarda kan akışının sağlanamaması sonucunda, oksijen ve besin eksikliği nedeniyle hücrelerin zarar görmesi durumudur.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.