Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Temyiz

bursaarena.com.tr - Temyiz haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Temyiz haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tüm kiracıları ve ev sahiplerini ilgilendiriyor: Kira tespit davası 5 yıldan önce açılabilecek Haber

Tüm kiracıları ve ev sahiplerini ilgilendiriyor: Kira tespit davası 5 yıldan önce açılabilecek

Kira sözleşmesi yeni olsa bile 'emsalden düşük kira bedeli' için 5 yıldan önce kira tespit davası açılabilecek. Yargıtay, kira tespit davasıyla ilgili kiracıları ve ev sahiplerini ilgilendiren bir karar verdi ve kira sözleşmesi yeni olsa bile emsalden düşük kira bedeli için 5 yıldan önce kira tespit davası açılabileceğine hükmetti. Dairenin kararında, yenilenen sözleşme ile belirlenen kira bedelinin emsal ve rayiçlere uygun olmadığının belirlenmesi haline ilişkin ise "Yenilenen sözleşmenin imzalanmasından itibaren 5 yıl geçmemiş olsa dahi ilk sözleşmenin başlangıcına göre geçen süreler gözetilerek şartları varsa kira bedelinin hak ve nesafete göre tespiti gerekeceği göz ardı edilmemelidir." hükmüne yer verildi. Yerel mahkeme 5 yıl geçmedi diyerek reddetti Dairenin kararına göre, 2005'te İstanbul'daki iş yerini kiraya veren kişi, kiracısının 2021'de ödediği aylık 22 bin liralık kiranın emsallerinin çok altında kaldığını, rayiç kira bedellerinin çok arttığını belirterek, kira bedelinin 39 bin liraya yükseltilmesi amacıyla kira tespit davası açtı. Yargılamayı yapan sulh hukuk mahkemesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu gereği taraflar arasında en son kira sözleşmesi yenilemesinin 2018'de yapıldığını, son sözleşmenin üzerinden dava tarihi itibarıyla henüz 5 yıllık sürenin geçmemiş olması nedeniyle "hak ve nesafete göre belirleme yapılamayacağını", "bu nedenle sözleşmedeki hükümlerin uygulanması gerektiği", "kira sözleşmesindeki artış şartına göre hesaplama yapılması gerektiğine" karar verdi. Yargıtay karar verdi Davacının, istinaf başvurusu üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi, itirazın reddine hükmetti. Davacı, kiracının 2005'ten bu yana mülkü kullandığını, bu nedenle yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, kararı temyiz etti. Temyiz incelemesini yapan Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, mahkeme kararını hukuka aykırı bularak bozdu. Hakkaniyet vurgusu yapıldı Dairenin kararında, 6098 sayılı Kanun uyarınca tarafların yenilenen kira dönemlerinde uygulanacak kira bedeline ilişkin anlaşmalarının, bir önceki kira yılında tüketici fiyat endeksindeki on iki aylık ortalamalara göre değişim oranını geçmemek koşuluyla geçerli olduğu, bunun bir yıldan daha uzun süreli kira sözleşmelerinde de uygulanacağı belirtildi. Yasal düzenleme uyarınca, 5 yıldan uzun süreli veya 5 yıldan sonra yenilenen kira sözleşmelerinde de yeni kira yılında uygulanacak bedelin "üretici fiyat endeksindeki artış oranı, kiralananın durumu ve emsal kira bedelleri göz önünde tutularak, hakkaniyete uygun biçimde belirleneceği" bildirildi. Ayrıca, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda, kira bedelinin belirlenmesine ilişkin her zaman dava açılabileceğinin hüküm altına alındığı anımsatılan kararda, "Sözleşmede yeni kira döneminde kira bedelinin artırılacağına ilişkin bir hüküm varsa, yeni kira döneminin sonuna kadar açılacak davada mahkemece belirlenecek kira bedeli de bu yeni dönemin başlangıcından itibaren geçerli olur denilmektedir." denildi. Sözleşmenin yapıldığı ilk tarihe dikkat çekti Dava konusu olayda, mahkemenin 2018'deki sözleşmeyi esas alarak hüküm kurduğu belirtilen kararda, tarafların kira ilişkisinin 2005'te başladığı, 2018'deki kira sözleşmesinin miktar itibarıyla güncellemeyi ifade etmediği, sadece mevcut kira ilişkisini yazılı hale getirmek amacıyla düzenlendiğinin iddia edildiği aktarıldı. Mahkemenin görevinin "sunulan delilleri tartışmak ve değerlendirmek" olduğu vurgulanan kararda, kira sözleşmesi tarihinin belirsizliği ile kira bedelinin emsal ve rayiçlere uygun olup olmadığının da araştırılması gerektiği ifade edildi. Dairenin kararında, yenilenen sözleşme ile belirlenen kira bedelinin emsal ve rayiçlere uygun olmadığının belirlenmesi haline ilişkin ise "Yenilenen sözleşmenin imzalanmasından itibaren 5 yıl geçmemiş olsa dahi ilk sözleşmenin başlangıcına göre geçen süreler gözetilerek şartları varsa kira bedelinin hak ve nesafete göre tespiti gerekeceği göz ardı edilmemelidir." hükmüne yer verildi. Yerel mahkemenin kararını hukuka aykırı buldu Yasal düzenlemeler uyarınca yerel mahkeme kararının hukuka aykırı olduğu belirtilen kararda, şu ifadeler yer aldı: "Hal böyle olunca ilk derece mahkemesince yenilenen 2018 başlangıç tarihli kira sözleşmesinin, yenilendiği tarih itibarıyla belirlenen kira bedelinin rayici yansıtıp yansıtmadığının bilirkişi heyetinden ek rapor alınarak araştırılması, o tarih itibarıyla ödenmekte olan kira bedellerinin de bu kapsamda değerlendirilmesi, yenilenen sözleşmede belirlenen kira bedelinin rayice uygun olduğunun tespiti halinde talep edilen dönem kira bedelinin endeks uygulanarak artış yapılması, aksi halde hak ve nesafete göre kira bedelinin belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir."

Rahip Brunson dosyası: Neden 6 yıldır Yargıtay'da bekliyor? Haber

Rahip Brunson dosyası: Neden 6 yıldır Yargıtay'da bekliyor?

Trump'ın açıklamasıyla yeniden gündeme gelen Rahip Andrew Brunson'a 3 yıllık hapis cezasına ilişkin dosya altı yıldır Yargıtay'da bekliyor. ABD Başkanı Donald Trump'ın yeniden gündeme getirdiği Rahip Andrew Brunson davasında, 2018'de verilen mahkumiyet kararının üzerinden yaklaşık altı yıl geçmesine rağmen dosya Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nde hâlâ sonuçlanmadı. ABD Başkanı Donald Trump'ın Ankara'daki NATO Zirvesi kapsamında Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la görüşmesi öncesi yaptığı açıklama ile Brunson davası yeniden gündeme geldi. Trump, gazetecilerin sorularını yanıtlarken "Rahip Brunson'ı hatırlıyorsunuzdur. 3 yıl 1 ay hapse çarptırılmıştı. Evanjelik bir kahramandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı aradım, serbest bıraktı. Hiçbir şey ödemedim" ifadelerini kullandı. Türkiye'ya eşiyle birlikte 1993 yılında yerleşen Brunson, 2016 yılında İzmir'deki Diriliş Kilisesi'nde rahip olarak görev yaparken "FETÖ ve PKK adına suç işlemek" ve "casusluk" suçlamalarıyla tutuklanmıştı. Brunson, soruşturma ve yargılama süreci boyunca amacının yalnızca dinî faaliyet yürütmek olduğunu, herhangi bir siyasi ya da örgütsel faaliyet içinde bulunmadığını savunmuştu. ABD ve Türkiye arasında yaşanan Brunson gerilimi Washington yönetiminin, rahip Brunson'ın serbest bırakılmaması nedeniyle Ankara'ya yönelik ekonomik yaptırımlar devreye koyması, Türk Lirası'nın Dolar karşısında tarihi değer kaybı yaşamasına neden olmuştu. Ayrıca dönemin İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Adalet Bakanı Abdulhamit Gül yaptırım listesine alındı. Erdoğan da o dönemde gelen baskılar üzerine "Bu fakir bu görevde olduğu sürece o teröristi alamazsınız" demiş, 2017'deki bir konuşmasında da Fethullah Gülen ile takas teklifinde bulunarak "Diyorlar ki, papazı bize verin. Bir papaz da sizde var. Siz onu bize verin biz de onu yapalım yargıda gereğini size verelim" ifadelerini kullanmıştı. Bu süreçte Temmuz 2018'te Rahip Brunson ev hapsine alındı. İki ülke arasında gerilime neden olan tutuklamaya ilişkin daha sonra ABD Başkanı Trump da devreye girdi ve Brunson hakkındaki yargılama süreci 12 Ekim 2018'de sonlandırıldı. Rahip Brunson, hakkında hüküm verildikten ve ev hapsi kaldırıldıktan sonra ABD'ye dönüşünde Beyaz Saray'da ABD Başkanı Donald Trump ile... Fotoğraf: picture-alliance/abaca/O. Douliery Trump'ın yeniden gündeme getirdiği Rahip Andrew Brunson davası aslında hâlâ resmi olarak kapanmış değil. Türkiye'deki yargı süreci devam ediyor. Rahiple ilgili 2018'de verilen mahkumiyet kararının üzerinden yaklaşık altı yıl geçmesine rağmen dosya Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nde hâlâ sonuçlanmadı. Dosya neden hâlâ Yargıtay'da? İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi, 12 Ekim 2018'de dosyayla ilgili hükmünü açıkladı. Mahkeme, 35 yıla kadar hapsi istenen Brunson'ı "silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme" suçundan 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezasına çarptırdı. Casusluk suçlaması yönünden ise hüküm kurulmadı. Mahkeme aynı duruşmada Brunson hakkındaki ev hapsi ve yurt dışına çıkış yasağını kaldırdı. Brunson, kararın ardından Türkiye'den ayrılarak ABD'ye döndü. Brunson ülkesine dönüşünde de Başkan Trump tarafından Beyaz Saray'da kabul edildi. Karara hem Brunson'ın avukatları hem de Cumhuriyet savcısı itiraz etti. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi, 9 Ocak 2020'de ilk derece mahkemesinin kararını hukuka uygun buldu. Bunun üzerine dosya temyiz incelemesi için Yargıtay'a gönderildi. Dosya yaklaşık altı yıldır Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nde bulunuyor. Daire henüz nihai kararını açıklamadı. AYM: Ev hapsi hukuka uygundu Brunson, tutuklama ve adli kontrol tedbirleri nedeniyle Anayasa Mahkemesi'ne bireysel başvuruda da bulundu. AYM, tutuklamaya ilişkin şikâyeti süre aşımı nedeniyle reddetti. Mahkeme, ev hapsi ve yurt dışına çıkış yasağına ilişkin hak ihlali iddialarını da açıkça dayanaktan yoksun bularak kabul edilemez olduğuna karar verdi. Rahip Brunson soruşturma ve yöneltilen suçlamalar 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin ardından yürütülen FETÖ/PDY soruşturmaları kapsamında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı Brunson hakkında soruşturma başlattı. Brunson, 9 Aralık 2016'da gözaltına alındı ve aynı gün "silahlı terör örgütü üyeliği" suçlamasıyla tutuklandı. Mahkeme, tutuklama kararında suçun niteliği, mevcut delil durumu, delillerin henüz toplanmamış olması, kaçma şüphesi ve öngörülen ceza miktarını gerekçe gösterdi. Soruşturma sürecinde Brunson'a yöneltilen suçlamalar zamanla genişletildi. Rahip Brunson Ekim 2018'te Türkiye'den ayrılırken... Fotoğraf: Getty Images/AFP/B. Kilic 2017 yılında hakkında; devletin gizli kalması gereken bilgilerini siyasal veya askerî casusluk amacıyla temin etmek, anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs, TBMM'yi ortadan kaldırmaya teşebbüs ve hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs suçlarından da işlem yapıldı. Ancak hazırlanan iddianamede Brunson'ın esas olarak "örgüte üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme" ve "siyasal ve askerî casusluk" suçlarından cezalandırılması istendi. İddianamede hangi deliller yer aldı? Savcılık iddianamesi açık ve gizli tanık anlatımları, HTS kayıtları, telefon mesajları ve dijital materyallere dayandırıldı. Savcılık, Brunson'ın Gülen cemaatinin Ege yapılanmasıyla bağlantılı kişilerle görüştüğünü, PKK/YPG ile bağlantılı olduğu ileri sürülen kişilerle temas kurduğunu ve kilise faaliyetlerini örgütsel amaçlarla kullandığını iddia etti. Casusluk suçlamasında ise bazı telefon kayıtları ve Brunson'ın başka bir kişiyle bağlantısına ilişkin dijital veriler delil olarak gösterildi. 16 Nisan 2018'de başlayan yargılamada Brunson suçlamaları kabul etmedi. Brunson; Gülen cemaati yöneticilerini tanımadığını, PKK ile bağlantısının bulunmadığını, kilisesinde siyasi faaliyet yürütülmediğini, mesajlaşmalarının yanlış yorumlandığını ve gizli tanık ifadelerinin gerçeği yansıtmadığını savundu. Ayrıca casusluk suçlamasına dayanak gösterilen kişilerle herhangi bir bağlantısının olmadığını söyledi. Brunson davasından tanıklar ne anlattı? Mahkemede dinlenen açık ve gizli tanıklar, Brunson'ın Gülen cemaati ve PKK bağlantılı kişilerle temas kurduğunu ileri sürdü. Tanıklar, kilisede örgüt propagandası yapıldığı, bazı kişilerle kapalı toplantılar gerçekleştirildiği ve Brunson'ın bazı örgütsel faaliyetlere destek verdiği iddialarında bulundu. Brunson ise bu anlatımların gerçeği yansıtmadığını savundu. DW Türkçe

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.