Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Taşımacılık

bursaarena.com.tr - Taşımacılık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Taşımacılık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

TCMB verilerine göre yıllık cari açık 37,3 milyar dolara yükseldi Haber

TCMB verilerine göre yıllık cari açık 37,3 milyar dolara yükseldi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) açıkladığı ödemeler dengesi verilerine göre, 2026 yılı mayıs ayında cari işlemler hesabı 1 milyar 459 milyon dolar açık verdi. Altın ve enerji hariç cari işlemler hesabı ise 3 milyar 626 milyon dolar fazla kaydetti. ANKARA (İGFA) - Türkiye’nin cari işlemler dengesi mayıs ayında açık verdi. TCMB verilerine göre, ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı 4 milyar 340 milyon dolar olarak gerçekleşirken, yıllıklandırılmış cari açık yaklaşık 37,3 milyar dolara ulaştı. Yıllıklandırılmış verilere göre dış ticaret dengesi 74,4 milyar dolar açık verirken, hizmetler dengesi 62,5 milyar dolarlık fazla sağladı. Bu dönemde birincil gelir dengesi 24,1 milyar dolar, ikincil gelir dengesi ise 1,3 milyar dolar açık verdi. HİZMET GELİRLERİ 5,2 MİLYAR DOLAR OLDU Mayıs ayında hizmetler dengesinden kaynaklanan net girişler 5 milyar 207 milyon dolar seviyesinde gerçekleşti. Bu kalemde taşımacılık hizmetlerinden 2 milyar 243 milyon dolar, seyahat kaleminden ise 3 milyar 815 milyon dolar net gelir elde edildi. Yıllıklandırılmış cari açığın finansmanında net doğrudan yatırımlar 1,8 milyar dolar, net portföy yatırımları 5,3 milyar dolar, krediler 46,7 milyar dolar ve ticari krediler 200 milyon dolar katkı sağladı. Buna karşılık net efektif ve mevduatlar 18,8 milyar dolarlık negatif etki oluştururken, Merkez Bankası’nın döviz cinsinden net rezerv azalışı 32,3 milyar dolar oldu. DOĞRUDAN YATIRIMLARDA 455 MİLYON DOLARLIK ÇIKIŞ Mayıs ayında doğrudan yatırımlar kaynaklı net çıkış 455 milyon dolar olarak kaydedildi. Yurt dışı yerleşiklerin Türkiye’ye doğrudan yatırımları 296 milyon dolar artarken, Türkiye’de yerleşiklerin yurt dışındaki doğrudan yatırımları 751 milyon dolar yükseldi. Gayrimenkul yatırımlarında ise yurt içi yerleşikler yurt dışında 143 milyon dolarlık alım yaparken, yabancı yatırımcıların Türkiye’deki gayrimenkul alımları 184 milyon dolar oldu. PORTFÖY YATIRIMLARINDA NET ÇIKIŞ Portföy yatırımları mayıs ayında 3 milyar 69 milyon dolar net çıkış kaydetti. Yurt dışı yerleşikler hisse senedi ve yatırım fonu piyasasında 2 milyar 786 milyon dolar, devlet iç borçlanma senetleri piyasasında ise 287 milyon dolar net satış gerçekleştirdi. Yurt dışından kredi kullanımında ise bankalar 2 milyar 653 milyon dolar, diğer sektörler 755 milyon dolar net kullanım gerçekleştirirken, Genel Hükümet 180 milyon dolarlık net geri ödeme yaptı. Merkez Bankası verilerine göre, resmi rezervlerde mayıs ayında 3 milyar 300 milyon dolarlık net azalış yaşandı.

Petrol fiyatları arttı: Hangi ürünler etkileniyor? Haber

Petrol fiyatları arttı: Hangi ürünler etkileniyor?

ABD-İsrail ile İran arasındaki savaş ve Hürmüz Boğazı'na ilişkin riskler petrol fiyatlarını yükseltti. Uluslararası piyasalarda referans kabul edilen Brent petrolün varil fiyatı yaklaşık yüzde 10 artışla 100 dolar seviyesinin üzerine çıktı. Analistler, özellikle Hürmüz Boğazı üzerinden geçen petrol sevkiyatına ilişkin risklerin fiyatlar üzerinde yukarı yönlü baskı yarattığını belirtiyor. Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) verilerine göre Hürmüz Boğazı'ndan günde yaklaşık 20 milyon varil petrol ve petrol ürünü taşınıyor. Bu miktar dünya petrol tüketiminin yaklaşık yüzde 20'sine karşılık geliyor. Bu nedenle bölgede yaşanan her gerilim küresel enerji fiyatlarında hızlı dalgalanmalara yol açabiliyor. Petrol fiyatlarındaki artış çoğu zaman yalnızca benzin ve motorin fiyatlarındaki yükselişle ilişkilendiriliyor. Ancak petrol modern ekonomide çok daha geniş bir rol oynuyor. Uluslararası Enerji Ajansı'nın değerlendirmelerine göre petrol yalnızca ulaşım yakıtı değil, aynı zamanda küresel kimya sanayisinin en önemli hammaddelerinden biri. Ham petrol rafinerilerde işlendiğinde yalnızca yakıt ürünleri değil, aynı zamanda petrokimya sektörünün temel girdileri olan çok sayıda ara ürün ortaya çıkıyor. Bu maddeler plastikten tekstile, gübreden kozmetiğe kadar çok sayıda ürünün üretiminde kullanılıyor. Bu nedenle petrol fiyatlarında yaşanan dalgalanmalar üretim maliyetleri üzerinden birçok sektöre zincirleme biçimde yansıyor. Akaryakıt ve lojistik maliyetleri Petrol fiyatlarındaki artışın ilk ve en hızlı etkisi akaryakıt fiyatlarında görülüyor. Benzin, motorin ve jet yakıtı gibi rafineri ürünleri doğrudan ham petrol fiyatlarına bağlı olduğu için uluslararası piyasalardaki yükseliş kısa sürede akaryakıt maliyetlerine yansıyor. Akaryakıt fiyatlarındaki artış, taşımacılık ve lojistik sektöründe de maliyetleri artırıyorFotoğraf: Christoph Hardt/Geisler-Fotopress/picture alliance Enerji maliyetlerindeki artış taşımacılık ve lojistik sektörünü de doğrudan etkiliyor. Dünya Bankası ve OECD raporları, enerji fiyatlarındaki yükselişin küresel ticaret maliyetlerini artıran temel unsurlardan biri olduğunu ortaya koyuyor. DW Türkçe'ye konuşan enerji uzmanı Ali Arif Aktürk'e göre petrol fiyatlarındaki artışın ilk etkilediği alanların başında taşımacılık geliyor. Aktürk, "Bir kere içinde taşımacılık, navlun olan her şey doğrudan etkilenir. Tarladan çıkan domates, salatalık pazara ulaşana kadar etkilenir" diyor. Aktürk'e göre lojistik maliyetlerindeki artış üretim ve dağıtım zincirinin tamamını etkiliyor. Tarladan pazara uzanan süreçte yakıt maliyetlerinin artması marketlerde satılan ürünlerin fiyatlarına da yansıyor. Enerji maliyetlerindeki yükseliş turizm sektörünü de etkiliyor. Aktürk, hava taşımacılığında yakıtın önemli bir maliyet kalemi olduğunu belirtiyor. Uçak biletlerinde yakıt maliyetinin yaklaşık üçte bire kadar ulaşabildiğini söyleyen Aktürk'e göre akaryakıt fiyatlarındaki artış bilet fiyatlarını da yukarı çekiyor. Uluslararası Hava Taşımacılığı Birliği'ne (IATA) göre yakıt giderleri havayolu şirketlerinin toplam operasyon maliyetlerinin yüzde 25 ila 30'unu oluşturuyor. Aktürk ayrıca Ortadoğu'daki gerilim nedeniyle bazı uçuş güzergâhlarının değişmesi durumunda mesafelerin uzayabileceğini ve bunun hava yolu şirketlerinin maliyetlerini artıracağını ifade ediyor. Bu durum turizm sektörüne de doğrudan yansıyor. Tarım, gübre ve gıda fiyatları Petrol ve doğalgaz türevleri tarım sektöründe de önemli rol oynuyor. Kimyasal gübre üretimi enerji yoğun bir süreç olduğu için enerji fiyatlarındaki artış gübre maliyetlerini doğrudan etkiliyor. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü'nün (FAO) analizleri enerji fiyatları ile gübre maliyetleri arasında güçlü bir ilişki bulunduğunu gösteriyor. FAO'ya göre gübre üretiminde kullanılan enerji maliyetleri bazı ürünlerde toplam maliyetin yüzde 70'ine kadar çıkabiliyor. Bu nedenle enerji fiyatlarındaki artış tarımsal üretim maliyetlerini hızla yukarı çekebiliyor. Aktürk, petrol ve gazın rafinasyonu sırasında ortaya çıkan ara ürünlerin gübre sektörünün temel girdileri arasında yer aldığını belirtiyor. Aktürk'e göre fiyat artışları özellikle tarım sezonunda maliyet baskısını daha da artırıyor. Aktürk ayrıca gübre sektöründe getirilen bazı ihracat kısıtlamalarının etkisinin sınırlı kalabileceğini ifade ediyor. Aktürk'e göre gübre ve tarım ilacı maliyetlerindeki artış gıda fiyatlarını yukarı çeken unsurlar arasında yer alıyor ve gıda fiyatlarındaki yükseliş enflasyonu olumsuz etkiliyor. Plastik ve ambalaj üretimi Petrol türevleri plastik üretiminin temel hammaddeleri arasında yer alıyor. Rafinerilerde elde edilen nafta gibi petrokimya ürünleri plastik üretiminde kullanılıyor. Uluslararası Enerji Ajansı'nın projeksiyonlarına göre 2030'a kadar petrol talebindeki artışın yaklaşık üçte biri petrokimya sektöründen gelecek. Plastik, ambalaj ve sentetik malzemeler petrol talebindeki büyümenin en önemli kaynakları arasında yer alıyor. Petrol fiyatlarının yükselmesi plastik hammaddelerinin maliyetini artırırken; bu durum plastik ambalajlar, tek kullanımlık ürünler, ev eşyaları ve elektronik cihazların parçaları gibi çok sayıda ürünün fiyatını etkiliyor. Ambalaj sektörünün büyük ölçüde plastik ürünlere dayanması gıda sektöründe de dolaylı maliyet artışlarına yol açıyor. Gıda paketleme, depolama ve taşımada kullanılan plastik ambalajlar üretim maliyetlerinin önemli bir bölümünü oluşturuyor. Tekstil ve sentetik kumaşlar Tekstil sektöründe kullanılan bazı lifler doğrudan petrol türevlerinden elde ediliyor. Polyester, naylon, akrilik ve elastan gibi sentetik lifler petrokimya ürünlerinden üretiliyor. Petrol fiyatlarındaki artış sonucu sentetik tekstil ürünlerinde de zam bekleniyorFotoğraf: DW/U. Danisman Sentetik lifler dünya tekstil üretiminde en yaygın kullanılan lifler arasında yer alıyor. Bu nedenle petrol fiyatlarındaki artış özellikle sentetik kumaşlı tekstil ürünlerinde maliyet baskısı yaratıyor. Aktürk, petrokimya zincirindeki fiyat artışlarının tekstil ve plastik sektörlerini doğrudan etkileyeceğini belirtiyor. Aktürk, "Kimya ve petrol kimya sektörlerinde bütan, nafta, propan gibi ürünlerde fiyat artışları olacağı için ve yine bunun bir üstünde yer alan polietilen, polypropylene fiyatları ve hatta tedarik zincirleri sıkıntıya girecektir. Bu da tekstil sektörünü, plastik sektörünü doğrudan etkiler" diyor. Aktürk ayrıca batarya, pil ve akü gibi ürünlerin üretiminde kullanılan birçok bileşenin petrokimya ürünlerine bağlı olduğunu ve bu nedenle maliyet artışlarının bu alanlara da yansıyacağını söylüyor. Aktürk'e göre ürünlerin iç yapısından dış kaplamasına kadar birçok bileşen petrokimya girdilerine bağlı olduğu için fiyat artışları kaçınılmaz olacak. Kimya, boya ve temizlik ürünleri Boya, vernik, temizlik ürünleri, deterjanlar ve kozmetik ürünler de petrokimya sektörünün çıktılarıyla üretiliyor. Şampuan, sabun ve kozmetik ürünlerinin üretiminde kullanılan bazı kimyasal bileşenler de petrokimya türevlerinden elde ediliyor. Petrolden elde edilen maddeler içeren Temizlik ürünleri de zamdan etkilenebilirFotoğraf: Robert Guenther/dpa/picture alliance Bu nedenle petrol fiyatlarındaki artış inşaat boyalarından temizlik ürünlerine ve kozmetiğe kadar geniş bir ürün grubunda maliyet artışına yol açıyor. Sigorta ve taşımacılık riskleri Petrol fiyatlarının yükseldiği dönemlerde yalnızca üretim maliyetleri değil, taşımacılık riskleri de artıyor. Özellikle jeopolitik gerilimlerin yoğun olduğu bölgelerde petrol ve petrol ürünlerinin taşındığı deniz yollarında sigorta primleri yükseliyor. Enerji uzmanı Aktürk, küresel ölçekte reasürans sektöründe risk primlerinin arttığını belirtiyor. Aktürk'e göre bu durum sigorta ve sigortacılıkla ilgili her poliçeye gecikmeli olarak yansıyacak. Sigorta maliyetlerindeki artış lojistik ve ticaret maliyetlerini artırarak petrol ve petrol ürünlerinin nihai fiyatlarını etkiliyor. Stagflasyon riski gündemde Uzmanlara göre petrol fiyatlarında yaşanan sert yükselişler yalnızca belirli sektörleri değil, küresel ekonomiyi de etkiliyor. Enerji uzmanı Ali Arif Aktürk'e göre fiyatlardaki artışın hem Türkiye ekonomisini hem de dünya ekonomilerini olumsuz etkilemesi kaçınılmaz. Aktürk, "Eğer bu olay uzamaya eğilim gösterirse tüm dünya ekonomilerinde hem yüksek enflasyon hem de durgunluk birlikte baş gösterecektir. Stagflasyon tehlikesi özellikle ortadadır" diyor. Aktürk, petrol fiyatlarındaki artıştan gelir elde eden ülkelerde bile olağanüstü ekonomik koşulların sürdüğünü belirtiyor. Körfez ülkeleri ve Rusya gibi petrol gelirine sahip ekonomilerin fiyat artışlarından gelir elde edebileceğini ancak bunun küresel ekonomi için kısa vadede rahatlatıcı bir etki yaratmayacağını ifade ediyor. Aktürk, petrol gelirlerinin arttığı ülkelerde bu kaynakların büyük bölümünün savunma harcamalarına yönelme ihtimaline de dikkat çekiyor. DW Türkçe

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.