Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Tahliye

bursaarena.com.tr - Tahliye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Tahliye haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Karadeniz’de Türk balıkçı teknesine saldırı: 1 ölü! Haber

Karadeniz’de Türk balıkçı teknesine saldırı: 1 ölü!

Karadeniz’de Kırım’ın batısında, Sivastopol açıklarında Türk bayraklı "DURU 67" isimli balıkçı teknesine saldırı düzenlendi. Saldırı sonucu tekne batarken, kurtarılan 5 yaralı balıkçıdan biri yaşamını yitirdi. ANKARA (İGFA) – Sahil Güvenlik Komutanlığı, 5 Haziran 2026 tarihinde Karadeniz’de Kırım’ın batısında, Sivastopol açıklarında faaliyet gösteren Türk bayraklı "DURU 67" isimli balıkçı teknesine saldırı düzenlendiğini açıkladı. Komutanlıktan yapılan yazılı açıklamaya göre saldırı sonucu ağır hasar alan balıkçı teknesi battı. Olayın ardından bölgede bulunan Türk bayraklı "BURAK KAYA" isimli balıkçı teknesi, denizde kalan 5 yaralı balıkçıyı kurtararak İnebolu yönüne hareket etti. Teknede bulunan 5 yaralı balıkçı tahliye edilirken, durumu ağır olan Trabzonlu Cüneyt Varlık hayatını kaybetti. SAHİL GÜVENLİK VE SAĞLIK EKİPLERİ SEFERBER OLDU Saldırı ihbarının alınmasının ardından yaralı balıkçıların sağlık kuruluşuna ulaştırılması amacıyla Sahil Güvenlik Komutanlığı tarafından acil müdahale planı devreye sokuldu. Sahil Güvenlik Komutanlığına ait TCSG-96 gemisi, saat 12.35'te İnebolu Limanı'ndan 4 doktor, 15 UMKE, hemşire ve yardımcı sağlık personelinden oluşan 19 kişilik uzman ekip ile bölgeye hareket etti. Sahil Güvenlik unsuru, saat 19.20'de Türk Arama Kurtarma Bölgesi'nin kuzeyinde, İnebolu Limanı'na yaklaşık 115 deniz mili mesafede bulunan BURAK KAYA isimli balıkçı teknesine ulaştı. Hayatını kaybeden balıkçının naaşı ile yaralı balıkçılar Sahil Güvenlik gemisine nakledilirken, sağlık ekipleri tarafından ilk müdahaleler yapıldı. Yaralı balıkçıların tedavilerinin sürdürülmesi amacıyla Sahil Güvenlik gemisinin İnebolu Limanı'na dönüşe geçtiği bildirilirken, Sahil Güvenlik Komutanlığı açıklamasında, hayatını kaybeden balıkçıya Allah'tan rahmet, yaralılara ise acil şifalar dilendi. Saldırının kim ya da kimler tarafından gerçekleştirildiğine ilişkin inceleme ve araştırmalar sürüyor.

"Sumud Filosu" aktivistleri, İsrail tarafından gözaltına alınmalarını ve maruz kaldıkları kötü muameleyi anlattı Haber

"Sumud Filosu" aktivistleri, İsrail tarafından gözaltına alınmalarını ve maruz kaldıkları kötü muameleyi anlattı

Gemilerinin uluslararası sularda durdurulmasının ardından İsrail tarafından sınır dışı edilen "Küresel Sumud Filosu" aktivistlerinin ilk grubu dün İstanbul Havalimanı’na ulaştı. Aktivistlerden Julian Cebral’ın bir gözünün çevresinde morluklar olduğu, sol şakağında bir yara ve kürek kemiğinde yaralanma bulunduğu görüldü. Anvers şehrinden gelen 57 yaşındaki Belçikalı Cebral, filoya ait küçük bir tekneyle Türkiye’den denize açılmıştı. Teknesinde kendisine başka bir Belçika vatandaşı, bir İtalyan, bir Malezyalı, bir Finlandiyalı, Filistin asıllı bir Kanadalı ve bir Güney Afrikalı eşlik ediyordu. Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre Cebral yaptığı açıklamada, pazartesi günü İsrail Deniz Kuvvetleri’nin kendilerini kıyıdan 500 kilometreden fazla uzakta, uluslararası sularda nasıl durdurduğunu anlattı. Türkiye, Dışişleri Bakanlığı tarafından düzenlenen özel uçuşlarla 400’den fazla kişiyi tahliye etti ve İstanbul Havalimanı’nda karşılamak üzere doktorlar ile ambulanslar hazır bulundurdu. Yumruk ve sert müdahale Cebral, İsrail askerlerinin müdahale anını şu sözlerle aktardı: "Önce iletişimimizi kestiler, ardından gün ışığında silahlarıyla güverteye çıktılar. Sırf eğlence olsun diye plastik mermi sıktılar. Durdurulan 12. gemi olduğumuzu fark ettik ve şaşırdık. Hücumbotlar her yanımızı sarmıştı. Ellerimiz havada olmasına rağmen bize karşı çok şiddetli davrandılar." Teknede ikinci kaptan olduğunu belirten Cebral, "İtalyan kaptanımız hâlâ ayaktaydı, bu yüzden doğrudan onu hedef aldılar. Ben de sol şakağıma bir yumruk darbesi aldım" dedi. Sözlerine devam eden Belçikalı aktivist, "Daha sonra ellerimizi plastik kelepçelerle bağlayıp bizi sert bir şekilde konteynerlerden oluşan hapishane benzeri bir gemiye naklettiler. İngilizce olarak 'Hadi biraz eğlenelim' dediklerini duydum" ifadelerini kullandı. Hayvanlarına bile daha iyi davranıyorlar Cebral, aktivistlerin üç gün boyunca doktor muayenesi talep ettiğini ancak kendilerine sürekli "sonra, sonra" yanıtı verildiğini söyledi. Kaburgalarını ve kollarını gösteren Cebral, "Sara (epilepsi) hastası birinin ilacına el koydular. Sirius gemisinde bulunan 7 kişide toplam 35 kırık oluştu" dedi. Deniz yoluyla İsrail’e götürülürken askerlerin kendilerine ekmek ve su dolu kutular attığını söyleyen aktivist, "Ancak miktar yetersizdi. Yaklaşık 200 kişiydik. Daha fazla su, tuvalet kâğıdı ve kadınlar için hijyenik ped istedik. Her şeyi talep etmek zorunda kaldık" diye konuştu. Gözaltına alınanlar çarşamba günü gemiden indirilerek araçlarla İsrail'in güneyindeki Aşdod şehri yakınlarında bir gözaltı merkezine götürüldü. Cebral, kelepçelerin "gereğinden çok daha sıkı" olduğunu ve saatlerce başları öne eğik şekilde oturmaya zorlandıklarını belirtti: "Hiçbir şey göremiyorduk. Boynumuza bastırıyorlardı. Bizi tokatlamaya ve aşağılamaya devam ettiler. Bazıları gülüyor, İsrail milli marşını çalıyordu. Özellikle Ürdünlü ve Tunuslulara karşı çok acımasız davrandılar." Belçikalı aktivistin aktardığına göre gözaltındakiler sınır dışı edilmeden önce perşembe günü İsrail'in güneyindeki Ramon Havalimanı’na götürüldü ve burada da hakaretlere maruz kaldı. Aktivistlerin sınır dışı edilmesi, aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in çarşamba günü aktivistleri elleri bağlı ve diz çökmüş halde gösteren bir video yayınlamasının ertesi günü gerçekleşti. Bu görüntü, geniş çaplı tepkiye ve diplomatik kınamalara yol açmıştı. Doktor kontrolünün ardından bugün Belçika’ya dönmeyi bekleyen Cebral, İsrail'in Gazze ablukasını kırmayı amaçlayan gelecekteki her filoya yeniden katılmayı planlıyor. Havalimanında, Bingöl kökenli Türkiye vatandaşı Bilal Kıtay da Küresel Özgürlük Filosu ile çıktığı ikinci yolculuktan dönerek eşine sarıldı. Yaklaşık 10 aktivisti taşıyan bir teknede bulunan Kıtay, İsrail güçlerinin bu kez, nisan ayında gerçekleşen bir önceki sefere kıyasla "çok daha şiddetli" bir yöntem uyguladığını belirtti. Kıtay, durumu şu sözlerle özetledi: "Bize saldırdılar, hepimiz darbedildik. Filistinlilerin her zaman yaşadığı şey tam olarak bu. Maalesef, İsrailliler kendi hayvanlarına bile daha iyi davranıyorlar.(Şarku'l Avsat / İstanbul)

Akbelen protestoları sırasında tutuklanan Esra Işık tahliye edildi Haber

Akbelen protestoları sırasında tutuklanan Esra Işık tahliye edildi

Muğla'nın Milas ilçesinde İkizköy Mahallesi'ne bağlı Akbelen mevkinde, altı mahalle için özel mülkün acele kamulaştırma kararlarını protesto sırasında tutuklanan Esra Işık 11 Mayıs'ta tahliye edildi. Milas 3. Asliye Ceza Mahkemesi, 41 günlük tutukluluğun ardından Işık'ı yurt dışına çıkış yasağıyla tahliye etti. Serbest bırakıldıktan sonra bir açıklama yapan Işık "memleketimi savunduğum için tutukluydum, sürgün edildim" dedi ve ekledi: "Benim anneanemin, babaannemin, dedemin köyleri yok edildi. Bizi daha ne kadar yok edeceksiniz, mülksüzleştireceksiniz? "Beni gözdağı olsun diye tutuklandınız. Bugün özgürlüğüme kavuşmuş olabilirim ama benim için özgürlük topraklarımızın özgürlüğe kavuşacağı gündür." İkizköy Mahalle Muhtarı Nejla Işık'ın kızı Esra Işık, "görevi yaptırmamak için direnme" suçlamasıyla 31 Mart'ta tutuklanmıştı. Danıştay acele kamulaştırmayı durdurmuştu Danıştay 6. Ceza Dairesi de bu karardan kısa süre önce acele kamulaştırma kararlarının yürütmesini durdurmuştu. 5 Mayıs'ta taraflara tebliğ edilen kararda, bölgede "acelelik hali" bulunmadığı ve acele kamulaştırmanın uygulanması hâlinde giderilmesi güç veya imkânsız zararların doğacağı ifade edildi. 10 Ocak'ta Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile Akbelen ormanı çevresindeki Bağdamları, Çakıralan, Çamköy, İkizköy, Karacaağaç ve Karacahisar mahallelerindeki 679 parsellik tarım arazisi acele kamulaştırılmıştı. Araziler madene ruhsatlı ve bölgenin yakınındaki Yeniköy ve Kemerköy termik santrallerine yakıt sağlamak amacıyla kömür madenine çevrilmek isteniyordu. Termik santrallerinin sahibi Yeniköy-Kemerköy Enerji'nin 7 Mayıs'ta yaptığı açıklamada, Danıştay kararının davalara konu olan 676 parselin yaklaşık 194'ünü kapsadığı belirtildi. Şirketin yarısı İçtaş Holding'e, diğer yarısı ise Limak Holding'e ait. Akbelenli köylüler ise Danıştay kararını sevinçle karşıladı. Köylüler yaptıkları basın açıklamasında benzer bir kararın Anayasa Mahkemesi tarafından atılmasını beklediklerini söylediler. Açıklamada, "Bu karar tamamen iptal edilinceye, bu şirketler köyümüzden defolup gidinceye kadar kazandık demeyeceğiz" denildi. Madencilik yasasının iptali için muhalif 260 milletvekilinin ortak imzasıyla Anayasa Mahkemesi'ne 17 Eylül 2025'te iptal davası açılmıştı. Bu dava henüz sonuçlanmadı. Akbelen Ormanı'nda dört yıldır direnenler anlatıyor: 'Bir tek ağacı bile kaybetmemeliyiz''Karar sadece 194 parselle sınırlı' Kaynak, X@ikizkoydireniyo / Akbelen'de direnişin sembollerinden biri olan "Zehra Nene" 14 Eylül'de hayatını kaybetti. Akbelenli köylülerin avukatlığını üstlenen Cangı Avukatlık Bürosu'ndan Arif Ali Cangı ve İpek Sarıca'ya göre Danıştay kararı, acele kamulaştırmaların şirketlerin çıkarına yapıldığını tartışmasız hale getirdi. Cangı ve Sarıca kararla birlikte acele kamulaştırmaya dayalı tüm idari işlemlerin geçersiz sayıldığını ve el koyma girişimleri, bilirkişi incelemeleri ve bedel tespiti süreçlerinin artık hukuken uygulanamayacağını belirtti. Avukatlar Milas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülen 649 el koyma davasının da "dayanaksız kaldığını" ifade etti. Açıklamalarında, "bu davaların başka bir işleme gerek kalmadan reddedilmesi gerektiği" belirtildi. Danıştay kararının herkes için bağlayıcı olduğu hatırlatılarak, Milas'taki 7 köyü kapsayan 679 parsel için alınan acele kamulaştırma kararından derhal dönülmesi çağrısı yapıldı. Yeniköy Kemerköy Enerji tarafından yapılan yazılı açıklamada ise söz konusu kararın, 10 Ocak 2026 tarihli acele kamulaştırma kararına konu parsellerin tamamına ilişkin değil, yalnızca davaya konu edilen belirli parseller yönünden verilmiş bir tedbir kararı olduğu söylendi. Şirket, kararın 676 parselin tamamını değil, yaklaşık 194 parsel ile sınırlı bölümü kapsadığını savundu. 'Bu kararla İkizköylüler kimseyi bağına bahçesine sokmaz' Öte yandan, acele kamulaştırma süreçlerini kolaylaştırdığı belirtilen 7554 sayılı kanunun iptali için Anayasa Mahkemesi'nde açılan davanın kritik olduğu vurgulandı. BBC Türkçe'ye konuşan Cangı, söz konusu kararın kesinleşmesi beklenmeden uygulanması gerektiğini söyledi. Zeytinlikler, 'Zeytincilik Kanunu'na rağmen madencilik faaliyetlerine açılabilir mi? Cangı, "Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü, Danıştay'ın kararını Cumhurbaşkanlığı'na göndermeli ve iptalini istemeli. Cumhurbaşkanlığı da acele kamulaştırmayı durdurma kararı vermeli" dedi. Cumhurbaşkanlığı'nın da bu karardan dönmesi gerektiğini kaydeden Cangı, "Bu kararı eline alan İkizköylüler kimseyi bağına bahçesine sokmaz" diye konuştu. BBC Türkçe

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.