Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Suriye

bursaarena.com.tr - Suriye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Suriye haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MSB’den Suriye açıklaması: İsrail’in saldırıları kabul edilemez Haber

MSB’den Suriye açıklaması: İsrail’in saldırıları kabul edilemez

Milli Savunma Bakanlığı, İsrail’in Suriye’deki Ebu Ez-Zuhur Hava Üssü’ne yönelik saldırısının Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğünü ihlal ettiğini belirterek saldırıyı “kabul edilemez” olarak nitelendirdi. Bakanlık, saldırı öncesinde veya sırasında üste herhangi bir Türk askeri heyetinin bulunmadığını da açıkladı. ANKARA (İGFA) - Milli Savunma Bakanlığı’nın haftalık basın bilgilendirme toplantısı, TEKNOFEST Mavi Vatan’a ev sahipliği yapan Gölcük Tersanesi Komutanlığı’nda gerçekleştirildi. TCG Koçhisar’da düzenlenen toplantıda Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, Türk Silahlı Kuvvetlerinin terörle mücadele ve sınır güvenliği faaliyetlerine ilişkin son verileri paylaştı. 3 PKK’LI TESLİM OLDU Tuğamiral Aktürk, geçtiğimiz hafta 3 PKK’lı teröristin teslim olduğunu bildirdi. Hudutlarda ise yasa dışı yollarla geçmeye çalışan 588 kişi yakalandı. Yakalananlar arasında 4 terör örgütü mensubunun bulunduğu belirtildi. Böylece 1 Ocak’tan bu yana hudutlardan yasa dışı yollarla geçmeye çalışırken yakalananların sayısı 8 bin 530’a yükseldi. Yasa dışı geçişi engellenen 1.059 kişiyle birlikte, yıl başından bu yana engellenen kişi sayısının ise 46 bin 577 olduğu açıklandı. "TÜRK ASKERİ HEYETİ BULUNMUYORDU" Toplantının ardından gündeme ilişkin soruları yanıtlayan Bakanlık, İsrail’in Suriye’deki Ebu Ez-Zuhur Hava Üssü’ne yönelik saldırısını da değerlendirdi. Açıklamada saldırının Suriye’nin istikrarına, güvenliğine ve birlik ve bütünlüğüne zarar vermeye yönelik olduğu belirtilerek, Suriye’nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü ihlal eden saldırıların kabul edilemez olduğu vurgulandı. Bakanlık saldırı öncesinde veya saldırı sırasında Ebu Ez-Zuhur Hava Üssü’nde herhangi bir Türk askeri heyetinin bulunmadığını duyururken, Suriye ve bölgenin huzur ve istikrarı için İsrail’in bu tür saldırılara son vermesi ve uluslararası hukukun gereklerini yerine getirmesi gerektiğini belirtti. Bakanlık açıklamasında, Türkiye’nin Suriye’nin “tek ordu” ilkesi çerçevesinde kendi altyapısını ve askeri kapasitesini oluşturma faaliyetlerine destek vermeyi sürdüreceklerini duyurdu.

Bölge Ülkelerinden İsrail’in İdlib’deki Askeri Havaalanı Saldırısına Sert Kınama Haber

Bölge Ülkelerinden İsrail’in İdlib’deki Askeri Havaalanı Saldırısına Sert Kınama

İsrail’in İdlib’deki Ebu El-Zuhur Askeri Havaalanı’na düzenlediği hava saldırılarına Türkiye ve Arap ülkelerinden peş peşe kınama mesajları geldi. (SANA) – İsrail’in Suriye‘nin kuzeyindeki İdlib ilinin doğusunda yer alan Ebu El-Zuhur Askeri Havaalanı‘na düzenlediği hava saldırıları, Türkiye ve Arap ülkelerinin sert kınamalarıyla karşılandı. Olayın ardından uluslararası topluma ve BMGK’ye, sorumluluklarını yerine getirme ve İsrail’in Suriye topraklarındaki ihlallerine son verme çağrısı yapıldı. Türkiye Türkiye Dışişleri Bakanlığı, Suriye’nin İdlib ilindeki Ebu El-Zuhur Askeri Havaalanı’nı hedef alan İsrail hava saldırılarını kınayarak, uluslararası toplumu İsrail’in Suriye’ye yönelik artan saldırılarını durdurmak için daha kararlı bir tutum almaya çağırdı. Anadolu Ajansının aktardığına göre bakanlık, yaptığı açıklamada, İsrail’in Suriye’nin altyapısını ve kapasitesini hedef alan, Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve egemenliğini ihlal eden saldırılarının pervasızca devam ettiğini belirtti. Bakanlık, uluslararası hukukun kurallarını hiçe sayan bu saldırıların hesabının sorulmasının zorunlu olduğunu vurguladı. Katar Katar devleti, İdlib’teki Ebu El-Zuhur Askeri Havaalanı’nı hedef alan İsrail hava saldırılarını en şiddetli şekilde kınayarak; bunun, Suriye’nin egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün açık bir ihlali, uluslararası hukukun hükümlerinin ve Birleşmiş Milletler Şartı’nın ise apaçık birer ihlali olduğunu teyit etti. Katar Dışişleri Bakanlığı, X platformundan yaptığı açıklamada, İsrail’in bölge ülkelerinin egemenliğini caydırılmaksızın ihlal etmeye devam etmesinin, güç yoluyla fiilî durum oluşturma yönündeki tehlikeli yaklaşımını ortaya koyduğunu kaydetti. Bakanlık, uluslararası toplumun İsrail’i caydırma ve ihlallerine son verme konusundaki sessizliği ile acziyeti gölgesinde, hesap verebilirliğin ve caydırıcılığın eksikliğinin İsrail’i ihlallerinde ileri gitmeye teşvik ettiği uyarısında bulundu. Katar Devleti, Suriye’nin yanında durma yönündeki kararlı tutumunu yineleyerek, hükümetiyle dayanışma içinde olduğunu ve egemenliği ile toprak bütünlüğünü korumaya yönelik her türlü çabayı desteklediğini vurguladı. Suudi Arabistan Suudi Arabistan saldırıları kınayarak, bunların uluslararası hukukun yanı sıra Suriye’nin egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün açık bir ihlalini teşkil ettiğini vurguladı. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı, “X” platformu üzerinden yayımlanan açıklamasında, Krallık’ın bu saldırıyı reddettiğini belirterek uluslararası topluma İsrail’in uluslararası yasa ve normları ihlal etmesine bir son verilmesi çağrısında bulundu. Açıklamada, Suudi Arabistan’ın Suriye Arap Cumhuriyeti ile dayanışma içinde olduğu, egemenliğinin, toprak bütünlüğünün, birliğinin korunmasını ve Suriye halkının güvenliği ile istikrarını sağlayacak her türlü adımı desteklediği yinelendi. Kuveyt Kuveyt Devleti de İsrail’in hava saldırılarını en sert şekilde kınayarak, bu saldırıların Suriye’nin egemenliğinin ve toprak bütünlüğünün ihlali ile bölgenin güvenlik ve istikrarını tehlikeye atacak bir tırmanış olduğunu kaydetti. Kuveyt Dışişleri Bakanlığı, “X” platformundan yayımladığı açıklamada uluslararası toplumu ve BMGK’yi sorumluluklarını üstlenmeye, İsrail’in Suriye topraklarına yönelik sürekli saldırılarını durdurmaya ve uluslararası hukuk ile BM Şartı kaidelerine saygı duyulmasını sağlamaya çağırdı. Açıklamada ayrıca Kuveyt’in Suriye Arap Cumhuriyeti’nin egemenliğini, toprak bütünlüğünü, güvenliğini ve istikrarını destekleyen kararlı tutumu yinelendi. Mısır Bu bağlamda Mısır Dışişleri Bakanlığı da İsrail saldırılarını kınayarak, bunların Suriye’nin egemenliği ve toprak bütünlüğünün açık bir ihlali ile uluslararası hukuk ve BM Şartı hükümlerinin bariz bir ihlali olduğunu belirtti. Bakanlık, “X” platformunda yayımlanan açıklamasında Mısır’ın İsrail’in Suriye topraklarını ihlal etmeye devam etmesini tamamen reddettiğini vurguladı ve bu saldırıların Suriye’de ile bölgede istikrarı destekleme çabalarını baltalayacak ve bölgesel güvenlik ile barışı tehdit edecek tehlikeli bir tırmanış olduğu konusunda uyardı. Açıklamada, uluslararası toplumun İsrail’in tekrarlanan ihlallerine son verme ve güç kullanarak emrivaki yaratma politikasını durdurma konusundaki sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiği, bunun da bölgedeki gerilim dairelerinin kontrol altına alınmasına katkı sağlayacağı vurgulandı. Körfez İşbirliği Konseyi Körfez İşbirliği Konseyi (KİKC) Genel Sekreteri Casim Muhammed El-Budeyvi de İsrail’in Ebu El-Zuhur Askeri Havaalanı’na düzenlediği hava saldırılarını kınadı. İsrail’in Suriye topraklarına yönelik gaddar saldırısının ülkenin egemenliğine ve topraklarının dokunulmazlığına yönelik kabul edilemez bir tecavüz olduğunu belirten El-Budeyvi, bunun devletlerin egemenliğine zarar verilmesini yasaklayan kural ve normlarla çeliştiğini kaydetti. El-Budeyvi, bu saldırıların devam etmesinin gerginliği ve tırmanışı artıracağını, bölgede güvenlik ve istikrarı sağlama yönündeki bölgesel ve uluslararası çabaları zayıflatacağını belirterek uluslararası topluma sorumluluklarını üstlenme, bu ihlallere karşı kararlı bir tutum sergileme ve İsrail’in Suriye topraklarındaki saldırılarını durdurmak için harekete geçme çağrısında bulundu. El-Budeyvi, KİKC ülkelerinin Suriye Arap Cumhuriyeti, onun egemenliği ve toprak bütünlüğü ile dayanışma içinde olduğunu bir kez daha teyit etti. Yemen Yemen Cumhuriyeti Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı da havaalanına düzenlenen İsrail saldırılarını en sert şekilde kınayarak bunların Suriye’nin egemenliğinin ihlali, uluslararası hukukun ve BM Şartı’nın açık bir çiğneme olduğunu vurguladı. Bakanlık, “X” platformunda yayımladığı açıklamada bu saldırıların devam etmesinin tehlikeli olduğuna ve bölgenin güvenlik ve istikrarını tehdit ettiğine dikkat çekerek uluslararası toplumu sorumluluklarını yerine getirmeye, bu ihlallere son vermeye ve faillerini sorumlu tutmaya çağırdı. Açıklamada Yemen’in Suriye ile dayanışma içinde olduğu ve Suriye’nin egemenliğinin, toprak bütünlüğünün ve istikrarının korunmasını sağlayacak her türlü çabayı desteklediği ifade edildi. İslam Dünyası Birliği Öte yandan İslam Dünyası Birliği, İsrail’in Ebu El-Zuhur Askeri Havaalanı’na yönelik saldırılarını şiddetle kınayarak bunların tüm uluslararası yasa ve normların bir ihlali olduğunu belirtti. Genel Sekreterliğin “X” platformundaki benzer bir açıklamasında, Rabıta Genel Sekreteri ve Müslüman Alimler Heyeti Başkanı Muhammed bin Abdulkerim el-İsa, Suriye’nin egemenliğine ve imkanlarına yönelik bu saldırıyı kınadı ve Suriye’nin güvenliğini, egemenliğini ve halkının selametini tehdit eden her türlü duruma karşı tam dayanışma içinde olduklarını yineledi. Öte yandan Suriye, günün erken saatlerinde Ebu El-Zuhur Havaalanı’nı hedef alan İsrail hava saldırılarını en sert ifadelerle kınamış; bunu haksız bir saldırı, egemenliğinin açık bir ihlali ve bölgenin güvenliğini tehdit eden tehlikeli bir tırmanış olarak değerlendirmişti.

TBMM Genel Kurulu tatile girdi Haber

TBMM Genel Kurulu tatile girdi

TBMM Genel Kurulu, 28. Dönem 4. Yasama Yılı'nı tamamlayarak, 1 Ekim 2026 Perşembe gününe kadar tatile girdi. Bu Yasama Yılı'nda 21 kanun, 15 uluslararası anlaşma, 5 Cumhurbaşkanlığı tezkeresi ile 2 Meclis Başkanlığı tezkeresi kabul edildi. TBMM Genel Kurulu'nun son kabul ettiği düzenleme, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun oldu. İçtüzük gereği 1 Temmuz'da tatile girmesi gereken Genel Kurul, AK Parti'nin kabul edilen önerileriyle bugüne kadar çalışmalarını sürdürdü. Genel Kurul'da 1 Temmuz'dan bu yana 7 kanun, 1 Cumhurbaşkanlığı tezkeresi ve 1 uluslararası anlaşma kabul edildi. Buna göre, Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ile ilgili düzenlemeleri de içeren Uzman Erbaş Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, kamuoyunda "12. Yargı Paketi" olarak bilinen Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, en düşük emekli aylığının artırılmasına yönelik düzenlemeyi de içeren Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, öğrenci affına ve yükseköğretime ilişkin düzenlemeleri içeren Yükseköğretim Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, adli süreçteki çocuklara ilişkin düzenlemeleri içeren Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun, şehit aileleri ve gazilerin haklarına yönelik düzenlemeleri içeren Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun, Genel Kurul'da kabul edilerek yasalaştı. Türk Silahlı Kuvvetlerinin Somali'deki görev süresinin 2 yıl uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkeresi ve Türkiye ile Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi, Kyoto Protokolü ve Paris Anlaşması Sekretaryası Arasında Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansının 31. Oturumu, Kyoto Protokolü Taraflar Toplantısı Olarak Düzenlenen Taraflar Konferansının 21. Oturumu, Paris Anlaşması Taraflar Toplantısı Olarak Düzenlenen Taraflar Konferansının 8. Oturumu, Bağlı Organların Oturumları ve Diğer BMİDÇS Toplantılarına Dair Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun da Genel Kurul'da kabul edildi. Cumhurbaşkanlığı ve Meclis Başkanlığı tezkereleri Genel Kurul, 1 Ekim 2025'te başlayan ve 10 Ağustos 2026'da sona eren 4. Yasama Yılı'nda aralarında trafik cezaları ile ücretli analık izni süresinin artırılması, tarım orman, emniyet teşkilatı, vergi düzenlemeleri ve yargı paketlerine ilişkin 21 kanun teklifi ile 15 uluslararası anlaşmayı yasalaştırdı. Gazze'ye Giden İnsani Yardım Filolarına Yönelik Saldırılar ve Küresel Sumud Filosu'na İsrail Ordusu Tarafından Yapılan Silahlı Müdahale hakkında Meclis Başkanlığı tezkereleri Genel Kurulda oy birliğiyle kabul edildi. Türk askerinin Lübnan'daki görev süresinin 2 yıl, Irak ve Suriye'deki görev süresinin 3 yıl, Libya'daki görev süresinin 24 ay, Aden Körfezi'ndeki görev süresinin 1 yıl ve Somali'deki görev süresinin 2 yıl uzatılmasına ilişkin Cumhurbaşkanlığı tezkereleri kabul edilerek yasalaştı. Genel Kurul, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un kabul edildiği son birleşimin ardından 1 Ekim 2026 Perşembe saat 14.00'te toplanmak üzere kapandı. TBMM'de, 1 Ekim'e kadar milletvekilleri basın toplantısı düzenlemeye devam edebilecek, çalışacağı tespit edilen komisyonlar çalışmalarını sürdürebilecek.

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Avusturya ile ticaret hacminde hedef 5 milyar dolar Haber

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Avusturya ile ticaret hacminde hedef 5 milyar dolar

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Avusturya Başbakanı Christian Stocker ile görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada, iki ülke arasındaki ticaret hacminin 2026'da 5 milyar dolara çıkarılmasının hedeflendiğini söyledi. Erdoğan, Türkiye ile Avusturya arasında yeşil enerji, kritik mineraller, yüksek teknoloji, ulaştırma ve savunma sanayisi alanlarında iş birliği potansiyeline dikkat çekti. ANKARA (İGFA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Avusturya Şansölyesi Christian Stocker ile Ankara'da gerçekleştirdiği görüşmenin ardından ortak basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Türkiye ile Avusturya arasındaki ilişkilerin köklü bir geçmişe sahip olduğunu belirten Erdoğan, Avusturya-Türk toplumunun iki ülkenin ortak değeri olduğunu ifade etti. Erdoğan, 400 bini aşan Avusturya-Türk toplumunun huzur ve refahına önem verdiklerini vurguladı. TİCARET HACMİNDE 5 MİLYAR DOLAR HEDEFİ Ekonomik ve ticari ilişkilerde son dönemde olumlu bir ivme yakalandığını belirten Erdoğan, 2025 yılında yaklaşık 4,5 milyar dolara ulaşan ticaret hacminin bu yıl 5 milyar dolara çıkarılmasını hedeflediklerini söyledi. Türkiye'de binden fazla Avusturya firmasının faaliyet gösterdiğini belirten Erdoğan, Avusturya'nın Türkiye'deki doğrudan yatırımlarının 11 milyar doları aştığını, Türkiye'nin Avusturya'daki yatırımlarının ise 1 milyar dolara yaklaştığını açıkladı. İki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin daha da geliştirilmesi amacıyla mevcut Karma Ekonomik Komisyon mekanizmasının yerine Ekonomik ve Ticaret Ortak Komitesi kurulmasını önerdiklerini belirten Erdoğan, komitenin ilk toplantısının yıl sonuna kadar gerçekleştirilmesini istediklerini söyledi. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, Avusturya Şansölyesi Christian Stocker ile Ortak Basın Toplantısı’nda konuştu: "Şansölye sıfatıyla ülkemize ilk ziyaretini gerçekleştiren Sayın Stocker'i Ankara'da ağırlamaktan memnuniyet duyuyorum. Tarihi ve köklü ilişkilere sahip… pic.twitter.com/FHMEchydkh — T.C. İletişim Başkanlığı (@iletisim) August 10, 2026 "ORTA KORİDOR'U GÜÇLENDİRECEK İŞ BİRLİĞİ" Türkiye ile Avusturya arasında yeşil enerji, kritik mineraller, yüksek teknoloji, ulaştırma ve savunma sanayisi alanlarında önemli iş birliği fırsatları bulunduğunu belirten Erdoğan, özellikle Orta Koridor'u güçlendirecek stratejik projelerin hayata geçirilebileceğini ifade etti. Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerine de değinen Erdoğan, Gümrük Birliği'nin güncellenmesi ve vize serbestisi diyaloğu başta olmak üzere AB'nin atacağı adımların Türkiye ve Avrupa'nın ortak menfaatine olduğunu söyledi. SURİYE VE GAZZE MESAJI Bölgesel gelişmelerin de ele alındığını belirten Erdoğan, Suriye'nin toprak bütünlüğünün ve birliğinin korunmasının Türkiye açısından öncelikli hedef olduğunu vurguladı. Erdoğan, Avusturya'nın Suriye'nin yeniden inşa sürecine katkı sunmasını önemsediklerini söyledi. Gazze'deki insani duruma da dikkat çeken Erdoğan, kalıcı barış için iki devletli çözüme bağlı olduklarını belirterek, Gazze'ye insani yardımların kesintisiz ulaştırılmasının önemini vurguladı. Erdoğan ayrıca Türkiye ve Avusturya'nın Balkanlar'da istikrarın korunmasına büyük önem verdiğini ifade etti.

MGK'dan 8 maddelik bildiri... Terörsüz Türkiye, bölgesel güvenlik ve Gazze mesajı Haber

MGK'dan 8 maddelik bildiri... Terörsüz Türkiye, bölgesel güvenlik ve Gazze mesajı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplanan Milli Güvenlik Kurulu (MGK), terörle mücadele, "Terörsüz Türkiye" süreci, bölgesel gelişmeler ve uluslararası güvenlik konularını ele aldı. Toplantı sonrası yayımlanan bildiride, iç ve dış güvenliğe ilişkin önemli mesajlar verildi. ANKARA (İGFA) - Milli Güvenlik Kurulu (MGK), Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında Beştepe'de toplandı. Toplantının ardından yayımlanan bildiride, terörle mücadeleden bölgesel gelişmelere, NATO Zirvesi'nden Gazze'deki son duruma kadar birçok başlık değerlendirildi. Bildiride, PKK/KCK-PYD/YPG, FETÖ ve DEAŞ başta olmak üzere Türkiye'nin milli birlik ve beraberliğine yönelik tehditlere karşı yurt içinde ve yurt dışında yürütülen operasyonlar hakkında Kurul'a bilgi sunulduğu belirtildi. MGK'da ayrıca "Terörsüz Türkiye" ve "Terörsüz Bölge" hedefleri doğrultusunda kaydedilen gelişmeler ele alınırken, güvenlik, istikrar ve refahın kalıcı şekilde sağlanmasına yönelik çalışmaların sonraki aşamaları istişare edildi. Toplantıda, 15 Temmuz darbe girişiminin 10. yılı dolayısıyla FETÖ ile mücadelede gelinen son durum da değerlendirildi. Bildiride, örgütün tamamen bertaraf edilmesine yönelik tedbirlerin kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı. BÖLGESEL GELİŞMELER MASADAYDI MGK bildirisinde, Türkiye'nin ev sahipliğinde düzenlenen NATO Zirvesi'nin ittifakın geleceği açısından kritik bir dönüm noktası olduğu belirtilerek, Türkiye'nin savunma alanındaki imkan ve kabiliyetlerini müttefikleriyle paylaşma konusundaki yapıcı yaklaşımının sürdüğü ifade edildi. İran ile ABD arasında yeniden yaşanan çatışmaların bölge ülkeleri ve küresel ticaret yolları açısından oluşturduğu risklere dikkat çekilen bildiride, taraflara güç kullanımından kaçınmaları ve müzakere sürecine dönmeleri çağrısı yapıldı. Rusya-Ukrayna Savaşı'nın Karadeniz ve Hazar Denizi gibi çevre bölgelere yayılmasının yeni riskler oluşturacağına işaret edilen bildiride, tarafların gerilimi düşürecek ve barışı sağlayacak somut adımlar atması gerektiği vurgulandı. MGK'da ayrıca Suriye ve Irak ile geliştirilen çok boyutlu iş birliğinin bölgesel güvenlik açısından önemine dikkat çekilirken, Türkiye'nin bölgesel dayanışmayı güçlendirmeye yönelik girişimlere katkı sunmayı sürdüreceği belirtildi. GAZZE MESAJI Bildiride son olarak Gazze'deki gelişmelere de yer verildi. Gazze Barış Planı kapsamında ilerleme sağlanmasına rağmen ateşkes ihlallerinin sürdüğü belirtilerek, İsrail yönetiminin Filistin topraklarındaki yerleşim faaliyetleri ile başta Mescid-i Aksa olmak üzere kutsal mekanlara yönelik eylemlerine karşı uluslararası toplumun açık ve tavizsiz bir tutum sergilemesi gerektiği ifade edildi.

Siyasi analist Zülfükaroğlu: ABD-Türkiye ilişkilerindeki yakınlaşma İsrail'i rahatsız ediyor Haber

Siyasi analist Zülfükaroğlu: ABD-Türkiye ilişkilerindeki yakınlaşma İsrail'i rahatsız ediyor

Azerbaycan Adalet, Hukuk, Demokrasi (AHD) Partisi Yönetim Kurulu Üyesi, siyasi analist ve İGF Azerbaycan Temsilcisi Ali Zülfükaroğlu, ABD'nin Orta Doğu politikası, Türkiye-ABD ilişkileri ve F-35 sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Zülfükaroğlu, bölgede yaşanan gelişmelerin Türkiye'nin stratejik önemini artırdığını savundu. AZERBAYCAN (İGFA) - Adalet, Hukuk, Demokrasi (AHD) Partisi Yönetim Kurulu Üyesi, siyasi analist ve İGF Azerbaycan Temsilcisi Ali Zülfükaroğlu, Türkiye-ABD ilişkileri ile Orta Doğu'daki son gelişmelere ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Zülfükaroğlu, ABD'nin bölgedeki ekonomik ve jeopolitik dengeler nedeniyle Türkiye ile daha yakın iş birliği arayışında olduğunu öne sürerek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile ABD Başkanı Donald Trump arasındaki diyaloğun iki ülke ilişkilerine olumlu yansıdığını ifade etti. İsrail'in, Ankara-Washington hattındaki olası yakınlaşmadan rahatsız olduğunu savunan Zülfükaroğlu, özellikle Suriye'de Türkiye'nin etkinliğinin artmasının Tel Aviv yönetiminin bölgesel politikalarını zorlaştırdığını ileri sürdü. "F-35 SÜRECİ STRATEJİK DENGENİN PARÇASI" Türkiye'nin F-35 programından çıkarılmasında İsrail yanlısı çevrelerin etkili olduğunu iddia eden Zülfükaroğlu, bugün gelinen noktada bölgesel gelişmelerin Washington'un yaklaşımını değiştirdiğini savundu. İran-İsrail geriliminin ardından ABD iç siyasetinde dengelerin değiştiğini öne süren Zülfükaroğlu, bu durumun Türkiye'nin F-35 konusundaki beklentilerini güçlendirdiğini ifade etti. "TÜRKİYE BÖLGESEL GÜCÜNÜ ARTIRIYOR" Bölgedeki gelişmelerin Türkiye'nin lehine ilerlediğini savunan Zülfükaroğlu, Türk diplomasisinin son dönemde etkili adımlar attığını belirterek, Türkiye'nin askeri ve diplomatik kapasitesinin bölgesel dengelerde daha belirleyici hale geldiğini dile getirdi. Zülfükaroğlu, Türkiye'nin F-35 programına yeniden dahil olmasının gerçekleşmesi halinde bunun Orta Doğu'daki güç dengeleri açısından önemli sonuçlar doğuracağını ileri sürdü.

BM Genel Sekreteri Guterres'ten Golan Tepeleri açıklaması: 'Suriye toprağıdır' Haber

BM Genel Sekreteri Guterres'ten Golan Tepeleri açıklaması: 'Suriye toprağıdır'

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Guterres ile Suriye Dışişleri Bakanı Şeybani, görüşmelerinde Suriye'nin yeniden imarı konusunu ele aldı. Guterres basın toplantısında yaptığı konuşmasında, "Golan Tepeleri Suriye toprağıdır. Suriye'nin toprak egemenliğine yönelik ihlaller kabul edilemez ve durdurulmalıdır" dedi. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres ve Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani, ülkenin yeniden imarı ve İsrail'in ülkeye yönelik ihlallerini ele aldı. Guterres ve Şeybani, Şam'da yaptıkları görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Dışişleri Bakanı Şeybani, Suriye’nin yeniden imar çabalarını desteklemek amacıyla BM ile işbirliğinin geliştirilmesi yollarını ele aldıklarını söyledi. Ülkedeki güvenlik ve istikrarın sağlanmasına öncelik verdiklerini belirten Şeybani, “Suriye bugün, silahların devletin elinde toplanmasına ve ülke sınırlarının güvenliğinin sağlanmasına odaklanan stratejik bir barış modeli sunmaktadır” dedi. Son dönemde yaklaşık 3.5 milyon Suriyelinin ülkesine geri döndüğünü ifade eden Şeybani, bunun dünyanın en büyük gönüllü geri dönüş hareketlerinden biri olduğunu dile getirdi. Suriye’nin uluslararası toplum ve Avrupa Birliği’nin (AB) desteğine ihtiyaç duyduğunu belirten Şeybani, “Bu dönemde başarılı bir model görmek isteyenlerin Suriye’nin yanında yer alması gerekiyor” değerlendirmesinde bulundu. “İsrail'in Suriye topraklarına yönelik ihlalleri bölgenin güvenliği için doğrudan tehdit oluşturuyor” diyen Şeybani, BM’nin ülkede daha aktif ve destekleyici bir rol üstlenmesini istediklerini söyledi. Guterres ile Suriye ve BM arasındaki ortaklık sürecini de değerlendirdiklerini aktaran Şeybani, “Suriye halkı mevcut aşamada ülkesinin yeniden inşasına katılma fırsatına sahiptir” diye konuştu. 'Azim ve kararlılığında Suriye’ye yardım etmeliyiz' BM Genel Sekreteri Guterres ise Golan Tepeleri’nin Suriye toprağı olduğunu belirterek, BM’nin Suriye’nin toprak bütünlüğünü, bağımsızlığını ve egemenliğini desteklediğini vurguladı. Tüm ihlallerin durdurulması çağrısında bulunan Guterres, BM’nin hem Suriye ile hem de uluslararası toplumla işbirliği içinde ülkenin geleceğini ve refahını desteklemeyi amaçladığını ifade etti. Suriye’nin aynı anda hem iyileşme hem de yatırım sürecinden geçtiğini dile getiren Guterres, “Çok şiddetli bir çatışmadan çıkıp kendi kendini inşa eden hiçbir ülke yoktur. Bu konudaki azim ve kararlılığında Suriye’ye yardım etmeliyiz” dedi. Guterres, Suriye halkının uzun yıllar boyunca ağır bedeller ödediğini ancak direnç, yenilikçilik ve aidiyet duygusunu koruduğunu belirterek, “Suriye bugün tüm Suriyeliler için daha iyi bir geleceğin temellerini atıyor. Birleşmiş Milletler olarak Suriyelilere ait olanın onlara ait olması gerektiğini kabul ediyoruz” ifadelerini kullandı. 'Golan Tepeleri Suriye toprağıdır' AA muhabirinin "Şam’a ne gibi mesajlarla geldiniz, Suriye halkının güvenliği ve istikrarını garanti altına alacak somut adımlar var mı?“ sorusu üzerine Guterres, BM'nin Golan'ın Suriye toprağı olduğu yönündeki tutumunun açık olduğunu kaydetti. BM'nin bu konudaki yaklaşımının net olduğunu vurgulayan Guterres, “Birleşmiş Milletler hiçbir tereddüde yer bırakmayacak şekilde Golan topraklarının Suriye toprağı olduğunun farkındadır. Golan Tepeleri Suriye toprağıdır, Suriye topraklarının egemenliğine yönelik ihlal kabul edilemez ve durdurulmalı” dedi. İsrail'in Golan ve Suriye topraklarındaki ihlallerinin BM tarafından birçok kez kınandığını aktaran Guterres, söz konusu meselenin ele alınmasında temel sorumluluğun BM Güvenlik Konseyine ait olduğunu söyledi. Guterres, BM'nin uluslararası hukukun korunması ve uygulanmasına yönelik mekanizmalara sahip olduğunu belirterek, “Birleşmiş Milletler olarak Suriyelilere ait olanın Suriyelilere ait olduğunun kabul edilmesi yönünde güçlü bir savunuculuk yürütüyoruz” ifadelerini kullandı.

ABD ile İran arasında gerilim tırmanıyor: Orta Doğu yangın yerine döndü Haber

ABD ile İran arasında gerilim tırmanıyor: Orta Doğu yangın yerine döndü

ABD ile İran arasında günlerdir süren gerilim, karşılıklı ağır bombardımanlarla tam anlamıyla bir bölgesel savaşa dönüştü. CENTCOM'un üst üste altıncı gece saldırısını düzenlemesinin ardından misilleme kararı alan İran Devrim Muhafızları; Katar, Kuveyt, Ürdün, Umman ve Suriye'deki ABD üsleri ile askeri varlıklarını balistik füze ve kamikaze İHA'larla hedef aldığını duyurdu. Saldırılar nedeniyle Körfez ülkelerinde alarm seviyesi en üst düzeye çıkarıldı. Bölgeyi yangın yerine çeviren askeri hareketlilik, ABD Başkanı Donald Trump'ın İran sivil altyapısını hedef alan tehditlerinin ardından tırmandı. ABD güçlerinin İran'daki köprüleri, yerleşim yerlerini, demir yolu hatlarını ve su aktarım merkezlerini vurması üzerine, İran Devrim Muhafızları Ordusu (IRGC) Körfez genelindeki tüm ABD üslerine yönelik geniş çaplı bir intikam operasyonu başlattı. KATAR, ÜRDÜN VE KUVEYT ÜSLERİNE BALİSTİK FÜZE YAĞMURU İran'ın "15. dalga operasyonu" kapsamında, bölgedeki en kritik Amerikan noktalarından biri olan Katar’daki El-Udeyd Hava Üssü doğrudan hedef alındı. Ağır bombardımanda ABD'ye ait uzun menzilli bir radar sistemi ile stratejik yakıt ikmal uçaklarının imha edildiği öne sürüldü. Katar İçişleri Bakanlığı patlama seslerinin ardından halka "evlerinizde kalın" uyarısı yaparken, düşen şarapnel parçaları nedeniyle bir çocuğun yaralandığı bildirildi. Öte yandan Ürdün'de konuşlu bulunan ABD savaş ve yakıt ikmal uçakları ile Kuveyt'teki Amerikan askeri üssü de füzelerin hedefi oldu. Kuveyt'teki saldırıda füze savunma radarları, silah depoları ve iki adet HIMARS fırlatma rampası vurulurken; petrol ve doğal gaz tesislerinin de isabet alması sonucu Kuveyt Elektrik ve Su Bakanlığı halktan acil tasarruf talep etti. HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA KONTROL İRAN'DA: SEVKİYATLAR DURDU Devrim Muhafızları, Umman'ın Ganem bölgesindeki hava kontrol radarı ile Hürmüz Boğazı'ndaki Selame Kayalıkları'nda bulunan deniz radar merkezlerini de imha ettiğini açıkladı. Suriye'deki El-Tanf üssünde yer alan ABD özel operasyonlar komuta merkezinin de vurulduğunu belirten Tahran yönetimi, Hürmüz Boğazı'nın tam kontrolünün ellerinde olduğunu ve ABD saldırıları durmadığı müddetçe boğaz üzerinden petrol ve doğal gaz ihracatına kesinlikle izin verilmeyeceğini ilan etti. CENTCOM: 50 BİN AMERİKAN ASKERİ TEYAKKUZDA ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), savaş uçakları, İHA'lar ve savaş gemileriyle İran'ın kıyı gözetleme, hava savunma ve lojistik altyapı tesislerine yönelik altıncı gece saldırısını gerçekleştirdiklerini teyit etti. Bölge genelinde konuşlu 50 bin ABD askerinin teyakkuz halinde olduğunu belirten CENTCOM, operasyonların süreceği mesajını verdi. İran Sağlık Bakanlığı ise ABD'nin temmuz ayı içerisindeki bombardımanlarında, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 38 sivilin hayatını kaybettiğini, yaralı sayısının ise 400'ü geçtiğini duyurdu. TRUMP İLE NETANYAHU ARASINDA F-35 ÇATLAĞI Bölge kan gölüne dönmüşken, Washington-Tel Aviv hattında da kriz patlak verdi. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun, ABD Başkanı Donald Trump'tan haftalardır Oval Ofis randevusu talep ettiği ancak reddedildiği öne sürüldü. Beyaz Saray kaynaklarına göre bu gerilimin arkasında, Netanyahu'nun Fox News'e verdiği demeçte ABD'nin Türkiye'ye F-35 savaş uçakları satma planını sert bir dille eleştirmesi yatıyor. Trump'ın, Netanyahu'nun Ankara ile Washington arasındaki bu askeri diplomasiye müdahale etme girişimine "çok sinirlendiği" ve "Netanyahu'nun bu konuda görüş bildirmeye hakkı olmadığını" belirttiği ifade edildi. "SALDIRILAR DEVAM EDECEK" Öte yandan İran Devrim Muhafızları Ordusu Hava ve Uzay Kuvvetleri Komutanı Tuğgeneral Mecid Musevi, konu hakkında bir açıklama yaptı. Saldırıların devam edeceğinin sinyalini veren Musevi, "Tahran'dan en güneye kadar tüm bölge İran için tek parçadır. Etkili ve hedefli atışlarımız, güney kıyıları ile Hürmüz Boğazı'na huzur geri dönene kadar, İran'ın tamamından düşmana yönelik olarak devam edecek." ifadelerini kullandı. İRAN HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA BİR GEMİYİ HEDEF ALDI İran, Hürmüz Boğazı'ndan izinsiz geçmeye çalışan Tayland bayraklı bir gemiyi hedef aldı. İran'ın Tasnim Haber Ajansı, Tayland bayraklı bir geminin, Hürmüz Boğazı'ndan İran Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri'nden gerekli izni almadan geçmeye çalıştığı gerekçesiyle hedef alındığını duyurdu. Tasnim'in bir kaynağa dayandırdığı haberde, geminin yapılan uyarılara rağmen Hürmüz Boğazı'ndan geçiş girişiminde bulunduğu ve İran Devrim Muhafızları Ordusu Deniz Kuvvetleri'nden gerekli izni almaması nedeniyle hedef alındığı belirtildi. Kaynak, geminin hedef alınmadan önce boğazdan geçişinin engellendiğini ifade etti. Geminin durumu, olası can kaybı veya hasara ilişkin ise herhangi bir bilgi paylaşılmadı. Tayland makamlarından da konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapılmadı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.