Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Suriye

bursaarena.com.tr - Suriye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Suriye haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

BM haftasında Türkiye-ABD ilişkileri masaya yatırıldı Haber

BM haftasında Türkiye-ABD ilişkileri masaya yatırıldı

New York’ta düzenlenen panelde güvenlik, diplomasi ve stratejik ortaklık başlıkları öne çıktı. Cumhurbaşkanlığı, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu haftasında New York’ta “100. Yıla Girerken Türkiye-ABD İlişkileri” başlıklı bir panel düzenledi. Panele, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç, Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkanvekili Çağrı Erhan, ABD’nin eski Ankara Büyükelçisi James Jeffrey ve ABD’nin eski Bakü Büyükelçisi Matthew Bryza konuşmacı olarak katıldı. Paneli SETA Washington Koordinatörü Kadir Üstün yönetti. KILIÇ: “NATO İLİŞKİMİZİN ÖNEMLİ BİR PARÇASI” Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç, Türk-Amerikan ilişkilerinin güvenlik boyutlu tarihsel derinliğine dikkat çekerek, NATO’nun ilişkilerin önemli bir parçası olduğunu söyledi. Kılıç, 2010’lardan itibaren ilişkilerde yaşanan dönemi “stratejik bir dönüşüm süreci” olarak tanımladı. Türkiye’nin dış politikada tavrını ortaya koymaktan çekinmeyen güçlü bir bölgesel aktör olduğunun altını çizen Kılıç, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kararlı liderliğine vurgu yaptı. Türkiye’nin Suriye, Irak ve Azerbaycan başta olmak üzere kriz bölgelerinde güvenlik temelli adımlar attığını belirten Kılıç, Rusya-Ukrayna savaşı ve İran-İsrail gerilimi gibi başlıklarda da Ankara’nın barışçıl çözümler için sorumluluk aldığını ifade etti. Kılıç ayrıca, Avrupa’da Türkiye’ye yönelik önyargılı yaklaşımlara değinerek, uluslararası politikada daha fazla çaba ve anlayış gerektiğini söyledi. ERHAN: İLİŞKİLERİN KÖKLERİ OSMANLI DÖNEMİNE UZANIYOR Cumhurbaşkanlığı Güvenlik ve Dış Politikalar Kurulu Başkanvekili Çağrı Erhan ise Türk-Amerikan ilişkilerini tarihsel perspektifle değerlendirdi. Erhan, ilişkilerin 1830’lara kadar uzandığını, deniz ticareti ve limanların kullanımı gibi unsurların başlangıçta belirleyici olduğunu anlattı. Osmanlı donanmasının inşasında ABD donanmasının rolüne dikkat çeken Erhan, ABD’nin I. Dünya Savaşı’na girmesine rağmen Osmanlı’ya savaş ilan etmemesinin dikkat çekici bir tarihsel detay olduğunu söyledi. JEFFREY: “AYNI DÜNYADA VARLIK GÖSTERİYORUZ” ABD’nin eski Ankara Büyükelçisi James Jeffrey, Türkiye ile ABD’nin çok sayıda ortak değer ve çıkarı bulunduğunu belirterek, “Aynı dünyada varlık gösteriyoruz” dedi. Jeffrey, iki ülkenin sadece NATO değil, Dünya Bankası ve OECD gibi platformlarda da birlikte hareket ettiğini hatırlattı. Türkiye’nin coğrafi ve stratejik konumunun önemine işaret eden Jeffrey, Ankara ile Washington arasındaki koordinasyonun birçok kriz döneminde belirleyici olduğunu ifade etti. ABD’nin eski Bakü Büyükelçisi Matthew Bryza ise Türkiye’nin ABD açısından “hayal edilebilecek en stratejik konuma sahip ülke” olduğunu söyledi. ABD’de Türkiye’ye ilişkin tarihsel bilginin yetersiz olduğunu savunan Bryza, iki ülkenin zihinsel haritalarını güncellemesi gerektiğini belirtti. Bryza, Türkiye’nin savunma sanayisi nedeniyle yeniden yaptırımlarla karşı karşıya kalmasını “absürt bir durum” olarak nitelendirdi. Ayrıca ABD-İran gerilimine değinerek Washington’un bölgeden tamamen kopamayacağını ifade etti. 100. YILA ÖZEL FOTOĞRAF SERGİSİ Panelin düzenlendiği salonun girişinde, Türkiye-ABD diplomatik ilişkilerinin 100. yılı anısına İletişim Başkanlığı tarafından fotoğraf sergisi açıldı. Sergide iki ülke arasındaki liderler düzeyi temaslardan ve ziyaretlerden yaklaşık 30 özel fotoğraf yer aldı. Katılımcılar, sergiye yoğun ilgi gösterdi. https://youtu.be/5a22DiH5ZO4

Erdoğan: Terörsüz Türkiye bir devlet projesidir Haber

Erdoğan: Terörsüz Türkiye bir devlet projesidir

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Şehit Yakınları, Gazi ve Gazi Yakınlarımızın Kamu Kurumlarına Yerleştirilmesi Kura Töreni”nde yaptığı konuşmada, “Ocaklarımıza yarım asırdır kor ateşler düşüren terör musibetini tamamen ortadan kaldırmak için başlattığımız Terörsüz Türkiye sürecini, bir devlet projesi olarak yürütüyoruz” dedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen “Şehit Yakınları, Gazi ve Gazi Yakınlarımızın Kamu Kurumlarına Yerleştirilmesi Kura Töreni”ne katılarak bir konuşma yaptı. Aziz İstanbul'da böylesi anlamlı bir törende bulunmanın bahtiyarlığını yaşadığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Gaziler Günü'nde bizleri onurlandıran siz kıymetli kardeşlerime ayrı ayrı teşekkür ediyor, 'Hepiniz hoş geldiniz, şeref verdiniz.' diyorum" ifadesini kullandı. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına bu tören için teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Sözlerimin hemen başında ebed müddet devletimiz ve aziz milletimiz için, millî ve mukaddes değerlerimiz için, istiklal ve istikbalimiz için canlarını feda eden tüm şehitlerimizi rahmetle yâd ediyorum. Peygamberlikten sonraki en yüce makama erişen aziz şehitlerimizin her birinin ruhları şad, mekânları cennet olsun. Rabbim bizleri Hatemül Enbiya Efendimizin livaü'l-hamd sancağı altında şehitlerimizle inşallah haşru cem eylesin. Şehitlerimizin kanlarıyla sulanan bu cennet vatanda milletimiz özgürce yaşasın diye bedel ödeyen gazilerimize bilhassa şükranlarımı sunuyorum. Hayatta olan gazilerimize bereketli ömürler diliyor, ebediyete irtihal eden gazilerimize Cenab-ı Allah'tan rahmet niyaz ediyorum. Buradaki kardeşlerimin şahsında kendilerine çok şey borçlu olduğumuz tüm gazilerimizin ve kıymetli ailelerinin Gaziler Günü'nü şahsım ve milletim adına yürekten tebrik ediyorum." Cumhurbaşkanı Erdoğan, bu önemli günün birliğe, beraberliğe, 86 milyonun vahdet ve uhuvvetinin güçlenmesine vesile olmasını temenni ederek kura neticesinde yeni görev yerleri belli olacak kişilere üstün başarılar ve hayırlı hizmetler diledi. “BAYRAĞIMIZ RENGİNİ ŞEHİTLERİMİZİN AL KANINDAN ALIYOR” Türk milletinin şehitleriyle yaşayan, şühedanın emanetini baş tacı eden ve ona gözü gibi bakan bir millet olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Her şeyden önce şehitlerin ölmediğini, onların Allah katında nimetlerin en güzeliyle visale erdiklerini müjdeleyen biz inancın müntesipleriyiz. Bayrağımız rengini şehitlerimizin al kanından alıyor. Devletimiz yolunu ve yönünü şehitlerimizin canlarını ortaya koyduğu değerlere, ülkülere, hedeflere göre tayin ediyor. Milletimiz aynı şekilde şühedanın muazzez hatırasını daima kalbinde, zihninde, belleğinde yaşatıp, her şartta muhafaza ediyor. Bunun için Cenabıallah'a ne kadar hamdetsek azdır. Şahsen böyle vefakâr, böyle yüce gönüllü bir milletin evladı olduğum için Rabbime hamdediyorum. Şunun da bilinmesini isterim ki bizim zaferlerimiz emperyalistlerin lütfuyla değil, asırlardır şehit ve gazilerimizin mübarek kanlarıyla kazanılmıştır. Bizim şahsiyetimiz şehit ve gazilerimizin mücadelesiyle güç bulmuştur. Bizim şanlı tarihimiz şehitlerimizin mezarlarından yayılan destanlarla yazılmıştır. Hicaz'dan Yemen'e, Mohaç'tan Kudüs'e, Kut'ül Amare'den Preveze'ye gönül ve kültür coğrafyamızın tamamında şehit ve yakınlarımızın kahramanlıklarının, fedakârlıklarının, asaletlerinin silinmez izleri vardır." Cumhurbaşkanı Erdoğan, Osman Yüksel Serdengeçti'nin "Cenk Türküsü" isimli şiirinden şu dizeleri okudu: "Dedem kayıp olmuş Yemen çölünde/Amcam şehit olmuş Urum elinde/Babamın ruhu Çanakkale'de/Beşikte bırakmış beni pederim/Elimde süngüm, cenge giderim/Mübarek gaza, cenk, düğüş, sefer/Böyle buyurmuş ulu peygamber/Demiş ki 'Yurt için can veren erler, mahşerde benimle beraber'/Tanrı'nın buyruğu, buna ne derim/Elimde süngüm, cenge giderim." Cumhurbaşkanı Erdoğan, cenk meydanlarında, vatan müdafaasında, İ'la-yı Kelimetullah yolunda ve terörle mücadelede bugüne kadar nice şehitler verildiğini söyleyerek, "Tam bin yıldır onurumuzla, gururumuzla, vakarımızla bu topraklarda yaşayabilmek için, mazlum ve mağdurlara umut olabilmek için nice koç yiğitleri, nice civanmertleri içimiz kan ağlayarak toprağa verdik. Ama ne olursa olsun ümidimizi yitirmedik" diye konuştu. “İMKÂNLARIMIZ NİSPETİNDE SİZLERE EN GÜÇLÜ DESTEĞİ VERMEYE ÖZEN GÖSTERİYORUZ” Şehitlerin uğruna canlarını feda ettikleri o davayı yaşatmak için her türlü badireyi milletle birlikte göğüslediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, gazilere ve şehit yakınlarına şöyle seslendi: "Tabii en büyük acıyı sizler yaşadınız. Evladınızı, eşinizi, anne babanızı içiniz yana yana ebediyete uğurladınız. Kimi zaman bayramlarda, kimi zaman düğünlerde, kimi zaman anneler, babalar gününde, şehitlerimizin doğum ve şehadet yıl dönümlerinde onların hasretiyle, sızısıyla, hatırasıyla baş başa kaldınız. Biz ne kadar çabalarsak çabalayalım sizlerin çektiği bu acıları asla tam olarak idrak edemeyiz. Ama şunu da çok iyi biliyoruz ki şehit ailelerimizin, gazilerimizin ve gazi yakınlarımızın gösterdikleri sabır, sahip oldukları dirayet ve taşıdıkları metanet takdirlerin en yükseğine layıktır." Devlet ve hükûmet olarak şehitlerin emaneti aileler, gaziler ve onların yakınları için ne gerekiyorsa yaptıklarını ve yapmaya devam edeceklerini vurgulayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, şunları kaydetti: "Şurası bir gerçek ki sizlerin fedakârlıklarıyla bizlerin sunduğu hizmetler kuşkusuz kıyaslanamaz. Sizlerin ödediği bedellere bu dünyada hiçbir paha biçilemez. Fakat biz yine de imkânlarımız nispetinde sizlere en güçlü desteği vermeye özen gösteriyoruz. İstihdam hakkından mali ve ekonomik muafiyetlere, eğitim ücretlerinin karşılanmasından farklı alanlardaki indirimlere pek çok sahada sizlerin hayatını kolaylaştıracak adımlar attık. 2012'de yaptığımız düzenleme ile terörle mücadele şehitlerimizin yakınlarına tanınan istihdam hakkını birden ikiye çıkardık. Terör mağduru sivil vatandaşlarımız ile şehitlerimizin anne ve babalarına aylık bağladık." Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2013'te hayata geçirdikleri düzenleme ile istihdam hakkı bulunmayan vazife ve harp malullüğü kapsamında hayatını kaybedenlerin yakınlarına iki, malul olanlara ise bir istihdam hakkı sağladıklarını söyledi. Diğer kamu kurumlarındaki vazife malulleri ile terör saldırılarında hayatını kaybeden vatandaşların yakınlarına ve engelli hâle gelen terör mağduru sivil vatandaşlara bir istihdam hakkı sağladıklarını anlatan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2016'da ise şehit yakınlarına araç alımlarında özel tüketim vergisi muafiyeti getirdiklerini belirtti. Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "2023'te devreye aldığımız düzenleme ile muharip gazilerimizin şeref aylıklarının, sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın asgari ücret tutarında ödenmesini temin ettik. Şehit ve gazilerimizin milletçe el üstünde tuttuğumuz evlatlarının özel öğretim kurumlarında ücretsiz eğitim almalarının önünü açtık. Ücretsiz seyahat kartlarından yüzde 50 indirimli doğal gaz kullanımı ve uçak biletlerine kadar burada tek tek sayamayacağımız nice uygulamayı hayata geçirdik. Tüm bunları yaparken aynı zamanda şehit yakınlarımız, gazilerimiz ve aileleriyle sık sık bir araya gelmeyi, onlar ile hasbihal etmeyi, talep ve ihtiyaçlarını bizzat kendilerinden dinlemeyi asla ihmal etmedik. Bu kapsamda bugüne kadar yaklaşık 1 milyon ziyaret gerçekleştirdik." “NE YAPARSAK YAPALIM ŞEHİT VE GAZİLERİMİZİN HAKLARINI ASLA TAM MANASIYLA ÖDEYEMEYECEĞİMİZİ BİLİYORUZ” Son olarak ağustosta şehit aileleri ve gazilerin haklarını genişleten yasa teklifinin Meclis tarafından kabul edildiğini dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, yeni kanunla birçok alanda önemli düzenleme, kolaylık ve desteğin hayata geçirildiğini vurguladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, vatan için bedel ödeyenlerin çok farklı alanlardaki taleplerini karşıladıklarını, önem verdikleri bir diğer alanın ise atamalar olduğunu belirterek, "1995'ten 2002'ye kadar sadece 6 bin 315 şehit yakını, gazi ve gazi yakınımız kamu kurumlarımıza atanmıştı. Bugün çekeceğimiz kuralarla 571 kardeşimizi daha kamu kurumlarına yerleştirecek, böylelikle kamuda istihdam edilen şehit yakını, gazi ve gazi yakını sayısını tam 53 bin 179'a yükselteceğiz. Az sonra atamalarını gerçekleştireceğimiz her bir kardeşimize yeni görevlerinde başarılar diliyor, hayırlı, uğurlu olsun diyorum" diye konuştu. Bu hizmetleri özetlerken dahi büyük bir mahcubiyet duyduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bizler zaten bu makamlarda sizlere hizmet etmek için, sizlerin sorunlarını gidermek için bulunuyoruz. Ne yaparsak yapalım şehit ve gazilerimizin haklarını asla tam manasıyla ödeyemeyeceğimizi bizler zaten biliyoruz. Ama yine de elimizden geldiğince şükran ve minnet borcumuzu bir nebze de olsa naçizane ödemeye çalışıyoruz. Rabb'im şehitlerimizin ruhlarını şad edebilmeyi, şehit ve gazilerimizin emanetine dört elle sahip çıkabilmeyi hepimize nasip eylesin diyorum" ifadelerini kullandı. “TÜM TAHRİKLERE, TÜM TUZAKLARA RAĞMEN ÖNEMLİ MESAFELER KATETTİK” Cumhurbaşkanı Erdoğan, şehitlerin 86 milyonun huzur, güven ve dayanışma içinde kardeşçe bir arada yaşayabilmesi için serden geçtiklerini kaydetti. Aynı şekilde gazilerin de milletin müessir ve muteber bir ülkede özgür ve bağımsız bir şekilde hayat sürebilmesi için kanlarını akıttığını kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bizlerin yegâne ve en önemli ödevi şehit ve gazilerimizin bu hedeflerini devlet ve millet olarak el ele verip hayata geçirmektir. Ocaklarımıza yarım asırdır kor ateşler düşüren terör musibetini tamamen ortadan kaldırmak için başlattığımız Terörsüz Türkiye sürecini, bir devlet projesi olarak tam da bu yüzden yürütüyoruz. Geride bıraktığımız 2 yılda tüm tahriklere, tüm tuzaklara rağmen önemli mesafeler katettik" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Özellikle son 6 ayda komşumuz İran ve Körfez bölgesi başta olmak üzere çevremizde meydana gelen savaş ve krizlerin sağduyuyla yönetilmesinde Terörsüz Türkiye sürecimizin çok stratejik katkıları oldu. Yeni fitne ateşleri yakarak kardeşi kardeşe kırdırma planları, ülkemizin gayretleri sayesinde hamdolsun boşa düştü. Aynı şekilde kısa süre önce komşumuz Suriye'den de umut verici haberler aldık. Orada da terör meselesinin kardeş kanı dökülmeden uhulet ve suhuletle çözülmekte olduğunu görüyoruz" diye konuştu. “ÜLKEMİZLE BİRLİKTE BÖLGEMİZİN TAMAMINI HUZUR VE İSTİKRARA KAVUŞTURACAĞIZ” Suriyeli kardeşlerine her türlü desteği ve katkıyı verdiklerini kaydeden Cumhurbaşkanı Erdoğan, şöyle devam etti: "Yine bu dönemde Gazi Meclisimizde 467 oy gibi tarihî bir mutabakatla kabul edilip yasalaşan kanunla, kritik bir eşiği daha aşmış olduk. Meclisimiz Türk siyasetinde daha önce hiç görülmemiş bir uzlaşı örneği sergileyerek sürece büyük bir güven aşıladı. İnşallah, son düzlüğü de geçecek, ülkemizle birlikte bölgemizin tamamını huzur ve istikrara kavuşturacağız. Terörün bu topraklarda bir daha asla zemin bulmaması, bizlere yeni acılar yaşatmaması, ocaklara yeni ateşler düşürmemesi için gereken her türlü adımı kararlılıkla atacağız." “ŞEHİT VE GAZİ YAKINLARIMIZI RENCİDE EDECEK HİÇBİR GİRİŞİME BUGÜNE KADAR MÜSAADE ETMEDİK” Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şehitlerimizin asil ve aziz ruhlarını incitecek, gazilerimizin emeklerini boşa düşürecek, şehit ve gazi yakınlarımızı rencide edecek hiçbir girişime bugüne kadar müsaade etmedik, bundan sonra da müsaade etmeyeceğiz" dedi. Siyonist katliam şebekesi başta olmak üzere hangi odakların bu süreçten rahatsızlık duyduğunun görüldüğünü aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Allah'ın izniyle bunlara umdukları fırsatı vermeyeceğiz. Aynı şekilde yaklaşık 50 yıldır terör endüstrisinden beslenen millet ve memleket düşmanlarının da hortumlarını tek tek keseceğiz. Sizlerin duası, milletimizin de desteğiyle inşallah hedefimize ulaşacağız" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugün görev yerleri belli olacak 571 gazi, gazi yakını ve şehit yakınına başarılar dileyerek Gaziler Günü'nü tebrik etti.

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum'dan seçim tarihi açıklaması Haber

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum'dan seçim tarihi açıklaması

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu. Uçum, Abdullah Öcalan’ın Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyonu’nda görevlendirileceğini söyledi. Uçum ayrıca, "Seçimlerin 16 Nisan 2028 yılında yapılması öngörüyorum" dedi. Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, “Terörsüz Türkiye” olarak adlandırılan sürece ilişkin açıklamalarda bulundu. Uçum, Abdullah Öcalan’ın Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyonu’nda görevlendirileceğini söyledi. NTV'de yer alan habere göre Uçum, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun kapsamında kurulan Takip ve Değerlendirme Kurulu bünyesinde dört alt komisyon oluşturulduğunu belirtti. Uçum’dan Öcalan’ın görevine ilişkin açıklama Uçum, Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyonu’nda Öcalan’a görev verileceğini ifade ederken, bunun farklı şekilde değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi. İmralı’daki konutun cezaevine bağlı ek ünite olarak inşa edildiğini belirten Uçum, bunun Öcalan’ın süreçteki rolünü yerine getirebilmesi için oluşturulan bir imkan olduğunu savundu. Uçum, buradan “Serbest bırakıldı” şeklinde bir sonuç çıkarılamayacağını belirterek şöyle konuştu: "Öcalan ile yürütülen diyalog sürecidir. Hedef bedellidir. Terör örgütünün tasfiyesinin sağlanmasıdır." 'Görevin gerektirdiği ortam sağlamaktan ibarettir' Terör meselesinde yürütülen diyalog açısından muhatabın Öcalan olduğunu belirten Uçum, şu ifadeleri kullandı: "Örgütü kim kuruyorsa silahı kim kullandırdıysa fesh edecek de odur. Öbür türlü devlet güvenlik politikasıyla yapar diyalogda muhatap aldığı kişi bu görevini iyi yapması için bir komisyonda görevlendirilmesi daha rahat ortamda çalışması gerekliliktir sağlanan imtiyaz değildir. Görevin gerektirdiği ortam sağlamaktan ibarettir bunun dışındakiler doğru değildir." 'Rutin dışı süreçler rutin dışı yöntemlerle çözülür' Uçum, sürecin yürütülme yöntemine ilişkin değerlendirmesinde de şu ifadeleri kullandı: "Hükümlü üzerinden diyalog yürütüyorsan terör örgütünün tasviyesine iliştin, bunun hukuka aykırı bir durumu yok. Rutin dışı süreçler rutin dışı yöntemlerle çözülür…Rutin yöntemlerle yönetemezsiniz." MGK için ekim-kasım aylarını işaret etti Milli Güvenlik Kurulu (MGK) sürecine de değinen Uçum, kararın ekim veya kasım ayında çıkabileceğini söyledi. Sahadaki gelişmelere ilişkin değerlendirmelerde bulunan Uçum, şunları kaydetti: "Sürecin yürüdüğü ilerlemenin olduğu tespit edilebilir. Irak Başbakanı açıklama yaptı buradan sonuç çıkabilir. Dışişleri Bakanı Suriye’ye gitti…Pratik süreçlerin yürüdüğü ilerlediği noktasında izlenimimiz var. Kasım ayına MGK kararının yetiştirilmesi, teyit ilanı saha süreçlerine göre olacağına göre ilerleme var ki bu işin olabileceği yönünde değerlendirme var." Selahattin Demirtaş’ın durumuna ilişkin konuştu Uçum, eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın durumuna ilişkin de açıklamalarda bulundu. Demirtaş’ın başvuru yapmasının önünde herhangi bir engel bulunmadığını söyleyen Uçum, başvurunun ilgili mahkeme tarafından değerlendirileceğini belirtti. Uçum, şu ifadeyi kullandı: “Kişi bakımından örgüt bakımından dosyası kapsama giriyor mu bu değerlendirilecektir kararı ilgili mahkeme verecektir.” Seçim tarihine ilişkin değerlendirme Uçum, seçim takvimine ilişkin kişisel öngörüsünü de paylaştı. TBMM’nin 360 milletvekilinin oyuyla seçimlerin yenilenmesine karar vermesi ihtimali üzerinden konuşan Uçum, "360 milletvekiliyle seçimlerin yenilenmesi kararı alırsa 16 Nisan 2028'te seçim yapılacak" dedi. Uçum, "Bu tarih Cumhurbaşkanlığı sisteme geçişimizin referandum tarihidir. Sembolik anlamı vardır. Sayın Recep Tayyip Erdoğan son kez aday olacaktır" ifadelerini kullandı.

Suriye’de akaryakıt zamları sonrası protesto dalgası en az 8 vilayete yayıldı Haber

Suriye’de akaryakıt zamları sonrası protesto dalgası en az 8 vilayete yayıldı

Hayat şartlarının iyileşmemesine öfke: Enerji Bakanı’nın görevden alınması için çağrılar yapılıyor. Suriye’de akaryakıt fiyatlarının artırılması kararına karşı başlayan protesto gösterileri, dün ikinci gününe girerek ülkenin doğu ve kuzey bölgelerinde geniş bir alana yayıldı. Deyrizor’un doğu kırsalındaki Şehil kentinde göstericiler lastikler yakarak eylemlerini sürdürdü. El-Bukemal kırsalında Suriye-Irak uluslararası kara yolu ile hayati öneme sahip el-Ömer Petrol Sahası yolu protestocular tarafından trafiğe kapatıldı. Tel Tamer kentinde "M4" uluslararası kara yolunu kapatan halk, ham petrol taşıyan yüzlerce tankerin geçişini engelledi. Haseke vilayetine bağlı Şeddadi ve Tel Brak gibi yerleşim yerlerinde de yollar yakılan lastiklerle ulaşıma kapatıldı. Halep vilayetindeki Bab el-Selame Sınır Kapısı’nda toplanan eylemciler, kapıyı ticari tır geçişlerine tamamen kapatarak, araçların çıkışını engelledi. Rakka şehir merkezinde sivil halk, Tahıl Siloları Genel Müdürlüğü önündeki ana arteri trafiğe kapattı. Siyasi boyut ve tepkiler Sokaklara dökülen halk, kararı alan Enerji Bakanı’nın istifasını ve zammın derhal geri çekilmesini talep ediyor. Artan toplumsal huzursuzluk üzerine Suriye Halk Meclisi, perşembe günü Enerji Bakanı’nı soru önergelerini yanıtlamak üzere meclis oturumuna çağırdı. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre gözlemciler, protestoların temel sebebinin Esed rejiminin devrilmesinin ardından halkın beklediği ekonomik iyileşmenin gerçekleşmemesi ve yaşam şartlarının ağırlaşması olduğunu belirtiyor. Göstericilerin büyük bir kısmının Cumhurbaşkanı Ahmed eş-Şara hükümetinin ana toplumsal tabanını oluşturan kesimlerden gelmesi ise yeni yönetim üzerindeki siyasi baskıyı daha da artırıyor.

ABD, “11 Eylül”ü anıyor... Ülkenin ve dünyanın çehresini değiştiren saldırılar Haber

ABD, “11 Eylül”ü anıyor... Ülkenin ve dünyanın çehresini değiştiren saldırılar

Saldırıların 25. yıl dönümünde, “gizli kayıtlar” tartışması sürüyor. Amerikalılar bugün, El Kaide örgütünün 11 Eylül saldırılarının 25. yıl dönümünü anıyor. Örgüt, iki yolcu uçağını New York’taki Dünya Ticaret Merkezi’ne, bir diğerini Washington’daki Savunma Bakanlığı’na yönlendirmiş, dördüncü uçak ise Pensilvanya’da düşürülmüştü. Saldırılarda yaklaşık 3 bin kişi hayatını kaybetti. ABD’nin ve dünyanın çehresini değiştiren bu olayların yıl dönümü, Afganistan, Irak, Suriye, Yemen, Somali ve Nijerya gibi ülkelerin, o tarihten beri El Kaide, DEAŞ ve diğer terör örgütlerine karşı yürütülen ABD ve uluslararası savaşlarda hayatını kaybeden yüz binlerce, hatta muhtemelen daha fazla kişinin kesin sayısını hâlâ ortaya koyamadığı bir dönemde gerçekleşiyor. Amerikan basınının “kıyamet günü” olarak nitelendirdiği 11 Eylül saldırılarının üzerinden çeyrek asır geçmesine rağmen, henüz yayımlanmadığı öne sürülen “gizli kayıtlar” konusunda tartışmalar sürüyor. Zira saldırılar, ABD’nin güvenlik anlayışını ve Amerikalıların ve diğer toplumların günlük yaşamını geniş ölçekte yeniden şekillendirdi. Bu değişim, havalimanlarındaki güvenlik uygulamalarından dış politikaya, yerel toplumların dönüşümünden Arap Baharı ve son Ortadoğu işgal ve çatışmalarının başlatılmasına kadar etkisini gösterdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.