Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Suriye

bursaarena.com.tr - Suriye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Suriye haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Temmuz sonunda TBMM'den geçmesi hedeflenen 'çözüm süreci yasasında' neler var? Haber

Temmuz sonunda TBMM'den geçmesi hedeflenen 'çözüm süreci yasasında' neler var?

İktidarın "Terörsüz Türkiye", DEM Parti'nin ise "Barış ve Demokratik Toplum" olarak nitelendirdiği yeni çözüm sürecinin hukuki zeminini oluşturacak çerçeve yasa için Temmuz ayında adım atılması bekleniyor. AKP ve MHP kulislerinde, teklifin 7-8 Temmuz'da yapılacak NATO Zirvesi sonrasında TBMM Başkanlığı'na sunulabileceği ve Meclis tatile girmeden yasalaşabileceği konuşuluyor. AKP kaynaklarının verdiği bilgiye göre 10-11 maddeden oluşması öngörülen çerçeve yasa süreli olacak ve "PKK'nın silah bıraktığının teyit ve tespiti" koşuluyla yürürlüğe girecek. AKP kurmayları, teklifin adının "PKK-KCK terör örgütünün feshi, silah bırakması ve hukuki varlığının sona erdirilmesine ilişkin kanun teklifi" benzeri bir isimle Meclis'e sunulabileceğini belirtiyor. Örgüt adının yasa başlığında yer almasa bile "amaç" ve "kapsam" maddelerinde açık şekilde tanımlanacağı ifade ediliyor. Öcalan'dan yeni mesaj: 'Yeni bir siyaset dönemine kapı açılıyor'Süreci hızlandıran adımlar Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 20 Mayıs'taki grup toplantısında yaptığı "hayırlı işlerde çabuk olunmalı" açıklamasının ve 9 Haziran'daki Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısında sürecin "devlet vizyonu" olarak tanımlanmasının ardından çözüm süreci trafiği yoğunlaştı. Yeni çözüm süreciyle ilgili çerçeve yasa için iktidar bloğu ile DEM Parti arasında hem yüz yüze görüşmeler gerçekleştirildi hem de arka kapı diplomasisi yürütüldü. Pervin Buldan ve Mithat Sancar'dan oluşan DEM Parti İmralı heyeti 16 Haziran'da TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'la görüştü. Kaynak,X / CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgi Tanrıkulu, 17 Haziran'da MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'yi makamında ziyaret etti 17 Haziran'da ise CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, MHP Lideri Devlet Bahçeli'yi makamında ziyaret etti. Bu görüşmenin ardından 18 Haziran'da Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Erdoğan'la bir araya geldi. Hafta başında yapılan AKP Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısının ardından parti sözcüsü Ömer Çelik, "Terörsüz Türkiye" sürecinde örgütün silah bırakmasına bağlı olarak yürürlüğe girecek yasal çerçevenin değerlendirilmesi aşamasına gelindiğini söyledi. Çelik, dün katıldığı bir televizyon programında da çerçeve yasanın silah bırakma şartıyla hayata geçeceğini açıkladı. 'Henüz tatmin edici noktada değil' BBC Türkçe'nin görüştüğü AKP yöneticileri, İran-İsrail gerilimi ve Suriye'deki gelişmelerin sürecin seyrini etkilediğini belirterek, örgütün bir dönem bölgedeki gelişmelerin sonucunu görmek istediği ve silah bırakma sürecinin bu dönemde yavaşladığına dikkat çekiyor. Ancak savaşın seyrinin bu beklentiyi boşa çıkardığı değerlendirmesi yapılırken, sürece dönük toplumsal kabulün arttığı, bunun da yasal düzenleme adımlarını kolaylaştıracağı ifade ediliyor. AKP kaynaklarına göre güvenlik birimlerinin sahadan aktardığı bilgiler, bazı bölgelerde hareketlilik yaşandığını ortaya koyuyor. Öcalan: Müthiş bir demokratik siyaset yürüteceğiz Özellikle Zap-Metina hattında bazı alanların boşaltıldığı, Gara, Hakurk ve Kandil kırsalında da kısmi geri çekilmeler yaşandığı belirtiliyor. Ancak parti kaynakları, örgütün sahip olduğu insan gücü ve lojistik kapasite dikkate alındığında bugüne kadar atılan adımların henüz "tatmin edici düzeyde" görülmediğini ifade ediyor. Bir AKP yöneticisi, "Sembolik bazı silah bırakma görüntüleri ve belli alanlarda çekilmeler oldu. Ama silah bırakmanın kalıcı hale geldiğini söyleyebilmek için daha somut bir tabloya ihtiyaç var" değerlendirmesini yaptı. Çerçeve yasanın içeriğinin büyük ölçüde netleştiğini belirten kaynaklar, hayata geçebilmesi için örgütün silah bıraktığının teyit ve tespit edilmesine yönelik bir mekanizmanın oluşturulması gerektiğini ifade ediyor. Süre sınırı getirilecek İktidar partisi yasa taslağı ile ilgili çalışmalarını da sürdürüyor. AKP kaynaklarının verdiği bilgiye göre çerçeve yasa, düzenlemenin amaç, kapsam ve tanım maddelerinin yanı sıra silah bırakan örgüt mensuplarının hukuki statüsünü belirleyecek hükümler içerecek. Buna göre örgütün feshi ve silah bırakmasının nasıl teyit edileceği, soruşturma ve kovuşturma süreçlerinin nasıl işletileceği, cezaevinde bulunan hükümlülerin durumunun nasıl değerlendirileceği yasada ayrıntılı olarak düzenlenecek. Yürürlük maddesiyle birlikte 10-11 maddeden oluşacağı belirtilen yasada, belirlenen süre içinde Türkiye'ye dönen örgüt üyelerinin yasadan yararlanacağı hükme bağlanacak. İktidar partisi bu sürenin bir yıl olması öngörülüyor. Meclis süreç komisyonunun raporu kabul edildi: İçeriğinde neler var, neler yok?'Beş yıl siyaset yasağı, örgüt yöneticileri kapsam dışı' DEM Parti, Türkiye'ye gelen örgüt mensuplarının siyaset yapmasına olanak tanınmasını istiyor. Ancak gerek AKP gerekse MHP buna karşı çıkıyor. AKP yöneticileri, Türkiye'ye dönen kişilere belirli bir süre adli kontrol hükümlerinin uygulanacağını, bu süreçte siyaset yapmalarının mümkün olmayacağını ifade ediyor. Bu çerçevede suça karışmayan örgüt üyeleri için beş yıl siyaset yasağı öngörülüyor. Yasadan ilk aşamada suça karışmamış örgüt üyeleri yararlanacak. Örgüt yöneticilerinin ise Türkiye'ye dönüşüne dönük bir düzenleme yer almayacak. Parti kurmayları, ilerleyen dönemde ceza mevzuatında yapılabilecek değişiklikler ve infaz düzenlemeleri sonrasında bazı hükümlülerin durumlarının yeniden değerlendirilebileceğini, ancak ilk aşamada suç işlememiş örgüt mensuplarının öncelikli olarak ele alınacağını dile getiriyor. Kaynak,Stringer/Anadolu via Getty Images // PKK'nın ilk grubu, örgütün fesih ve silah bırakma kararının ardından 11 Temmuz 2025'te Süleymaniye'de düzenlenen törende silahlarını imha etme görüntüleri vermişti. 'Temmuz sonunda çıkabilir' AKP kulislerinde yapılan değerlendirmelere göre teklifin Meclis'e sunulması halinde Temmuz ayı sonunda yasalaşması mümkün. Parti kurmayları, "10-11 Temmuz gibi verilmesi durumunda ay sonuna kadar komisyondan ve Genel Kurul'dan geçebilir. Teknik olarak, 8-10 maddelik bir teklifin görüşmeleri uzun sürmez. Meclis kapanmadan çıkarılabilir" görüşünü dile getiriyor. Ancak düzenlemenin takviminin, sahadaki gelişmelere ve silah bırakma sürecinin seyrine bağlı olacağı da belirtiliyor. AKP kaynakları, bunun bir "tıkanma" meselesi olmadığını, devletin bazı adımların sonuçlarını görmek isteyebileceği için yürürlüğe girmesinin şarta bağlanacağını ifade ediyor. 'Öcalan'a statü yok, görüşme koşulları düzeltilebilir' MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, PKK lideri Abdullah Öcalan'a "Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü" statüsünün verilmesini önermişti. Ancak iktidar partisi bu öneriye mesafeli. Parti kaynakları, Öcalan'ın halen İmralı'da hükümlü statüsünde bulunduğunu belirterek, "Statü değişikliği başka bir hukuki süreçtir; bir af yasası kapsamında olabilir. Ancak çerçeve yasada af niteliğinde bir düzenleme söz konusu değil" değerlendirmesini yapıyor. Aynı kaynaklar, mevcut infaz rejimi çerçevesinde Öcalan'ın cezaevi koşullarının düzeltilebileceğini ve bu çerçevede gazeteciler, akademisyenler ve farklı toplum kesimleri ile görüşmelerine izin verilebileceğini söylüyor. BBC / Ayşe Sayın

Suriye ordusunda büyük skandal: 104 Askerimizi haince şehit eden PKK'lı katil komutan oldu Haber

Suriye ordusunda büyük skandal: 104 Askerimizi haince şehit eden PKK'lı katil komutan oldu

Terör örgütü PKK’nın üst düzey isimlerinden olan Dağılıca-Aktütün karakol saldırıları başta olmak üzere ve Hakkari-Şırnak ve Irak’ın kuzeyinde çok sayıda silahlı saldırıda 104 askerimizi şehit etmekten aranan Çiya Kobani kod adlı Haci Mouhammed Nebo Suriye ordusu bünyesindeki 60. Tümen Komutan Yardımcılığı görevine getirildi. Azılı terörist resmen göreve başladı. Hakkari kırsalını içine alan Zagros bölgesinde uzun yıllar terör örgütü PKK’nın üst düzey yöneticilini yapan ve Yüksekova’daki Dağlıca ve Aktütün karakollarına saldırı öncesi elindeki çubukla yerdeki krokide saldırı planını etrafındaki teröristlere anlatan Çiya Kobani kod adlı terörist SDG ile Şam yönetimi arasında varılan mutabakatla Suriye Ordusunda 60. Tümen Komutan Yardımcılığı görevine getirildi. Suriye’de iç savaşla birlikte Irak’ın kuzeyindeki barınma alanlarından Suriye’deki SDG-YPG’nin üst düzey yöneticilerinden olan ve aynı zamanda Mazlum Abdi kod adlı Ferhat Abdi Şahin’in de yardımcılığını yapan terörist Türkiye’de 104 güvenlik görevlimizi şehit etmekten aranıyor. 34 YILDAN BERİ TERÖR ÖRGÜTÜNDE İstihbarat raporları ile yakalanan ve teslim olan teröristlerin ifadeleri ve teşhis tutanaklarına göre, 1992’de PKK’ya katılan terörist, 2002’de Kandil’de sözde Bölük sorumlusu oldu. Şırnak, Hakkâri kırsalında çok sayıda silahlı ve bombalı saldırılarda yer aldı. Türkiye-İran-Irak sınırındaki sözde Zagros sahası olarak bilinen bölgede uzun yıllar üst düzey sorumluluk yapan terörist, 2010 yılında terör örgütünün Hakkâri kırsalını da içine alan sözde Cilo eyaleti sorumlusu oldu. Ardından Şırnak’ın Uludere İlçesi karşısındaki Irak toprakları içinde yer alan Haftanin bölgesinde sorumluluk üstlendi. ELİNDEKİ SOPAYLA SALDIRI PLANINI ANLATIYORDU Terörist Çiya Kobani, 21 Ekim 2007 gecesi Hakkâri’nin Yüksekova İlçesindeki Dağlıca Hudut Taburuna düzenlenen 12 askerimizin şehit olduğu, 8 askerimizin kaçırıldığı, 16 askerin de yaralandığı hain saldırıyı aylar öncesinden planladı. Hain saldırı öncesi ve sonrasını propaganda amaçlı görüntüye alan teröristler bunu terör örgütünün yayın organlarında belgesel olarak yayımladı. Bu belgeselde teröristin elindeki bir sopa ile etrafında toplanan teröristlere karakolun basit krokisi üzerinden saldırının nasıl ve ne şekilde yapılacağını anlatıyor. Devamında ise saldırıyla ilgili kendisiyle yapılan röportaja yer veriliyor. Bu görüntülerde terörist Çiya Kobani’den PKK’nın silahlı kolu “HPG Komutanı” diye söz ediliyor. BİRÇOK SALDIRININ DA FAİLİ Teröristin 3 Ekim 2008 gecesi Irak sınırına 4 kilometre uzaklıktaki Hakkâri Şemdinli’ye bağlı Aktütün 13. Jandarma Sınır Bölük Komutanlığına saldırının da bizzat planlamasını yaparak emrini verdiği ortaya çıktı. Bu hain saldırıda 17 askerimiz şehit olmuş, 20 askerimiz de yaralanmıştı. 9,5 saat süren çatışmada Çiya Kobani’nin başındaki 300 PKK’lı, ağır silah ve füzelerle saldırmıştı. GEDİKTEPE VE BEYYURDU SALDIRISININ DA FAİLİ Terörist Kobani’nin 19 Haziran 2010 gecesi Hakkari’nin Şemdinli İlçesindeki Gediktepe sınır bölük komutanlığına saldırıda 11 askerimizin şehit olduğu, 14 askerimizin yaralandığı saldırının da faili olduğu belirlendi. 6 Temmuz 2010 gecesi Şemdinli Beyyurdu karakoluna saldırıda ise Erkan Akdeniz, Volkan Yulalı, Mahmut Yalçındağ adlı askerler şehit oldu. Bu hain saldırının başında da aynı terörist vardı. 9 ASKERE MAYINLI TUZAK KURDU Teröristin 18 Ağustos 2011’de Hakkâri’nin Çukurca İlçesine 15 kilometre uzaklıktaki Vali Erdoğan Gürbüz Çeşmesi yakınlarında uzaktan kumandalı bombanın patlatılması sonucu zırhlı araçta bulunan Özel Kuvvetler Komutanlığına bağlı Binbaşı Yavuz Başayar, Uzman Çavuşlar Turan Kurt, Nazır Elitok, Samet Kılıç, Erhan Ar, Hakan Çil, erler Vedat Gülder, Serkan Altay, korucu Cabbar Gültekin’in şehit edildiği saldırının da talimatını vermekten hakkında Hakkâri ve Van Başsavcılıklarınca daimi arama kararı olduğu öğrenildi. Teröristin 19 Ekim 2011 gecesi 24 askerimizin şehit edildiği, 18 askerimizin yaralandığı Hakkari Çukurca’daki Keklikkaya, Bayraktepe, Gazitepe, Sivritepe, İlçe Jandarma Asayiş Bölük Komutanlığına eş zamanlı saldırıyı da bizzat koordine edip teröristleri telsizle sevk ve idare ettiği belirlendi. 104 ŞEHİDİN KATİLİ 2013’TE SURİYEYE GEÇİŞ YAPTI Nefes'ten Özgür Cebe'nin haberine göre, Hakkâri kırsalındaki saldırılarda 104 askerimizi şehit eden terörist Çiya Kobani 2013’te Suriye’nin kuzeyine geçerek YPG saflarına katıldı. Şırnak Cizre’nin karşısındaki Derik (El Malikiye) saha sorumlusu oldu. Ardından Münbiç ve Deyr Ez Zor bölgelerinde sözde saha komutanlığı yaptı. PKK ve YPG’li teröristlerin oluşturduğu Suriye Demokratik Güçlerinin 2015 yılında kurulmasıyla bu yapının genel sorumlusu olan Mazlum Abdi kod adlı Ferhad Abdi Şahin’in yardımcısı oldu. ABD’Lİ GENERALLERLE KOL KOLA AYNI HELİKOPTERDE SDG sözde genel komutan yardımcısı olan terörist, bölgeyi ziyarete giden ABD’li generaller başta olmak üzere yabancı istihbarat örgütleri ve gizli servislerle sık sık görüşen isim oldu. ABD’nin etkili senatörlerinden ve Donald Trump’un akıl hocası olarak bilinen Lindsey Graham ile Suriye’nin Haseki vilayetinde toplantı yaptı. Graham’a örgütün eğitim kamplarını açıp birlikte ziyarette bulundu. ABD askerleriyle birlikte ortak devriyeye çıktı. Terörist Çiya Kobani, askeri kıyafetle ABD eski Başkanı Joe Biden’in ulusal güvenlik ekibinde Ortadoğu koordinatörü olarak görev yapan Brett McGurk ile görüntülendi. MİT’in etkisiz hale getirilmesi öncelikli teröristler listesinde yer alan terörist, ABD Özel Kuvvetlerine ait askeri helikopterle Suriye’nin kuzeyindeki örgüt faaliyetlerini organize etti. Brett McGurk’a bağlı ABD’nin Özel Operasyonlar Komutanlığına bağlı iki Tümgeneral askeri helikopterle Deyr Ez Zor’dan havalanarak Haseki’ye bağlı Kamışlı havaalanına indi ve Azad Simi de ABD heyetine eşlik etti. Terörist, Mazlum Abdi ile birlikte ABD’li generallerle gizli toplantılara katıldı.

MİT'ten Suriye'de DEAŞ operasyonu Haber

MİT'ten Suriye'de DEAŞ operasyonu

Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) tarafından Suriye'de gerçekleştirilen operasyonla, 'Kırmızı bültenle' aranan 10 DEAŞ'lı terörist Türkiye'ye getirildi. 10 şüpheliden 9'u tutuklanırken, terör örgütü mensuplarının kimlikleri de açıklandı. Milli İstihbarat Teşkilatı'nın (MİT), Suriye’de, Suriye İstihbarat Servisi ile koordineli gerçekleştirdiği operasyon sonucu 'Kırmızı bülten' ile aranan 10 DEAŞ’lı terörist yakalanarak Türkiye’ye getirildi. 10 DEAŞ'LIDAN 9'U TUTUKLANDI MİT ve Emniyet Genel Müdürlüğü TEM Daire Başkanlığı’nın yürüttüğü ortak çalışmalar sonucunda yurda getirilen 10 DEAŞ mensubunun 9’u tutuklandı, birinin ise gözaltı süreci uzatıldı. ANKARA GAR SALDIRISIYLA BAĞLANTILI MİT'in istihbari çalışmaları sonucunda, Türkiye'den Suriye'ye geçerek DEAŞ terör örgütüne katılan Türk kökenli şüpheliler tespit edildi. Yapılan istihbari çalışmalar sonucu bu şüphelilerin DEAŞ bünyesinde faaliyet gösterdiği ortaya çıkarıldı. Ayrıca söz konusu şahısların geçmişte Türkiye'de gerçekleştirilen birçok terör eylemi içerisinde yer aldığı da belirlendi. İHA'daki habere göre yakalanan DEAŞ'lı 10 teröristten birinin, 109 kişinin hayatını kaybettiği Ankara Garı saldırısının failleri ile bağlantılı olduğu da ortaya çıktı. DEAŞ'lı 10 terörist Emniyet'te verdikleri ifadelerinde; DEAŞ tarafından verilen eylem talimatlarına, DEAŞ bünyesinde aldıkları silahlı ve dini eğitimlere, DEAŞ adına gerçekleştirdikleri propaganda faaliyetlerine ilişkin konuları aktardı. KIRMIZI BÜLTENLE ARANAN TERÖRİSTLER DEAŞ'ın Türkiye'den Sorumlu İstihbarat sözde emiri Ali Bora; 2014'te DEAŞ'a katılmak amacıyla Suriye'ye geçti. DEAŞ içerisinde farklı birimlerde görev aldı. Pek çok çatışmaya katıldı. Faruk Ofisi (Türkiye Vilayeti) içerisinde görev aldı. Sözde Türkiye Vilayeti unsurlarınca TSK güçlerine yönelik düzenlenen 3 ayrı eylemin planlayıcıları arasında yer aldı. 2015'te 109 kişinin ölümüyle ve yüzlerce insanın yaralanması ile sonuçlanan Ankara Gar saldırısını düzenleyen DEAŞ'lı teröristlerle irtibatlı olan Ömer Deniz Dündar; 2014'te DEAŞ'a katılmak için Suriye tarafına geçti. DEAŞ içinde farklı birimlerde görev aldı. Pek çok çatışmaya katıldı. DEAŞ'ın Faruk Ofisi (Türkiye Vilayeti) içerisinde görev aldı. DEAŞ'ın 2015'te düzenlediği Ankara Garı saldırısı failleri ile bağlantılı olduğu tespit edildi. Ayrıca, terör örgütünün Türkiye'ye yönelik gerçekleştirdiği birçok saldırı ile de bağlantılı olduğu ortaya çıktı. Habetürk'ün aktardığına göre, 2017 yılında Türkiye'de olası eylemlerin önüne geçilmesi için düzenlenen operasyonlar sırasında yakalanan, intihar kemerli 2 saldırganın üzerlerinde yer alan bomba düzeneklerine yönelik yapılan parmak izi tespitinde Ömer Deniz Dündar'ın da parmak izine rastlandı. Hüseyin Peri; 2014 yılında DEAŞ'a katılmak için Suriye'ye geçti. DEAŞ içerisinde sağlık birimde faaliyet yürüttü. 2015'te PYD/YPG unsurları tarafından yakalanarak cezaevinde kaldı. PYD/YPG ile DEAŞ arasında gerçekleştirilen esir takısında serbest bırakıldı. Serbest bırakılması sonrasında 2019'a kadar DEAŞ'ın sağlık biriminde faaliyetlerine devam etti. Kadir Gözükara; DEAŞ'a bağlı faaliyet yürüten Dokumacı Grubu lideri Mustafa Dokumacı'nın yönlendirmesi ile 2015'te DEAŞ'a katılmak amacıyla Suriye'ye geçti. Engelli olmasından dolayı DEAŞ içerinde silahlı faaliyetlerde bulunmadı ama Suriye'ye gelen DEAŞ unsurlarının lojistik ihtiyaçlarını karşılamada görev aldı. M. Dokumacı'nın yönlendirmesi ile 2021'e kadar medya faaliyetlerini yürüttü. Abdullah Çobanoğlu; çatışma bölgelerinde faaliyet göstermek üzere 2016'da Suriye'ye geçti. Suriye alanında selefi/tekfiri görüşü benimseyen gruplar içerisinde silahlı olarak faaliyet gösterdi. Bulunduğu araca yönelik gerçekleştirilen EYP'li saldırıda bacağını kaybetti. 2020'de DEAŞ'a biat ederek Faruk Ofisine bağlı şekilde medya biriminde görev aldı. Hakkı Yüksek; DEAŞ'a katılmak için 2016'da Suriye'ye geçiş yaptı. DEAŞ içerisinde silahlı olarak faaliyetlere ve çatışmalara katıldı. DEAŞ'ın kontrol sahasını kaybetmesi üzerine örgütün hücre yapılanması içerisinde faaliyetlerini sürdürdü. Bir dönem Faruk Ofisi (Türkiye Vilayeti) içerisinde faaliyetlerine devam etti. Dokumacı Grubu lideri Mustafa Dokumacı'nın yardımcılığını yaptı, özel işlerini dahi yürüttü. Kadir Demir; çatışma bölgelerinde faaliyet göstermek üzere 2016'te Şanlıurfa'dan Suriye'ye geçiş yaptı. İdlib ve mücaviri alanlarda selefi/tekfiri gruplar ile birlikte faaliyet gösterdi. 2017'de DEAŞ'a biat ederek Faruk Ofisi (Türkiye Vilayeti) içerisinde idari sorumlu olarak faaliyet gösterdi. Faruk Ofisi tarafından gerçekleştirilen eylemler ile bağlantılı olduğu tespit edildi. Çekdar Yılmaz; DEAŞ'a katılmak amacıyla 2017'de Suriye'ye geçiş yaptı. DEAŞ içerisinde aldığı askeri eğitimler akabinde silahlı unsur olarak İdlib bölgesinde faaliyet gösterdi. 2018'de DEAŞ Faruk Ketibesi'ne katılarak medya biriminde faaliyetlerine devam etti. Murat Özdemir; DEAŞ'a katılma amacıyla 2017'de Suriye'ye geçiş yaptı. İdlib bölgesinde DEAŞ içerisinde silahlı eylemlere katıldı. Örgütün kontrol sahasını kaybetmesi akabinde Faruk Ofisi (Türkiye Vilayeti) içerisinde faaliyetlerine devam etti. Ayrıca Esad Rejimine karşı DEAŞ bünyesinde faaliyet yürüttü. İshak Günci; DEAŞ'a katılmak üzere 2017'de Suriye'ye geçiş yaptı. DEAŞ içerisinde silahlı unsur olarak çatışmalara katıldı. Faruk Ofisi içerinde görev aldı. Esad Rejimine karşı havan atışlarına katıldı. DEAŞ içindeki faaliyetlerini yakalanana kadar sürdürdü.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.