Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Süleyman Demirel

bursaarena.com.tr - Süleyman Demirel haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Süleyman Demirel haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Demokrasi tarihimizin kara lekesi: 12 EYLÜL DARBESİ!.. Haber

Demokrasi tarihimizin kara lekesi: 12 EYLÜL DARBESİ!..

İdamlar ve insan hakları ihlalleriyle anılan 12 Eylül askeri darbesi, 45 yıl önce bugün gerçekleştirilmişti. 12 Eylül acılarla hatırlanmaya devam ediyor. Tarihe idamlarla, kötü muamelelerle ve insan hakları ihlalleriyle geçen, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin emir komuta zinciri içinde gerçekleştirilen son askeri darbesi 12 Eylül, acılarla hatırlanmaya devam ediyor. DEMOKRASİ TARİHİNİN KARA LEKESİ! Takvimler 12 Eylül 1980’i gösterirken sabah saatlerinde TRT Radyosunda dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren imzalı Milli Güvenlik Konseyi “bir numaralı” bildirisinin okunmasıyla darbe resmen ilan edildi. “Bayrak Harekatı” kod adlı darbe planı uygulanarak darbecilerce ülke yönetimine el konuldu. Böylece emir-komuta zinciri içinde gerçekleştirilen bu darbe, 27 Mayıs 1960 darbesi ve 12 Mart 1971 muhtırasının ardından Silahlı Kuvvetlerin yönetime üçüncü açık müdahalesi olarak, demokrasi tarihine kara bir leke olarak geçti. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Nurettin Ersin, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Tahsin Şahinkaya, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Nejat Tümer ve Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Sedat Celasun’un bulunduğu Milli Güvenlik Konseyi, tüm yetkileri ele aldı. TBMM LAĞVEDİLDİ, SİVİL TOPLUM KURULUŞLARININ FAALİYETLERİ DURDURULDU Darbenin ilanının ardından Anayasa uygulamadan kaldırılarak Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) lağvedildi. Türkiye genelinde genelinde sıkıyönetim ilan eden darbeciler, Türk Hava Kurumu, Çocuk Esirgeme Kurumu ve Kızılay dışındaki derneklerin ve sivil toplum kuruluşlarının faaliyetlerini durdurdu. Siyasi partiler kapatılarak; Süleyman Demirel ile Bülent Ecevit’i Hamzakoy’a, Necmettin Erbakan ile Alparslan Türkeş’i Uzunada’ya sürgüne gönderildi. Demirel, Ecevit, Erbakan ve Türkeş’e siyasi yasaklar getirildi. DARBENİN KANLI BİLANÇOSU Demokrasinin askıya alındığı darbe sürecinde 650 bin kişi göz altına alındı, açılan 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı, 7 binden fazla kişi için idam cezası istendi. Toplam 517 kişinin “ölüm cezasına” çarptırıldığı süreçte, Ülkücü ve Devrimci 50 Türk genci idam edildi. Takribi 100 bin gencimiz “örgüt üyesi olma” suçundan yargılanırken 14 bin kişi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından çıkarıldı, 30 bin kişi “sakıncalı” yaftasıyla işlerinden edildi. Yaklaşık bin film yasaklanırken, 4 bine yakın öğretmen ve yüzlerce öğretim görevlisinin işine son verildi. Onlarca gazeteci haklarında binlerce yıla varan hapis cezalarıyla yargılandı. Darbeci generallerin belirlediği Danışma Meclisinin hazırladığı anayasa, silahların gölgesi altında 1982’de düzenlenen bir referandumla yüzde 92’lik “evet” oyu alarak onaylandı. Darbenin başını çeken Evren ve diğer darbecilerin ömür boyu yargılanmasını engelleyen “geçici 15’inci madde” söz konusu darbe anayasasına dahil edildi.

CAN PULAK yazdı: "Gençlik- Doğa- Kamplar" Haber

CAN PULAK yazdı: "Gençlik- Doğa- Kamplar"

Doğa tahribatı hız kesmeden sürüyor. Buna orman yangınları ile zeytinlik alanların biçilmesi de eklenince, yeşil zengini güzelim ülkemiz yeşil fakirliğine doğru koşuyor. Birkaç gün Marmaris-Datça civarını dolaştım. Yangından kelleşen dağları tepeleri gördükçe içim sızladı. Sadece yangın değil, plansız ve vahşi yapılaşmalar da, önüne gelene dağıtılan taşocakları ve maden izinleri de büyük zarar veriyor ormanlarımıza. Eskiden daha iyi koruyorduk, daha önem veriyorduk, daha iyi eğitiyorduk halkımızı ve gençlerimizi. Okullar tatildeyken ormanlarda kamplar yapılırdı. Orman bölgelerine kurulan Kızılay’ın çadırlarında on binlerce genç tatil yapar, ülkemizin doğasını ve güzelliklerini paylaşır, ormanın değerini öğrenirdi. Şimdi gençlere dönük ciddi bir programımız yok maalesef. Hali vakti yerinde olanların çocukları tatile gidebiliyor ama çok büyük bir çoğunluk bırakın tatili, dara düşen aileleriyle birlikte karnını zor doyuruyor. Özal döneminde, Cumhurbaşkanlığı başdanışmanı iken gençlere yönelik bir proje geliştirmiş ve Çevre izciliği teşkilatını kurmuştum. Marmaris ve Bolu Aladağ’da iki kamp sahası tespit etmiş, çadırlarını milli bankaların yardımıyla Nazilli’de yaptırmış, Milli Eğitim Bakanlığıyla çalışarak, sınıfını takdirnameyle geçen öğrencileri tespit edip, kamp eğitim programlarını oluşturmuştuk. İzci kıyafetlerinin kumaşını Sümerbank’tan almış, dikimini Ankara’daki askeri dikimevinde yaptırmış, yiyeceği ise Orman Teşkilatının mutfağından sağlamıştım. Bütün bunları projemi destekleyen rahmetli Başbakan Özal’ın ve kamu kurum ve kuruluşlarının yardımıyla parasız gerçekleştirdim. Bu arada rahmetli Milli Eğitim Bakanı Avni Akyol’un, Orman Bakanı Hasan Ekinci’nin ve Genelkurmay Başkanı Doğan Güreş’in unutulmaz desteklerini de yeri gelmişken belirtmeliyim. 3 ay ve 10 günlük dönemler halinde süren 2000 kişilik bu kamplarda çocuklara çevre bilinci aşılanır, ormanlarda eğitimler, sahillerde temizlikler, tarlalarda çiftçilerle birlikte üretim çalışmaları yapılır, tohumlar ekilirdi. Sabah çadır içi ve çevresindeki mıntıka temizliğinden sonra 20 dakika vatan, bayrak, doğa ve insan sevgisini işleyen konferanslar verilirdi. Geceleri kamp ateşi yakılır, şiirler okunur, şarkılar söylenir, dönem sonlarında da Muğla’nın ilçe merkezlerinde bando ve mızıka eşliğinde geçit törenleri yapılırdı. Caddelerin kenarlarında toplanan büyük kalabalıklar gençlerin üzerlerine çiçekler yağdırırlar, alkışlarla coştururlardı. Düzenli geçişin en önünde izci üniformamla ve kaz adımlarıyla geçişimi hala unutamam. Marmaris kampımı dönemin Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Perez De Cuelar açmış ve gençlere yönelik bu modeli tüm dünyaya örnek göstermişti. Konuyu daha fazla uzatmayayım, iktidar değişikliği sonucu çevre izcileri de tarihe karıştı. Ancak değişen iktidarın lideri rahmetli Süleyman Demirel, yıllar sonra beni arayarak “Yanlış yaptık. Bu senin çevre izcilerin gerçekten çok faydalıymış. Gel bunu yeniden ayağa kaldıralım” dedi. Onca emeğin, onca gayretin, onca çalışmanın boşa gitmesine çok üzülmüş, çok kırılmıştım. 10 yıllık devlet hizmetimden sonra özel sektöre geçmiş, Bodrum’da Akdeniz ve Ege’nin ağaç, bitki, çalı ve çiçeklerinden oluşan büyük seralar kurmuştum. Bu işi yarıda bırakmamın zor olduğunu belirtmiş, teşekkür etmiş, ancak projeyi canlandıracak kadroya uzaktan yardımcı ve destek olabileceğimi söylemiştim. Bunları yazmamın ve geçmişi hatırlatmamın nedeni, gençliğe yönelik benzer projeler hala ve kolaylıkla yapılabilir. Şehircilik, Orman- Milli Eğitim- Gençlik ve spor Bakanlıkları ile Belediyeler, Kızılay, hatta özel-resmi tüm Üniversiteler, özel-resmi tüm bankalar gençlik kampları oluşturabilir, tatil döneminde yüzbinlerce genç spor yapabilir, denize girebilir, doğa ve vatan sevgisini işleyen çalışmalara katılabilir. Bu organizasyonları yapmak zor değildir. Çok sayıda izci eğitmenimiz vardır. İzci kamp programları vardır. Kamplar için ülkenin her yanında muhteşem yerlere sahibiz. Böylesine yararlı projeler için her taraftan yardım yağar. Yeter ki, bu ve benzer projeleri yürütecek, sürükleyecek, hedefine götürecek idealist, dürüst ve namuslu önderleri bulalım. Unumuz var, yağımız var, şekerimiz var. Elbette ki helvayı yapacak gücümüz ve imkânımız da var. Haydi, bir an önce çocuklarımıza, gençlerimize sahip çıkacak kamplarımızı oluşturalım. Çevre izciliği modelini yeniden hayata geçirebilirsek, bu kamplarda gençlerimize ve çocuklarımıza doğa bilincini yeterince aşılayabilirsek, koruma anlayışını ve önlemlerini iyi öğretebilirsek, bir taşla birkaç kuş vurmuş oluruz. Devletimizin, kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektörün gençler için yapacağı bu organizasyon ve çalışmaların çok faydalı olacağına inanıyorum. ..... Yazarın tüm yazıları için tıklayınız

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.