Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Su Tüketimi

bursaarena.com.tr - Su Tüketimi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Su Tüketimi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Plajda kalp sağlığına dikkat! Susamayı beklemeden su için Haber

Plajda kalp sağlığına dikkat! Susamayı beklemeden su için

Sıcak hava, yüksek nem ve uzun süre güneş altında kalmak kalbin iş yükünü artırabiliyor. Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, özellikle kalp hastalarının yaz aylarında sıvı tüketimine, güneşlenme saatlerine ve fiziksel aktiviteye dikkat etmesi gerektiğini belirterek, göğüs ağrısı, nefes darlığı, şiddetli çarpıntı ve baygınlık hissinin ihmal edilmemesi gerektiğini söyledi. İSTANBUL (İGFA) - Sıcak havalarda vücudun serinleyebilmek için damarları genişlettiğini ve terlemeyi artırdığını belirten Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, bu durumun kalbin daha fazla çalışmasına ve sıvı-elektrolit kaybının artmasına yol açabileceğini ifade etti. Prof. Dr. Koylan, özellikle yüksek nem, uzun süre güneş altında kalma, yetersiz su tüketimi ve yoğun fiziksel aktivitenin kalp üzerindeki yükü artırabileceğine dikkat çekti. “SUSAMAYI BEKLEMEYİN” Plajda kalp sağlığını korumak için en önemli konuların başında yeterli sıvı tüketiminin geldiğini belirten Koylan, susama hissinin ortaya çıkmasını beklemeden düzenli aralıklarla su içilmesi gerektiğini söyledi. Sıcak havalarda terlemeyle yalnızca su değil, sodyum, potasyum ve magnezyum gibi elektrolitlerin de kaybedilebildiğini belirten Koylan, bunun çarpıntı, halsizlik, baş dönmesi, tansiyon düşüklüğü ve kalp ritim bozukluklarına zemin hazırlayabileceğini ifade etti. Prof. Dr. Koylan, çok şekerli içeceklerin sınırlandırılmasını, aşırı alkol tüketiminden kaçınılmasını ve uzun süre güneş altında kalınan günlerde sıvı tüketiminin artırılmasını önerdi. 11.00-16.00 SAATLERİ İÇİN UYARI Güneş ışınlarının daha yoğun olduğu 11.00-16.00 saatlerinde uzun süre doğrudan güneşe maruz kalmanın kalp-damar sistemi üzerindeki stresi artırabileceğini belirten Koylan, özellikle kalp hastalarının bu saatlerde daha dikkatli olması gerektiğini söyledi. Şemsiye veya gölgelik kullanılması, açık renkli ve hafif kıyafetler tercih edilmesi ve geniş kenarlı şapka takılması önerildi. İleri yaş grubunda sıcak çarpması riskinin daha yüksek olduğuna da dikkat çekildi. SICAK HAVADAN SONRA SOĞUK SUYA DİKKAT Uzman Koylan, sıcak ortamdan çıktıktan sonra bir anda soğuk suya girmenin de kalp ve damar sistemi üzerinde ani stres oluşturabileceği uyarısında bulundu. Ani ısı değişiminin damar spazmı, tansiyon dalgalanması, çarpıntı ve baygınlık hissine yol açabileceğini belirten Koylan, özellikle hipertansiyon ve koroner arter hastalığı bulunanların yanı sıra ileri yaştakilerin suya kademeli olarak girmesini önerdi. PLAJDA BESLENMEYE DE DİKKAT Tuzlu atıştırmalıklar, işlenmiş gıdalar, aşırı yağlı yiyecekler ve şekerli içeceklerin yerine meyve, yoğurt, ayran, hafif salatalar, ızgara balık ve zeytinyağlı yiyeceklerin tercih edilmesi önerildi. Koylan, Akdeniz tipi beslenmenin yaz aylarında kalp sağlığının korunmasına katkı sağlayabileceğini belirtti. Yaz aylarında yürüyüş ve yüzme gibi aktivitelerin kalp sağlığı açısından yararlı olduğunu belirten Koylan, ancak egzersizin günün en sıcak saatlerinde yapılmaması gerektiğini söyledi. Yoğun fiziksel aktivitenin sıcak havayla birleşmesi halinde kalp hızının artabileceğini, sıvı kaybının hızlanabileceğini ve tansiyon dengesinin bozulabileceğini ifade eden Koylan, egzersiz için sabah erken saatlerin veya gün batımına yakın zamanların tercih edilmesini önerdi.

Ağustos sıcaklarında sağlıklı kalmak için... Bu önerilere dikkat! Haber

Ağustos sıcaklarında sağlıklı kalmak için... Bu önerilere dikkat!

Uz. Dr. Yasin Bakcan, aşırı sıcaklarda sağlık risklerini önlemek için 10 öneride bulundu. Uz. Dr. Bakcan; su tüketimi, beslenme, klima kullanımı ve sıcak çarpması belirtileri konusunda kritik uyarılarda bulundu. İSTANBUL (İGFA) - Yaz sıcakları her yıl daha uzun sürüyor, etkisi ise daha sert hissediliyor. Ağustos ayında daha da artan aşırı sıcaklar; bireylerin yaşam konforunu azaltmanın yanı sıra sıcak çarpmasından kalp ve böbrek sorunlarına kadar ciddi sağlık risklerini de beraberinde getirebiliyor. Özellikle yaşlılar, çocuklar, kronik hastalığı bulunanlar ve açık alanda çalışanlar için tehlike oluşturan bu dönemde alınacak basit ancak etkili önlemler, sağlığı korumada kritik rol oynuyor. Uz. Dr. Yasin Bakcan, yaz aylarını güvenli ve sağlıklı geçirmek için dikkat edilmesi gereken 10 önemli öneriyi sıraladı. 1. GÜNÜN EN SICAK SAATLERİNDE DIŞARI ÇIKMAYIN Yaz aylarında güneş ışınlarının en dik açıyla geldiği 11.00-16.00 saatleri, sıcaklığın en yoğun hissedildiği zaman dilimidir. Mümkünse bu saatlerde dışarı çıkılmamalıdır. Dışarı çıkılması gerekiyorsa gölgede kalınmalı, ağır fiziksel aktivitelerden kaçınılmalı, açık renkli ve bol kıyafetler tercih edilmeli, şapka kullanılmalıdır. Park halindeki araçlarda çocuklar, yaşlılar veya evcil hayvanlar hiçbir koşulda bırakılmamalıdır. 2. SUSAMAYI BEKLEMEYİN, GÜN BOYU DÜZENLİ SU TÜKETİN Sıcak havalarda sıvı ihtiyacı belirgin şekilde artar. Günlük su tüketimi kişinin yaşı, kilosu ve sağlık durumuna göre değişmekle birlikte, kilogram başına en az 30 ml olmalı; çoğu yetişkin için bu miktar yaklaşık 3 litreye kadar çıkabilmektedir. Su tek seferde değil, gün içine yayılarak tüketilmelidir. Susamayı beklemek ise vücudun sıvı kaybetmeye başladığının önemli bir göstergesidir. 3. SICAK ÇARPMASININ BELİRTİLERİNİ VE SONUÇLARINI BİLİN Sıcak çarpması, yaz aylarının en ciddi sağlık sorunlarından biridir. Şiddetli baş ağrısı, baş dönmesi, bilinç bulanıklığı, davranış değişiklikleri, aşırı halsizlik, ağız kuruluğu, terlemenin azalması ve vücut sıcaklığının 40 derecenin üzerine çıkması en önemli belirtiler arasındadır. İlk soğutma uygulamalarına rağmen belirtiler düzelmiyor ya da bilinç değişikliği gelişiyorsa vakit kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. Aşırı sıcağa maruz kalınması sonucunda ısı krampları, ısı yorgunluğu, ısı senkopu, rabdomiyoliz ve ısıya bağlı döküntüler gibi hastalıkların yanı sıra; kalp, dolaşım, solunum, böbrek ve sinir sistemini etkileyen sağlık sorunları, psikiyatrik etkiler ve uyku bozuklukları da görülebilir. Duruma erken müdahale edilmediğinde çoklu organ yetmezliği gibi hayati risk oluşturan ciddi tabloların gelişebileceği unutulmamalıdır. 4. YAZ AYLARINDA BESLENMENİZİ HAFİFLETİN Ağır, yağlı ve kızartılmış yiyecekler yerine sindirimi kolay besinler tercih edilmelidir. Kahvaltıda az yağlı peynirler, taze sebzeler ve zeytin; ana öğünlerde ise ızgara veya haşlama yöntemleriyle hazırlanmış yemekler tüketilmelidir. Sebze ve meyveler vitamin ve mineral ihtiyacının karşılanmasına yardımcı olurken, şerbetli tatlılar yerine sütlü veya meyveli tatlılar tercih edilmelidir. Uzun süre aç kalınmasına neden olan şok diyetlerden de kaçınılmalıdır. 5. İÇECEK SEÇİMİNİZİ DİKKATLİ YAPIN Çay, kahve ve gazlı içecekler günlük su ihtiyacını karşılamaz. Aşırı tüketildiklerinde sıvı dengesini olumsuz etkileyebilir. Yaz aylarında suyun yanı sıra ayran, süt, sade maden suyu ve şekersiz komposto gibi içecekler daha doğru seçeneklerdir. Gün boyu yeterli miktarda sıvı alınmasına dikkat edilmeli; özellikle idrar söktürücü etkisi bulunan alkol ve kafeinli içeceklerin tüketimi sınırlandırılmalıdır. 6. KRONİK HASTALIĞINIZ VARSA SICAKLARA KARŞI DAHA DİKKATLİ OLUN Hipertansiyon, diyabet, kalp ve böbrek hastaları sıcak havalardan daha fazla etkilenebilir. Bu nedenle serin ortamlarda bulunmaları, düzenli sıvı tüketmeleri ve güneşin en yoğun olduğu saatlerde dışarı çıkmamaları önem taşır. İlaç dozlarında veya kullanım saatlerinde değişiklik yapılması gerekiyorsa mutlaka hekim görüşü alınmalıdır. 7. KLİMAYI DOĞRU KULLANIN Klimalar doğru kullanıldığında sıcak havaların olumsuz etkilerini azaltır. Ancak filtrelerinin düzenli olarak temizlenmesi ve ortam sıcaklığının dış ortamla aşırı fark oluşturmayacak şekilde, yaklaşık 23 derecede tutulması gerekir. Ani sıcaklık değişimleri çeşitli sağlık sorunlarına neden olabilir. 8. HALSİZLİK VE BAŞ AĞRISINI HAFİFE ALMAYIN Yaz aylarında görülen halsizlik, baş ağrısı ve tansiyon düşüklüğü çoğu zaman sıvı ve elektrolit kaybından kaynaklanır. Ancak yeterli sıvı alımına rağmen bu şikâyetler devam ediyor ya da göğüs ağrısı, nefes darlığı, çarpıntı, bilinç bulanıklığı, bulantı ve kusma gibi belirtiler eşlik ediyorsa mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır. 9. SICAK ÇARPMASINDA İLK MÜDAHALEYİ ÖĞRENİN Sıcak çarpması yaşayan kişi derhal serin bir ortama alınmalı, üzerindeki fazla kıyafetler çıkarılmalı ve üzerine ılık su uygulanarak buharlaşma yoluyla soğutulmalıdır. Bilinci açıksa su verilebilir. Ancak bilinci kapalı kişilere ağızdan sıvı verilmemeli; kolonya dökmek veya buz gibi suyla ani soğutma uygulamak gibi yanlış yöntemlerden kaçınılmalıdır. Eş zamanlı olarak acil sağlık desteği istenmelidir. 10. ÇOCUKLARI SICAK HAVALARDA DAHA YAKINDAN TAKİP EDİN Çocuklar, sıvı kaybından yetişkinlere göre daha hızlı etkilenebilir. Bu nedenle günün en sıcak saatlerinde dışarıda kalmamaları, sık sık su içmeleri, ince ve açık renkli kıyafetler giymeleri ve şapka kullanmaları sağlanmalıdır. Ayrıca oyun sırasında düzenli dinlenme molaları vermeleri teşvik edilmelidir. Şekerli ve gazlı içecekler yerine su tüketmeleri konusunda desteklenmeleri büyük önem taşır.

Cilt kanserine karşı güneşten korunmayı ihmal etmeyin! Haber

Cilt kanserine karşı güneşten korunmayı ihmal etmeyin!

Dermatoloji Uzmanı Dr. Şenay Ağırgöl, kontrolsüz güneş maruziyetinin cilt kanseri riskini artırdığına dikkat çekerek, özellikle 10.00-16.00 saatleri arasında güneşe çıkılmaması ve güneş koruyucunun günlük rutinin bir parçası haline getirilmesi gerektiğini söyledi. İSTANBUL (İGFA) - Yaz aylarında güneş ışınlarına uzun süre maruz kalmak, cilt sağlığını ciddi şekilde tehdit ediyor. Uzmanlar, güneşin faydalarının yanı sıra kontrolsüz maruziyetin erken yaşlanmadan cilt kanserine kadar birçok soruna yol açabileceği konusunda uyarıyor. Dermatoloji Uzmanı Dr. Şenay Ağırgöl, güneş ışınlarının D vitamini sentezi, bağışıklık sistemi ve ruh sağlığı açısından önemli olduğunu ancak gerekli önlemler alınmadığında ciddi sağlık sorunlarına neden olabileceğini belirtti. Özellikle açık tenli, açık gözlü ve çilli bireylerin daha büyük risk altında olduğunu vurgulayan Ağırgöl, güneş yanıkları, kızarıklık ve su toplamasının yanı sıra kuruluk, kırışıklık ve cilt lekeleri gibi kalıcı hasarların da görülebildiğini ifade etti. Ağırgöl, eskiden daha çok ileri yaşlarda görülen cilt kanserinin, ozon tabakasındaki incelme nedeniyle günümüzde 30'lu yaşlarda da daha sık ortaya çıktığını söyledi. EN RİSKLİ SAATLER: 10.00-16.00 Uzm. Dr. Şenay Ağırgöl, güneş ışınlarının yeryüzüne en dik açıyla ulaştığı 10.00-16.00 saatleri arasında UV yoğunluğunun en yüksek seviyeye çıktığını belirterek, mümkün olduğunca bu saatlerde dışarı çıkılmaması gerektiğini kaydetti. Zorunlu durumlarda ise şapka, güneş gözlüğü ve gölge alanların tercih edilmesini önerdi. Güneş koruyucu kullanımının yalnızca plajda değil, günlük yaşamın her anında sürdürülmesi gerektiğini vurgulayan Ağırgöl, en az SPF 30 koruma faktörlü ürünlerin tercih edilmesini tavsiye etti. Koruyucuların dışarı çıkmadan 15-30 dakika önce uygulanması ve gün içerisinde düzenli olarak yenilenmesi gerektiğini belirtti. HER 2 SAATTE BİR YENİLENMELİ Güneş koruyucuların etkisini sürdürebilmesi için yaklaşık her iki saatte bir tekrar uygulanması gerektiğini ifade eden Ağırgöl, terleme, yüzme veya havluyla kurulanma sonrasında ise beklemeden yeniden sürülmesinin önemine dikkat çekti. Uzmanlar, gölgede bulunmanın ya da havanın bulutlu olmasının güneşten tamamen korunduğu anlamına gelmediğini belirtiyor. Kum, su, beton ve açık renkli yüzeylerin UV ışınlarını yansıtarak cilde ulaşabildiğini söyleyen Ağırgöl, bulutlu havalarda da güneş koruyucu kullanımının sürdürülmesi gerektiğini vurguladı. ŞAPKA, KIYAFET VE SU TÜKETİMİ ÖNEMLİ Geniş kenarlı şapkalar ve uzun kollu, ince kıyafetlerin güneş ışınlarına karşı ek koruma sağladığını belirten Ağırgöl, yaz aylarında yeterli su tüketiminin de cildin nem dengesini koruyarak savunma mekanizmasını güçlendirdiğini ifade etti. Güneş koruyucuların etkili olabilmesi için yeterli miktarda uygulanması gerektiğini belirten Ağırgöl, yüz, boyun ve saçlı deri için yaklaşık bir tatlı kaşığı ya da iki parmak kuralının esas alınmasını önerdi. Ense, dudak ve ayak üstü gibi bölgelerin de ihmal edilmemesi gerektiğini kaydetti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.