Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Stratejik Ortaklık

bursaarena.com.tr - Stratejik Ortaklık haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Stratejik Ortaklık haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Trump'tan yine uçak dayatması: 'Türkiye'nin F-35 talebini karşılayacak bir karar alabiliriz' Haber

Trump'tan yine uçak dayatması: 'Türkiye'nin F-35 talebini karşılayacak bir karar alabiliriz'

Trump, Türkiye'nin F-35 savaş uçakları tedariki ve kendi milli muharip uçak projesi için kritik öneme sahip jet motorlarına olan ilgisi konusunda, Ankara'yı memnun edecek bir karar alabileceğinin sinyalini verdi. ABD Başkanı Donald Trump çarşamba günü Beyaz Saray'da NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile bir araya geldi. Görüşme sonrası düzenlenen basın toplantısında Trump, Türkiye'nin F-35 talebini karşılayacak bir karar alabileceğinin sinyalini verdi. Bu olası karar, Ankara'nın milli uçak geliştirme hedefleri açısından kritik önem taşıyan F-35 savaş uçaklarını tedarik etme talebini kapsıyor. Muhabirlerden biri, "Türkiye F-35 savaş uçaklarını istiyor. Türkiye'ye elinizde büyük bir hediye paketiyle mi gidiyorsunuz?" diye sordu. Trump soruya şu yanıtı verdi: Evet, öyle düşünüyorum. Türkiye bir NATO üyesi. Muhtemelen Türkiye'yi çok mutlu edecek bir şey yapacağım." "Eğer (NATO Zirvesi) Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından düzenleniyor olmasaydı, gideceğimi pek sanmıyordum," diye ekledi. Bu hamle, iki ülke arasındaki ikili askeri ve savunma iş birliklerine yönelik değerlendirmelerin sürdüğü bir dönemde geldi. Trump'ın açıklaması, Türkiye'nin askeri atılımlarına yönelik ilgiyi artırırken, iki ülke arasındaki savunma anlaşmalarını çevreleyen jeopolitik nüfuzu ve stratejik dinamikleri de gözler önüne seriyor. KAAN uçaklarının motorlarına da onay çıkabilir Reuters haber ajansı, aynı gün yayınladığı bir haberde ABD hükümetinin KAAN uçakları için Türkiye'ye motor satışına izin vereceğini bildirdi. İzin kararının NATO zirvesi öncesi alınacağını bildiren Reuters'a göre, Kongre bu izne karşı çıkıyor. Türk savunma sanayinin tasarladığı KAAN'ın prototipi ve test uçuşlarında Amerikan yapımı F110 motoru kullanılmıştı ve seri üretime de bu motorlarla başlanması planlanıyordu. Bu motorların satışına ABD'den onay çıkmamıştı. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın geçtiğimiz eylül ayı sonunda yaptığı bir açıklamada motorların alınması için ABD'den onay beklediklerini açıklamasının ardından, KAAN uçakları ülke gündeminin en üst sıralarına yerleşmişti. New York'taki Türkevi'nde yerel saatle 27 Eylül akşamı basına konuşan Fidan, "KAAN'ın motorları ABD Kongresi'nde bekliyor, onların lisansı durmuş durumda" diyerek ve bunun "müttefiklik ruhuna, stratejik ortaklık ruhuna yakışmadığını" söylemişti. ABD'den Türkiye'ye F-35 satışı ABD Dışişleri Bakanlığı, aralık ayında Türkiye'ye olası F-35 ve F-16 savaş uçağı satışına ilişkin Kongre üyelerinin itiraz ve endişelerinin yer aldığı mektuba yanıt olarak, Ankara Rus S-400 hava savunma sistemine sahip olduğu sürece tutumunun değişmediğini belirtti. ABD savaş uçaklarının herhangi bir satışının yasalara ve özellikle de "Amerika'nın Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Etme Yasası"na (CAATSA) tam olarak uyması gerektiğine dikkat çekti. ABD Başkanı Donald Trump’ın ilk döneminde, Türkiye’nin Rusya’dan bir hava savunma sistemi satın almasının ardından, NATO müttefiki Türkiye ABD’nin amiral gemisi F-35 savaş uçağı programından çıkarılmıştı. ABD’li yetkililer, Türkiye’nin Rus yapımı S-400 hava savunma sistemini kullanmasının F-35’in kabiliyetleri hakkında veri toplanmasına yol açabileceğinden ve bu bilgilerin Rusya’nın eline geçebileceğinden endişe ediyordu. Trump-Erdoğan görüşmesi ABD Başkanı Donald Trump ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında 25 Eylül'de Beyaz Saray'da düzenlenen görüşmede, F-35 satış yasağının çözülebileceğine dair umutlar artmıştı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, F-35’lere uygulanan kısıtlamanın kaldırılmasını görmek istediğini net bir şekilde dile getirerek, Trump’a konuyu “ayrıntılı bir şekilde görüşmeye hazır” olarak geldiğini belirtmişti. ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack da iki liderin Rusya ve F-35 programı da dâhil olmak üzere ABD-Türkiye ilişkilerindeki tüm önemli konuları “çözüm yollarıyla” ele aldığını belirtti. Ancak Tom Barrack, Türkiye'nin F-35 savaş uçağı programına geri dönebilmesi için Rus S-400 hava savunma sistemini kullanmaması ve sahip olmaması gerektiğini dile getirmişti. Türkiye'den son olarak Milli Savunma Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, S-400 Hava Savunma Sistemi ile ilgili yeni bir gelişme bulunmadığı, F-35 tedarikine ilişkin ise "ABD'li muhataplarımızla yürütülen diplomatik temas ve görüşmeler sürmekte, F-35 tedariki konusundaki yaptırım ve engellerin kaldırılması ve ülkemizin programa yeniden dâhil edilmesi için istişareler devam etmektedir," denildi. Eurunews

'Sınırları olmayan dostluk': Çin ve Rusya'yı birarada tutan ne? Haber

'Sınırları olmayan dostluk': Çin ve Rusya'yı birarada tutan ne?

Geçen eylül ayında Pekin'deki Tiananmen Meydanı'nda yürürken, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, organ nakillerinin insan ömrünü dramatik biçimde uzatabileceği ihtimali üzerine konuşuyordu. Putin'in tercümanının "İnsan organları sürekli olarak nakledilebilir. Ne kadar uzun yaşarsanız, o kadar gençleşirsiniz ve hatta ölümsüzlüğe ulaşabilirsiniz" dediği duyuldu. Şi'nin tercümanının ise "Bazıları bu yüzyılda insanların 150 yıla kadar yaşayabileceğini öngörüyor" diye karşılık verdiği duyuldu. Putin Çin'de: Rusya ve Çin liderleri ziyaretle dünyaya ne mesajlar veriyor? Kaynak, Kremlin Basın Ofisi/Anadolu/Getty Images) // Bu "açık mikrofon" anı, iki liderin ilişkisine dair nadir bir bakış sundu. Bu, birbirlerini en iyi arkadaşlar olarak tanımlayan ve toplamda 39 yıllık iktidarlarının ardından görevi bırakma belirtisi göstermeyen iki güçlü lider için uygun bir sohbetti. Diğer yandan oldukça yanlış anlaşılan ortaklıklarına dair de nadir bir bakış sundu. Bu doğal konuşma, son derece gizli bir ilişkilerinin nadir görülen anlarından biri. Putin bu hafta Pekin'e geri dönüyor; ziyaret, Rusya ile Çin arasında imzalanan İyi Komşuluk, Dostluk ve İşbirliği Anlaşması 25. yılına denk geliyor. ABD Başkanı Donald Trump geçen hafta Şi'yi ziyaret ettiğinde altın yemek takımlarıyla verilen ziyafetler ve antik bir tapınak gezisiyle karşılanmıştı. Putin'in öncesinde çok bilgi paylaşılan ziyareti ise çok daha sade görünüyor. Putin bu hafta Pekin'e geri dönüyor. Kremlin sözcüsü, Trump-Şi görüşmesi hakkında ilk elden bilgi duymayı umduklarını söyledi. Şi'nin, geçen hafta, normalde yabancı ziyaretçilere kapalı olan Zhongnanhai'de Trump ile yürürken, Putin'in Pekin'in siyasi merkezini daha önce ziyaret ettiğini şakayla karışık söyleyerek arkadaşının adını andığı bildirildi. Washington'daki bazı çevreler Trump'ın Pekin'i Moskova'dan uzaklaştırabileceğini ummuş olabilir ancak bu umutlar pek gerçekçi görünmüyor. Çin ve Rusya son yıllarda ilişkilerini "sınırları olmayan bir dostluk" olarak tanımladı. Peki bu neye dayanıyor ve bu yakınlık sürecek mi? Çin'in etkisi, Çin'in şartları Carnegie Rusya Avrasya Merkezi düşünce kuruluşunun direktörü Alexander Gabuev'e göre ilişki son derece dengesiz ve iki ülke arasında yapılacak anlaşmalar muhtemelen Çin'in şartlarına göre şekillenecek. "Rusya tamamen Çin'in etkisi altında ve Çin şartları belirleyebilir" diyor. Bu dinamik birçok alanda, özellikle ekonomide hissediliyor. Çin, Rusya'nın en büyük ticaret ortağı; Rusya ise Çin'in uluslararası ticaretinin yalnızca %4'ünü oluşturuyor. Çin, Rusya'ya diğer tüm ülkelerden daha fazla ihracat yapıyor ve ekonomisi Rusya'dan çok daha büyük. Batı yaptırımlarının yıllar içinde Moskova'yı giderek Pekin ile ticari ilişkilere yöneltmesiyle, ABD tarafından yaptırıma uğrayan ve İngiltere hükümetinin incelemesi sonrası Birleşik Krallık'ın 5G ağlarından çıkarılan teknoloji devi Huawei, Batılı şirketlerin yokluğundan yararlanarak Rusya'nın telekomünikasyon sektöründe kilit bir unsur haline geldi. Batı ile bağların giderek kopmasıyla Çin, ister teknolojik ister bilimsel ya da endüstriyel olsun, uzmanlık için ilk başvurulan adres haline geldi. Kaynak, EPA/Shutterstock // Moskova'nın savaş makinesi giderek daha fazla Çin bileşenine bağımlı hale geldi Rusya'nın 2022'de Ukrayna'yı geniş çaplı işgalinden bu yana Moskova'nın savaş makinesi Çin bileşenlerine giderek daha fazla bağımlı hale geldi. Bloomberg'in yakın tarihli bir raporu, Rusya'nın yaptırıma tabi teknolojisinin %90'dan fazlasını Çin'den ithal ettiğini, bunun da önceki yıla göre %10'luk bir artış olduğunu ortaya koydu. Rusya bu dengesizliğin risklerinin farkında. Rusya Uluslararası İlişkiler Konseyi düşünce kuruluşunun başkanı Dmitry Trenin'in "Kimseye boyun eğmeyiz" başlıklı son yorumunda Rusya'nın bir uydu devlet olmak istemediği açıkça belirtildi. Çin hakkında konuşurken, "İlişkilerimizde eşitliği korumamız ve Rusya'nın küçük ortak olamayacak bir büyük güç olduğunu hatırlamamız kesinlikle hayati önem taşıyor" dedi. ABD-İsrail saldırısı: İran'ın müttefikleri Rusya ve Çin nerede? Moskova için Pekin'e alternatif olabilecek seçenekler sınırlı; Çin, Rusya'nın hayatta kalması için gerekli talep ve pazar ölçeğini sunan bir alıcı. Çin ticaretini azaltırsa, Batı ile ilişkilerin bozulduğu bir ortamda bu durum Rusya'nın dış politika hedeflerini ciddi şekilde zorlaştırır. Ancak Moskova'nın büyük avantajı ve Pekin tarafından yönlendirilmesini engelleyen unsur, kendi zeminini koruyabilme kapasitesi. Kaynak, AFP/Getty Images // Putin ve Şi birbirlerini en iyi arkadaş olarak tanımladı Glasgow Üniversitesi'nde güvenlik çalışmaları alanında ders veren Marcin Kaczmarski'ye göre Çin, bu asimetrinin boyutunun farkında ve Rusya içinde ya da elitleri arasında tepkiye yol açabilecek bir durum yaratmak istemiyor. "Çin'in Rusya politikasını özetlersek, bunun temkinli bir özdenetim olduğunu söyleyebilirim. Çin, Rusya'ya baskı yapmıyor." Bu kısmen de mantıklı; Rusya daha küçük ortak olabilir ama gururlu bir ortak. Carnegie'den Gabuev, Çin'in Rusya üzerinde baskı kurmaya çalışması durumunda bunu "hemen kabul edecek türden bir ülke" olmadığını söylüyor. Örnek olarak Şi'nin 2023'te Moskova'ya yaptığı ziyareti veriyor. Bu ziyarette Çin liderinin Putin'i Ukrayna'da nükleer silah kullanmaması yönünde teşvik ettiği bildirildi. Ancak sadece birkaç gün sonra Rus tarafı Belçika'da değil Belarus'ta nükleer silah konuşlandıracaklarını açıkladı; bazıları bunu Moskova'nın dış baskıya direnmesi ve bağımsızlığını hatırlatması olarak değerlendirdi. Rusya'nın Ukrayna'daki uzun savaşı birçok açıdan yük olabilir ancak aynı zamanda Pekin için de bir varlık; zira Pekin, Tayvan'a olası müdahale seçeneklerini değerlendiriyor. Gabuev, "Rusya hâlâ satabildiği niş askeri ekipmanlar gibi teknolojiler ve Çin ekipmanlarını test etme konusunda önemli katkılar sunuyor" diyor. Rusya ayrıca Çin için stratejik açıdan önemli büyük enerji kaynaklarına sahip. Mayıs ayında düzenlediği basın toplantısında Putin, iki tarafın petrol ve gaz işbirliğinde "çok önemli bir adım" atmaya yakın olduğunu söyledi. Kaynak, Bloomberg/Getty Images // Rusya büyük bir petrol ihracatçısı. Muhtemelen, yıllarca süren duraklamanın ardından Rus enerji devi Gazprom ile Çin Ulusal Petrol Şirketi arasında ön anlaşması imzalandığı bildirilen Sibirya'nın Gücü 2 boru hattını kastediyordu. İnşa edilirse bu hat oyunun kurallarını değiştirecek ve Moğolistan üzerinden Çin'e yılda 50 milyar metreküp Rus gazı taşıyacak. Ve Çin açısından, Hürmüz Boğazı'ndaki kriz sürerken Rus enerjisine yaptığı yatırımın geri döndüğü görülüyor. Bu yalnızca fiyat meselesi değil; giderek çalkantılı hale gelen dünyada Çin'in enerji güvenliğini sağlamasıyla ilgili. Müttefik değil ortak Çin ve Rusya'nın görüş ayrılığı yaşadıkları anlarda, ilişkilerinin merkezindeki basit bir gerçek ortaya çıkıyor: Bu bir resmi ittifak değil, dolayısıyla taraflardan hiçbirinin diğerini takip etmesi gerekmiyor. Avustralya'nın Moskova Büyükelçiliği'nde eski diplomat Bobo Lo, bir askeri ittifakın katılığından ziyade bu stratejik esnekliğin ortaklığa dayanıklılık kazandırdığını söylüyor. "Bu bir ittifak değil, esnek bir stratejik ortaklık" diyor ve bunun defalarca çöküş tahminlerine rağmen sürdüğünü belirtiyor. Batılı analistler Çin-Rusya ortaklığını genellikle iki şekilde tasvir ediyor: Ya Batı'yı yenme isteğiyle birleşmiş bir "otoriterlik ekseni" ya da sürekli çöküşün eşiğinde olan kırılgan bir kardeşlik. Ancak bunların hiçbiri, farklılıklarına ve dengesizliklerine rağmen hayati çıkarları paylaşan iki komşu ülke arasında giderek vazgeçilmesi zor hale gelen bu ilişkinin gerçek niteliğini tam olarak yansıtmıyor. Lo ayrıca Batı ile ilişkiler iyileşse bile iki ülkenin anlaşmak için pek çok nedeninin olacağını söylüyor. Kaynak, Bloomberg/Getty Images // Rusya ve Çin 4.300 km'lik bir sınırı paylaşıyor Bunların başında, geçmişte cephesi olan 4.300 km'lik ortak sınır geliyor. Ayrıca ekonomileri birbirini tamamlıyor: Rusya petrol, gaz ve diğer ham maddelerin büyük bir ihracatçısı; Çin'in sanayi ekonomisi ise bunlar için büyük bir pazar sunuyor. Ayrıca ABD öncülüğündeki dünya düzenine karşı ortak duruşları da göz ardı edilemez. Batılı ülkeler insan hakları gibi farklı değerler temelinde yaptırım uygulayıp cezalandırırken, Rusya ve Çin birbirlerini eylemlerine göre yargılamıyor. Çin'in Sincan bölgesinde büyük ölçekli insan hakları ihlalleri iddiaları — Çin bunu reddediyor — ve Rus muhalefet lideri Aleksey Navalni'nin ölümü bazı Batılı ülkelerin bu ülkelerle ilişki kurma konusunda daha temkinli olmasına yol açtı ancak Moskova ve Pekin bu konuları önemsemiyor. Cezaevinde hayatını kaybeden Rus muhalif lider Aleksey Navalni kimdir? Gabuev, "Sincan, Navalni'nin zehirlenmesi ve benzeri konularda birbirlerini eleştirmiyorlar" diyor. "Birçok konuda BM'de yerel yönetimlere ilişkin meselelerde benzer düşüncelere sahipler… bu da organik, simbiyotik bir ilişki yaratıyor." Kaynak, Getty Images // Batı yaptırımlarının yıllar içindeki etkisi Moskova'yı giderek Pekin ile ticari ilişkilere yöneltti Gabuev ayrıca ülkeler arasında ilişkilerin iyileşmesine yönelik uzun bir geleneğin bulunduğunu ekliyor. "Daha pragmatik bir ilişkiye yönelik bu eğilim… Andropov, Çernenko, Gorbaçov, Yeltsin dönemlerine kadar uzanıyor. Ve bence Çinliler de aynılar." Bu yakınlığın sürüp sürmeyeceğine gelince, adının açıklanmasını istemeyen bir Çinli analist, iki ülkenin de ilişkilerini ayrılmaz bir ikili olarak sunmasının kısmen performatif olduğunu ve birlik ile istikrar görüntüsü vermeyi amaçladığını kabul ediyor. İnsan Hakları İzleme Örgütü'ne göre Çin, 'Uygur kültürünü yok etmek için' yüzlerce köyün ismini değiştirdi Gerçekte bu, zaman zaman ortaya çıkan çıkar farklılıklarını yumuşatmak için kullanılan faydalı bir siyasi araç. Her iki hükümet de "Batı hegemonyası" olarak gördüklerine karşı olsa da buna yaklaşımları farklı olabiliyor. Analiste göre Rusya, ABD'yi tamamen devre dışı bırakacak bir dünya düzeni kurmak istiyor; Çin ise daha temkinli ve pragmatik. Pekin'in ani kararlar almaktan kaçındığı ve uzun vadeli sonuçlar için sabır ve aşamalı kazanımları önceliklendirdiği düşünülüyor. Analist, Çin'in ABD'nin İran'daki eylemlerine tepkisini örnek gösterdi; Trump'ın ziyareti için hazırlıkları iptal etmeyerek Pekin'in ölçülü davrandığını söyledi. "Bu, Pekin'in tahrik etmemek ve kapıları kapatmamak yönündeki istekliliğini açıkça gösteriyor" dedi. Ona göre, Çin Rusya'nın yaklaşımından farklı biçimde, hâlâ Washington ile iletişimi açık tutmak ve gereksiz tahrikten kaçınmak istiyor. İnsani boyut Ortaklık genellikle jeopolitik ve güvenlik merceğinden ele alınıyor ancak iki toplum arasındaki bağların derinliği de önemli bir faktör. En üst düzeyde Putin ve Şi, aralarındaki benzersiz dostluğu yansıtmaya çalıştı. Bu, Putin'in Çin'e yaptığı 25. ziyaret ve Rus bürokratlar muhtemelen Çinli muhataplarıyla diğer ülkelerin yetkililerinden daha fazla etkileşim kuruyor. En üst düzeydeki siyasi yakınlığa rağmen, Çin'de görev yapmış eski bir Britanyalı diplomat olan Charles Parton, sıradan Çinliler ile Ruslar arasındaki doğal kültürel yakınlığa şüpheyle yaklaşıyor. "Çinliler Moskova'da okumak, yerleşmek ve daire satın almak ister mi? Hayır." Ona göre Ruslar tercih hakkına sahip olsalar, yatırımlarını Batı'da yapmayı ve örneğin Pekin yerine Paris, Londra ya da Kıbrıs'ta daire satın almayı seçerler. Kaynak,China News Service/VCG/Getty Images Çin ve Rusya son yıllarda ilişkilerini "sınırları olmayan bir dostluk" olarak tanımladı Ancak herkes aynı fikirde değil. Gabuev, halklar arasındaki temasın hızla arttığını, bunun kısmen Batı yaptırımları ve Avrupa'nın vize politikalarının sıkılaşmasının Rusları Çin'e yöneltmesiyle gerçekleştiğini söylüyor. Rusların Çin'e seyahati giderek kolaylaştı. Karşılıklı vizesiz rejim sayesinde Moskova'dan büyük Çin şehirlerine birkaç saat içinde günlük uçuşlarla ulaşılabiliyor. Ruslar giderek daha fazla Çin yapımı telefonları ve arabaları kullanıyor; bu durum özellikle Moskova'ya yönelik Batı yaptırımlarının ardından arttı. Gabuev, "Karşılıklı bağlantı, vizesiz seyahat ve ödeme ile ulaşım kolaylığı Çin'i eskisinden çok daha yakın hale getiriyor. Ve tüm değişim programları, burslar, ortak araştırma programları iki toplumu birbirine yaklaştırıyor" diyor. Kaynak,Sputnik/ Kremlin/ PA/Shutterstock // İkisi arasındaki bağlar derinleşiyor Moskova ile Pekin arasındaki ilişkide artan dengesizlik uzun vadeli bir zayıflık oluşturabilir ancak yakın vadede çöküş tahminleri gerçekçi görünmüyor. Farklılıklara rağmen Lo, "Çin-Rusya ortaklığı dayanıklılığını koruyor. Her iki taraf da, özellikle işbirliğinin devamına yönelik uygulanabilir alternatifler olmadığı için, bunun başarısız olamayacak kadar önemli olduğunu kabul ediyor" diyor. Ankur Shah- Editör / BBC Global Çin Birimi

Azerbaycan’da yapı ve yalıtım sektöründe stratejik ortaklık Haber

Azerbaycan’da yapı ve yalıtım sektöründe stratejik ortaklık

Azerbaycan’da yapı ve yalıtım sektörünü ilgilendiren önemli bir yatırım hamlesi hayata geçirildi. Gilan Construction Material Group LLC ile Torun Grup MMC arasında stratejik ortaklık anlaşması imzalandı. Yatırımın bölgedeki inşaat, lojistik ve sanayi ekosistemine de önemli katkı sağlaması bekleniyor. AZERBAYCAN (İGFA) - Gilan Construction Material Group LLC ile Torun Grup MMC, stratejik ortaklık anlaşması kapsamında yeni nesil yapı teknolojileri ve üretim yatırımları için resmi adımları attı. Gilan Group CIO’su Maşallah Tafiyev ve Torun Grup Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Torun öncülüğünde hayata geçirilen iş birliğinin, yalnızca ticari bir yatırım değil aynı zamanda bölgesel üretim, teknoloji transferi ve ekonomik kalkınma projesi olduğu belirtildi. Kurulacak yeni üretim tesislerinde İzopoint, Norbex, İzoforce ve Pacific markaları altında ısı, su, ses ve yangın yalıtımı; mantolama sistemleri, yapı kimyasalları, hafif yapı panelleri ve endüstriyel yapı ürünleri üretilecek. Açıklamalara göre yatırımın, Azerbaycan iç pazarının yanı sıra Türk Cumhuriyetleri, Kafkasya, Rusya çevresi ve Orta Asya ülkelerine ihracat hedefiyle planlandığı ifade edildi. Tesislerde tam otomasyonlu üretim hatları, AR-GE laboratuvarları ve modern kalite kontrol altyapısının kurulacağı bildirildi. Projeyle birlikte enerji verimliliği ve çevreci yapı sistemlerine yönelik ürünlerin üretileceği, yatırımın aynı zamanda yüzlerce kişiye istihdam sağlamasının beklendiği kaydedildi. Torun Grup Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Torun, Azerbaycan’da sadece fabrika değil, teknoloji ve üretim gücüyle Türk dünyasının ekonomik bağlarını güçlendiren bir yapı kurmayı hedeflediklerini söyledi. Kardeş ülke Azerbaycan'da yalnızca fabrika kurdmadıklarını ifade eden Torun, "Teknoloji, üretim gücü, istihdam ve Türk dünyasının ekonomik birlikteliğini büyütecek güçlü bir yapı inşa ediyoruz. İzopoint, Norbex, İzoforce ve Pacific markalarımızla bölgede kaliteyi ve güveni temsil edeceğiz" diye konuştu. Gilan Group CIO’su Maşallah Tafiyev ise ortaklığın Azerbaycan sanayisi için önemli bir dönüm noktası olacağını belirterek, yatırımın hem yerel hem de uluslararası pazarlara yönelik güçlü bir üretim ağı oluşturacağını söyledi. Tafiyev, Torun Grup’un üretim tecrübesi ile Gilan Group’un bölgesel gücü birleştiğine dikkati çekerek, yatırımın Azerbaycan’ın sanayi altyapısına ciddi katkı sağlayacağını vurguladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.