Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sosyal Güvenlik

bursaarena.com.tr - Sosyal Güvenlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sosyal Güvenlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Emek Örgütlerinden Tek Ses: Çözümü “Ortak Akıl” İle Bulacağız!.. Haber

Emek Örgütlerinden Tek Ses: Çözümü “Ortak Akıl” İle Bulacağız!..

İyi Parti’nin düzenlediği “İYİ Gelecek İçin Emek Çalıştayı”nda emeğin tüm sorunları masaya yatırıldı ve sendikalardan gelen öneriler değerlendirildi İYİ Parti tarafından Ankara’da düzenlenen “İyi Gelecek İçin Emek Çalıştayı”, Türkiye’nin dört bir yanından sendika yöneticileri, akademisyenler, uzmanlar ve sivil toplum temsilcilerinin yoğun katılımıyla ilk gününü tamamladı. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun açılış konuşmasıyla başlayan çalıştayda; sendikal mücadelenin geleceğinden sosyal güvenlik sistemine, adil ücret ve vergilendirmeden iş sağlığı ve güvenliğine, eğitim çalışanlarının sorunlarından gençlerin istihdamına kadar çalışma hayatının temel meseleleri kapsamlı biçimde ele alındı. Büyük ilgi gören oturumlarda sorunlar ayrıntılı olarak değerlendirilirken çözüm önerileri üzerine verimli görüş alışverişleri ve istişareler gerçekleştirildi. İki günlük çalıştay, 11 Ekim Pazar günü(yarın) açıklanacak sonuç bildirgesiyle tamamlanacak. TÜRKİYE’NİN EMEK GÜNDEMİ ÜLKEMİZDE İLK KEZ AYNI MASADA BULUŞTU İYİ Parti Genel Merkez Tüm Sendikalar ve Kamu Çalışanları Başkanlığı tarafından 10-11 Ekim 2026 tarihlerinde Ankara Grand Mercure Hotel Söğütözü Ankara Balo Salonu’nda düzenlenen “İyi Gelecek İçin Emek Çalıştayı”, ilk gününde yoğun katılıma ve kapsamlı değerlendirmelere sahne oldu ve TÜRKİYE’de İLK KEZ böyle bir çalışma gerçekleştirilmiş oldu. Emeğin yeniden hak ettiği değeri bulması, alın terinin karşılığını alması ve çalışma hayatında yıllardır biriken sorunlara kalıcı çözümler üretilmesi amacıyla düzenlenen çalıştay, farklı kesimlerden emek temsilcilerini ortak bir zeminde buluşturdu. İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ile Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu’nun açılış konuşmalarıyla başlayan programda, çalışma hayatının mevcut sorunları yalnızca tespit edilmekle kalmadı; bu sorunların nedenleri, çalışanlar üzerindeki etkileri ve çözüm yolları da ayrıntılı biçimde tartışıldı. Türkiye’nin farklı bölgelerinden katılan sendika temsilcileri, akademisyenler ve uzmanlar, kendi alanlarındaki deneyim ve birikimlerini paylaşarak ortak çözüm arayışına katkı sundu. Gün boyunca gerçekleştirilen oturumlarda ortaya konulan görüşler, emeğin ve çalışan haklarının Türkiye’nin ekonomik ve sosyal geleceği açısından taşıdığı önemi bir kez daha gözler önüne serdi. ANA OTURUMDA EMEĞİN TEMEL SORUNLARI ELE ALINDI Çalıştayın ana oturumu, “Türkiye’de Emeğin Sorunları ve Çözüm Yolları” başlığı altında gerçekleştirildi. AHBV Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Öğretim Üyesi Yavuz Kağan Yasım’ın moderatörlüğünde düzenlenen oturumda, TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay, HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Aslan, Birleşik Kamu-İş Genel Başkanı Orhan Yıldırım ve Hürriyetçi Eğitim Sendikaları Konfederasyonu Genel Başkanı Levent Kuruoğlu, çalışma hayatının temel sorunlarına ilişkin görüşlerini paylaştı. Oturumda sendikal mücadelenin karşı karşıya bulunduğu güçlükler, çalışanların hak arama süreçleri, emeğin ekonomik ve toplumsal değerinin korunması ve sendikaların çözüm üretme kapasitesi gibi konular üzerinde duruldu. Farklı sendikal gelenekleri ve çalışma alanlarını temsil eden katılımcıların değerlendirmeleriyle, çalışanların ortak sorunlarının belirlenmesi ve bu sorunlara yönelik çözüm yollarının geliştirilmesi açısından önemli bir istişare zemini oluşturuldu. SEKİZ AYRI OTURUMDA ÇALIŞMA HAYATININ BÜTÜN BOYUTLARI MASAYA YATIRILDI Ana oturumun ardından gerçekleştirilen sekiz ayrı oturumda, çalışma hayatının farklı alanlarında yaşanan sorunlar ve çözüm önerileri ayrıntılı biçimde değerlendirildi. Her biri farklı bir uzmanlık alanına odaklanan oturumlar, katılımcıların yoğun ilgisiyle gerçekleştirildi. 1. Oturum’da İşçi Sendikacılığının Sorunları ele alındı. Bu oturumun konuşmacıları TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay, HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Aslan, Birleşik Kamu-İş Genel Başkanı Orhan Yıldırım ve Hürriyetçi Eğitim Sendikaları Konfederasyonu Genel Başkanı Levent Kuruoğlu oldu. Genel Başkanlar; İşçi sendikacılığının mevcut durumu, örgütlenmenin önündeki engeller ve çalışanların sendikal haklarını kullanırken karşılaştıkları güçlükler üzerine görüşlerini dile getirdiler. Sendikalarının işçiler adına yürüttüğü mücadele, toplu pazarlık süreçleri ve işçi haklarının daha etkin korunmasına yönelik çözüm önerilerini açıkladılar. Bu öneriler sonuç bildirgesinde açıklanmak üzere kayıtlara geçirildi. 2. Oturumda Sosyal Güvenlik Sisteminin Geleceği masaya yatırıldı. Sosyal güvenlik sisteminin sürdürülebilirliği, emeklilerin yaşam koşulları ve çalışanların sosyal güvenceye erişimi bu oturumda değerlendirildi. Emeklilik döneminde insanca yaşamın güvence altına alınması, sosyal güvenlik uygulamalarının çalışanların ihtiyaçlarına cevap vermesi ve sistemin geleceğe yönelik güçlendirilmesi konuları görüşüldü. 3. Oturumda Kalkınma Perspektifinde Endüstri 4.0 ve Çalışma Hayatının Geleceği tartışıldı. Teknolojik dönüşümün, otomasyonun ve dijitalleşmenin çalışma hayatına etkileri bu oturumun konusuydu. Üretim süreçlerindeki değişimin istihdam, meslekler ve çalışanların nitelikleri üzerindeki olası sonuçları değerlendirilirken, teknolojik gelişmenin çalışanların haklarını koruyan ve insan odaklı bir kalkınma anlayışıyla yürütülmesinin önemi vurgulandı. 4. Oturum’da Kamu Sendikacılığı ve Personel Rejimi Sorunları Bu oturumda, kamu çalışanlarının özlük hakları, çalışma koşulları, ücret politikaları ve personel rejiminden kaynaklanan sorunlar ele alındı. Kamu çalışanlarının haklarının korunması, çalışma hayatında adaletin sağlanması ve kamu personel sisteminin daha öngörülebilir, hakkaniyetli ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşturulmasına yönelik görüşler paylaşıldı. 5. Oturumda Eğitim Çalışanlarının Sorunları Görüşüldü. Eğitim çalışanlarının ekonomik ve mesleki sorunları, çalışma koşulları ve eğitim sisteminin çalışanlar üzerindeki etkileri bu oturumda masaya yatırıldı. Eğitim emekçilerinin haklarının korunması, mesleki itibarlarının güçlendirilmesi ve eğitim hizmetlerinin sağlıklı koşullarda yürütülebilmesi için gerekli düzenlemeler üzerinde duruldu. 6. Oturum’da Adil Ücret, Adil Vergilendirme Konusu Ele Alındı Çalışanların gelirleri, ücretlerin alım gücü ve vergi yükünün adil dağılımı oturumun temel gündemi 6.Oturum’un konusu oldu. Emeğin karşılığının korunması, ücretlilerin üzerindeki ekonomik baskının azaltılması ve vergi sisteminde hakkaniyetin güçlendirilmesi konularında değerlendirmeler yapıldı. Çalışanların kazançlarının adil bir vergi politikasıyla korunmasının sosyal adalet açısından taşıdığı önem öne çıktı. 7. Oturum’da İş Sağlığı ve Güvenliği ile Çalışma Hayatının Denetimi Konuşuldu. Bu oturumun konusu, İş kazalarının önlenmesi, iş güvenliği tedbirlerinin etkin uygulanması ve çalışma ortamlarının insan sağlığına uygun hale getirilmesiydi. İşverenlerin sorumlulukları, denetim mekanizmalarının etkinliği ve çalışanların yaşam hakkını koruyacak önleyici uygulamaların güçlendirilmesi üzerine görüş alışverişinde bulunuldu. 8. Oturum’da İnsana Yakışır İşler ve Ev Gençleri Konusu İstişare Edildi. Gençlerin istihdama katılımı, iş bulma güçlükleri, güvenceli çalışma olanakları ve insana yakışır iş kavramı 8. Oturumun kapsamlı biçimde tartışma konusu oldu. Eğitimini tamamladığı halde çalışma hayatına katılamayan veya eğitim ve istihdam dışında kalan gençlerin sorunları gündeme gelirken, gençlerin üretime katılmasını sağlayacak ve gelecek beklentilerini güçlendirecek politikaların önemi üzerinde duruldu. OTURUMLARDA ORTAK AKIL İLE ÇÖZÜM ARAYIŞI ÖNE ÇIKTI Çalıştayın ilk gününde gerçekleştirilen oturumlar, farklı görüşlerin ve deneyimlerin aynı masa etrafında buluştuğu kapsamlı bir değerlendirme platformuna dönüştü. Sendikacılar, akademisyenler ve uzmanlar, çalışma hayatının sorunlarını kendi alanlarının perspektifinden ele alırken ortak sorunların birbirleriyle bağlantılarını da değerlendirme fırsatı buldu. Ücret adaletsizliği, sosyal güvenlik, sendikal haklar, kamuda çalışma koşulları, teknolojik dönüşüm, iş güvenliği ve gençlerin istihdamı gibi başlıkların birbirinden bağımsız düşünülemeyeceğine dikkat çekilen görüşmelerde, kalıcı çözümlerin ortak akıl ve katılımcı bir anlayışla geliştirilmesinin önemi öne çıktı. Yoğun katılım ve ilgiyle gerçekleştirilen oturumlarda yapılan ayrıntılı görüşmelerin ve yararlı istişarelerin, çalıştayın sonuç bildirgesine önemli katkılar sunması bekleniyor. TÜRKOĞLU: “EMEĞİN YENİDEN HAK ETTİĞİ DEĞERİ BULMASINI İSTİYORUZ” İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Bursa Milletvekili Selçuk Türkoğlu’nun sorumluluğunda düzenlenen çalıştay, emek dünyasının farklı bileşenlerini ortak çözüm arayışında buluşturması bakımından önem taşıyor. Çalıştayın temel hedefi; emeğin yeniden hak ettiği değere kavuşması, alın terinin karşılığını bulması, çalışanların haklarının güçlendirilmesi ve çalışma hayatının temel sorunlarına uygulanabilir çözüm önerileri geliştirilmesi olarak öne çıkıyor. İlk gün boyunca gerçekleştirilen değerlendirmeler, çalışma hayatının sorunlarının bütüncül bir yaklaşımla ele alınması ve farklı kesimlerin deneyimlerinden yararlanılması açısından önemli bir ortak akıl çalışması niteliği taşıdı. ÇALIŞTAY, YARIN AÇIKLANACAK SONUÇ BİLDİRGESİYLE TAMAMLANACAK “İyi Gelecek İçin Emek Çalıştayı”, 11 Ekim Pazar günü gerçekleştirilecek programla devam edecek. İki gün boyunca yapılan değerlendirmeler, görüş alışverişleri ve istişareler sonucunda oluşturulacak sonuç bildirgesi yarın kamuoyuyla paylaşılacak. Program kapsamında ayrıca çalıştayın gerçekleştirilmesine katkı sunan isimlere plaket takdim edilecek. Sonuç bildirgesinin, çalışma hayatının temel sorunlarına ilişkin değerlendirmeleri ve çözüm önerilerini ortak bir çerçevede ortaya koyması hedefleniyor. İYİ Parti’nin düzenlediği “İyi Gelecek İçin Emek Çalıştayı”, emeğin, alın terinin, adil ücretin, sosyal güvencenin ve çalışan haklarının yeniden gündemin merkezine taşınması yönündeki ortak iradenin güçlü bir ifadesi olarak ilk gününü tamamladı. Çalıştay, yarın açıklanacak sonuç bildirgesiyle birlikte Türkiye’nin çalışma hayatına ilişkin sorunlarına yönelik çözüm arayışlarını ve ortak değerlendirmelerini kamuoyuyla paylaşarak sona erecek.

SGK’dan ilaç geri ödemesinde yeni dönem... Yüzde 1 şartı getirildi Haber

SGK’dan ilaç geri ödemesinde yeni dönem... Yüzde 1 şartı getirildi

Sosyal Güvenlik Kurumu’nun ilaç geri ödeme yönetmeliğinde yapılan değişiklikle, yeni listeye alınan ve grubunun en ucuz birim fiyatına sahip ilaçlar, yüzde 1 pazar oranına ulaşana kadar geri ödeme hesabına dahil edilmeyecek. Pazar oranı son 5 ayda yüzde 1’e ulaşmayan ilaçlar da hesaplamadan çıkarılabilecek. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) İlaç Geri Ödeme Yönetmeliği’nde değişiklik yapan düzenleme, bugünkü Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Yapılan değişikliklerle ilaçların geri ödeme süreçlerinde kullanılan tanımlar, komisyonların görev alanı ve pazar oranı hesaplamalarına ilişkin esaslar yeniden düzenlendi. Yeni düzenlemeyle, “ödenebilecek birim bedel aralığı”, “iç referans grubu” ve “ilaç pazar oranı” tanımları yeniden yapıldı. Buna göre, kamu fiyatı ve indirimli birim bedeller üzerinden yapılan hesaplamalarda esas alınan aralık, Sağlık Hizmetleri Fiyatlandırma Komisyonu’nun belirlediği oranla şekillendirilecek. Ayrıca “iç referans grubu”, akılcı ilaç kullanımı çerçevesinde Sağlık Bakanlığı’nın da yer aldığı komisyonlar tarafından belirlenen eşdeğer grupları da kapsayacak şekilde yeniden tanımlandı. “MEDULA VERİLERİ” ESAS ALINACAK Yönetmelikte, bazı maddelerde yer alan “pazar payları” ibareleri “Medula verileri” olarak değiştirildi. Böylece ilaç değerlendirmelerinde SGK’nın dijital veri tabanındaki kayıtların daha belirleyici hale gelmesi sağlandı. Komisyonların görev alanı da genişletilerek, finansmanı sağlanan ya da finansman talep edilen ilaçlar için iç referans grup/eşdeğer grup oluşturulmasına yönelik karar ve görüş mekanizması netleştirildi. YENİ İLAÇLAR İÇİN YÜZDE 1 SINIRI Düzenlemedeki en dikkat çekici değişikliklerden biri, listeye yeni alınan ve iç referans grubun en ucuz birim fiyatına sahip ilaçlara ilişkin oldu. Buna göre, bu ilaçlar listeye alındıkları tarihten itibaren yüzde 1 ilaç pazar oranına ulaşana kadar ödenebilecek birim bedel aralığı hesabına dahil edilmeyecek. İlgili ilaçların pazar oranları aylık olarak takip edilecek. Öte yandan, son 5 aylık veri sürecinde yüzde 1 pazar oranına ulaşamayan ilaçlar, ödenebilecek birim bedel aralığı hesabından çıkarılacak. Daha sonra yeniden yüzde 1’e ulaşmaları halinde tekrar hesaba dahil edilecekler.

Engelli ve eski hükümlü işsizler için hibe desteği başvuruları başladı Haber

Engelli ve eski hükümlü işsizler için hibe desteği başvuruları başladı

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, engelli ve eski hükümlü vatandaşlara yönelik 2026 yılı 5. dönem hibe desteği başvurularının başladığını duyurdu. Hibe desteği için son başvuru tarihi 16 Eylül 2026. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Prof. Dr. Vedat Işıkhan, kendi işini kurmak isteyen engelli vatandaşlar, eski hükümlüler ve korumalı işyeri projeleri için sağlanacak desteklerin artırıldığını belirtti. Buna göre, engelli vatandaşların kendi işini kurma projelerine 735 bin liraya, eski hükümlülerin projelerine ise 550 bin liraya kadar hibe desteği verilecek. KORUMALI İŞYERLERİNE 905 BİN LİRAYA KADAR DESTEK Bakan Işıkhan, korumalı işyeri projelerinde kuruluş sermayesi desteğinin üst limitinin 905 bin lira olarak uygulanacağını açıkladı. Mesleki eğitim, rehabilitasyon, destek teknolojileri, işe uyum, destekli istihdam ve korumalı işyeri projeleriyle dezavantajlı grupların çalışma hayatına katılımının desteklendiğini ifade eden Işıkhan, bu dönem itibarıyla eski hükümlü hibe desteği başvurularının da dijital ortama taşındığını duyurdu. BAŞVURULAR E-DEVLET ÜZERİNDEN YAPILACAK Vatandaşların işlem süreçlerini kolaylaştırmak amacıyla başvuruların artık e-Devlet üzerinden çevrim içi yapılacağı belirtildi. Hibe desteği için son başvuru tarihinin ise 16 Eylül 2026 olduğu kaydedildi. Başvurularla ilgili detaylı bilgilere iskur.gov.tr ve engelsiz.iskur.gov.tr adreslerinden ulaşılabileceği bildirildi.

Esnafın vergi ve SGK borcuna kredi desteği Haber

Esnafın vergi ve SGK borcuna kredi desteği

Esnaf ve sanatkârların Halkbank üzerinden kullandığı Hazine faiz destekli kredilerde yeni dönem başladı. Vergi veya SGK borcu bulunan esnaf için kredi imkânı korunurken, borcun kredi kapsamında tahsil edilmesine ve faiz desteği oranlarının yeniden düzenlenmesine karar verildi. ANKARA (İGFA) - Esnaf ve sanatkârlara yönelik Hazine faiz destekli yatırım ve işletme kredilerinde yeni düzenleme yapıldı. Cumhurbaşkanı Kararı, bugün Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. Düzenlemeyle, Türkiye Halk Bankası tarafından esnaf ve sanatkârlara kullandırılan Hazine faiz destekli kredilerde vergi ve sosyal güvenlik prim borcu şartlarına ilişkin uygulama değiştirildi. BORCU OLAN ESNAF DA KREDİ KULLANABİLECEK Yeni düzenlemeye göre esnaf ve sanatkârların kredi kullandırımından en fazla 15 gün önce alınmış belgeyle, vergi dairelerine vadesi geçmiş borcu ve sosyal güvenlik prim borcu bulunmadığını ya da mevcut borcun yeniden yapılandırılmış veya taksitlendirilmiş olduğunu belgelemesi gerekiyor. Ancak bu şartı karşılayamayan esnaf için de kredi kullanma imkânı getirildi. Buna göre banka, söz konusu borcun Hazine faiz destekli kredinin azami yüzde 25’ine denk gelen kısmını, öncelikli olarak ilgili tahsil dairelerine yatırabilecek. Bu kapsamda bir yıl içinde tahsil edilecek toplam tutar 300 bin lirayı aşamayacak. FAİZ İNDİRİM ORANLARI YENİDEN BELİRLENDİ Kararla birlikte bazı faiz indirim oranları da düşürüldü. Buna göre yüzde yüzde 50 faiz indirim oranı yüzde 40 olarak uygulanacak. Yüzde 100 faiz indirim oranı yüzde 80 olacak, yüzde 60 faiz indirim oranı ise yüzde 48 olarak uygulanacak. Kararda ayrıca, düzenlemede yer alan 31/12/2026 ibaresi 31/12/2027 olarak değiştirildi. Böylece uygulamanın süresi bir yıl daha uzatılmış oldu.

TÜED Uludağ Şubesi'nden Faruk Çelik'e Teşekkür Ziyareti Haber

TÜED Uludağ Şubesi'nden Faruk Çelik'e Teşekkür Ziyareti

TÜED Uludağ Şubesi Başkanı Kenan Pars, önceki dönem Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik’e yaptığı teşekkür ziyaretinde sorunların çözümü için destek istedi. Türkiye Emekliler Derneği (TÜED) Uludağ Şubesi Başkanı Kenan Pars ve Şube yöneticileri, önceki dönem Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı-AK Parti Artvin Milletvekili Faruk Çelik’i ziyaret ederek emeklilerin çözüm bekleyen sorunlarını ve taleplerini gündeme taşıdı. Çelik, emeklilerin sorunlarını yakından bildiğini ve çözüm için öneriler geliştirmeye devam edeceğini ifade etti. Pars da emekli aylıklarında yaşanan adaletsizlikler hakkında gündem olan açıklamaları dolayısıyla Çelik’e teşekkür etti. ‘SORUNLARI İYİ BİLİYORUM’ Görüşmede, başta intibak düzenlemesi, kök maaş sorunu, emekli aylıkları arasındaki adaletsizlik ve prim gün sayısı ile emekli aylığı arasındaki dengenin yeniden sağlanması olmak üzere emeklilerin gündemindeki temel sorunlar ele alındı. Emeklilerin yaşadığı sorunları bildiğini belirten önceki dönem Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, TÜED Uludağ’ın çalışmalarını yakından takip ettiğini ifade etti. Çelik, emeklilerin sorunlarının çözümü konusunda görüş ve önerilerini paylaşmaya devam edeceğini belirterek, sosyal güvenlik sisteminin temel prensiplerinin korunması ve emeklilerin hak ettikleri aylıklara kavuşması açısından kalıcı ve kapsamlı düzenlemelere ihtiyaç bulunduğunu söyledi. 2008 yılında gerçekleştirilen sosyal güvenlik reformunun temel parametrelerinden uzaklaşıldığını kaydeden Çelik, ‘çok prim ödeyenin daha yüksek emekli aylığı alması’ ilkesinin korunması, seyyanen zam yerine intibak düzenlemesi yapılması ve aylık bağlama kriterlerinin yeniden ele alınması gerektiğini ifade etti. ‘BIÇAK, KEMİĞİ PARÇALADI!’ TÜED Uludağ Şube Başkanı Kenan Pars da emeklilerin uzun süredir dile getirdiği sorunlara ilişkin yaptığı açıklamalar nedeniyle Faruk Çelik’e teşekkür etti. Pars, emeklilerin çalışma hayatları boyunca ödedikleri primlerin karşılığını adil biçimde alabilmelerinin sosyal güvenlik sisteminin temel ilkelerinden biri olduğunu belirterek, düşük ve yüksek prim ödeyen emekliler arasındaki farkın giderek kapanmasının ciddi bir adaletsizlik oluşturduğunu kaydetti. Çözüm için siyasi iradenin desteğinin büyük önem taşıdığını vurgulayan Pars, “Sayın Bakanımız Faruk Çelik’e emeklilerimizin sorunlarına gösterdiği duyarlılık ve yaptığı açıklamalar nedeniyle teşekkür ediyoruz. Kendisi, emeklilerin yaşadığı sorunları yakından bilen ve bu konularda çözüm önerileri ortaya koyan bir isim. 24 maddelik talep listemizi Sayın Bakanımıza sunduk. Bunlardan başlıcalarının intibak sorununun çözülmesi, en düşük emekli aylığının asgari ücretten az olmaması, emekliye refahtan pay verilmesi, seyyanen zammın bütün emeklilere yansıtılması ve aylık bağlama oranının yeniden yüzde 70 olması şeklinde olduğunu aktardık. Sorunlarımızın çözümü için çaba göstermeye devam edeceğini söylemesi bizim için çok kıymetli. Sayın Bakanımıza da ifade ettik: Artık bıçak kemiğe dayanmayı geçti, parçaladı bile! Gerekirse sokakta eylem yapacak, haklı taleplerimizi savunacağız. Torunlarının yüzüne bakamayan emeklimizin, çarşı-pazara çıkacak hali yok. Mutfakta tencereler boş kaynıyor. Sesimizi her platformda gür bir şekilde çıkartmaya devam edeceğiz.” dedi.

Emeklilerden 'geçinemiyoruz' yürüyüşü Haber

Emeklilerden 'geçinemiyoruz' yürüyüşü

Emekli Sendikaları Platformu'nun ilk ortak eylemi Keşan'da gerçekleştirildi. "Geçinemiyoruz" sloganıyla yürüyen emekliler, en düşük emekli aylığının insanca yaşam koşullarını sağlayacak seviyeye yükseltilmesini ve sosyal güvenlik sisteminin güçlendirilmesini talep etti. Erdoğan DEMİR / EDİRNE (İGFA) - Tüm Emeklilerin Sendikası, DİSK/Devrimci Emekliler Sendikası ve Emekli Meclisleri Sendikası'nın oluşturduğu Emekli Sendikaları Platformu, ilk ortak eylemini Edirne'nin Keşan ilçesinde düzenledi. Müze Keşan önünde toplanan emekliler, "Geçinemiyoruz" sloganları eşliğinde Alparslan Türkeş Meydanı'na yürüdü. Meydanda platform adına basın açıklamasını Tüm Emekliler Sendikası Keşan Şube Başkanı Ahmet Erkan okudu. Erkan, haziran ayı enflasyon verilerinin emeklilerin yaşadığı ekonomik sıkıntıyı yansıtmadığını savunarak, "Pazarda, markette, eczanede ve kira öderken karşılaştığımız gerçek enflasyon açıklanan rakamların çok üzerindedir. Açıklanan enflasyon değil, yaşanan yoksulluktur." dedi. Emeklilerin büyük bölümünün açlık sınırının altında yaşam mücadelesi verdiğini öne süren Erkan, elektrik, doğalgaz, kira, ulaşım ve sağlık giderleri karşısında maaşların her geçen gün eridiğini ifade etti. Platform açıklamasında, emeklilerin yaşadığı ekonomik sorunların yüksek enflasyonun yanı sıra sosyal güvenlik sistemine ayrılan kaynakların yetersiz olmasından kaynaklandığı ileri sürülerek, bütçede emeklilere daha fazla pay ayrılması gerektiği vurgulandı. Basın açıklamasında ayrıca, en düşük emekli aylığının insanca yaşam düzeyine çıkarılması, bayram ikramiyelerinin asgari ücret seviyesine yükseltilmesi, sağlıkta katkı paylarının kaldırılması, 5510 sayılı Kanun'un emekliler lehine yeniden düzenlenmesi, zamların kök maaş yerine ele geçen maaşa uygulanması ve emeklilerin sendikal örgütlenme hakkının anayasal güvence altına alınması talepleri sıralandı. 21 Haziran'da düzenlenen "Emeklilerin Ortak Geleceği Çalıştayı" sonrasında kurulan Emekli Sendikaları Platformu'nun ilk ortak eylemi olduğuna dikkat çekilen açıklamada, emeklilerin hak mücadelesinin ortak bir zeminde sürdürüleceği mesajı verildi. Eylem, "Geçinemiyoruz", "Korkmuyoruz", "Susmuyoruz", "Mücadele ediyoruz" sloganlarının atılmasıyla sona erdi.

DİSK'ten NATO Zirvesi Protestosu: "Kaynaklar Savaşa Değil Barışa Ayrılsın!.." Haber

DİSK'ten NATO Zirvesi Protestosu: "Kaynaklar Savaşa Değil Barışa Ayrılsın!.."

DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, “NATO Zirvesi gerekçe gösterilerek, Ankara'da ilan edilen yasaklar ve kısıtlamalar, haksız gözaltılar ve tutuklamalar hiçbir şekilde kabul edilemez. Demokratik özgürlüklerin ve sendikal hakların eksiksiz biçimde korunması gerekliliğinin altını tekrar tekrar çiziyoruz” dedi. Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) üyeleri, Ankara'da yapılacak NATO Zirvesi'ni protesto etmek için Taksim’de Atatürk Kültür Merkezi (AKM) önünde toplanarak Dolmabahçe'ye kadar yürüdü. DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, burada yaptığı açıklamada, şunları söyledi: "Bugün İstanbul'da Taksim Meydanı'ndan yola çıktık ve Türkiye'de, bu topraklarda antiemperyalist mücadelenin simgelerinden birisi olan Dolmabahçe'deyiz. 7-8 Temmuz'da Ankara'da NATO'nun yeni bir zirvesi yapılacak. 7-8 Temmuz'da Ankara'da, bizim topraklarımızda emperyalizmin savaş örgütü NATO'nun yeni bir toplantısı yapılacak. Tam da böylesi bir süreçte antiemperyalist mücadeleyi varlığının temel dayanaklarından birisi olarak gören Konfederasyonumuz DİSK'in bu süreçteki görüşlerini, tutumunu açıklamak üzere buradayız. Daha NATO zirvesi başlamadan yapılan hazırlıklar ve alınan önlemler kapsamında yapılan her şey, ülkemizi yöneten siyasi iktidarın ve aslında NATO'nun zihniyetini, kendi ülkesinde emekçi halklara nasıl baktığını açıkça gösteriyor. Emekçilerin yaşamı abluka altına alınıyor, demokratik haklar sınırlandırılıyor, kamusal alan daraltılıyor. NATO Zirvesi'ni protesto edebileceği ihtimaliyle yüzlerce insanın evi basıldı, onlarca insan tutuklandı. Gençlerimiz, akademisyenlerimiz, hatta ekoloji gönüllüleri tutuklandı. Gazetecilerin sorabileceği sorulardan korkuldu, eleştirel medyanın zirveyi izlemesi engellendi. En temel demokratik haklardan birisi olan toplantı ve gösteri hakkı tümüyle askıya alındı. "ANKARALILAR KENDİ ÜLKELERİNİN BAŞKENTİNDE ÖNLEMLERİN ESİRİ HALİNE GETİRİLDİLER" Ankara ise Türkiye'nin başkenti ise büyük bir abluka ve makyaj operasyonuyla zirveye hazırlandı. Ankaralılar kendi ülkelerinin başkentinde önlemlerin esiri haline getirildiler. Zirve öncesinde protokol güzergahlarının hızla yenilenmesi, kentin belirli bölgelerinin vitrin haline getirilmesi hepimizin gözleri önünde yaşandı. Yıllardır çözülemeyen sorunların bir anda yabancı devlet başkanları için görünmez hale getirilmesi, yol kenarlarına konulan panolar bu sürece damgasını vurdu. Evet 7-8 Temmuz'da Ankara'da NATO Zirvesi gerçekleştirilecek ve bizler işçi sınıfı olarak, emekçiler olarak ve Türkiye işçi sınıfının biricik örgütü DİSK olarak, sesimizi yükseltiyoruz. NATO Zirvesi'nde yeni savaş politikaları konuşulacak. Biz barış istiyoruz. Dünyanın dört bir yanında savaşların, çatışmaların, silahlanma yarışının ve militarist politikaların ağır bedelini emekçiler ve halklar ödemektedir. "BİZ KUTUPLAŞMAYI DEĞİL, HALKLARIN DAYANIŞMASINI SAVUNUYORUZ" Aynı zamanda bütçe diyoruz. Çünkü biliyoruz ki aynı zamanda hızla artan savunma harcamaları sosyal koruma sistemlerinin, nitelikli kamu hizmetlerinin ve eşitsizlikleri azaltmaya yönelik politikaların geleceğini tehdit etmektedir. Savaşlar her zaman ölüm, yıkım, göç, yoksulluk ve sömürü demektir. Bu nedenle bizler barışı, demokrasiyi ve halkların kardeşliğini savunuyoruz. Bugün de dünya yeni silahlanma programlarının artan askeri harcamaların ve gerilim politikalarının gölgesindedir. Biz ise bir emek örgütü olarak daha fazla silahlanmaya değil, daha fazla barışa ihtiyaç duyduğumuzu söylüyoruz. Ankara'da yapılacak zirvede askeri harcamaların arttırılması, yeni güvenlik stratejileri ve silahlanma politikaları konuşulurken yani emperyalistler bu savaş politikalarını konuşurken biz onun karşısında biz işçiler ve emekçiler olarak başka bir dünyanın mümkün olduğunu haykırıyoruz. Hep söylediğimiz gibi DİSK olarak barış emekle gelecek, barış işçilerle gelecek, biz dünyamızda kutuplaşmayı değil, bir arada olmayı halkların dayanışmasını savunuyoruz. Emekliler için 3 odalı prefabrik bungalov modelleri ve fiyatları 2026AnswersGalore "SİLAHLANMAYA AYRILAN HER KURUŞ İŞÇİNİN ÜCRETİNDEN, EMEKLİNİN AYLIĞINDAN ÇALINMAKTADIR" Biz daha fazla silahlanma değil, daha fazla iş, aş, sosyal güvenlik istiyoruz. Biz daha fazla füze değil, daha fazla okul istiyoruz. Daha fazla askeri harcama değil, daha fazla hastane, halkın koruyucu sağlık hizmetleri için yatırım yapılmasını istiyoruz. Biz daha fazla savaş bütçesi değil, insanca yaşamaya yetecek ücretler, nitelikli sosyal güvenlik ve kamusal hizmetler istiyoruz. Dedik ya tüm dünyada da ülkemizde de tarihte de bugün de savaşların bedelini her zaman işçiler, emekçiler, kadınlar, gençler, çocuklar yani halklar öder. Savaşlarda yoksullar ölür, silah şirketleri, savaş tüccarları ve bir avuç sermaye kazanır. Silahlanmaya ayrılan her kuruş kaynak işçinin ücretinden, emeklinin aylığından, öğrencinin eğitim hakkından, halkın sağlık hizmetlerinden çalınmaktadır. Bugün dünyanın her yerinde ve bölgemizde halkları birbirine düşman edenler, bölgeleri kan gölüne çevirenler bugün de yeni savaş politikalarını ve stratejilerini bizim topraklarımızda konuşacaklar. Bugün dünyanın her yerinde yanı başımızda Filistin'de, Lübnan'da milyonlarca insan savaşlar, çatışmalar ve yoksulluk nedeniyle yerinden yurdundan olmakta, göç yollarında yaşam mücadelesi vermektedir. Halkları karşı karşıya getiren politikalar yerine halkların eşitliğini, halkların kardeşliğini savunuyoruz. Ve halkların eşitliği ve kardeşliği temelinde bir gelecek için mücadele veriyoruz. Biz emek örgütleri olarak biliyoruz ki dünyanın neresinde olursa olsun savaşın kaybedeni işçiler, kazananı ise savaşlardan beslenen güç odakları ve emperyalistlerdir. Savaşlar milyonlarca işçiyi, emekçiyi düşük ücretle güvencesiz çalışmaya, yoksulluğa mahkum etmektedir. Bu nedenle DİSK olarak NATO Zirvesi'ne yalnızca bir dış politika meselesi olarak değil, aynı zamanda bir emek, demokrasi ve insanca yaşam meselesi olarak bakıyoruz. "KAYNAKLAR BARIŞA VE İNSANA AYRILSIN" Bugün bütün dünyada otoriter rejimler desteklenmekte, savaşlar körüklenmekte, uluslararası hukuk yok sayılmaktadır. DİSK açısından esas olan işçilerin haklarının, tüm demokratik hak ve özgürlüklerin güvence altında olduğu, eşitliğin, özgürlüğün, adaletin, barışın ve kardeşliğin egemen olduğu emeğin Türkiye'si ve emeğin dünyasını kurma mücadelesidir. DİSK açısından esas olan demokrasiye, eşitliğe, özgürlüğe, adalete ve cumhuriyete sahip çıkmaktır. NATO Zirvesi gerekçe gösterilerek, Türkiye Cumhuriyeti’nin başkenti Ankara'da ilan edilen yasaklar ve kısıtlamalar, haksız gözaltılar ve tutuklamalar hiçbir şekilde kabul edilemez. Demokratik özgürlüklerin ve sendikal hakların eksiksiz biçimde korunması gerekliliğinin altını tekrar tekrar çiziyoruz. Örgütlenme özgürlüğü, toplu pazarlık hakkı ve sosyal diyalog güvenlik gerekçesiyle sınırlandırılamaz. Türkiye'de, bölgemizde ve dünyada savaş politikalarının değil, barışın, dayanışmanın ve ortak yaşamın egemen olmasını istiyoruz ve bunun için mücadele ediyoruz. İşçiler olarak sesleniyoruz, ülkemizin kaynakları ürettiğimiz tüm değerler savaşa değil, silaha değil, ölüme değil, barışa ve insana ayrılsın." Cumhuriyet

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.