Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Soruşturma

bursaarena.com.tr - Soruşturma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Soruşturma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Beyaz et devlerine şafak operasyonu! Fiyat manipülasyonu iddiasıyla 13 şirkete kayyım Haber

Beyaz et devlerine şafak operasyonu! Fiyat manipülasyonu iddiasıyla 13 şirkete kayyım

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın beyaz et sektöründeki fahiş fiyat artışları ve piyasa manipülasyonu iddialarına ilişkin yürüttüğü soruşturmada, aralarında Bursa'nın da olduğu 8 ilde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Şirket yöneticileri hakkında gözaltı ve arama işlemleri yapılırken, 13 şirkete denetim kayyımı atandı. İSTANBUL (İGFA) - İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu, son dönemde beyaz et fiyatlarındaki artışlara ilişkin şikâyetler, ihbarlar ve piyasa işleyişine yönelik iddialar üzerine kapsamlı bir soruşturma başlattı. Soruşturma kapsamında beyaz et sektöründe faaliyet gösteren bazı şirketler ve yöneticilerinin fiyat oluşum süreçlerini birlikte yönlendirdiği, arz ve satış politikalarını tüketici aleyhine şekillendirdiği ve bu yolla serbest piyasa düzeni ile rekabet ortamını bozduğu yönünde kuvvetli şüphe oluştuğu belirtildi. Başsavcılık, şüpheliler hakkında Türk Ceza Kanunu'nun "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, yönetme ve örgüte üye olma", "fiyatları etkileme" ve ilgili mevzuatta düzenlenen "satıştan kaçınma" suçları kapsamında işlem başlattı. Bu çerçevede 12 Haziran 2026 tarihinde İstanbul merkezli olmak üzere Ankara, Balıkesir, Bolu, Bursa, İzmir, Samsun ve Uşak'ta eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda şirket yöneticileri ve yetkilileri hakkında gözaltı, arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirildi. Soruşturmanın temel gıda arzı açısından taşıdığı önem nedeniyle, dosya kapsamında yer alan 13 şirkete de Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 133. maddesi uyarınca denetim kayyımı atanmasına karar verildi. Başsavcılık, soruşturmanın tüketicilerin korunması, adil rekabet ortamının sağlanması ve temel gıda ürünlerine erişimde kamu yararının gözetilmesi amacıyla tüm yönleriyle sürdürüldüğünü açıkladı.

İstanbul ve Antalya'dan sonra Diyarbakır: Koç Holding'e ait bankaya silahlı saldırı! Haber

İstanbul ve Antalya'dan sonra Diyarbakır: Koç Holding'e ait bankaya silahlı saldırı!

İstanbul ve Antalya'daki saldırıların ardından Diyarbakır'da Koç Holding'e ait Yapı Kredi bankası şubesine silahlı saldırı düzenlendi. Polis ekipleri, yolu trafiğe kapattı ve olayla ilgili inceleme başlattı. İstanbul'un ardından Antalya'daki Koç Holding’e bağlı Otokoç galerisine de silahlı saldırı! T24'ün Amida Haber'den aktardığına göre; İstanbul ve Antalya'dan sonra Koç Holding'e ait bir saldırı haberi de Diyarbakır’dan geldi. Olay, dün akşam 23.30 sularında Diyarbakır merkez Sur ilçesinde yaşandı. Kimliği belirsiz kişi ya da kişiler, Koç grubuna bağlı Yapı Kredi Bankası şubesine silahlı saldırı düzenledi. Sabah saatlerinde bankayı açan görevliler camlarda kurşun izi görünce durumu polise bildirdi. Polis ekipleri alanda inceleme yaparak Gazi Caddesi'ni trafiğe kapattı. Şube, geçici olarak kapatıldı. Ne olmuştu? Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi Koç'un İzmir'deki açılışta anlattığı 'Kürt kadın hasta' fıkrası tepkilere neden olmuştu. Tepkilerin ardından İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, Rahmi Koç hakkında "Halkın Bir Kesimini Sosyal Sınıf, Irk, Din, Mezhep, Cinsiyet veya Bölge Farklılığına Dayanarak Alenen Aşağılama' suçundan" soruşturma başlatılmıştı. Rahmi Koç özür mesajı yayımlarken, "Herhangi bir kimliği hedef alma niyeti taşımadığım sözlerim için içtenlikle özür diliyorum. Üzüntümü samimiyetle paylaşmak isterim" demişti.

'Kürt kadın' fıkrası sonrası Rahmi Koç özür dilese de, hakkında soruşturma başlatıldı Haber

'Kürt kadın' fıkrası sonrası Rahmi Koç özür dilese de, hakkında soruşturma başlatıldı

Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Sosyal medya platformlarında yer alan paylaşımlarda bir iş insanı tarafından bir açılış programında kadınları ve belirli bir etnik kimliğe mensup vatandaşlarımızı hedef aldığı değerlendirilen ifadeler üzerine İzmir Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından resen soruşturma başlatılmıştır" ifadelerini kullandı. Adalet Bakanı Akın Gürlek, resmi sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, tanınmış bir iş insanının açılış programındaki konuşmasına yönelik hukuki sürecin başladığını ilan etti. Bakan Gürlek, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen resen soruşturma ile halkı kin ve düşmanlığa tahrik ile aşağılama suçları kapsamında inceleme başlatıldığının sinyalini verdi. 'Adaletin terazisi servet ve statüye göre tartmaz' Bakanlık olarak insan onurunu ve hukuku her şeyin üstünde tuttuklarını belirten Adalet Bakanı Akın Gürlek, hukukun üstünlüğü ilkesine dikkat çekti. Şüphelilerin maddi gücü ya da toplumsal unvanlarının yargı karşısında bir ayrıcalık yaratmayacağını vurgulayan Gürlek, şu ifadeleri kullandı: "Adaletin terazisi kimsenin servetine, unvanına veya statüsüne göre tartmaz; yargı, daima insan onurunu ve hukuku korur. Kadınların onurunu zedeleyen, haysiyetini inciten ve toplumsal hassasiyetlerimizle bağdaşmayan ifadeler, kim tarafından söylenirse söylensin asla kabul edilemez." 'Fıkra ve mizah adı altında nezaketsizlik hafifletilemez' Skandal sözlerin savunması olarak öne sürülen "mizah" gerekçesine de sert tepki gösteren Bakan Gürlek, toplumun her kesiminin kırmızı çizgilerine saygı duyulması gerektiğini hatırlattı. Kadınlara ve etnik kökenlere yönelik ayrımcılıkla kararlılıkla mücadele edeceklerini belirten Bakan, açıklamasını şu sözlerle sürdürdü: "Bu tür sözlerin bir 'fıkra' veya mizah adı altında sarf edilmesi, kadınlarımıza ve toplumumuzun belirli bir kesimine yönelik sergilenen bu nezaketsizliği hafifletmez. Toplumumuzun temel direği olan kadınlarımızın onuruna ve vatandaşlarımıza yönelik her türlü ayrımcı yaklaşımın karşısında durmaya kararlılıkla devam edeceğiz." Ne olmuştu? Olay, Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi Koç'un İzmir'de katıldığı bir hastane açılışında gerçekleşti. Sosyal medya platformlarında hızla yayılan video kaydında Rahmi Koç'un anlattığı fıkrada; "Doktor, Kürt kadının derdini dinlemiş. 'Hanımefendi, şu perdenin arkasına gidin, soyunun' deyince kadın, 'Doktor bey, ilk sen soyun' demiş." ifadelerini kullandığı görüldü. Rahmi Koç kamuoyuna açıklama yayımladı: İçtenlikle özür diliyorum Yayımlanan açıklamada, Rahmi Koç, sözlerinin niyetini savundu. Yayımlanan metinde şu ifadelere yer verildi: "Kamuoyuna Açıklama: Herhangi bir kimliği hedef alma niyeti taşımadığım sözlerim için içtenlikle özür diliyorum. Üzüntümü samimiyetle paylaşmak isterim. Saygılarımla, Rahmi M. Koç." Sputnik

İngiltere'de Henry Nowak cinayeti tartışma yarattı: Başbakan Starmer, Musk'ı 'bölünmeyi körüklemekle' suçladı Haber

İngiltere'de Henry Nowak cinayeti tartışma yarattı: Başbakan Starmer, Musk'ı 'bölünmeyi körüklemekle' suçladı

İngiltere'de üniversite öğrencisi Henry Nowak'ın, 3 Aralık'ta Southampton'daki evine dönerken yolda bıçaklanarak öldürülmesi ardından yayımlanan görüntüler ülkede siyasi tepkilere yol açtı. Polisin, can çekişirken yerde yatan 18 yaşındaki Nowak'ı kelepçelediğini gösteren vücut kamerası görüntüleri yayınlandıktan sonra Southampton'da şiddetli protestolar yaşandı. Nowak ölmeden önce olay yerine gelen polislere defalarca bıçaklandığını söylemiş, ancak katili Vickrum Digwa, ırkçı saldırıya uğradığını iddia edince, polis yerde yatmakta olan 18 yaşındaki genci kelepçelemişti. Digwa, 1 Haziran Pazartesi günü cinayetten dolayı en az 21 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Yargıç, Nowak'ın yalnız ve silahsız olduğunu söyledi. Dava sırasında ortaya çıkan görüntüler, Nowak'ın bıçaklandığını ve nefes alamadığını birçok kez tekrarlamasına rağmen polisin ona inanmayıp ellerini arkadan kelepçelemesinin sorgulanmasına neden oldu. Polisin, ırkçılıkla suçlanma korkusuyla, Sih dinine mensup Digwa'nın söylediklerini daha fazla dikkate alarak hareket ettiğini savunan tartışmalar başladı. Teknoloji milyarderi Elon Musk da tartışmaya dahil oldu. Sosyal medya platformu X'in sahibi Musk polisin tutumunu eleştirdi. Başbakan Keir Starmer, Musk'ı Henry Nowak cinayeti konusunda "bölünmeyi körüklemeye çalışmakla" suçladı. Henry Nowak'ın ölümünde polis memurlarının herhangi bir eylemi veya ihmalinin neden olup olmadığını ortaya çıkarmak amacıyla bir soruşturma başlatıldı. Musk ve Starmer ne dedi? Salı günü X'te bir paylaşım yapan Musk şu ifadelere yer verdi: "Nowak'ın son anlarında polis tarafından ne kadar iğrenç bir şekilde muamele gördüğünü ve polisin katiline nasıl korkakça boyun eğdiğini gösteren bu videoyu tanıdığınız herkese gönderin. "George Floyd hakkında milyonlarca kez yazan geleneksel ana akım medya, Nowak konusunda ise tam bir sessizlik içinde." Siyah Amerikan vatandaşı George Floyd, Minneapolis kentinde 25 Mayıs 2020'de polis şiddeti sonucu hayatını kaybetmiş ve bu cinayet, ırkçılık ve polis şiddetine karşı küresel protestolara yol açmıştı. Başbakan Starmer, Musk'ı İngiliz siyasetine müdahale etmekle suçladı. Elon Musk daha önce de paylaşımlarıyla İngiltere'de aşırı sağa desteğini ifade etmişti. Eylül ayında Londra'da aşırı sağcı siyasi eylemci Tommy Robinson'ın organize ettiği protestoya video bağlantısıyla katılan Musk "büyük, kontrolsüz göçten" bahsetmiş, İngiltere'de "hükümetin değişmesi" çağrısı yapmıştı. Starmer, yaslı Nowak ailesinin itidal çağrısında bulunduğunu hatırlattı. "Musk, son birkaç gündür yine siyasetimize müdahale ediyor ve bölünmeyi körüklemeye çalışıyor... Britanya'da biz makul, hoşgörülü insanlarız. Henry Nowak [cinayeti] gibi korkunç bir olayla karşılaştığımızda, ailesinin yaptığı gibi sakin tepki veriyoruz" dedi. Henry'nin babası Mark Nowak, oğlunun katiline verilen ceza açıklandıktan sonra yaptığı açıklamada, "Henry'nin yürek parçalayan hikâyesini, daha iyiye doğru bir değişim yaratmak için kullanmak istiyoruz. Onun ölümünün, daha fazla bölünme, nefret veya gerginlik yaratmak için kullanılmasını istemiyoruz" dedi. Buna rağmen aşırı sağcı gruplar Southampton'da gösteri düzenledi. Reform Partisi lideri Nigel Farage videolu bir mesajında, polisin eylemlerine İngiliz halkının "saf, soğuk bir öfke" ile tepki vermesi gerektiğini söyledi. Nowak cinayetinin siyasi yankıları Çarşamba günü Avam Kamarası'nda da öfkeli tartışmalara yol açtı. Starmer, Farage'ı da Henry Nowak'ın ölümünü "öfke ve bölünme" yaratmak amacıyla istismar etmekle suçladı. Başbakan Keir Starmer, Nowak cinayetinin "bölünmeyi körüklemek" amacıyla kullanılmasını eleştirdi. Ana muhalefet Muhafazakar Parti lideri Kemi Badenoch, 4 Haziran Perşembe günü Nowak'ın ailesiyle görüştükten sonra, polise olan güveni yeniden tesis etmek için siyasi partiler arasında işbirliği çağrısında bulundu. Başbakan Keir Starmer da aynı gün başbakanlık konutunda Nowak ailesi ile görüştü. Starmer, Henry Nowak'ın "bu korkunç trajedinin ötesine geçen bir mirası hak ettiğini" söyledi. Sir Keir, "polisin Henry'nin cinayetini ele alma şekliyle ilgili cevaplanması gereken zor sorular" olduğunu da sözlerine ekledi. Olay nasıl gelişti? Kamera görüntüleri ve dava yargıcının açıklamalarına göre olay şöyle gelişti: Kamera kayıtlarında Nowak'In cinayet gecesi bir pub'a gittiği, 23:07'de üniversite yurduna doğru geri döndüğü görülüyor. Yargıç William Mousley, Nowak'ın dönüş yolunda, katilinin yaşadığı yol kavşağından geçtiğini ve 23 yaşındaki Digwa'nın yürüdüğü yolda Nowak ile "tesadüfen karşılaştığını" söyledi. Yargıç, Nowak'ın yalnız ve silahsız olduğunu, sarhoş olmadığını ve kanındaki alkol seviyesinin alkollü araç kullanma sınırının altında çıktığını da ekledi. Yargıç, Sih dinine mensup olan Digwa'nın kemerinde kınında bir kama taşıdığını ve Nowak'ın bunu telefonuyla çekmeye başladığını söyledi. Sih inancında kirpan adı verilen kamayı taşımanın zorunlu olduğunu, Digwa'nın ayrıca kınında ikinci bir büyük hançer taşıdığını belirtti. Kaynak, Polis /// Sih inancı gereği yanında taşıdığı hançerle Nowak'ı bıçaklayan Vickrum Digwa en az 21 yıl hapis cezası aldı. Digwa, telefonunu elinden alınca Henry Nowak telefonunun çalındığını düşünerek onu geri almak istedi ve çıkan kavgada Digwa hançerini çıkarıp savunmasız öğrenciyi göğsünden ve uyluk bölgesinden olmak üzere dört kez bıçakladı. Yargıç, Digwa'nın çektiği görüntülerde Nowak'ın bir çiti tırmanıp çöp kutusuna çıkarak "çaresizce kaçmaya çalıştığını" ve ardından yan evin önündeki bir arabanın üzerine düştüğünü açıkladı. Yargıç, Digwa'nın "Henry'nin acı çekişini çekmeye devam ettiğini, bıçaklanmış olmanın çaresizliğini büyük ölçüde görmezden geldiğini" ekledi. Saat 23:30 civarında, katilin kardeşi Gurpreet Digwa acil servisi aradı; Nowak'ı bıçaklayan Vickrum'un "ırkçı bir saldırıya uğradığını" söyledi ve olay yerini bildirdi; Nowak'ın tıbbi müdahaleye ihtiyacı olduğunu söyledi. Aramadan yedi dakika sonra, 23:37'de polis olay yerine ulaştı. Vücut kamerası görüntülerinde, Nowak yerde yatarken dört kişinin bir araba yolunda bulunduğu görülüyor. Görüntülerde Digwa'nın polise Nowak tarafından ırkçı tacize uğradığını anlatarak yalan söylediği görülüyor. Görüntülerde Nowak'ın bıçaklandığını söylediği, yedi kez de "Nefes alamıyorum" dediği duyuluyor. Buna rağmen Nowak'a kelepçe takılıyor ve hakları okunuyor. Bir dakika sonra ambulans çağırılıyor ve polisler kalp masajı yapıyor. Yargıç, Nowak'ın yaralarının çok ağır olduğunu, ne kadar hızlı ilk yardım, kalp masajı veya uzman tıbbi tedavi görse de hayatta kalamayacağını söyledi. Beş gün sonra, 8 Aralık'ta Vickrum Digwa, cinayet ve kamuya açık bir yerde kesici alet bulundurmakla suçlandı. 28 Mayıs 2026'da Digwa cinayetten suçlu bulundu. 1 Haziran'da, en az 21 yıl hapis cezası ile ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı. BBC Türkçe

Devre tatil mi? Dikkat edin Bakanlık uyarıyor! Haber

Devre tatil mi? Dikkat edin Bakanlık uyarıyor!

Ticaret Bakanlığı, devre tatil ve devre mülk sektöründe yaşanan mağduriyetlere dikkat çekti. Son 3 yılda 62 firmaya 352 milyon liranın üzerinde idari para cezası uygulanırken, 21 firma hakkında hazırlanan soruşturma raporları savcılıklara gönderildi. ANKARA (İGFA) - Ticaret Bakanlığı, son dönemde artan devre tatil ve devre mülk şikayetleri üzerine tüketicilere önemli uyarılarda bulundu. Bakanlık, bazı firmaların ücretsiz tatil vaadi, satış baskısı ve vekaletname yoluyla tüketicileri mağdur ettiğine ilişkin çok sayıda başvuru aldığını açıkladı. Yapılan açıklamada, bazı tüketicilerin sahip oldukları devre mülklerin satışı bahanesiyle kendileriyle iletişime geçildiği, çeşitli yöntemlerle ikna edilerek bilgileri dışında yeni satış işlemleri gerçekleştirildiği ve vekaletname aracılığıyla tapu devirlerinin yapıldığı belirtildi. Ayrıca sözleşmelerini iptal etmek veya ödeme iadesi almak isteyen kişilere yeniden satış yapıldığı, senet imzalatıldığı ve ek ödemeler talep edildiği ifade edildi. Bakanlığın yürüttüğü denetimler kapsamında 2023 yılından bu yana 21 firma hakkında hazırlanan 25 soruşturma raporu Cumhuriyet Başsavcılıklarına gönderildi. Denetlenen 62 firmaya ise toplam 352 milyon liranın üzerinde idari para cezası uygulandı. Üç firma hakkındaki incelemelerin ise sürdüğü bildirildi. Ticaret Bakanlığı, tüketicilerin sözleşme, senet ve vekaletname gibi belgeleri imzalamadan önce dikkatlice okumaları gerektiğini vurgulayarak, vaat edilen hususlarla sözleşme içeriklerinin mutlaka karşılaştırılmasını istedi. Açıklamada ayrıca, “Ücretsiz tatil kazandınız” gibi davetlerin çoğu zaman satış ve tanıtım amacı taşıdığına dikkat çekilerek tüketicilerin bu tür tekliflere karşı temkinli davranmaları gerektiği kaydedildi. Bakanlık, devre tatil sözleşmelerinde tüketicilerin 14 gün içinde hiçbir gerekçe göstermeden ve cezai şart ödemeden cayma hakkına sahip olduğunu hatırlattı. Bu süre dolmadan tüketicilerden herhangi bir ödeme talep edilmesinin veya borçlandırıcı belge alınmasının yasal olmadığı belirtildi. Uyuşmazlık yaşayan tüketicilerin, 2026 yılı için 186 bin TL’nin altındaki anlaşmazlıklarda Tüketici Hakem Heyetlerine, bu tutarın üzerindeki uyuşmazlıklarda ise Tüketici Mahkemelerine başvurabilecekleri ifade edildi. Dolandırıcılık şüphesi bulunan durumlarda ise Cumhuriyet Başsavcılıklarına müracaat edilmesi gerektiği vurgulandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.