Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Soruşturma

bursaarena.com.tr - Soruşturma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Soruşturma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Çankaya Belediyesi'ne Operasyon: Belediye Başkanı gözaltına alındı Haber

Çankaya Belediyesi'ne Operasyon: Belediye Başkanı gözaltına alındı

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın soruşturması kapsamında Çankaya Belediyesi'ne operasyon düzenlendi. Belediye Başkanı gözaltına alındı. CHP'li Çankaya Belediyesi'ne dün sabah saatlerinde polis operasyonu düzenlendi. Aralarında Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in de bulunduğu 36 kişi hakkında; "suç işlemek amacıyla örgüt kurma", "suç örgütüne üye olma", "rüşvet alma", "rüşvet verme" ve "ihaleye fesat karıştırma" suçlarından gözaltı kararı verildi. GÖZALTIONA ALINDI Çankaya Belediyesine yönelik yürütülen soruşturma çerçevesinde hakkında gözaltı kararı verilen Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, KKTC seyahatinden döndüğü sırada Esenboğa Havalimanı'nda gözaltına alındı. Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner'in Ankara Esenboğa Havalimanı'na geldiği anlar böyle görüntülendi. MANSUR YAVAŞ'TAN ÇANKAYA OPERASYONUNA TEPKİ Çankaya Belediyesi önünde konuşan Mansur Yavaş şu ifadeleri kullandı: "Bugün maalesef istemediğimiz bir şekilde sabah operasyonu nedeniyle tepki göstermek için Hüseyin Başkanın yanında olduğumuzu göstermek için bugün buradayız. Dayanışmak için buradayız. Benim de söyleyeceklerim var. Türkiye'de garip şeyler oluyor." "ARTIK MUHATABIMIZ EMNİYET VE SAVCILIK" "Tüzük kurultayının yapıldığı gün yaptığı konuşmada CHP'li Belediyeler başarı oranında yüzde 58'lik oranı yakaladı. Bu da en kısa sürede yapılacak iktidar değişikliğini öngörüyor. Anlıyoruz ki bizim artık muhatabımız emniyet ve savcılık demiştim. Bugün oradayız. Hakkımızda işi bozulan veya belediyeden istediğini alamayan bazıları işi olmayınca gidip bizi şikayet edebiliriz. Savcılık Bakanlığa yazı yazar. Müfettişler inceler. Soruşturma yürür. Artık bu usul kalktı." "KORKACAK HİÇBİR ŞEYİMİZ YOK" "Hemen zimmet, rüşvet gibi iddialarla başkanlarımız gözaltına alınıyor. Çağrılıp da gitmeyen duydunuz mu? Neden korkacağız ki. Korkacak hiçbir şeyimiz yok. Benim mal beyanım her yerde yazılı. Şeffaf şekilde kamuoyunda paylaşıyoruz. Kaçacak korkacak hiçbir şeyimiz yok. Bizim cezamızı Ankara halkı verir. Düşman hukuku yerine daha önce benim iş başına geldiğim 2019'dan beri verdiğim şikayet dilekçelerinde yargılanan eski dönem bürokratlar var. Hiçbirisi gözaltına alınmadı, tutuklanmadı yargılanması devam ediyor. Olması gereken de budur. Halbuki ne oluyor bu operasyon 39. Belediye başkanımıza yapılan operasyon. Haksız tutuklamalar sonucu bazı iftiracılar itiraf adı altında başkalarını suçluyorlar. Polisin belediyeye girdiği anlar. Saat 04:42 Yapılan operasyonda belediye binasında aramaların devam ettiği ve çok sayıda kişinin gözaltına alındığı bildirildi. Operasyona ilişkin CHP Ankara İl Örgütü sosyal medya hesabından yapılan açıklamada belediye binası önüne çağrı yapıldı: "Değerli yoldaşlar, sabahın bu saatinde Cumhuriyetimizin başkenti Ankara'da Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ilçesi Çankaya'mızın Belediye Başkanlığı'na hukuksuzca bir operasyon düzenlenmektedir. Tüm partililerimizi, Ankaralı yurttaşlarımızı; Çankaya Belediyemizin önüne dayanışmaya davet ediyoruz" BAŞKANDAN İLK AÇIKLAMA GELDİ Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şunları kaydetti: "Kıymetli Çankayalılar, Sevgili yurttaşlarım; Sabah saatlerinde belediye binamızda ve bürokratlarımızın evlerinde gerçekleştirilen arama dolayısıyla operasyondan haberdar olmuş bulunuyoruz. Önceden planlı olduğu üzere birkaç saat içerisinde Ankara’da olacağım. Bunu ilgili tüm makamlara da bildirdim. Yine evimde arama yapmak üzere gelen ekiplere de yedek anahtar ulaştırdım ve bütün arkadaşlarımızdan emniyet güçlerimize yardımcı olmalarını istedim. Göreve geldiğimizden bu yana bu kurumu en iyi şekilde yönettiğimizi ve bize güvenen hiç kimseye karşı mahcup olacak en ufak bir davranışımızın olmadığını tüm komşularımızın bilmesini isterim. Soruşturmanın detayları ve sebepleri netleştiğinde konuya ilişkin gerekli açıklamaları kamuoyuyla paylaşacağız." LİSTEDE KİMLER VAR Gözaltına alınanlar arasında Çankaya Belediye Başkan Yardımcısı Mesut Akıncı, Çankaya Belediye Meclis Üyesi Ahmet Ağırman ile Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi İkinci Başkan Vekili Emre Doğan'ın da olduğu öğrenildi. Diğer isimler şu şekilde; Bora Özel, Mehmet Yıldırım, Ali Yalçın, Songül Ulusal, Ertan Doğan, Seyfullah Yüzyıl, Şenol Bulut, Paki Kılavuz, Yavuz İriş, Tunç Emre Taşcıoğlu, Murat Bolat, Alaattin Güzel, Adnan Şen, Levent Yenal, Koray Kurtcu, Ayşegül Ünal, Eren Kaplan, Umut Kılıçaslan, Hakan Cemaloğlu, Remzi Baka, Hasan Alas, Erol Bulut, Mehmet Alas, Musatafa Samet Dadandı, İnan Sevilmiş BAŞSAVCILIKTAN AÇIKLAMA Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, Çankaya Belediyesi’ne yapılan operasyonla ilgili açıklama yayınladı: "Aralarında Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner’in de yer aldığı toplam 36 şüpheli hakkında suç örgütü kurma, suç örgütüne üye olma, rüşvet alma, rüşvet verme, ihaleye fesat karıştırma suçlarından gözaltına alınmalarına ve adreslerinde arama, el koyma işlemi yapılmasına karar verilmiş, bu kapsamda şüphelilerden 27’si gözaltına alınmıştır" BUTLAN CHP'SİNDEN AÇIKLAMA Butlan CHP'sinin Sözcüsü Müslim Sarı, Çankaya Belediyesi'ne yönelik operasyona ilişkin yaptığı açıklamada, son dönemde CHP'li belediyeleri hedef alan uygulamalara bir yenisinin eklendiğini ifade ederek, yargı süreçlerinin hukuk devleti ilkesi çerçevesinde, adil ve şeffaf biçimde yürütülmesi gerektiğini belirtti. Sarı, açıklamasında, "Bu sabah Çankaya Belediyemize yönelik gerçekleştirilen operasyonla, son dönemde Cumhuriyet Halk Partili belediyeleri hedef alan uygulamalara bir yenisi daha eklenmiştir" ifadelerini kullandı. Yargı süreçlerinin hukuk devleti ilkesi doğrultusunda yürütülmesi gerektiğini vurgulayan Sarı, "Hukuk devleti ilkesinin gereği olarak, yargı süreçlerinin siyasi tartışmalardan uzak, masumiyet karinesi gözetilerek, adil ve şeffaf biçimde yürütülmesi zorunludur. Gerçeğin ortaya çıkması, adaletin eksiksiz şekilde tecelli etmesi ve hukukun üstünlüğünün korunması adına süreci yakından takip etmeye devam edeceğiz." dedi. ÇANKAYA BELEDİYESİ ÖNÜNE EYLEM ÇAĞRISI Dikkat çeken bir diğer gelişme ise eylem çağrısının kimden geldiği oldu. Mansur Yavaş'ın sessiz kaldığı süreçte, eylem çağrısını Ankara Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Faruk Köylüoğlu yaptı. Köylüoğlu, yaptığı açıklamada, "Çankaya Belediyemize yönelik gerçekleştirilen hukuksuz operasyon karşısında; halkın iradesine, hukuk ve demokrasiye sahip çıkmak için tüm muhtarlarımızı belediyemizin önünde düzenlenecek buluşmamıza davet ediyoruz" ifadelerini kullanarak Ankaralıları belediye binası önünde toplanmaya çağırdı. ÇOK SAYIDA CHP'Lİ BELEDİYEYE GELDİ Odatv'nin haberine göre, operasyonun ardından çok sayıda CHP'li ve parti destekçisi Çankaya Belediyesi'nin önünde toplanırken, belediye binasının önünde ve giriş katında kalabalık oluştu. ESENBOĞA HAVALİMANINA İKİ MAKAM ARACI GETİRİLDİ Ankara'ya geleceğini açıklayan Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner için Esenboğa Havalimanı Dış Hatlar kısmına iki makam aracı ve personel yönlendirildi. Görevlilerin Güner'in kişisel eşyalarını teslim almak için gönderildiği öğrenildi. "ÇATLASANIZ DA PATLASANIZ DA..." Adana'da vatandaşlara bir traktör kasası üstünden seslenen Özel, operasyona ilişkin olarak şunları söyledi: "Bugün sabahın ilk saatlerinde, saat 05.00’te maalesef güne yine bir kötü haberle, bir haksızlıkla, bir vicdansızlıkla uyandık. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin, Çankaya Köşkü’nü, partimizin binasının ve Anıtkabir’in emanet olduğu Çankaya Belediyemize, belediyemizin gencecik Başkanı Hüseyin Can Güner’e sabahın 05.30’unda operasyon yaptılar. Kendisi yurt dışındaydı, ilk tepkisi şu oldu; 'Evin yedek anahtarları şu kişide. Verin, girip evi arasınlar. Çankaya Belediyesi’nde ne kolaylık varsa sağlansın. Alnımız açık, başımız dik, verilmeyecek hesabımız yok. Öyle ‘Kaçma şüphesi’ falan demesinler. İlk uçakla Ankara’ya geliyorum’ dedi. Şunu söyleyeyim bu konuda. Yıllardır şu konuşuluyor. Ankara’da Cumhuriyet başsavcısı, başsavcı vekilleri, Ankara’daki Adalet Bakanlığı’ndan atanmış olan, mahkemelerde görev yapan savcı ve hakimler İstanbul’daki gibi değil. Yalancı tanığa, iftiracıya, değil; kanıta bakarlar. Belediyelerin nasıl denetleneceği belli. O usulün dışına çıkılmaz, haksızlık varsa göz açtırmazlar ama kimseye siyasi operasyon çekmezler. Yıllardır diğer şehirlerde olup da Ankara’da olmaması böyle konuşuluyordu. Bu dönem atamalarına dediler ki ‘Adalet Bakanı’nın ekibi geliyor. İstanbul’dan başsavcı yardımcısı Ankara’ya başsavcı atandı. Bütün başsavcı vekillerini değiştirdiler. Hepsini kendilerine yakın isimlerden yaptılar.' ANKARA'DAN ÇIKAN GİZLİ TANIK Dün sabah 05.30’da ilk kez Ankara’da ne oldu? Gizli tanık oldu. Kimliği belli değil. Yüzü belli değil. Bir iftirayı atıyor, ortaya çıkmıyor. Onunla belediyemize operasyon yapıyorlar. Bunun nasıl bir siyasi operasyonu olduğu apaçık ortadadır. Buradan bu konuda son sözüm şu. İstanbul’dan Ankara’ya operasyon savcıları, başsavcıları devşirenlere, yürüyüşümüzü kesintiye uğratmaya çalışanlara şunu söylüyorum. Sabah 05.30’da Hüseyin Can’a dedim ki ‘Ankara’ya programımı kesip, Tekir Yaylası’na gider özür dilerim, Adana’ya selam ederim. Ankara’ya dönerim.’ Evladım gibidir, evladım. Bana dedi ki ‘Genel Başkanım siz programınıza devam edin. Siz yürümezseniz her şey durur. Siz yürüyeceksiniz.’ Onun için bizi durdurmaya çalışanlara, AK Parti yargı kollarına şunu söyleyelim. Dimdik ayaktayız. Bu da size dert olsun. Yazın ortasında bir cumartesi günü bir siyasetçiyi, bir partiyi uğradığı saldırıdan sonra… Öyle ya emekliyi aç bırakan o. İşçiyi yoksul bırakan, emeğini sömüren o. Çiftçinin hakkını vermeyen o. Esnafı borcunu ödeyemez hale getiren o. Gençlerin ümidini kıran o. Kadınları mutsuz eden, kadınları kara kara düşündüren o. Ama bir yandan da rakip partinin Cumhurbaşkanı adayını alan o. Rakip partiye operasyon çeken o. Rakip partinin başını değiştiren o. Ona söylüyorum; o hesaplar, saraylarda yapılan o hesaplar Tekir Yaylası’nda bozulur. Namusuyla çalışan, yıllarca çalışıp emekli olmuş olana sen 20 bin lira ver. Enflasyon yesin, bitirsin. 23 bin 500 lira ver. Asgari ücretliye 28 bin lira ver. Herkesi açlığın, yoksulluğun pençesinde bırak. Sonra siyasi hesaplar yap. Tekrar seçim kazan. Sana bu seçimi kazandırmayacağız. Bu emekliyi, bu emekçiyi, bu canım yörükleri, ömrü çalışmakla geçmiş, bir emekli maaşına güvenmiş bu yörükleri senin insafına bırakmayacağız. Biz Atatürk’ün partisiyiz. Onun yolundan gidenleriz. Bir şekilde bu memleketi kurtarırız. 2023 yılında bir seçim yaşadık. Kazanmayı çok istediğimiz bir seçim kaybettik. Oradan sonra hep beraber bir muhasebe yaptık. Dedik ki ‘CHP değişirse Türkiye değişir.’ Partiyi değiştirdik. Beş ay sonra Türkiye’de seçimlere girdik. En doğru adaylarla yola çıktık. Mersin’de Vahap Başkanı, Adana’da Zeydan Başkanı sizler yeniden istediniz. Size emanet ettik. Bağrınıza bastınız. Türkiye’nin yüzde 65’ini, 47 yıl sonra Cumhuriyet Halk Partisi’ni birinci parti yaparak kazandık. Adalet ve Kalkınma Partisi’ni kurulduğu günden beri ilk kez yenerek geride bıraktık. Şimdi karşı karşıya bulunduğumuz tüm saldırılar şundan… Ekrem İmamoğlu’nun suçu, dört kez üst üste Erdoğan’ın gösterdiği adayları yenmektir. Benim suçum, 47 yıl sonra partiyi birinci parti yapan AK Parti’yi ilk kez yenen Genel Başkan olmaktır. Saldırıya uğrayan belediye başkanlarımızın suçu, iktidar yürüyüşünde halkçı belediyecilik yapmaktır. Bugün görevden alınan il başkanlarımızın suçu, şanlı bayrağımızı taşıdıkları bugünlerde iktidar yolundan sapmamaları, korkmamaları, geri dönmemeleridir."

Başdanışman Oktay Saral'dan Deniz Göktaş tepkisi: Kıytırık bir sözde komedyenin günlerce bu ülkenin gündemini işgal etmesi, Türkiye adına zuldür Haber

Başdanışman Oktay Saral'dan Deniz Göktaş tepkisi: Kıytırık bir sözde komedyenin günlerce bu ülkenin gündemini işgal etmesi, Türkiye adına zuldür

Tutuklanan komedyen Deniz Göktaş'ın şakalarına tepki gösteren Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral, “Kıytırık bir sözde komedyenin günlerce bu ülkenin gündemini işgal etmesi, Türkiye adına zuldür. Bu milletin konuşacağı mesele; üç beş provokatif söz değil, Türkiye’nin yükselen vizyonu, bölgesel liderliği ve uluslararası arenadaki güçlü konumudur” dedi. Stand-up gösterisinde kullandığı ifadeler nedeniyle hakkında soruşturma başlatılan komedyen Deniz Göktaş, dün yurt dışı seyahatinden Türkiye’ye döndü. Göktaş, havalimanında pasaport kontrolü sırasında gözaltına alındı. Ters kelepçeli fotoğrafı gündem olan ve tepki çeken Göktaş, Çağlayan Adliyesi'nde ifade verdi. Göktaş, sevk edildiği hâkimlik tarafından tutuklandı. Göktaş, Çorlu Karatepe F Tipi Cezaevi'ne gönderildi. Göktaş'ın şakalarına tepki gösteren Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Oktay Saral sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımında şöyle dedi: “Kıytırık bir sözde komedyenin günlerce bu ülkenin gündemini işgal etmesi, Türkiye adına zuldür. Bu milletin konuşacağı mesele; üç beş provokatif söz değil, Türkiye’nin yükselen vizyonu, bölgesel liderliği ve uluslararası arenadaki güçlü konumudur. Büyük devletler, kıytırık figürlerin değil; büyük hedeflerin peşinden yürür!” T24

Komedyen Deniz Göktaş neyle suçlanıyor? Haber

Komedyen Deniz Göktaş neyle suçlanıyor?

Yurt dışı dönüşü gözaltına alınan komedyen Deniz Göktaş tutuklandı. Göktaş'a "Ölü Deniz" adlı gösterisi sebebiyle iki suçlama yöneltiliyor. Komedyen Deniz Göktaş hakkında İstanbul Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Tiyatrosu'nda sergilediği ve daha sonra YouTube üzerinden paylaştığı "Ölü Deniz" adlı stand-up gösterisinde yaptığı siyasi hicivler sebebiyle soruşturma başlatılmış, dün de yurt dışı seyahati dönüşü İstanbul Havalimanı'nda pasaport kontrolü sırasında gözaltına alınmıştı. Geceyi Vatan Emniyet'te geçiren Göktaş bugün de İstanbul Çağlayan Adliyesi'ne getirildi. Savcılık ifadesi tamamlanan Göktaş, tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Göktaş hakkında tutuklama kararı verildi. Avukatı Metin Aslan ve Adalet Bakanlığının verdiği bilgilere göre Deniz Göktaş, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 299'uncu maddesinde düzenlenen "Cumhurbaşkanına hakaret" ile 216'ncı maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama" suçlamaları yöneltiliyor. TCK'nın 299'uncu maddesi "Cumhurbaşkanına hakaret" suçuna 1 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası öngörüyor. Ancak söz konusu suçun herkesin içinde, basın yoluyla veya topluma açık alanlarda işlenmesi halinde ise ceza altıda biri oranında artırılabiliyor. Bu suçtan soruşturma açılması ise Adalet Bakanlığıın iznine tabi tutuluyor. Göktaş'a yöneltilen ikinci suçlama TCK'nın 216'ıncı maddesinin üçüncü fıkrası ise 6 aydan 1 yıla kadar hapis cezası öngörüyor. Bu suç, şikayete bağlı değil ve resen soruşturulabiliyor. Emniyetteki ifadesinde suçlamaları reddetti Habertürk'ün haberine göre, Göktaş dün Emniyet'te verdiği ifadede hakkındaki suçlamaları reddetti. "Tarafıma yöneltilen 'Halkın belirli bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama’ kastım kesinlikle yoktur" diyen Göktaş, "İnançlı bir insanı kırmak gibi bir amacım kesinlikle yoktur, böyle bir yorumu günlük hayatta bir seyirciden duysam üzülürdüm" ifadelerini kullandı. "Cumhurbaşkanına hakaret" suçunu işlediğini reddeden Göktaş, "Herhangi bir şekilde Cumhurbaşkanını aşağılamak gibi bir niyetim yok. Gösteri boyunca bu tarz popüler figürler, ideolojiler Türkiye'ye dair sosyolojik olaylara yaptığım gibi mizahi bir yaklaşımdır, başkaca bir amacım yoktur" şeklinde konuştu. Deniz Göktaş gösterisinde ne dedi? Göktaş, stand-up gösterisinde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la ilgili olarak "Erdoğan'ın, utangaç bir diktatörden kendi kimliğiyle barışık bir diktatöre geçişi... Yani bizim başımıza gelenleri düşünmezseniz, bir birey için çok önemli bir ilerleme" şeklinde ifadeler kullanmıştı. Dinle ilgili esprilerinde de Göktaş'ın "İlk üç kitap iyiydi, dördüncüde çeviri zayıf. Dört kitap arasında en iyisi o bence, bir kere iddialı bir çıkış 600’lü yıllarda. Yazan için de çok zor, aklına yeni bir fikir gelse 'son kitap' dedik" ifadeleri tartışma yaratmıştı. Ancak Deniz Göktaş hakkında soruşturma başlatan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, komedyen hakkında aynı konuya ilişkin 185 CİMER başvurusu değerlendirmeye alındığını ve bunun sonucunda resen soruşturma açıldığını duyurmıştı. Ancak Başsavcılık Göktaş'ın soruşturmaya konu olan ifadelerine ilişkin bir açıklama yapmadı. Hukuk çevrelerinden tepki Ancak Deniz Göktaş'ın gözaltına alınması tartışma yarattı. İstanbul Barosu Kültür ve Sanat Komisyonu, yaptığı açıklamada soruşturma ve gözaltı işleminin hukuka aykırı olduğunu savunarak Göktaş'ın serbest bırakılması çağrısında bulundu. Komisyon, politik mizahın demokratik toplumların önemli bir unsuru olduğunu belirterek bir şakanın amacının nefret üretmek ya da toplumsal kesimleri hedef göstermek olmadığı durumlarda suç kapsamında değerlendirilmemesi gerektiğini ifade etti. Açıklamada, politik mizahın iktidar ile ifade özgürlüğü arasındaki ilişkinin önemli göstergelerinden biri olduğu vurgulanırken, ifade özgürlüğünün geniş yorumlanması gerektiği görüşü dile getirildi. Siyasi partiler ve meslek örgütlerinden destek Göktaş'ın gözaltına alınmasına muhalefet partileri ve çeşitli sivil toplum kuruluşları da tepki gösterdi. DEM Parti, yaptığı açıklamada düşünce ve ifade özgürlüğüne yönelik baskıların kabul edilemez olduğunu belirterek "politik mizah yargılanamaz" değerlendirmesinde bulundu. Türkiye İşçi Partisi (TİP), komedyenin önce bazı çevreler tarafından hedef gösterildiğini, ardından gözaltına alındığını savunarak serbest bırakılması çağrısı yaptı. Emek Partisi (EMEP) ise gözaltı kararını ifade ve eleştiri özgürlüğüne yönelik bir müdahale olarak nitelendirdi. Oyuncular Sendikası da yayımladığı açıklamada ifade özgürlüğünün anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altında bulunan temel bir hak olduğuna dikkat çekti. Sendika, sürecin evrensel hukuk ilkelerine uygun şekilde yürütülmesi gerektiğini belirterek Göktaş ile dayanışma içinde olduğunu duyurdu. İstanbul Tabip Odası da komedyenin serbest bırakılmasını istedi. Oda, ifade özgürlüğü ve hukuki güvenliğin demokratik bir toplumun temel unsurları arasında yer aldığını vurguladı. Deniz Göktaş hakkındaki soruşturmanın ve adli sürecin nasıl sonuçlanacağı önümüzdeki günlerde netlik kazanacak. Gözaltı kararı ise Türkiye'de ifade özgürlüğü, politik mizah ve eleştiri hakkının sınırlarına ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. DW/HS,JD

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.