Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sivil Toplum

bursaarena.com.tr - Sivil Toplum haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sivil Toplum haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

2. Bergama Tarım ve Hayvancılık Fuarı törenle açıldı Haber

2. Bergama Tarım ve Hayvancılık Fuarı törenle açıldı

İzmir'in Bergama ilçesinde; Bergama Belediyesi, Bergama Ziraat Odası, Bergama Ticaret Odası, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) ve Alsancak Kongre & Fuarcılık işbirliğiyle düzenlenen "2. Bergama Tarım ve Hayvancılık Fuarı", Bergama Otogarı Fuar Alanı'nda gerçekleştirilen törenle açıldı. Fuarda; traktörler, modern tarım makineleri, sulama ve enerji sistemleri, yem, gübre, tohum ve hayvancılık ekipmanları sergileniyor. 10.00-18.00 saatleri arasında ücretsiz gezilebilecek organizasyonun tarihi, pamuk toplama ve zeytin hasat dönemine uyum sağlamak amacıyla bu yıl öne çekildi. Fuarın açılış programı, bölge protokolü ile tarım ve hayvancılık sektörünün temsilcilerini bir araya getirdi. Açılışa; Bergama Kaymakamı Hasan Yaman, Dikili Kaymakamı Metin Arslanbaş, Bergama Belediye Başkanı Prof. Dr. Tanju Çelik, İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Daire Başkanı Bülent Üngür, Bergama Ziraat Odası Başkanı Ahmet Vural, Bergama Ticaret Odası Başkanı Lütfi Kolat, Bergama İlçe Tarım Müdürü Ümmiye Çelik ve Dikili İlçe Tarım Müdürü Göksel Arslan katıldı. Törende ayrıca siyasi partilerin ilçe başkanları, belediye meclis üyeleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, oda ve kooperatif başkanları, muhtarlar ile çok sayıda üretici ve çiftçi hazır bulundu. “Geleneksel tecrübeyi teknolojiyle harmanlıyoruz” Açılış töreninde konuşan Bergama Ziraat Odası Başkanı Ahmet Vural, Bergama ve Bakırçay Havzası'nın pamuktan zeytine, domatesten çam fıstığına ve hayvancılığa kadar geniş bir üretim yelpazesiyle Ege Bölgesi ve Türkiye'nin en stratejik tarım merkezlerinden biri olduğunu vurguladı. Fuarın bölgedeki alıcı ve satıcıyı doğrudan buluşturduğunu belirten Vural, "Amacımız geleneksel tarım tecrübelerimizi modern teknolojilerle harmanlayarak Bergama tarımının hak ettiği küresel vizyona ulaşmasıdır. Bakırçay'ın bereketini teknolojiyle birleştiren bu fuarın tüccarından üreticisine, çobanından çiftçisine kadar her bir hemşehrimin hanesine bolluk ve bereket getirmesini diliyorum." ifadelerini kullandı. "Girdi maliyetleri yüksek, salçalık domates üreticisi mağdur" Bergama Belediye Başkanı Prof. Dr. Tanju Çelik, bölgedeki geniş tarım arazileri ve yüksek üretim potansiyeline dikkati çekerek üreticilerin yaşadığı ekonomik sorunlara değindi. Bakırçay Nehrinin temiz tutulmasının bölge için hayati önem taşıdığını kaydeden Çelik, akıllı tarım uygulamalarının yaygınlaşması ve yerli mekanizasyonun desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Tarımsal girdi maliyetlerinin artmasına karşın ürün fiyatlarının yetersiz kaldığını belirten Çelik, "Bölgemizde üretilen salçalık domatesin kilosu 4 liradan alıcı buluyor, bunun da ödemesi taksitle yapılıyor. Üreticimiz şu anda çok mağdur durumda. Aracıların yüksek kâr marjlarıyla çalıştığı bu sistemde tarım politikalarının yeniden gözden geçirilmesi ve çiftçimizin desteklenmesi şarttır." değerlendirmesinde bulundu. "Gıdaya erişim milli savunma meselesi haline geldi" Bergama Kaymakamı Hasan Yaman, küresel iklim değişikliği, kuraklık ve bölgesel çatışmaların gıda arz güvenliğini hayati bir noktaya taşıdığını ifade etti. Yaman, "Artık dünyada gıdaya ve güvenli gıdaya ulaşım bir milli savunma meselesi haline gelmiştir. Kırsal alanlarımız ve köylümüz olmasa şehirler aç kalır. Bu nedenle tarımsal üretimi akıllı teknolojilerle buluşturarak verimliliği artırmak zorundayız." dedi. "Dijital çözümlerle üreticinin yanındayız" İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Daire Başkanı Bülent Üngür, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay'ın vizyonu doğrultusunda küçük aile işletmelerine girdi destekleri, toprak analizleri, zeytin sineği ile mücadele ve ekipman yardımları sağladıklarını aktardı. Üngür, "İyi Tarım İzmir" mobil uygulamasıyla teknolojiyi doğrudan üreticinin cebine sunduklarını ve hedeflerinin üreticinin maliyetini düşürüp kazancını artırmak olduğunu kaydetti. Bergama Ticaret Odası (BERTO) Başkanı Lütfi Kolat, fuara katılan üyelere maddi destek sağladıklarını ve organizasyonun gelenekselleşerek bölge ticaretine güç kattığını vurgularken, Bergama İlçe Tarım Müdürü Ümmiye Çelik ise etkinliğin bölgede kalıcı bir tarım kültürü oluşturduğunu dile getirdi. "Bergama Belediyesi Zeytincilik Günleri" düzenleniyor Fuar programı kapsamında eş zamanlı olarak "Bergama Belediyesi Zeytincilik Günleri" etkinlikleri de gerçekleştiriliyor. Program çerçevesinde BEAFSAD iş birliğiyle "Zeytin ve Emek" fotoğraf sergisi açılırken, Kimya Y. Mühendisi Yusuf Küçük rehberliğinde zeytinyağı tadım etkinliği düzenlendi. Etkinlikler kapsamında ayrıca, İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Daire Başkanı Bülent Üngür'ün moderatörlüğünde zeytincilik paneli gerçekleştirildi. Panele; Zeytin Derneği Başkanı Ali Nedim Güreli, Balıkesir Üniversitesi Edremit MYO Öğretim Görevlisi Dr. Mücahit Kıvrak ve Bergama İlçe Merkezi Tarımsal Kalkınma Kooperatifi Başkanı Selahattin Sezgin konuşmacı olarak katıldı.

Kadim Aşiretler Federasyonu’ndan "Terörsüz Türkiye” çalıştayı 10 maddelik sonuç bildirgesi açıklandı Haber

Kadim Aşiretler Federasyonu’ndan "Terörsüz Türkiye” çalıştayı 10 maddelik sonuç bildirgesi açıklandı

Kadim Aşiretler Federasyonu (KAF) Genel Merkezi tarafından Van Uygulama Oteli’nde “Kadim Kardeşlik, Milli İrade ve Terörsüz Türkiye” çalıştayı gerçekleştirildi. Van’da düzenlenen çalıştaya 1000’i aşkın kişi katıldı; 135 kanaat önderi yuvarlak masa toplantılarında bir araya geldi. Kadim Aşiretler Federasyonu (KAF) Genel Merkezi tarafından Van Uygulama Oteli’nde “Kadim Kardeşlik, Milli İrade ve Terörsüz Türkiye” çalıştayı gerçekleştirildi. 27 Eylül 2026 tarihinde düzenlenen çalıştaya, merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın oğlu Ahmet Özal’ın yanı sıra bölgenin kanaat önderleri ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı. 1000’in üzerinde katılımla başlayan çalıştay, protokol konuşmalarının ardından Açılış Paneli ile devam etti. Program, 135 kanaat önderinin yoğun katılımıyla düzenlenen yuvarlak masa toplantılarıyla sürdü ve sonuç bildirgesinin açıklanmasıyla sona erdi. Ahmet Özal babam bugünleri görebilseydi çok mutlu olurdu Çalıştayda konuşan merhum Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın oğlu Ahmet Özal, babasının Türkiye için yaptığı çalışmalara değindi. Turgut Özal’ın terör sorununun çözümü için geçmişte harcadığı çabalardan söz eden Ahmet Özal, bugün gelinen süreci değerlendirerek babasının bugünleri görebilseydi çok mutlu olacağını ifade etti. Baha Mutlu: Devletimizin yanında durulmalı“ Çalıştayda konuşan Baha Mutlu ise devlet tarafından alınan kararların olumlu olduğunu belirterek, bu kararlarda devletin yanında durulduğunu ifade etti. Mutlu, “Terörsüz Türkiye” sürecinin yüzyılın en önemli kararlarından biri olduğunu vurguladı. Rasim Aslan Aşiretler süreci sonuna kadar destekleyecek Çalıştay Başkanı ve Kadim Aşiretler Federasyonu Başkanı Rasim Aslan, konuşmasında aşiretlerin “Terörsüz Türkiye” sürecinin yanında olduğunu belirtti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye teşekkür ve minnetlerini ifade eden Aslan, Erdoğan ve Bahçeli’nin bu yolda yalnız bırakılmayacağının altını çizdi. Aşiretler olarak süreci sonuna kadar destekleyeceklerini belirten Aslan, üzerlerine düşen ne varsa yapacaklarının sözünü verdi. Prof. Dr. Adem Palabıyık: “Bin yıllık stratejik hamle“ Çalıştay Koordinatörü ve Kadim Aşiretler Federasyonu Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Prof. Dr. Adem Palabıyık da konuşmasında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin birlikte verdiği mücadelenin yanında olduklarını ifade etti. Palabıyık, “Terörsüz Türkiye Yüzyılı”nın “Bin Yıllık Stratejik Hamle” olduğunu belirtti. 10 maddelik sonuç bildirgesi açıklandı Çalıştayın ardından Kadim Aşiretler Federasyonu tarafından açıklanan sonuç bildirgesinde, “Terörsüz Türkiye” sürecinden Kürtçe’ye, aile yapısından gençlerin sorunlarına, kadınların toplumdaki rolünden aşiretlerin sivil alandaki konumuna kadar birçok başlık yer aldı. Karadeniz Gündem TV'nin haberine göre, federasyon tarafından açıklanan sonuç bildirgesinin maddeleri şöyle: 1. Terörsüz Türkiye yüzyılı bir fırsat eşiğidir ve uzun süredir beklenilen bir fırsattır ve bu fırsat kaçırılmamalıdır. Aşiretler provokasyonun karşısında ve devletinin yanındadır. 2. Kürtçe ile alakalı olarak devletimizin attığı tüm adımlar aşiretler tarafından desteklenmiştir ve bundan sonra atılacak adımların artacağı temenni edilmelidir. 3. Kürt halkının tarihinde hiçbir zaman Siyonist İsrail ile bir ilişki veya yakınlaşma olmamıştır ve de olmayacaktır. Kürt aşiretlerin çoğunluğu Sünni İslam’a mensupturlar ve geleneklerine bağlıdırlar. Kürt aşiretleri yaşadıkları ülkelerin asli unsurlarıdır ve tüm aşiretler ortak bir bağa sahiptir. 4. Aile sistemi karşısındaki LGBT ve benzeri dayatmalara karşı aşiretlerin tavrı nettir. Aile sisteminde anne ve babanın rolü bellidir. Aşiretler, en küçük yapı taşı olan aileyi korumak için her türlü çabayı gösterecek ve aileyi ifsad etmeye çalışan her türlü girişimin de karşısında olacaktır. 5. Aşiretlerin dernekleşmesi veya STK olarak hareket etmesi Terörsüz Türkiye Yüzyılı’na katkı sağlayacaktır. Sivil alanda hareket eden aşiretlerin, toplumsal meselelere duyarsız kalması mümkün değildir. Aşiretlerin kamusal alandaki desteği Terörsüz Türkiye Yüzyılı ile birlikte devam edecektir. 6. Koruyuculuğun bir güvenlik modeli olarak başlaması ile birlikte Terörsüz Türkiye Yüzyılı’nda rehabilite edilerek veya dönüştürülerek güvenlik süreçlerine entegre edilmesi mümkündür. Bu konuda devletimizin gerekli aşamaları başarıyla yürüteceğine inanılmaktadır. 7. Gençler, bir toplumun geleceğidir ve aşiretler, gençleri korumak ve onların istenilmeyen olaylarla anılmasını önlemek için spontane bir mekanizma geliştirmiştir. Kuşaktan kuşağa aktarılan geleneksel yapı ve gençlerin iş konusundaki zorluklarına karşı önlemlerde aşiretler de rol oynamaktadır. Aşiretlere mensup olan ve aslında tüm gençliği ilgilendiren çıraklık ve staj durumları da netleşmelidir. 8. Kadın, aşiret içerisindeki en önemli olgulardan biridir ve ailenin omurgasını inşa eder. Kadının varlığı ailenin, ailenin varlığı ise devletin garantisidir. Terörsüz Türkiye Yüzyılı’nı inşa edecek nesil annelerin omuzunda yükselecektir. 9. Aşiretler, TBMM’de 467 oyla kabul edilen Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’ni ülkemiz için oldukça yararlı bulmuş ve siyasi partilerin yasaya destek vermesinden memnuniyet duymuştur. Söz konusu düzenleme TBMM Genel Kurulu’nda 467 kabul, 87 ret ve 7 çekimser oyla yasalaştı. 10. Aşiretler, Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan ve Milliyetçi Hareket Partisi genel başkanı sayın Devlet Bahçeli’nin Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge için alacağı her kararda yanlarında duracak ve bu konuda alınacak her türlü kararda istişarelerin bir parçası olmaya hazır olacaktır. Çalıştayda yapılan konuşmalar ve sonuç bildirgesinde yer alan maddelerle birlikte, Kadim Aşiretler Federasyonu tarafından “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin görüş ve beklentiler kamuoyuna açıklanmış oldu.

Demokrasi tarihimizin kara lekesi: 12 EYLÜL DARBESİ!.. Haber

Demokrasi tarihimizin kara lekesi: 12 EYLÜL DARBESİ!..

İdamlar ve insan hakları ihlalleriyle anılan 12 Eylül askeri darbesi, 45 yıl önce bugün gerçekleştirilmişti. 12 Eylül acılarla hatırlanmaya devam ediyor. Tarihe idamlarla, kötü muamelelerle ve insan hakları ihlalleriyle geçen, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin emir komuta zinciri içinde gerçekleştirilen son askeri darbesi 12 Eylül, acılarla hatırlanmaya devam ediyor. DEMOKRASİ TARİHİNİN KARA LEKESİ! Takvimler 12 Eylül 1980’i gösterirken sabah saatlerinde TRT Radyosunda dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren imzalı Milli Güvenlik Konseyi “bir numaralı” bildirisinin okunmasıyla darbe resmen ilan edildi. “Bayrak Harekatı” kod adlı darbe planı uygulanarak darbecilerce ülke yönetimine el konuldu. Böylece emir-komuta zinciri içinde gerçekleştirilen bu darbe, 27 Mayıs 1960 darbesi ve 12 Mart 1971 muhtırasının ardından Silahlı Kuvvetlerin yönetime üçüncü açık müdahalesi olarak, demokrasi tarihine kara bir leke olarak geçti. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Nurettin Ersin, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Tahsin Şahinkaya, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Nejat Tümer ve Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Sedat Celasun’un bulunduğu Milli Güvenlik Konseyi, tüm yetkileri ele aldı. TBMM LAĞVEDİLDİ, SİVİL TOPLUM KURULUŞLARININ FAALİYETLERİ DURDURULDU Darbenin ilanının ardından Anayasa uygulamadan kaldırılarak Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) lağvedildi. Türkiye genelinde genelinde sıkıyönetim ilan eden darbeciler, Türk Hava Kurumu, Çocuk Esirgeme Kurumu ve Kızılay dışındaki derneklerin ve sivil toplum kuruluşlarının faaliyetlerini durdurdu. Siyasi partiler kapatılarak; Süleyman Demirel ile Bülent Ecevit’i Hamzakoy’a, Necmettin Erbakan ile Alparslan Türkeş’i Uzunada’ya sürgüne gönderildi. Demirel, Ecevit, Erbakan ve Türkeş’e siyasi yasaklar getirildi. DARBENİN KANLI BİLANÇOSU Demokrasinin askıya alındığı darbe sürecinde 650 bin kişi göz altına alındı, açılan 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı, 7 binden fazla kişi için idam cezası istendi. Toplam 517 kişinin “ölüm cezasına” çarptırıldığı süreçte, Ülkücü ve Devrimci 50 Türk genci idam edildi. Takribi 100 bin gencimiz “örgüt üyesi olma” suçundan yargılanırken 14 bin kişi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından çıkarıldı, 30 bin kişi “sakıncalı” yaftasıyla işlerinden edildi. Yaklaşık bin film yasaklanırken, 4 bine yakın öğretmen ve yüzlerce öğretim görevlisinin işine son verildi. Onlarca gazeteci haklarında binlerce yıla varan hapis cezalarıyla yargılandı. Darbeci generallerin belirlediği Danışma Meclisinin hazırladığı anayasa, silahların gölgesi altında 1982’de düzenlenen bir referandumla yüzde 92’lik “evet” oyu alarak onaylandı. Darbenin başını çeken Evren ve diğer darbecilerin ömür boyu yargılanmasını engelleyen “geçici 15’inci madde” söz konusu darbe anayasasına dahil edildi.

Akın Gürlek: Örgüt silahları bırakacak, mağaraları boşaltacak Haber

Akın Gürlek: Örgüt silahları bırakacak, mağaraları boşaltacak

Terörsüz Türkiye süreci içinde örgütün tamamen kendini feshetmesi ve silahlarını bırakması gerektiğinin altını çizen Adalet Bakanı Akın Gürlek, “Örgüt tamamen kendini feshedecek. Silahları bırakacak, mağaraların boşaltıldığı, sığınaklarda kimsenin kalmadığı tespit edecek” dedi. IĞDIR (İGFA) - Adalet Bakanı Akın Gürlek, Iğdır programı kapsamında Sivil Toplum Kuruluşları ile istişare toplantısı yaptı. Bakan Gürlek, Terörsüz Türkiye sürecinde örneklerinin Iğdır modeli olduğunu dile getirdi. Daha öncede Türk-Kürt ayırt etmeksizin kardeşçe yaşadıklarını ifade eden Bakan Gürlek, “Şimdi kol kola yaşayacağız. İnşallah bu sürecinde hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum” diye konuştu. SİLAHLAR BIRAKILACAK, MAĞARALAR BOŞALTILACAK” Terörsüz Türkiye süreci için örgütün tamamen kendini feshetmesi, silahlarını bırakması gerektiğini hatırlatan Bakan Gürlek, “Bunun Milli Güvenlik Kurulu tarafından tasdik edilmesi. Yani bu olmadan kesinlikle maddeler uygulamaya geçilmeyecek. Tekrar ediyorum, örgüt tamamen kendini feshedecek, silahları bırakacak, örgütün dağıldığı devlet kurumları tarafından tespit edilecek, mağaraların boşaltıldığı, sığınaklarda kimsenin kalmadığı tespit edecek. Daha sonra bu MGK kararıyla tespit edildikten sonra ve Resmî Gazete’de yayınlandıktan sonra bu yasa yürürlüğe girecek” dedi. “ÖLDÜRME EYLEMİNE KARIŞAN YARARLANAMAYACAK” Bakan Gürlek, silahlı terör örgütüne üye olmak suçları bakımından adam öldürme eylemine karışan, soruşturması bulunan, kovuşturması bulunan, yakalaması bulunan şahısların kesinlikle bu kanun kapsamından yararlanamayacağını belirtti. Bakan Gürlek, “Net olarak bu kanun da kesinlikle biz şehitlerimizi ya da gazilerimizi incitecek bir düzenleme yapmadık. Onların kesinlikle yüzlerini yere eğdirecek bir düzenleme yapmadık” dedi. Bakan Gürlek, terörün bitmesi ile birlikte Türkiye’nin artık bölgede lider konumuna geleceğinin altını çizdi. “ADALETE ERİŞİM BU YÜZYILDA ÇOK HIZLI OLACAK” Adalet Bakanı Akın Gürlek, AK Parti iktidarında Türkiye Yüzyılı’nın Adaletin Yüzyılı olacağını belirterek, “Adaletin yüzyılı kapsamında vatandaşlarımızın adalete erişimi bu yüzyılda çok hızlı olacak. Bu da açıkçası sahadaki gösterdiğimiz göstergelerden birisi” dedi. “SUÇ ÖRGÜTLERİ İLE MÜCADELEDE KARARLIYIZ” Göreve geldikten sonra suç örgütleriyle mücadele konusunda kararlı adımlar attıklarını belirten Bakan Gürlek,”Iğdır o konuda güvenli bir şehir ama İstanbul, Ankara, İzmir gibi yerlerde maalesef sokak çeteleri dediğimiz çeteler dadandılar. Bunlarla ilgili başsavcılarımız sağ olsun kararlı bir mücadele ediyorlar. Yasadışı bahis, sanal kumar, uyuşturucu bunlarla ilgili de biz göreve geldiğimizde zaten genelge çıkartmıştık. Kesinlikle devlet bu alanlarda demir yumruğunu hissettirecek. Gerekli adımlar atılacak” dedi.

Marmara Adası, edebiyatın buluşma noktası oluyor Haber

Marmara Adası, edebiyatın buluşma noktası oluyor

5. Marmara Adası Edebiyat Festivali, 6-9 Ağustos tarihleri arasında yazarları, sanatçıları ve okurları buluşturuyor İSTANBUL (İGFA) - Marmara Adası, Ağustos ayının ilk haftasında bir kez daha edebiyatın, sanatın ve kültürel paylaşımın adresi oluyor. Bu yıl 5.’si düzenlenen Marmara Adası Edebiyat Festivali (MAEF), dört gün boyunca adanın meydanlarını, sokaklarını ve kültür mekânlarını söyleşilerden film gösterimlerine, müzik dinletilerinden yazar-okur buluşmalarına uzanan kapsamlı bir programla buluşturuyor. Marmara Adası, yeşilin ve mavinin buluştuğu atmosferiyle festival boyunca edebiyatı doğayla iç içe bir deneyime dönüştürüyor. Gönüllülerin, sivil toplum kuruluşlarının ve yerel paydaşların ortak çabalarıyla büyüyen festival, beşinci yılında da Marmara Adası’nın kültür ve sanat yaşamına değer katmayı sürdürüyor. Adanın edebiyat ve sanat geçmişinden beslenen organizasyon, farklı kuşaklardan yazarları ve okurları aynı zeminde buluştururken, kültürel mirasın gelecek nesillere aktarılmasına katkı sunuyor. Bu yıl ‘Umut Kelimelerden Doğar’ temasıyla düzenlenen festival kapsamında Anastasia Laukkanen, Aslı Atasoy, Ayşe Kulin, Ayşe Övür, Ayşegül Devecioğlu, Christina Schray, Eylem Ata, Güzin Değişmez, Hakan Günday, Hikmet Hükümenoğlu, Murat Meriç, Murathan Mungan, Nazlı Ökten, Oya Baydar, Özgür Mumcu, Rafet Kemancı, Sevengül Sönmez ve Taner Sayacıoğlu okurlarla bir araya geliyor. Programda film gösterimleri, ‘Sabahattin Ali Akşamı’, imza günleri, söyleşiler, dans gösterileri ve müzik dinletileri yer alırken, festivalin sunuculuğunu yazar ve yayıncı Aslı Tunç üstleniyor. Festival bugüne kadar Ahmet Ümit, Zülfü Livaneli, Burhan Sönmez, İnci Aral, Ayfer Tunç, Murat Gülsoy, Kemal Varol, Şebnem İşigüzel, Tarık Tufan, Sevim Ak, İclal Aydın ve Yekta Kopan gibi edebiyat dünyasından isimleri Marmara Adası’nda ağırlayarak adanın kültür sanat belleğinde kalıcı bir iz bıraktı. MAEF Koordinatörü ve Galimi Çınarlı Derneği Sözcüsü Adil Çamur festivale ilişkin şunları söyledi: “MAEF, beş yıldır gönüllülerin, derneklerin, paydaşların ve adaya gönül veren herkesin emeğiyle büyüyor. Her festival bize yeni bir şey öğretiyor, her yıl programımıza yeni değerler katıyoruz. Bu yıl Çınarlı’da çok daha zengin bir programımız var. Tarihi Çınaraltı’nda ve Çınarlı Kültür Sanat Yerleşkesi’nde bir araya gelerek edebiyatı, sanatı ve paylaşmanın güzelliğini birlikte yaşayacağız. Herkesi bu ortak kültür yolculuğunun bir parçası olmaya davet ediyoruz.” MAEF Koordinatörü ve Marmara Adası Dostları Derneği Başkanı Esengül Taran Fleckenstein ise, “Marmara Adası’nın edebiyatla kurduğu bağ, bizim için sadece bir anı değil, yaşayan bir mirastır. Beş yıldır bu mirası yeniden canlandırmanın gururunu ve heyecanını ada halkı ve ziyaretçileriyle birlikte yaşıyoruz. Bu yıl ‘Umut kelimelerden doğar’ diyerek, kelimelerin insanları bir araya getirme gücüne bir kez daha tanıklık edeceğiz” dedi. MAEF Koordinatörü ve Gündoğdu Köyü Derneği Yönetim Kurulu Üyesi Nevzat Ekmekçi ise festivalin köy yaşamına kattığı değeri şu sözlerle anlatıyor: “Gündoğdu’nun sakin atmosferi ve doğal dokusu, edebiyat buluşmalarına ayrı bir anlam katıyor. Festivalin bize kattığı en değerli şey, okurlarla yazarlar arasındaki mesafeyi kaldırmış olması. Bu yıl da köy meydanımızdaki buluşmalarla, umudun kelimelerle nasıl çoğaldığını birlikte göreceğiz.” Galimi Çınarlı Kırsal Kalkınma ve Turizm Derneği, Gündoğdu Köyü Güzelleştirme Derneği ve Marmara Adası Dostları Derneği’nin iş birliğiyle düzenlenen festival, Marmara Adalar Belediyesi, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi ve yerel paydaşların katkılarıyla gerçekleştiriliyor. Festival, dört gün boyunca Marmara Merkez, Çınarlı ve Gündoğdu’da gerçekleştirilecek etkinliklerle edebiyat ve sanatseverleri Marmara Adası’nın farklı noktalarında buluşturuyor. Katılımın ücretsiz olduğu festivalin ayrıntılı programına www.maef.com.tr adresinden ve sosyal medya hesaplarından ulaşılabiliyor.

Sabancı'dan nitelikli 4 eğitim projesine hibe desteği Haber

Sabancı'dan nitelikli 4 eğitim projesine hibe desteği

Sabancı Vakfı’nın, 50 yılı aşkın deneyimi ve sivil toplumun değişen ihtiyaçlarından hareketle yenilediği güven temelli Hibe Programı ile desteklenecek projeler belli oldu. İSTANBUL (İGFA) - Sabancı Vakfı ekipleri, alan uzmanları, saha deneyimine sahip profesyoneller, öğretmenler ve okul yöneticileri gibi eğitim aktörlerinin yer aldığı çok paydaşlı, çok aşamalı ve katılımcı bir değerlendirme sürecinin ardından belirlendi. Sivil alandaki hibe ilişkisini güven temelli yaklaşım, karşılıklı öğrenme ve uzun vadeli etki odağında derinleştiren ve bu kapsamda uluslararası iyi örneklerle uyumlu yenilikçi uygulamalar benimseyen Sabancı Vakfı, program kapsamında seçilen 4 projeyi üç yıl boyunca destekleyecek. İstanbul, Şanlıurfa ve Adıyaman’da uygulanacak projeler, eğitimde eşitsizliklerden en fazla etkilenen çocuklara ulaşmayı, nitelikli ve kapsayıcı eğitim alanında kalıcı değişimler yaratmayı ve ölçeklenebilir modeller geliştirmeyi hedefliyor. Projelere üç yıl boyunca toplam yaklaşık 40 milyon TL hibe desteği sağlanacak. Sabancı Vakfı’nın güven temelli yaklaşımla hayata geçirdiği Etki Ortakları Hibesi, Türkiye’nin dört bir yanından yoğun ilgi gördü. Programın yeni dönemine 48 ilden toplam 247 sivil toplum kuruluşu başvururken, başvuruların 191’i dernek, 40’ı vakıf ve 16’sı kooperatifler tarafından gerçekleşti. Sabancı Vakfı Genel Müdürü Nevgül Bilsel Safkan, “Sabancı Vakfı olarak yarım asrı aşkın süredir toplumsal gelişim için çalışmalarımızı sürdürürken, sivil toplumla kurduğumuz yol arkadaşlığını her zaman en önemli güç kaynaklarımızdan biri olarak gördük. 20 yıldır sürdürdüğümüz Hibe Programımız aracılığıyla bugüne kadar Türkiye’nin dört bir yanından sivil toplum kuruluşlarının ortaya koyduğu 269 projeye hibe desteği sağladık. Vakfımızın 50. yılında güveni merkeze alan ve uzun vadeli dönüşümü hedefleyen bir etki ortaklığı anlayışıyla yeniden kurguladığımız Hibe Programımız kapsamında destekleyeceğimiz dört proje, eğitimde eşitsizliklerden en fazla etkilenen çocukların ihtiyaçlarına yönelik yenilikçi ve sürdürülebilir çözümler sunuyor. Bu projelerin, uygulandıkları bölgelerde yaratacakları etkinin ötesine geçerek eğitim alanında yaygınlaşabilecek yeni modeller oluşturacağına ve daha geniş ölçekte dönüşüme öncülük edeceğine inanıyoruz.” dedi. HİBE DESTEĞİ ALMAYA HAK KAZANAN SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI VE PROJELERİ: Sulukule Gönüllüleri Derneği’nin “Okulla Güvenli Bağlar” projesi, İstanbul’un Karagümrük Mahallesi’nde eğitimden kopma riski taşıyan 10–18 yaş arasındaki çocukların okulla bağlarını ve iyi olma hâllerini güçlendirmek amacıyla, boylamsal etkisi izlenen mahalle temelli ve sivil toplum merkezli bir model uygulamayı hedefliyor. Türkiye Down Sendromu Derneği’nin “Eğitime +1 ile Kapsayıcı Okullar” projesi, İstanbul Şişli’de Kolay Dil yaklaşımını eğitim alanına uyarlayarak, Down sendromlu ve zihinsel özel gereksinimli öğrencilerden oluşan öz savunuculuk gruplarıyla öğrenme süreçlerine katılımı güçlendiren okul temelli ve sürdürülebilir bir kapsayıcı eğitim modeli geliştirmeyi hedefliyor. Yerelden Kalkınma Derneği’nin “Mevsimlik Tarım İşçisi Çocuklarının Kısır Döngüsünü Kıran Bütüncül Eğitim Modeli” projesi, Şanlıurfa’da mevsimlik tarım göçü nedeniyle eğitim yılının önemli bir bölümünü kaçıran çocuklar için bütünleşik bir destek modeliyle öğrenme kaybını azaltmayı ve eğitimdeki dezavantaj döngüsünü kırmayı hedefliyor. Şehir Dedektifi: Kent, Çevre ve Yaşam Derneği’nin “Kente Açılan Sınıflar: Yer Temelli Öğrenme ve Okul İklimini Güçlendirme Programı” ile Adıyaman’da depremden etkilenen çocukların aidiyetini, öğrenme deneyimini ve kent yaşamına katılımını güçlendirmek amacıyla, kenti ve kültürel mirası yer temelli öğrenme yaklaşımıyla okul iklimine entegre eden bir model geliştirmeyi hedefliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.