Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Silah Bırakma

bursaarena.com.tr - Silah Bırakma haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Silah Bırakma haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

'Çerçeve yasa' Selahattin Demirtaş'ın tahliyesinin önünü açabilir mi? Haber

'Çerçeve yasa' Selahattin Demirtaş'ın tahliyesinin önünü açabilir mi?

Kamuoyunda "çerçeve yasa" olarak bilinen düzenlemenin TBMM'den 10 Ağustos'ta geçmesinin ardından, 10 yıldır cezaevinde bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın yasadan yararlanıp yararlanamayacağı tartışılıyor. MHP Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız ve DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, düzenlemenin Demirtaş'ı da kapsadığını söyledi. BBC Türkçe'ye konuşan hukukçular da yasanın kapsamı ve hakkındaki suçlamalar birlikte değerlendirildiğinde, Demirtaş'ın düzenlemeden yararlanmasının önünde açık bir hukuki engel görmediklerini söylüyor. Ancak yasanın uygulanabilmesi için PKK/KCK'nın fiili varlığına son verdiğinin ve silahlarını teslim ettiğinin güvenlik kurumlarınca tespit edilmesi ve bu tespitin Milli Güvenlik Kurulu (MGK) kararıyla teyit edilmesi gerekiyor. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli yasal düzenlemenin Meclis'e sunulmasının ardından "Selahattin Demirtaş evine, Ahmetler görevine, Öcalan umut hakkına kavuşmalıdır" diyerek, Demirtaş'ın serbest bırakılması yönündeki görüşünü yinelemişti. Çerçeve yasa teklifi kimleri kapsıyor, hangi koşullar aranacak? 'Demirtaş'ın durumu yasa kapsamına giriyor' BBC Türkçe'ye konuşan Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Vahap Coşkun, Demirtaş'ın mevcut hukuki durumunun yasa kapsamında yer aldığını söylüyor: "Çerçeve yasanın istisnaları çok açık ve net. Kasten öldürme suçları ile 1 Haziran 2005'ten önce işlenen ve müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suçlar kapsam dışında. Demirtaş'ın durumu bu iki istisnanın da dışında kalıyor." Demirtaş'ın avukatlarıyla da görüştüğünü belirten Coşkun, Demirtaş'ın mevcut tutukluluğunun Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 302'nci maddesi kapsamında olduğunu söylüyor: "Demirtaş sadece TCK 302'nci maddeden tutuklu ve bu madde çerçeve yasanın kapsamına giriyor. Dolayısıyla yasa uygulamaya girdiğinde ve Demirtaş talep ettiğinde bu yasadan istifade edebilir. Burada hukuki bir belirsizlik yok." Söz konusu madde, "Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak" suçuyla ilgili hükümleri düzenliyor. Bu maddede, "Devlet topraklarının tamamını veya bir kısmını yabancı bir devletin egemenliği altına koymaya, devletin bağımsızlığını zedelemeye veya birliğini bozmaya yönelik cebir ve şiddet içeren fiiller işleyen kişilere ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir" deniliyor. BBC Türkçe'ye konuşan avukat Kadriye Güçlü Sakarya da Demirtaş'ın "kasten öldürme veya bombalama" suçundan hüküm giymediğine dikkat çekiyor. Sakarya, "Demirtaş'ın öldürme suçlamasıyla ya da bir bombalama eylemi nedeniyle değil, devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçuna yardım kapsamında ceza alması sebebiyle, bu çerçeve yasadan yararlanabileceğini düşünüyorum" diyor. Ancak Sakarya, düzenlemenin uygulanmasının öncelikle yasada belirtilen silah bırakma ve fesih sürecinin tespit ve teyit edilmesine bağlı olduğunun altını çiziyor. Demirtaş ile ilgili hukuki süreç hangi aşamada? Selahattin Demirtaş, Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen Kobani Davası'nda temel olarak "Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmaya yardım" suçunun yanı sıra çeşitli "terör ve tahrik" suçlarından yargılandı ve 42 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Mahkemenin açıkladığı hükme göre 42 yıllık toplam ceza şu suçlardan verildi: "Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmaya yardım": 20 yıl hapis cezası"Suç işlemeye tahrik etme": 2 kez ayrı ayrı olmak üzere toplam 7 yıl 6 ay hapis cezası"Terör örgütü propagandası yapmak": 4 ayrı suçlama kapsamında toplam 7 yıl 36 ay hapis cezası"Halkı kanunlara uymamaya tahrik": 1 yıl 6 ay hapis cezası"Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na muhalefet": 1 yıl 6 ay hapis cezası"Suçu ve suçluyu övme": 1 yıl 6 ay hapis cezası 4 Kasım 2016'dan bu yana cezaevinde olan Selahattin Demirtaş hakkında verilen 42 yıllık hapis cezası kararı henüz kesinleşmedi. Ankara 22. Ağır Ceza Mahkemesi'nin verdiği bu karar, hukuki olarak ilk derece mahkemesi kararı niteliğinde ve yasal süreç devam ediyor. Yerel mahkemenin verdiği kararşu anda Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Ceza Dairesi'nin (İstinaf) önünde. İstinaf mahkemesi, yerel mahkemenin verdiği kararları esastan inceleyerek hukuka uygun olup olmadığını değerlendirecek. İstinaf mahkemesi kararını açıkladıktan sonra, tarafların (hem Demirtaş'ın avukatlarının hem de iddia makamının) kararı temyiz etme hakkı bulunuyor. AİHM kararları Hukukçular, Demirtaş'ın tahliyesi tartışmasının yalnızca yeni yasaya bağlı olmadığına dikkat çekiyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) daha önce Demirtaş'ın tutukluluğuna ilişkin olarak hak ihlalleri tespit ettiğini açıkladı ve serbest bırakılması yönünde karar verdi. Türkiye'nin, AİHM'in Demirtaş hakkındaki Temmuz 2025 tarihli kararını Büyük Daire'ye taşıma talebi, Kasım 2025'te reddedildi ve karar kesinleşti. Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi de Haziran 2026'daki toplantısında Demirtaş'ın serbest bırakılması çağrısını yineledi. Coşkun, "Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları bizim mevzuatımıza göre bağlayıcı. Dolayısıyla Selahattin Demirtaş'ın zaten serbest bırakılması gerekiyordu. Hukuken tablo bu kadar açık ve net" diyor. Bianet'e konuşan Selahattin Demirtaş'ın avukatı Mahsuni Karaman da, öncelikli taleplerinin AİHM kararlarının uygulanarak müvekkilinin derhal tahliye edilmesi olduğunu ancak "çerçeve yasa" bakımından da hukuken bir tereddüt bulunmadığını ve Demirtaş'ın bu kapsamda da tahliye edilebileceğini söyledi. Hükümet ne diyor? Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 8 Ağustos'ta katıldığı CNN Türk yayınında Demirtaş'ın yasadan yararlanıp yararlanamayacağı sorusuna "düzenlemenin herhangi bir kişi için özel olarak hazırlanmadığı" yanıtını verdi: "Düzenleme dediğinizde belli bir şahsı ilgilendiren bir şey olmaz" diyen Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: "Genel bir düzenleme yaparsınız, kanuni düzenleme ve o düzenleme kimin için geçerliyse herkes ondan istifade eder. Bunun kararını verecek olan da ilgili yargı mercileridir." Adalet Bakanı Akın Gürlek'in AKP Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısında Demirtaş'ın yasadan yararlanamayacağını söylediği yönündeki iddialar ise Gürlek tarafından yalanlandı. TGRT Haber Ankara Temsilcisi Fatih Atik'e konuşan Bakan Gürlek, "Böyle bir açıklama yapmadım" dedi. Demirtaş 'çerçeve yasa' için ne söyledi? Selahattin Demirtaş, "çerçeve yasanın" Meclis Genel Kurulu'na görüşülmesi öncesi eski Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkanı Selçuk Mızraklı ile birlikte gönderdiği mesajda yeni çözüm sürecine desteğini yinelemişti. Sürecin "bölünme ve ayrışma değil barış ve toplumsal bütünleşme" amacı taşıdığını belirten Demirtaş, bunun demokratik reformlarla desteklenmesi gerektiğini söylemişti.

Meclis'te tarihî gün: Çerçeve yasa Genel Kurul'da görüşülmeye devam ediyor Haber

Meclis'te tarihî gün: Çerçeve yasa Genel Kurul'da görüşülmeye devam ediyor

Tarihî teklifin ilk 7 maddesi kabul edildi. Meclis, üç günlük çalışma takvimi konulan teklif oylamasından sonra tatile girecek. İktidarın "Terörsüz Türkiye" olarak adlandırdığı yeni çözüm süreci kapsamında Türkiye'nin beklediği tarihî kanun teklifi olan 'çerçeve yasa', 140'a yakın kişinin dinlendiği ve onlarca görüşmenin yapıldığı bir yıllık süreç komisyonu mesaisinin ardından bugün (10 Ağustos) TBMM Genel Kurulu'nda oylamaya sunuldu. "Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi" adı verilen teklif, PKK'nın fesih ve silah bırakma kararının ardından 5 Ağustos 2025'te çalışmalarına başlayan süreç komisyonunun raporundan sonra hazırlandı. Komisyonun kurulmasından tam bir yıl sonra, 592 vekilden 360'nın imzaladığı teklif önce 5 Ağustos'ta TBMM Başkanlığı'na sunuldu. Ardından 8 Ağustos'ta Adalet Komisyonu'nda 18 saat süren görüşmelerde; AKP, MHP, DEM Parti ve Yeni Parti "evet" oyu verdi. Genel Kurul oylamasında ise AKP, MHP, DEM Parti, Yeni Parti ve Yeni Yol grupları ile HÜDA Par, TİP ve EMEP'in "evet" oyu, Yeniden Refah Partisi ve İyi Parti'nin ise "hayır" oyu kullanması bekleniyor. Yeni Partili 91 milletvekilinden en az 30 vekil ise teklife "hayır" oyu vereceklerini açıkladı. MHP'nin TBMM Başkanvekili Celal Adan'ın başkanlık ettiği Genel Kurul'daki tarihî oturumda, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ve İyi Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu da görüşmeleri izledi. Saat 11.00'de başlayan Genel Kurul görüşmelerinden hemen önce, partisinin yasaya ilişkin oylama tutumun görüşüldüğü grup toplantısını gerçekleştiren Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, Genel Kurul kürsüsündeki konuşmasında, "Barışın önünü açacağız, bu yasaya 'hayır' deme hakkına en çok sahip olan Yeni Parti, kendi hakkını, milletin barış hakkının önüne koymayacak, barışın önünde durmayacağız!" diyerek teklife "evet" oyu vereceklerini duyurdu. Yeni Partili vekillerin oylarına da dikkati çeken Özel, "Ben ve yönetici arkadaşlarım tarihsel bir tutarlılık ve sorumluluk içerisinde bu yasaya ‘evet’ diyeceğiz. Milletvekillerimiz de seçildikleri illerinde millet ne diyorsa ona göre karar verecek, ona göre oy kullanacaktır. Bu ifadeyle Yeni Parti Grubunu kararında serbest bırakıyor değilim" diye konuştu. AKP Grup Başkanı Abdullah Güler, teklifin tümü üzerine yaptığı konuşmasında, muhalefetin çerçeve yasanın milletvekillerinden gizlendiğine ilişkin “Kanunu 3 kişi biliyor, bu gizli kanun” iddialarına yanıt vererek, "Bugünlerde duyduğum en büyük yalanlardan biri bu kanunu üç kişi biliyormuş iddiasıdır. Gizli kapaklı bir şey yok altıncı maddeyi okuyanlar ne olduğunu çok net göreceklerdir, bir zahmet okusalardı. Efendim, bir partinin kapalı grup toplantısına atıf var. 'Efendim öyle demiş, böyle demiş', uydurma! Adı üzerinde dedikodu, adı üzerinde birilerinin ifadesi. Hiç alakası yok" diye tepki gösterdi. Genel Kurul'a katılan İyi Parti milletvekilleri Türk bayraklı atkı takarak sıralarına Türk bayrakları koyarken, Genel Başkan Dervişoğlu da teklif üzerine aldığı sözde, çerçeve yasayı "kalkışma" olarak nitelendirdi. Teklifin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ömür boyu Cumhurbaşkanı kalabilmesinin de önünü açacağını öne süren Dervişoğlu, "Milli kimliğimize ve Cumhuriyetimize karşı girişilen büyük bir kalkışmadır! Bu neden bir kalkışmadır, söyleyeyim: Sürekli Kürt sorunu dediğiniz ama altını bir türlü dolduramadığınız mesele var ya, işte siz, sorunun öznesi yaptığınız Kürtleri, PKK ile eşitlemeye çalıştığınız için bir kalkışmadır!" dedi. DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ise,"Yüz yıldır size ‘bölüneceğiz’ korkusu anlatıldı. Oysa bu ülkeyi bölünmeye en çok yaklaştıran şey çatışmanın kendisiydi. Kürtler ayrılmak isteseydi bu Meclis’in çatısı altında olmazdık. Biz buradayız; çünkü vatan ortak, gelecek ortaktır" diye konuştu. Teklif görüşmelerinin bugün tamamlanamaması halinde görüşmeler, 11 Ağustos Salı ve 12 Ağustos Çarşamba günü sürdürülecek. 12 maddelik düzenleme, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilmesinin ardından yürürlüğe girecek ancak maddeleri hemen uygulanmayacak. Önce Milli Güvenlik Kurulu, (MGK), PKK/KCK ile bağlantılı her türlü oluşumun kendini feshettiğini ve silahları tamamen bıraktığını tespit ve teyit edecek. Yasanın 6 aylık uygulama süresi, teyit ve tespit sürecinin ardından MGK kararının Resmî Gazete'de yayımlanmasıyla başlayacak.

Kurtulmuş: Terörsüz Türkiye Yasası meclis tatiline kalmadan çıkabilir Haber

Kurtulmuş: Terörsüz Türkiye Yasası meclis tatiline kalmadan çıkabilir

TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin hazırlanacak yasal düzenlemenin Meclis tatile girmeden yasalaşmasını hedeflediklerini belirterek, düzenlemenin genel af niteliğinde olmayacağını ve tüm partilerin uzlaşısıyla hazırlanmasının amaçlandığını söyledi. ANKARA (İGFA) - TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, siyasi partilerle gerçekleştirdiği iki günlük temasların ardından Meclis'te düzenlediği basın toplantısında "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin yürütülen çalışmaları değerlendirdi. Türkiye'nin tarihi bir süreçten geçtiğini ifade eden Kurtulmuş, TBMM bünyesinde çalışmalarını tamamlayan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun hazırladığı ortak raporun yeni dönemin yol haritasını oluşturduğunu söyledi. PKK'nın silah bırakma kararının ardından yeni bir sürece girildiğini belirten Kurtulmuş, bu sürecin kalıcı hale gelmesi için yasal düzenlemenin zorunlu olduğunu vurguladı. "GENEL AF OLMAYACAK" Hazırlanacak düzenlemenin geçici ve müstakil bir yasa olacağını ifade eden Kurtulmuş, teklifin herhangi bir genel af ya da kişiye özel af niteliği taşımayacağını söyledi. Yasanın, örgütün silah bıraktığının tespit ve teyidine ilişkin mekanizmaları içereceğini belirten Kurtulmuş, yaz aylarında örgüt mensuplarının silah bırakarak örgütsel faaliyetlerini tamamen sonlandırmasını sağlayacak kapsayıcı bir hukuki çerçeve oluşturulmasının hedeflendiğini dile getirdi. "EN GENİŞ UZLAŞI HEDEFLENİYOR" Siyasi partilerle yapılan görüşmelerde ana çerçevede ortak anlayış bulunduğunu aktaran Kurtulmuş, bundan sonraki aşamada grup başkanları ve grup başkanvekillerinin teklifin ayrıntıları üzerinde çalışacağını söyledi. Teklifin olgunlaşmasının ardından partiler arasında ortak bir değerlendirme yapılabileceğini ifade eden Kurtulmuş, "Ümit ve arzu ederiz ki Meclis tatile girmeden bu yasa yasalaşır ve Türkiye için yeni bir dönemin kapıları açılır." dedi. "MESELE SADECE YASA ÇIKARMAK DEĞİL" Sürecin yalnızca bir kanun düzenlemesinden ibaret olmadığını vurgulayan Kurtulmuş, asıl hedefin Türkiye'de terörün tamamen sona erdiği, silahların sustuğu ve kardeşlik ikliminin güçlendiği bir dönemin oluşturulması olduğunu söyledi. Kurtulmuş, farklı siyasi görüşlerin doğal olduğunu ancak ortak hedefin Türkiye'nin birlik ve beraberliğini güçlendirmek olduğunu belirterek, mücadele zemininin yalnızca demokratik siyaset olması gerektiğini ifade etti. https://t.co/FisXDg1bk9 — Numan Kurtulmuş (@NumanKurtulmus) July 22, 2026 TEKLİF GELECEK HAFTA MECLİS'E SUNULABİLİR Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Kurtulmuş, yasa teklifinin kısa ve çerçeve niteliğinde olacağını belirtti. Teklifte; düzenlemenin kapsamı, denetim ve gözlem mekanizmasının yapısı ile uygulama süresine ilişkin hükümlerin yer alacağını ifade eden Kurtulmuş, çalışmanın önümüzdeki hafta TBMM Başkanlığı'na sunulmasının ve komisyon sürecinin ardından Genel Kurul gündemine gelmesinin hedeflendiğini söyledi. Kurtulmuş ayrıca, sürecin devlet politikası olarak yürütüldüğünü belirterek, "Türkiye artık hiçbir terör örgütünün tehdit oluşturamayacağı güçlü bir geleceğe doğru ilerlemektedir." değerlendirmesinde bulundu.

Temmuz sonunda TBMM'den geçmesi hedeflenen 'çözüm süreci yasasında' neler var? Haber

Temmuz sonunda TBMM'den geçmesi hedeflenen 'çözüm süreci yasasında' neler var?

İktidarın "Terörsüz Türkiye", DEM Parti'nin ise "Barış ve Demokratik Toplum" olarak nitelendirdiği yeni çözüm sürecinin hukuki zeminini oluşturacak çerçeve yasa için Temmuz ayında adım atılması bekleniyor. AKP ve MHP kulislerinde, teklifin 7-8 Temmuz'da yapılacak NATO Zirvesi sonrasında TBMM Başkanlığı'na sunulabileceği ve Meclis tatile girmeden yasalaşabileceği konuşuluyor. AKP kaynaklarının verdiği bilgiye göre 10-11 maddeden oluşması öngörülen çerçeve yasa süreli olacak ve "PKK'nın silah bıraktığının teyit ve tespiti" koşuluyla yürürlüğe girecek. AKP kurmayları, teklifin adının "PKK-KCK terör örgütünün feshi, silah bırakması ve hukuki varlığının sona erdirilmesine ilişkin kanun teklifi" benzeri bir isimle Meclis'e sunulabileceğini belirtiyor. Örgüt adının yasa başlığında yer almasa bile "amaç" ve "kapsam" maddelerinde açık şekilde tanımlanacağı ifade ediliyor. Öcalan'dan yeni mesaj: 'Yeni bir siyaset dönemine kapı açılıyor'Süreci hızlandıran adımlar Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 20 Mayıs'taki grup toplantısında yaptığı "hayırlı işlerde çabuk olunmalı" açıklamasının ve 9 Haziran'daki Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısında sürecin "devlet vizyonu" olarak tanımlanmasının ardından çözüm süreci trafiği yoğunlaştı. Yeni çözüm süreciyle ilgili çerçeve yasa için iktidar bloğu ile DEM Parti arasında hem yüz yüze görüşmeler gerçekleştirildi hem de arka kapı diplomasisi yürütüldü. Pervin Buldan ve Mithat Sancar'dan oluşan DEM Parti İmralı heyeti 16 Haziran'da TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'la görüştü. Kaynak,X / CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgi Tanrıkulu, 17 Haziran'da MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'yi makamında ziyaret etti 17 Haziran'da ise CHP Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, MHP Lideri Devlet Bahçeli'yi makamında ziyaret etti. Bu görüşmenin ardından 18 Haziran'da Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Erdoğan'la bir araya geldi. Hafta başında yapılan AKP Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) toplantısının ardından parti sözcüsü Ömer Çelik, "Terörsüz Türkiye" sürecinde örgütün silah bırakmasına bağlı olarak yürürlüğe girecek yasal çerçevenin değerlendirilmesi aşamasına gelindiğini söyledi. Çelik, dün katıldığı bir televizyon programında da çerçeve yasanın silah bırakma şartıyla hayata geçeceğini açıkladı. 'Henüz tatmin edici noktada değil' BBC Türkçe'nin görüştüğü AKP yöneticileri, İran-İsrail gerilimi ve Suriye'deki gelişmelerin sürecin seyrini etkilediğini belirterek, örgütün bir dönem bölgedeki gelişmelerin sonucunu görmek istediği ve silah bırakma sürecinin bu dönemde yavaşladığına dikkat çekiyor. Ancak savaşın seyrinin bu beklentiyi boşa çıkardığı değerlendirmesi yapılırken, sürece dönük toplumsal kabulün arttığı, bunun da yasal düzenleme adımlarını kolaylaştıracağı ifade ediliyor. AKP kaynaklarına göre güvenlik birimlerinin sahadan aktardığı bilgiler, bazı bölgelerde hareketlilik yaşandığını ortaya koyuyor. Öcalan: Müthiş bir demokratik siyaset yürüteceğiz Özellikle Zap-Metina hattında bazı alanların boşaltıldığı, Gara, Hakurk ve Kandil kırsalında da kısmi geri çekilmeler yaşandığı belirtiliyor. Ancak parti kaynakları, örgütün sahip olduğu insan gücü ve lojistik kapasite dikkate alındığında bugüne kadar atılan adımların henüz "tatmin edici düzeyde" görülmediğini ifade ediyor. Bir AKP yöneticisi, "Sembolik bazı silah bırakma görüntüleri ve belli alanlarda çekilmeler oldu. Ama silah bırakmanın kalıcı hale geldiğini söyleyebilmek için daha somut bir tabloya ihtiyaç var" değerlendirmesini yaptı. Çerçeve yasanın içeriğinin büyük ölçüde netleştiğini belirten kaynaklar, hayata geçebilmesi için örgütün silah bıraktığının teyit ve tespit edilmesine yönelik bir mekanizmanın oluşturulması gerektiğini ifade ediyor. Süre sınırı getirilecek İktidar partisi yasa taslağı ile ilgili çalışmalarını da sürdürüyor. AKP kaynaklarının verdiği bilgiye göre çerçeve yasa, düzenlemenin amaç, kapsam ve tanım maddelerinin yanı sıra silah bırakan örgüt mensuplarının hukuki statüsünü belirleyecek hükümler içerecek. Buna göre örgütün feshi ve silah bırakmasının nasıl teyit edileceği, soruşturma ve kovuşturma süreçlerinin nasıl işletileceği, cezaevinde bulunan hükümlülerin durumunun nasıl değerlendirileceği yasada ayrıntılı olarak düzenlenecek. Yürürlük maddesiyle birlikte 10-11 maddeden oluşacağı belirtilen yasada, belirlenen süre içinde Türkiye'ye dönen örgüt üyelerinin yasadan yararlanacağı hükme bağlanacak. İktidar partisi bu sürenin bir yıl olması öngörülüyor. Meclis süreç komisyonunun raporu kabul edildi: İçeriğinde neler var, neler yok?'Beş yıl siyaset yasağı, örgüt yöneticileri kapsam dışı' DEM Parti, Türkiye'ye gelen örgüt mensuplarının siyaset yapmasına olanak tanınmasını istiyor. Ancak gerek AKP gerekse MHP buna karşı çıkıyor. AKP yöneticileri, Türkiye'ye dönen kişilere belirli bir süre adli kontrol hükümlerinin uygulanacağını, bu süreçte siyaset yapmalarının mümkün olmayacağını ifade ediyor. Bu çerçevede suça karışmayan örgüt üyeleri için beş yıl siyaset yasağı öngörülüyor. Yasadan ilk aşamada suça karışmamış örgüt üyeleri yararlanacak. Örgüt yöneticilerinin ise Türkiye'ye dönüşüne dönük bir düzenleme yer almayacak. Parti kurmayları, ilerleyen dönemde ceza mevzuatında yapılabilecek değişiklikler ve infaz düzenlemeleri sonrasında bazı hükümlülerin durumlarının yeniden değerlendirilebileceğini, ancak ilk aşamada suç işlememiş örgüt mensuplarının öncelikli olarak ele alınacağını dile getiriyor. Kaynak,Stringer/Anadolu via Getty Images // PKK'nın ilk grubu, örgütün fesih ve silah bırakma kararının ardından 11 Temmuz 2025'te Süleymaniye'de düzenlenen törende silahlarını imha etme görüntüleri vermişti. 'Temmuz sonunda çıkabilir' AKP kulislerinde yapılan değerlendirmelere göre teklifin Meclis'e sunulması halinde Temmuz ayı sonunda yasalaşması mümkün. Parti kurmayları, "10-11 Temmuz gibi verilmesi durumunda ay sonuna kadar komisyondan ve Genel Kurul'dan geçebilir. Teknik olarak, 8-10 maddelik bir teklifin görüşmeleri uzun sürmez. Meclis kapanmadan çıkarılabilir" görüşünü dile getiriyor. Ancak düzenlemenin takviminin, sahadaki gelişmelere ve silah bırakma sürecinin seyrine bağlı olacağı da belirtiliyor. AKP kaynakları, bunun bir "tıkanma" meselesi olmadığını, devletin bazı adımların sonuçlarını görmek isteyebileceği için yürürlüğe girmesinin şarta bağlanacağını ifade ediyor. 'Öcalan'a statü yok, görüşme koşulları düzeltilebilir' MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, PKK lideri Abdullah Öcalan'a "Barış Süreci ve Siyasallaşma Koordinatörlüğü" statüsünün verilmesini önermişti. Ancak iktidar partisi bu öneriye mesafeli. Parti kaynakları, Öcalan'ın halen İmralı'da hükümlü statüsünde bulunduğunu belirterek, "Statü değişikliği başka bir hukuki süreçtir; bir af yasası kapsamında olabilir. Ancak çerçeve yasada af niteliğinde bir düzenleme söz konusu değil" değerlendirmesini yapıyor. Aynı kaynaklar, mevcut infaz rejimi çerçevesinde Öcalan'ın cezaevi koşullarının düzeltilebileceğini ve bu çerçevede gazeteciler, akademisyenler ve farklı toplum kesimleri ile görüşmelerine izin verilebileceğini söylüyor. BBC / Ayşe Sayın

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.