Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sıkıyönetim

bursaarena.com.tr - Sıkıyönetim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sıkıyönetim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ABD Büyükelçiliği seyahat uyarısı yapmıştı: Binlerce Hasidik Yahudi neden Ukrayna'ya akın ediyor? Haber

ABD Büyükelçiliği seyahat uyarısı yapmıştı: Binlerce Hasidik Yahudi neden Ukrayna'ya akın ediyor?

Ukrayna’nın Uman kenti, her yıl Roş Haşanah için dünyanın dört bir yanından on binlerce Hasidik Yahudiyi ağırlıyor. Haham Nahman’ın mezarı çevresinde toplanan Hasidik Yahudiler güvenlik uyarılarına rağmen dua, müzik ve danslarla Ukrayna'yı ziyaret etmeye devam ediyor. Ukrayna'nın Uman kenti, her yıl Roş Haşanah'ı kutlamak için dünyanın dört bir yanından on binlerce Hasidik Yahudiyi ağırlıyor. Breslov Hasidizmi'nin kurucusu Haham Nahman'ın mezarı çevresinde toplanan cemaat mensupları, güvenlik uyarılarına rağmen bölgeye gitmeye devam ediyorlar. Haham Nachman kimdi? 1772 yılında bugün Ukrayna sınırları içinde bulunan bölgede doğan Nahman, Hasidik hareketin kurucusu kabul edilen Baal Şem Tov'un torununun torunuydu. Breslov Hasidizmi'nin kurucusu Nahman'ın, takipçilerinin Roş Haşanah, yani Yahudi Yeni Yılı sırasında kendisiyle bir araya gelmesine özel önem verdiği biliniyor. Nahman 1810 yılında Uman'da öldü ve buraya gömüldü. Nahman'ın takipçileri, onun ölümünden sonra da Uman'da toplanmayı sürdürdü. Zaman içinde bu durum kitlesel yıllık hac yolculuğuna dönüşen bir gelenek başlattı. Uman nasıl hac merkezine dönüştü? Uman, Ukrayna'nın merkezindeki Çerkası bölgesinde, Kiev'in yaklaşık 200 kilometre güneyinde bulunan nispeten küçük bir kent olarak biliniyor. 2022'de nüfusları 80 bin civarındı idi. Yıllık hac yolculuğu, kente her yıl on binlerce ziyaretçi getiriyor. Nahman, ölümünden yalnızca birkaç ay önce Uman'a taşınmıştı. Tarihsel kaynaklara göre kenti seçmesinin nedeni, 1768 yılında gerçekleşen bir katliam sırasında burada binlerce Yahudi'nin öldürülmüş olmasıydı ve Nahman kurbanların yakınına gömülmek istiyordu. Uman daha sonra büyük bir Yahudi cemaatine ev sahipliği yaptı. 1897 yılı itibarıyla Yahudiler kentin nüfusunun yüzde 59'unu oluşturuyordu. İkinci Cihan Harbi sırasında kent Nazi güçleri tarafından işgal edildiğinde yaklaşık 17 bin Yahudi öldürüldü ve cemaat büyük ölçüde yok edildi. Nahman'ın mezarına ziyaretler Sovyet döneminde çok daha küçük ölçekte devam etmişti. Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından ise bu ziyaretlerin sayısı önemli ölçüde artmıştı. Roş Haşanah nedir? Roş Haşanah, 11 Eylül'de gün batımında başlayacak ve 13 Eylül'de havanın kararmasının ardından sona erecek. Yahudi takviminde yeni yılın başlangıcını ifade eden bu bayram, dua, tefekkür ve çeşitli dini ritüellerle kutlanıyor. Roş Haşanah, Breslov Hasidleri açısından özel bir öneme sahip. Çünkü Nahman, takipçilerinin her yıl Roş Haşanah sırasında bir araya gelmesine özellikle önem veriyordu. Nahman'ın ölümünün ardından takipçileri de bayram sırasında Uman'da buluşmayı sürdürdü. Ukrayna'ya seyahat uyarısı Geçen hafta Kiev'deki ABD Büyükelçiliği hava saldırıları, sıkıyönetim ve hareket kısıtlamaları riskine dikkat çekerek Amerikalıların Uman'a seyahat etmemesini tavsiye eden bir güvenlik uyarısı yayımlamıştı. Büyükelçilik ayrıca ABD-Ukrayna çifte vatandaşı olan erkekleri, ülkeden ayrılmalarının mümkün olmayabileceği ve askere alınabilecekleri konusunda uyarmıştı. Ukrayna, daha önce yurtdışında yaşayan bazı Ukraynalı erkeklerin ülkeden ayrılmasına izin veren muafiyeti sona erdirdi. Bu yılki buluşma için güvenlik önlemleri artırıldı. Çerkası bölgesi polisinin açıklamalarına göre, İsrailli polis memurları hacıların konakladığı ve toplandığı bölgelerde Ukrayna kolluk kuvvetleriyle birlikte çalışmak üzere Uman'a geldi. Yetkililer ve medya kuruluşlarının haberlerine göre, 2023 ve 2024 yıllarında yaklaşık 35 bin Yahudi Uman'ı ziyaret etmişti. 2025 yılında ise 35 binden fazla kişi kente gitmişti. Bu yıl ise yaklaşık 40 bin kişinin Uman'a gelmesi bekleniyor.

Demokrasi tarihimizin kara lekesi: 12 EYLÜL DARBESİ!.. Haber

Demokrasi tarihimizin kara lekesi: 12 EYLÜL DARBESİ!..

İdamlar ve insan hakları ihlalleriyle anılan 12 Eylül askeri darbesi, 45 yıl önce bugün gerçekleştirilmişti. 12 Eylül acılarla hatırlanmaya devam ediyor. Tarihe idamlarla, kötü muamelelerle ve insan hakları ihlalleriyle geçen, Türkiye Cumhuriyeti tarihinin emir komuta zinciri içinde gerçekleştirilen son askeri darbesi 12 Eylül, acılarla hatırlanmaya devam ediyor. DEMOKRASİ TARİHİNİN KARA LEKESİ! Takvimler 12 Eylül 1980’i gösterirken sabah saatlerinde TRT Radyosunda dönemin Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren imzalı Milli Güvenlik Konseyi “bir numaralı” bildirisinin okunmasıyla darbe resmen ilan edildi. “Bayrak Harekatı” kod adlı darbe planı uygulanarak darbecilerce ülke yönetimine el konuldu. Böylece emir-komuta zinciri içinde gerçekleştirilen bu darbe, 27 Mayıs 1960 darbesi ve 12 Mart 1971 muhtırasının ardından Silahlı Kuvvetlerin yönetime üçüncü açık müdahalesi olarak, demokrasi tarihine kara bir leke olarak geçti. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Kenan Evren, Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Nurettin Ersin, Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Tahsin Şahinkaya, Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Nejat Tümer ve Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Sedat Celasun’un bulunduğu Milli Güvenlik Konseyi, tüm yetkileri ele aldı. TBMM LAĞVEDİLDİ, SİVİL TOPLUM KURULUŞLARININ FAALİYETLERİ DURDURULDU Darbenin ilanının ardından Anayasa uygulamadan kaldırılarak Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) lağvedildi. Türkiye genelinde genelinde sıkıyönetim ilan eden darbeciler, Türk Hava Kurumu, Çocuk Esirgeme Kurumu ve Kızılay dışındaki derneklerin ve sivil toplum kuruluşlarının faaliyetlerini durdurdu. Siyasi partiler kapatılarak; Süleyman Demirel ile Bülent Ecevit’i Hamzakoy’a, Necmettin Erbakan ile Alparslan Türkeş’i Uzunada’ya sürgüne gönderildi. Demirel, Ecevit, Erbakan ve Türkeş’e siyasi yasaklar getirildi. DARBENİN KANLI BİLANÇOSU Demokrasinin askıya alındığı darbe sürecinde 650 bin kişi göz altına alındı, açılan 210 bin davada 230 bin kişi yargılandı, 7 binden fazla kişi için idam cezası istendi. Toplam 517 kişinin “ölüm cezasına” çarptırıldığı süreçte, Ülkücü ve Devrimci 50 Türk genci idam edildi. Takribi 100 bin gencimiz “örgüt üyesi olma” suçundan yargılanırken 14 bin kişi Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığından çıkarıldı, 30 bin kişi “sakıncalı” yaftasıyla işlerinden edildi. Yaklaşık bin film yasaklanırken, 4 bine yakın öğretmen ve yüzlerce öğretim görevlisinin işine son verildi. Onlarca gazeteci haklarında binlerce yıla varan hapis cezalarıyla yargılandı. Darbeci generallerin belirlediği Danışma Meclisinin hazırladığı anayasa, silahların gölgesi altında 1982’de düzenlenen bir referandumla yüzde 92’lik “evet” oyu alarak onaylandı. Darbenin başını çeken Evren ve diğer darbecilerin ömür boyu yargılanmasını engelleyen “geçici 15’inci madde” söz konusu darbe anayasasına dahil edildi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.