Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Savunma Bakanlığı

bursaarena.com.tr - Savunma Bakanlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Savunma Bakanlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İran'dan, ABD saldırılarına misilleme: Vurulan Kuveyt havalimanında en az bir ölü 60'tan fazla yaralı.. Haber

İran'dan, ABD saldırılarına misilleme: Vurulan Kuveyt havalimanında en az bir ölü 60'tan fazla yaralı..

İran'ın Kuveyt'teki uluslararası havaalanına düzenlediği insansız hava aracı saldırılarında en az bir kişi öldü, 60'tan fazla kişi ise yaralandı. Kuveyt Savunma Bakanlığı sözcüsü 3 Haziran'daki saldırıyla İran'ın suç işlediğini açıkladı. Dışişleri Bakanlığı da diplomatik misyonlarda hasar meydana geldiğini bildirdi. Devrim Muhafızları Kuveyt'teki saldırıların sorumluluğunu üstlendi. ABD'nin bir İran petrol tankerine ve Keşm Adası'na yönelik saldırılarına misilleme olduğu açıklandı. Tahran ayrıca Körfez'deki ABD üslerine de saldırı yapıldığını duyurdu. Kuveyt havaalanına düzenlenen İran saldırısında hayatını kaybeden kişinin Hindistan vatandaşı olduğu kaydedildi. Devrim Muhafızları, "Hürmüz Boğazı'nın güvenliğinin bozulmasının, saldırgan ABD ordusu için ağır bir bedeli olacağı" tehdidinde bulundu. İran, daha önce de ABD'nin saldırılarına karşılık olarak askeri üslerinin bulunduğu Bahreyn ve Kuveyt'teki hedeflere defalarca saldırdı. Tahran yönetiminin misillemesi, ABD ordusunun, İran'a "savunma amaçlı" saldırılar düzenlendiğini duyurması sonrası yapıldı. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), Hürmüz Boğazı'ndaki Keşm Adası'na yapılan saldırıların "İran'ın Ortadoğu genelindeki saldırı girişimlerine yanıt" olarak gerçekleştirildiğini belirtti. Fotoğraf Kaynak, Reuters Fotoğraf altı yazısı,Kuveyt, uluslararası havalimanının İran İHA'larıyla vurulduğunu duyurdu CENTCOM, ABD'nin 13 Nisan'da başlayan Hürmüz Boğazı'ndaki deniz ablukasını ihlal eden ve İran'a doğru seyreden yüksüz bir petrol tankerini vurduğunu ve etkisiz hale getirdiğini açıklamıştı. Abluka yürürlüğe girdiğinden beri toplamda altı ticari geminin etkisiz hale getirildiğini ve 122 geminin de yönünün değiştirildiğini kaydetti. 'İran gerçekten bir anlaşma istiyor' ABD Başkanı Donald Trump bu hafta kendisini eleştirenlere "arkalarına yaslanıp rahatlasınlar" demiş ve İran'ın "gerçekten bir anlaşma yapmak istediğini ve bunun ABD için iyi bir anlaşma olacağını" söylemişti. Bu açıklamalar, ABD medyasının Trump'ın potansiyel bir barış anlaşmasının şartlarında değişiklikler talep ettiğini bildirmesinin ardından geldi. BBC'nin ABD'deki haber ortağı CBS News'in bildirdiğine göre, değişiklikler Hürmüz Boğazı ve İran'dan yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumun çıkarılmasıyla ilgili. Pazartesi günü İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, Washington'un "sürekli görüşlerini değiştirdiğini ve yeni veya çelişkili taleplerde bulunduğunu" söyledi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, 1 Haziran'da paylaştığı sosyal medya mesajında, İran ile ABD arasında imzalanan 8 Nisan ateşkesinin "Lübnan da dahil olmak üzere tüm cephelerde geçerli" bir ateşkes niteliğinde olduğunu vurguladı. Kaynak,Getty Images Fotoğraf altı yazısı,Bir aydan uzun süredir kesintili devam eden görüşmelere rağmen, savaşı kesin olarak sona erdirecek bir anlaşma şimdiye kadar sağlanamadı İran ve ABD, birbirini kırılgan ateşkesi ihlal etmekle suçlamaya devam ediyor. 27 Mayıs Çarşamba günü İran devlet medyası, iki ülke arasında 14 maddelik bir mutabakat zaptı taslağı olduğunu belirttikleri metnin bazı unsurlarını yayımladı. Haberde, Washington'ın İran limanlarına uyguladığı deniz ablukasının kaldırılması, ABD güçlerinin "İran'ın çevresinden" çekilmesi ve Hürmüz Boğazı'ndan askeri olmayan trafiğin, İran ve Umman'ın gemi yönetimi ve yönlendirmesini kontrol etmesiyle yeniden başlaması yer aldı. Beyaz Saray söz konusu mutabakat taslağını "tamamen uydurma" olarak nitelendirdi. BBC'nin sorularını yanıtlayan ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran'la anlaşmaya çok yakın olduklarını fakat birkaç madde üzerinde daha uzlaşılması gerektiğini söylemişti. 28 Mayıs'ta gazetecilere yaptığı açıklamada Vance, müzakerecilerin "uranyum zenginleştirme meselesi" de dahil olmak üzere anlaşma metninde "birkaç nokta üzerinde gidip geldiğini" söyledi. "Henüz o noktaya gelmedik, ancak çok yaklaştık ve bu konuda çalışmaya devam edeceğiz" dedi. Dünyadaki sıvılaştırılmış doğalgaz ve petrolün beşte biri normalde Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor ve boğazın kapanması küresel yakıt ticaretini etkiledi. 8 Nisan'da yürürlüğe giren ilk ateşkesten bu yana Trump, iki tarafın anlaşmaya yakın olduğunu ve müzakerelerin ilerlediğini defalarca söylese de şu ana kadar somut bir sonuç elde edilemedi. ABD, uzun süredir İran'dan yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum üretimini durdurmasını ve teorik olarak nükleer silah yapımında kullanılabilecek mevcut stoklarını imha etmesini talep ediyor. İran ise nükleer programının tamamen barışçıl olduğunu savunuyor ve nükleer silah geliştirmeye çalıştığına dair iddiaları reddediyor. BBC Türkçe

Trump'tan sürpriz karar: Polonya'ya 5 bin asker gönderiyor Haber

Trump'tan sürpriz karar: Polonya'ya 5 bin asker gönderiyor

Avrupa'dan askerlerini çekeceğini söyleyen Trump şimdi sürpriz bir hamle ile Polonya'ya ek 5 bin asker göndereceğini duyurdu. Bu gelişme başkentlerde kafa karışıklığına yol açtı. ABD Başkanı Donald Trump'ın Polonya'ya 5 bin ek asker gönderileceğini açıklaması, Avrupa'daki Amerikan askeri varlığına ilişkin haftalardır Washington'dan gelen çelişkili mesajları daha da karmaşık hâle getirdi. Karar, NATO müttefikleri arasında şaşkınlık yaratırken, Avrupa başkentlerinde "ABD'nin stratejisi ne?" sorusunu yeniden gündeme taşıdı. Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, kararın gerekçesini Polonya'nın yeni Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki ile olan "yakın ilişkisi" olarak gösterdi. "Nawrocki'nin başarılı seçimi ve kendisiyle olan ilişkimiz temelinde ABD'nin Polonya'ya 5 bin ek asker göndereceğini duyurmaktan memnunum" ifadelerini kullandı. Bu açıklama, Trump yönetiminin son haftalarda Avrupa'daki asker sayısını 5 bin azaltacağını duyurmasının hemen ardından geldi. Pentagon, Almanya'ya yapılacak uzun menzilli füze personeli konuşlandırmasının durdurulduğunu ve Polonya'ya gitmesi planlanan yaklaşık 4 bin askerin sevkiyatının da ertelendiğini doğrulamıştı. ABD Savunma Bakanlığı yetkilileri, yeni açıklamanın ardından bunun "ne anlama geldiğini bilmediklerini" belirterek kafa karışıklığını açıkça dile getirdi. İsmi gizli kalmak şartıyla basına demeç veren ABD'li bir yetkili, "İki haftadır ilk karara göre plan yapıyorduk. Şimdi bunun ne anlama geldiğini biz de bilmiyoruz" dedi. Avrupa'daki asker sayısı azalacak mı? NATO'nun Avrupa'daki en üst düzey komutanı General Alexus Grynkewich, hafta başında "Avrupa'dan 5 bin asker çekileceğini" söylemişti. Yeni kararın bu planı değiştirip değiştirmeyeceği ise henüz net değil. Pentagon, askerlerin hangi ülkeden çekileceği veya Polonya'ya gönderilecek ek birliklerin mevcut rotasyonlara ilave mi olacağı konusunda açıklama yapmadı. Beyaz Saray da sorulara yanıt vermedi. Trump daha önce Almanya'daki asker varlığını azaltacaklarını söylemişti. ABD Başkanı bu kararı, Almanya Başbakanı Friedrich Merz'in İran savaşı konusunda kendisine yönelik eleştirileri üzerine almıştı. Rubio'dan AB'ye sitem, İspanya'ya eleştiri Öte yandan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, NATO Dışişleri Bakanları toplantısı için İsveç'e giderken yaptığı açıklamada, bazı müttefiklerin İran savaşında ABD'ye yeterince destek vermediğini savundu ve özellikle İspanya'yı hedef aldı. Rubio, "ABD'ye üslerini açmayan ülkeler NATO'da neden var? Bu çok haklı bir soru" dedi. NATO yetkilileri ise ABD'nin İran savaşına katılım talebinde bulunmadığını, ancak birçok üyenin hava sahası ve üs kullanımına izin verdiğini hatırlattı. Avrupa ülkeleri, Helsingborg'daki toplantıda ABD'yi yatıştırmak amacıyla, şartlar oluştuğunda Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer güvenliğine katkı vermeye hazır olduklarını vurguladı. Reuters / TY,MUK

Microsoft'un İsrail'le iş birliği ortaya çıktı: Yönetim merkezi Fransa'ya taşındı Haber

Microsoft'un İsrail'le iş birliği ortaya çıktı: Yönetim merkezi Fransa'ya taşındı

İsrail’de yayımlanan ekonomi gazetesi "Globes", Microsoft genel merkezinin konuya ilişkin açtığı soruşturma neticesinde, teknoloji şirketinin İsrail Genel Müdürü Alon Haimovich'in görevinden ayrıldığını yazdı. Microsoft'un ABD'deki genel merkezinden bir heyetin, "İsrail ordusuyla iş birliğinin" niteliğini soruşturmak üzere son haftalarda Tel Aviv'i ziyaret ettiği bildirilen haberde, yapılan incelemelerde İsrail Savunma Bakanlığı'nın şirketin sistemlerini kullanırken "tam şeffaflıkla" hareket etmediğinin tespit edildiği belirtildi. Microsoft İsrail ofisinin başına yeni bir genel müdür atanana kadar ofisin geçici olarak Microsoft Fransa'dan yönetileceği aktarıldı. Öte yandan Tel Aviv yönetimi ve Microsoft İsrail ofisinden henüz konuya ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı. Microsoft, geçen eylül ayında bulut hizmetlerinin Gazze ve Batı Şeria'daki sivillerin gözetiminde kullanıldığına dair kanıtların bulunmasının ardından, İsrail Savunma Bakanlığı'na sağlanan bazı hizmetleri durdurduğunu ve devre dışı bıraktığını açıklamıştı. İsrail, Microsoft üzerinden Filistinlilere ait 200 milyon saatlik ses kaydı depoladı Microsoft'un, İsrail ordusunun işgal altındaki Batı Şeria ve Gazze Şeridi'nde Filistinlilerin gerçekleştirdiği milyonlarca saatlik telefon görüşmelerinin ses kayıtlarını depolayabilmesi için "Azure" bulut platformunun özelleştirilmiş bir sürümünü geliştirdiği ortaya çıkmıştı. Tel Aviv merkezli "+972" isimli internet sitesinin, Local Call yayın organı ve The Guardian gazetesiyle ortak yürüttüğü araştırma, İsrail askeri istihbarat birimi "8200" tarafından Microsoft platformuna depolanan telefon görüşmesi kayıtlarının ölümcül hava ve kara saldırıları için istihbarat olarak kullanıldığını ortaya koymuştu. Microsoft ise şirketin ürettiği teknolojinin Gazze'deki Filistinlilere zarar vermek için kullanıldığına dair "hiçbir kanıt" bulamadığını öne sürerken, bir şirket sözcüsü araştırmaya yanıt olarak ürünlerinin sivillerin gözetimi için kullanıldığından haberdar olmadığını iddia etmişti. Microsoft'tan sızdırılan belgeler, İsrail ordusuna ait verilerin büyük bölümünün Hollanda'daki Microsoft sunucularında, bir kısmının ise İrlanda ve İsrail'de depolandığını göstermişti. Söz konusu 11 bin 500 terabaytlık verinin, Filistinlilerin telefon görüşmelerine ait yaklaşık 200 milyon saatlik ses kaydına tekabül ettiği belirtilmişti. Associated Press (AP) tarafından 2025'in başlarında yapılan araştırmada da Microsoft ve OpenAI'ın yapay zeka modellerinin, Gazze ve Lübnan'da bombalama hedeflerini seçmek için İsrail askeri programının parçası olarak kullanıldığı ortaya çıkarılmıştı. AA, GLOBES

Trump, hükümetin UFO dosyalarını yayınladı, daha fazlası bekleniyor. Haber

Trump, hükümetin UFO dosyalarını yayınladı, daha fazlası bekleniyor.

ABD Başkanı Donald Trump'ın emriyle Savunma Bakanlığı, Cuma günü, Amerikan halkına "benzeri görülmemiş bir şeffaflık" sağlamak amacıyla, iddia edilen UFO gözlemlerine ilişkin daha önce gizli tutulan düzinelerce dosyayı yayınladı; ancak analistler, belgelerin çoğunun zaten kamuoyuna açıklandığını söyledi.Açıklama​, yeni sekmede açılırSavunma Bakanlığı yaptığı açıklamada, "tanımlanamayan anormal olaylara" ilişkin belgeler, fotoğraflar ve videoların yanı sıra, daha fazla materyal gizlilikten çıkarıldıkça gelecekteki yayınların da takip edeceğini belirtti. Trump, 1970'lerin sonlarında başlayan bir açıklama sürecinde, UFO'larla ilgili ABD hükümeti raporlarını yayınlayan son başkan oldu. Uzmanlar, Cuma günü yayınlanan yaklaşık 160 dosyanın bilinen gözlemlere ait yeni videolar içerdiğini ancak uzaylı teknolojisi veya dünya dışı yaşam hakkında kesin bir kanıt sunmadığını söyledi.Dosyalar arasında 1947 tarihli bir rapor da bulunmaktadır. "Uçan diskler"in yanı sıra, 1969'daki Apollo 12 ay görevi tarafından ay yüzeyinden çekilen "tanımlanamayan olaylara" ait grenli fotoğraflar ve 1972'de Apollo 17 mürettebatının aydan görülen tanımlanamayan cisimleri anlatan konuşma metni. APOLLO 17 SIRASINDAKİ 'PARLAK PARÇACIKLAR4 'Apollo 17 görevi pilotu Ronald Evans, tutanaklara göre, "manevra yaparken yanımızdan sürüklenen birkaç çok parlak parçacık veya kırıntı ya da benzeri bir şey" gördüğünü bildirdi. "Anlaşıldı. Anlaşıldı," diye yanıtladı kontrol merkezi. Hegseth yaptığı açıklamada, "Gizlilik perdesi ardında saklanan bu dosyalar uzun zamandır haklı spekülasyonlara yol açtı ve Amerikan halkının bunları kendi gözleriyle görmesinin zamanı geldi" dedi. Kayıtların yayınlanması, hükümetin gizliliği ve evrende yaşamın olası varlığı konusunda yeni tartışmaları alevlendirebilir. Trump yaptığı açıklamada, "Önceki yönetimler bu konuda şeffaf olamamışken, bu yeni belgeler ve videolarla insanlar kendileri karar verebilir: 'NELER OLUYOR?'" dedi. "İyi eğlenin ve keyfini çıkarın!" Bu adım, UFO dosyalarının gizliliğinin kaldırılmasını savunan ABD Temsilciler Meclisi üyeleri Tim Burchett ve Anna Paulina Luna tarafından memnuniyetle karşılandı. Luna, yaklaşık 30 gün içinde ek bir materyal grubunun beklendiğini söyledi. Harvard Üniversitesi astrofizikçisi Avi Loeb, Reuters'e gönderdiği bir e-postada, "Dosyalar, tanımlanamayan uçan cisimlerin sadece spekülasyon veya kamuoyunun merakı konusu olmadığını gösteriyor. Hükümet kayıtlar topladı Ve bunun neden desteklenmeyeceğini anlamıyorum.." dedi. Loeb, Apollo 12 ve 17'den gelen görüntülerin büyüleyici olduğunu ancak bunların Ay yüzeyine çarpan asteroitlerin sonucu olabileceğini söyledi. SİYASİ SORUNLARDAN DİKKATİ DAĞITMAK MI? Bazı eleştirmenler, UFO açıklamalarını Trump'ın siyasi sorunlarından, özellikle de İran'a karşı yürütülen ve kamuoyunda tepki çeken ABD askeri harekatından ve hükümlü cinsel suçlu Jeffrey Epstein ile ilgili daha fazla dosyanın yayınlanması yönündeki kamuoyu baskısından dikkatleri dağıtmak için yapılmış bir girişim olarak değerlendirdi. Eski Cumhuriyetçi ABD Temsilcisi Marjorie Taylor Greene, X adlı internet sitesinde şunları yazdı: "UFO dosyalarıyla gerçekten ilgilenmiyorum. Hiç ilgilenmiyorum. 'Bakın şu parlak nesneye' propagandasından çok sıkıldım." UAP araştırmacısı Mick West, eski Başkan Joe Biden'ın yönetiminin de Cuma günü açıklanan bilgilerin çoğunu paylaştığını söyledi. Sacramento, Kaliforniya merkezli analist, yeni tanımlanamayan uçan cisimlerle ilgili videolar ve görüntüler hakkında, "Bunlar, çok uzaktaki küçük beyaz bir noktayı tespit edemediğimizin kanıtı" dedi. Bağımsız gazeteci Leslie Kean, yayınlanan bilgilerin, hükümetin hâlâ açıklanması gereken birçok tanımlanamayan hava olayı (UAP) bilgisi olduğunu gösterdiğini söyledi. Kean, 2017'de New York Times'da yayınlanan ve Pentagon'un gizli bir UAP programı hakkında olan bir makalenin ortak yazarıydı; bu makale, Kongre'nin UFO belgelerinin gizliliğinin kaldırılması için baskı yapmasına yol açmıştı. Kean, "Bence tanımlanamayan hava cisimlerinin varlığını zaten kanıtladık, ancak bu onların uzaylı veya dünya dışı olduklarını ya da ne olduklarını bildiğimiz anlamına gelmiyor," dedi. REUTERS / Haberi New Mexico'dan Andrew Hay hazırladı; Jesse Mesner-Hage ve Rod Nickel düzenledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.