Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Savunma Bakanlığı

bursaarena.com.tr - Savunma Bakanlığı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Savunma Bakanlığı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ABD, “11 Eylül”ü anıyor... Ülkenin ve dünyanın çehresini değiştiren saldırılar Haber

ABD, “11 Eylül”ü anıyor... Ülkenin ve dünyanın çehresini değiştiren saldırılar

Saldırıların 25. yıl dönümünde, “gizli kayıtlar” tartışması sürüyor. Amerikalılar bugün, El Kaide örgütünün 11 Eylül saldırılarının 25. yıl dönümünü anıyor. Örgüt, iki yolcu uçağını New York’taki Dünya Ticaret Merkezi’ne, bir diğerini Washington’daki Savunma Bakanlığı’na yönlendirmiş, dördüncü uçak ise Pensilvanya’da düşürülmüştü. Saldırılarda yaklaşık 3 bin kişi hayatını kaybetti. ABD’nin ve dünyanın çehresini değiştiren bu olayların yıl dönümü, Afganistan, Irak, Suriye, Yemen, Somali ve Nijerya gibi ülkelerin, o tarihten beri El Kaide, DEAŞ ve diğer terör örgütlerine karşı yürütülen ABD ve uluslararası savaşlarda hayatını kaybeden yüz binlerce, hatta muhtemelen daha fazla kişinin kesin sayısını hâlâ ortaya koyamadığı bir dönemde gerçekleşiyor. Amerikan basınının “kıyamet günü” olarak nitelendirdiği 11 Eylül saldırılarının üzerinden çeyrek asır geçmesine rağmen, henüz yayımlanmadığı öne sürülen “gizli kayıtlar” konusunda tartışmalar sürüyor. Zira saldırılar, ABD’nin güvenlik anlayışını ve Amerikalıların ve diğer toplumların günlük yaşamını geniş ölçekte yeniden şekillendirdi. Bu değişim, havalimanlarındaki güvenlik uygulamalarından dış politikaya, yerel toplumların dönüşümünden Arap Baharı ve son Ortadoğu işgal ve çatışmalarının başlatılmasına kadar etkisini gösterdi.

Dans pistlerinden savaş alanlarına... Çin, robotları savaşa hazırlıyor Haber

Dans pistlerinden savaş alanlarına... Çin, robotları savaşa hazırlıyor

Çin’de geçen ay düzenlenen Dünya İnsansı Robot Oyunları kapsamında robotlar zıpladı, dans etti, boks yaptı; hatta bazı çevik robotlar 100 metre mesafede rekortmen atlet Usain Bolt’tan daha hızlı koştu. Seyirciler, makinelerin gelişen yeteneklerini ve internette mizah konusu olmaya aday düşüşlerini hayranlıkla izledi. Etkinliğin sona ermesinden iki gün sonra Çin Halk Kurtuluş Ordusu’nun resmî gazetesi, gösteriden kendi sonuçlarını çıkararak araştırmacılara, bu ileri teknolojilerin laboratuvarlardan askeri eğitim sahalarına aktarılmasını hızlandırma ve insansı robotları ‘savaşçı’ olarak kullanma çağrısında bulundu. Reuters’ın 100’den fazla Çin askeri ihale ilanını, akademik çalışmayı, patenti, resmi yayını, hükümet kaydını ve savunma şirketlerine ait belgeyi inceleyerek yaptığı araştırmaya göre, Çin savunma kurumları insansı robotların askeri amaçlarla kullanımına yönelik araştırmaları hızlandırıyor ve bu robotları nihayetinde savaş alanlarında konuşlandırmayı planlıyor. Çin’in başkenti Pekin’de düzenlenen Dünya İnsansı Robot Oyunları’nda 100 metre koşu yarışına katılan robotlar (AP) Daha önce kamuoyuna yansımayan kayıtlar, askeri kurumların insansı robotları savaş alanı gereksinimlerine göre test ettiğini, bu robotları ve eğitimleri için gerekli teknolojileri tedarik etmeye çalıştığını, ayrıca birliklerle omuz omuza nasıl görev yapabileceklerini incelediğini ortaya koyuyor. Robotların algılama, manevra kabiliyeti ve eğitim verilerine odaklanan bu çalışmalar, 2025 ve 2026 yıllarında hız kazandı. Bank of America Global Research verilerine göre Çinli üreticiler, 2025 yılında küresel insansı robot sevkiyatının yaklaşık yüzde 95’ini gerçekleştirdi. Bu ticari hakimiyet, Çin Halk Kurtuluş Ordusu’na bir yandan kendi özel askeri uygulamalarını geliştirirken diğer yandan hızla büyüyen bir sektöre erişim imkânı sağlıyor. Çin’in savunma robotik alanındaki araştırmaları, askeri teknolojilerin küresel ölçekte ne denli hızlı geliştiğini gözler önüne seriyor. Nitekim Rusya-Ukrayna savaşında, seyrüsefer ve hedefleme için yapay zekâ kullanan yarı otonom insansız hava araçları keşif ve saldırı operasyonlarında devrim yaratırken, robotlar da mühimmat taşıma ile yaralı ve kayıpların tahliyesinde aktif rol oynuyor. 19 Ağustos’ta Güney Kore-ABD ortak tatbikatına katılan askeri robotlar (Reuters) Reuters, Çin ordusunun İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana Avrupa’daki en kanlı çatışmadan ders çıkarma çabalarını daha önce belgelemişti. Bu gelişmeler, tüm dünyada otonom sistemlere yönelik askeri ilgiyi artırıyor. California Üniversitesi Los Angeles Kampüsü (UCLA) Makine ve Havacılık Mühendisliği Profesörü Dennis Hong konuya ilişkin değerlendirmesinde, “İnsanların gitmesini istemediğimiz yerlere gitmek, robot geliştirmenin en ikna edici nedenlerinden biri. Bir robotu kaybetmek bir insanın hayatını kurtarmak anlamına geliyorsa, o robot feda edilebilir bir unsura dönüşür” ifadelerini kullandı. Çin Savunma Bakanlığı ve Çin Halk Kurtuluş Ordusu’nun önde gelen araştırma kurumu olan Ulusal Savunma Teknolojileri Üniversitesi, insansı robotların askeri uygulamalarına ilişkin yorum taleplerine yanıt vermedi. Şangay’daki AgiBot genel merkezinde insansı bir robotla etkileşim kuran ziyaretçiler (Reuters) Reuters, Çin Halk Kurtuluş Ordusu’na bağlı operasyonel bir birlikte silahlı bir insansı robotun konuşlandırıldığına dair herhangi bir kanıta ulaşamadı. Yüksek miktarda enerji tüketen bu robotlar, kontrol edilebilir gösteri ortamlarının dışında henüz güvenilirlik sağlamaktan uzak bir tablo çiziyor. Carnegie Mellon Üniversitesi Makine Mühendisliği Öğretim Üyesi Aaron Johnson ise savaş alanlarının çok sayıda değişken içerdiğini belirterek, bu ortamların robotların kabiliyetlerini öngörülemeyen şekillerde zorladığını ifade etti. Yerleşim bölgelerine yönelik saldırı gücü Çin’in, meskûn mahal savaşlarında insansı robotları kullanmaya yönelik şimdiden bir vizyonu bulunuyor. Kurgulanan bir senaryoya göre altı insansı robot, robot köpek veya insansız araçtan oluşan insansız savaş grubu, iki hücum timi arasında paylaştırılacak. Robotlar, düşman kontrolündeki bir binayı kat kat ve oda oda temizlemek için kara birlikleriyle omuz omuza görev yapacak. Çin’in başkenti Pekin’de düzenlenen Dünya İnsansı Robot Oyunları’ndaki bir yarışma sırasında düşen bir robotu, iki görevli sedyeye yerleştiriyor. (AFP) Söz konusu senaryo, Şian kentindeki Ulusal Savunma Teknolojileri Üniversitesi Test Merkezi’nden araştırmacıların Ağustos 2025’te yayımladığı bir makalede yer aldı. Çalışma, beş ila on yıl içinde kullanıma sunulabileceği öngörülen ekipmanları kullanan bir meskûn mahal taarruz gücünü modelledi. Ancak araştırmada robotların angajman kurallarına, taşıyacakları silahlara veya sivillerin bulunduğu durumlarla nasıl başa çıkacaklarına dair detaylara yer verilmedi. Aralık ayında ise Çin Halk Kurtuluş Ordusu Doğu Cephesi Komutanlığı, insansı ve dört bacaklı robotlar da dahil olmak üzere askeri robotların varsayımsal bir gelecekteki çatışmada Tayvan’ın savunmasını yarma sahnelerini içeren, yapay zekâ ile üretilmiş görseller yayımladı. Çin’de insansı robotlarla birlikte dans gösterisi yapan dansçılar (Reuters) Çin, robotların savaş alanlarında kullanım yollarını araştıran tek ülke değil. ABD ordusu da geçen yıl nihayetinde askerlerle birlikte görev yapabilecek ‘askeri nitelikli insansı robot kabiliyetleri’ geliştirmek amacıyla bir yarışma başlattı. Ordu, bu robotların olası rollerinin keşif, güvenlik, engel kaldırma, tehlikeli maddelerle müdahale ile meskûn mahallerdeki taarruz ve savunma görevlerini kapsadığını belirtti. Buna karşın ABD robotik sektörü, ister iki ister dört bacaklı olsun, bu makinelerin geliştirilmesinde Çin’in bir hayli gerisinde kalıyor. Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığı haberde, insansı ve dört bacaklı robotların dünyadaki önde gelen üreticilerinden Çinli Unitree firmasının, en çok satan robot köpek tasarımlarında ABD ordusu tarafından finanse edilen yeniliklerden yararlandığı bildirilmişti. Çin’in başkenti Pekin’de düzenlenen Uluslararası Robot Fuarı’nda sergilenen Çinli Unitree şirketine ait robotlar (AFP) ABD ordusu ve Savunma Bakanlığı (Pentagon) konuya ilişkin açıklama yapmaktan kaçındı. Avustralya Stratejik Politika Enstitüsü Analisti Malcolm Davis, insansı robotların mevcut koşullarda savaş alanı için pratik sistemler olmadığını belirterek, “Ancak beş ila on yıl içinde durumun bu yönde değişmesi son derece muhtemel” değerlendirmesinde bulundu. Robotik sistemler şimdilik uzaktan kumanda edilse dahi, otonom çalışmak üzere tasarlanan makinelerin beraberinde getirdiği etik ikilemlerin zamanla ele alınması gerekecek. Nitekim savaş hukuku, askeri unsurların savaşanlar ile siviller arasında ayrım yapmasını, ayrıca yaralılara veya teslim olan askerlere saldırmaktan kaçınmasını zorunlu kılıyor. Kaynaklar: REUTERS, AFP ve ŞARKU'L AVSAT

Rusya: İngiltere Ukrayna'ya İHA tedarikinin 'bedelini ödeyecek' Haber

Rusya: İngiltere Ukrayna'ya İHA tedarikinin 'bedelini ödeyecek'

Rusya, İngiliz yapımı insansız hava araçlarının Rusya'daki hedeflere yönelik saldırılarda kullanıldığının doğrulanmasının ardından, İngiltere'yi "Ukrayna krizinin kasıtlı olarak tırmandırılmasını tercih etmekle" suçladı. Rusya'nın İngiltere Büyükelçiliği yaptığı açıklamada, "Böyle yaparak Birleşik Krallık, kanlı suçların ve terör saldırılarının suç ortağı ve faili konumunda yer almaktadır" ifadelerine yer verdi. Açıklamada, "Londra'nın eylemleri kaçınılmaz olarak sonuçlar doğuracak ve bunun hesabını vermek zorunda kalacak" denildi ve çatışmaya ne kadar çok dahil olursa "ödeyeceği bedel de o kadar yüksek olacak" diye eklendi. İngiltere Savunma Bakanlığı sözcüsü BBC News'e yaptığı açıklamada, İngiltere'nin Ukrayna ile "omuz omuza" olduğunu söyledi. Sözcü "Rusya, bu hükümetin Ukrayna'da, İngiltere'ye ve müttefiklerimize karşı Rus saldırganlığına karşı durma kararlılığından şüphe duymamalıdır" dedi. Açıklamada ayrıca, İngiltere'nin "Ukrayna'nın [Rusya Devlet Başkanı Vladimir] Putin'in yasadışı işgaline karşı kendini savunması için ihtiyaç duyduğu ekipmanı sağlamaya kararlı olduğu" belirtildi. Rusya ve Ukrayna'nın karşılıklı saldırıları devam ediyor. Haberin başlığını atlayın ve okumaya devam edin İki ayrı İngiliz şirketi tarafından üretilen söz konusu insansız hava araçları, Rusya içinde askeri ve endüstriyel hedeflerin, rafineriler ve online perakende satış sitesi Wildberries'in depoları da dahil olmak üzere, yaygın bir şekilde hedef alınmasında kullanıldı. Rusya'nın Amazon'u olarak bilinen şirketi defalarca hedef alan Ukrayna, Wildberries'in en büyük 10 lojistik merkezinden 7'sinin "devre dışı bırakıldığını" söylüyor. Askeri bir kaynak BBC'ye, saldırılarda İngiliz insansız hava araçlarının kullanıldığını ve saldırıların 35 milyar sterlinden fazla ekonomik hasara yol açtığını doğruladı. Rusya, Şubat 2022'de Ukrayna'ya topyekün bir işgal başlattı ve şu anda Ukrayna topraklarının yaklaşık beşte birini kontrol ediyor. Rusya Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Maria Zakharova, İngiliz yapımı parçalar ve konfigürasyonlar kullanan insansız hava araçlarının, Rostov Bölgesi'nin Kamensky Bölgesi'ndeki bir yakıt deposu da dahil olmak üzere Rus topraklarına yönelik saldırılarda kullanıldığını söyledi. Moskova'nın İngiltere'ye yönelik uyarısı, Ukrayna'nın Rusya'ya yönelik bir dizi saldırısının ardından geldi. Rus yetkililer, gece boyunca gerçekleşen son saldırılarda Moskova çevresindeki bölgeye yaklaşık 620 insansız hava aracının (İHA) uçurulduğunu söyledi. Rus hava savunma sistemleri İHA'lardan 180'den fazlasını imha etti, ancak yetkililer birkaç kişinin yaralandığını belirtti. Bölge valisi Andrey Vorobyov, Telegram mesajlaşma uygulamasında yaptığı açıklamada, Moskova yakınlarındaki bir Wildberries deposuna saldırı düzenlendiğini ve olay yerindeki yangının söndürüldüğünü belirtti. Şirketten yapılan açıklamada, lojistik kompleksinin saldırıda "küçük hasar gördüğü" belirtildi. Ukrayna'da, Zaporijya bölge valisi Ivan Fedorov Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, Rusya'nın düzenlediği hava saldırılarında en az iki kişinin öldüğünü ve dört kişinin yaralandığını söyledi. Fedorov, Rusya'nın son 24 saat içinde bölgedeki 59 yerleşim yerine 1.158 hava saldırısı düzenlediğini belirtti. Ukrayna'nın bölgesel valisinin açıklamasına göre, 15 Ağustos gecesi Ukrayna, Rusya'ya doğru yaklaşık 822 insansız hava aracı fırlattı; bunlardan 600'ü Moskova'yı hedef aldı ve Rus başkenti "son zamanların en büyük insansız hava aracı saldırılarından birine" maruz kaldı. Rusya genelinde yedi ölüm bildirildi. Aynı gece Rusya'nın Ukrayna'ya düzenlediği saldırılarda en az yedi kişi öldü ve 39'dan fazla kişi yaralandı. Nisan ayında İngiltere Savunma Bakanlığı, Ukrayna'ya bugüne kadarki en büyük paket kapsamında uzun menzilli saldırı cihazları da dahil olmak üzere on binlerce insansız hava aracı tedarik edeceğini duyurdu. (Orijinali İngilizce olan bu makalenin çevirisinde yapay zekadan yararlandık)

İran'dan, ABD saldırılarına misilleme: Vurulan Kuveyt havalimanında en az bir ölü 60'tan fazla yaralı.. Haber

İran'dan, ABD saldırılarına misilleme: Vurulan Kuveyt havalimanında en az bir ölü 60'tan fazla yaralı..

İran'ın Kuveyt'teki uluslararası havaalanına düzenlediği insansız hava aracı saldırılarında en az bir kişi öldü, 60'tan fazla kişi ise yaralandı. Kuveyt Savunma Bakanlığı sözcüsü 3 Haziran'daki saldırıyla İran'ın suç işlediğini açıkladı. Dışişleri Bakanlığı da diplomatik misyonlarda hasar meydana geldiğini bildirdi. Devrim Muhafızları Kuveyt'teki saldırıların sorumluluğunu üstlendi. ABD'nin bir İran petrol tankerine ve Keşm Adası'na yönelik saldırılarına misilleme olduğu açıklandı. Tahran ayrıca Körfez'deki ABD üslerine de saldırı yapıldığını duyurdu. Kuveyt havaalanına düzenlenen İran saldırısında hayatını kaybeden kişinin Hindistan vatandaşı olduğu kaydedildi. Devrim Muhafızları, "Hürmüz Boğazı'nın güvenliğinin bozulmasının, saldırgan ABD ordusu için ağır bir bedeli olacağı" tehdidinde bulundu. İran, daha önce de ABD'nin saldırılarına karşılık olarak askeri üslerinin bulunduğu Bahreyn ve Kuveyt'teki hedeflere defalarca saldırdı. Tahran yönetiminin misillemesi, ABD ordusunun, İran'a "savunma amaçlı" saldırılar düzenlendiğini duyurması sonrası yapıldı. ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM), Hürmüz Boğazı'ndaki Keşm Adası'na yapılan saldırıların "İran'ın Ortadoğu genelindeki saldırı girişimlerine yanıt" olarak gerçekleştirildiğini belirtti. Fotoğraf Kaynak, Reuters Fotoğraf altı yazısı,Kuveyt, uluslararası havalimanının İran İHA'larıyla vurulduğunu duyurdu CENTCOM, ABD'nin 13 Nisan'da başlayan Hürmüz Boğazı'ndaki deniz ablukasını ihlal eden ve İran'a doğru seyreden yüksüz bir petrol tankerini vurduğunu ve etkisiz hale getirdiğini açıklamıştı. Abluka yürürlüğe girdiğinden beri toplamda altı ticari geminin etkisiz hale getirildiğini ve 122 geminin de yönünün değiştirildiğini kaydetti. 'İran gerçekten bir anlaşma istiyor' ABD Başkanı Donald Trump bu hafta kendisini eleştirenlere "arkalarına yaslanıp rahatlasınlar" demiş ve İran'ın "gerçekten bir anlaşma yapmak istediğini ve bunun ABD için iyi bir anlaşma olacağını" söylemişti. Bu açıklamalar, ABD medyasının Trump'ın potansiyel bir barış anlaşmasının şartlarında değişiklikler talep ettiğini bildirmesinin ardından geldi. BBC'nin ABD'deki haber ortağı CBS News'in bildirdiğine göre, değişiklikler Hürmüz Boğazı ve İran'dan yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyumun çıkarılmasıyla ilgili. Pazartesi günü İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü, Washington'un "sürekli görüşlerini değiştirdiğini ve yeni veya çelişkili taleplerde bulunduğunu" söyledi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, 1 Haziran'da paylaştığı sosyal medya mesajında, İran ile ABD arasında imzalanan 8 Nisan ateşkesinin "Lübnan da dahil olmak üzere tüm cephelerde geçerli" bir ateşkes niteliğinde olduğunu vurguladı. Kaynak,Getty Images Fotoğraf altı yazısı,Bir aydan uzun süredir kesintili devam eden görüşmelere rağmen, savaşı kesin olarak sona erdirecek bir anlaşma şimdiye kadar sağlanamadı İran ve ABD, birbirini kırılgan ateşkesi ihlal etmekle suçlamaya devam ediyor. 27 Mayıs Çarşamba günü İran devlet medyası, iki ülke arasında 14 maddelik bir mutabakat zaptı taslağı olduğunu belirttikleri metnin bazı unsurlarını yayımladı. Haberde, Washington'ın İran limanlarına uyguladığı deniz ablukasının kaldırılması, ABD güçlerinin "İran'ın çevresinden" çekilmesi ve Hürmüz Boğazı'ndan askeri olmayan trafiğin, İran ve Umman'ın gemi yönetimi ve yönlendirmesini kontrol etmesiyle yeniden başlaması yer aldı. Beyaz Saray söz konusu mutabakat taslağını "tamamen uydurma" olarak nitelendirdi. BBC'nin sorularını yanıtlayan ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, İran'la anlaşmaya çok yakın olduklarını fakat birkaç madde üzerinde daha uzlaşılması gerektiğini söylemişti. 28 Mayıs'ta gazetecilere yaptığı açıklamada Vance, müzakerecilerin "uranyum zenginleştirme meselesi" de dahil olmak üzere anlaşma metninde "birkaç nokta üzerinde gidip geldiğini" söyledi. "Henüz o noktaya gelmedik, ancak çok yaklaştık ve bu konuda çalışmaya devam edeceğiz" dedi. Dünyadaki sıvılaştırılmış doğalgaz ve petrolün beşte biri normalde Hürmüz Boğazı'ndan geçiyor ve boğazın kapanması küresel yakıt ticaretini etkiledi. 8 Nisan'da yürürlüğe giren ilk ateşkesten bu yana Trump, iki tarafın anlaşmaya yakın olduğunu ve müzakerelerin ilerlediğini defalarca söylese de şu ana kadar somut bir sonuç elde edilemedi. ABD, uzun süredir İran'dan yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum üretimini durdurmasını ve teorik olarak nükleer silah yapımında kullanılabilecek mevcut stoklarını imha etmesini talep ediyor. İran ise nükleer programının tamamen barışçıl olduğunu savunuyor ve nükleer silah geliştirmeye çalıştığına dair iddiaları reddediyor. BBC Türkçe

Trump'tan sürpriz karar: Polonya'ya 5 bin asker gönderiyor Haber

Trump'tan sürpriz karar: Polonya'ya 5 bin asker gönderiyor

Avrupa'dan askerlerini çekeceğini söyleyen Trump şimdi sürpriz bir hamle ile Polonya'ya ek 5 bin asker göndereceğini duyurdu. Bu gelişme başkentlerde kafa karışıklığına yol açtı. ABD Başkanı Donald Trump'ın Polonya'ya 5 bin ek asker gönderileceğini açıklaması, Avrupa'daki Amerikan askeri varlığına ilişkin haftalardır Washington'dan gelen çelişkili mesajları daha da karmaşık hâle getirdi. Karar, NATO müttefikleri arasında şaşkınlık yaratırken, Avrupa başkentlerinde "ABD'nin stratejisi ne?" sorusunu yeniden gündeme taşıdı. Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, kararın gerekçesini Polonya'nın yeni Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki ile olan "yakın ilişkisi" olarak gösterdi. "Nawrocki'nin başarılı seçimi ve kendisiyle olan ilişkimiz temelinde ABD'nin Polonya'ya 5 bin ek asker göndereceğini duyurmaktan memnunum" ifadelerini kullandı. Bu açıklama, Trump yönetiminin son haftalarda Avrupa'daki asker sayısını 5 bin azaltacağını duyurmasının hemen ardından geldi. Pentagon, Almanya'ya yapılacak uzun menzilli füze personeli konuşlandırmasının durdurulduğunu ve Polonya'ya gitmesi planlanan yaklaşık 4 bin askerin sevkiyatının da ertelendiğini doğrulamıştı. ABD Savunma Bakanlığı yetkilileri, yeni açıklamanın ardından bunun "ne anlama geldiğini bilmediklerini" belirterek kafa karışıklığını açıkça dile getirdi. İsmi gizli kalmak şartıyla basına demeç veren ABD'li bir yetkili, "İki haftadır ilk karara göre plan yapıyorduk. Şimdi bunun ne anlama geldiğini biz de bilmiyoruz" dedi. Avrupa'daki asker sayısı azalacak mı? NATO'nun Avrupa'daki en üst düzey komutanı General Alexus Grynkewich, hafta başında "Avrupa'dan 5 bin asker çekileceğini" söylemişti. Yeni kararın bu planı değiştirip değiştirmeyeceği ise henüz net değil. Pentagon, askerlerin hangi ülkeden çekileceği veya Polonya'ya gönderilecek ek birliklerin mevcut rotasyonlara ilave mi olacağı konusunda açıklama yapmadı. Beyaz Saray da sorulara yanıt vermedi. Trump daha önce Almanya'daki asker varlığını azaltacaklarını söylemişti. ABD Başkanı bu kararı, Almanya Başbakanı Friedrich Merz'in İran savaşı konusunda kendisine yönelik eleştirileri üzerine almıştı. Rubio'dan AB'ye sitem, İspanya'ya eleştiri Öte yandan ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, NATO Dışişleri Bakanları toplantısı için İsveç'e giderken yaptığı açıklamada, bazı müttefiklerin İran savaşında ABD'ye yeterince destek vermediğini savundu ve özellikle İspanya'yı hedef aldı. Rubio, "ABD'ye üslerini açmayan ülkeler NATO'da neden var? Bu çok haklı bir soru" dedi. NATO yetkilileri ise ABD'nin İran savaşına katılım talebinde bulunmadığını, ancak birçok üyenin hava sahası ve üs kullanımına izin verdiğini hatırlattı. Avrupa ülkeleri, Helsingborg'daki toplantıda ABD'yi yatıştırmak amacıyla, şartlar oluştuğunda Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer güvenliğine katkı vermeye hazır olduklarını vurguladı. Reuters / TY,MUK

Microsoft'un İsrail'le iş birliği ortaya çıktı: Yönetim merkezi Fransa'ya taşındı Haber

Microsoft'un İsrail'le iş birliği ortaya çıktı: Yönetim merkezi Fransa'ya taşındı

İsrail’de yayımlanan ekonomi gazetesi "Globes", Microsoft genel merkezinin konuya ilişkin açtığı soruşturma neticesinde, teknoloji şirketinin İsrail Genel Müdürü Alon Haimovich'in görevinden ayrıldığını yazdı. Microsoft'un ABD'deki genel merkezinden bir heyetin, "İsrail ordusuyla iş birliğinin" niteliğini soruşturmak üzere son haftalarda Tel Aviv'i ziyaret ettiği bildirilen haberde, yapılan incelemelerde İsrail Savunma Bakanlığı'nın şirketin sistemlerini kullanırken "tam şeffaflıkla" hareket etmediğinin tespit edildiği belirtildi. Microsoft İsrail ofisinin başına yeni bir genel müdür atanana kadar ofisin geçici olarak Microsoft Fransa'dan yönetileceği aktarıldı. Öte yandan Tel Aviv yönetimi ve Microsoft İsrail ofisinden henüz konuya ilişkin resmi bir açıklama yapılmadı. Microsoft, geçen eylül ayında bulut hizmetlerinin Gazze ve Batı Şeria'daki sivillerin gözetiminde kullanıldığına dair kanıtların bulunmasının ardından, İsrail Savunma Bakanlığı'na sağlanan bazı hizmetleri durdurduğunu ve devre dışı bıraktığını açıklamıştı. İsrail, Microsoft üzerinden Filistinlilere ait 200 milyon saatlik ses kaydı depoladı Microsoft'un, İsrail ordusunun işgal altındaki Batı Şeria ve Gazze Şeridi'nde Filistinlilerin gerçekleştirdiği milyonlarca saatlik telefon görüşmelerinin ses kayıtlarını depolayabilmesi için "Azure" bulut platformunun özelleştirilmiş bir sürümünü geliştirdiği ortaya çıkmıştı. Tel Aviv merkezli "+972" isimli internet sitesinin, Local Call yayın organı ve The Guardian gazetesiyle ortak yürüttüğü araştırma, İsrail askeri istihbarat birimi "8200" tarafından Microsoft platformuna depolanan telefon görüşmesi kayıtlarının ölümcül hava ve kara saldırıları için istihbarat olarak kullanıldığını ortaya koymuştu. Microsoft ise şirketin ürettiği teknolojinin Gazze'deki Filistinlilere zarar vermek için kullanıldığına dair "hiçbir kanıt" bulamadığını öne sürerken, bir şirket sözcüsü araştırmaya yanıt olarak ürünlerinin sivillerin gözetimi için kullanıldığından haberdar olmadığını iddia etmişti. Microsoft'tan sızdırılan belgeler, İsrail ordusuna ait verilerin büyük bölümünün Hollanda'daki Microsoft sunucularında, bir kısmının ise İrlanda ve İsrail'de depolandığını göstermişti. Söz konusu 11 bin 500 terabaytlık verinin, Filistinlilerin telefon görüşmelerine ait yaklaşık 200 milyon saatlik ses kaydına tekabül ettiği belirtilmişti. Associated Press (AP) tarafından 2025'in başlarında yapılan araştırmada da Microsoft ve OpenAI'ın yapay zeka modellerinin, Gazze ve Lübnan'da bombalama hedeflerini seçmek için İsrail askeri programının parçası olarak kullanıldığı ortaya çıkarılmıştı. AA, GLOBES

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.