Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Savaş

bursaarena.com.tr - Savaş haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Savaş haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Srebrenitsa Soykırımı'nın 31. yılı düzenlenen programla anıldı Haber

Srebrenitsa Soykırımı'nın 31. yılı düzenlenen programla anıldı

Bosna Hersek'teki savaşta Srebrenitsa'da Birleşmiş Milletler (BM) askerlerinin üs olarak kullandığı eski akümülatör fabrikasında gerçekleştirilen anma programında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın mesajını Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş okudu. ‘TÜM DÜNYANIN GÖZÜ ÖNÜNDE YAŞANDI’ Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi Başkanı ve Boşnak üyesi Denis Becirovic, törende yaptığı konuşmada, soykırımın Sırplar tarafından detaylı bir şekilde planlandığını ve en kanlı şekilde işlendiğini vurgulayarak "Boşnak halka yönelik soykırım tüm dünyanın gözü önünde yaşandı" dedi. Uluslararası toplumun o dönem Bosna Hersek halkı için doğru kararlar almadığına işaret eden Becirovic, "Srebrenitsa adalet ve insanlık arayışında bir sembol haline geldi. Srebrenitsa, sadece Bosna Hersek'in yarası değil, uluslararası toplumun sessiz kalmamasına yönelik bir uyarıdır. Bizim sorumluluğumuz yaşanan soykırımı unutmamak, unutturmamak" diye konuştu. Becirovic, Srebrenitsa'da yaşananları sonsuza dek anlatmaya devam edeceklerini vurguladı. ‘TANIK OLDUĞUM SAHNELERİ ASLA UNUTAMIYORUM’ Srebrenitsa Anma Törenleri Organizasyon Kurulu Başkanı Hamdija Fejzic ise uluslararası mahkemelerin Srebrenitsa'da "soykırım" yapıldığına hükmettiğini anımsatarak, aradan 31 yıl geçmesine rağmen hala kemiklerine ulaşılamayan binlerce kişinin olduğunu söyledi. İngiliz gazeteci Tony Birtley de savaş zamanı 4 yıl boyunca Bosna Hersek'te bulunduğunu ifade ederek "Tanık olduğum sahneleri asla unutamıyorum." dedi. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif de gönderdiği yazılı mesajda, Pakistan'ın her zaman Bosna Hersek'in yanında olduğunu belirterek "Bugün de bir kez daha Bosna Hersek'e dayanışma ve destek mesajlarımızı yineliyoruz" ifadesini kullandı. İtalya Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani, gönderdiği yazılı mesajda, sadece birkaç günde binlerce Boşnak'ın öldürüldüğünün altını çizerek "Bugün Srebrenitsa anneleriyle beraberiz. Soykırımı inkar eden ve kurban yakınlarını yaralayan her türlü ifadeden kaçınmalıyız" ifadelerine yer verdi. Törende ayrıca, Karadağ Sosyal Refah, Aile Bakımı ve Demografi Bakanı Damir Gutic, Srebrenitsa ve Zepa Anneleri Derneği Başkan Yardımcısı Kada Hotic de söz alırken, Arnavutluk Avrupa ve Dışişleri Bakanı Ferit Hoxha da video mesajla katıldı. 10 SOYKIRIM KURBANI DAHA TOPRAĞA VERİLECEK Srebrenitsa soykırımının 31'inci yılında kimlik tespiti yapılan ve ailelerinin onay verdiği 10 soykırım kurbanı daha Potoçari Anıt Mezarlığı'na defnedilecek. Bugünkü törenin ardından anıt mezarlıkta toprağa verilen kurbanların sayısı 6 bin 782'ye yükselecek. SREBRENİTSA SOYKIRIMI Bosna Hersek'in doğusundaki Srebrenitsa'da 1995'te, Sırp güçler tarafından otobüs ve kamyonlara bindirilen Boşnaklardan 8 bin 372'si götürüldükleri ormanlık alanlar, fabrikalar ve depolarda hunharca katledildi. Katledilenlerin cesetleri, ülkedeki çeşitli toplu mezarlara gömüldü. Savaşın ardından kayıpları bulmak için başlatılan çalışmalarda, toplu mezarlarda cesetlerine ulaşılan kurbanlar, kimlik tespitinin ardından her yıl 11 Temmuz'da Potoçari Anıt Mezarlığı'nda düzenlenen törenle toprağa veriliyor. Potoçari Anıt Mezarlığı'nda şimdiye kadar 6 bin 772 kurban toprağa verilirken, 250 kurban ailelerin isteğiyle yerel mezarlıklara defnedildi. Srebrenitsa Soykırımı'nda hayatını kaybeden ve cenazesine ulaşılamayan 1000'den fazla kişi bulunuyor.

İran dini lideri Ali Hamaney'in cenazesi için büyük tören Haber

İran dini lideri Ali Hamaney'in cenazesi için büyük tören

ABD ile İsrail'in İran'a saldırılarında öldürülen eski dini lider Ali Hamaney için başkent Tahran'da, İmam Humeyni Musalla Camisi'nde düzenlenen cenaze töreni bu sabah başladı. Geniş güvenlik önlemleri altında düzenlenen tören için sabahın erken saatlerinden itibaren binlerce kişi Musalla Camisi'nin önünde toplandı. Törene katılanların üzerinde matemi simgeleyen siyah kıyafetler dikkati çekerken bazı katılımcılar ellerinde Ali Hamaney'in ve yeni dini lider Mücteba Hamaney'in posterlerini taşıdı. Bazı katılımcıların ise ellerinde Şii geleneğinde intikamın sembolü sayılan kırmızı bayrak görüldü. Musalla Camisi'ndeki kalabalıktan zaman zaman "Amerika'ya ölüm" ve "İntikam" sloganları duyuldu. Binlerce kişinin kilometrelerce yolu yürüyerek Cuma akşamından tören alanına geldiği belirtiliyor. Cenaze törenine katılan bazı kişiler ellerinde Hamaney'in fotoğrafını taşıdı... Fotoğraf: Mohammed Salem / REUTERSGünler sürecek cenaze töreni planlandı Ali Hamaney için adeta ABD ve İsrail'e meydan okur nitelikte cenaze töreni organize edildi. Törenlerin yaklaşık altı gün sürmesi öngörülüyor. Hamaney'in naaşının, Tahran'daki törenlerin ardından Şii dünyasının önemli merkezleri olan Kum, Necef ve Kerbela'ya götürülmesi ve 9 Temmuz Perşembe günü Meşhed'de İmam Rıza Türbesi'nde toprağa verilmesi bekleniyor. Olağanüstü güvenlik önlemlerinin alındığı İran'da farklı kentlerde düzenlenecek törenlere yaklaşık 30 milyon İranlının katılmasının beklendiği belirtiliyor. Büyük çaplı cenaze töreni ile mesaj Hamaney'in naaşı ilk kez Perşembe gecesi kamuoyuna gösterilerek, yas töreni düzenlendi. İran medyasında paylaşılan görüntülerde, kalabalıkların ağladığı, Hamaney'in tabutuna çiçekler fırlattıkları görüldü. Hamaney'in naaşı dün selefi Ruhullah Humeyni'nin anısına inşa edilen bölümde halkın ziyaretine açıldı. Dün ayrıca Tahran'daki İmam Humeyni Musalla Camisi'nde devlet töreni düzenlendi. Hamaney'in öldürüldüğü saldırıda aile fertleri de hayatlarını kaybetmişti. Törende Hamaney'in İran bayrağına sarılı tabutunun yanı sıra aile fertlerinin de tabutları yüksek bir platforma konuldu. Tahran'daki devlet törenine çok sayıda yabancı konuk da katıldı / Fotoğraf: Atta Kenare/AFP Törene Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, İran Meclis Başkanı ve ABD ile yürütülen müzakerelerdeki baş müzakerecisi Muhammed Bakır Kalibaf, Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi'nin yanı sıra çok sayıda üst düzey İranlı yetkili katıldı. Cevdet Yılmaz da yabancı konuklar arasında Cenaze törenine, aralarında Türkiye'den Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz ve Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in de yer aldığı çok sayıda yabancı ülke temsilcileri de katılıyor. AKP'nin yanı sıra Yeniden Refah, Gelecek ve Saadet Partisi'nden temsilcilerinin de törene katıldığı bildiriliyor. Yeni dini lider Mücteba Hamaney katılacak mı? Babası Ali Hamaney'in öldüğü saldırıda yaralandığı belirtilen İran'ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney'in törenlere katılıp katılmayacağı konusunda belirsizlik sürüyor. Babası, 1989 yılında Humeyni'nin cenaze törenine katılmıştı. Bu törende ağladığı görülen Ali Hamaney daha sonra onlarca yıl boyunca İran'ı demir yumrukla yöneterek, Batı'ya meydan okumuştu. Trump "en kötü insanlardan biri öldü" diye duyurmuştu İran'ı 37 yıl yöneten Ali Hamaney, ABD ve İsrail'in 28 Şubat'ta konutuna düzenlenen hava saldırılarında öldürüldü. O an itibariyle başlayan ve dört ay süren savaş binlerce kişinin ölümüne yol açarken, aynı zamanda bölgeye yayılan bir savaşın fitilini ateşledi. Savaş sadece Ortadoğu'yu değil, İran rejiminin Hürmüz Boğazı'nı gemi trafiğine kapatması sonucunda sekteye uğrayan enerji tedariki nedeniyle tüm dünyayı, küresel ekonomiyi sarstı. Savaştan önce "yardım yolda" diyerek İran halkına rejimi devirmek için sokağa çıkma çağrıları yapan ABD Başkanı Donald Trump, Hamaney'i öldürdüklerini "Tarihteki en kötü insanlardan biri olan Hamaney öldü" sözleriyle duyurmuştu. Hatta Trump, "Bu, İran halkı için ülkelerini geri alabilmeleri için en büyük fırsattır. Duyduğumuza göre, Devrim Muhafızları, ordusu ve diğer güvenlik ve polis güçlerinin birçoğu artık savaşmak istemiyor ve bizden dokunulmazlık talep ediyor" demişti. Ancak Donald Trump'ın dediği gibi olmadı. İran rejimi savaştı ve sonunda Trump, 17 Haziran'da çetin pazarlıklarda verdiği tavizler sonucunda savaşı sona erdirmeyi amaçlayan İslamabad Mutabakat Zaptı'nı kabul etmek durumunda kaldı. Ali Hamaney İran'ı 37 yıl boyunca yönetmişti... Fotoğraf: Mohammed Salem / REUTERS Mutabakatta, Trump’ın imzasının karşısında, ABD'nin devirmeyi hedeflediği rejimin Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın imzası yer aldı. Üstelik İran şimdi de eski dini lider Ali Hamaney'in savaş nedeniyle dört ay boyunca ertelenen ve milyonların katılması beklenen cenaze törenine sahne oluyor. İran Devrim Muhafızları uyardı İran'da cenaze törenlerini hedef alacak saldırılardan da endişe ediliyor. İran Devrim Muhafızları Perşembe günü uyarı yayımladı. Uyarıda, "Her yanlış hesaba, daha önce hiç görülmemiş kadar kararlı ve sert bir misilleme ile yanıt verilecektir. Bu yanıt, onların utanç tarihine sonsuza dek kazınacaktır" ifadeleri yer aldı. İran ordusu tarafından yapılan bir diğer açıklamada ise şu ifadelere yer verildi: "ABD'yi, İsrail rejimini ve bunların bölge içi ve bölge dışı suç ortaklarını, herhangi bir yanlış hesaplamadan kaçınmaları ve silahlı kuvvetler bünyesindeki İran evlatlarının, aziz vatanımıza yönelik her türlü tehdit veya saldırıya karşı vereceği sert ve pişmanlık uyandırıcı missilemeyi göz önünde bulundurmaları konusunda uyarıyoruz." On binlerce güvenlik görevlisinin cenaze töreninde görev aldığı, Pazartesi günü itibariyle İran'ın hava sahasını bir süreliğine kapatacağı bildirildi. Kaynaklar: DW Türkçe, Reuters, dpa, AFP/ DA, JD, ET

İsrail, Lübnan’ın güneyindeki hava saldırılarını yoğunlaştırıyor Haber

İsrail, Lübnan’ın güneyindeki hava saldırılarını yoğunlaştırıyor

Nabatiyeh’e sabah erken saatlerde düzenlenen saldırı, ABD ve İran’ın doğrudan karşılıklı ateş açtığı bir haftada tırmanan çatışmaların son halkası oldu. İsrail, İran'ın Hizbullah’ı da kapsayan ateşkes taleplerini reddetmeyi sürdürürken, Lübnan’ın güney sınırı saldırılarla büyük ölçüde boşaldı. İsrail savaş uçakları, cuma sabahı Lübnan’ın güneyindeki Nabatiye bölgesine hava saldırısı düzenledi. Saldırının ardından ufukta büyük bir duman bulutu yükselirken, bölgedeki çatışmaların tırmanmayı sürdürdüğü görüldü. Sabah erken saatlerde düzenlenen saldırı, yerel toplulukları ağır şekilde etkileyen ve nüfusun önemli bir bölümünü yerinden eden bölgesel şiddetin günlerdir yoğunlaştığı bir dönemde gerçekleşti. Cuma sabahı düzenlenen saldırıdan önce, perşembe günü ABD ve İran ikinci gün üst üste karşılıklı ateş açmıştı. Karşılıklı saldırılar, ABD Başkanı Donald Trump’ın, Washington’ın tıkandığını söylediği müzakereler nedeniyle Tahran’ın ağır bir bedel ödeyeceği uyarısının ardından başlamıştı. Bu sırada İsrail’in Lübnan’ın güneyine yönelik saldırıları gece boyunca cuma sabahına kadar sürdü. Mercayun ve Kılayaa gibi kasabalarda yaşayanlar, devam eden askeri operasyonların etkilerini hissetmeye devam ediyor. Associated Press’in (AP) aktardığına göre, sokaklar neredeyse tamamen boşalmış durumda. Yalnızca birkaç araç geçiyor ve az sayıda kişi dışarıda yürürken görülüyor. Bazı dükkânlar açık kalmayı sürdürse de birkaç metrede bir yıkılmış bina ya da yanmış araç, bölgedeki yakın tehlikeyi hatırlatıyor. Sınır bölgesinde kalmayı tercih eden Hristiyan aileler ise sürekli korku içinde yaşadıklarını söylüyor. Birçok kişi, günlük işlerini yapmak için dışarı çıkmaktan dahi çekiniyor. Sayda ve Sur’da ağır kayıplar bildirildi Perşembe günü İsrail’in düzenlediği bir saldırıda, Lübnan’ın Sur kentindeki bir hastanede görev yapan 10 sağlık çalışanı yaralandı. İsrail’in hava saldırıları, Lübnan’ın güneyindeki birçok bölgenin yanı sıra İsrail sınırından uzakta, ülkenin doğusundaki Baalbek bölgesinde yer alan bir köyü de hedef aldı. Hizbullah ile İsrail arasında mart ayı başında başlayan son savaşın ardından, benzer saldırılarda üç hastane de hasar gördü. Gerilim, İsrail ordusunun belirli sınır bölgelerindeki sivillere bölgeyi terk etme uyarısı yapmasından kısa süre sonra çarşamba günü başlayan ölümcül saldırı dalgasıyla daha da tırmandı. Çarşamba öğleden sonra, İsrail ordusunun Hizbullah altyapısı olarak tanımladığı hedeflere yönelik saldırıların ardından, Lübnan’ın güneyindeki Humin köyü üzerinde büyük bir duman bulutu yükseldiği görüldü. Saldırılar daha batıda can kayıplarına yol açtı. Lübnan’ın resmi Ulusal Haber Ajansı’na göre, Sur’un doğusundaki bir köye düzenlenen hava saldırısında en az altı kişi hayatını kaybetti. Çarşamba günü ayrıca, İsrail’e ait bir insansız hava aracının güneydeki Sayda kentinde bir aracı hedef alması sonucu iki kişinin daha öldüğü bildirildi. İsrail'in Lübnan'ın güneyine düzenlediği saldırılarda en az 14 kişi hayatını kaybettiİsrail uyarıları Lübnan'ın tarihi Sur kentinden kitlesel göçe yol açtı İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF), çarşamba günkü saldırıların tamamının Hizbullah altyapı noktalarını hedef aldığını ve Sur ile Lübnan’ın güneyindeki diğer bölgelerde militanların öldürüldüğünü ileri sürdü. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, çarşamba günü yayımladığı video mesajında, İsrail Savunma Kuvvetleri’nin yaklaşık 10 bin Hizbullah militanını etkisiz hale getirdiğini ve ordunun İran destekli güçleri "sistematik olarak temizlediğini" söyledi. Diplomaside tıkanma askeri tırmanışı hızlandırdı Askeri operasyonlardaki artış, diplomatik girişimlerin tıkandığı bir dönemde geldi. Tahran, İran, ABD ve İsrail arasındaki savaşı sona erdirecek kapsamlı herhangi bir anlaşmanın, İsrail ile Lübnan’daki müttefiki Hizbullah arasındaki çatışmaların derhal durmasını da içermesi gerektiğinde ısrar ediyor. İsrail ise bağlantılı ateşkes taleplerini reddederek Hizbullah’a yönelik askeri harekatını yoğunlaştırdı. Mart ayında tırmanan çatışmalarda, mevcut verilere göre Lübnan’da 3 bin 500’den fazla kişi hayatını kaybetti ve yaklaşık bir milyon kişi yerinden edildi. Euronews, Associated Press

ABD, İran'a karşı saldırılara başladı! Liman kentleri hedef alındı Haber

ABD, İran'a karşı saldırılara başladı! Liman kentleri hedef alındı

İran'ın Hürmüz'de ABD ordusuna ait helikopteri düşürmesinin ardından savaş yeniden patlak verdi. Trump'ın, "Saldırıya karşılık vereceğiz" açıklamasından kısa süre sonra ABD ordusu harekete geçti. ABD ordusu, İran'ın liman kentlerine saldırı düzenledi. Bender Abbas, Cask, Sirik ve Keşm Adası'ndan patlama sesleri geldiği öğrenildi. ABD ve İran arasındaki ateşkes, Hürmüz Boğazı yakınlarında bir ABD askeri helikopterinin düşürülmesiyle tamamen bozuldu. ABD ordusuna ait bir Apache helikopterinin vurulmasının ardından iki pilot denizden kurtarılırken, ABD Başkanı Donald Trump saldırıya sert bir şekilde karşılık vereceklerini açıkladı. ABD, İRAN'IN KRİTİK BÖLGELERİNİ VURDU Bu açıklamanın hemen ardından ABD ordusu, İran'ın kritik kıyı bölgelerine yönelik hava ve füze harekatı başlattı. Saldırı kapsamında İran'ın askeri ve lojistik açıdan en stratejik noktaları hedef alındı. İran Deniz Kuvvetleri'nin ana üssünün bulunduğu Bender Abbas liman kenti ile Hürmüz Boğazı'nın girişindeki Keşm Adası ve Sirik bölgelerinden ardı ardına büyük patlama sesleri yükseldi. CENTCOM: İRAN'A ORANTILI YANIT VERİYORUZ CENTCOM'dan konuya ilişkin açıklama geldi. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "ABD Merkez Komutanlığı (CENTCOM) güçleri, bugün saat 17.00 ET'de Başkomutan'ın talimatıyla, dün bir ABD Ordusu Apache helikopterinin düşürülmesine yanıt olarak İran'a karşı öz savunma saldırıları başlatmaya başladı. Görev, haksız İran saldırganlığına orantılı bir yanıttır." Trump ise yaptığı açıklamada, "Karşılık vermenin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Bu dün gece helikopterimizi düşürmelerine karşılık yanıttır." dedi. İRAN: 6 FÜZE İLE SALDIRI DÜZENLENDİ Öte yandan İran devlet televizyonu, Keşm Adası'nda patlamaların meydana geldiğini ve "düşman kuvvetlerinin" bölgeye savaş uçaklarından ateşlenen 6 füze ile saldırı düzenlediğini duyurdu. KATAR VE KUVEYT HAVA SAHALARINI KAPATTI Katar ve Kuveyt, gelişmelerin ardından hava sahalarını geçici olarak kapattı. ABD üslerinin bulunduğu Körfez ülkelerinde hava savunma sistemleri aktif hale getirildi. İRAN: HELİKOPTER KASTEN HEDEF ALINMADI İran Dışişleri Bakan Yardımcısı, ABD Başkanı Donald Trump'ın, İran'ın ABD ordusuna ait bir helikopteri düşürdüğünü ve yanıt vermek zorunda olduklarına dair açıklamasına ilişkin Al Jazeera televizyonuna konuştu. Hürmüz Boğazı üzerinde dün düşen ABD'ye ait Apache helikopterinin İran tarafından kasten hedef alınmadığını ifade eden İranlı yetkili, saldırının arkasında İran'ın olmadığını ancak bölgedeki gergin durum nedeniyle bu tür olayların "kasıtsız" olarak meydana gelebileceğini kaydetti. "ŞEYTANA BİR TOKAT DAHA ATAN SAVAŞÇININ ELİNİ ÖPÜYORUZ" İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Sözcüsü İbrahim Rezai, düşürülen helikopterin İran tarafından vurulduğuna atıf yaparak, "Hürmüz Boğazı'nda bir ABD helikopterini vurup şeytana bir tokat daha atan savaşçının elini öpüyoruz." ifadelerini kullandı. Rezai, ABD’nin uyguladığı deniz ablukasının bir savaş eylemi olduğunu ve yine ABD’nin düşürülen helikoptere karşılık İran’a saldırı düzenlerse hızlı ve kararlı şekilde karşılık vereceklerini söyledi. İran devlet televizyonuna göre, Rezai'nin aksine İranlı askeri bir kaynak, ülkesinin son 24 saat içinde Hürmüz Boğazı'nda havadan herhangi bir askeri saldırı gerçekleştirmediği ve ABD'nin düşürülen helikopteri gerekçe göstererek İran'a saldırması halinde kesin bir cevapla karşı karşıya kalacağı uyarısında bulundu. ARAKÇİ: SİLAHLI KUVVETLERİMİZ HİÇBİR SALDIRI VE TEHDİDİ CEVAPSIZ BIRAKMAYACAK İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD'nin saldırılarını cevapsız bırakmayacaklarını belirtti. Arakçi, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamasında şunları kaydetti: "Savaş meydanındaki yenilgilere rağmen, ABD bizim kararlılığımızı test etmeyi seçti. Güçlü silahlı kuvvetlerimiz hiçbir saldırıyı veya tehdidi cevapsız bırakmayacak." ABD'nin "güvende olmak istiyorsa" bölgeyi terk etmesi gerektiğini vurgulayan Arakçi, "Fars Körfezi'nin tarihi, izinsiz bölgeye gelen yabancıların vahim akıbetlerine dair pek çok bölüm içerir." ifadelerini kullandı. ABD BASINI: İRAN'A AİT HAVA SAVUNMA SİSTEMLERİNİ HEDEF ALINDI İran devlet televizyonu, ABD'nin, Hürmüzgan eyaletine bağlı Sirik kentinde 2 su deposunu hedef aldığını duyurdu. ABD saldırıları sonucu bölgede su kesintilerinin yaşandığı belirtildi. Devlet televizyonu ayrıca, Keşm Adası'nda bulunan hiçbir ticari limanın saldırıların hedefi olmadığını açıkladı. ABD basını ise ABD ordusunun, Hürmüz Boğazı çevresindeki bazı İran hava savunma sistemleri ile radar sistemlerini hedef aldığı iddia edildi. Üst düzey ABD'li yetkililer, ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığının (CENTCOM) İran'a yönelik "karşı saldırılar" düzenlemeye başlamasına ilişkin Axios'a açıklama yaptı. Yetkililer, ABD ordusunun İran'a ait bazı hava savunma bataryaları ve radar sistemlerine saldırı düzenlediğini ileri sürdü. Saldırıların Hürmüz Boğazı çevresinde gerçekleştirildiğini savunan yetkililer, operasyonun kapsamına ilişkin ayrıntı paylaşmadı. Son Dakika, İran Radyo Televizyon Kurumu (İRİB),

REUTERS: Trump, İran'ın Beyrut saldırısına misilleme yapmasının ardından İsrail'i geri adım atmaya zorlayacağını söyledi. Haber

REUTERS: Trump, İran'ın Beyrut saldırısına misilleme yapmasının ardından İsrail'i geri adım atmaya zorlayacağını söyledi.

Trump, İran'ın füze fırlatmasının ardından, "Bu kesinlikle müzakerelere yardımcı olmayacak" dedi. ABD Başkanı Donald Trump, Pazar günü yaptığı açıklamada, İran'ın Beyrut'un banliyölerine düzenlenen bir saldırıya misilleme olarak İsrail hedeflerine füze salvosu fırlatmasının ardından İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu'ya misilleme yapmaması talimatını vereceğini söyledi . (Axios haber ajansı bildirdi.)İran uzun zamandır ABD ile yapılacak herhangi bir barış anlaşmasının , İsrail'in Mart ayında İran destekli Hizbullah savaşçılarını takip etmek için işgal ettiği Lübnan'da da ateşkesin sağlanmasına bağlı olacağını söylüyor. Hizbullah savaşçıları da Tahran'la dayanışma içinde sınır ötesine roket ve insansız hava araçlarıyla saldırmıştı. Ancak İsrail, ABD'nin geçen hafta Lübnan için ateşkes planını açıklamasından bu yana ilk kez Pazar günü Beyrut bölgesine hava saldırıları düzenledi.İran Devrim Muhafızları, Nasıra yakınlarındaki Ramat David hava üssünü hedef aldıklarını açıkladı. İsrail ordusu ise İran'dan fırlatılan füzeleri tespit ettiğini ve savunma sistemlerinin bunları engellediğini bildirdi.İsrailli bir yetkilinin verdiği bilgiye göre, hafta sonunu New Jersey, Bedminster'deki golf kulübünde geçiren Trump ile Netanyahu yaklaşık yarım saat süren bir telefon görüşmesi yaptı; ancak daha fazla ayrıntı verilmedi. Beyaz Saray ve İsrail başbakanlık ofisi, yorum taleplerine hemen yanıt vermedi. aha önce Trump, Axios haber kuruluşuna verdiği demeçte Netanyahu'ya misilleme yapmaması için baskı yapacağını söylemişti.Trump, “İsrail kendi saldırısını yaptı, İran da kendi saldırısını yaptı. Bir başkasına ihtiyacımız yok,” dedi. “İran ile nihai bir anlaşmaya çok yakınız. İyi bir anlaşma olacak. Şu anda yaşananlar yüzünden bunun suya düşmesini istemiyorum.”İran saldırısının ardından Reuters'e isminin açıklanmaması koşuluyla konuşan bir İsrail kaynağı, İsrail'in misilleme yapacağını söyledi.Yerel saatle gece yarısından kısa bir süre sonra, İsrail ordusu, Genelkurmay Başkanı Eyyal Zamir'in şu ana kadar İran'a saldırma emri almadıklarını, ancak emir verildiği anda "kararlılıkla" bunu yapacaklarını söylediğini aktaran kısa bir açıklama yayınladı.ABD-İran görüşmelerinin savaşı durdurma amacıyla başlamasından bu yana İsrail, Lübnan'da Hizbullah ile olan çatışmada saldırılarına devam etti; İsrailli yetkililer bu çatışmanın İran ile yapılacak herhangi bir ateşkesle ayrı ele alınması gerektiğinde ısrar ediyor. Tahran, ABD ile yapılacak bir barış anlaşmasının Lübnan'ı da içermesini talep ediyor ve İsrail'in oradaki saldırılarının görüşmeleri tehlikeye attığı konusunda uyarıda bulunuyor.Reklam · Devam etmek için aşağı kaydırınİran'ın baş barış müzakerecisi ve Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf, ABD üslerinin ve İsrail varlıklarının, "Lübnan'la ilgili anlaşmaların ihlali" de dahil olmak üzere düşmanca eylemler nedeniyle meşru hedefler olduğunu söyledi.Pazar gününden önce, İran, Nisan ayında başlayan geniş çaplı savaşta ateşkesin ardından İsrail'i hedef almamıştı, ancak Hizbullah bunu yapmıştı.10 maddeden 1.si: 7 Haziran 2026'da İsrail'in Aşkelon kentinden çekilen bu fotoğrafta, İran'ın İsrail'e yönelik füze saldırısı sırasında gökyüzünü aydınlatan bir ışık çizgisi görülüyor. REUTERS/Amir Cohen[1/10] 7 Haziran 2026'da İsrail'in Aşkelon kentinden görüldüğü üzere, İran'dan İsrail'e yapılan füze saldırısı sırasında gökyüzünü aydınlatan bir ışık çizgisi. REUTERS/Amir Cohen Lisans Haklarını Satın Al, yeni sekmede açılırTrump, Washington ve Tahran'ın savaşı sona erdirmek konusunda bir anlaşmaya yakın oldukları konusunda defalarca ısrar etti.Trump, çatışmanın 100. gününü anmak için Pazar günü yayınlanan önceden kaydedilmiş bir röportajda NBC News'in "Meet the Press" programına, "Anlaşmaya çok yakınız, yoksa onları yerle bir edeceğim" dedi. TRUMP LÜBNAN'A SALDIRI İSTEMİYOR Trump, İran'la barış anlaşmasına zemin hazırlamak için İsrail'in Lübnan'daki saldırılarını durdurması yönünde baskı yaptı ve geçen hafta yaptığı telefon görüşmesinde Netanyahu'ya küfürler savurdu. Bu görüşmenin ardından Netanyahu, Beyrut'a yönelik saldırı planlarından vazgeçmiş gibi göründü.Ancak İsrail, binlerce insanın ölümüne ve yüz binlerce insanın evlerinden sürülmesine neden olan Lübnan harekatını hiçbir zaman tamamen durdurmadı. Ateşkes görüşmelerine katılmayan Hizbullah da saldırılarına devam etti ve İsrail saldırılarını durdurup Lübnan'dan çekilmedikçe silahlarını bırakmayacağını söyledi.Netanyahu, İsrail'in Pazar günü Beyrut'un güney eteklerinde, uzun süredir Hizbullah'ın kalesi olan Dahiye bölgesine düzenlediği saldırıların, Hizbullah'ın İsrail'e ateş açmasına karşılık olarak emredildiğini söyledi.ABD ve İsrail'in Nisan ayı başlarında İran'a yönelik saldırılarını durdurmasından bu yana, daha geniş çaplı savaş çıkmaza girdi; Tahran ise Orta Doğu petrolünün ana geçiş yolu olan Hürmüz Boğazı'ndan geçen çoğu gemi trafiğini bloke etti. Washington da İran limanlarına kendi ablukasını uyguladı. Washington ve Tahran, boğazı yeniden açacak bir ön anlaşmaya yakın olduklarını söyleseler de, karşılıklı saldırılar düzenlemeye devam ettiler ve son günlerdeki tırmanışlar, ABD üslerine ev sahipliği yapan yakındaki Arap devletlerine yönelik saldırıları da içerdi.Trump, savaşı sona erdirecek herhangi bir anlaşmanın İran'ın nükleer silah geliştirmesini engellemesi gerektiğini söyledi ve 2015'te dönemin Başkanı Barack Obama ile yapılan ve Trump'ın daha sonra reddettiği anlaşmadan daha sert şartlar sunması için baskı altında.Tahran'ın talepleri arasında ABD ve uluslararası yaptırımların kaldırılması, boğaz üzerindeki etkisinin tanınması ve dondurulmuş milyarlarca dolarlık varlığın serbest bırakılması yer alıyor.Reuters'e Cumartesi günü konuşan ve ABD planlarına aşina bir kaynak, Washington'un İran'ın verdiği zararı onarmak için İran'ın varlıklarını Körfez komşularının kullanımına sunabileceğini söyledi.İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazem Gharibabadi Pazar günü yaptığı açıklamada, İran varlıklarının bu şekilde başka amaçlara yönlendirilmesinin yasa dışı olacağını ve Tahran'ın buna karşılık önlemler alacağını söyledi.Netanyahu, geçen hafta bu yılki ulusal seçimler öncesinde Lübnan'da ilan edilen yeni ateşkes nedeniyle siyasi rakipleri tarafından eleştirildi . Reuters bürolarının haberleri; Peter Graff ve Kristina Cooke tarafından yazıldı; William Maclean, Mark Potter, Nick Zieminski ve Paul Simao tarafından düzenlendi. New Jersey, (Reuters)

ENVER ÖZBİLEN: Bir Lokma Ekmek, Bir Çocuk Bezi, Bir oyuncak; Soykırımla Koparılan Bacağa Protez Demek.. Haber

ENVER ÖZBİLEN: Bir Lokma Ekmek, Bir Çocuk Bezi, Bir oyuncak; Soykırımla Koparılan Bacağa Protez Demek..

İnsanoğlu asırlar boyu “kalıcı barış atmosferinin dünyaya baharı yaşattığı dönemleri” gördü mü hiç? 70 milyon Kızılderili soykırımı yanında nükleer atom bombası suçlusu ABD ve yandaşı soykırımcı İsrail günümüzün en acı örnekleri.. Ne yazık ki şeref ve onurunu giderek yitirmekte bu iki ülke yönetimleri? Bir avuç toprak, bir galon petrol, yeraltı değerli madenleri uğruna.. Bu nedenle uluslar, 3. Dünya Savaşı pandemisi ile karşı karşıya.. Beyni virüsler tarafından değil, yüreği “savaş, işgal ve soykırım hastalığı” ile bataklaşan egemen güçler yüzünden.. Bencil üstünlük SARA’sına yakalanmış bu nükleer silahlı insan bozuntuları çağdaş insan değerlerini ve uluslararası hukuku hiçe saymakta.. Bundan böyle bu kendini bilmez hasta ruhlar, tükürüp çöpe attıkları uygarlık sözcüğünü, ağızlarında sakız gibi çiğnemek hakkına sahip değiller.. İnsan ve ulus haklarına bağlı tüm değerleri ve hukuku tepelemiş olmaları yüzünden.... Dünyada çoğu ülkeler sömürgeciliğe dayalı zenginliğin, refahın doruğunda zevk ve sefa sürerken, Filistin halkı, işgal, açlık, yoksulluk, ölüm ve soykırım zulmü ve çağını yaşıyor.. Bu alçaklar yüzünden.. Yaklaşık 80 yıldır.. Siyonistlerce dili, kimliği, inancı, kültürü farklı olduğu için toprağı çalınmakla kalmayıp, geçim kaynakları, kümes hayvanları dahil, tüm varlıklarına hunharca el konulup ezilmekte Filistin halkı.. Kendi yurtlarından kovulup, vatansız bırakılmaları istenilmekte .. Onlar ise, “Ana gibi yar vatan gibi diyar olmaz” sadakati ile ölüm pahasına direnmeye devam etmekte. Euro Med raporuna göre 7 Ekim 2023’ten beri Siyonistlerce her gün 30 Filistin halkı bedensel engelli hale sokulmakta.. Sağlık ve tedavi hizmetleri de vahşi soykırım savaşı nedeniyle felç olmuş durumda.. Siyonistler açlığa bağlı soykırımı da haince ve vahşice uygulamakta.. İnsana, canlıya ve hukuka öz her türlü değeri çiğneyen Siyonistler, ulus halkların vicdanını da ayaklar altına almakta.. Yandaşlarının acımasız desteğini arkalarına alarak.. O işgalci sömürgeci güçler de hep yanlarında.. Batı’nın her devirde her zaman içimizi acıtan çifte standartları yalnızca bizlerin değil tüm dünyanın malumu.. İki yüzlü Avrupa Yayın Birliği, Rusya’yı Eurovision’dan dışlarken İsrail’e kucak açıyor, Viyana Eurovision sahnelerinde.. Utanmazca. Filistin temsilcisinin, Eurovision’a alınan İsrail için, “sanata, kültüre, İnsanlığa ihanet“ sözleri ne kadar yerinde.. Gerçekten sanata, sanatçılara ve Filistin halkına, Dünya kamu vicdanına hakaret değil mi bu?.. Duyarlı bazı ülkeler yarışmadan çekilirken, binlerce sanatçı ve vicdanlı Viyana halkı Eurovision tarihinin en büyük boykot ve protestosunu gerçekleştirdi.. Siyonistlerin soykırımı lanetlendi, haykırılarak ve Filistin bayrakları açılarak.. İyi yürekli kaç Yahudi kaldı İsrail’de bilemem ama Siyonistler Orta Doğu‘yu ele geçirmek sapık ideolojisi ile iyice haydutlaştılar.. Be hey pervasız vicdansız soykırımcılar.. Yıllarca katlettiğiniz Filistin, Lübnan, Suriye ve diğer Orta Doğu halkı acı ve gözyaşı demek.. Gazze demek bir lokma ekmek, bir çocuk bezi, bir oyuncak demek.. Bir kutu ilaç, "Ampute" uzuvlara bir protez demek.. Katlettiğiniz her sivil bedene bir nefes demek.. Sizin bir hamile ana ve bebeğine layık görmediğiniz alçakça aldığınız her nefes gibi.. Alçakça saldırdığınız SUMUD demek.. Umarım şemsiyeniz ABD ve diğer yandaşlarınız ile birlikte, iyi yürekli ulus halkların “insan hakları” denizinde en kısa zamanda boğulursunuz.. Sömürge, savaş ve soykırım heveslisi tüm ruh hastaları ile birlikte.. Mazlum uluslar ve tüm canlılara saygı ve barış çağının yeniden dünyaya egemen olması dileklerimle.. Kurban Bayramınızı Candan Kutlarım.. .... Fotoğraflar; Unicef ..... Yazarın tüm yazıları için tıklayınız

Vatan Aşkı İle Cepheye Koşan Türk Kadını:  Nene Hatun! Haber

Vatan Aşkı İle Cepheye Koşan Türk Kadını: Nene Hatun!

1857 Erzurum'un Çeperli köyünde dünyaya geldi. Babasının adı Hüseyin, annesinin adı Zeliha'dır. 98 yıl Erzurum'da yaşadıktan sonra yine Erzurum'da, zatürre hastalığından Erzurum Numune Hastanesi’nde 22 Mayıs 1955 günü yenik düşerek dünya hayatına vedâ etti. Cenazesi, resmi törenle Aziziye Şehitliği’ne defnedildi. Ölümünden üç ay önce Türk Kadınlar Birliği tarafından yılın annesi seçilmişti. Tarihimizde 93 Harbi olarak anılan 1877 - 1878 Osmanlı - Rus Savaşı sırasında, Erzurum'daki Aziziye Tabyası'nın savunulmasında kahramanca çalıştı. Adını bu şekilde tarihe yazdırdı. Mücâdeleye, küçük yaştaki oğlunu ve kızını evde bırakarak katılmıştı. O sıralarda 20 yaşlarında genç bir gelindi. 7 Kasım 1877 gününün gece yarısında, bölge halkından olan Osmanlı vatandaşı Ermeni çeteleri Erzurum'un Aziziye Tabyası'na girmeyi başarmışlardı. Tabyayı koruyan Türk askerlerini öldürdüler. Arkadan gelen Rus askerleri, hiçbir mukavemetle karşılaşmaksızın tabyayı ele geçirdiler. Baskından yaralı olarak kurtulmayı başaran bir er, şehir merkezine ulaşıp kara haberi Erzurum'lulara ulaştırdı. Sabah ezanından hemen sonra minârelerden şehir halkına duyuru yapıldı. ""Moskof askeri Aziziye Tabyası'nı ele geçirdi."" Bu haber, Erzurum halkı tarafından, vatan savunması için emir telakki edildi. Silâhı olan silâhını, olmayanlar; balta, tırpan, kazma, kürek, sopa ve taşları ellerine alarak Tabya'ya doğru koşmaya başladı. Kadın - erkek tüm Erzurum halkı yollara dökülmüştü. Koşanlar arasında, erkeği cephede çarpışan bir tâze gelin de vardı. Ağabeyi bir gün önce cepheden yaralı olarak gelmiş ve kollarında can vermişti. Üç aylık bebeğini emzirmiş, ""Seni bana Allah verdi. Ben de O'na emânet ediyorum."" Diyerek vedâlaştıktan sonra birkaç saat önce ölen ağabeyinin kasaturasını alarak sokağa fırlamıştı. Erzurumlular, ölüme gittiklerini bildikleri halde, Aziziye Tabyası'na doğru koşuyordu. Tabyaya yerleşmiş olan Rus askerleri, gelenlere yaylım ateşi açtı. Ön sıradakiler o anda şehit oldular. Arkadakiler, geri çekilmek yerine daha bir kararlı ve hızlı olarak ileri atıldılar. Demir kapılar kırılıp içeri girildi. Boğaz boğaza bir savaş başladı. Mükemmel silâhlarla donanmış Moskof ordusu, baltalı - tırpanlı, taşlı - sopalı eğitimsiz halk karşısında ancak yarım saat tutunabildi. 2300 Moskof öldürülüp, Tabya geri alındı. Türkler, 1000 kadar şehit vermişlerdi. Hemen yaralıların tedâvisine başlandı. Nene Hâtun da yaralılar arasındaydı. Fakat o yarasına aldırmıyor, evindeki bebeğini unutmuş, diğer yaralıların kanını durdurabilmek, yaralarını sarmak için çırpınıyordu. Nene Hâtun böyle bir ortamda tanındı ve saygı ile sevil di. O'nun, vatan için gece başlayan mücâdelesi, tüm düşman Erzurum'dan kovuluncaya kadar devam etti. Erzurum'un her karış toprağında cephâne taşıyarak, yaralılara hemşirelik yaparak, yemek pişirerek, su dağıtarak, hizmetten hizmete koşarak destanlaştı. Gazi Ahmet Muhtar Paşa'nın zaferinde Nene Hâtun'un ve O'nun vatan aşkını paylaşan sivil insanların da payı vardı. Savaştan sonra da Nene Hâtun, destan kahramanlarına yaraşır bir asâletle yaşadı. Kendisini ziyâret eden NATO'da görevli Amerika'lı subayın bir sorusuna: ""O zaman vazifemi yapmıştım. Bu gün de ilerlemiş yaşıma rağmen aynı hizmeti, daha mükemmeliyle yapacak güç ve heyecana sahibim."" cevabını vermişti. " (Kaynak: Erzurum Portalı)

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.