Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sanat

bursaarena.com.tr - Sanat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sanat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kocaeli'de 'Engelsiz Adımlar Türkiye Şampiyonası' tamamlandı Haber

Kocaeli'de 'Engelsiz Adımlar Türkiye Şampiyonası' tamamlandı

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğini üstlendiği “Engelsiz Adımlar Türkiye Halk Oyunları Yarışması” muhteşem bir atmosfere sahne olarak tamamlandı. İlimizde gerçekleşen final müsabakalarında heyecan ve gurur aynı anda yaşandı. KOCAELİ (İGFA) - Kocaeli Büyükşehir Belediyesi yine muhteşem bir organizasyona ev sahipliği yaptı. Kocaeli Şehit Polis Recep Topaloğlu Spor Salonu’nda, Türkiye Halk Oyunları Federasyonu’nun 2026 yılı faaliyet programında yer alan “THOF Engelsiz Adımlar Türkiye Halk Oyunları Şampiyonası” büyük katılımla gerçekleşti. Özel bireylerin kültürel yaşam içerisinde daha aktif rol almalarını sağlamak, yeteneklerini sergileyebilecekleri bir alan oluşturmak ve halk oyunları aracılığıyla toplumsal farkındalığı artırmak amacıyla düzenlenen organizasyonda, Türkiye’nin farklı illerinden gelen ekipler aynı sahnede buluştu. ENGEL YOK, SADECE SEVGİ, RİTİM VE BİRLİKTELİK VAR Halk oyunlarının her ritminde bu toprakların geçmişten bugüne taşıdığı değerlerin, azmin ve dayanışmanın izleri yer alıyor. “2026 yılı; azmin, sevginin ve inancın en güzel sahnesi” anlayışıyla gerçekleştirilen şampiyonada özel bireyler, yüzyılların kültürel mirasını sahneye taşıdı. Organizasyonda; hiçbir engelin memleket sevgisine, sanata ve üretmeye engel olamayacağı vurgulanırken, sahne alan her birey halk oyunlarının birleştirici gücüyle izleyenlere unutulmaz anlar yaşattı. TÜRKİYE’DE BİR İLK OLMA ÖZELLİĞİ TAŞIYOR Özel gereksinimli bireylerin sanat ve halk oyunları aracılığıyla sosyalleşmelerini, özgüven kazanmalarını ve toplumsal yaşama daha aktif katılmalarını desteklemek amacıyla hayata geçirilen proje, Türkiye Halk Oyunları Federasyonu ve Kocaeli Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıyor. Bu yıl ilk kez düzenlenen Engelsiz Adımlar Türkiye Halk Oyunları Yarışması finali, Türkiye’nin dört bir yanından gelen ekiplerin katılımıyla büyük bir coşku içerisinde tamamlandı. GONCA’NIN EFELERİ BİRİNCİLİK ELDE ETTİ Dört farklı kategoride gerçekleştirilen yarışmada toplam 14 ekip sahne aldı. Yarışmada Kocaeli Büyükşehir Belediyesi bünyesinde faaliyet gösteren Gonca Engelsiz Yaşam Merkezi’nin “Gonca’nın Efeleri” ekibi, “Türkiye Gençler Düzenlemeli Dal” kategorisinde Türkiye birinciliğini elde ederek büyük bir başarıya imza attı.

Belgesel Film Festivali başladı Haber

Belgesel Film Festivali başladı

Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi’nin destekleriyle düzenlenen 2. Urfa Belgesel Film Festivali başladı. Kültürel miras, ekoloji ve gastronomi temalarında 22 belgeselin gösterileceği festivalde, beş gün boyunca film gösterimleri, yönetmen söyleşileri, paneller ve kültürel gezi programları sanatseverlerle buluşacak. ŞANLIURFA (İGFA) - Şanlıurfa Büyükşehir Belediyesi’nin destekleri ve Harran Üniversitesi’nin akademik katkılarıyla gerçekleştirilen 2. Urfa Belgesel Film Festivali, açılış programıyla başladı. Sanat, akademi ve sinema dünyasını bir araya getiren festival, kültürel mirasın korunması, belgelenmesi ve gelecek kuşaklara aktarılmasına katkı sunmayı amaçlıyor. Vali Kemalettin Gazezoğlu Kültür Merkezi’nde (Reji Kilisesi) düzenlenen açılış programına Harran Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet İlyas, Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Bilişim A. Ş. (UKB9 Genel Müdürü Mehmet Tütüncü, akademisyenler, sanatçılar, öğrenciler ve çok sayıda davetli katıldı. Festivalin açılışında konuşan Festival Başkanı Prof. Dr. Sedat Benek ile Türkiye Sinema Eseri Sahipleri Meslek Birliği (SESAM) Yönetim Kurulu Başkanı Bahriye Kabadayı Dal, belgesel sinemanın toplumsal hafızanın korunmasındaki önemine dikkat çekti. Program kapsamında sahne alan Vox Humanis Çok Sesli Koro Topluluğu, seslendirdiği eserlerle katılımcılara müzik ziyafeti sundu. Ardından festivalin açılış filmi olan “Bilgiye Yolculuk: Endülüs” belgeselinin gösterimi gerçekleştirildi. Yönetmenliğini Prof. Dr. Sedat Benek’in üstlendiği yapım, Endülüs medeniyetinin bilim, kültür ve düşünce tarihine yaptığı katkıları ele aldı. Festival hakkında bilgi veren Prof. Dr. Sedat Benek, bu yıl kültürel miras, ekoloji ve gastronomi olmak üzere üç ana kategoride seçilen 22 belgeselin gösterileceğini belirterek, film gösterimlerinin ardından yönetmenlerle söyleşiler düzenleneceğini söyledi. Benek, ayrıca festival kapsamında altı farklı etkinlik ile arkeolojik alanlar ve tarihi mekânlara yönelik geziler gerçekleştirileceğini ifade etti. FESTİVAL BAŞKANI BENEK’TEN BAŞKAN GÜLPINAR’A TEŞEKKÜR Benek, festivalin hayata geçirilmesine katkı sunan kurum ve kuruluşlara teşekkür ederek, özellikle festivalin ana sponsorluğunu üstlenen Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Mehmet Kasım Gülpınar’ın desteklerinin organizasyonun gerçekleştirilmesinde önemli rol oynadığını ifade etti. 18-22 Haziran tarihleri arasında devam edecek festivalde film gösterimlerinin yanı sıra paneller, kültürel miras söyleşileri ve saha gezileri de yer alacak. Etkinliklerde Şanlıurfa’nın tarihi, kültürel ve gastronomik değerleri akademik bakış açısıyla ele alınacak. Festivalin, kentin kültürel ve sanatsal yaşamına önemli katkılar sunması hedefleniyor.

Kır Çiçekleri 'Sevgili Doktor' oyunuyla sahneye çıktı Haber

Kır Çiçekleri 'Sevgili Doktor' oyunuyla sahneye çıktı

Güler-Osman Köseoğlu Ortaöğretim Kız Öğrenci Yurdu öğrencileri (Kır Çiçekleri), uzun süredir hazırlandıkları tiyatro gösterisiyle sanatseverlerle buluştu. Yönetmenliğini Alparslan Çolak’ın üstlendiği “Sevgili Doktor” adlı oyun, ÇEK Sanat GKM’de sahnelendi. BURSA (İGFA) - Gösteri öncesinde fuaye alanında düzenlenen kokteylde davetliler bir araya gelirken geceye, ÇEK Yönetim Kurulu Üyeleri Kubilay Aydın, Prof. Dr. Rüçhan Uz, Şükran Yılmaz Soğukpınar, Yürütme Kurulu Üyesi Nilgün Can ile Eğitim ve Bilim Kurulu Üyesi Nuray Yılmaz katıldı. Dünyaca ünlü Rus yazar Anton Çehov’un kısa oyunlarından uyarlanan ve Neil Simon tarafından tiyatroya kazandırılan “Sevgili Doktor”, öğrencilerin başarılı performanslarıyla izleyiciyle buluştu. Sahnedeki oyunculuklarıyla zaman zaman duygu dolu, zaman zaman mizahi anlar yaşatan öğrenciler, seyircilerden büyük alkış aldı. Bir dönem boyunca özveriyle çalışan öğrenciler, sahne performanslarıyla profesyonel bir atmosfer oluştururken, sahnelenen oyun da sanatın birleştirici gücünü bir kez daha ortaya koydu. Yoğun katılımla gerçekleşen gecenin sonunda öğrenciler ayakta alkışlandı. Program kapsamında ÇEK Yönetim Kurulu Üyesi Kubilay Aydın tarafından Yönetmen Alparslan Çolak’a çiçek ve teşekkür belgesi takdim edildi. 15 Haziran’da ikinci kez sahnelenen oyun, izleyenlerden yine büyük alkış alarak sezon finali yapmış oldu. Oyunda görev alan Kır Çiçekleri, önümüzdeki dönem yeni bir oyuna daha hazırlanarak izleyicileri tiyatronun büyülü dünyasıyla yeniden buluşturmayı hedefliyor.

Bir ruh macerası: Yazar ve senarist Ayşe Şasa Haber

Bir ruh macerası: Yazar ve senarist Ayşe Şasa

Yaşamı boyunca hakikati bulmaya çalışan, arayış ve anlam bulma yolunda ilerlerken yazın dünyasına eserler veren yazar ve senarist Ayşe Şasa'nın vefatının ardından 12 yıl geçti. Tam adı Ayşe Mihriban Şasa olan usta senarist ve yazar, 1 Şubat 1941'de İstanbul Amerikan Hastanesi'nde Çerkez anne ile diğer taraftan Güney Doğu aşiretine mensup bir babanın çocuğu olarak dünyaya geldi. Yetişme çağındayken dadılara teslim edilen Şasa, açıklamalarında çok yalnız ve bedbaht bir çocukluk yaşadığını belirtirken doğumundan itibaren yaklaşık 12 yıl süren ve farklı mürebbiyelerin eğitimi altında geçirdiği yabancı dadı yönetimini "çocukluk ülkemde hükmünü sürdüren bir rejim" olarak adlandırmıştı. Mürebbiyelerle geçen bir çocukluk Hayatını en çok etkileyen insanlardan birisi olarak dedesini gösteren Ayşe Şasa'nın hayatında dedesinin savaşçı doğası, küçükken kendisine anlattığı savaş hikayeleri, üslubu, dinginliği ve alçak gönüllülüğü izler bıraktı. Ayşe Şasa, Doğu minyatürlerine karşı ilgisini bu anılardan gelen çağrışımlarla ilişkilendirmiş, minyatürlerdeki evreni dedesinin kişiliği, serüvenciliği ve doğasıyla özdeşleştirmişti. Mürebbiyelerin sert tutumları ve ailesinin ilgisizliği nedeniyle korkular içindeki bebeklik döneminden çocukluk çağına geçen Şasa'nın daha sonra yaşayacağı şizofreni belirtilerinin temelini de korku figürleri, yalnızlık teması ve aidiyet problemi oluşturdu. Şasa, ailesinin Batı hayranlığı sebebiyle küçük yaşlardan itibaren bale, piyano ve yabancı dil dersleri aldı. Şasa, Aydın İlkokuluna bir yaş erken başladı. Yazılarında okulda çok ezik ve zavallı olduğundan bahseden Şasa, arkadaşlarının alay ettiğini, hocaları tarafından da kötü muamele gördüğünü belirtmişti. Başarısız geçen ilkokul yıllarının ardından ve dadılar döneminin bitmesiyle yatılı olarak, şimdiki adı Robert Koleji olan Arnavutköy Amerikan Kız Kolejine giriş sınavında derece yaparak okulu kazanan Şasa, buradan 1960'ta mezun oldu. Kemal Tahir ile dostluk kurdu Ayşe Şasa, yaşadığı zaman diliminde Türkiye'nin en zengin ailelerinden birine sahipken toplumun yoksullukla can çekiştiği bir ortamda servet içinde yaşamasını daima sorguladı. Kendisinden beklenen zengin kız rolü yerine entelektüel bilgi arayışıyla kainattaki varlığının sebebini, çevresinin sahip olduğu özellikleri sürekli eleştirerek, bir arayış içerisinde oldu. Usta yazar, henüz 12-13 yaşlarında kendi çapında "Çiftehavuzlar Postası" adında bir dergi çıkardı. Derginin içeriğine karikatürler, gazetelerden kesilmiş kupürler ve resimler yerleştiren Şasa, dergide, arkadaşları hakkında yorumlar ve şaka içerikli yazılar kaleme aldı. Öğrencilik yıllarından itibaren sinemaya ilgi duymaya başlayan Şasa, "Yaşadığımız Yıllar" adlı ilk oyununu liseden mezun olacağı yıl yazdı. Oyundan tiyatro oyuncuları ve yazarlar tarafından övgüyle bahsedildi. Şasa, 1963-1965 yıllarında Robert Kolej'in İdari Bilimler Bölümü'ne devam etti. Başarılı senarist, okul arkadaşları vasıtasıyla yazar Kemal Tahir'le tanışıp güçlü bir dostluk kurdu. Kemal Tahir'in kendisine söylediği, "Maskaralık yaptığın sürece seni alkışlarlar. Ciddi bir şey yaptığında kimse suratına bakmaz. Yolunu ona göre seç." sözü, Şasa için dönüm noktası oldu. 1963'te senaryo yazmaya başladı Yönetmen, yapımcı ve senarist Atıf Yılmaz'a asistanlık yapan Şasa, 1963'te senaryo yazmaya başladı. "Sinema, yaratıcısının bilinçaltını ayna gibi dışa vuran bir sanat." diyen Şasa, 1972'de yayınlanan "Utanç" filmine imza attı. Şasa, filmde çocukluğunda yaşadığı Yahudi-Hristiyan etkisiyle kendi iç dünyasında yaşanan çalkantılı durumu beyaz perdeye yansıttı. Şasa, Türk sinemasına 1960 ve 1970'li yıllarda senaryolarıyla yön veren Halit Refiğ ve Lütfi Akad gibi yönetmenlerle de çalıştı. İlk evliliğini 18 yaşındayken Atilla Tokatlı ile yapan Şasa, ikinci evliliğini yönetmen Atıf Yılmaz ile gerçekleştirdi. İlk evliliğinin ardından Boğaziçi Üniversitesinde İşletme Bölümüne başlayan Şasa, eğitimini yarıda bırakarak sinema dünyasına geri döndü. Ayşe Şasa, 1980'li yıllarda geçirdiği ağır rahatsızlık sonrası sinema dünyasından 10 yıl uzak kaldı. Bu süreçte üçüncü eşi usta senarist Bülent Oran kendisine destek oldu. İnziva döneminde düşünsel anlamda kendisini değiştiren Şasa, daha bilimsel, sezgici bir hayat sürmeye başladı ve bu yeni yaşam tarzı, eserlerine de yansıdı. İbnü'l Arabi'nin "Fusüsu'l-Hikem" kitabıyla hakikatle tanıştı İbnü'l Arabi'nin "Fusüsu'l-Hikem" kitabının çevirisini 1981'de okuduktan sonra çok etkilenen Şasa, İslam'a ve İslam tasavvufuna yönelmesini, bütünüyle bu kitaba bağlamış ve 18 yıl boyunca yaşadığı ağır sinir hastalığından bütünüyle kurtulduğunu aktarmıştı. Senaryoları, yazıları ve kitaplarıyla Türk sinemasının ve kültür hayatının merkezinde yer alan usta senarist, 1993'te sinemayla ilgili "Yeşilçam Günlüğü" adlı denemeleri okuyucuyla buluşturdu. "Son Kuşlar", "Ah Güzel İstanbul", "Utanç" ve "Gramofon Avrat" gibi filmlerin senaryosuna imza atan Şasa, "Bir Ruh Macerası", "Yeşilçam Günlüğü", "Delilik Ülkesinden Notlar", "Şebek Romanı" adlı kitapları kaleme aldı. Şasa, Sadık Yalsızuçanlar ve İhsan Kabil ile "Düş Gerçeklik Sinema", Ömer Tuğrul İnançer ve Berat Demirci ile de "Vakte Karşı Sözler" kitaplarını kaleme yazdı. Ayşe Şasa, 1963'te "Çapkın Kız", 1965'te "Son Kuşlar" ve "Murat'ın Türküsü", 1966'da "Toprağın Kanı" ve "Ah Güzel İstanbul", 1967'de "Harun Reşid'in Gözdesi", "Balatlı Arif" ve "Kozanoğlu",1968'de "İlk ve Son", "Köroğlu" ve "Cemile",1971'de "Battal Gazi Destanı", "Unutulan Kadın", "Güllü" ve "Yedi Kocalı Hürmüz", 1972'de "Utanç" ve "Cemo", 1973'te "Kambur", 1981'de "Deli Kan", 1982'de "Hacı Arif Bey", 1983'te "Ve Recep ve Zehra ve Ayşe", 1984'te "Ölmez Ağacı", 1986'da "Merdoğlu Ömer Bey", 1987'de "Gramofon Avrat", 1988'de "Arkadaşım Şeytan", 1989'da "Hiçbir Gece", 1992'de "Her Gece Bodrum",1993'te ise "Kanayan Yara Bosna" adlı yapımların senaryosuna imza attı. "Delilik Ülkesinden Notlar" kitabı Şubat 2003'te piyasaya sunulan Şasa, 2008'de "Dinle Neyden" isimli filmle sinemaya dönüş yaptı. Entelektüel bir kişiliğe sahip olan Şasa, sürekli okuyan ve kendini geliştiren bir kadın profili olarak İslami toplumda da yankı uyandırdı. Evini bir okul haline dönüştürerek, gençlere kapısını açan usta yazar, bir süre zatürre rahatsızlığı sebebiyle tedavi görmesinin ardından, 16 Haziran 2014'te hayatını kaybetti ve Sahrayıcedid Mezarlığı'na defnedildi. Ayşe Şasa'nın vefatının 10. senesinde kişisel kitaplığı Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi'ne bağışlandı, kaleme aldığı "Şebek Romanı", "Delilik Ülkesinden Notlar", "Yeşilçam Günlüğü" ve "Bir Ruh Macerası" kitapları ise Ketebe Yayınları'ndan okurlarla buluştu. "İnsan hakikati ararken aslında kendini arar." ifadelerini kullanan Şasa, 2018 yılında Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü'ne değer görüldü. Tabii Şasa'nın hayatını ekranlara taşıdı TRT'nin dijital platformu tabii "Ayşe" dizisiyle Ayşe Şasa'nın hayatını ekranlara taşıdı. Şasa’nın hayatını odağına alan dizi Yeşilçam'ın usta kaleminin başarı, kırılma ve yeniden doğuş hikâyesini izleyiciyle buluşturdu. "Tasavvuf sanata bakışını değiştirdi" Ayşe Şasa’nın hayat hikayesini yazar Süleyman Gündüz ile konuştuk. 1990'lı yıllarda Şasa ile tanıştığını aktaran Gündüz, "Ayşe Şasa ismine sinema ile ilgili olduğum için aşinaydım. Onunla tanışmamız da hem onun modern dünyanın bunalımları içinde hakikat arayışı içerisinde olması hem de sinemanın usta bir kalemi olması sebebiyle olmuştu. Uzun bir dönem kendisiyle yakın bir ilişkimiz oldu. Bu süreçte Şasa aynı zamanda bir aile dostumuz olmuştu. O dönemler Türk sineması üzerine uzun uzun konuştuğumuz dönemlerdi." dedi. Şasa'nın hayatında belli evrelerin olduğunu aktaran Gündüz, "Bu evrelerden bir tanesi sinemada büyük bir senarist olarak yer almasıdır. Özellikle 1960'lı ve 1970'li yıllarda birçok filme imza atıyor. Son dönemlerinde ise Şasa'nın düşünce dünyasında bir farklılaşma oluyor. Bunu bir anlamda da modern insanın psikolojik bunalımlarının sonucu gelişen durumdan kurtulmaya çalışması söyleyebiliriz. Bu dönüşümü daha çok tasavvufla ve özellikle İbnü'l Arabi'nin "Fusüsu'l-Hikem" kitabı üzerinden yapar. Daha sonra hem Muzaffer Ozak hem de Safer Dal ile tanışması onun ruh dünyasında büyük değişimlere sebep olur. Çünkü Batı düşüncesinin insanı parçalanmış bir varlık olarak gördüğünü, İslam irfanının ise insanı bütünlüğüne kavuşturduğunu keşfeder. Bundan sonrasında Ayşe Şasa'nın sinema dünyasına bakış açısı değişmiştir. Yerli sinema ve hakikat merkezli sanat icra etmek gayesinde olmuştur." ifadelerini kullandı. "Modern krizlerden hakikate yolculuk yapabilmiş bir mütefekkir" Gündüz, sözlerine şöyle devam etti: "Ayşe Şasa, her alanda ilişki geliştirebilmiş bir insandı. Toplumun her kesimiyle bir ilişki geliştirebilen aynı şekilde de saygı gören bir şahsiyet olarak karşımıza çıkıyor. Hem dil yeteğinin gelişmiş olması hem aldığı eğitim neticesinde bu konuda çok yetkin olduğunu söyleyebilirim. Şasa, sanatı insanın kendini tanıma yolculuğuna eşlik bir enstrüman olarak görürdü. Sinemanın kendisine Batı'yı örnek almasını eleştirmeye başlamıştı. Ayşe Şasa'yı yalnızca Yeşilçam'ın bir senaristi olarak değil modern çağın ruhsal krizlerini yaşamış ve bu krizlerden hakikate doğru yolculuk çıkarabilmiş mütefekkir bir sanatçı olarak hatırlıyorum. Onun hayatı insanın ideolojilerden irfana, yalnızlıktan manaya, parçalanmışlıktan bütünlüğe doğru yürüyüşünün hikayesidir. Şasa, sinemanın yalnız görüntüden ibaret olmadığını, insan ruhundan da söz etmesi gerektiğini bize hatırlayan nadir isimlerden biridir. Hem yaşamı hem kendisinin örnekliği bize ciddi anlamda büyük bir miras bırakmıştır." Cengiz Yalçınkaya / Haber Prodüktörü -TRT

63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali heyecanı 24- 31 Ekim’de Haber

63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali heyecanı 24- 31 Ekim’de

Türkiye’nin en köklü film festivali, 63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali, 24- 31 Ekim 2026 tarihleri arasında sinemaseverlerle buluşacak. ANTALYA (İGFA) - Antalya Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir’in ev sahipliğinde; Antalya Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Vekili Ramazan Demir, Genel Sekreter Yardımcıları Hüsamettin Elmas, Dr. Çiğdem Hacıoğlu, Cemil Böcek ve Festival Sanat Direktörü Deniz Yavuz’un katılımıyla gerçekleştirilen festival komitesi toplantısının ardından, 63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin 24- 31 Ekim 2026 tarihleri arasında gerçekleştirileceği açıklandı. Festivalin tüm detaylarının konuşulduğu kapsamlı toplantı sonrasında bu sene 63’üncüsü gerçekleştirilecek festival için çalışmalara başlanıldı. ÖZDEMİR, “BU BÜYÜK GELENEĞİ YENİDEN ANTALYA’DA YAŞATACAĞIZ” Antalya Büyükşehir belediyesi Başkan Vekili Büşra Özdemir, Antalya’nın simgesi Altın Portakal Film Festivali’nin bu yıl da hem sinema sektörü hem de sinemaseverler açısından en iyi şekilde geçmesi için titiz bir hazırlık içerisinde olduklarını söyledi. Özdemir, “24-31 Ekim tarihleri arasında sanatın, sinemanın ve yaratıcılığın buluştuğu bu büyük geleneği yeniden Antalya’da yaşatacağız. Bu yıl 63. kez düzenleyeceğimiz festivalin kentimize yakışır şekilde olması için var gücümüzle çalışıyoruz. 63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde buluşmak üzere” ifadelerini kullandı. YAVUZ: “ALTIN PORTAKAL TARİHİNE YAKIŞIR BİR FESTİVAL HAZIRLIYORUZ” 63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Festival Sanat Direktörü Deniz Yavuz, “Altın Portakal tarihine yakışır şekilde, bu kez çok daha derin bir azim ve kararlılıkla festivalin yeni edisyonu için çalışmalarımıza başladık. Uluslararası görünürlüğü, ülke sinema kültürümüzün dünyaya tanıtımı ve yabancı sinema profesyonelleriyle buluşma imkanlarını mümkün kılan Türkiye’nin gözbebeği Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali bu kez her zamankinden daha fazla bir özveri ve kalbi destek ile kapsayıcı ve samimi bir anlayışla gerçekleştirilecek. Antalya’nın sinemamıza, sinemacılarımıza ve film kültürümüze katkısının devamlılığını sağlayarak bu büyük festival mirasımıza karşı sorumluluğumuzu bir an bile unutmadan 63. kez tasarlayacağımız etkinlikte buluşmak dileğiyle” dedi. SİNEMANIN KALBİ BİR KEZ DAHA ANTALYA’DA ATACAK Geçtiğimiz yıl, ulusal kategoride “Tavşan İmparatorluğu” filminin 7 ödülle damga vurduğu, uluslararası kategoride ise “Bir Şair” (A Poet) filminin ‘En İyi Film’ ödülünü kazandığı; ulusal ve uluslararası yarışma seçkilerinin yanı sıra özel gösterimler, söyleşiler ve sektör buluşmalarıyla zengin bir program sunan Altın Portakal, bu yıl da sanatın birleştirici gücüyle Antalya’yı yeniden sinemanın merkezi haline getirmeyi hedefliyor. Sinemanın gelişimine bugüne kadar önemli katkılar sağlayan festival, katılımcılara yine kapsamlı ve nitelikli bir içerik sunmaya hazırlanıyor. Hem sektör profesyonellerini hem de izleyicileri buluşturacak etkinlikler, Antalya’yı bir kez daha güçlü bir kültürel etkileşim noktasına dönüştürecek. 63. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin yarışmalı bölümleri ve Film Forum için başvuru tarihleri ise önümüzdeki günlerde açıklanacak.

Manisa’nın koroları uluslararası başarıya imza attı Haber

Manisa’nın koroları uluslararası başarıya imza attı

Manisa Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı Çoksesli Gençlik Korosu ve Çocuk Korosu, katıldıkları ulusal ve uluslararası festivallerde kazandıkları ödüllerle Manisa’yı başarıyla temsil etti. MANİSA (İGFA) - Manisa Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı bünyesinde çalışmalarını sürdüren Çoksesli Gençlik Korosu ve Çocuk Korosu, katıldıkları festivallerde elde ettikleri başarılarla dikkat çekti. Korolar, sergiledikleri performanslar ve müzikal başarılarıyla çeşitli kategorilerde ödüllere layık görüldü. Korolar, İzmir’de Tarihi Konak Elhamra Sahnesi’nde düzenlenen Mozart Akademi 1. İzmir Çocuk ve Gençlik Koroları Festivali ile 6. Çanakkale Çocuk Koroları Festivali ve Şenliği’nde sahne aldı. Seslendirdikleri eserlerle beğeni toplayan korolar; sahne hâkimiyeti, koro disiplini, estetik yaklaşım, şef-koro uyumu, repertuvar seçimi ve müzikalite gibi alanlarda akademik değerlendirme ödülleri kazandı. FARKLI FESTİVALLERDEN ÖNEMLİ ÖDÜLLER Manisa Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı koroları, Pamukkale Üniversitesi Uluslararası Korolar Festivali’nde de önemli başarılara imza attı. Çoksesli Gençlik Korosu “Müzikalite ve Müzikal Dinamiklerde Başarı” ödülünü kazanırken, Çocuk Korosu ise “Homojenlik ve Koro Tınısında Başarı” ödülüne layık görüldü. Koroların bir diğer başarısı ise İstanbul’da düzenlenen SANSEV Uluslararası Korolar Festivali’nde geldi. Festivalde sahne alan korolar, “Çoksesli Halk Müziği Yorumlamada Başarı” ödülünü alarak Manisa’nın kültür ve sanat alanındaki güçlü temsilini bir kez daha ortaya koydu. Manisa Büyükşehir Belediyesi, genç yeteneklere ve sanata verdiği destekle kültürel üretimi güçlendirmeyi sürdürürken, konservatuvar bünyesindeki korolar da elde ettikleri başarılarla kentin sanat yaşamına değer katmaya devam ediyor.

İzmir’in 2074 vizyonu Kültürpark’ta sergilenecek Haber

İzmir’in 2074 vizyonu Kültürpark’ta sergilenecek

İzmir Büyükşehir Belediyesi, “İki Çizgi Arasında: Geleceğin İzmir’ine Bugünden Bir Bakış” sergisiyle İzmirlileri kentin gelecek 50 yılı üzerine birlikte düşünmeye davet ediyor. 5 Haziran’da açılacak sergi; atölye, oyun ve söyleşilerle katılımcı bir deneyim sunacak. İZMİR (İGFA) - İzmir Planlama Ajansı (İZPA), “İki Çizgi Arasında: Geleceğin İzmir’ine Bugünden Bir Bakış” sergisiyle kentin geleceğini Kültürpark’a taşıyor. 5 Haziran’da Kültürpark Atlas Pavyonu’nda kapılarını açacak sergi; İzmir’in 2074 yılına uzanan vizyonunu sanat, planlama, teknoloji ve ekoloji ekseninde ele alırken, İzmirlileri de bu ortak geleceğin bir parçası olmaya davet ediyor. Etkileşimli alanlardan çocuk atölyelerine, söyleşilerden kent hafızasını besleyecek katılımcı içeriklere kadar birçok başlığı bir araya getiren sergi, İzmir’in geleceğine dair kolektif bir düşünme ve üretme alanı oluşturmayı hedefliyor. İZPA, “2074’ü tahayyül etmek, bugünü yeniden kurmaktır” yaklaşımıyla tüm İzmirlileri kentin geleceğine ortak olmaya çağırıyor. Sergi, 5 Temmuz’a kadar hafta içi 10.00-17.30, hafta sonları ise 10.00-19.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek. KENTİN GELECEĞİ BİRLİKTE ŞEKİLLENECEK İzmir’in 2074 yılına uzanan vizyonunu kültürel, toplumsal ve yaratıcı bir perspektifle ele alan çalışma, kentin geçmişi, bugünü ve geleceği arasında bağ kurmayı amaçlıyor. Sergi kapsamında; planlama, sanat, tasarım, teknoloji, ekoloji ve toplumsal üretim biçimleri çok katmanlı bir bakış açısıyla bir araya getirilecek. Dijital ve fiziksel katmanlarda şekillenecek sergi kapsamında İzmirliler de kente ilişkin veri, hikâye, harita ve gelecek fikirlerini paylaşarak sürece katkı sunabilecek. Sergi boyunca oluşturulacak içeriklerin ise ilerleyen süreçte İzmir’in uzun vadeli planlama vizyonuna katkı sağlayacak açık bir arşive dönüştürülmesi hedefleniyor. Sergi alanında çocukların kentin geleceği üzerine demokratik bir ortamda düşünmesini ve üretmesini hedefleyen özel bir bölüm de yer alacak. İzmir Başka Bir Okul Mümkün Kooperatifi tarafından hazırlanan içerik kapsamında cumartesi günleri çocuklara yönelik atölyeler ve bilim odaklı gösteriler düzenlenecek. Sergi kapsamında gerçekleştirilecek söyleşilerde ise farklı disiplinlerden kent aktörleri bir araya gelerek geleceğe ilişkin fikirlerini paylaşacak. Kent yaşamı, ekoloji, teknoloji, toplumsal dönüşüm ve yaratıcı üretim başlıklarında düzenlenecek buluşmalarla İzmir’in geleceğine dair farklı senaryolar tartışmaya açılacak

Denizli Büyükşehir’in karikatür yarışmasına yoğun ilgi Haber

Denizli Büyükşehir’in karikatür yarışmasına yoğun ilgi

Denizli Büyükşehir Belediyesi’nin bu yıl altıncısını düzenlediği Uluslararası Karikatür Yarışması’na sanatçılar yoğun ilgi göstermeye devam ediyor. “Futbol” temasıyla duyurulan yarışmaya kısa sürede çok sayıda başvuru yapılırken, kayıt sürecinin sürdüğü ve son başvuru tarihinin 7 Haziran 2026 olduğu hatırlatıldı. DENİZLİ (İGFA) - Denizli’nin sanat kenti kimliğini güçlendirmek ve uluslararası kültürel etkileşimi artırmak amacıyla düzenlenen yarışmada, katılımcılar eserleriyle hem sporun evrensel dili olan futbolu hem de karikatür sanatının ifade gücünü bir araya getirecek. Farklı ülkelerden sanatçıların buluşmasına olanak sağlayan organizasyonun, kentin kültürel tanıtımına da katkı sunması hedefleniyor. Yarışma takvimi ve ödüller Yarışma takvimine göre başvurular 7 Haziran 2026 Pazar günü sona erecek. Eserler, 13 Haziran 2026 Cumartesi günü toplanacak jüri tarafından değerlendirilecek ve sonuçlar 17 Haziran 2026 Çarşamba günü kamuoyuyla paylaşılacak. Yarışmada dereceye giren katılımcılar için toplamda yüksek tutarlı ödüller belirlenirken, birinciye 100 bin TL, ikinciye 70 bin TL, üçüncüye ise 50 bin TL ödül verilecek. Ayrıca üç mansiyon ödülü kapsamında kişi başı 20 bin TL, 10-18 yaş altı kategorisinde dereceye giren iki katılımcıya kişi başı 10 bin TL ve “Gürbüz Doğan Ekşioğlu Özel Ödülü” kapsamında ise 30 bin TL takdim edilecek. Seçici kurulda önemli isimler yer alıyor Seçici kurulda karikatür ve mizah dünyasının önemli isimleri yer alırken, yarışmanın koordinatörlüğünü Denizli Büyükşehir Belediyesi Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Daire Başkanı ve karikatürist Mehmet Selçuk üstleniyor. Kurulda Gürbüz Doğan Ekşioğlu, Ali Şur, Şevket Yalaz, Altan Özeskici, Savaş Ünlü, Aşkın Ayrancıoğlu ve Abdülkadir Uslu’nun yanı sıra Denizli Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Özgür Başkurt ile Kültür ve Sanat Şube Müdürü Arif Duru da yer alıyor. Yarışmaya ilişkin detaylı bilgi ve başvuru süreci Denizli Büyükşehir Belediyesinin resmi internet sitesi www.denizli.bel.tr/karikaturyarismasi adresi üzerinden yapılabilecek.

Gençlerin bayramı Mersin'de turnuvalarıyla taçlandı Haber

Gençlerin bayramı Mersin'de turnuvalarıyla taçlandı

MERSİN (İGFA) - Gençlerin ve her zaman genç kalacakların bayramı olan 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı kapsamında bir dizi etkinlik yapan Mersin Büyükşehir Belediyesi, gençleri spor ve sanatın her branşı ile buluşturmaya devam ediyor. Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün izinden giden gençler ile hafta boyu bir dizi spor etkinliği düzenleyen Kültür, Sanat ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı’na bağlı Gençlik ve Spor Hizmetleri Şube Müdürlüğü; voleybol, basketbol ve futbol turnuvaları ile gençlerin bayramını taçlandırdı. “Ben sporcunun zeki, çevik ve aynı zamanda ahlaklısını severim” diyen Atatürk’ün izinde binlerce çocuğu sporlar buluşturan ve Mersin’i bir spor kenti haline getiren Mersin Büyükşehir, birçok spor branşında hafta boyu yaptığı etkinliklerle bayramı dolu dolu geçirdi. Büyükşehir; voleybol, basketbol ve futbol branşlarında yapılan turnuvalar sonunda gençlere unutulmaz bir bayram daha yaşattı. GÖKAYAZ: “MERSİN BÜYÜKŞEHİR OLARAK SPORUN BİRLEŞTİRİCİ GÜCÜNÜ HER ZAMAN ÖN PLANDA TUTUYORUZ” Mersin Büyükşehir Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Şube Müdürü Bünyamin Gökayaz, “19 Mayıs; Ulu Önder Atatürk’ümüzün 107 yıl önce yaktığı bağımsızlık meşalesi ile Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerini oluşturan çok güzel bir bayram. Gençlere adadığı Cumhuriyet içinde spor bayramı olarak da kutladığımız çok değerli bir gün. Biz de Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak gençlerimizi unutmadık ve birçok etkinlik düzenledik” dedi. Hafta boyu yaptıkları pek çok faaliyetten bahseden Gökayaz, “Sporun birleştirici gücünü her zaman Mersin Büyükşehir Belediyesi olarak ön planda tutmaya çalışıyoruz. Birçok farklı etkinlikler düzenliyoruz. Tüm gençlerin 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı’nı kutluyorum” sözlerine yer verdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.