Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Samsun

bursaarena.com.tr - Samsun haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Samsun haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bandırma Vapuru Müzesi yeni yerine taşındı Haber

Bandırma Vapuru Müzesi yeni yerine taşındı

Samsun'un simgelerinden, Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve 18 silah arkadaşını 19 Mayıs 1919'da Samsun'a getiren Bandırma Vapuru replikası Bandırma Gemi Müze ve Milli Mücadele Açık Hava Müzesi, karadan yürütülerek İstiklal Meydanı Kurtuluş Yolu'na getirildi. 240 tonluk Bandırma Gemi-Müzesi, 72 tekerlekli bağımsız aks sistemi ile yaklaşık 3,5 kilometre mesafe katederek yeni konumuna taşındı. Geminin taşınması saat 06.30'da başlayıp yaklaşık 4 saat sürdü. Müze geminin transfer sürecini vatandaşlar da ilgiyle takip etti. Samsun Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Necdet Çamaş, gazetecilere, Bandırma Gemi Müzesi'nin 1999 yılında Samsun'da ziyarete açıldığını söyledi. 8 AYLIK TEKNİK ÇALIŞMA Müzeyi Canik ilçesinden Mustafa Kemal Atatürk'ün Milli Mücadele'yi başlatmak üzere Samsun'a ayak bastığı konuma taşıdıklarını dile getiren Çamaş, "Taşıma süreci yaklaşık 8 aylık teknik çalışmanın akabinde oldu.Türkiye'de bu işi yapabilecek olan firmaları tek tek araştırdık. Onlarla görüşmeler yaptık. Daha sonra teknik ekipler Almanya'dan ve taşıyıcı firmanın mühendisleri buraya geldi, bütün simülasyonları yaptık ve çok sağlıklı şekilde ilerletiyoruz." dedi.Bandırma Gemi Müzesi'nin yeni yerinde daha fazla ziyaretçiye ulaşacağını anlatan Çamaş, şunları kaydetti: "İnanıyorum ki bugün yaklaşık 1 milyon ziyaretçisi olan kısıtlı alandaki Bandırma Vapuru önümüzdeki yıldan itibaren Türkiye'nin en çok ziyaret edilen müzelerinden birisi olacak. Yapım sürecinden bugünkü taşıma sürecine kadar bütün süreçleri bilen birisi olarak, bugün Samsun tarihine not düşülüyor. Peyzaj çalışmalarından sonra insanlarımızın ziyaretine, belki içine girmeyecek ama etrafında dolaşabilecekleri hale getireceğiz. Milli Mücadele Açık Hava Müzesi ile birlikte 2027 yılının mayıs ayında Sayın Cumhurbaşkanımızın da katılacağı bir programla açılışını yaparız diye ümit ediyorum."

10 ilde denize girmek yasaklandı: İstanbul'da 3 ilçe için kritik karar Haber

10 ilde denize girmek yasaklandı: İstanbul'da 3 ilçe için kritik karar

Meteoroloji'nin kuvvetli rüzgar ve yüksek dalga uyarılarının ardından Marmara ve Karadeniz'de peş peşe deniz yasağı kararları alındı. Aralarında İstanbul'un da bulunduğu 10 ilde vatandaşlardan uyarılara uymaları istendi. Meteoroloji Genel Müdürlüğü'nün kuvvetli rüzgar, yüksek dalga ve rip akıntısı uyarılarının ardından Marmara ve Karadeniz kıyılarında birçok ilde denize girilmesi geçici olarak yasaklandı. Valilik ve kaymakamlıklar, can güvenliğini sağlamak amacıyla peş peşe tedbir kararları aldı. Yeniçağ'da yer alan habere göre, alınan kararlar kapsamında İstanbul, Kocaeli, Kırklareli, Tekirdağ, Samsun, Ordu, Giresun, Trabzon, Rize ve Artvin'de belirli sahil ve plajlarda denize girilmesine izin verilmeyecek. İSTANBUL'DA 3 İLÇEDE YASAK İstanbul'da Karadeniz'e kıyısı bulunan Beykoz, Sarıyer ve Arnavutköy ilçelerinde kaymakamlıklar, olumsuz deniz şartları nedeniyle cumartesi ve pazar günlerini kapsayacak şekilde denize girmeyi yasakladı. Yetkililer, vatandaşların can güvenliği için sahillerdeki uyarı ve güvenlik tedbirlerine riayet etmelerini istedi. KARADENİZ'DE PAZAR GÜNÜ ALARM Karadeniz kıyılarında etkisini artırması beklenen fırtına nedeniyle Ordu, Giresun, Trabzon, Rize ve Artvin valilikleri, 5 Temmuz Pazar günü il sınırlarındaki tüm plaj ve sahillerde denize girilmesine izin verilmeyeceğini duyurdu. Samsun'da ise yasak kararı bugünü kapsıyor. TRAKYA VE KOCAELİ'NDE DE TEDBİR Kocaeli'nin Kandıra ilçesinde olumsuz hava koşulları nedeniyle tüm plajlarda iki gün boyunca denize girmek yasaklandı. Trakya'da ise Kırklareli'nin Demirköy ilçesinde sahillere kırmızı bayrak çekilerek denize girişler durduruldu. Tekirdağ'ın Saray ilçesinde de hava ve deniz şartları nedeniyle iki günlük deniz yasağı uygulanacağı açıklandı. Yetkililer, yüksek dalga ve rip akıntısının ciddi risk oluşturduğunu belirterek vatandaşlardan yasaklara uymalarını ve deniz koşulları normale dönene kadar suya girmemelerini istedi.

CAFER GENÇ: 19 MAYIS: Kurtuluştan Kuruluşa Giden Yol Haber

CAFER GENÇ: 19 MAYIS: Kurtuluştan Kuruluşa Giden Yol

Ben hep, Milli Bayramlarımız olmasaydı dini bayramlarımızı kutlamamız mümkün olmazdı diyenlerdenim.. Bakın, Dünyaca ünlü yabancı bir tarihçi ne diyor: Her yılın 19 Mayıs günü, gençlere 1919’u anlatmak gerekir. Çünkü, bu bayramın gençlere armağan edilmesi anlamlı olduğu kadar sahiplenme ruhunun verilmesi bakımından da çok önemlidir. Atatürk, Gençliğe Hitabesinde, gençlere verdiği görevin ve sorumluluğun değerindeki sırrı ifade etmektedir. Bizler de gençlere o yılların tarihi sırrını anlatarak katkıda bulunmuş olalım. Milletin bekası için milli heyecanı canlı tutmak gerekir. Millet olarak, milli bayramımız olan 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımızın 107. yılını kutluyoruz. Asırlık çınarımızın gölgesinde yaşıyoruz. 19 Mayıs 1919, kurtuluşumuzdan haberdar olduğumuz, yeni bir devlet kurmanın ilk adımını attığımız tarihtir. Sevgili gençler, Atatürk’ün sizlere armağan ettiği bu bayramın anlamını ve Atatürk’ü anlamak gerektiği bilmelisiniz. Bir asker olan Atatürk, cepheden cepheye koşarak 11 cephede savaşmıştır. Atatürk, kızgın güneşin kavurduğu Arabistan’da Filistin çöllerinden, Kafkasya’da Sarıkamış soğuğuna, düşman zırhlılarının ateşi altında cehenneme dönen Çanakkale’den, Türkün ölüm kalım savaşı verdiği Sakarya’ya, Dumlupınar’a kadar milleti için ömrünü adamış efsane bir kahramandır... Türk olmakla gurur duyan, Türk milletini öven sözleriyle hayranlığını ifade eden Atatürk’ün asaletini, milletine karşı hissettiği onuru ve gururu bilmek, sevgi ve saygı duymamızın sebeplerinden biri olmalıdır. , Tarihi şahsiyetlere, milli ve manevi değerlere vefasız ve nankör olmamak, haksızlık yapmamak gerekir. Türk milleti olarak muhteşem tarihimiz, olağanüstü olaylarla yazdığımız destanlarla doludur. Bu destanlarımızın kahramanları olan Türk büyükleri, bizlerin, bayramlar yapmamıza vesile olmuşlardır. Bu günler, milli duygularımızı coşkuyla yaşadığımız; tarihi ve kültür değerlerimizi yeni nesillere aktardığımız, manevi ruhu ve milli şuuru yaşamalarını sağladığımız müstesna günlerdir. Hanlık-hakanlık ile Orta Asya’da başlayan Türk tarihi, imparatorluk, beylik olarak Selçuklularla Anadolu’da, Osmanlılarla üç kıtada hüküm sürmüştür. Nizam-ı alem davası ile dünyaya nizam veren; hak, hukuk, adalet dağıtan Osmanlı İmparatorluğunun, 1900’lü yılların başında tarihi varlığını tamamlamış olmasını fırsat bilen düşmanlar, vatan topraklarını işgal ettiler. 1914 yılında başlayan 1. Dünya Savaşı’na katılmak zorunda kaldık. Atatürk'ün 19 Mayıs 1919'da yaktığı kurtuluş meşalesi, gençlerin elinde, sarsılmaz iradeleriyle günümüzü aydınlatmaktadır. 1. Dünya Savaşı’ndan 1 yıl sonra, 18 Mart 1915’te Çanakkale Zaferi’nin kazanılması milletimizin kurtuluşuna ümit olmuştur. Çanakkale Zaferi, bizlerin, "her türlü imkansızlıklara rağmen nasıl kazandığımıza" şaşırdığımız, savaştığımız devletlerin "her türlü imkana sahip olmalarına rağmen nasıl kaybettiklerini" hâlâ anlayamadıkları, sırrını çözemedikleri bir mucize destandır... Bandırma Vapuru’nda Osmanlı’nın enkazı yüklüydü. İş çoktu, yük ağırdı, yol uzundu, dalgalar çetindi ama aydınlık ufuklara umut taşıyan gönüller engellere, zorluklara, sıkıntılara aldırış etmiyorlardı. Milletin yüreğinde kurtuluş ümidi taşıyan bu zaferi, 19 Mayıs 1919’da Samsun sahillerinden haykıran Atatürk; Erzurum’da, Amasya’da ve Sivas’ta yapmış olduğu kongrelerle, Anadolu’nun kuru ve kıraç topraklarını canlandırdı. Üzeri kül tutmuş yüreklerdeki milli ruhun ve heyecanın ortaya çıkması için, külü üfleyerek altındaki koru alevlendiren Atatürk ve silah arkadaşları, yurdun kurtarılması adına savaşılması gerektiği gerçeğini ortaya koydular. İmkansızlıklar içerisinde verilen mücadelenin unutulmaması için, o günler, bayram olarak kutlanmaktadır. Dört milli bayramımız çok anlamlıdır. 19 Mayıs 1919, "vatanımızın ve milletimizin kurtuluşu için savaşacağız", 23 Nisan 1920, "meclisimiz vardır, millet olarak yaşıyoruz", 30 Ağustos 1922, "zafer, Türk milletinindir, kurtuluşumuz gerçekleştirilmiştir", 29 Ekim 1923, "krallık, imparatorluk, kominizim, faşizm değil, insan hakları ve demokrasi için cumhuriyet yönetimini kabul ediyoruz” anlamında, tarihi gerçeklerin belgelerini bizlere, bayram olarak armağan etmişlerdir. Kurtuluş Savaşı yıllarında, milletimizi yok etmek düşüncesiyle "tarihimizi" silmek ve vatanımızı işgal ederek "coğrafyamızı" değiştirmek isteyen düşmanların bu niyetlerini, yeni nesillere aktarmak, milli bayramlarla mümkün olmaktadır. Yeni nesil, atalarının kendileri için verdikleri mücadelenin imkan ve şartlarını göz önünde bulundurarak ders alırlar, tarihine ve atasına sahip çıkarlar. Bütün dünya milletlerinin kabul ettiği, yüzyılın en büyük devlet adamı, lideri, önderi, askeri, başbuğu, hatibi ve fikir adamı, Türk’ün atası, büyük Türk başkomutan Atatürk’ü ve bu topraklar uğruna canlarını feda eden şehit atalarını unutmama ve sahiplenme duyguları milli bayramlarla yaşanmaktadır. Milli bayramlarımız bekamızın ve zekamızın ifadesidir. Atatürk’ün zekası bekamız olmuştur. Muhtaç olduğumuz kudretin damarlarımızdaki asil kanda mevcut olduğu, milli bayramlarımızla daha iyi anlaşılmaktadır. Milli bayramlarımız olduğu için dini bayramlarımız vardır. Manevi ruhla ve milli şuurla eğitim vereceğimiz, bu duygularla ve düşüncelerle yetiştireceğimiz nesillerin istiklalimiz ve istikbalimiz olacağı unutulmamalıdır. Sevgili Gençler, "Niçin bayram yapıyoruz?" sorusuna göğsümüzü gere gere cevap vereceğiniz, onur ve gurur duyacağınız günler yaşamanız dileğiyle bayramınız kutlu, gününüz ve gönlünüz mutlu, geleceğiniz umutlu olsun. Başta büyük önder, başkomutan Atatürk olmak üzere silah arkadaşlarını, şehitlerimizi rahmet dualarımla anıyorum, minnet duygularımla yadediyorum, saygılarımı ve sevgilerimi ifade ediyorum. Kökü maziden gelen atinin evlatları olan sevgili gençler, kurtuluşumuzun sırrını bilecekler ve kuruluşumuzun koruyucuları olacaklardır. Tarih ve kültür değerlerini sahipleneceklerdir. Atatürk’ün, "Kudretsiz dimağlar, zayıf gözler hakikati kolay göremezler" dediği sözü ilhamları, kılavuzları olacaktır. Asil Türk Milleti'nin bayramı kutlu, varlığı payidar olsun. Ne Mutlu Türküm Diyene!… ... Yazarın tüm yazıları için tıklayınız

MUSTAFA SOLAK: 19 Mayıs Sadece Bir Tarih Değil; Cesaretin Adıdır Haber

MUSTAFA SOLAK: 19 Mayıs Sadece Bir Tarih Değil; Cesaretin Adıdır

Sevgili Gençler, Kimler Nutuk okudu? Nutuk'un ilk cümlesi, “1919 senesi Mayıs’ının 19’uncu günü Samsun’a çıktım” diye başlar. Diğer bir deyişle, 19 Mayıs 1919, Milli Mücadele’nin fiilen başladığı, bağımsızlığın meşalesinin yakıldığı gündür. Onun için bugün sadece bir bayram kutlamıyoruz. Bugün, umudun ve yeniden ayağa kalkmanın hikâyesini hatırlıyoruz. Hatırlamanın da ötesinde geleceği kurmak için geçmişten güç almak için toplandık. Mustafa Kemal Atatürk Nutuk’ta Samsun’a çıktığı 19 Mayıs 1919 tarihinde ülkenin durumunu özetlerken ordunun elinden silâh ve cephanenin alındığını, zorla ve hile ile aziz vatanın, bütün kalelerinin zaptedildiğini, bütün tersanelerine girildiğini, bütün orduların dağıtıldığını, memleketin her köşesinin işgal edildiğini belirtiyordu. Amasya Genelgesi’nde belirtildiği “vatanın bütünlüğü ve ulusun bağımsızlığı tehlikededir” diyen Türk milleti Atatürk önderliğindeki ayaklanmıştı. Sevgili Gençler, 19 Mayıs sorumluluğumuzu hatırlatıyor. Vatanın bütünlüğünü ve ulusun bağımsızlığını sadece savaşla, sınırlarını korumakla sağlayamayız. Bu, diğer sorumluluklarımızı yerine getirmediğimizde karşılaşacağımız durumdur. Düşünen, üreten, sorgulayan, Atatürk’ün ifadesiyle “bilimi, yol gösterici” alan ve vicdanlı, emeğe değer veren, paylaşmaktan, dayanışmada, hoşgörüde bulunan bireyler olmaktan mutlu olmalıyız. Ve şunu unutmayın: Atatürk “bütün ümidim gençliktedir” diyordu. Sizi seviyoruz ve size güveniyoruz. Bu sadece bizim bireysel insan sevgimizden gelmiyor. Mecburuz da. Bugünümüz, geleceğimiz birbirimize bağlı. Bu mecburiyetimizi yine Nutuk’a başvurarak göstereyim. Atatürk düşmanla mücadelede millet, meclis ve ordu olmak üzere üç kuvvetin tayin edici olduğunu söyler. Bu üç kuvvet iki cephede savaşır; 1. İç cephe 2. Dış cephe. Devamını Nutuk’tan okuyalım: “Asıl olan iç cephedir. Bu cephe bütün memleketin, bütün milletin meydana getirdiği cephedir. Dış cephe, doğrudan doğruya ordunun düşman karşısındaki silâhlı cephesidir. Bu cephe sarsılabilir, değişebilir, mağlûp olabilir; fakat bu durum, hiçbir zaman bir memleketi, bir milleti yok edemez. Önemli olan, memleketi temelinden yıkan, milleti tutsak ettiren, iç cephenin çökmesidir. Bu gerçeği bizden daha çok bilen düşmanlar, bu cephemizi yıkmak için yüzyıllarca çalışmışlar ve çalışmaktadırlar. Bugüne kadar başarılı da olmuşlardır. Gerçekten “kaleyi içinden almak”, dışından zorlamaktan çok kolaydır.” Bu yüzden milli birliği güçlü tutmak, geleceği kurmak için önemli. - İki hususta dikkatinizi çekeyim: 1. Milli Birliğinizi perçinleyin: 2. Yılgınlığa, karamsarlığa düştüğünüzde Atatürk gibi düşünün. İşveç’te bir sözmüş. 13 Kasım 1918’de Haydarpaşa garında düşman gemilerine bakıp dediği gibi “Geldikleri gibi giderler” deyin.. Siz dünyanın ilk bağımsızlık savaşını veren, bu sebeple de işgal altındaki mazlum ülkelerce örnek alınan insanların torunlarısınız. Tarih size bu haklı gururu ve gücü veriyor. Bundan 107 yıl önce dedeleriniz, neneleriniz nasıl ki düştüğü yerden ayağa kalktıysa, sizler de onlardan cesaret alacaksınız. Cesaretinizi hiçbir şeyin kırmasına izin vermeyin. İşte bu yüzden her 19 Mayıs’ta kendinize şunu deyin: “19 Mayıs sadece bir tarih değil; cesaretin adıdır.” 19 Mayıs Atatürk’ün Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun.

Karataylı cimnastikçiden altın madalya Haber

Karataylı cimnastikçiden altın madalya

Konya'da Karatay Belediyesi Spor Kulübü Trampolin Cimnastik Takımı sporcusu Emirhan Danış, Türkiye Cimnastik Federasyonu tarafından Samsun’da düzenlenen Trampolin Yıldızlar, Gençler ve Büyükler Türkiye Şampiyonası’nda gösterdiği başarılı performans ile altın madalya kazandı. KONYA (İGFA) - 8-10 Mayıs tarihleri arasında Samsun Atatürk Spor Salonu’nda düzenlenen şampiyona büyük bir heyecana sahip olurken Türkiye’nin dört bir yanından gelen sporcular birincilik için yarıştı. Karataylı sporcu Emirhan Danış, azimli ve kararlı mücadelesi ile altın madalya kazanarak turnuvada Karatay’ın adından söz ettirdi. 56.245’lik derecesiyle rakiplerini geride bırakan başarılı sporcu bu sonuçlarla beraber Türkiye Şampiyonu olma başarısı gösterdi. 17+ Yaş Erkekler Bireysel Kategorisi’ni birinci tamamlayan Danış, Karatay’ı ve Konya’yı gururlandırarak ilçenin sportif başarılarına bir yenisini daha ekledi. Karataylı sporcu Emirhan Danış’ın, Trampolin Cimnastik Yıldızlar, Gençler ve Büyükler Türkiye Şampiyonası’nda mücadele ettiği 17+ Yaş Erkekler Bireysel Kategorisi’nde 1. Emirhan Danış (Konya) – 56.245, 2. Batuhan Meriç Mamur (Bolu) – 54.275, 3. Akil İşman (İzmir) – 42.540 oldu. Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, Emirhan Danış’ın gösterdiği performans ve elde ettiği başarıdan büyük bir mutluluk duyduklarını belirterek Karatay’ın spordaki başarılarının artarak devam ettiğini vurguladı. Başkan Kılca, “Karataylı gençlerimizin ulusal organizasyonlarda elde ettiği başarılar bizleri mutlu ediyor. Emirhan Danış’ın Türkiye Şampiyonu olarak ilçemizi ve şehrimizi en güzel şekilde temsil etmesi hepimiz için büyük bir gurur kaynağıdır. Sporcularımızın azmi, disiplini ve antrenörlerimizin özverili çalışmaları bu başarıların temelini oluşturuyor. Türkiye Şampiyonu olan sporcumuzu, ailesini ve emeği geçen antrenörlerimizi tebrik ediyorum. Bizler de Karatay Belediyesi olarak spora ve sporcuya destek vermeyi sürdürecek, gençlerimizin başarılarına katkı sunmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Türk somonu ihracatta rekor yolunda... Üretim 75 bin tona ulaştı Haber

Türk somonu ihracatta rekor yolunda... Üretim 75 bin tona ulaştı

Tarım ve Orman Bakanlığı'na bağlı Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü, Samsun’un Yakakent ilçesinde düzenlenen 1. Türk Somonu Festivali’nde sektörün büyüme başarısına dikkat çekti. Türk somonu üretimi 8 yılda 5 bin tondan 75 bin tona yükselirken, ihracat hacmi 500 milyon dolara ulaştı. SAMSUN (İGFA) - Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü, Karadeniz’de yetiştirilen Türk somonunun yükselen başarısını Samsun’un Yakakent ilçesinde düzenlenen 1. Türk Somonu Festivali ile kutladı. Genel Müdürlüğün sosyal medya hesaplarından yapılan paylaşımda, Türk somonunun son yıllarda su ürünleri sektörünün en önemli başarı hikâyelerinden biri haline geldiği vurgulandı. Açıklamada, 2017 yılında 5 bin ton seviyesinde olan üretimin bugün 75 bin tona ulaştığı, ihracatın ise 500 milyon dolar seviyesine çıktığı belirtildi. Türk somonunun bugün 32 ülkeye ihraç edildiğine dikkat çekilen paylaşımda, sektörün Türkiye ekonomisine sağladığı katkının her geçen yıl arttığı ifade edildi. Festival kapsamında üreticiler, sektör temsilcileri ve vatandaşlar Karadeniz’in bereketli sularında yetişen Türk somonunun hasat sevincini birlikte yaşadı. Paylaşımda ayrıca üreticilere ve sektör paydaşlarına teşekkür edilerek, festivalin sektör ve ülke adına hayırlı olması temennisinde bulunuldu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.