Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sakarya

bursaarena.com.tr - Sakarya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sakarya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Engelsiz Hobi Atölyelerinde kayıtlar başlıyor Haber

Engelsiz Hobi Atölyelerinde kayıtlar başlıyor

Sakarya Büyükşehir Belediyesi Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı tarafından düzenlenen “Engelsiz Hobi Atölyeleri” başlıyor. Sakarya Büyükşehir Belediyesi’nin özel gereksinimli bireylerin sosyal hayata katılımını ve yeni beceriler kazanmasını desteklemek amacıyla düzenlediği Engelsiz Hobi Atölyelerinde yeni dönem başlıyor. 14 yaş ve üzeri özel gereksinimli bireylerin ücretsiz katılabileceği atölyelerde 8 farklı branşta eğitim verilecek. Kayıtlar 28 Eylül Pazartesi günü başlayacak. FARKLI BRANŞLAR YER ALIYOR Özel gereksinimli bireylerin yeni beceriler kazanırken keyifli vakit geçirerek sosyalleşme imkanı bulduğu atölyelerde, Dil ve Sayı Becerileri, El Sanatları, Tasarım, Mutfak Becerileri, Drama ve Hikâye Anlatımı, Spor, Müzik ve Ritim ile Halk Oyunları atölyeleri yer alıyor. İLÇELERDE EĞİTİM VERİLECEK Engelsiz Hobi Atölyeleri yalnızca merkezde değil, Karasu SGM, Akyazı SGM, Karapürçek SGM, Sapanca SGM, Geyve SGM ve Karaman Özel Eğitim Kurs Merkezi’nde düzenlenecek. Katılımın tamamen ücretsiz olduğu atölyelere 14 yaş ve üzeri özel gereksinimli bireyler katılabilecek. “ÖZEL GEREKSİNİMLİ BİREYLERİMİZİ ATÖLYELERİMİZE BEKLİYORUZ” Konuyla ilgili Sosyal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Sosyal Gelişim Merkezi çatısı altında özel gereksinimli bireylere yönelik gerçekleştirdiğimiz Engelsiz Hobi Atölyelerinde yeni döneme başlıyoruz. Kayıtlarımız 28 Eylül Pazartesi itibariyle başlayacak ve dönem boyunca devam edecektir. Uzman eğitimci ve sosyal destek uzmanlarımızla özel gereksinimli bireylere ve ailelerine en iyi şekilde hizmet sunmayı hedefliyor ve tüm özel gereksinimli bireylerimizi atölyelerimize bekliyoruz” ifadeleri yer aldı.

Trafik kazası geçirenleri hedef alan şebekeye darbe! Veri skandalında 253 bin kişiden vekâlet alındı! Haber

Trafik kazası geçirenleri hedef alan şebekeye darbe! Veri skandalında 253 bin kişiden vekâlet alındı!

Adalet Bakanı Akın Gürlek, trafik kazası geçiren vatandaşların kişisel verilerinin hukuka aykırı şekilde ele geçirilerek hukuk büroları ve hasar danışmanlık şirketlerine aktarıldığının tespit edildiğini açıkladı. Soruşturma kapsamında 825 kişi hakkında işlem başlatılırken, 4 ilde 6 avukatlık ofisi ve 20 şirkete yönelik eş zamanlı operasyon düzenlendi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, trafik kazası mağdurlarının kişisel verilerini hukuka aykırı yollarla ele geçirerek haksız kazanç sağlayan yapılara karşı soruşturmanın sürdüğünü belirterek, yeni bir operasyonun haberini verdi. Bakan Gürlek, trafik kazası geçiren vatandaşların kişisel verilerinin hukuka aykırı yöntemlerle ele geçirilerek mağduriyetlerinin kazanç kapısına dönüştürülmesine ilişkin yürütülen soruşturmaya dair açıklama yaptı. SORUŞTURMADA 825 KİŞİ HAKKINDA İŞLEM BAŞLATILDI Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, vatandaşların kişisel verilerini hukuka aykırı yollarla ele geçiren ve hukuk sistemini haksız menfaat için istismar eden yapılara karşı mücadelenin kararlılıkla sürdürüldüğünü söyleyen Bakan Gürlek, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Soruşturma Bürosu koordinasyonunda, İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ile yürütülen soruşturmada; trafik kazası geçiren vatandaşların kişisel verilerinin hukuka aykırı yollarla temin edilerek bazı hukuk büroları ve hasar danışmanlık şirketlerine aktarıldığının tespit edildiğini duyurdu. Cumhurbaşkanımız Sayın @RTErdogan’ın liderliğinde; vatandaşlarımızın kişisel verilerini hukuka aykırı yöntemlerle ele geçiren, mağduriyetlerini kazanç kapısına dönüştüren ve hukuk sistemini haksız menfaat elde etmek amacıyla istismar eden yapılara karşı mücadelemizi kararlılıkla… https://t.co/Ead5O9QMa6 — Akın Gürlek (@abakingurlek) September 21, 2026 MASAK ve SEDDK incelemelerinde ise bazı kolluk görevlileri, tahkim hakemleri, sigorta şirketi çalışanları, sigorta acenteleri, eksperler, kaporta ve boya ustaları ile servis çalışanlarına olağandışı para transferleri yapıldığı belirlendiğini kaydeden Bakan Gürlek, soruşturma kapsamında, ısrarlı aramalar ve yanıltıcı beyanlarla 253 bin kişiden vekâletname alındığı ve bu yolla 15,6 milyar lira haksız kazanç elde edildiğine dair tespitlere ulaşıldığını açıkladı. Bu kapsamda 825 kişi hakkında soruşturma başlatıldığı, sabah saatlerinde ise İstanbul, Ankara, Sakarya ve Gaziantep’te 6 avukatlık ofisi ile 20 şirkette eş zamanlı arama ve gözaltı işlemlerinin yapıldığı bildirildi. “YARGI ÖNÜNDE HESAP VERECEKLER” Bakan Gürlek, vatandaşların trafik kazalarını fırsata çevirerek kişisel veriler üzerinden haksız kazanç sağlamaya çalışanların, mesleki ya da kamusal yetkilerini bu amaçla kullananların ve hukuk hizmetlerini çıkar ilişkilerinin aracı haline getirenlerin yargı önünde hesap vereceğini vurguladı. Bakan Gürlek, vatandaşların kişisel verilerinin, haklarının ve adalete olan güveninin korunması için hukukun tüm imkanlarının kararlılıkla kullanılacağını ifade etti.

MACIR FEST 19 Eylül’de Gebze’de Balkan kültürünü buluşturacak Haber

MACIR FEST 19 Eylül’de Gebze’de Balkan kültürünü buluşturacak

Müzik, lezzet, kültür ve eğlenceyi bir araya getiren MACIR FEST, 19 Eylül 2026 Cumartesi günü Gebze Düzmeşe Piknik Alanı’nda düzenlenecek. İstanbul, Kocaeli, Sakarya, Yalova ve Bulgaristan’dan gelecek misafirlerin katılımıyla gerçekleştirilecek MACIR FEST, Balkan kültürünün farklı renklerini bir araya getirecek. 19 Eylül'de sabah 10.00’da başlayacak etkinlik, gece yarısına kadar sürecek. Festivalde Balkan müziğinin sevilen isimleri Fiki, Grup Nova Balkan, Ertuğrul Şentürk, Elvan Günaydın, Orkestra Balkan – Latif & Erdoğan, Orkestra Versai, ayrıca DJ Ersin Şen ve DJ Ömerces sahne alacak. TRAKYA’DAN SEVİLEN İSİMLER DE SAHNEDE MACIR FEST kapsamında ayrıca Trakya Baro, Trakyaca22, Bakkal Amca ve Babanın Oğlu Kemal de festival coşkusuna katkı sunacak. Festival yalnızca konserlerden oluşmayacak. Etkinlik alanında kuzu çevirme, Balkan köfteleri ve çeşitli yöresel lezzetler sunulacak. Bunun yanı sıra onlarca alışveriş ve ürün standı, nostalji alanları, 90’lar Evi, çocuklara özel etkinlikler ve ücretsiz şişme oyun alanları da yer alacak. 13 yaş altı çocuklara yönelik alanlarda patlamış mısır ve pamuk şekeri ikramı yapılacağı bildirildi. BİLETLER SATIŞTA Organizasyon yetkilileri, yeni sanatçı ve konuk duyuruları ile festival programına ilişkin gelişmelerin internet sitesi ve resmi sosyal medya hesapları üzerinden paylaşılacağını duyurdu. MACIR FEST 2026, 19 Eylül’de Balkanların müziğini, sofrasını ve eğlencesini aynı çatı altında buluşturmayı hedefliyor.

Türkiye’de kira fiyatları ne kadar? En ucuz ve en pahalı şehir belli oldu Haber

Türkiye’de kira fiyatları ne kadar? En ucuz ve en pahalı şehir belli oldu

Türkiye’de kiralık konut piyasası yaz aylarında yeniden hareketlenirken, öğrenciler, tayin dönemindeki çalışanlar ve taşınan ailelerin artan talebi fiyatları yukarı taşıdı. Büyükşehirler ile üniversite kentlerinde kiralık ev bulmak zorlaşırken, şehirler arasındaki kira farkı da dikkat çekici boyutlara ulaştı. Türkiye genelinde kiralık konut fiyatları yaz aylarında yeniden yükselişe geçti. Ortalama konut kirası mayıs-ağustos döneminde yaklaşık yüzde 11 artarken, öğrenciler ve şehir değiştiren çalışanların oluşturduğu yoğun talep piyasadaki hareketliliği artırdı. KİRALIK KONUT TALEBİ YAZ AYLARINDA ARTTI Üniversite tercih ve kayıt döneminin başlaması, kamu personelinin tayin ve atamaları ile yaz aylarında yoğunlaşan taşınmalar kiralık konut talebini yükseltti. Özellikle büyükşehirler ve üniversite kentlerinde kira fiyatlarında yukarı yönlü hareket görüldü. Türkiye genelinde ortalama konut kirası mayıs ayında 25 bin 599 lira seviyesindeyken ağustos ayında 28 bin 402 liraya çıktı. Böylece yalnızca üç aylık dönemde ortalama kira bedeli 2 bin 803 lira arttı. Konutgundemi.com'da yer alan verilere göre mayıs-ağustos dönemindeki kira artışı yaklaşık yüzde 11'e ulaştı. Kiralık ev piyasasındaki yükseliş şehirler arasındaki fiyat farklarını da daha görünür hale getirdi. ÖĞRENCİLERİN EV ARAYIŞI PİYASAYI HAREKETLENDİRDİ Yaz ayları Türkiye’de kiralık konut piyasasının en hareketli dönemlerinden biri olarak öne çıkıyor. Okulların tatil olması, üniversite sonuçlarının açıklanması ve tayin dönemleri aynı anda çok sayıda kişinin yeni ev arayışına girmesine neden oluyor. Üniversite sonuçlarının açıklanmasının ardından öğrencilerin eğitim görecekleri şehirlerde ev aramaya başlaması kiralık konut talebini artırdı. Üniversitelere ve toplu taşıma noktalarına yakın küçük daireler özellikle yoğun ilgi görüyor. Öğrencilerin en fazla yöneldiği konut tiplerinden biri 1+1 daireler oldu. Kampüslere, şehir merkezlerine ve ulaşım hatlarına yakın konutlarda artan talep kira fiyatlarına da yansıdı. TAŞINAN ÇALIŞANLAR DA TALEBİ ARTIRDI Kiralık konut piyasasındaki hareketliliğin tek nedeni öğrenciler değil. Görev yeri değişen kamu çalışanları, özel sektörde başka bir şehre taşınanlar ve yaz döneminde taşınmayı tercih eden aileler de konut talebinin yükselmesine neden oldu. Talebin kısa bir dönemde yoğunlaşması bazı bölgelerde kiralık konut bulmayı zorlaştırırken ilan fiyatlarını da yukarı taşıdı. Temmuz ve ağustos aylarında hızlanan ev arayışı, eğitim döneminin yaklaşmasıyla daha da arttı. Kiraların seviyesi yalnızca şehre göre değil; ilçe, mahalle, bina yaşı, konutun büyüklüğü, ulaşım olanakları ve evin özelliklerine göre de değişiyor. Bu nedenle aynı şehir içerisinde dahi oldukça farklı kira bedelleriyle karşılaşılabiliyor. EN UCUZ 1+1 DAİRELER ESKİŞEHİR'DE Temmuz 2026 verilerine göre incelenen şehirler arasında en düşük ortalama 1+1 daire kirası Eskişehir’de görüldü. Kentte ortalama 1+1 kiralık daire fiyatı 15 bin 276 lira olarak hesaplandı. Eskişehir’in ardından en düşük kiralardan biri Samsun’da görüldü. Samsun’da ortalama 1+1 daire kirası 15 bin 978 lira olurken, Sakarya’da bu rakam 16 bin 494 lira olarak kaydedildi. Konya’da ortalama 1+1 daire kirası 18 bin 335 lira olarak hesaplandı. Bursa’da ise ortalama 18 bin 382 liralık kira bedeli görüldü. İki şehir arasındaki fark yalnızca 47 lira oldu. Erzurum’da ortalama 1+1 kiralık daire fiyatı 19 bin 218 lira, Kayseri’de ise 19 bin 501 lira seviyesinde gerçekleşti. Böylece incelenen şehirlerden yedisinde ortalama 1+1 kira bedeli 20 bin liranın altında kaldı. ANTALYA VE KOCAELİ 22 BİN LİRAYI AŞTI Antalya’da 1+1 dairelerin ortalama kira bedeli 22 bin 400 lira olarak ölçüldü. Kocaeli’de ise ortalama fiyat 22 bin 785 liraya ulaştı. İzmir’de ortalama 1+1 kiralık daire fiyatı 23 bin 813 lira olarak kaydedildi. Kentteki kira seviyesi Eskişehir, Samsun, Sakarya, Konya, Bursa, Erzurum ve Kayseri’nin üzerinde gerçekleşti. ANKARA'DA 28 BİN, İSTANBUL'DA 35 BİN LİRAYI AŞTI Ankara’da ortalama 1+1 daire kirası 28 bin 390 liraya ulaştı. Başkent, incelenen şehirler arasında İstanbul’un ardından en yüksek ortalama kira bedeline sahip kent oldu. Listenin zirvesinde ise İstanbul yer aldı. Kentte ortalama 1+1 daire kirası 35 bin 912 liraya yükselerek diğer şehirlerin önemli bölümünün oldukça üzerine çıktı. İSTANBUL İLE ESKİŞEHİR ARASINDA 20 BİN LİRADAN FAZLA FARK İstanbul ile Eskişehir arasındaki ortalama 1+1 daire kira farkı 20 bin 636 lirayı buldu. Bir tarafta 15 bin lira seviyesindeki kiralar bulunurken diğer tarafta aynı konut tipi için 35 bin lirayı aşan ortalamalar ortaya çıktı. Mayıs-ağustos döneminde Türkiye genelindeki ortalama kiranın 25 bin 599 liradan 28 bin 402 liraya yükselmesi, kiralık konut piyasasındaki hareketliliğin boyutunu ortaya koydu. Temmuz 2026 verilerine göre 1+1 dairelerde en düşük ortalama Eskişehir’de, en yüksek ortalama ise İstanbul’da görülürken gerçek kira bedelleri konutun konumu, özellikleri ve bölgedeki arz-talep koşullarına göre değişebiliyor.

Meteoroloji’den üçlü uyarı! Sağanak, fırtına ve toz taşınımı geliyor! Haber

Meteoroloji’den üçlü uyarı! Sağanak, fırtına ve toz taşınımı geliyor!

Meteoroloji Genel Müdürlüğü,Türkiye genelini kapsayan son hava durumu değerlendirmelerini yayımladı. Yapılan tahminlere göre yurdun kuzey, iç ve doğu kesimleri parçalı ve çok bulutlu bir havanın etkisine girerken, birçok bölgede gök gürültülü sağanak yağışlar görülecek. Hava sıcaklıklarının ise kuzey, iç ve batı bölgelerde 3 ila 5 derece düşmesi bekleniyor. ANKARA (İGFA) - Meteoroloji Genel Müdürlüğü, 28 Ağustos Cuma gününe ilişkin hava tahmin raporunu yayımladı. Meteoroloji Genel Müdürlüğü tarafından yapılan son değerlendirmelere göre, yurdun kuzey, iç ve doğu kesimlerinin parçalı ve çok bulutlu, Marmara’nın doğusu, Orta ve Doğu Akdeniz, İç Anadolu, Karadeniz, Doğu Anadolu’nun kuzey ve batısı, Kırklareli, Tekirdağ, Kütahya, Bitlis, Van, Diyarbakır, Şanlıurfa, Kilis çevreleri ile Balıkesir ve Çanakkale'nin kuzey, Antalya'nın batısının iç kesimlerinin yerel olmak üzere sağanak ve gök gürültülü sağanak yağışlı, diğer yerlerin az bulutlu ve açık geçeceği tahmin ediliyor. Yağışların; Batı Karadeniz, Kocaeli, Sakarya, Çorum, Ordu, Giresun ve Trabzon çevrelerinde yerel olarak kuvvetli olması bekleniyor. Güneydoğu Anadolu'nun güneyinde toz taşınımı görüleceği tahmin ediliyor. Hava sıcaklıkları, kuzey, iç ve batı kesimlerde 3 ila 5 derece azalacak, diğer bölgelerde ise önemli bir değişiklik beklenmiyor. Rüzgar, genellikle kuzey yönlerden, güney kesimlerde ise güney yönlerden hafif ve orta kuvvette; Marmara ve Ege’de kuzeyli yönlerden kuvvetli (40–60 km/saat) esecek. KUVVETLİ YAĞIŞ UYARISI Yağışların, Batı Karadeniz, Kocaeli, Sakarya, Çorum, Ordu, Giresun ve Trabzon çevrelerinde yerel olarak kuvvetli olması beklendiğinden, yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır. KUVVETLİ RÜZGAR UYARISI Rüzgarın; Marmara ve Ege’de kuzeyli yönlerden kuvvetli (40-60 km/saat) olarak esmesi beklendiğinden, yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır. TOZ TAŞINIMI UYARISI Güneydoğu Anadolu'nun güneyinde toz taşınımı beklendiğinden, yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır.

Sakarya’da şölene dönüşen Rumeli-Balkan rüzgârı Haber

Sakarya’da şölene dönüşen Rumeli-Balkan rüzgârı

Sakarya Büyükşehir Belediyesi’nin Millet Bahçesi’nde 3’üncü kez kapılarını açtığı Sakarya Kültür Festivali kapsamında gerçekleştirilen Rumeli-Balkan Kültür Buluşması, Rumeli Ayhan konseri, müzik, folklor gösterileri ve gastronomi etkinliğiyle şölen tadında bir geceye dönüştü. SAKARYA (İGFA) - Sakarya Büyükşehir Belediyesi, Sakarya Millet Bahçesi’nde 3. Geleneksel Sakarya Kültür Festivali’nin kapılarını açtı. Millet Bahçesi’nde gerçekleştirilen festivalin son gecesinde ise Rumeli-Balkan Kültür Buluşması, gerçekleştirildi. Serdivan Bosna Sancak Derneği, Boşnaklar Derneği, Rumeli-Balkan Kültür Derneği, Balkan Göçmenleri Derneği, Rumeli Göçmenleri Derneği, Kınalılar Derneği ve Mübadiller Derneği’nin katkılarıyla gerçekleştirilen programda binlerce kişi buluştu. Sahne performansları, müzik etkinlikleri, gastronomi buluşması, folklor ve sahne gösterileriyle Sakarya’da adeta bir Rumeli-Balkan rüzgârı esti. RUMELİ AYHAN DAMGASI Buluşmaya, Balkan ve Rumeli kültürünün sevilen sanatçısı Rumeli Ayhan konseri damga vurdu ve coşku zirveye çıktı. Binlerce kişi, sanatçının seslendirdiği eserlere hep bir ağızdan eşlik etti. Kültüre ait lezzetlerin sunulduğu gastronomi buluşmalarına da sahne olan buluşma, rengarenk bir atmosferle adeta şölene dönüştü. Büyükşehir’in bu etkinlikle birlik, beraberlik ve kültürel zenginliğe anlam kattığı festival 25 Ağustos’a kadar devam edecek.

Unutulmuyor!.. 17 Ağustos Depremi'nin üzerinden 27 yıl geçti Haber

Unutulmuyor!.. 17 Ağustos Depremi'nin üzerinden 27 yıl geçti

Türkiye'nin yakın tarihinin en büyük felaketi olarak gösterilen 17 Ağustos Depremi'nin üzerinden 27 yıl geçti. 1999 yılında 16 Ağustos'u 17 Ağustos'a bağlayan gece meydana gelen 7,4 büyüklüğündeki yer sarsıntısı, Türkiye tarihinin en büyük ikinci depremi olarak kayıtlara geçti. Merkez üssü Gölcük olan deprem, Marmara Bölgesi'nin genelinde hissedildi. Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın kırılmasıyla meydana gelen deprem, İstanbul, Bolu, Bursa, Eskişehir, Kocaeli, Sakarya ve Yalova'da can ve mal kaybına neden oldu. Deprem nasıl oldu? Türkiye'nin kuzey bölgelerden boydan boya geçen Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın batı bölümünde meydana gelen deprem, 17 Ağustos 1999 Salı günü saat 03:01'de başladı ve 45 saniye sürdü. Depremin merkez üssü İzmit'in Gölcük ilçesi olarak açıklandı. Büyüklüğü de Richter ölçeğine göre ABD Jeolojik Araştırmalar Merkezi (USGS) tarafından 7,6; Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi tarafından ise 7,8 olarak ölçüldü. Bununla birlikte, bugün genel olarak depremin büyüklüğü, ilk yapılan açıklamalarda duyurulan 7,4 olarak kabul ediliyor ve bu ölçü kullanılıyor. 17 Ağustos Depremi, büyüklüğü açısından Türkiye'de meydana gelen en büyük ikinci yer sarsıntısı olarak kayıtlara geçti. Derinliği 17 kilometre olan sarsıntıda yer kabuğunun sağa doğru hareket ettiği ve 120 kilometrelik bir hat boyunca kırıldığı tespit edildi. Jeoloji Mühendisleri Odası, depremden üç ay sonra yayımladığı raporda, fayın üzerinden geçen alanların ortalama 4 metre civarında sağa ve ileriye doğru kaydığını yazdı. Aynı raporda, Gölcük'teki ana merkez üssündeki kırılmanın ardından aynı fay kuşağı üzerinde daha doğuda yer alan Arifiye bölgesindeki bir başka deprem üssünün de devreye girmiş olabileceğinin düşünüldüğü belirtildi. 17 Ağustos depreminden yaklaşık üç ay sonra, bu kez 12 Kasım'da yine Kuzey Anadolu Fay Hattı üzerinde merkez üssü Düzce olan bir başka deprem daha meydana geldi. 7,2 büyüklüğünde olan ve 30 saniye süren Düzce Depremi'nde 845 kişi hayatını kaybetti. Üç ay içerisinde meydana gelen büyüklüğü 7'nin üstündeki bu iki deprem, Türkiye'deki riskin ve özellikle de İstanbul'un güneyinden geçen fay hattında meydana gelmesi beklenen kırılmaya karşı alınacak önlemlerin daha fazla tartışılmasına neden oldu. Depremde kaç kişi hayatını kaybetti, ne kadar bina hasar gördü? 17 Ağustos Depremi, gerek nüfus yoğunluğu gerekse de ekonomik faaliyet açısından Türkiye'nin en önemli bölgesini etkiledi. Resmi rakamlara göre, depremde 18 bin 373 kişi hayatını kaybetti, 48 bin 901 kişi de yaralandı. 5 bin 840 kişi de kayboldu. Ancak bölge halkı, can kaybının çok daha yüksek olduğunu öne sürüyor. Resmi olmayan kaynaklar, can kaybının 50 bin civarında olduğunu iddia ediyor. İzmit Körfezi'nin güneyinde bulunan Gölcük, Değirmendere ve Karamürsel gibi bazı yerlerde sahile yakın kısımların depremle birlikte deniz sularının altında kalması can kaybı ve hasar tespitini zorlaştıran en önemli unsur olarak gösteriliyor. Başbakanlık Kriz Merkezi'nin depremden birkaç ay sonra yaptığı açıklamaya göre, en fazla can kaybı yaklaşık 4 bin 500 kişi ile Gölcük'te oldu. Kocaeli'nde kayıtlara geçen can kaybı 4 bin olurken, Yalova ve Sakarya'da ise yaklaşık 2 bin 500'er kişi hayatını kaybetti. Depremin etkilediği İstanbul'un Avcılar ilçesinde ise 976 kişi yaşamını yitirdi. Deprem Riskinin Araştırılarak Deprem Yönetiminde Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırması Komisyonu'nun Temmuz 2010'da yayımladığı raporda, depremde 364 bin 905 konut ve işyerinin yıkıldığı ya da çeşitli düzeylerde hasar gördüğü belirtildi. Can kayıplarının önemli bir bölümü binaların yıkılması ya da ağır hasar almasının sonucuydu. Jeoloji Mühendisleri Odası, 1999 yılında yayımladığı raporda, can kaybını artıran en önemli üç unsuru şöyle sıraladı: -Aktif Fay Zonu: Aktif fay hattı önceden bilinmesine karşılık bu hat boyunca yoğun yapılaşma ve yüksek nüfus potansiyeli hasar ve can kaybını artırmıştır. Fay zonundan uzaklaştıkça özellikle yamaçlarda ve dağ eteklerinde hasarın olmadığı veya çok az olduğu görülmektedir. -Sulu Alüvyon Zemin: Bolu-Yalova arasında fay zonu ve yakın çevresi, son derece yumuşak ve gevşek tutturulmuş kil, kum ve çakıl depolarından ve alüvyon zeminden oluşmuştur. Bu tür zeminler mevcut deprem şiddetini birkaç misli artıracak olumsuz özelliklere sahiptir. -Yapım hataları: Bölge 1. derece deprem bölgesi sınırları dahilindedir. Hal böyleyken ve deprem yönetmeliklerine uyulması zorunlu iken, depremdeki ağır hasar ve yüksek oranlı can kayıplarının önemli bir bölümü de, yapım hataları, zemin şartlarına uymayan yanlış temel tasarımları, kötü işçilik ve inşaatlarda kullanılan yapı malzemesi hataları ve çürüklüğünden kaynaklanmaktadır. Depremin ekonomik etkileri neler oldu? 17 Ağustos Depremi, ekonomi üzerinde de çok ciddi olumsuz etkiler yarattı. Farklı kurumların yaptığı hesaplamalara göre, depremin ekonomik maliyeti 12 ile 20 milyar dolar arasında değişiyor. Bu maliyeti Devlet Planlama Teşkilatı 15-19 milyar dolar, Dünya Bankası da 12-17 milyar dolar, Türk Sanayici ve İş Adamları Derneği (TÜSİAD) ise 17 milyar dolar olarak hesaplıyor. Depremin ardından özellikle yeniden yapılanma çalışmaları nedeniyle dış kaynak ihtiyacı artarken, sanayi bölgesinde bir süre üretim faaliyetlerine ara verilmesi de ekonominin küçülmesine neden oldu. Türkiye'nin en büyük petrol rafinerisi TÜPRAŞ'ta çıkan yangın günlerce sürdü. Bazı araştırmalar, 1999 depreminin yarattığı etkinin 2001'de ekonomik krizinin çıkmasında etkili olan nedenler arasında yer aldığını gösteriyor. Depremden sonra neler yaşandı? Depremin yarattığı ilk şokun atlatılmasının ardından ilk etapta arama-kurtarma faaliyetlerine, bir süre sonra da enkaz kaldırma çalışmalarına odaklanıldı. Kızılay ve Sivil Savunma Birlikleri gibi kamu oluşumlarının yanı sıra Arama Kurtarma Timi (AKUT) gibi özel ve gönüllü gruplar da yardım çalışmalarında faal rol oynadı. Ayrıca, İngiltere, Yunanistan, ABD ve Japonya başta olmak üzere çok sayıda ülkeden yardım görevlisi geldi. O dönemde Demokratik Sol Parti (DSP), Anavatan Partisi (ANAP) ve Milliyetçi Hareket Partisi'nin (MHP) oluşturduğu koalisyon hükümetine depremin vurduğu yerlere yardım ekipleri ve malzemesi göndermekte geç kaldığı yönünde ağır eleştiriler yöneltildi. Bazı yerlere kurtarma ekiplerinin ulaşması günler sürdü. Bazı noktalarda enkaz kaldırma çalışmaları aylarca devam etti. 17 Ağustos'un ardından deprem konusu Türkiye'nin en önemli gündem maddesi haline geldi. Bülent Ecevit başbakanlığındaki hükümet, gerek deprem sonrası yardım ve kurtarma çalışmalarında kullanılmak gerekse de depremin yarattığı ekonomik zararın etkilerini gidermek için bir dizi yasal düzenleme yürürlüğe koydu. Yapılan düzenlemeler arasında şunlar yer aldı: -Başta Özel İletişim Vergisi olmak üzere bir dizi yeni vergi getirildi ve bu vergilerin çok büyük bir kısmı halen yürürlükte bulunuyor -20 bilim insanı ve araştırmacıdan oluşan Ulusal Deprem Konseyi kuruldu ancak bu Konsey 2007 yılında lağvedildi -İstanbul'un birçok noktasına deprem konteynırları yerleştirildi ve toplanma alanları belirlendi. Belirlenen toplanma alanlarının büyük bir bölümü daha sonra imara açıldı -Deprem sigortası zorunlu hale getirildi -Türkiye genelinde arama-kurtarma ekiplerinin sayısı artırıldı -İmar yasalarında bir dizi değişiklikler yapıldı. Depremin ardından yapıların depreme dayanıklılık esasları ve denetim kuralları değiştirildi. 2007, 2012 ve son olarak 2019 yılında yönetmeliklerde ciddi değişikliklere gidildi Açılan davalar nasıl sonuçlandı? Depremin ardından 170 kamu görevlisi hakkında görevi ihmal suçlamasıyla dava açıldı. Bu kişilerin bazıları görevden uzaklaştırılırken, bazı davalar da zaman aşımı nedeniyle düştü. Ayrıca yıkılan ya da zarar gören binaların müteahhitleriyle ilgili 2 bin 100 dava açıldı. Ancak bu davalarda verilen hükümler ertelendi veya zaman aşımı nedeniyle düştü. Yalova'da inşa ettiği binaların önemli bir kısmı çöken ve 200'ye yakın insanın hayatını kaybetmesine neden olan müteahhit Veli Göçer'le ilgili yargı süreci sembol davaya dönüştü. Göçer, 18 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırıldı. 7,5 yıl hapis yattıktan sonra 2011'de tahliye oldu ve iki yıl önce yıl kurduğu şirketle yeniden inşaat sektöründe faaliyet göstermeye başladı. İstanbul'un Avcılar ilçesinde enkaz altından canlı çıkarılan ve boynunun üzerine düşen kolonla çekilen fotoğrafı nedeniyle depremin sembol isimlerinden birine dönüşen Ömür Kınay'ın 20 yıl süren hukuk mücadelesi de Nisan 2019'da sonuçlandı. Anayasa Mahkemesi, 2015 yılında bireysel başvuru yapan Kınay'ın depremde enkaz altında kaldığı binanın ruhsatsız ve kaçak yapı olduğunun tespit edilmesiyle yaşam hakkının ihlal edildiğine karar verdi ve kendisine 27 bin lira manevi tazminat ödenmesine hükmetti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.