Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Sağlıklı Yaşam

bursaarena.com.tr - Sağlıklı Yaşam haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sağlıklı Yaşam haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

LÖSEV ailesi Ankapark’ta buluştu Haber

LÖSEV ailesi Ankapark’ta buluştu

Ankara Büyükşehir Belediyesi, LÖSEV’in “Anıtkabir Buluşması” kapsamında Türkiye’nin farklı illerinden Ankara’ya gelen lösemi ve kanser tedavisi gören çocuklar, tedavisini tamamlayan gençler, aileler ve gönüllüleri Ankapark’ta ağırladı. “Ata’m İzindeyiz” temasıyla düzenlenen Anıtkabir ziyareti öncesinde gerçekleştirilen buluşmada, 15 binden fazla katılımcı Büyükşehir Belediyesi’nin sosyal, kültürel ve sportif etkinliklerinde bir araya geldi. Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), lösemi ve kanser tedavisi gören çocuklar, tedavisini tamamlayan gençler, aileler, gönüllüler ve destekçilerden oluşan LÖSEV ailesini Ankapark’ta ağırladı. Lösemili Çocuklar Sağlık ve Eğitim Vakfı (LÖSEV) tarafından “Ata’m İzindeyiz” temasıyla düzenlenen Anıtkabir ziyareti öncesindeki programda binlerce kişi sosyal, kültürel ve sportif etkinliklerle bir araya geldi. 15 binden fazla kişinin katıldığı etkinlikte, çeşitli kültürel, sanatsal ve sportif faaliyetler gerçekleştirildi. Katılımcıların birlikte keyifli vakit geçirmeleri amacıyla zumba etkinliği düzenlenirken seğmenler gösterisi de büyük beğeni topladı. BİLGİLENDİRME STANTLARIYLA FARKINDALIK OLUŞTURULDU Ankara Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Daire Başkanlığı tarafından etkinlik alanında kurulan bilgilendirme stantlarında vatandaşlara halk sağlığı, sağlıklı yaşam, koruyucu sağlık hizmetleri ve kanser farkındalığı konularında bilgi verildi. Etkinlik kapsamında ayrıca vatandaşların acil durumlarda doğru müdahalede bulunabilmesine katkı sağlamak amacıyla ilk yardım bilgilendirme standı oluşturuldu.

Bursalılar sağlık için yürüdü Haber

Bursalılar sağlık için yürüdü

Bursa Büyükşehir Belediyesi tarafından 3-9 Eylül Halk Sağlığı Haftası kapsamında toplumsal farkındalık oluşturmak amacıyla ‘Her Gün Halk Sağlığı’ temasında planlanan etkinlikler, yürüyüşle başladı. Bursa Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Dairesi Başkanlığı ve İl Sağlık Müdürlüğü iş birliğiyle Bursa’da 3-9 Eylül Halk Sağlığı Haftası çerçevesinde bir dizi etkinlik planlandı. ‘Her Gün Halk Sağlığı’ temasıyla hazırlanan program, Cumhuriyet Caddesi’nde Büyükşehir Belediye Bandosu eşliğinde düzenlenen yürüyüşle başladı. Koruyucu sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi ve sağlıklı yaşam bilincinin toplumun geneline yayılması amacıyla ‘Sağlıklı Anne, Sağlıklı Nesil’ programı organize edildi. Bu kapsamda Gazi Orhan Parkı’nda halk sağlığı farkındalık stantları kuruldu ve vatandaşlara yönelik çeşitli sağlık uygulamaları ve bilgilendirme çalışmaları gerçekleştirildi. Programa Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Şahin Biba’yı temsilen katılan Başkan Vekili Kevser Öztürk, halk sağlığı alanındaki çalışmaların önemine vurgu yaptı. SAĞLIKLI ÇOCUK, SAĞLIKLI GELECEK 4 Eylül Cuma günü gerçekleştirilecek halk sağlığı etkinliklerinin adresi Bursa Millet Bahçesi olacak. Saat 16.00-18.00 arasında gerçekleştirilecek ‘Sağlıklı Çocuk, Sağlıklı Gelecek’ etkinliğinde beslenme ve hareketli hayat konusunda farkındalık oluşturulurken, çocuk oyun alanı ve çeşitli bilgilendirme stantları da vatandaşlarla buluşacak. HÜDAVENDİGAR’DA SAĞLIKLI YAŞAM BULUŞMASI Haftanın kapsamlı programlarından biri de 7 Eylül Pazartesi günü Hüdavendigar Kent Parkı’nda gerçekleştirilecek. ‘Sağlığa Yaş Al, Sağlıklı Kal’ temalı etkinlikte saat 16.00’dan itibaren halk sağlığı farkındalık stantları ve çocuk aktiviteleri düzenlenecek. Büyükşehir Belediyesi Kadın Ritim Grubu’nun performansının da yer alacağı programda Sağlıklı Hayat Merkezleri tanıtılacak, fizyoterapist eşliğinde fiziksel aktivite etkinliği ve nefes egzersizleri gerçekleştirilecek. Günün ilerleyen saatlerinde ise Karagöz-Hacivat gösterisi ve nostaljik film müzikleri konseri Bursalılarla buluşacak. 8 Eylül Salı günü Kent Konseyi Koza Salonu Halk Okulu’nda düzenlenecek ‘Bedenini Dinle, Harekete Geç’ programında ise sağlıklı beslenme, fiziksel aktivite ve obeziteyle mücadeleden kanserde erken teşhise, aşı ve sağlık okuryazarlığından bağımlılığa kadar önemli başlıklar ele alınacak.

Unutkanlık her zaman hastalık değildir... İşte hafızayı korumak için 5 öneri Haber

Unutkanlık her zaman hastalık değildir... İşte hafızayı korumak için 5 öneri

Anahtarın yerini unutmak, odaya girince neden geldiğini hatırlayamamak ya da yeni tanışılan kişinin adını çıkaramamak çoğu zaman hastalık anlamına gelmiyor. Uzmanlara göre beyin, gereksiz bilgileri ayıklayarak önemli anıları koruyor. Ancak unutkanlık günlük yaşamı belirgin biçimde etkilemeye veya giderek artmaya başladığında uzman değerlendirmesi gerekiyor. İSTANBUL (İGFA) - Günlük yaşamda hemen herkesin karşılaştığı unutkanlık anları, çoğu zaman endişeye neden olsa da her unutkanlık hastalık belirtisi değil. Prof. Dr. Murat Kurt, beynin sağlıklı çalışabilmesi için “unutma” mekanizmasına ihtiyaç duyduğunu belirterek, hafızanın kusursuz bir kayıt cihazı olmadığını vurguladı. Prof. Dr. Kurt’a göre beyin, her gün karşılaştığı milyonlarca uyaranın tamamını aynı ayrıntıyla saklamak yerine önemli gördüğü bilgileri güçlendiriyor, gereksiz ayrıntıları ise eliyor. Bu nedenle unutmak, çoğu zaman hafızanın bir hatası değil, sağlıklı işleyişinin önemli bir parçası. DUYGUSAL ANILAR DAHA GÜÇLÜ YER EDİYOR Sık tekrarlanan düşünceler, endişeler ve duygusal açıdan yoğun deneyimler beyinde daha güçlü biçimde pekişebiliyor. Özellikle travmatik yaşantılar ve sürekli zihni meşgul eden olumsuz düşünceler, uygun bir ipucuyla yeniden kolayca hatırlanabiliyor. Prof. Dr. Kurt, bir bilginin kalıcı hale gelmesinde yalnızca tekrarın değil, dikkat ve anlamlı işlemenin de önemli olduğunu belirtiyor. Dijital ortamda hızla tüketilen içeriklerin ise çoğu zaman yüzeysel işlendiğini ifade eden Kurt, sürekli ekran kaydırmanın hafızayı güçlendirmek yerine bilişsel yükü artırabileceğine dikkat çekiyor. ODAYA GİRİNCE NEDEN NE YAPACAĞIMIZI UNUTUYORUZ? Bir odaya girdikten sonra neden oraya geldiğini unutma durumu da bilimsel olarak açıklanabiliyor. “Kapı eşiği etkisi” olarak bilinen bu durum, ortam değiştiğinde beynin bağlamı güncellemesiyle ilişkilendiriliyor. Yoğun çalışma temposu, dikkat bölünmesi ve aynı anda birden fazla işle uğraşmak bu tür kısa süreli unutkanlıkları artırabiliyor. Prof. Dr. Kurt, sorunun çoğu zaman hafızadan ziyade dikkatle ilgili olduğunu belirterek, birkaç saniye durup yeniden odaklanıldığında bilginin çoğunlukla geri geldiğini ifade ediyor. NE ZAMAN DOKTORA BAŞVURULMALI? Zaman zaman isim unutmak, anahtarın yerini karıştırmak veya bir randevuyu hatırlamakta gecikmek tek başına hastalık göstergesi olmayabiliyor. Ancak unutkanlığın günlük yaşamı belirgin şekilde aksatması veya giderek kötüleşmesi önem taşıyor. Aynı soruları tekrar tekrar sormak, tanıdık yerlerde yön bulmakta zorlanmak ya da para yönetimi gibi günlük işlerde güçlük yaşamak tıbbi değerlendirme gerektirebilecek belirtiler arasında bulunuyor. Uykusuzluk, depresyon, kronik stres, yoğun iş temposu, bazı ilaçlar ve dikkat dağınıklığının da hafızayı olumsuz etkileyebileceğini belirten Prof. Dr. Kurt, bu tür durumlarda uzman değerlendirmesinin önemine işaret ediyor. KÖTÜ ANILARIN ETKİSİ AZALTILABİLİR Travmatik veya olumsuz anıların tamamen silinmesinin mümkün olmadığını belirten Kurt, ancak bu anıların oluşturduğu duygusal yükün azaltılabileceğini ifade ediyor. Psikoterapi, sağlıklı baş etme yöntemleri ve gerektiğinde profesyonel destekle kişinin anıyla kurduğu ilişkinin değişebileceği belirtiliyor. HAFIZAYI KORUMAK İÇİN 5 TEMEL ÖNERİ Prof. Dr. Kurt, hafızayı desteklemek için “mucize” bir yöntem olmadığını vurgulayarak şu alışkanlıklara dikkat çekiyor: Kaliteli ve düzenli uyumak. Haftada en az 150 dakika orta yoğunlukta fiziksel aktivite yapmak. Yeni beceriler öğrenmek ve zihinsel olarak aktif kalmak. Güçlü sosyal ilişkileri sürdürmek. Dengeli, Akdeniz tipi beslenmek ve stresi yönetmek. Özellikle odaklanma gerektiren işlerde dikkati sürekli bölen alışkanlıklardan uzak durulması gerektiğini belirten Prof. Dr. Kurt, hafıza için en değerli yatırımın sağlıklı yaşam alışkanlıkları olduğunu ifade ediyor.

Ege İhracatçı Birlikleri ihracatçıları Çin pazarına hazırlıyor Haber

Ege İhracatçı Birlikleri ihracatçıları Çin pazarına hazırlıyor

Dünyanın en büyük ithalat pazarlarından Çin’e ihracat olanaklarını artırmak, Türk firmalarının pazara giriş süreçlerine rehberlik etmek ve yeni ticari iş birliklerine zemin hazırlamak amacıyla Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) ev sahipliğinde “Çin Pazarına Giriş: Dünyanın En Büyük E-Ticaret Ekosistemi ve Çin Uluslararası İthalat Fuarı” toplantısı düzenlenecek. İZMİR (İGFA)- Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkanı Muhammet Öztürk, Çin'in 5 trilyon dolara ulaşan ticaret hacmiyle 1,5 milyarlık nüfusu ve hızla genişleyen orta ve üst gelir grubuyla Türk ürünleri için büyük bir pazar potansiyeli sunduğunu belirterek, "Ülkede yaklaşık 300 milyon tüketicinin Avrupa standartlarına yakın bir yaşam ve tüketim düzeyine sahip olması, özellikle kaliteli ve katma değerli ürünlerimiz açısından önemli fırsatlar barındırıyor. Son dönemde Çin’den Türkiye’ye gelen ticaret heyetlerinin sayısındaki artış ve CIIE yönetiminin Türk ihracatçılarına yönelik daveti, ülkemize duyulan ilginin açık bir göstergesi. Bu ilgiyi kalıcı ticari ilişkilere ve daha yüksek ihracat rakamlarına dönüştürmek istiyoruz" dedi. ÇİN’İN E-TİCARET EKOSİSTEMİ İHRACATÇILARA ANLATILACAK Muhammet Öztürk, Çin’in geniş tüketici kitlesi, gelişmiş dijital altyapısı ve yüksek ithalat kapasitesiyle Türk ihracatçıları açısından önemli olduğunu söyledi. Öztürk, “Çin, dünyanın en büyük ithalat pazarlarından biri olmasının yanında dünyanın en gelişmiş e-ticaret ekosistemlerinden birine sahip. Düzenleyeceğimiz toplantıyla ihracatçılarımıza Çin pazarına ilişkin kapsamlı ve doğrudan bilgi sunmayı hedefliyoruz. Ticaret Bakanlığımızın sunduğu destekler firmalarımızın bu yolculukta daha güçlü adımlar atmasına katkı sağlıyor. Hasan Önal’ın katılımıyla gerçekleştirilecek toplantımızda firmalarımız, e-ihracat politikaları ve destek mekanizmaları hakkında en güncel bilgileri doğrudan edinme fırsatı bulacak.” dedi. TÜRKİYE, SON YILLARDA VARLIĞINI İSTİKRARLI BİÇİMDE GÜÇLENDİRİYOR Başkan Öztürk, “CIIE, küresel ölçekte en önemli ve prestijli ithalat fuarlarından biri. Türkiye, son yıllarda varlığını istikrarlı biçimde güçlendiriyor. Ege İhracatçı Birlikleri olarak 2026 yılında dokuzuncusu düzenlenecek fuarın Türkiye milli katılım organizasyonunu üstleniyor, ihracatçılarımızın Çinli alıcılarla buluşmasına ve pazarda kalıcı bağlantılar kurmasına öncülük ediyoruz. 2026’nın Ocak-Haziran döneminde Çin’e Türkiye geneli ihracatımız yüzde 32 artışla 1 milyar 808 milyon dolara ulaştı. Çin ile olan 41,6 milyar dolarlık ticaret açığımızı daha dengeli bir yapıya kavuşturma hedefimiz doğrultusunda CIIE’yi önemli bir buluşma noktası olarak değerlendiriyoruz.” diye konuştu. Geçmiş yıllarda fuara katılan Türk firmalarının önemli iş bağlantıları kurduğuna dikkati çeken Öztürk, 9. Çin Uluslararası İthalat Fuarı’nda daha geniş bir katılımla güçlü bir Türkiye varlığı oluşturmayı hedeflediklerini söyledi. Muhammet Öztürk, “Türkiye; kaliteli üretimi, güçlü tedarik altyapısı, rekabetçi ürünleri ve geniş ürün çeşitliliğiyle Çin pazarında daha fazla pay alabilecek potansiyele sahip. Özellikle gıda, tarım ürünleri, doğal taş, tekstil, hazır giyim, mobilya, kozmetik ve sağlıklı yaşam ürünlerinde önemli fırsatlar görüyoruz. Amacımız firmalarımızı Çin pazarına hazırlamak, doğru alıcılarla buluşturmak ve ülkemizin Çin’e ihracatını sürdürülebilir biçimde artırmak. İhracatçılarımızı hem 24 Temmuz’daki toplantımıza hem de CIIE çatısı altında yer almaya davet ediyoruz.” dedi. Toplantıda ihracatçılara Çin pazarındaki güncel eğilimler, dijital satış kanalları, e-ihracat destekleri, sınır ötesi e-ticaret uygulamaları ile CIIE’nin organizasyon ve katılım süreçleri hakkında ayrıntılı bilgi aktarılacak. Katılımcılar, merak ettikleri konuları doğrudan uzmanlara yöneltme imkânı da bulacak.

'Asya çömelmesi'nde uzmanlaşmak neden sağlığa yararlı? Haber

'Asya çömelmesi'nde uzmanlaşmak neden sağlığa yararlı?

Çin, Japonya ve Asya'nın büyük bir bölümünde, iyice çömelmek günlük hayatın sıradan bir parçası. İnsanlar tren beklerken, arkadaşlarıyla sohbet ederken veya yemek yerken topukları yere düz basacak şekilde çömelerek zahmetsizce dinleniyorlar. Ancak turistlerin bu çömelme hareketini taklit etmeye çalıştıkları videolar internette bir eğlenceye dönüştü. Çoğu geriye doğru düşüyor, yana devriliyor veya destek için duvarlara tutunuyor. Vücut hareket uzmanları, bu pozisyonun, yaşlandıkça iyi bir hareketlilik düzeyini korumakla ilgili daha önemli bir soruyu gündeme getirdiğini söylüyor. Peki, neden bazı insanlar zahmetsizce çömelirken, diğerleri bu hareketi yaparken dik durmakta zorlanıyor? Sizi iyi hissettireceği kanıtlanmış beş farklı egzersizAğırlık kaldırmak daha uzun yaşamanıza yardımcı olabilirAsya çömelmesinin yararları ne? Çömelmek, vücudun en temel hareketlerinden biri olarak kabul ediliyor. ABD'deki South California Üniversitesi'nden insan hareketi uzmanı Prof. Christopher Powers "Çömelme olmadan hiçbir şey yapamazsınız" diye açıklıyor. "Bir sandalyede otururken, arabanızdan inerken, tuvaleti kullanırken, yerden bir şey almak için eğilirken..." Birçok insan, spor salonu egzersiz rutinlerinin yaygın bir parçası olan temel çömelme hareketine aşina. Bu harekette, uyluklar yere paralel olana kadar oturuyormuş gibi çömeliyorsunuz. Ancak Asya çömelmesi, diğer adıyla derin veya tam çömelme, belirgin şekilde farklı. Bu harekette, dizler tamamen bükülüp dışarı doğru itilene kadar çömeliyor, ayakların arasını geniş, göğsü dik tutuyor ve uyluğun arkasının baldır kaslarına yaslanıyorsunuz. İnsanların hareketliliğini ve gücünü geliştirmelerine yardımcı olma konusunda uzmanlaşmış Asyalı-Amerikalı antrenör Matt Hsu, milyonlarca izlenme alan Asya çömelmesinin sosyal medya videolarını yayınladı. Ancak ismin yanıltıcı olabileceğini söylüyor. "Bunu kendilerine aitmiş gibi sahiplenen Afrikalıları göreceksiniz… Slav ülkeleri, Doğu Avrupa'daki herkes 'bu bizim çömelmemiz' diyecek. Bu çömelme herkesin çömelmesi" diyor. Fizyoterapistler, bu derin çömelmelerin kalça, diz ve ayak bileklerinde daha fazla hareketlilik gerektirdiğini ve normal bir çömelmeye göre vücudun daha fazla bölgesindeki kasları harekete geçirdiğini söylüyor. Çalışmalar, bu kapsamlı esnemenin hareketliliği ve esnekliği artırmaya, sırt ağrısını azaltmaya ve yaşam boyu genel bağımsızlığı sağlamaya yardımcı olabileceğini ortaya koydu. Egzersizi, vücut saatinize göre ayarlamak nasıl faydalı oluyor? Kaynak,Getty Images /// Derin çömelme pozisyonu, çoğu insanın çocukluktan itibaren doğal olarak yapabildiği, ancak zamanla kaybettiği bir hareket. Çocuklar bu pozisyona doğal olarak ve çok az çabayla geçebiliyor. Bunun nedeni kısmen daha fazla eklem hareketliliğine ve farklı vücut oranlarına sahip olmaları. Ancak anatomideki değişiklikler, birçok yetişkinin derin çömelme yeteneğini kaybetmesinin tek nedeni değil. Oturmaya dayalı yaşam tarzları, sandalyeler ve yükseltilmiş tuvaletler kullanmak, birçok yetişkinin günlük yaşamda nadiren derin çömelme ihtiyacı duymasına neden oluyor ve bu da zamanla hareketlilik ve gücün azalmasına yol açıyor. Araştırmalarında hareket değişikliklerinin diz yaralanmalarına nasıl katkıda bulunduğunu inceleyen Powers "Kullanmazsanız kaybedersiniz" diye uyarıyor. Yeni bir araştırmaya göre günde 7 bin adım sağlıklı yaşam için yeterliAsyalılar neden daha kolay çömeliyor? Kaynak,Matt Hsu /// Asya kökenli Amerikalı Matt Hsu, sakatlıklar nedeniyle birkaç kez kaybettiği derin çömelme hareketini yeniden öğrenmek için kendi kendine antrenman yapmak zorunda kaldı. Yaşlandıkça hareketlilik ve bağımsızlık için bu beceriyi korumanın önemli olduğunu söylüyor. Japonya gibi Asya'nın bazı bölgelerinde restoranlara gitmek gibi günlük faaliyetler için bile çömelmeniz gerekiyor. Hareket ve fitness eğitimi veren Upright Health şirketinin kurucusu Hsu "Hala düzenli olarak içeri girip, ayakkabılarınızı çıkarıp, tatami minderine çömelip, sonra oturup yemeğinizi yiyebilmeniz gerekir" diyor. Diğer, daha temel aktiviteler de bu kalça ve bacak gücünü gerektiriyor. "Asya'nın bazı bölgelerinde sadece çömelinen tuvaletler var. Her gün, her tuvalete gitmeniz gerektiğinde bu şekilde tuvalete gidiyorsanız, bu yeteneği kolay kolay kaybetmezsiniz" diye ekliyor. Hsu, 40 dakikalık röportajı boyunca uzun süre derin çömelme pozisyonunda kaldı ve sadece birkaç kez kısa bir ara verdi. Ailesinin deneyimi nedeniyle çömelme gibi hareketlerin öneminin acı verici bir şekilde ortaya çıktığını söylüyor. "Babam düştü ve yerden kalkamadığı için ambulans çağrılıp kaldırımdan alınması gerekti" diyor Hsu. Hsu, spor sakatlıklarından iyileşirken uzun süre oturmak zorunda kaldıktan sonra 20'li yaşlarında derin çömelme yeteneğini kaybettiğini söylüyor. "Ayak bileklerime bile dokunamıyordum çünkü çok sertleşmişti" diyor. Hsu, vücudunu tekrar eğitmek zorunda kaldı ve derin çömelme yeteneğinin, diğer herhangi bir fiziksel beceri gibi öğrenilebileceğini söylüyor. Basit zihin egzersizleri beynimizin işleyişini nasıl değiştirir?Asya çömelmesi nasıl yapılır? Hsu, derin çömelme hareketini öğrenmek isteyenleri, vücutları hazır olmadan önce meseleye çok agresif bir şekilde yaklaşmamaları konusunda uyarıyor. "Acele edip tamamen aşağıya inmek istemezsiniz çünkü muhtemelen bir yerinizi sakatlarsınız" diyor. Bunun yerine, sandalye veya tezgah gibi mobilyalardan destek alarak harekete kademeli olarak başlamayı ve sadece rahat hissettiğiniz kadar aşağıya inmeyi öneriyor. "Bunu birkaç hafta boyunca her gün birkaç kez yaparsanız 'kendimi güvende hissediyorum, biraz daha aşağıya inebilirim' diyeceksiniz." Kaynak,Getty Images /// Fizyoterapistler, derin çömelmenin herkes için, özellikle de diz, kalça veya sırt ağrısı olanlar için nihai hedefe dönüşmemesi gerektiğini söylüyor. Ancak, yetişkinlerin derin çömelmeyi yeniden öğrenmeleri gerekip gerekmediği sorusu yaş ilerledikçe daha karmaşık hale geliyor. Powers "Yaşlandıkça eklemlerimizde, omurgamızda, kalçalarımızda, özellikle ayak bileklerimizde hareket kabiliyetimizi kaybediyoruz" diyor. "Bu da bu tür çömelmeyi yapma yeteneğimizi daha da sınırlıyor." Araştırmacılar, her derinlikteki çömelmenin faydalı olduğunu söylüyor ama Powers, özellikle diz, kalça veya sırt ağrısı olanlara derin çömelmeyi bir hedef olarak ele almamaları konusunda uyarıyor. Klinik ortamlarda, çömelmeler genellikle hastanın vücut tipine, yaralanmalarına, geçmişine ve hedeflerine bağlı olarak değiştiriliyor. Powers, bu karmaşıklığın genellikle internette gözden kaçtığını söylüyor. "Herkesin en uygun yolu var ama bu işlerin böyle yürümediği anlamına da geliyor. Her insan farklı." Daha uzun uyluk kemiklerine, sınırlı ayak bileği hareket kabiliyetine veya farklı kalça yapılarına sahip olanlar, ne kadar formda olurlarsa olsunlar, denge ve derinlik konusunda daha fazla zorluk çekebiliyor. Bazı fizyoterapistler, asıl meselenin birinin kalçaları yerden birkaç santim yukarıda oturabilmesi değil, yaşlandıkça bağımsız hareket etmeye devam edebilmesi olduğunu savunuyor. Şu anda, derin çömelmenin uzun süre boyunca günlük olarak uygulayan kişiler üzerindeki uzun vadeli etkisini veya faydalarını doğrulayan hiçbir çalışma yok. Hsu, amacının mükemmellik değil, modern yaşam tarzının insanlardan yavaş yavaş yok etmiş olabileceği bir hareketi geri kazandırmak olduğunu söylüyor. "Kişisel deneyimimden yola çıkarak şunu söyleyebilirim ki vücudunuzu kontrol edebilmeniz, kalkabilmeniz ve yerçekimini yönetebilmeniz kesinlikle gerekli bir şey." Orijinali İngilizce olan bu makalenin çevirisinde yapay zekadan yararlanıldı. BBC Türkçe

Sağlıklı kemikler için bu besinleri tüketin Haber

Sağlıklı kemikler için bu besinleri tüketin

Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Ahmet İnanır, sağlıklı kemik yapısı için Süt ürünleri, soya fasulyesi, fıstık, ceviz, badem, lahana, brokoli, balık, kurutulmuş meyveler, kuru baklagiller, mercimek, su ürünleri, tavuk, turunçgiller, kivi, incir, çilek, domates, karnabahar, biber, zeytinyağı, yeşil sebzeler, ıspanak, bamya, brokoli, şalgam, pancar, yeşil çay, kırmızı et, yumurta, muz gibi ürünlerin tüketilmesini önerdi. İSTANBUL (İGFA) - Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Doç. Dr. Ahmet İnanır, konu hakkında önemli bilgiler verdi. Güçlü ve sağlıklı kemiklere sahip olmak için sağlıklı yaşam,düzenli uyku ve doğru besinleri tüketmek gerekir.D Vitamini dışında kemiklerimizi güçlendirmek için hangi besinleri tüketmemiz gerektiğinin bilincinde olmalıyız. Vücudun temel yapısını meydana getiren kemik ve eklemler, yıllara yenik düşüyor. Yaşın ilerlemesi ile beraber Osteoporoz(kemik erimesi), eklem kireçlenmesi(osteoartrit) gibi problemler sık görülmektedir. Kemikleri sağlıklı tutmak için öncelikli olarak yapılması gereken şey doğru beslenmedir. Bu bakımdan kemiklerin sağlam bir yapıda olması için öncelikli olarak güneş ışığı alma ve içinde D vitamini, kalsiyum ve mineral bakımından zengin olan gıdalar ile beslenilmelidir. Sağlıklı kemik için hangi besinleri tüketmek gerekiyor ? Güneş ışığı almak güçlü kemik için olmazsa olmaz bir durumdur. D vitamini için güneş ışığı hayli önemlidir. Güçlü kemiklerin bir diğer olmazsa olmazı da kalsiyum, ikincil olarak ise fosfordur. Kalsiyum süt ürünleri, soya fasulyesi, fıstık, ceviz, badem, lahana, brokoli, yeşil yapraklı sebzeler, balık, kurutulmuş meyveler, kuru baklagillerde; Fosfor ise en çok su ürünleri, tavuk ve süt ürünlerinde bulunmaktadır. D vitaminin en önemli görevlerinden biri kemik sağlığını korumaktır. D vitamini hem Kalsiyumun sindirim sisteminden emiliminde görevli hem de kemik yapımında görevli olan hücreleri uyarıcı etkiye sahiptir. D vitamini balık yumurta, soya sütü, patates, süt ve süt ürünleri, mantar gibi gıdalarda belirgin olarak bulunmaktadır. Kemiklerin yapı taşlarından olan kollajen üretimini arttıran C vitamini, yeterli ölçüde alınmadığı zaman kemikler dayanıksız hale geliyor. C vitamini turunçgiller, kivi, çilek, yeşil biber, domates, karnabahar, biber gibi gıdalarda yoğun olarak bulunmaktadır. K vitamini kemik mineralizasyonunda görev alan bileşiklerin aktivasyonunda görev alıyor. K vitaminini zeytinyağı, yeşil sebzeler, ıspanak, bamya, brokoli, şalgam, pancar, yeşil çayda bol bulunuyor. Kemik kalite ve gelişimi için hayli önemli bir konumda bulunan B12 vitamini eksikliğinde kemik erimesi gelişmektedir. B 12 vitamini kırmızı et, yumurta, süt ürünlerinde en fazla bulunuyor. Hem vücut hem de kemiklerin alkali dengesinin temininde önemli rol alan potasyum, kalsiyumun vücutta uzun dönem kalmasında rol alıyor. Deniz ürünleri, patates, muzda yoğun olarak bulunmaktadır. A vitamininin de kemik gelişiminde önemli ölçüde katkısı saptanmıştır. Omega-3 ve 6 balık, keten tohumu, ceviz ve koyu yeşil yapraklı sebzelerde bol bulunmakta ve kalsiyum emilimine yardımcı olmaktadır. Kemik sağlığını korumak neden önemli ? İlerleyen yaş ile beraber gerekli takviyelerden mahrum bırakılan kemikler sağlamlığını yitirmekte ve kırılgan hale gelmektedir. Kemikleri güçlendiren besinler nelerdir ? Süt ürünleri, soya fasulyesi, fıstık, ceviz, badem, lahana, brokoli, balık, kurutulmuş meyveler, kuru baklagiller, mercimek, su ürünleri, tavuk, turunçgiller, kivi, incir, çilek, domates, karnabahar, biber, zeytinyağı, yeşil sebzeler, ıspanak, bamya, brokoli, şalgam, pancar, yeşil çay, kırmızı et, yumurta, muz. Kemik sağlığı için hangi besinlerden uzak duralım ? Tuz ve aşırı protein kalsiyum kaybına neden olarak kemik erimesine yol açabilmektedir. Sigara, alkol, stresli veya sedanter yaşamdan uzak durulmalı, kafein, çay fazla tüketilmemelidir. Asitli ve GDO’lu ürünlerden de titizlikle uzak kalınmalıdır. Kemik erimesine karşı önerileriniz ? Mutlaka spor veya egzersiz yapılmalı, bol su tüketilmeli, bilinçli olarak ağır metal zehirlenmeleri ve toksisite ile de mücadele edilmelidir.

Dünya Bisiklet Günü’nde sağlıklı yaşam için pedal çevirdiler Haber

Dünya Bisiklet Günü’nde sağlıklı yaşam için pedal çevirdiler

Sakarya Büyükşehir Belediyesi, Dünya Bisiklet Günü kapsamında İl Sağlık Müdürlüğü ve bisiklet derneklerinin katılımıyla anlamlı bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. SAKARYA (İGFA) - Sakarya Büyükşehir Belediyesi, 3 Haziran Dünya Bisiklet Günü’nü renkli ve anlamlı bir etkinlikle kutladı. İl Sağlık Müdürlüğü, bisiklet dernekleri ve çok sayıda bisiklet severin katılımıyla Ayçiçeği Bisiklet Vadisi’nde gerçekleştirilen programda, bisiklet kullanımının sağlık ve çevre üzerindeki olumlu etkilerine vurgu yapıldı. SAĞLIK İÇİN PEDAL ÇEVİRDİLER “Sağlık İçin Pedal Çevir” sloganıyla düzenlenen etkinlikte katılımcılar, Ayçiçeği Bisiklet Vadisi’nde pedal çevirerek aktif yaşamın önemine dikkat çekti. Her yaştan vatandaşın ilgi gösterdiği programda, bisikletin günlük yaşamın bir parçası haline gelmesi gerektiği mesajı verildi. DÜZENLİ EGZERSİZ VE BİSİKLETİN ÖNEMİ Etkinlik kapsamında İl Sağlık Müdürlüğü ekipleri tarafından katılımcılara sağlıklı yaşam, fiziksel aktivitenin önemi ve düzenli egzersizin insan sağlığı üzerindeki olumlu etkileri hakkında bilgilendirmeler yapıldı. FİDAN DİKTİLER Programın sonunda Dünya Bisiklet Günü’nün anısına fidan dikimi gerçekleştirildi. Ayçiçeği Bisiklet Vadisi’nde gerçekleştirilen etkinlik, toplu hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi.

19 Mayıs'a yakışan tenis turnuvası Haber

19 Mayıs'a yakışan tenis turnuvası

KAYSERİ (İGFA) - Başkan Dr. Memduh Büyükkılıç yönetimindeki Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin sporu toplumun her kesimine yayma vizyonu doğrultusunda düzenlenen turnuva, tenis branşına olan ilgiyi artırırken genç sporcuların gelişimine de önemli katkı sundu. Farklı yaş kategorilerinde düzenlenen müsabakalarda sporcular, centilmence mücadeleleri ve başarılı performanslarıyla izleyenlerden tam not aldı. Kortlarda hem rekabetin hem de dostluğun en güzel örnekleri yaşanırken, organizasyon boyunca sporcular ve aileleri unutulmaz bir 19 Mayıs heyecanı yaşadı. Büyükşehir Belediyesi Spor A.Ş. tarafından profesyonel organizasyon anlayışıyla gerçekleştirilen turnuva, Kayseri’nin spor altyapısı ve organizasyon kabiliyetini bir kez daha gözler önüne serdi. Turnuva sonunda dereceye giren sporculara ödülleri takdim edilirken, Kayseri Büyükşehir Belediyesi Spor A.Ş. yetkilileri, Dünya Spor Başkenti Kayseri’de sporun her branşta gelişmeye devam ettiğini belirterek yıl boyunca vatandaşları sporla buluşturacak farklı organizasyonların süreceğini ifade etti. Dereceye giren sporcular şu şekilde oluştu: 8-9 Yaş Kız kategorisinde Öykü Ataş birinci olurken, 10 Yaş Kız kategorisinde Nisa Özayhan, 12 Yaş Kız kategorisinde Hira Hashamsaoğlu, 14 Yaş Kız kategorisinde Elif Naz Tavsi, 16 Yaş Kız kategorisinde Yasmin Dila Şanli ve 17+ Yaş Kadın kategorisinde Betül Kaynar birincilik elde etti. Erkeklerde ise 35+ kategorisinde Bünyamin Atmaca, 8-9 Yaş kategorisinde Mert Kavafoğlu, 10 Yaş kategorisinde Neşat Elaldı, 12 Yaş kategorisinde Burak Çolak, 14 Yaş kategorisinde Mehmet Said Akkaya, 16 Yaş kategorisinde Toprak Doğan ve 17+ Erkek kategorisinde Korhan Özkalıpçı şampiyon oldu. Kayseri Büyükşehir Belediyesi, spor yatırımları ve organizasyonlarıyla gençleri sporla buluşturmaya, sağlıklı yaşam kültürünü yaygınlaştırmaya ve Kayseri’yi ulusal ve uluslararası spor organizasyonlarının merkezi haline getirmeye devam ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.