Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Rusya

bursaarena.com.tr - Rusya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rusya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yalova Kırım Derneği "Tepreş" bahar ve bereket bayramını kutladı Haber

Yalova Kırım Derneği "Tepreş" bahar ve bereket bayramını kutladı

Yalova Kırım Derneği, 7 Haziran 2026'da Çiftlikköy Mokamp Parkı'nda geleneksel Tepreş bahar ve bereket bayramını kutladı. Kültürel gösterilerin sergilendiği ve geleneksel Kırım Tatar lezzetlerinin ikram edildiği etkinliğe çok sayıda Kırım Tatarı ve misafir katıldı. Yalova Kırım Derneği tarafından, Kırım Tatarlarının Hıdırellez sonrasında kutladıkları geleneksel bahar ve bereket bayramı Tepreş Şenliği, 7 Haziran 2026 tarihinde Yalova'nın Çiftlikköy ilçesindeki Mokamp Parkı'nda gerçekleştirildi. Kırım Tatar ve Türk bayraklarıyla süslenen etkinlik alanında, Kırım Tatar mutfağının önemli lezzetlerinden çibörek, Kırım baklavası ve çeşitli börekler ev usulünde hazırlanarak katılımcılara ikram edildi. Şenliğe, Çiftlikköy Belediye Başkanı Adil Yele, Taşköprü Belediye Başkanı İsmail Arslan, Kırım Ailesi Kurucusu Anife Kurtseitova, Yalova Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cihan Yalvar, iş insanları Tekin Sarıçam ve Enes Aydın, İlçe Emniyet Müdürü Sevda Veli, İlçe Milli Eğitim Müdürü Zeki Sitar, Subaşı Kırım Tatar Derneği Başkanı Canan Neseli, Eskişehir Kırım Derneği Başkanı Recep Şen, Kırım Derneği İstanbul Şubesi Başkanı Celal İçten, Kırım Gelişim Vakfı Bursa Şube Başkanı Haluk Yaşayanlar, Kırım Gelişim Vakfı Başkanı Ümit Şilit ile Türkiye'nin çeşitli şehirlerinden gelen çok sayıda Kırım Tatarı katıldı. Program, saygı duruşu, İstiklal Marşı ve Kırım Tatar Milli Marşı'nın okunmasıyla başladı. Ardından protokol üyelerine plaket takdim edildi ve açılış konuşmaları gerçekleştirildi. ERTÜRK: KIRIM, TÜM TÜRK DÜNYASININ ORTAK DAVASI Tepreş'in açılışında konuşan Yalova Kırım Derneği Başkanı Zeki Ertürk, Kırım'ın yalnızca Kırım Tatarlarının değil, tüm Türk dünyasının ortak davası olduğunu vurguladı. Kırım'ın Rusya tarafından işgal edilmesinin ardından Kırım Tatarlarının çeşitli baskılara maruz kaldığını belirten Ertürk, dernek olarak Kırım'daki soydaşlarla dayanışmayı sürdürdüklerini ifade etti. Ertürk, “Kırım davası yalnızca Kırım'ın değil, bütün Türk dünyasının davasıdır. Kırım, Kazakistan, Özbekistan ve diğer Türk topluluklarıyla birlik ve beraberlik içinde hareket etmeliyiz.” dedi. ÇİFTLİKKÖY BELEDİYESİNDEN KIRIM TATARLARINA KATKI Çiftlikköy Belediye Başkanı Adil Yele de Tepreş'in baharın gelişini ve mevsimin değişimini simgeleyen önemli bir kültürel etkinlik olduğunu belirterek, organizasyonda emeği geçenlere teşekkür etti. Yele, Kırım Tatarlarının kültürel değerlerinin yaşatılmasının önemine işaret ederek, Çiftlikköy'de Kırım Türkleri Derneği için yeni bir sosyal alan oluşturulmasına yönelik çalışmalar yürüttüklerini kaydetti. KIRIM AİLESİ'NDEN UNUTULMAZ SAHNE GÖSTERİSİ Tepreş Şenliği'nde, Türkiye ve Ukrayna'da faaliyet gösteren Kırım Ailesi Derneği'nin dans ve müzik ekibi sahne aldı. Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın himayelerinde çeşitli kültürel ve sosyal projeler yürüten derneğin gösterisi, izleyicilerden büyük beğeni topladı. Kırım Tatar halk danslarının seçkin örneklerinden "Dare", "Gügüm", "Ağır Ava ve Kaytarma" ve "Üç Çift" oyunlarını sahneleyen ekip, performanslarıyla şenliğe renk kattı. Program kapsamında derneğin çocuk grubu da "Mavi Boncuk" ve "Kalaylı Kazan" adlı eserleri seslendirerek katılımcıları hem duygulandırdı hem de neşelendirdi. Gösterilerin ardından konuşan Kırım Ailesi Kurucusu ve Ukrayna'nın Ankara Büyükelçisi Nariman Celâl'ın Başdanışmanı Anife Kurtseitova, organizasyondan dolayı Yalova Kırım Derneğini tebrik ederek, Celâl'ın selamlarını ve iyi dileklerini katılımcılara iletti. Bunun yanı sıra Kurtseitova, Kırım Tatar aydını ve Türk dünyasının önemli fikir insanlarından İsmail Gaspıralı'nın "Dilde, fikirde, işte birlik" şiarını hatırlatarak Kırım Tatar halkına birlik ve dayanışma çağrısında bulundu. Kırım'ın geleceği için birlikte çalışmanın önemine vurgu yapan Kurtseitova, kültürel kimliğin korunması ve millî değerlerin yaşatılması için ortak mücadelenin sürdürülmesi gerektiğini ifade etti. QHA / Kırım Haber Ajansı

Ermenistan genel seçimlerinde oylama devam ediyor Haber

Ermenistan genel seçimlerinde oylama devam ediyor

Ermenistan'da 5 yıl boyunca görev yapacak parlamentoyu belirlemek üzere düzenlenen seçimlerde oy verme işlemi başladı. Seçim gününde Ermenistan'ın gündemine Rusya tartışmaları oturdu. Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, Kremlin ile Erivan arasında gerilim yaratmaya çalışan siyasi güçlerin başarısız olduğunu kaydetti. Ermenistan'ın resmi haber ajansı Armenpress'in haberine göre, yaklaşık 3 milyon nüfusa sahip ülkede seçmenler, gelecek 5 yıl boyunca görev yapacak parlamentoyu belirlemek üzere oy kullanıyor. Yerel saatle 08.00 itibarıyla açılan sandıklarda oy verme işlemi 20.00'a kadar devam edecek. Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, oyunu kullanmasının ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, Rusya ile ilişkilerde herhangi bir gerginlik görmediğini söyledi. En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Googleüzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.Google’da tercih edilen kaynak olarak ekleyin Ülkedeki "bazı siyasi güçlerin" Ermenistan-Rusya ilişkilerinde gerilim yaratmaya çalıştığını dile getiren Paşinyan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile "çok yakın ilişkileri olduğu için bu girişimlerin sonuç vermediğini" ifade etti. Paşinyan'ın rakiplerinden iş insanı Güçlü Ermenistan partisi lideri Samvel Karapetyan'ın yerine ön sıralarda yarışan yeğeni Narek Karapetyan da oyunu kullandı. 2017'DEN BERİ DÜZENLENEN İLK OLAĞAN SEÇİM Seçimler, 2018 ve 2021'deki erken seçimlerin ardından Ermenistan'ın 2017'den bu yana gerçekleşen ilk olağan parlamento seçimi konumunda. Merkezi Seçim Komisyonu verilerine göre, ülkede 2 milyon 485 bin 232 kayıtlı seçmen bulunuyor. Ülke genelinde 2 bin 5 sandık kurulan seçimlerde, en az 101 sandalyeli parlamentoya girebilmek için 18 farklı aday listesi yarışıyor. Seçimler, seçmenlerin partilerin sunduğu sabit aday listelerine oy verdiği kapalı liste nispi temsil sistemiyle gerçekleştirilecek. Yüzde 4 seçim barajının uygulandığı sistemde, siyasi parti ittifakları için baraj yüzde 10'a kadar yükseldiğinden partiler seçime tek başına girmeyi tercih ediyor. Ermenistan seçim mevzuatı, istikrarlı yönetimi teşvik etmek amacıyla seçimden birinci çıkan partinin, parlamentodaki sandalye oranı yüzde 52'nin altında kalsa dahi bu oranı yüzde 52'ye yükseltecek şekilde ek sandalye verilmesine imkan tanıyor. Armenpress

BM Raporu'na göre, İsrail'in çatışma bölgelerinde cinsel şiddet ve tecavüz suçları Haber

BM Raporu'na göre, İsrail'in çatışma bölgelerinde cinsel şiddet ve tecavüz suçları

BM, İsrail'in çatışma bölgelerinde cinsel şiddete başvurduğunu bildirdi. İlgili raporda, toplu tecavüz vakaları yaşandığı aktarıldı. Dünya genelindeki çatışmalarda yaşanan cinsel şiddeti 15 yıldır belgeleyen Birleşmiş Milletlerin (BM) ilgili raporunda ilk kez İsrail'in de adı yer aldı. Henüz resmen açıklanmayan rapora dair detayları, İsrail'in BM nezdindeki misyonu paylaştı. Kara liste niteliğindeki 35 sayfalık raporda, 77 devlet ve devlet dışı aktör cinsel şiddet suçlusu veya şüphelisi olarak yer alıyor. İsrail güvenlik güçlerinin yanı sıra Rusya da ilk kez listeye eklendi. Ayrıca Hamas da bu listede yer aldı. Hem İsrail hem de Rusya, geçen yıl BM Genel Sekreteri Antonio Guterres tarafından bu listeye alınabilecekleri konusunda uyarılmıştı. İsrail ve Rusya suçlamalara karşı ne dedi? Suçlamaları reddeden her iki ülke de Guterres'e tepki gösterdi. Rusya'nın BM Daimi Temsilcisi Vassily Nebenzia, "temelsiz yalanlar" diye nitelediği suçlamalara karşı Guterres'e bir mektup yazacaklarını bildirdi. İsrail'in BM Daimi Temsilcisi Danny Danon ise "BM Genel Sekreteri ile işimiz bitti. Guterres, İsrail'i Hamas, IŞİD ve dünyanın en aşağılık terör örgütleriyle aynı kara listeye koydu" dedi. Danon, İsrail'in kara listeye eklenmesini "gerçeklerden kopuk siyasi bir karar" diye nitelerken İsrail Dışişleri Bakanlığı da ayrı bir açıklama yaparak Genel Sekreter ile tüm ilişkileri kesmeye karar verdiklerini duyurdu. Guterres'in görev süresi 31 Aralık'ta sona eriyor, yeniden aday olmazken yerine bir başka isim seçilecek. BM'nin raporunda hangi ihlaller var? Raporda, İsrail'de ve işgal altındaki Filistin topraklarında tutulan Filistinlilere yönelik cinsel şiddet vakaları sıralanıyor. Ayrıca Gazze ve Batı Şeria'dan 14 erkek, 7 kadın, 9 erkek çocuk ve 1 kız çocuğuna yönelik cinsel şiddet vakasının doğrulandığı ifade ediliyor. Rapora göre bu ihlallerin 13'ü 2025 yılında, 18'i ise 2023 ve 2024 yıllarında meydana geldi. İhlaller arasında toplu tecavüz ve gerekçesiz çıplak arama gibi vakalar sıralandı. Raporda, çoğu Gazze'den olmak üzere en az dokuz mağdurun İsrail askerleri, polis ve cezaevi gardiyanlarınca defalarca toplu tecavüze uğradığı da anlatıldı. Hamas'a yönelik cinsel şiddet suçlamaları da raporda yer alıyor fakat İsrail hükümeti BM'ye soruşturma için gerekli erişimi sağlamadığından Hamas militanlarının karıştığı olayların bağımsız olarak doğrulanamadığı belirtiliyor. BM, Rusya'da ve Rus işgali altındaki Ukrayna bölgelerinde savaş esirleri ve sivil tutuklulara yönelik 310 cinsel şiddet vakasını da doğruladı. Raporda mağdurların büyük çoğunluğunun erkek olduğu ifade edildi. DW, AP / MUK,HS

Rusya, Ukrayna’ya 600 İHA ve 90 füze ile saldırdı Haber

Rusya, Ukrayna’ya 600 İHA ve 90 füze ile saldırdı

Kiev’e düzenlenen saldırılarda dört kişi hayatını kaybetti. Ukraynalı yerel yetkililer, gece saatlerinde gerçekleşen Rus saldırısı sonucu başkent Kiev ve çevresinde 4 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı. Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, Rusya’nın Kiev yakınlarındaki Bila Tserkva kentini Oreshnik tipi orta menzilli balistik füze ile vurduğunu söyledi. Söz konusu saldırının gece boyunca süren operasyonların bir parçası olduğu ifade edildi. Ukrayna Hava Kuvvetleri, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, Rusya’nın saldırıda 600 insansız hava aracı (İHA) ve 90 füze kullandığını belirtti. Açıklamada, bunlardan birinin türü belirtilmeyen orta menzilli balistik füze olduğu kaydedildi. Rusya Savunma Bakanlığı ise daha sonra yaptığı açıklamada, Ukrayna’ya yönelik gece saldırılarında nükleer kapasiteli Oreshnik orta menzilli füzelerinin kullanıldığını doğruladı ve saldırının yalnızca askeri hedefleri vurduğunu ileri sürdü. Bakanlık ayrıca, Ukrayna’nın Rusya topraklarındaki sivil altyapılara yönelik ‘terör saldırılarına’ karşılık verildiğini belirterek, Oreshnik balistik füzeleri, İskender balistik füzeleri, hipersonik Kinjal füzeleri, Zirkon seyir füzeleri ve İHA’ların kullanıldığı geniş çaplı bir saldırı düzenlendiğini açıkladı. Kiev’de Rus saldırısının hedef aldığı bölgedeki yangını söndürmek için çalışan itfaiyeciler (AFP) Kiev Belediye Başkanı Vitali Kliçko, Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, gece boyunca düzenlenen füze ve İHA saldırılarında en az 2 kişinin hayatını kaybettiğini, 13 kişinin ise yaralandığını bildirdi. Şarku’l Avsat’ın AFP’den aktardığına göre yaralılardan 7’si hastaneye kaldırıldı. AFP’nin Kiev’de bulunan muhabirleri, başkentte binaları sarsan bir dizi patlama sesi duyulduğunu aktardı. Gökyüzünde parlak izler bırakan mühimmatların görüldüğü belirtildi. Muhabirler ayrıca, yoğun hava savunma ateşi açıldığını ve bu ateşin, başkent merkezinde uçan bir İHA’yı düşürmeye yönelik bir girişim gibi göründüğünü ifade etti. Söz konusu İHA’nın vızıltısının şehir merkezinde net şekilde duyulduğu kaydedildi. Gece saatlerinde Kiev’e düzenlenen Rus füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırısı sırasında ateşe verilen bir binadan yükselen duman sütununun yakınındaki caddede yürüyen insanlar (Reuters) Saldırının gerçekleşmesinden birkaç saat önce Zelenskiy, Rusya’nın yakın zamanda Oreshnik tipi füzeyi de kullanabileceği büyük çaplı bir saldırı düzenleyebileceği uyarısında bulunmuştu. ABD Büyükelçiliği de 24 saat içinde bir saldırı riski bulunduğunu belirterek benzer bir uyarı yayımlamıştı. Patlamaların duyulduğu sırada Ukrayna ordusu Telegram üzerinden yaptığı açıklamada, “Başkent şu anda düşman tarafından büyük bir füze saldırısının hedefi. Sığınaklarda kalın!” ifadelerine yer verdi. Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik saldırısı kapsamında Kiev’de gece saatlerinde düzenlenen füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırısı sonucu alev alan binaya bakan bir adam (Reuters) Kliçko, Şevçenkivski bölgesinde bir okulun saldırıda isabet aldığını, başka bir okulun yakınında gerçekleşen bombardımanın ise sığınak girişini kapatarak içeride barınan sivillerin çıkışını zorlaştırdığını belirtti. Ukrayna genelinde hava saldırısı sirenlerinin devreye alındığı bildirildi. Ukrayna ordusu, başkente yönelik saldırının ‘farklı türlerde füzeler ve İHA’lar’ içerdiğini açıkladı. Saldırı hazırlıklarının işaretleri Zelenskiy dün yaptığı açıklamada, Rusya’nın yakın zamanda Oreshnik tipi füze de dahil olmak üzere büyük çaplı bir saldırı düzenleyebileceği uyarısında bulundu. Zelenskiy, “Kiev de dahil olmak üzere Ukrayna topraklarına yönelik farklı silah türlerinin kullanıldığı karma bir saldırıya hazırlık işaretleri görüyoruz” ifadesini kullanarak, bunlar arasında orta menzilli Oreshnik füzesinin de bulunduğunu söyledi. Halkı sorumlu davranmaya ve hava saldırısı sirenleri çaldığında sığınaklara gitmeye çağırdı. ABD’nin Kiev Büyükelçiliği de internet sitesinde yayımladığı açıklamada, ‘önümüzdeki 24 saat içinde herhangi bir zamanda gerçekleşebilecek büyük bir hava saldırısına’ ilişkin bilgi aldıklarını duyurdu. Öte yandan Rusya’nın Oreshnik füzelerini geçen yıl Belarus’ta konuşlandırdığı hatırlatıldı. Hipersonik kapasiteye sahip ve nükleer başlık taşıyabilen bu füzenin, Rusya’nın müttefiki olan ve NATO ile Avrupa Birliği (AB) üyesi üç ülke (Polonya, Litvanya ve Letonya) ile Ukrayna’ya komşu Belarus’ta bulunduğu belirtildi. Moskova’nın bu füzeyi, Ukrayna’ya yönelik Şubat 2022’de başlayan işgalden bu yana iki kez kullandığı bildirildi. İlk kullanımın Kasım 2024’te bir askeri fabrikaya yönelik saldırıda, ikinci kullanımın ise Ocak 2026’da Ukrayna’nın batısında, NATO sınırına yakın bir askeri havacılık tesisine karşı gerçekleştirildiği ifade edildi. Her iki saldırıda da füzelerin nükleer başlık taşımadığı kaydedildi. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in, perşembeyi cumaya bağlayan gece Ukrayna’ya ait İHA’ların, Rusya’nın işgali altında bulunan doğudaki Luhansk bölgesinde bir meslek okulunu hedef alarak en az 18 kişinin ölümüne ve 40’tan fazla kişinin yaralanmasına yol açmasına karşılık askeri yanıt tehdidinde bulunduğu aktarıldı. Kiev ise sivil hedefleri vurduğu iddialarını reddederek, bölgede Rusya’ya ait İHA birimini hedef aldığını açıkladı. Zelenskiy, uluslararası topluma Rusya’yı bu tür saldırılardan caydırmak için ‘baskı’ yapılması çağrısında bulunurken, Ukrayna’nın her Rus saldırısına ‘tam ve eşdeğer şekilde karşılık vereceğini’ söyledi. Kaynaklar: Şarku'l Avsat-Kiev, Reuters, AFP

NATO'nun Ankara zirvesi öncesi İsveç'te kritik toplantı Haber

NATO'nun Ankara zirvesi öncesi İsveç'te kritik toplantı

NATO'nun 7-8 Temmuz'daki Ankara zirvesi öncesinde İttifak ülkelerinin dışişleri bakanları İsveç'te bir araya gelecek. Türk Dışişleri Bakanlığı kaynaklarının verdiği bilgiye göre Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, 21-22 Mayıs 2026 tarihlerinde İsveç'in Helsingborg şehrinde gerçekleştirilecek NATO Dışişleri Bakanları Toplantısı'na katılacak. Toplantı Ankara Zirvesi öncesindeki son Dışişleri Bakanları Toplantısı olması nedeniyle önem taşıyor. Türkiye daha önce NATO'nun 2004 İstanbul zirvesine ev sahipliği yapmıştı. NATO bakanlarının gündeminde neler var? Toplantıda Türkiye'nin ev sahipliğinde Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi'nin hazırlıkları başta olmak üzere İttifak'ın birliği, transatlantik iş birliği, savunma sanayiinin güçlendirilmesi, Ukrayna'ya yardımların sürdürülmesi ve artan savunma harcamalarının yeteneklere dönüştürülmesi gibi konu başlıkları ele alınacak. Dışişleri bakanları ayrıca İran bağlamındaki gelişmeler ile Hürmüz Boğazı'ndaki durumun Avrupa-Atlantik güvenliğine yansımaları, İttifak'ın Güney'e yönelik politikaları ve Rusya-Ukrayna savaşı başta olmak üzere son dönemde Avrupa-Atlantik güvenliğinde yaşanan diğer gelişmeleri de tartışacak. Bu arada Almanya Türkiye'ye geçici olarak Patriot Hava Savunma Ünitesi ile 150 asker konuşlandıracağını açıkladı. Alman askerleri, NATO'nun güneydoğu kanadının korunmasına katkı sağlayacak. Haziran ayı sonundan itibaren Türkiye'de konuşlandırılacak Patriot bataryası ile Alman askerlerinin zirvenin güvenliğine de katkı sağlayacağı belirtiliyor. İttifak'a 360 derece güvenlik yaklaşımı Ankara'nın toplantıda gündeme getireceği bir konu ise NATO'ya her yönden gelen farklı tehditlere karşılık verilebilmesi için 360 derece güvenlik yaklaşımının önemi olacak. Dışişleri Bakanı Fidan'ın bu çerçevede İttifak'ın güney komşuluk bölgesiyle angajmanının geliştirilmesinin ve terörle mücadelenin ilerletilmesinin elzem olduğunu aktarması bekleniyor. Türkiye, İttifak'ın Ankara zirvesinde kuzeydeki Rusya tehdidinin yanı sıra güneyden, özellikle Ortadoğu'dan kaynaklanan tehditleri de aynı öncelikle ele almasını talep ediyor. DW Türkçe Türkiye NATO'nun güney kanadının daha güçlendirilmesi gerektiğini her fırsatta vurgularken, İttifak'ın Avrupa üyeleri daha Avrupa odaklı bir çizgi takip ediyor. Ankara, Avrupa'nın yeni güvenlik mimarisinden dışlanmasının NATO'nun geleceği için risk oluşturacağını da düşünüyor. Bu arada zirve sırasında Ankara'da NATO Savunma Sanayii Forumu düzenlenecek. Bu forum İttifak tarihinin en geniş kapsamlı sanayi etkinliği olacak. Bu forumda Türkiye için önemli bazı ikili savunma anlaşmalarına imza atılması bekleniyor. Ankara zirvesine Zelenkisy davet edilecek Dışişleri bakanları toplantısı, 21 Mayıs'ta NATO-Ukrayna Konseyi (NUK) formatındaki gayri resmi çalışma akşam yemeğiyle başlayacak. Ukrayna Dışişleri Bakanı Andriy Sibiha ile AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi ve Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Kaja Kallas'ın da katılacağı yemekte, Bakan Fidan'ın Türkiye'nin Ukrayna'nın bağımsızlığına, egemenliğine ve toprak bütünlüğüne desteğini yinelemesi ve Rusya-Ukrayna savaşının sona erdirilmesi için Ankara'nın sürdürdüğü diplomatik çabalara değinmesi öngörülüyor. Bu arada edinilen bilgiye göre 2025 Lahey Zirvesi'nde olduğu gibi Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy Ankara Zirvesi'ne davet edilecek. Toplantının 22 Mayıs'taki asıl oturumu ise yalnızca 32 NATO müttefiki ülkenin dışişleri bakanlarının katılımıyla gerçekleşecek. Trump'ın katılımı hâlâ belirsiz Fidan Ankara zirvesinin hazırlıkları hakkında bilgi aktararak, Türkiye'nin zirveye yönelik beklentilerini paylaşacak. Ankara zirvenin İttifak'ın birlik ve bütünlüğünün teyit edildiği üst düzeyli bir etkinlik olmasını istiyor. Bu nedenle ABD Başkanı Donald Trump'ın zirveye katılıp katılmayacağı büyük önem kazanıyor. Transatlantik ilişkilerin çok da iyi seyretmediği ve ABD yönetiminin NATO'ya ilişkin eleştirilerinin sürdüğü ortamda Trump'ın Ankara'ya gelip gelmeyeceği henüz tam kesinlik kazanmış değil. Ancak Ankara hem diplomatik hem de lojistik açıdan hazırlıklarını Trump'ın gelişine göre yapıyor. Oturumda Fidan ayrıca müttefikler arasındaki külfet paylaşımı ve transatlantik bağın korunması hususlarındaki Türkiye'nin değerlendirmelerini aktaracak ve Türkiye'nin İttifak'a katkıları hakkında bilgi vererek savunma harcamalarının yeteneklere dönüşümü konusunda Türkiye'nin örnek uygulamalarını gündeme getirecek. Ankara, zirveye NATO'nun en yüksek savunma harcaması yapan ülkelerinden biri olarak ev sahipliği yapacak. Türkiye'nin bütçe planlamalarına göre çekirdek savunma harcamaları için GSYİH'nin yüzde 3,5'inin üzerinde, ek harcamalar için de yüzde 1,5'lik bir pay öngörülüyor. Bu oran her ne kadar son dönemde savunma harcamalarını artırsalar da pek çok Avrupa müttefikinin üzerinde. Edinilen bilgiye göre bu kapsamda Fidan transatlantik savunma sanayii iş birliğinin İttifak içinde herhangi bir kısıtlama olmadan geliştirilmesi gerekliliğini vurgulayacak.

'Sınırları olmayan dostluk': Çin ve Rusya'yı birarada tutan ne? Haber

'Sınırları olmayan dostluk': Çin ve Rusya'yı birarada tutan ne?

Geçen eylül ayında Pekin'deki Tiananmen Meydanı'nda yürürken, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, organ nakillerinin insan ömrünü dramatik biçimde uzatabileceği ihtimali üzerine konuşuyordu. Putin'in tercümanının "İnsan organları sürekli olarak nakledilebilir. Ne kadar uzun yaşarsanız, o kadar gençleşirsiniz ve hatta ölümsüzlüğe ulaşabilirsiniz" dediği duyuldu. Şi'nin tercümanının ise "Bazıları bu yüzyılda insanların 150 yıla kadar yaşayabileceğini öngörüyor" diye karşılık verdiği duyuldu. Putin Çin'de: Rusya ve Çin liderleri ziyaretle dünyaya ne mesajlar veriyor? Kaynak, Kremlin Basın Ofisi/Anadolu/Getty Images) // Bu "açık mikrofon" anı, iki liderin ilişkisine dair nadir bir bakış sundu. Bu, birbirlerini en iyi arkadaşlar olarak tanımlayan ve toplamda 39 yıllık iktidarlarının ardından görevi bırakma belirtisi göstermeyen iki güçlü lider için uygun bir sohbetti. Diğer yandan oldukça yanlış anlaşılan ortaklıklarına dair de nadir bir bakış sundu. Bu doğal konuşma, son derece gizli bir ilişkilerinin nadir görülen anlarından biri. Putin bu hafta Pekin'e geri dönüyor; ziyaret, Rusya ile Çin arasında imzalanan İyi Komşuluk, Dostluk ve İşbirliği Anlaşması 25. yılına denk geliyor. ABD Başkanı Donald Trump geçen hafta Şi'yi ziyaret ettiğinde altın yemek takımlarıyla verilen ziyafetler ve antik bir tapınak gezisiyle karşılanmıştı. Putin'in öncesinde çok bilgi paylaşılan ziyareti ise çok daha sade görünüyor. Putin bu hafta Pekin'e geri dönüyor. Kremlin sözcüsü, Trump-Şi görüşmesi hakkında ilk elden bilgi duymayı umduklarını söyledi. Şi'nin, geçen hafta, normalde yabancı ziyaretçilere kapalı olan Zhongnanhai'de Trump ile yürürken, Putin'in Pekin'in siyasi merkezini daha önce ziyaret ettiğini şakayla karışık söyleyerek arkadaşının adını andığı bildirildi. Washington'daki bazı çevreler Trump'ın Pekin'i Moskova'dan uzaklaştırabileceğini ummuş olabilir ancak bu umutlar pek gerçekçi görünmüyor. Çin ve Rusya son yıllarda ilişkilerini "sınırları olmayan bir dostluk" olarak tanımladı. Peki bu neye dayanıyor ve bu yakınlık sürecek mi? Çin'in etkisi, Çin'in şartları Carnegie Rusya Avrasya Merkezi düşünce kuruluşunun direktörü Alexander Gabuev'e göre ilişki son derece dengesiz ve iki ülke arasında yapılacak anlaşmalar muhtemelen Çin'in şartlarına göre şekillenecek. "Rusya tamamen Çin'in etkisi altında ve Çin şartları belirleyebilir" diyor. Bu dinamik birçok alanda, özellikle ekonomide hissediliyor. Çin, Rusya'nın en büyük ticaret ortağı; Rusya ise Çin'in uluslararası ticaretinin yalnızca %4'ünü oluşturuyor. Çin, Rusya'ya diğer tüm ülkelerden daha fazla ihracat yapıyor ve ekonomisi Rusya'dan çok daha büyük. Batı yaptırımlarının yıllar içinde Moskova'yı giderek Pekin ile ticari ilişkilere yöneltmesiyle, ABD tarafından yaptırıma uğrayan ve İngiltere hükümetinin incelemesi sonrası Birleşik Krallık'ın 5G ağlarından çıkarılan teknoloji devi Huawei, Batılı şirketlerin yokluğundan yararlanarak Rusya'nın telekomünikasyon sektöründe kilit bir unsur haline geldi. Batı ile bağların giderek kopmasıyla Çin, ister teknolojik ister bilimsel ya da endüstriyel olsun, uzmanlık için ilk başvurulan adres haline geldi. Kaynak, EPA/Shutterstock // Moskova'nın savaş makinesi giderek daha fazla Çin bileşenine bağımlı hale geldi Rusya'nın 2022'de Ukrayna'yı geniş çaplı işgalinden bu yana Moskova'nın savaş makinesi Çin bileşenlerine giderek daha fazla bağımlı hale geldi. Bloomberg'in yakın tarihli bir raporu, Rusya'nın yaptırıma tabi teknolojisinin %90'dan fazlasını Çin'den ithal ettiğini, bunun da önceki yıla göre %10'luk bir artış olduğunu ortaya koydu. Rusya bu dengesizliğin risklerinin farkında. Rusya Uluslararası İlişkiler Konseyi düşünce kuruluşunun başkanı Dmitry Trenin'in "Kimseye boyun eğmeyiz" başlıklı son yorumunda Rusya'nın bir uydu devlet olmak istemediği açıkça belirtildi. Çin hakkında konuşurken, "İlişkilerimizde eşitliği korumamız ve Rusya'nın küçük ortak olamayacak bir büyük güç olduğunu hatırlamamız kesinlikle hayati önem taşıyor" dedi. ABD-İsrail saldırısı: İran'ın müttefikleri Rusya ve Çin nerede? Moskova için Pekin'e alternatif olabilecek seçenekler sınırlı; Çin, Rusya'nın hayatta kalması için gerekli talep ve pazar ölçeğini sunan bir alıcı. Çin ticaretini azaltırsa, Batı ile ilişkilerin bozulduğu bir ortamda bu durum Rusya'nın dış politika hedeflerini ciddi şekilde zorlaştırır. Ancak Moskova'nın büyük avantajı ve Pekin tarafından yönlendirilmesini engelleyen unsur, kendi zeminini koruyabilme kapasitesi. Kaynak, AFP/Getty Images // Putin ve Şi birbirlerini en iyi arkadaş olarak tanımladı Glasgow Üniversitesi'nde güvenlik çalışmaları alanında ders veren Marcin Kaczmarski'ye göre Çin, bu asimetrinin boyutunun farkında ve Rusya içinde ya da elitleri arasında tepkiye yol açabilecek bir durum yaratmak istemiyor. "Çin'in Rusya politikasını özetlersek, bunun temkinli bir özdenetim olduğunu söyleyebilirim. Çin, Rusya'ya baskı yapmıyor." Bu kısmen de mantıklı; Rusya daha küçük ortak olabilir ama gururlu bir ortak. Carnegie'den Gabuev, Çin'in Rusya üzerinde baskı kurmaya çalışması durumunda bunu "hemen kabul edecek türden bir ülke" olmadığını söylüyor. Örnek olarak Şi'nin 2023'te Moskova'ya yaptığı ziyareti veriyor. Bu ziyarette Çin liderinin Putin'i Ukrayna'da nükleer silah kullanmaması yönünde teşvik ettiği bildirildi. Ancak sadece birkaç gün sonra Rus tarafı Belçika'da değil Belarus'ta nükleer silah konuşlandıracaklarını açıkladı; bazıları bunu Moskova'nın dış baskıya direnmesi ve bağımsızlığını hatırlatması olarak değerlendirdi. Rusya'nın Ukrayna'daki uzun savaşı birçok açıdan yük olabilir ancak aynı zamanda Pekin için de bir varlık; zira Pekin, Tayvan'a olası müdahale seçeneklerini değerlendiriyor. Gabuev, "Rusya hâlâ satabildiği niş askeri ekipmanlar gibi teknolojiler ve Çin ekipmanlarını test etme konusunda önemli katkılar sunuyor" diyor. Rusya ayrıca Çin için stratejik açıdan önemli büyük enerji kaynaklarına sahip. Mayıs ayında düzenlediği basın toplantısında Putin, iki tarafın petrol ve gaz işbirliğinde "çok önemli bir adım" atmaya yakın olduğunu söyledi. Kaynak, Bloomberg/Getty Images // Rusya büyük bir petrol ihracatçısı. Muhtemelen, yıllarca süren duraklamanın ardından Rus enerji devi Gazprom ile Çin Ulusal Petrol Şirketi arasında ön anlaşması imzalandığı bildirilen Sibirya'nın Gücü 2 boru hattını kastediyordu. İnşa edilirse bu hat oyunun kurallarını değiştirecek ve Moğolistan üzerinden Çin'e yılda 50 milyar metreküp Rus gazı taşıyacak. Ve Çin açısından, Hürmüz Boğazı'ndaki kriz sürerken Rus enerjisine yaptığı yatırımın geri döndüğü görülüyor. Bu yalnızca fiyat meselesi değil; giderek çalkantılı hale gelen dünyada Çin'in enerji güvenliğini sağlamasıyla ilgili. Müttefik değil ortak Çin ve Rusya'nın görüş ayrılığı yaşadıkları anlarda, ilişkilerinin merkezindeki basit bir gerçek ortaya çıkıyor: Bu bir resmi ittifak değil, dolayısıyla taraflardan hiçbirinin diğerini takip etmesi gerekmiyor. Avustralya'nın Moskova Büyükelçiliği'nde eski diplomat Bobo Lo, bir askeri ittifakın katılığından ziyade bu stratejik esnekliğin ortaklığa dayanıklılık kazandırdığını söylüyor. "Bu bir ittifak değil, esnek bir stratejik ortaklık" diyor ve bunun defalarca çöküş tahminlerine rağmen sürdüğünü belirtiyor. Batılı analistler Çin-Rusya ortaklığını genellikle iki şekilde tasvir ediyor: Ya Batı'yı yenme isteğiyle birleşmiş bir "otoriterlik ekseni" ya da sürekli çöküşün eşiğinde olan kırılgan bir kardeşlik. Ancak bunların hiçbiri, farklılıklarına ve dengesizliklerine rağmen hayati çıkarları paylaşan iki komşu ülke arasında giderek vazgeçilmesi zor hale gelen bu ilişkinin gerçek niteliğini tam olarak yansıtmıyor. Lo ayrıca Batı ile ilişkiler iyileşse bile iki ülkenin anlaşmak için pek çok nedeninin olacağını söylüyor. Kaynak, Bloomberg/Getty Images // Rusya ve Çin 4.300 km'lik bir sınırı paylaşıyor Bunların başında, geçmişte cephesi olan 4.300 km'lik ortak sınır geliyor. Ayrıca ekonomileri birbirini tamamlıyor: Rusya petrol, gaz ve diğer ham maddelerin büyük bir ihracatçısı; Çin'in sanayi ekonomisi ise bunlar için büyük bir pazar sunuyor. Ayrıca ABD öncülüğündeki dünya düzenine karşı ortak duruşları da göz ardı edilemez. Batılı ülkeler insan hakları gibi farklı değerler temelinde yaptırım uygulayıp cezalandırırken, Rusya ve Çin birbirlerini eylemlerine göre yargılamıyor. Çin'in Sincan bölgesinde büyük ölçekli insan hakları ihlalleri iddiaları — Çin bunu reddediyor — ve Rus muhalefet lideri Aleksey Navalni'nin ölümü bazı Batılı ülkelerin bu ülkelerle ilişki kurma konusunda daha temkinli olmasına yol açtı ancak Moskova ve Pekin bu konuları önemsemiyor. Cezaevinde hayatını kaybeden Rus muhalif lider Aleksey Navalni kimdir? Gabuev, "Sincan, Navalni'nin zehirlenmesi ve benzeri konularda birbirlerini eleştirmiyorlar" diyor. "Birçok konuda BM'de yerel yönetimlere ilişkin meselelerde benzer düşüncelere sahipler… bu da organik, simbiyotik bir ilişki yaratıyor." Kaynak, Getty Images // Batı yaptırımlarının yıllar içindeki etkisi Moskova'yı giderek Pekin ile ticari ilişkilere yöneltti Gabuev ayrıca ülkeler arasında ilişkilerin iyileşmesine yönelik uzun bir geleneğin bulunduğunu ekliyor. "Daha pragmatik bir ilişkiye yönelik bu eğilim… Andropov, Çernenko, Gorbaçov, Yeltsin dönemlerine kadar uzanıyor. Ve bence Çinliler de aynılar." Bu yakınlığın sürüp sürmeyeceğine gelince, adının açıklanmasını istemeyen bir Çinli analist, iki ülkenin de ilişkilerini ayrılmaz bir ikili olarak sunmasının kısmen performatif olduğunu ve birlik ile istikrar görüntüsü vermeyi amaçladığını kabul ediyor. İnsan Hakları İzleme Örgütü'ne göre Çin, 'Uygur kültürünü yok etmek için' yüzlerce köyün ismini değiştirdi Gerçekte bu, zaman zaman ortaya çıkan çıkar farklılıklarını yumuşatmak için kullanılan faydalı bir siyasi araç. Her iki hükümet de "Batı hegemonyası" olarak gördüklerine karşı olsa da buna yaklaşımları farklı olabiliyor. Analiste göre Rusya, ABD'yi tamamen devre dışı bırakacak bir dünya düzeni kurmak istiyor; Çin ise daha temkinli ve pragmatik. Pekin'in ani kararlar almaktan kaçındığı ve uzun vadeli sonuçlar için sabır ve aşamalı kazanımları önceliklendirdiği düşünülüyor. Analist, Çin'in ABD'nin İran'daki eylemlerine tepkisini örnek gösterdi; Trump'ın ziyareti için hazırlıkları iptal etmeyerek Pekin'in ölçülü davrandığını söyledi. "Bu, Pekin'in tahrik etmemek ve kapıları kapatmamak yönündeki istekliliğini açıkça gösteriyor" dedi. Ona göre, Çin Rusya'nın yaklaşımından farklı biçimde, hâlâ Washington ile iletişimi açık tutmak ve gereksiz tahrikten kaçınmak istiyor. İnsani boyut Ortaklık genellikle jeopolitik ve güvenlik merceğinden ele alınıyor ancak iki toplum arasındaki bağların derinliği de önemli bir faktör. En üst düzeyde Putin ve Şi, aralarındaki benzersiz dostluğu yansıtmaya çalıştı. Bu, Putin'in Çin'e yaptığı 25. ziyaret ve Rus bürokratlar muhtemelen Çinli muhataplarıyla diğer ülkelerin yetkililerinden daha fazla etkileşim kuruyor. En üst düzeydeki siyasi yakınlığa rağmen, Çin'de görev yapmış eski bir Britanyalı diplomat olan Charles Parton, sıradan Çinliler ile Ruslar arasındaki doğal kültürel yakınlığa şüpheyle yaklaşıyor. "Çinliler Moskova'da okumak, yerleşmek ve daire satın almak ister mi? Hayır." Ona göre Ruslar tercih hakkına sahip olsalar, yatırımlarını Batı'da yapmayı ve örneğin Pekin yerine Paris, Londra ya da Kıbrıs'ta daire satın almayı seçerler. Kaynak,China News Service/VCG/Getty Images Çin ve Rusya son yıllarda ilişkilerini "sınırları olmayan bir dostluk" olarak tanımladı Ancak herkes aynı fikirde değil. Gabuev, halklar arasındaki temasın hızla arttığını, bunun kısmen Batı yaptırımları ve Avrupa'nın vize politikalarının sıkılaşmasının Rusları Çin'e yöneltmesiyle gerçekleştiğini söylüyor. Rusların Çin'e seyahati giderek kolaylaştı. Karşılıklı vizesiz rejim sayesinde Moskova'dan büyük Çin şehirlerine birkaç saat içinde günlük uçuşlarla ulaşılabiliyor. Ruslar giderek daha fazla Çin yapımı telefonları ve arabaları kullanıyor; bu durum özellikle Moskova'ya yönelik Batı yaptırımlarının ardından arttı. Gabuev, "Karşılıklı bağlantı, vizesiz seyahat ve ödeme ile ulaşım kolaylığı Çin'i eskisinden çok daha yakın hale getiriyor. Ve tüm değişim programları, burslar, ortak araştırma programları iki toplumu birbirine yaklaştırıyor" diyor. Kaynak,Sputnik/ Kremlin/ PA/Shutterstock // İkisi arasındaki bağlar derinleşiyor Moskova ile Pekin arasındaki ilişkide artan dengesizlik uzun vadeli bir zayıflık oluşturabilir ancak yakın vadede çöküş tahminleri gerçekçi görünmüyor. Farklılıklara rağmen Lo, "Çin-Rusya ortaklığı dayanıklılığını koruyor. Her iki taraf da, özellikle işbirliğinin devamına yönelik uygulanabilir alternatifler olmadığı için, bunun başarısız olamayacak kadar önemli olduğunu kabul ediyor" diyor. Ankur Shah- Editör / BBC Global Çin Birimi

CGTN: Devlet başkanları düzeyindeki diplomasi Çin-Rusya arasındaki büyüyen ortaklığı güçlendiriyor Haber

CGTN: Devlet başkanları düzeyindeki diplomasi Çin-Rusya arasındaki büyüyen ortaklığı güçlendiriyor

GLOBE NEWSWIRE / PEKİN (İGFA) - Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping'in daveti üzerine 19-20 Mayıs tarihleri arasında Çin'e resmî ziyarette bulunacak. Bu buluşma, yeni dönemde Çin-Rusya ilişkilerinin ayırt edici özelliklerinden biri hâline gelen üst düzey yakın temasların yeni bir göstergesi olarak değerlendiriliyor. Putin'in ziyareti tarihî bir dönemeçte gerçekleşiyor. Bu yıl, Çin-Rusya İyi Komşuluk ve Dostane İş Birliği Antlaşması'nın imzalanmasının ve Şanghay İşbirliği Örgütü'nün (ŞİÖ) kuruluşunun 25. yıldönümü ve Çin-Rusya kapsamlı stratejik koordinasyon ortaklığının kurulmasının 30. yıldönümü. Geçtiğimiz on yılda, devlet başkanları düzeyindeki diplomasi hızla değişen küresel ortamda ikili ilişkilerin rotasını belirlemede kilit bir rol oynadı. İki devlet başkanı Xi ve Putin 2013'ten bu yana sık sık bir araya geldi. Bu süre içinde Başkan Xi'nin Rusya'yı 11 kez ziyaret etmesi, Başkan Putin'in de Çin'e 13 kez gitmiş olması ikili ilişkilerin kalıcı gücünü ve stratejik niteliğini vurguluyor. DEVLET BAŞKANLARI DÜZEYİNDEKİ DİPLOMASİ STRATEJİK REHBERLİK SAĞLIYOR Şanghay Uluslararası Çalışmalar Enstitüsü Rusya ve Orta Asya Araştırmaları Merkezi'nde araştırmacı öğretim görevlisi Zhao Long'a göre, "Aralarındaki temas ve etkileşimlerin sıklığı ve derinliği dünyanın başka herhangi bir yerinde nadir görülen bir durum." Zhao, iki liderin son on yılda 40'tan fazla görüşme gerçekleştirdiğini ve devlet başkanları düzeyindeki diplomasinin yüksek seviyede karşılıklı güvenin tesis edildiği sağlam temel taşı ve çeşitli alanlardaki pratik iş birliğinin önemli itici gücü hâline geldiğini belirtti. Mart 2013'te Xi'nin Çin Devlet Başkanı olduktan sonra ziyaret ettiği ilk ülke Rusya olmuştu. İki ülke 2019'da yeni dönem için ikili ilişkilerini kapsamlı stratejik koordinasyon ortaklığı düzeyine yükselterek ikili ilişkiler tarihindeki en yüksek seviyeye taşıdı. 2025'te Putin ŞİÖ zirvesine, Çin Halkının Japon Saldırganlığına Karşı Direniş Savaşı ve Dünya Anti-Faşist Savaşı zaferlerinin 80. yıldönümünü anma etkinliklerine katılmak üzere Çin'i ziyaret etti. Bu yıl 4 Şubat tarihinde Xi ve Putin ikili ilişkilerin gelecekteki gelişimi ve uluslararası platformlarda ikili ilişkilerde koordinasyon sağlama konularını görüşmek üzere bir video konferans gerçekleştirdi. Çin ve Rusya, iki devlet başkanının rehberliğinde karşılıklı siyasi güveni sürekli derinleştirdi ve egemenlik, güvenlik ve kalkınma gibi temel çıkarlarını ilgilendiren konularda birbirlerine güçlü destek verdi. İki ülke ayrıca Birleşmiş Milletler, ŞİÖ, BRICS, APEC ve G20 gibi önemli uluslararası platformlarda koordinasyonu güçlendirerek tek taraflılığa birlikte karşı çıktı ve çok kutuplu bir dünya inşa etmeye katkıda bulundu. Başkan Xi önceki konuşmalarında Çin ve Rusya'nın ittifak kurmama, çatışmama ve herhangi bir üçüncü tarafı hedef almama ilkeleri temelinde komşu büyük ülkelerin birbirleriyle iyi geçinmesini hedef alan yeni bir yol keşfettiklerini ve bunun büyük devletler arasında yeni bir ilişki türüne örnek oluşturduğunu ifade etmişti. PRATİK İŞ BİRLİĞİ YENİ ZİRVELERE ULAŞIYOR İki ülke karşılıklı siyasi güvenin derinleşmesiyle birlikte ticaret, enerji ve kültür gibi alanlarda kapsamlı pratik iş birliği yaparak verimli sonuçlara ulaştı. Karşılaştıkları küresel zorluklara karşın iki ülke arasındaki ekonomik ve ticari iş birliği artmaya devam etti; taraflar Kuşak ve Yol Girişimi (BRI) ile Avrasya Ekonomik Birliği arasında eş güdüm sağlamaya yönelik etkin adımlar attı. Kuşak ve Yol Girişimi (BRI) kapsamındaki Çin-Avrupa yük trenlerinin yüzde 70'inden fazlası Avrupa'ya Rusya üzerinden geçerek gidiyor ve sefer sayıları rekor düzeyde seyrediyor. Çin, üst üste 16 yıldır Rusya'nın en büyük ticaret ortağı olmayı sürdürüyor. Çin Ticaret Bakanlığı'nın son verilerine göre iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2025 yılında 227,9 milyar dolara ulaşarak üst üste üç yıl 200 milyar dolar seviyesini aştı. Bu yılın ilk çeyreğindeyse ikili ticaret hacmi önceki yılın aynı dönemine göre %14,7 artış göstererek 61,2 milyar dolar oldu. Halklar arası etkileşim de gelişmeye devam ediyor. İki ülke yıllar içinde çeşitli değişim programlarını birlikte hayata geçirdi; dil yılları, turizm yılları, gençlik değişim yılları ve kültür yılları bunlardan bazıları. 2024-2025 Çin-Rusya Kültür Yılları kapsamında iki ülke bir dizi kültür alışverişi etkinliği gerçekleştirdi. Özgün Çin dans gösterisi Wing Chun Moskova'daki Bolşoy Tiyatrosu'nda sahnelenirken Rusya'nın Mariinsky Tiyatrosu Orkestrası ve Bolşoy Balesi'nin Çin'deki gösterileri büyük ilgiyle karşılandı. 2025 yılında Çin ve Rusya'nın karşılıklı vize muafiyeti politikasını uygulamaya koyması sayesinde iki ülke arasında turizmde patlama yaşandı. Çin ve Rusya, artan karşılıklı siyasi güvenden tutun da büyüyen pratik iş birliği ve çoğalan halklar arası etkileşime varana kadar aralarındaki ikili dostane ilişkileri güçlendirmeye devam etti. Küresel belirsizliğin giderek arttığı bir ortamda iki devlet başkanının çok yakında yapacakları görüşmenin ikili ilişkileri daha da ileri taşıması, iki halka daha fazla fayda sağlaması ve değişen dünyaya daha fazla istikrar ve olumlu ivme kazandırması bekleniyor.

Türk limanlarında tarihi rekor Haber

Türk limanlarında tarihi rekor

ANKARA (İGFA) - Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Denizcilik Genel Müdürlüğü’nün 2026 yılı nisan ayı verilerini değerlendirdi. Türkiye’nin deniz ticaretindeki payını artırmaya yönelik çalışmaların sürdüğünü belirten Uraloğlu, limanlarda yük ve konteyner hareketliliğinde tarihi seviyelere ulaşıldığını söyledi. Bakan Uraloğlu, “Limanlarımızda nisan ayında 48 milyon 230 bin 930 ton yük ve 1 milyon 179 bin 454 TEU konteyner elleçleyerek nisan ayları içerisindeki tüm zamanların rekorunu kırdık” dedi. Nisan ayında elleçlenen konteyner miktarının geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 7,6 arttığını kaydetti. Ocak-Nisan dönemini kapsayan ilk dört ayda ise toplam yük elleçleme miktarı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,1 artışla 185 milyon 600 bin 883 tona yükseldi. Aynı dönemde konteyner elleçleme miktarı da yüzde 2,4 artarak 4 milyon 550 bin 209 TEU’ya ulaştı. Nisan ayında yurt dışı yük taşımalarının da dikkat çekici seviyede arttığını belirten Uraloğlu, yurt dışına gönderilen yük miktarının 11 milyon 636 bin 276 ton, Türkiye limanlarına gelen yük miktarının ise yüzde 11,1 artışla 24 milyon 186 bin 253 ton olarak gerçekleştiğini açıkladı. Böylece toplam yurt dışı yük taşımaları geçen yılın aynı ayına göre yüzde 8,3 artarak 35 milyon 822 bin 529 tona çıktı. Bölge liman başkanlıkları arasında en fazla yük elleçlemesi 7 milyon 64 bin 571 ton ile İskenderun’da gerçekleşti. İskenderun’u Kocaeli ve Aliağa bölge liman başkanlıkları takip etti. Taşınan yük türleri arasında en fazla artış gösteren kalem demir cevheri ve konsantreleri oldu. Limanlarda bu yük grubunda 1 milyon 469 bin 277 ton elleçleme yapıldı. Yurt dışına taşınan yüklerde portland çimento ilk sırada yer alırken, ithalatta ham petrol başı çekti. Bakan Uraloğlu ayrıca, deniz yoluyla yapılan ihracat taşımalarında en fazla yükün İtalya’ya gönderildiğini, ithalatta ise en fazla yükün Rusya’dan geldiğini belirtti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.