Hava Durumu
Türkçe
English
Русский
Français
العربية
Deutsch
Español
日本語
中文

#Roma İmparatorluğu

bursaarena.com.tr - Roma İmparatorluğu haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Roma İmparatorluğu haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sanat dünyasının gözü İznik'te! "Gölge Modu" filmine yoğun ilgi Haber

Sanat dünyasının gözü İznik'te! "Gölge Modu" filmine yoğun ilgi

‎Bursa'nın İznik ilçesinde çekilecek bilim kurgu-gerilim filmi Gölge Modu, daha çekimler başlamadan uluslararası sinema çevrelerinin dikkatini çekti. Kulislere göre birçok Avrupa ülkesinden yapımcılar projeyle yakından ilgilenirken, filmin Bursa ve İznik'in tanıtımına önemli katkı sağlaması bekleniyor. Film, 'İznik: Paradise on Earth' mottosuyla hayata geçirilecek. ‎BURSA (İGFA) - ‎Bursa'nın İznik ilçesi, uluslararası ses getirmesi hedeflenen yeni bir sinema projesine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Bilim kurgu ve gerilim türündeki Gölge Modu filminin senaryosu, projenin yapımcılarından Oğuzhan Üral tarafından kaleme alındı. Filmin yönetmenliğini Oğuzhan Üral ile Hakan Orhan üstlenirken, uygulayıcı yapımcılığını ise Bursa'nın ilk internet dizisinin yönetmeni Erkan İsa Şen yürütüyor. ‎‎"İZNİK: PARADISE ON EARTH" MOTTOSUYLA ÇEKİLECEK ‎‎'İznik: Paradise on Earth' mottosuyla hayata geçirilecek film, yalnızca gerilim dolu hikâyesiyle değil, İznik'in tarihi ve doğal güzelliklerini uluslararası izleyiciyle buluşturma hedefiyle de dikkat çekiyor. Projenin, Bursa ve İznik'in turizm potansiyeline önemli katkı sunacağı konuşuluyor. ‎‎YALNIZCA BİR FİLM DEĞİL ‎‎Filmin yapımcısı ve senaristi Oğuzhan Üral, Gölge Modu'nun yalnızca bir gerilim filmi olmadığını belirterek şu ifadeleri kullandı: "Gölge Modu, bilim kurgu ve gerilim türünde hazırladığımız bir sinema filmi. Ancak bu proje yalnızca bir film değil; aynı zamanda İznik'in binlerce yıllık tarihini ve kültürel mirasını sinema aracılığıyla daha geniş kitlelere tanıtmayı amaçlayan bir çalışma. ‎Hikâyemizi İznik'in tarihi atmosferinde kurguladık. Lefke Kapısı, Dikilitaş ve Roma İmparatorluğu döneminden günümüze ulaşan tarihi yapılar, senaryomuzun önemli bir parçasını oluşturuyor. Bu eşsiz tarihî doku, filmin dünyasına güçlü bir gerçeklik ve derinlik katıyor. ‎En büyük hedefimiz, izleyicilerin sadece Gölge Modu filmini izlemekle kalmayıp, filmin geçtiği bu tarihî mekânları da merak ederek İznik'i ziyaret etmelerini sağlamak. Sinemanın kültürel mirasın tanıtımında güçlü bir araç olduğuna inanıyoruz. Filmimizin başarısıyla birlikte İznik'in tarihî ve kültürel değerlerinin daha geniş kitleler tarafından keşfedilmesine ve kültür turizmine katkı sunmasına gönülden inanıyoruz. Dünyaya kazandıracağımız bu proje 'İznik: Paradise on Earth' mottosuyla hayata geçirilecek. İznik: Yeryüzündeki cennet. Söylemlere göre yurtdışından gelmek isteyenler varmış; setimizi ziyaret için. Buyursunlar, bekleriz. Nasıl öğrendiler bilmiyorum ama çok güzel mesajlar da alıyoruz. Herkese açık olan hesabımda da dört ayrı dilde açıklamalı hikaye paylaşımı yaptım zaten." Üral'ın birçok dilde yaptığı "Dünyadaki cennet İznik'e bekleriz. We welcome you to İznik, the Paradise on Earth. Мы ждём вас в Изнике — раю на Земле. Nous vous attendons à İznik, le paradis sur Terre. Vi aspettiamo a İznik, il paradiso sulla Terra" paylaşımı büyük ilgi görmüş durumda. ‎‎"BU BİR KÜLTÜR-TURİZM GÖREVİDİR" ‎‎İznik'te çekilecek Gölge Modu filminin uygulayıcı yapımcısı Erkan İsa Şen ise projenin hazırlık süreciyle ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Yapımcı Erkan İsa Şen, filmin yalnızca bir sinema projesi olmadığını, aynı zamanda İznik'in tarihi ve doğal güzelliklerini ulusal ve uluslararası platformlarda tanıtacak önemli bir kültür çalışması olduğunu söyledi. Projeye büyük bir titizlikle hazırlandıklarını belirten Yönetmen Erkan İsa, "Aylar süren planlama sürecinin ardından artık sahaya çıkmaya hazırız. Amacımız, güçlü hikâyesiyle izleyiciyi etkileyen, teknik kalitesiyle dikkat çeken ve İznik'in eşsiz atmosferini beyaz perdeye en doğru şekilde yansıtan bir yapım ortaya koymak" dedi. ‎‎"KENTİN KÜLTÜR MİRASI ENERJİMİZ" ‎‎Film ekibinin tamamen profesyonel bir anlayışla çalıştığını vurgulayan Erkan İsa Şen, çekimler boyunca yerel kurumlar ve vatandaşlarla iş birliği içerisinde hareket edeceklerini ifade ederek, "Bu proje, İznik'in ve Bursa'nın sinema sektöründeki potansiyelini gösterecek önemli bir adım olacak. Şehrimizin kültürel mirasını koruyarak, bu değeri sanat aracılığıyla daha geniş kitlelere ulaştırmayı hedefliyoruz. Gölge Modu'nun sadece bugün değil, yıllar sonra da konuşulacak bir film olması için var gücümüzle çalışıyoruz" diye konuştu. İznik'in doğal plato niteliği taşıyan yapısıyla sinema sektörü için büyük fırsatlar sunduğunu belirten Erkan İsa Şen, filmin tamamlanmasının ardından hem bölge turizmine hem de yeni sinema projelerine katkı sağlayacağına inandıklarını söyledi. ‎‎"BURSA'NIN SİNEMATİK GÜCÜNÜ DÜNYAYA GÖSTERECEĞİZ" ‎‎Filmin yönetmenlerinden Hakan Orhan ise ilk uzun metraj deneyimini Bursa'da gerçekleştirmenin heyecanını yaşadığını söyledi. "Kendi adıma ilk uzun metraj deneyimim olan 'Gölge Modu' projesini, tarihsel ve doğal zenginliğiyle Türkiye'nin en özel şehirlerinden biri olan Bursa'da hayata geçirmekten büyük heyecan duyuyorum. Hikâyemizi İznik'in medeniyetlere ev sahipliği yapmış dokusu ve Oylat Mağarası'nın büyüleyici atmosferiyle harmanlayarak, Bursa'yı kültürel anlamda hak ettiği sinematik değere kavuşturmayı amaçlıyoruz. 'Gölge Modu', hem şehrimizin saklı kalmış görsel potansiyelini sergileyecek hem de yeni nesil ekibimizin ortak emeğini perdeye yansıtacak. Yerel değerlerimizi evrensel bir dille anlatmak üzere çıktığımız bu yolda izleyicilerle buluşmak için sabırsızlanıyoruz." ‎‎Bilim kurgu ile gerilimi İznik'in binlerce yıllık tarihi atmosferinde buluşturacak olan 'Gölge Modu'nun, tamamlanmasının ardından ulusal ve uluslararası sinema platformlarında izleyiciyle buluşması hedefleniyor. Projenin, Bursa ve İznik'in kültür turizmine sağlayacağı katkı ise şimdiden merak konusu. Dünyaca ünlü film yapımcılarının hikayeyle ilgilenmesi dikkat çekerken, filmin yurtdışında vizyona girme ihtimalinin olduğu da edinilen bilgiler arasında.

İran’ın Hürmüz Boğazı'nda 2 bin yıllık hakimiyeti Haber

İran’ın Hürmüz Boğazı'nda 2 bin yıllık hakimiyeti

Minab bölgesinde Eşkani dönemine ait stratejik bir kalenin kalıntılarının ortaya çıkarılması, İranlıların dünyanın hayati su yolları üzerindeki tarihî denetimini ortaya koyan güçlü bir kanıt olarak değerlendiriliyor. Bulgular, İran’ın yaklaşık 2 bin yıl önce deniz üsleri kurarak “Deniz İpek Yolu”nun en önemli geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı’nda Doğu ile Batı arasındaki ticaret gemilerinin hareketini kontrol ettiğini gösteriyor. Bender Abbas, İRNA – Hürmüzgan Eyaleti Kültürel Miras Kurumu’ndan yapılan açıklamaya göre, Hürmüzganlı araştırmacı ve arkeolog Hüseyin Hüseyinzade Şehabi, söz konusu keşfin İran’ın deniz gücüne ilişkin tarihî bir belge niteliği taşıdığını belirtti. Şehabi, İranlıların Hürmüz Boğazı üzerindeki tarihî hakimiyetine değinerek “Yaklaşık 2 bin yıl önce dünyanın en önemli ticaret ağı ‘İpek Yolu’ olarak biliniyordu. Bu ağ, kara ve deniz olmak üzere iki ana güzergâh üzerinden antik dünyanın doğusu ile batısını birbirine bağlıyordu.” ifadelerini kullandı. Bu stratejik yaklaşımın, İranlıların söz konusu su yolunun uluslararası ticaret ağındaki jeopolitik önemini derinden kavradıklarını gösterdiğini ifade eden Şehabi, kara güzergâhının Çin’den başlayıp İran Platosu’ndan geçerek antik Raga (günümüzde Rey şehri) üzerinden batıya uzandığını, Mezopotamya ve Anadolu yoluyla Roma İmparatorluğu topraklarına ulaştığını belirtti. İranlıların Deniz İpek Yolu üzerindeki hakimiyeti Şehabi, Deniz İpek Yolu’nun da dönemin küresel ekonomik ilişkilerinde belirleyici bir rol oynadığını belirterek “Bu güzergâh Çin ve Hindistan kıyılarından başlıyor, Hürmüz Boğazı ve Fars Körfezi’ni geçtikten sonra Basra’ya ulaşıyor ve oradan batı pazarlarına doğru devam ediyordu.” dedi. Minab bölgesinde elde edilen yeni bulgulara işaret eden Şehabi, Minab’daki Nahle İbrahimi sahasında Eşkani dönemine ait bir kalenin kalıntılarının tespit edildiğini ve arkeolojik kazı çalışmalarına konu olduğunu söyledi. Tarih ve arkeoloji araştırmacısı ayrıca, Minab’ın Tiyab bölgesinden başlayarak söz konusu kalenin yakınına kadar uzanan ve “Kehur Lenger-i Çini Koyu” olarak bilinen antik bir koyun da belirlendiğini, bunun denizcilik ve ticaret tarihi açısından özel bir önem taşıdığını ifade etti. Hürmüz Boğazı’nı kontrol etmek için stratejik deniz üssü Şehabi, saha araştırmaları, karşılaştırmalı incelemeler ve arkeolojik kazı sonuçlarının, bu kalenin sıradan bir yerleşim alanının ötesinde işlev gördüğünü ortaya koyduğunu belirterek “Bu yapı, İran donanmasının Hürmüz Boğazı bölgesine sevk edilmesi ve donatılması amacıyla kullanılan stratejik bir deniz üssü olarak hizmet vermiştir.” ifadelerini kullandı. Elde edilen verilerin, söz konusu üssün deniz yollarını denetlemek ve Deniz İpek Yolu üzerinde faaliyet gösteren ticaret gemilerinin geçişlerini kontrol etmek amacıyla kurulduğunu gösterdiğini vurgulayan Şehabi, bu gemilerin özellikle Çin ve Hindistan gibi Doğu’nun büyük ekonomik merkezlerinden Batı pazarlarına doğru seyrettiğini söyledi. Hürmüzganlı araştırmacı, bu bulguların İranlıların yaklaşık 2 bin yıl önce Hürmüz Boğazı’nın küresel ticaret açısından taşıdığı stratejik ve jeopolitik önemin farkında olduklarını ortaya koyduğunu belirtti. Hürmüz Boğazı’nın kontrolü ve küresel ticaretteki rolü Antik dönemin büyük güçleri arasındaki ekonomik rekabete değinen Şehabi, Roma İmparatorluğu’nun İran’ın en önemli ticari rakibi olduğunu ve doğudaki ipek, baharat ve değerli taş üretim merkezleriyle doğrudan bağlantı kurabilmek için İran topraklarını devre dışı bırakmaya çalıştığını söyledi. Şehabi ayrıca "Böyle bir ortamda deniz üslerinin kurulması ve stratejik su yolları üzerinde denetim sağlanması, İran’ın ekonomik çıkarlarını koruma ve uluslararası ticaret ağındaki konumunu muhafaza etme yönündeki genel politikasının bir parçasıydı.” dedi. Minab’daki arkeolojik bulguların yalnızca İran’ın denizcilik ve ticaret tarihine ışık tutmadığını belirten Şehabi, aynı zamanda İran’ın antik çağlarda dünyanın en önemli deniz geçitlerinden birinin yönetimindeki rolünü ortaya koyan değerli bir belge niteliği taşıdığını ifade etti. Şehabi’ye göre bu durum, Hürmüz Boğazı’nı çok eski dönemlerden itibaren bölgenin en önemli jeopolitik ve ekonomik merkezlerinden biri haline getirmiştir.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.